İçeriğe git

Foto

Kâbe İmamı-sapık İtikat Selefiyye


Konuda 32 cevap var

#21
Yusuf’un zindandaki bahtı

Yusuf’un zindandaki bahtı

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 105 Mesaj sayısı:
http://www.n-f-k.com...linda-vehabilik


Tevbe kapısı açık dediysek, yeni günahlara koşman mı gerek...?

#22
Selmanbey

Selmanbey

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 249 Mesaj sayısı:
Tamam ben cahilim ve ehl-i sünnet'i öğrenmek istiyorum. Allah seni razı olacağı işler üzerinde kılsın. Kimi okuyup öğrenebilirim? Hangi alimin kitabını okurum da uluhiyyet, ubudiyyet, isim-sıfat tevhidini en iyi şekilde anlayabilirim? Bana selef-i salihinden bir tane kitap öğütlersen inşaallah onu okuyup cahilliğimden sıyrılacağım.

Vahhabiliğe gelince... Bana ne vahhabilikten Allah aşkına! Mesele tartışılan bir konu ise Selef-i Salihine bakarım, Mesele itikad ise selef-i salihine bakarım, mesele fıkıh ise selef-i salihine bakarım ve mesele cemaat ise orda da selef-i salihine bakarım. Bana ne vahhabilikten! Neden dağınık haldeki meselelere bir yahta bulup sonra beğenmediğimiz yahut fikrini benimsemediğimiz her adamı onun altında mahkum ederiz ki?

İmam Rabbani'ye gelince... Allah seni ıslah etsin! O söz kimin azından çıkarsa çıksın küfürdür! Bunu bizatihi İmam Rabbani söylüyor: 393. Mektub. Ayrıca şu yazıyı okursan sevinirim:
http://www.habervakt...4&page=articles

AYNÜ'L-KUZAT'ın TEMHİDAT'ında geçen, şu ibareden sormuşsun:
"O ki, ilâh olarak bilirsiniz, bize göre Muhammed (sav) olmaktadır. O ki, Muharrîmed (sav) olarak bilirsiniz, bize göre yüce Sultan İlâh'tır.
Ey mahdum,
Bu misillu ibareler, tevhidden haber verip sekrin galebesi hallinde meşayihten sudur etmektedir. O sekrin galebesi dahi, cem mertebesi olup ondan:
-Tarikat küfrü... diye anlatılır.

Hepsi bir tarafa, Vallahi Billahi Allah bu dini korumasaymış biz İslamiyeti Hristiyanlık ve Yahudilikten beter edermişiz!..
Çile kapısından erişilecek dünyayı bilseydin, yatağını ve yorganını satardın!

#23
nefrazde

nefrazde

    Gayretkâr Üye

  • YüzBaşı
  • 130 Mesaj sayısı:
Sevgili Yusuf'un zindandaki bahti kardesim. Hic dolastirmadan soruyorum neden bu kadar agresifsin ? Neden karsidakini saniyenin milyonda biri bile dusunmeden cahillikle sucluyorsun ? Kuyuyu zehirlemeden once birazcik dusunmemek neden ? Adam bi konu hakkinda gayet mantikli bi sekilde kendi deneyimlerini anlatiyor ve ben kendisini, ne demek istemis oldugunu cok iyi anladim, ayrica da sonuna kadar katiliyorum. Senin de varsa bir bildigin, guzel guzel anlatirsin. Yav arkadas buraya gazli gazli cevaplar yazarken arkada ne dinliyosunuz da bu kadar doluyosunuz anlamiyorum.

Selmanbey'in o kadar kelamindan neler anladigini gorunce acikcasi asil cahilin kim oldugu noktasinda pek suphem kalmadi. Bak ben o uslubundan neyi anladim: Kafanda atesli atesli savunmak istiyakiyle yanip tutustugun belli konular var ve aktive olmak icin sadece bazi "anahtar kelimeleri" duyman yeterli. Icerik muhim degil.

Bu uslup ile cok tutunamazsin haberin olsun. Derdin birilerini terslemek degil de bi meselenin yanlis oldugunu dusundugun yanlarini aciga cikarmaksa biraz daha tutarli olmaya davet ediyorum. O heyecanli, cengaver tavirlarin asil muhatabi musluman bir kardesin olmamali bence.

#24
Yusuf’un zindandaki bahtı

Yusuf’un zindandaki bahtı

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 105 Mesaj sayısı:
sayın NEFRAZDE ! agresiflik konusunda, haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır hadisince kendime hakim olamıyorum evvela burada sizinle hemfikirim...
benimde merak ettiğim bir konu var . sadece taraf olmak maksadıyla konunun daha ne olduğunu bile bilmeden tartışmaya kendinizi dahil etmeniz , tartışmaya girerken tartışma konusuyla ilgili bir görüş belirtmeyerek sadece kişileri baza alarak yorum yazmanız sizin bu konuları anladığınızı doğurur mu ? diyelim SELMAN beyin görüşüne katılıyorsun peki selmanbeyin görüşü nedir ? ne anladınız mesela ? bunlara açıklık getirin sizinle ilmi mukayese edelim ... benimle gereksiz tartışmalara girmeyin lütfen bu konuda sizi ne yazık ki muhatap alamıyorum sizde ilmi bir lisan göremedim aksi olana kadar size cevap vermicem saygılar....


