Şiirler

101 Hadis’ten / Ahlak-Doğruluk-Hak-Adalet

101 HADİS’TEN

AHLAK-DOĞRULUK-HAK-ADALET

-54-

«İnsanda güzel ahlâk için, gönderilişim;
Ahlâkı nokta nokta tamamlamaktadır işim…»

«İslâmda üstün insan,
Ahlâkı bütün insan…»

«Müftüler verse de fetvâyı,
Kalbine danış sen, dâvayı!»

«Allah ne yüze, ne mâl dolu ele bakar;
İhlâs ile yoğurulmuş kalbe, amele bakar.»

«Tacirlerin doğrusu» gönlüyle fakirlikte;
«Peygamberler, sıddîkler; şehidlerle birlikte…

«Ortaklıkta üçüncü benim diyor Yaradan:
İşe kötülük girse, ben çıkarım aradan…»

Ne güzel şey, küçüklüğü gözetmek!
«Sadakadır kibirliye kibretmek!»

«Hakkın en sevdiği iş» çifte kutbu gözetmek,
«Allah için sevmek ve Allah için buğzetmek»…

«Hakkın en sevdiği savaşmada öz,
Baştaki zalime söylenen hak söz…»

Ölüp de ölmeyene ölüm cana minnettir,
«Ey Hak için can veren, ölümün ne nimettir!»

«Ne haldeyseniz tam o hale göre,
Başınızda sizi güden idare»…

Bilsin ki, baştakiler, işi güven yürütür;
«Halk içine casuslar salan, halkı çürütür!»

«Hepiniz çobansınız, sürüden mes’ul çoban…»
Çoban uyusun diye gözler dışardan yaban…

«Zenginlik, ne pul, ne mülk, ne binada,
Zenginlik, nefsiyle olmak gınada.»

Körler halkı Hakkın aynası sanmaz,
«Halktan utanmayan Haktan utanmaz.»

101 Hadis’ten / Dünya-Ahiret-Sabır-Gayret

101 HADİS’TEN

DÜNYA-AHİRET-SABIR-GAYRET

-56-

Ecel ânına değin
«Ölüm dilemeyin!»

«Yaradanın sevgisine gerekli
Amel o ki, az olsa da sürekli…»

«Bakmayın, namazlı, oruçlu kişi nasıl?..
Siz bakın kişinin parayla işi nasıl?»

Rızktan pay ayıran her zaman toktur;
«İktisat edene sıkıntı yoktur!»

«Ölüm yokmuş gibi dünyada gayret;
Ve hemen ölecek gibi ahiret!..»

«Mümin içten gayretli;
Allahsa en gayretli…»

«Sabah uykusu
Rızka bir pusu…»

«Yoksundur korkak tacir;
Rızklanır atak tacir…»

Allaha tevekkülde bulur kuvveti gönül;
«Halk içinde en güçlü, Hakka eden tevekkül…»

Çareyi tedbirde sanmak ne gaflet!
«Deveni hem bağla, hem tevekkül et!..»

Bir zahmeti seferdir;
Dayan «sabır zaferdir.»

İlk darbededir ki, sarsılır yürek;
«Sabır, sarsıntının başında gerek…»

Bütün dünya hülyada;
«Rahat yok bu dünyada…»

101 Hadis’ten / Güzellik-Yenilik-İncelik-Aşk

101 HADİS’TEN

GÜZELLİK-YENİLİK-İNCELİK-AŞK

-57-

Her güzel, daha güzele yaver;
«Allah güzeldir, güzeli sever…»

Güzel yüzlülerden devşir çiçeği;
«Güzel yüzlülerden iste gerçeği!»

«Erkeğin güzelliği dilinde, lisanında…»
Güzel konuşan, Hakkın en büyük ihsanında…

«Dünyanızdan üç şey sevdim» ayrı ayrı barınmaz;
«Kadın, güzel kokular, gözümün nuru namaz…»

İslâm zaman boyunca her dem yeni akıştır;
«Günleri birbirine eş geçen aldanmıştır!»

