Jump to content
The search index is currently processing. Activity stream results may not be complete.

All Activity

This stream auto-updates     

  1. Earlier
  2. ali melikşah

    İnilti

    bir eşik, bir ışık hüzmesi, bir sendeleme.. neye ve niçin değdi bunca gayrete?
  3. ali melikşah

    İnilti

    yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm. kaldırımların ve saçakların hakkını verdim -başa döndüm gene sabahlar ayazında-
  4. ali melikşah

    İnilti

    bir başıma epey yolculuk yaptım fakat kendimle hiç başbaşa kalamadım...
  5. ali melikşah

    İnilti

    dili lâl. -fakat- mahşere kulak seğirtiyor sanki!
  6. ibrikçi

    Metafizik

    Şemsi Tebrizi kuddise sirruh , Türkleri tarif ederken " kaynaşık" der. Hem " kayn", hem "aşık"... Türkler gittikleri corafya ve kültüre hemen uyum sağlar ve abartıp yönetmeye başlar diye anlıyorum. Bu kibir ve benlik yapanlarda olmaz. Türkistan'da fanatik Türkçüler vardı ama bir tane kazak' a selam bile varmezdiler. Odalarına almazdılar. Kazakçayı aşşağılar rusça takılırdılar. Türkçülükleri sadece kibirdi... Yani türk değildiler , kaynaşık değildiler... Müthiş bir projem vardı harcadılar Türkistan' da birçok türk bataklığa saplandı. Tertemiz duygularla gelip fuhuş batağına battılar. Kaynaşıklık belasına... Erlerden çekindi kızlara yöneldiler . Bir toplumun içine girmek için en zayıf halkaya meylettiler. Kızlara yöneldiler. Kızlar daha merhametli dayak ta yok... Bu durumu gördüm ve bir gönüllülük adı altında kontrollü şekilde pazarda, tarlada , hastanede , parkta öğrenciler görev almalıydı. Böylece içlerine girebilirler tanışır sever sevilirlerdi. Ama projem anlaşılmadı... Amerikada her 5 kişiden 4 ' ünün gönüllü olarak devleti için ve toplumun kaynaşması için ücretsiz belirli yerlerde çalıştığını okudum bir kitapta. Türkiye' de neden böyle bişe yok? Türkiye de particilik adı altında var sadece bunlar... Türkistan' da halkın bize sorduğu ilk soru şuydu; " niye geldin?" biz genelde " ilim almaya geldim" der ve taktirlerini alırdık. Şimdi sen diyelim pazarda bazı iş sektörlerine zarar vermeden yapacağın meselâ yerleri süpürme diyelim. " Niye geldin?" görevli eğitimim için emir... Ya biz anlatamadık , ya da onlar anlamak istemed Mesela felanca üniversite öğrenciler toplansa gitse Diyarbakır, şırnak, hakkari gibi yerlere. Yerleri süpürsünler adamlar görsün bunlar bunlar burda ne yapıyor? Niye geldi? Yerleri süpüren bir ünv. Öğrencisine mikrop bile dokunmaz Toplumsal kaynaşma , barış böyle olur. Partiyi gördüğünde adam çileden çıkar çünkü eşek yediği değneği bilir... İşsizlik... İşte işsizliğin çözümü biz herşey para demedik. Karın tokluğuna böyle bişe giderim evde yatıp çürüyeceğime gider tanış olur karışır giderim insanlara Dervişlik neydi? Dervişler ne yapardı? Gider yağan yağmuru içer o hizmete gittiği ne verirse onu yerdi... Karın tokluğu bile değil. Eve dervişler geldi diye bayram ederdiler... Nerde hani? Dervişliği yasakladılar neden? Osmanlıda yol inşaa edermiş tarikatlar, dervişler... Yunus Emre ata babamızın " eve dervişler geldi " şiirini okuyalım hadi. Belki bilmediğimiz bazı şeyler de vardır görürüz İşitin ey yarenler, Eve