Tevbe kapısı açık dediysek, yeni günahlara koşman mı gerek...?

#25
Yusuf’un zindandaki bahtı

Yusuf’un zindandaki bahtı

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 105 Mesaj sayısı:

Tamam ben cahilim ve ehl-i sünnet'i öğrenmek istiyorum. Allah seni razı olacağı işler üzerinde kılsın. Kimi okuyup öğrenebilirim? Hangi alimin kitabını okurum da uluhiyyet, ubudiyyet, isim-sıfat tevhidini en iyi şekilde anlayabilirim? Bana selef-i salihinden bir tane kitap öğütlersen inşaallah onu okuyup cahilliğimden sıyrılacağım.

Vahhabiliğe gelince... Bana ne vahhabilikten Allah aşkına! Mesele tartışılan bir konu ise Selef-i Salihine bakarım, Mesele itikad ise selef-i salihine bakarım, mesele fıkıh ise selef-i salihine bakarım ve mesele cemaat ise orda da selef-i salihine bakarım. Bana ne vahhabilikten! Neden dağınık haldeki meselelere bir yahta bulup sonra beğenmediğimiz yahut fikrini benimsemediğimiz her adamı onun altında mahkum ederiz ki?

İmam Rabbani'ye gelince... Allah seni ıslah etsin! O söz kimin azından çıkarsa çıksın küfürdür! Bunu bizatihi İmam Rabbani söylüyor: 393. Mektub. Ayrıca şu yazıyı okursan sevinirim:
http://www.habervakt...4&page=articles

AYNÜ'L-KUZAT'ın TEMHİDAT'ında geçen, şu ibareden sormuşsun:
"O ki, ilâh olarak bilirsiniz, bize göre Muhammed (sav) olmaktadır. O ki, Muharrîmed (sav) olarak bilirsiniz, bize göre yüce Sultan İlâh'tır.
Ey mahdum,
Bu misillu ibareler, tevhidden haber verip sekrin galebesi hallinde meşayihten sudur etmektedir. O sekrin galebesi dahi, cem mertebesi olup ondan:
-Tarikat küfrü... diye anlatılır.

Hepsi bir tarafa, Vallahi Billahi Allah bu dini korumasaymış biz İslamiyeti Hristiyanlık ve Yahudilikten beter edermişiz!..



selefi salihinden bahsettiğine göre ehli sünnet itikadına sahip olduğunu beyan ediyorsun peki bu zıt fikirleri doğuran bakış açın neden ? bir kaç araştırma neticesinde edindiğim bilgilerle bir şeyler yazdım umarım konuya açıklık getirir. başlığı açan kardeşimden evvela özür diliyorum zira konu farklı bir tarafa kaydı ....


Sorduğun mevzuya gelince ,geniş bir izahı var ,hemen açıklık getireyim

Rahmetli şehid Bayram Ali Öztürk tanıdığımız sohbetleri dinlediğimiz bir hoca efendiydi
Çok ibadet eden çok zikreden , sünnet-i seniyeye azami uyan ve her kesin ayaklı kütüphane dedikleri çok bilgili bir alimdi. Son zamanlarında Allah a olan aşkı , Resulullaha olan aşkı, o kadar çoğaldı ki bir mecnun gibi içten samimi duygularını şiirlerle ifade etmeye başladı . herkese nasip olmayan bir cezbe !

Bayram hocanın eski ciddiyetini bilenler bu halini şaşırıyolardı. Bayram hocanın internetteki sohbetlerine bakmakta fayda var konu o zamn daha iyi anlaşılır...

Bir insandan küfür sözü duydugumuz zaman şerri ölçüde önce onu sorgulamak gerekir.

Bayram Hocamızın, Muhammed = Allah sözünü söylediği zaman kendisi tepki almıştı. Şerri ölçüde bunu sorgulamak gerekiyordu sorgulama cemaatin ileri gelenleri tarafından zamanın da yapıldı.

Bayram Hoca o anki duygularını yanlış ifade ederek maksadını aşan kelimelerle ağzından çıktığını öyle bir inanca sahip olmaktan Allaha sığınırım diyerek hatalı olduğunu söyleyip hatasından dönmüştür. Binlerce Müslüman bayram hocayı tanıyor müslüman olduğuna şahitlik ediyorken hala onu tekfir edenlerin hali ne olucak? düşünmek bile istemiyorum..

Şehid Bayram Hoca Kendisi yaptığı bu hatayı, yine bir sohbetinde uzunca anlatarak düzeltmiştir. Bu hadiseye, o cemaaten şahit olanlar vardır. O sohbetinde İmam-ı Rabbani Hz.leri inin öyle bir söz söylemediğini sadece sekr manevi sarhoşluk ile öyle söyleyen bir kişinin halini açıkladığını ifade ederek olayı anlattığını anlatmıştır.