«Hediyeleşin», sakın kaş çatmayın, gülünüz!
«Sevişin, el sıkışın, aydınlansın gönlünüz…»

«Kolaylığı gösterin, zorlukla korkutmayın!
Müjdeleyin, şevk verin, zevk verin, soğutmayın!»

«Oturmayın kimsesiz ve harap kenarlarda;
Ha orda oturanlar, ha yatanlar mezarda…»

«Sade bina ediniz, mescitleri» pek sade;
«Şehirleri de, süslü, haşmetli, fevkalâde…»

«Benimdir o hadîs ki, kalbinize hoş gelir;
İçinizi soğutan hadîs, benim değildir.»

Gel, sevdiğine sokul!
«Sevdiğiyle olur kul.»

«Kelâm vardır ki, sihir,
Hikmettir bazen şiir…»

101 Hadis’ten / İman-Hakikat-Akıl-Hikmet

101 HADİS’TEN

İMAN-HAKİKAT-AKIL-HİKMET

-53-

«Allaha inandım de, sonra dosdoğru yürü!»
Hakikat sana teslim, imanından ötürü…

«Hikmetin başıdır Allah korkusu…»
Allah korkusundan, vicdan burgusu…

«Müminin görüşünden sakının» ey bilginler!
«Yaradanın nuriyle nazar eder müminler!»

«Yeter Allahtan korkmak, eğer gaye ilimse;
Ve cahil kalmak için, yeter güvenmek nefse!…»

«Hikmet Müslümanın kaybolmuş malı;
Nerde görse, kimde bulsa almalı!»

«Ne doğru söylemiş şu sözü şair Lebid:
Allahtan başka herşey bâtıl», içi boş ümid…

«Göster hakikatini bana eşyanın Rabbim!
Olduğu gibi göster!»… Söksün esrarı kalbim!

«Akılla rızklanan felâhı buldu.»
Üstün akıldır ki, Allahı buldu.

Renkleri ince ince ne anlatırsın köre?
«Konuşun insanlarla akıllarına göre!»

«Bir şey beklemeyin, «Kaçın ahmaktan!»
Korkun, aziz fikri yere atmaktan!

«Ara her yerde ilmi, o yer Çin Olsun;
İlim isteği farzdır, her mümin için olsun…»

Seneler vurmadan silgiyi,
«Bağlayın kitapla bilgiyi!»

«Açıktadır İslâm» herkese meydan;
«İman ise gizlidir, yuvası vicdan…»

«Bir zaman gelecek ki, sabır göstermek dinde,
Kor tutmaya dönecek avucunun içinde…»

«Niyet göre işler»…
Ameli niyet işler.

(Tırnak içindeki kısımlar, hadislerin doğrudan doğruya meâlini, ekler de tefsirî mahiyette, bağlı hikmetleri göstermektedir.)

101 Hadis’ten / Kötülük-Zulüm-Nefs-Cihad

101 HADİS’TEN

KÖTÜLÜK-ZULÜM-NEFS-CİHAD

-55-

«Ateş nasıl yerse hep bitikleri,
Kıskançlık öyle yer iyilikleri…»

«Yoktur hasislikten beter bir illet…»
Dini karartmaya yeter bir illet…

«Komşuları açken» hissiz ve gafil
«Karnını doyuran müslüman değil..»

İslâm ki, birlikte örnek şekildir,
«Ayrılık saçanlar bizden değildir!»,

Kolayca inanır mümin, safdildir;
«İnsan aldatanlar bizden değildir!»

«Emîrin hediye alması zehir,
Yargıç rüşvet kabul ederse, kâfir…»

«Cinnetten bir şubedir gençlik» ki akla uzak…
Kadınlar da şeytanın yola diktiği tuzak.

Hakka kıyandır ki, asıl zalimdir,
«Halkın en kötüsü, kötü âlimdir.»

«Yabancı bir kavmi edenler taklit,
Ondandır!» vururlar öz ruha kilit…

«Kıyametten alâmet: Küfür ilmi süpürür;
Cehil yerleşir, şarap taşar, zina köpürür…»

Gurur mu; kemalleri yutan dipsiz uçurum!
«Ben kul gibi yemek eyer, kul gibi otururum…»

Nefs ve kibir, tarla ve mahsûl, çifte günah…
«Sen nefsini alçalt, seni yükseltir Allah…»

Nefsini yenmektir ki, mümine büyük şandır;
«Mücahit, Allah için nefsiyle savaşandır!»