dervişler geldi. Can sükrane verelim, Eve dervişler geldi. Her kim gördü yüzünü, İndirir kendözünü. İlmi batından öter, Eve dervişler geldi. Dervişler uçar kuşlar, Deniz kenarın kışlar, Zihi devletli başlar, Eve dervişler geldi. Dervişler yüzü sulu, Görenler olur deli, Batını Arş'tan ulu, Eve dervişler geldi. Seydi Balım ilinden, Şeker damlar dilinden, Dost bahçesi yolundan, Eve dervişler geldi. Yunus kulun öğürsüz, Kimsesi yok yalınız, Feda olsun canımız, Eve dervişler geldi. Yunus Emre Bir de Piri Türkistandan bakalım " derviş" meselesine Erenler cemal görür dervişler sohbetinde; Erenler meclisinde, nur yağar sohbetinde. Ne dilese o olur dervişler sohbetinde; Her sırlar açık olur dervişler sohbetinde. Her kim sohbete geldi, erenden pay aldı, Yabancı geldi, biliş oldu dervişler sohbetinde. Her kim sohbete geldi, gönlüne sır ulaştı, Dostlar murad buldu dervişler sohbetinde. Sıradan kişi gelse, seçkin olur; yıldız gelse, ay olur; Bakır gelse altın olur dervişler sohbetinde. Piri Türkistan "Hu " halkası kuruldu ey dervişler geliniz " Hu" kuşudur dervişler Piri Türkistan Düşman bizi nasıl bitireceğini bizden daha iyi biliyor. Dervişliği yasaklamışlar bakın... Parti bataklığında derviş gönüllüler nasıl bocalıyorlar. Partiyle purtiyle dervişin ne işi olur? "Yeni derviş gibi halka içre özünü vursan. Kıyametin şiddetinden nara çeksen, Mahşer yerinde gözyaşını tanık kılsın." Piri Türkistan Daha neler var neler ... Piri Türkistan dervişlere âşık gibi... Bak diyor " Kul Hoca Ahmed kuldur. Satıp yesin dervişler" Yani köle olarak satsınlar beni de kazancını yesinler diyor... Vay be şu muhabbet şu sevgi nerede hangi kurumda? Padışahlar tacını tahtını atıp gidiyor dervişliğe... Ammmaaa nasıl dervişlik? Ne yapıyor bu adamlar? Toplumda böyle yüksek bir kabul nasıl oluyor? Hıristiyanlar misyonerlikle bu işi yaptığını sanıyor. Kötü bir taklit... Bu iş gönüllülük işi... Gönlü konuşturma işi... Dil söyler kulak dinler kalp (gönül) söyler kâinat dinler... Bunlar önemlinişler Cingöz recainin işleri değil. Adam gelmiş almancı diyor "Türkiye Almanyadan iyi" diyorlar "o zaman gel Türkiyeye " adam diyor Türkiyenin %70 sahtekâr , üçkâğıtçı bilmem ne..Doğru ! Nasıl geldik bu hale? Menfati olmayan selam vermiyor. Yinede avrupadan iyi Türkiye! " Zalimin ne haddine, bizde günah" Piri Türkistan Yok efendim harf değişikliği Türkiye' nin tarihini çöpe attı bizi tarihimizden kopardı vs... Bunlar hep hedef şaşırtma. Gerçekte ise " dervişlik" bitirildiği için böyle oldu. Fetö nasıl yükseldi? Millete " derviş" olma fırsatı verdi. Tabi potansiyeli bitirmek için bu... Fetö asıl darbesini " dervişlik" müessesine yapmıştır. Asıl kötülüğü dervişliğedir. Fetönün saldırısı yine dervişliğedir. Bak kafirin bütün gücüyle saldırdığı nokta; " Dervişlik" Anadolunun en güçlü kalesi... Anadoluyu Türk toprağı eden lübbül lübteki leblebi gibi dervişlik. Herkes sigortalı ssk' lı bir iş arıyor. Sabit gelir... Hep yalan dolan bunlar ... "Geldi ölümlü yalan gitti ölümsüz gerçek... " n-f- k Bir "Youtub" kanalı açıp derviş yaşantısı mı yayınlasak? Günlük işleri , parasız pulsuz ... Öyle bir bisikletli gezgin vardı ...
  7. ali melikşah