İmam-ı Rabbani Hz.leri in , Şeyh Hamid Nehari'ye yazdığı . 393. Mektupta Aynü'l-kuzat'ın, Temhidat aldı eserinde söylenen:

"O ki, siz İlâh olarak bilirsiniz, bize göre Muhammed (sav) olmaktadır.
O ki, siz Muhammed (sav) olarak bilirsiniz, bize göre yüce Sultan İlâh'tır"

Diye söyleyenlerin sözünün açıklanmasını İmam-ı Rabbani Hz.leri şöyle açıklıyor . Bu misillu ibareler, tevhidden haber verip sekrin galebesi hallinde meşayihten sudur etmektedir. O sekrin galebesi dahi, cem mertebesi Bu Tarikat küfrü... diye anlatılır.
Bu halde iken bu makamda olanlar sekrin galebesi hallinde Allah tan başka birşey görmezler onun için zahirde küfür gibi gözüken acayip sözler söylerler
Yukardaki sözü söyleyenler şöyle hissederler. "sizin Allah ve Muhammedi farklı görmeniz bize göre öyle değildir . İkisi birbirinin gayrı değildir. birlerden bi bir değil ikincisi olmayan(ehad) bir olarak görüyoruz. İkincisi olmaktan münezzeh görüyoruz" diyorlar." Yani, ikinci bir varlık olmadığına göre hz. Muhammed ondan nasıl ayrı olabilir " diyorlar diyor İmam-ı Rabbani Hz.leri .
"evvel,ahir,zahir,batın Allah cc olduğuna göre ikinci bir varlığa mahal kalmıyor demek’’ cem’ül-cem makamındaki bir hal, salik tamamen bir gaybûbet halindedir. Kendini böyle bir duyma ve hissetme zemzemesi içinde bulan hak yolcusu, artık ne başkalarını ne de kendini duymaz hissetmez.
Hak’tan gayri her şeyi, O’nun ziya-i vücudunun bir gölgesinin gölgesi olması itibarıyla unutur ve bütün benliğiyle asla yönelir. O halde Allah cc başka bir varlık düşünemez İşte bu haldeyken, ikinci bir varlığı göremediği için Hz.Muhammed Allah cc den nasıl ayrı olabilir diyerek bir görüyolar " . bu bir görme bizim anladığımız eşit anlamında deyildir.
Hallac-ı Mansurun da bu makamdan çıkıp normale dönmesi lazımdı. Dönemediği için yargılandı öldürüldü .Fakat O kararı veren tasavvuf alimeri ve diğerleri Hallac-ı Mansuru tekfir etmedi

Bu makamından çıkamıyan Hallac-ı Mansur "Enel-Hak dedi. Bu sözün anlamı, (Ben Hakkım) demek ise de, (Haktan başka hiç kimse yok) demek istemişti.
Bu makamda Hak’tan gayri her şeyi, O’nun ziya-i vücudunun bir gölgesinin gölgesi olması itibarıyla- unutur ve bütün benliğiyle asla yönelir.
Hallac-ı Mansur O halde Allah cc başka bir varlık düşünemediği için kendini de yok gördüğü için . Ben hakkım derken kendini deyil Allah cc i kasdetmiştir . Çünkü Allah cc başka bir varlık düşünmüyo görmüyodu Bayram hoca hakkında da .bir kişi
yukarda anlatılanları bilmediğinden , yada art niyetli kimseler olduğu için böyle konuşuyorlar.
Bu sözlere küfür denilebilinir. Ama o sözü söyleyenleri şirk ile tekfir etmemek lazım .
Hz Yusuf un güzelliği karşısında kendinden geçip ellerini kestiklerini bile hissetmiyorsa o kadınlar . (bilindiği üzre aşırı şehvetten hayız olanlar, ölenler....) Manevi bir makamda Hak’tan gayri her şeyi, O’nun ziya-i vücudunun bir gölgesinin gölgesi olması itibarıyla unutup ve bütün benliğiyle asla yönelerek

Allah cc den başka bir varlık düşünemeyen o Allah dostlarının hallerini ve kendinde olamayışlarını düşünmek lazım.

Kişi bilmediğinin düşmanı dır . Bu halleri bilmeyen , yaşamayan , anlıyamıyan günümüzde(buraya dikkat) selefiler ve vahhabiler adam kazanmak munazarada haklı çıkmak için tasavvufu kötü göstermek için ,belden aşağı vurarak

Allah dostları büyük velilerden sadır olan sözleri araştırmadan, diğer sohbetlerini dinlemeden , eski kitablarına bakmadan , tevil etmeden bilerek veya bilmeden sekir halindeki o sözü değil .
Geçmişteki ve gelecekteki bütün hayatını Kişiliğini itikatını hepsini hemen tekfir ediyorlar .

Tasavvufta Allah’ın veli kulları, gerek manevi şarhoşluk, gerekse zahirde küfür gibi gözüken sözlerin birçok manası, aslında dışarından gözüktüğü gibi değildir. “Taptığınız ayağımın altında”daki gibi.

Zaten hayatlarını devamlı namaz, oruç, zikir ve ibadet ile geçiren o Allah dostlarını küçük bir çocuğun bile söylemeyeceği o küfür sözlerini söylediğini düşünmek o kişinin tasavvufu veya o kişinin yaşadığı o cezbe halini bilmediğini, anlamadığını gösterir.

Bayram hocayı söylediği sözden dolayı tekfir edenler ,yukarda anlattıklarımızı bilmiyo olabilirler. Fakat Ehl-i Sünnet itikadı gereği tekfirden uzak durup o sözü tevil etmeleri gerekirdi . Nasıl tevil edilebilinir ki biz tevil edemiyoruz derlerse o zaman şu kısa açıklamayı yapmamız gerek

Bayram hoca başka bir sohbetindede Allah cc tarif edilemediği gibi resulullah manevi yönleriyle tam manasıyla

Tarif edilemez tarif edilememe yönüyle Allah cc gibi aynıdır ,eşittir demek istenmiş.