Bir şey değil orduların milyonları aşması…
«Ekber Cihat, tek kişinin nefsiyle savaşması…»

Pehlivan sanma ki, hasmını yatıran;
«Pehlivan, öfkede nefsini bastıran…»

Nefsleri övenler ihlâsla ırak…
«Saçın dalkavuğun yüzüne toprak!…»

«Hesaba çekin nefsi, hesaba çekilmeden!»
İş yok, nefsi tırnakla kanatmayı bilmeden…

101 Hadis’ten / Terbiye-Ülfet-Af-Merhamet

101 HADİS’TEN

TERBİYE-ÜLFET-AF-MERHAMET

-58-

«Ruhlar iki saf asker, kin ve aşkı bölüşür;
Bir olanlar el ele, olmayanlar dövüşür.»

«Büyükler oturun, âlimlerle konuşun,
Hakîmlerle buluşun!» budur yolu oluşun!

Ziyarette, izinsiz, engellidir önünüz;
«İzin isteği üçtür, verilmezse dönünüz!..»

İlk adımı selâm, geçidinizin;
«Selâmsız gelene vermeyin izin!»

Tertemizdir gerçek tövbe sahibi…
«Tövbe eden, günah etmemiş gibi…»

Değer yalnız kalbedir;
«Her pişmanlık tövbedir…»

Erkeğine bağlı kadın sırrı pek ince;
«Erkeğin helâki, kadına baş eğince…»

«Kadınlar erkeklerin parçası, dilim dilim…»
Güzel, temiz ve ince, her şey onlara teslim…

Varlık vesilesi anneye minnet…
«Annenin ayağı altında cennet…»

«Affedin, affedilirsiniz!»
Yoksa rahmetten kesilirsiniz!

O ki, rahmeti bildi, sonsuz şevke ulaştı
«Allah sözü: Rahmetin gazabımı çok aştı!…»

«Sadakadır tatlı dil…»
Kalbe asılan kandil…

«Misafir sevmeyen insan hayırsız…»
Kendi kilerinde sanki bir hırsız…

101 Hadis’ten / Usul-Birlik-Amel-Bâtıl İnanç

101 HADİS’TEN

USUL-BİRLİK-AMEL-BÂTIL İNANÇ

-59-

«Evlenin ve çoğalın!» şeref büyük ümmette;
«Sizin çokluğunuzdur övüncüm kıyamette…»

«Allahın sevdiği» bir sofra demek,
«Üzerinde çok el toplanan yemek…»

Hatırlayın her solukta:
«Hakkın eli toplulukta…»

Cihazda birlik dışı kalmış âlet paslanır;
«Müminler binalardır, omuz omuza yaslanır.»

İtaat, ancak Hakkın emrindeyken cemaat,
«Yok, Allaha itaat etmeyene itaat!»

«Din öğüttür» sadece…
Gerçeği bildirmece.

Sadece «hiledir cenk…»
Ötesi top ve tüfek…

«Namaz, dinin direği»…
Gereklerin gereği…

Sürülmez doğmamış güneşlere pey;
«Peşin ödemeden ben almam bir şey…»

Seyahat edin, nice dertten kurtulursunuz;
«Seyahat edin, sıhhat bulur, rızk bulursunuz!»

«İki zaifin size hakkını haram ettim;
Biri desteksiz kadın, biri kimsesiz yetim…»

«Ümmet ki, kuvvetlide zaifin hakkı hapis;
Böyle ümmeti Allah asla eylemez takdis…»

«İşi nâehle vermek bozunca sıhhatini,
Beklemek lâzım artık kıyamet saatini…»

Küfre bırak, yıldızlara inancı!
«Müneccimler baştan başa yalancı!