    İnilti

    herkesin bir hikâyesi olmalı; öyle ya da böyle, eksik ya da fazla, az ya da çok... hikâyesi olmayan bir insan asla tam olamaz, olmaz.
  8. ali melikşah

    İnilti

    bugün insanlığımız koca karı imanına sahip diye nitelendirdiğimiz nene ve dedelerimizin bilmeyişinden çok ama çok geride. onların ki saf ve duru bir bilmeyişti. ya biz? bildiklerinin ve kendi çağının cahili ancak bu kadar olunurdu. hepimiz bildiğimizi sandığımız şeylerin cahiliyiz!
  9. Facebook sayfamıza Cemal Öztürk tarafından gönderilen, Üstad Necip Fazıl'a gönderilmiş bu mektubu ve Üstadın cevabını sizinle paylaşalım: Görülen bir Rüya ve ÜSTAD NECİP FAZIL ’ın cevabı, Muhterem Üstadımız, Hakkınızda bir rüya görmüş ve defterime yazmışım. İki sene sonra defteri karıştırırken gözüme ilişti. Halen Malkara Müftüsü Abdülkadir Sezgin Bey Efendiye de okudum. Yazalım dedi. Geciktirdiğimden özür dileyerek yazıp gönderiyorum: “Rüyamda N.F.Kısakürek’i ölmüş ve kendimi de kabrini ziyarete gitmiş görüyorum. Ziyaretten önce büyük bir kalabalık var. Burada lehinizde konuşmalar yapılmaktadır. Sadece içlerinden bir kaç solcu hakkınızda yapılan konuşmaya itiraz ediyorlar. Elimdeki keseri kaldırdım ve başlarına indirmek üzere iken sustular. Biraz sonra topluluk dağıldı… Ben, Beşiktaş Yahya Efendi Dergâhı altındaki çalılıklar arasından geçip Yıldız Parkı ağzındaki otobüs durağına geldim. Otobüse bindim. Kabrinize vardım: “İhlâs Suresi”nden sonra üç defa “Âyetel Kürsî”yi (Bakara: 2/255) okudum. Üçüncü kere okuyup (Ve hüvel aliyyül azîm / Allah Yücedir, Büyüktür) derken siz de dirilerek (Ve hüvel aliyyül azîm)’i benimle beraber okudunuz. Kabriniz açıldığı zaman kefen aynen pırıl pırıl duruyor. Kafa normal büyüklükte, yüz, baştan başa nur kesilmişti. Kefen içinde ince bir vücud vardı. 11.10.1970 Pazar sabahı.” Selâm ve hürmetlerimizi sunarız. 16.08.1972 Merkez Vaizi Malkara / Tekirdağ Osman Öztürk imza Not: Bu rüyayı Beşiktaş Müftülüğünde Murakıp olarak görev yaparken görmüştüm. 26.8.1972 Sevgili Abdülkadir; Senin ve merkez vaizi Osman Öztürk’ün mektubunuzu aldım. Ve son derece mütehassis oldum. Osman Beye gördüğü rüya bakımından bana hamd vesilesi olduğu için şükran ve minnettarlığımı bildiririm. Bu harikulâde bir rüyadır. Ve inşaallah ben ona lâyık olurum. Kendisinin rüyayı nasıl tabir ettiğini de bilmek isterim. Bir fırsat zuhur edecek olursa o mübarek zat ile evime gelip beni görmenizi dilerim. Bir seyahat imkânı olursa ben de oralara gelmek isterim. Hak cümlemizi, kendi yolunda muzaffer ve muvaffak eylesin. Sizi Hakk’a emanet ederim. Necip Fazıl İmza Yayına Hazırlayan; Cemal Öztürk
  10. Guest

    Örümcek Ağı

    ince dertlerimle yazar burada ince dert derken neyi kasediyor?
  1. Load more activity

Announcements

×