Muhammed Mustafa nın müşebbehün bih yoktur.
Muhammed Mustafa, Muhammed Mustafa’nın benzetilebileceği hiçbir bir varlık yoktur. Sözüyle de

Allah cc nun da benzetilebileceği hiçbir varlık olmadığı gibi Muhammed Mustafa Muhammed Mustafa’nın benzetilebileceği hiçbir bir varlık yoktur. Benzetilememe yönüyle birdir , benzer, aynı, eşittir demek istemiştir bayram hoca diyerek tevil etmemiz lazımdır
Mevla teala cc nun ilahlık yönüyle benzeri; Muhammed Mustafanın mahlukat (yaratılmış) ların içinde benzeri olmadıgı yönüyle eşit (aynı,gibi ) olduğunu demek istemiştir.
Ehl-i Sünnet itikadı gereği aşağıda İmam-ı Âzam hazretlerinin yaptığı gibi tekfir etmeden önce tevil etmek lazımdı o sözü .


İmam-ı Âzam hazretlerine bir kişi, onu aciz bırakmak için bazı sorular ayarlayıp sormak için, huzuruna geldi. Dedi ki: Ya imam, bir kişi şöyle diyor:

“Cennet’i ümit etmiyorum, Cehennem’den korkmuyorum, Allah’tan korkmuyorum,
ölü eti yiyorum, rükû ve secdesiz namaz kılıyorum, hakka buğzediyorum,
fitneyi seviyorum, yahudi ve hristiyanları tasdik ediyorum, görmeden şahitlik yapıyorum.
” Bu adam hakkında ne dersiniz? İmam Âzam hazretleri, adamın kendisine: Senin, bu hususta şahsî bilgin nedir? diye sordu. Adam: Ben bir şey bilmiyorum, deyince talebelerine sordu.

Onlar: Bu sayılan şeyler küfür alâmeti olduğu için, bu sözleri söyleyen adamın felâketine delalet eder, dediler.

İmam hazretleri ise:

— Aksine, bu sözleri söyleyen adam Allah dostlarındandır. Bakın bunların manalarını açıklayayım, diyerek
şu açıklamayı yaptı:

Cennet’i ümit etmiyor, yani Cennet’in Rabbini ümit ediyor.

Cehennem’den korkmuyor, Cehennem’in Rabbinden korkuyor.
Allah’tan korkmuyor, çünkü Allah’ın rahmetle muamele edeceğini ümit ediyor.

Ölü eti yiyor, yani balık eti yiyor. Rükusuz, secdesiz namaz kılıyor, yani cenaze namazı kılıyor.
Hak’ka buğzediyor, ölüm haktır, ona buğzediyor, yani daha fazla yaşayarak daha fazla ibadet etmek istiyor.

Fitneyi seviyor, çünkü Kur’ân-ı Kerîm’de (meâlen): “Evlatlarınız sizin için birer fitnedir (imtihân vesilesidir).
” (Enfal suresi 28 ayet ) buyuruluyor. O şahıs çocuklarını seviyor.
Yahudi ve Hıristiyanları tasdik ediyor, yani onların birbirleri hakkında söylediklerini tasdik ediyor.
Görmeden şahitlik yapıyor ki, onun da manası şudur . Allah’ı görmediği halde Allah’ın varlığı hakkında şahitlik yapıyor.
Ehli sünnet itikadının imamlarından imamı azam ebu hanife, zahirdeki bu küfür sözlerini zahirine göre tekfir etmeyip tevil ettiği için bizde bayram hocanın sözünü tevil ediyoruz.

Şimdi ne olucak ?

Selefilerin ve vehhabilerin internette gazına gelerek yukarda anlattıklarımızdan habersiz yüzlerce müslüman hatasından dönmüş olan bayram hocayı hala tekfir ediyor. Ne kadar büyük bir hata içinde olduklarını bilmiyorlar.

Rasulullah (s.a.v.): "Herhangi bir kimse, din kardeşine "Ey kafir!" derse, bu tekfir sebebiyle ikisinden biri muhakkak küfre döner. Eğer o kimse dediği gibi ise ne ala. Aksi takdirde sözü kendi aleyhine döner." buyurdular. (Müslim 1/319)

Tekfir sebebiyle ikisinden biri muhakkak küfre döner, ifadesinin manası tekfiri kendine döner, kendisi kafir olur, demektir. Zira eğer kafir diyen sözünde sadıksa(doğruysa) muhatabı kafir olur.

Din kardeşine kafir demek akibet kendini küfre götürebilir. Çünkü "Günahlar küfrün postasıdır." derler. Bu sözü diline dolayanın akıbeti küfür olacağından korkulur. Bu nedenle hiç bir mümine kafir dememek gerekir.


Tarikata tasavvufa bu makamlara inanmayan bilmeyenlere bunları anlatmak anlamalarını beklemek elbette mümkün değil Bu halleri yazıyla anlatılabilmesi imkansızdır. O hali yaşamayana masal gelir.
Mesela aşkı hiç bilmeyen birine aşkı anlatsanız öyle saçmalık mı olur niye kendini bile bile zelil ediyor,niye durduk yere acı çekiyor,yüzlerce insan varken neden bir tanesi dışında kimseyi gözü görmüyor der.

