Jump to content
Sign in to follow this  
Kureyşi

Devlet, Diyaneti Millet Dindar Diye Kurdu

Recommended Posts

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, ''Din hizmeti iyi verilmediği vakit o boşluklar hep yanlış hizmetlerle ve toplumun huzurunu bozan fikirlerle dolabiliyor'' dedi.

Kütahya Belediye Başkanı Mustafa İça'yı makamında ziyaret eden Bardakoğlu, burada yaptığı konuşmada, hem vatandaşların gönül dünyasını imar etmenin hem de ülkede birlik ve beraberliğin hakim olmasının gayreti içinde olduklarını söyledi.

 

Camiler ve din görevlilerinin, çevrelerinde huzur iklimi meydana getirmesini istediklerini belirten Bardakoğlu, ''Camilerimiz de diğer kamu binalarımız da bizim o asaletimizi, tarihi zenginliğimizi mutlaka yansıtmalı. Biz dün kurulmuş bir çadır devleti değiliz, arkasında şu kadar yılları, şu kadar büyük medeniyeti geride bırakmış bir milletiz'' diye konuştu.

 

Bardakoğlu, fırsat buldukça illere gidip din görevlileriyle bir araya geldiklerini anımsatarak, karşılıklı bilgi alışverişiyle eksikleri görme imkanı bulduklarını anlattı.

 

Her şeyi en iyi şekilde yaptıklarını iddia etmediklerini ifade eden Bardakoğlu, iyi ve güzel işler yapanları dinleyip onları örnek aldıklarını bildirdi.

 

100 BİNİ AŞAN PERSONELLE DİN HİZMETİ

 

Bardakoğlu, ''100 bini aşan personelle Türkiye'nin din hizmetlerini yarınlara taşımaya ve 21'inci yüzyıla yakışan bir din hizmeti anlayışı oluşturmaya çalıştıklarına'' işaret ederek, şunları kaydetti:

 

''Bizim görevimiz insanımızın arzu ettiği, ihtiyacı olan din hizmetini en sağlıklı, en doğru şekliyle vermektir. Din hizmeti iyi verilmediği vakit o boşluklar hep yanlış hizmetlerle ve toplumun huzurunu bozan fikirlerle dolabiliyor. Din hizmetlerini en iyi şekilde vermek, bunun için kurulmuş olan Diyanet İşleri Başkanlığının en tabii görevidir. Diyanet İşleri Başkanlığı milletimizin kurumudur. Milletimiz dindar olduğu, dinini önemsediği, devletimiz dini önemsediği için ve din hizmetinin sağlıklı ellerle doğru şekliyle verilmesi önceliği için kurulmuştur. Biz de bunun bilinciyle bu gayret içinde olacağız. İnanıyorum ki, din görevlilerimiz bu birlikteliklerimizde mutlaka ortak bir heyecan ve motivasyon alacaklardır.''

 

İça da Bardakoğlu'na, yeni Müftülük Sitesi inşası için ayrılan yere ilişkin kroki üzerinde bilgi verdi, ardından porselen vazo hediye etti.

 

Bardakoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınlarından aralarında Kuran-ı Kerim Tefsiri de bulunan çeşitli kitapları İça'ya verdi.

 

Ziyarette Diyanet İşleri Başkanlığı Din Eğitimi Daire Başkanı Dr. Ulvi Ata, Kütahya Müftüsü Mustafa Üskülüplü, belediye başkan yardımcıları Nejat Özturan ve Halil Toklu da hazır bulundu.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Reisimize "hadi oradan" demek geldi içimden.

 

En büyük zulüm olan, bidatleri; imamlara zorunluluk haline getirenler kimler acaba? 

 

Sizler, bu milletin iman damarlarında ki en büyük kenesiniz.

 

Hilafeti elinden alınan Müminlere, sus payı diye kurulan; ve fetvasını cumhurreisinin çıkardığı; bidat yuvası bir kurumdan öteye geçemediniz....

Share this post


Link to post
Share on other sites
Bizim görevimiz insanımızın arzu ettiği, ihtiyacı olan din hizmetini en sağlıklı, en doğru şekliyle vermektir.

Sayın Bardakoğlu, kendilerine düşen görevi en doğru şekilde tarif etmiş, tebrik ediyoruz... Lakin iş tarif etmekle bitmiyor. İbni Teymiyye'yi âlim olarak kabul eden bir Diyanet, din hizmeti verdiği bir toplumun hangi itikat vasıflarında olmasını istiyor acaba? (tıklayalım)

Diyanet'i kuran kişilerin ruh köklerine ve iman cephelerine bir mercek tuttuğumuz vakit, diyanetin neden cinayet işlerine dönüşmüş -veya dönüştürülmüş yahut zaten o vasıfta kurulmuş- olduğunu anlayabiliriz. Türkçe ezan cinayeti bile Diyanet İşleri Başkanlığının eliyle uygulamaya konuldu. D.İ. başkanı cemiyete din hizmeti verildiği vehmiyle yaşayadursun.

Mevzuyla âlâkalı olarak Üstad'ın bir röportajını okumak için tıklayınız: Diyanet Ve Süleyman Ateş Hakkında Röportaj

Share this post


Link to post
Share on other sites

Kesinlikle ve kesinlikle tetkik edilmesi gereken bir husustur ülkemizdeki Diyanet İşleri ve İmam Hatip Liseleri... Kuruluş amacının halka dini hususlarda doğru ve sağlam bir referans olmaktan ziyade ülkemiz insanlarının dini meselelerde kafasını karıştırmak olduğunu görebilmek için biraz yakın tarih irdelemesi yapılması kafi. İronik bir durum ama ortada bu ironi olmasa tezgahlanan plan nasıl fiiliyata geçirilirdi?

 

Ayrıca reyhan arkadaşımızın ifade ettiği hususlar Diyanet organizasyonuna kuşbakışı bakma noktasında çok büyük kıymet ifade ediyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sayın Bardakoğlu, kendilerine düşen görevi en doğru şekilde tarif etmiş, tebrik ediyoruz... Lakin iş tarif etmekle bitmiyor. İbni Teymiyye'yi âlim olarak kabul eden bir Diyanet, din hizmeti verdiği bir toplumun hangi itikat vasıflarında olmasını istiyor acaba? (tıklayalım)

Diyanet'i kuran kişilerin ruh köklerine ve iman cephelerine bir mercek tuttuğumuz vakit, diyanetin neden cinayet işlerine dönüşmüş -veya dönüştürülmüş yahut zaten o vasıfta kurulmuş- olduğunu anlayabiliriz. Türkçe ezan cinayeti bile Diyanet İşleri Başkanlığının eliyle uygulamaya konuldu. D.İ. başkanı cemiyete din hizmeti verildiği vehmiyle yaşayadursun.

Mevzuyla âlâkalı olarak Üstad'ın bir röportajını okumak için tıklayınız: Diyanet Ve Süleyman Ateş Hakkında Röportaj

 

 

Türkiyede yaşayan bir müslüman olarak diyanet denilen hıyanet ocağının müslümanların yakasından düşmesini istiyorum...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
Sign in to follow this  

×