İnanma, dese de gündüze gündüz!
«Fal küfürdür» sırra kıymak düpedüz…

163′e 3 Kafiye

163′E 3 KAFİYE

Dininde 163 yara açan ulus’un,
Günde 163 kez Cehennemde ulusun!
O’na deyin: Nemrutlar, su dökemez eline,
Küfür tarihinde sen, erişilmez ulu’sun!

(1965)

40 Derece

40 DERECE

Dizilirler ayakta,
Anne, baba ve kardeş.
Hayal, uzak, uzakta,
Eder fillerle güreş.

Başından kayar yastık,
Nura döner karanlık;
Sırlar çözülür artık,
Kırka çıkınca ateş…

(1931)

Aç Kapıyı

AÇ KAPIYI

Aç kapıyı, haber var,
Ötenin ötesinden!
Dudaklarda şarkılar,
Kurtuluş bestesinden.

Biz geldik, bilen bilsin!
Gönül gönül girilsin,
İnsanlar devşirilsin,
Sonsuzluk destesinden…

(1949)

Açıklarda

AÇIKLARDA

Bir ağızdan çalınan düdükler, kalın kalın,
Boşlukta tos vuracak nokta arayan çığlık.
Koşup, yılanlar gibi üzerinden suların,
Arıyor teknemizi oturacak bir sığlık.

Omuz omza şahlanan dalgalar, büyük büyük,
Bir ses işitip ürkmüş, sürülerle canavar.
Gözlerinde kıvılcım, ağızlarında köpük,
Birbirinin üstünden atlayıp geliyorlar.

Gittikçe boşluklara düşmekteyiz enginde;
Arkadaki sahilse, fosfor bir iz halinde,
Her an bir parça daha uzaklaşıyor bizden.

Deniz, bu yerde ölüm korkusu kadar derin;
Kocaman bir kuş gibi geliyor peşimizden,
Ruhu, bu kapkaranlık suda can verenlerin…

(1926)

Affet

AFFET

Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten,
Affet senden habersiz aldığım her nefesten…

(1980)

Ağız

AĞIZ

Ah şu bizim edepsiz, biçim biçim ağzımız:
Bazımız ordan yutar, küfür kusar bazımız…

(1983)

Ağlayan Çocuklar

AĞLAYAN ÇOCUKLAR

Kafesli evlerde ağlar çocuklar,
Odalarda akşam olurken henüz.
O zaman gözümün önünde parlar,
Buruşuk buruşuk, ağlayan bir yüz.

Ne vakit karanlık kaplarsa yeri,
Başlar çocukların büyük kederi;
Bakınır, korkuyla dolu gözleri:
Ya artık bir daha olmazsa gündüz?

Gittikçe kesilir derken sedalar,
Gece, bir siyah el gözümü bağlar;
Duyarım, içime sığınmış, ağlar,
Bir ufacık çocuk, bir küçük öksüz…

(1924)

Ağzımı Dikseler

AĞZIMI DİKSELER

Tel tel ve iplik iplik dikseler de ağzımı;
Tek ses duysalar; Allah… Yoklayanlar nabzımı.

(1973)

Ahşap Ev

AHŞAP EV

Tek tek kalktı eşyamız, ahşap ev bomboş kaldı;
Güneş gözünü yumdu, has odamız loş kaldı…

(1978)

Akıl

AKIL

Akıl, akıl olsaydı ismi gönül olurdu;
Gönül gönlü bulsaydı bozkırlar gül olurdu.

(1980)

Akıl

AKIL

Cüce akıl, bilmece salıncağında çocuk:
‘Bir ufacık fıçıcık, içi dolu turşucuk’…

(1939)

Akrostiş

AKROSTİŞ

İhtilâl acentası…
Solun tam da ortası.
Moskova’nın oltası..
Eli, zulüm muştası.
Tek ümidi, cuntası..

İnkılâp, avantası…
Nemrut, onun atası…
Ölüm yolu, rotası..
Namlı servet çantası..
Ünlü küfür softası..

(1968)

Akşam

AKŞAM

Güneş çekildi demin,
Doğdu bir renk akşamı.
Bu bütün günlerimin,
İçime denk akşamı.

Akşamı duya duya,
Sular yattı uykuya;
Kızıllık çöktü suya,
Sandım bir cenk akşamı…

(1922)