Bunun gibi hallerde subjektiftir.herkesin anlamasını bekleyemeyiz.Ama kalbinde Cenabı hakka yakınlık isteyenleri O yollarına iletir.

Tasavvuf erbabı geçmiş ve şimdiki alimlerinden bu tür sözleri işitildiği zaman bu sözleri normal görmemeliler. Bilmeden o sözleri savunmaya kalkıp karşı tarafı tekfir etmemeliler.
O sözün küfür sözü olduğunu kabul etmesi gerek .Yoksa her cemaat alimlerini körü körüne savunursa kötü niyetli şeyhlerin , ajanların islama zarar verecek sözleri bazı cemaatler tarafından güzel görülebilinir. Buda zamanla islama büyük zararlar verebilir . Bu caiz olmayan hoş görüyü malasef bazı tasavvuf ehli müritler yapmaktadırlar.

Biz Ehli Sünnet vel Cemaat Mezhebi mensupları olarak, o küfür sözlerinden dolayı, o sözleri söyleyenleri tekfir etmeyiz. Tekfir etmememiz, o sözlerin küfür sözleri olmadığı anlamına gelmez.
O sözler haddi zatında küfür içerikli sözlerdir. Fakat biz Ehl-i Sünnet itikadı gereği tekfirden uzak dururuz. Bunun için o sözlerin aslını araştırıp tevil etmeye çalışırız.
İmam-ı Rabbani Hz.leri cem makamını geçerken söylenen sözlerin Şeriate uymadığını Şeriate uymayannın da hakikat olamıyacağını söylediği gibi biz tasavvuf ehli olarak Şeriate uymayan hiç bir sözü kim söylerse söylesin kabul etmeyiz hoş görmeyiz.bu nedenledir ki zaten o sözün söylenmemesi lazımdı lakin’bu sözü söyleyen hocanın tasavvuftaki yerini bilmeden ona bunca isnad niye!o yüzdendir ki bir hocayı tekfir etmeden evvela onu tanımalı sohbetlerini dinlemeliyiz.


Tevbe kapısı açık dediysek, yeni günahlara koşman mı gerek...?

#26
Selmanbey

Selmanbey

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 249 Mesaj sayısı:
Ben şunu kesinlikle anladım ki bir şeyi anlamak için önce ona bir istidat gerekir. Önce "ben hakkı bulayım da kimden olursa olsun" diye düşünmek gerekir. Aksi takdirde kapı-duvar! Sen ne anlatırsan anlat boş... Hele ki anlatmak istediğin meselenin m sinden bile haberdar olmayan bir insan varsa karşında ki bunun için kimse kınanmaz, işin çok zor! Hele hele bir de bu işe klavye karışınca, abooooooooo!..

Şu yukarda yazını okudum da cevap veresim gelmedi. Vallahi Bİllahi şu an fena sinirliyim ama sabır diyorum yapacak birşey yok. Neden sinirliyim biliyor musun? Çünkü çok az bir bilginle ne işlere kalkışıyorsun! Kafanda birşey sabitlenmiş kardeşim ben onları yıkamam. Benim sabitlerim falan filan diyorsun ve o falan filan etrafında din tasavvurunu kuruyorsun daha doğrusu kurulmuş olanı monte ediyorsun.

Yahu ben bu siteye artık girmek istemiyorum he. Hakkaten. Hep uzak durmaya çalışıyorum ama bazen dayanamıyorum atlıyorum. Hata bende kusura bakmayın. Ben admin beye de dedim eğer bu başlıkların bir anlamı olacaksa önce başlığa giren adamın kalbinin ve zihnin hakka açık olması lazım. Yoksa burası işte böyle kalabalık olur! İnternet ortamında bu asla olmayacağına göre kapat gitsin bu başlıkları kardeşim. Hiçbir işe yaramıyorlar ki!

Üstad'ın kitabında bir mesele vardır. Mesela Vehhabilik... Yol şudur:
Önce üstad bu meselede ne demiş o yazılır. Sonra konu delilleriyle tartışmaya açılır. Üstadın bu görüşüne katılmayanlar delillerini ortaya koyar. Söyleyecek birşey olmayan da salça olmadan bekler ve en sonunda az çok hakikate yaklaşır. O taraf ya da bıu taraf mühim değil. Yahut Mesele kitaplar etrafında gidersek 4. Murat' başlığını açarsın onun altında üstadın fikrini sonra da mesele hakkında kim ne demiş yazarsın. Bizde tarih cahili olarak okuruz istifade ederiz. Yahur Sigara bahsini açarsın gene aynı şekilde. Açılan bahis hangi kitapta geçiyor sayfa numarasıyla verilir tartışılır. Böylece Üstad bir hatta etmişse ve biz de herhangi bir alimden bulup bunu ispatlamışsak o fikirden vazgeçer Üstada affı için dua ederiz.

Bütün bunlar yapılırken de sessiz sakin hakkaniyetli ve hakka açık bir şekilde yapılır. Mesele dağılmaz. Böylece üstadın lehine ve alieyhine fikirleri de öğrenmiş oluruz. Ama şimdi ne oluyor? Toz duman.

Allah ıslah etsin ya... Ben biliyorum ki şu an bunu okuyan haline şükredip oh be şu vahhabi gibi değilim elhamdülillah ehli sünnetim ben cübbeli hocam var benim falan diyordur. Allah ıslah etsin. Halbuki Allah şahit ben çok isterdim şurada Mezheb İmamlarımızın ve Ebu Hanifenin itkad esaslarını yazayım. Ancak bünye meselesi. Ben alışana kadar 4-5 sene geçti. Hatırlıyorum da zamanında cihadı Efgani başlığında bugün beni çıldırttıkları gibi çıldırtmıştım :) Halbuki ulan sıpa sen ne bilirsin kapa çeneni de bir oku bakalım dese ne diyecektim :)

Kusuruma bakmayın konu dışı biraz sitem ettim.

Hadi esselamu Aleyküm...
Çile kapısından erişilecek dünyayı bilseydin, yatağını ve yorganını satardın!

#27
mütereddid

mütereddid

    Co Admin

  • General
  • 776 Mesaj sayısı:

Üstelik böyle bir sorguya düşen insanlar Muhammed eşittir Allah diyen adamların arkasında namaz kılmaktan hiç tereddüte düşmüyor.


Kimdir o adamlar? Ya sizin bu yazdığınızı okuyan ne diyordur?

#28
nefrazde

nefrazde

    Gayretkâr Üye

  • YüzBaşı
  • 130 Mesaj sayısı:
- Alo ? Diyanet isleri baskanligi mi ? Merhabalar efendim.
Simdi benim forumdan bir arkadas var, efendim ? Evet forumdan. Estagfirullah efendim bi saniye anlatacagim.

Bu arkadas cok ilim sahibi, ilmiyle amil olmus bir zat. Biz basedemiyoruz, gorseniz neler neler biliyor, hepimizi dize getiriyor vallahi soyle, agzimizi acamaz olduk ne kadar cahilmisiz, yillardir kendimizi avutmusuz ama iste bu arkadas hepimize hadlerimizi bildirdi, yaptigimiz onca haksizliklara dur dedi. Iste ben bu arkadasa biraz stem edeyim dedim, dedim efendim zat-i aliniz biraz agresif mi derken beraber lafi agzima tikayiverdi. Cahilligimi, ahmakligimi yuzume vurdu. Ve hatta ne dedi biliyo musunuz ? Benle muhatap olmayacakmis. Ben de cok uzuldum, bin pisman oldum ve dahi yataklara dustum. Hatta yemeden icmeden de kesilecektim ama malumunuz Ramazan dolayisiyla farki cok hissedemeyecem diye o ise fazla giremedim. Neyse efendim ben cok asiri uzuldugum, perisan oldugum icin kendimi affettirmek adina, nacizane, diyanet isler baskaniyla bu forumdaki arkadasa bi toplanti ayarlayayim dedim. Ne dersiniz ? Acaba bi gorusseler de biraz ilmi sohbette bulunsalar mi ? Alo ? Alo ?



Ne yazik ki Yusuf'un zindandaki bahti arkadas, bunu da beceremedim. Hakettim ben, cok hakettim, 1000 yil konusmasan benle yeridir. Derhal mey'us u mahrum guse'i uzletime cekileyim.

#29
Yusuf’un zindandaki bahtı

Yusuf’un zindandaki bahtı

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 105 Mesaj sayısı:

Ben şunu kesinlikle anladım ki bir şeyi anlamak için önce ona bir istidat gerekir. Önce "ben hakkı bulayım da kimden olursa olsun" diye düşünmek gerekir. Aksi takdirde kapı-duvar! Sen ne anlatırsan anlat boş... Hele ki anlatmak istediğin meselenin m sinden bile haberdar olmayan bir insan varsa karşında ki bunun için kimse kınanmaz, işin çok zor! Hele hele bir de bu işe klavye karışınca, abooooooooo!..

Şu yukarda yazını okudum da cevap veresim gelmedi. Vallahi Bİllahi şu an fena sinirliyim ama sabır diyorum yapacak birşey yok. Neden sinirliyim biliyor musun? Çünkü çok az bir bilginle ne işlere kalkışıyorsun! Kafanda birşey sabitlenmiş kardeşim ben onları yıkamam. Benim sabitlerim falan filan diyorsun ve o falan filan etrafında din tasavvurunu kuruyorsun daha doğrusu kurulmuş olanı monte ediyorsun.

Yahu ben bu siteye artık girmek istemiyorum he. Hakkaten. Hep uzak durmaya çalışıyorum ama bazen dayanamıyorum atlıyorum. Hata bende kusura bakmayın. Ben admin beye de dedim eğer bu başlıkların bir anlamı olacaksa önce başlığa giren adamın kalbinin ve zihnin hakka açık olması lazım. Yoksa burası işte böyle kalabalık olur! İnternet ortamında bu asla olmayacağına göre kapat gitsin bu başlıkları kardeşim. Hiçbir işe yaramıyorlar ki!

Üstad'ın kitabında bir mesele vardır. Mesela Vehhabilik... Yol şudur:
Önce üstad bu meselede ne demiş o yazılır. Sonra konu delilleriyle tartışmaya açılır. Üstadın bu görüşüne katılmayanlar delillerini ortaya koyar. Söyleyecek birşey olmayan da salça olmadan bekler ve en sonunda az çok hakikate yaklaşır. O taraf ya da bıu taraf mühim değil. Yahut Mesele kitaplar etrafında gidersek 4. Murat' başlığını açarsın onun altında üstadın fikrini sonra da mesele hakkında kim ne demiş yazarsın. Bizde tarih cahili olarak okuruz istifade ederiz. Yahur Sigara bahsini açarsın gene aynı şekilde. Açılan bahis hangi kitapta geçiyor sayfa numarasıyla verilir tartışılır. Böylece Üstad bir hatta etmişse ve biz de herhangi bir alimden bulup bunu ispatlamışsak o fikirden vazgeçer Üstada affı için dua ederiz.

Bütün bunlar yapılırken de sessiz sakin hakkaniyetli ve hakka açık bir şekilde yapılır. Mesele dağılmaz. Böylece üstadın lehine ve alieyhine fikirleri de öğrenmiş oluruz. Ama şimdi ne oluyor? Toz duman.

Allah ıslah etsin ya... Ben biliyorum ki şu an bunu okuyan haline şükredip oh be şu vahhabi gibi değilim elhamdülillah ehli sünnetim ben cübbeli hocam var benim falan diyordur. Allah ıslah etsin. Halbuki Allah şahit ben çok isterdim şurada Mezheb İmamlarımızın ve Ebu Hanifenin itkad esaslarını yazayım. Ancak bünye meselesi. Ben alışana kadar 4-5 sene geçti. Hatırlıyorum da zamanında cihadı Efgani başlığında bugün beni çıldırttıkları gibi çıldırtmıştım :) Halbuki ulan sıpa sen ne bilirsin kapa çeneni de bir oku bakalım dese ne diyecektim :)

Kusuruma bakmayın konu dışı biraz sitem ettim.

Hadi esselamu Aleyküm...


Tamam kardeşim yanılmadım ilmi bilgin yok yukarıda yazdıklarım sinirini bozabilir cevap yazamayışına karşın seni suçlamıyorum bu ilim gerektiren bir konu. ha sen dersen ki sen kim oluyorsun? ben bu ilimlerin eğitimini alan kişi olarak hakkı savunuyorum .. ehli sünnet itikadından sapmadan yoluma devam ediyorum .. kimseye karşı taassupçuluk yapmıyorum...

anladığım kadarıyla vehhabilik ve şianın ülkemizde dönen dolaplarından bi habersin .. bak bazı hocalar ehli sünnet altında vehhabiliği yayıyorlar bunlara karşı ilim lazım sen diyemezsin ki ben hakkı bulayımda kimden olursa olsun ... işte bu körü körüne bağlanmak olur.. ben onlardan değilim çok şükür...

bak kardeş ilmi bilgin olmadan bilmediğin konularda yorum yapma cesaret bile gösterme ! bu siteye girmeyişin ehli sünnet için batıl fikirlerini yaymaman adına güzel olur fethem !


Tevbe kapısı açık dediysek, yeni günahlara koşman mı gerek...?

#30
Hâcegân

Hâcegân

    Müdavim

  • YüzBaşı
  • 1.075 Mesaj sayısı:
Selmanbey efendi...

Cüneyd Bağdadi'yi nasıl bilirsiniz? Cevap verip vermemekte elbette ve haliyle hürsünüz!



'Ben şunu kesinlikle anladım ki bir şeyi anlamak için önce ona bir istidat gerekir. Önce "ben hakkı bulayım da kimden olursa olsun" diye düşünmek gerekir. Aksi takdirde kapı-duvar! Sen ne anlatırsan anlat boş... Hele ki anlatmak istediğin meselenin m sinden bile haberdar olmayan bir insan varsa karşında ki bunun için kimse kınanmaz, işin çok zor!


Sen böyle garip şeyler yazmaya başladın mı ben hemen hükmü basıyorum: 'Peki'nin farklı versiyonu ile karşı karşıyayız! Neyse, boş ver veya verme!

O değil de... Geçenlerde sarhoşun biri bana yakası açılmadık küfürler sıralıyor! Aklımdan geçirdim saniyeler içerisinde; 'Şu adamı bir güzel döveyim!' Sonra... Evet sonra birden kendime geldim ve dedim ki, bu adam sarhoş, sarhoş bu adam ki, şuuru yerinde değil. Alkolün etkisi ile genel ahlak kurallarını es geçerek bana küfür ediyor. Kendine geldiği zaman bu yaptıkları kendisine anlatıldığında, yaptıklarından üzüntüye kapılıp benden özür dilerse ne ala... Dilemezse aklımdan geçirdiğim ilk şeyi yaparım olur biter...

Derkene... Yoluma devem ediyorum...

Yol karanlık mı karanlık... Şimdi teymiyeciler olaya zahiri yaklaştıkları için bu ifade kimyalarını bozar, anlam vermezler! ifadeye de derlerki, 'Ne demek istedi bu şimdi?'... Etraf pek karanlık diyelim o zaman, etraf pek karanlık, yolda yürüyorum küçük fenerimle yön arayarak... Karşıdan bir ışık huzmesi beliriyor... Yaklaşıyor, yaklaşıyor, iyice yaklaşıyor ve yaklaştıkça gözlerim kamaşıyor... İşte tam karşımda duruyor... Duruyor ama bu karşımda duran otomobilin markası ne, içinde kim veya kimler var? Bu ışığın gözümü kamaştırması, karanlığın beni boğmasından daha çetin! Işığın şiddetinden gözlerim öyle bir kamaştı ki, karşımda olduğu gibi duran hakikati görmemekten ama buna rağmen üstün çabalarımla görebildiklerim kadar kendimce hakikati söylerken genel kabulün dışında şeyler dile getirmekten çok korkuyorum... O anki göz kamaştırıcı şiddetten içime düşen heyecan ve korku da çabası... Ne söylersem söyleyeyim mazurum göz kamaştırıcı ışık dolayısı ile... Eğer o ışık kayıp olur, şuurum yerine gelirse ve işte tam bu haldeyken ben... O ışığın şiddeti altında söylediklerimi, araba gerisin geriye son sürat giderken, ışığın şiddeti bir ipliğe dönerken hala daha tekrar ediyorsam... Ben hale daha o genel kabulün dışında kalan şeyleri söylüyorsam, samimi değilimdir ve hatta delirmişimdir... Yok eğer o söylediklerimden tövbe ediyorsam, lütfen beni mazur görün! Işığın şiddeti aklımı başımdan aldı...

Otursaydınız, daha karpuz kesecektik, diyen birine karşı, gözleri ile karpuz arayan tipler de bir acayip! Adam bulutlarda uçuyor, derse biri... 'Niye, uçağa mı binmiş!' diyen güzel kardeşlerim, lütfen adamın mutluluk payını da hesaba katın... Bu kadarla kalsa iyi ya, bazı kardeşlerim de adam gerçekten, bizatihi havada uçuyor zannediyor. O kadar yani... Damarımı kessen bordo mavi kan akar desem, adamlar kanımın bordo mavi olduğunu düşünecek. En büyük Trabzon desem, Allah'a ortak koştu diyecekler. Ocağımı incir ağacı diktiler desem, hakikaten gelip ocağımda incir ağacı arayacaklar ama işin vakıa boyutu ile hiç alakaları yok...

Biz de kimine göre saçmaladık, kimine göre... Neyse... 'Peki'...
Onlar ki, sıfırlarda rakamları bulmuşlar,
Fikirden kurtularak, ölümden kurtulmuşlar.

#31
mütereddid

mütereddid

    Co Admin

  • General
  • 776 Mesaj sayısı:


günümüzün en büyük hastalıklarından biri de Kuranı Kerimde geçen bir manayı olduğu gibi alıp hayata tatbik etme hezeyanıdır. Kuranı Kerimde maide suresi 6. ayette cenabı hak "Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı da (yıkayın). " buyurmaktadır. burada ki mes verme işlemini baş ve ayak için bir tutan günümüzün sivri zekalı hocaları, ayak için mes vermenin farz, yıkamanın ise sünnet olduğunu söylemektedirler.(mustafa islamoğlu). halbuki Peygamber Efendimiz sav ki baştan sona Kuranı Kerimi hayatında yaşayıp, açıklayıp bizlere öğretmiştir, kendisinden gelen sahih bütün rivayetlerde ve yalanda birleşmesi mümkün olmayan onlarca sahabe efendilerimizin rae aktarımıyla her zaman abdest esnasında ayaklarını yıkamıştır. hiç bir yerde (mes kullanmaya ait özel durumlar hariç) ayağına mes verdiği rivayet edilmemiştir. şimdi hiçbir mazereti yokken üşengeçliğinden(başka bir açıklaması yok) ayaklarını su ile yıkamayan biri abdest almış olmaz. bunu apaçık bilen birinin de böyle bir kimsenin arkasında namaz kılması doğru olmaz lakin, sizden başka, bu şahsın abdestinde kusuru olduğunu bilmeyen cemaat varsa benim bildiğim fitneye sebebiyet vermemek için o namaz kılınır ardından da tarafınızdan iade edilir. bu adamı da niye böyle yapıyorsun diye uyarmak lazım, sessiz kalmamak lazım.(emri bil maruf nehyi anil münker vazifemiz var). mümkün mertebe böyleleri imamlık yaptığında mescidde veya camide bulunmamaya da çalışılmalı.

şiilerde abdestte ayaklarını meshederler.onlarda ayeti olduğu gibi aldıklarından bu hataya düşmüşlerdir. ehli sünnet çizgisinde 4 mezhebe mensup bir müslüman abdestini Peygamber Efendimiz sav in aldığı gibi alır namazını da o Rasulullah sav nasıl kılmışsa o şekilde kılmaya çalışır. 4 mezhepte uygulama böyle, değişmez...


Abdulaziz Bayındır'ı da katınız: Video

#32
HİÇ

HİÇ

    Emektar

  • YüzBaşı
  • 1.035 Mesaj sayısı:

Abdulaziz Bayındır'ı da katınız: Video


o ikisi zaten siyam ikizi, birinin ak dediğine öbürü kara demez. aynı tornadan çıkmış adamlar. ezcümle Allahu Teala şerlerinden emin eylesin inşallah.

#33
Misafir_Ibrahim kalbi temiz_*

Misafir_Ibrahim kalbi temiz_*
  • Guests
أَمْ أَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَاءِ أَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا ۖ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذِيرِ
Yoksa siz, gökte olanın üzerinize taş yagdıran bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? Tehdidim nasilmis bileceksiniz.
Sure Mülk, âyet 17
"bu kurana göre sapık kimdir acaba Allah göktedir diyen mi? demiyen mi?"



Cevap Ekle