Jump to content
Sign in to follow this  
Vakıf Ahmet

Deli Ve Hatıra

Recommended Posts

Koşu yapıyordum. Yolda, garip kılıklı ve mahzun birisinin yanından geçerken ''Ağbiii goşak mı?'' dediğini işittim ve tebessüm ederek gel dedim. Gel dememle birlikte kısa mesafeli bir depar attı :) ve beni geride bıraktı sonra hafif yavaşlayarak '' hadi la abi la goşsana la'' diye tepki verdi. Sonra durdu ve ben ona yaklaşınca sırtıma eliyle vurarak ''Abi hangi takımda oynuyon?'' dedi :) Nefes nefese ''hiç bir takımda oynamıyorum'' dedim. Biraz düşündükten sonra ''Ağbii Fener'e mi transfer olacan'' dedi :) Gözlerimin içine hayran bir ifadeyle bakarak bunu demesi ve bir deli kulu safiyetinin beni mest etti ve kısa ve şiddetli bir kahkaha attım.

 

Bana ''Ağbiii'' derken sanki göz alabildiğine uzakta ki birisine bağırırcasına abi demesiyse bu tatlı insana ayrı bir güzellik katıyordu. Bana abi diyor ama benden muhtemelen 10, 15 yaş büyüktür. Ben kahkaha atınca kafasını öne eğerek depar attı ve ilerde kesilip beni bekledi. Yanına gelince 'benle beraber koş' telkinime olumlu cevap verdi ve nerelisin diye sorduğumda buralıyım dedi. Koşarken konuşmak güç ve zahmetli olduğu için başka birşey sormadım ve biraz koştuktan sonra '' bi ciğara verele'' isteğine 'sigaram yok' diye karşılık verince koşmayı bıraktı ve bana bir küfür salladı :D Normal bir insan bu küfür etseydi muhakkak kavga çıkardı. Bu mahzunun ve hoş garibin tavrı ve küfürü öyle hoşuma gitti ki aklıma geldikçe gülüyorum. Ben koşarken hala arkamdan galiz sözlerini saymaya devam ediyordu :D Dün koşarken onun için cebime sigara koydum ama karşılaşamadık.

 

Hepimizin çevresinde böyle insanlar vardır. Buyrun bu müstesna insanlarla alakalı hatıralarımızı paylaşalım.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Kardeşim koşman çok hoşuma gitti.Spor yapmak iyidir.Genelde bu gibi insanlar senin karşına çıkıyor :D .Neyse sen böyle devam et ama şu sigaraya da bir son ver artık...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Henüz daha çocuk sayılacak bir yaştayım 11-12 civarı.Köyde Deli Havva diye nam yapmış bir kadın var.Küçükken iyi saatte olsunlar çarpmışlar rivayetlere göre,ne yapacağı belli olmazmış,uzak durmak lazımmış falan filan.Ben de öylesine bir korku oluşturmuşlar ki Hannibal lecter ile Frankestian arasında bir yer vermişim kadına zihnimde.Felaket korkuyor hatta evinin önünden geçerken aklıma gelen bütün duaları,sureleri bir çırpıda okuyuveriyorum.

 

Birgün kuzenimle beraber köyün parkındaki (bankta yok) taşlardan birisine oturmuş büyük bir keyifle çekirdek çitliyoruz..Akşam namazı okunmuş çocuklar evlerine dağılmaya başlamışlar bile.Annemin namazdan sonra çocuklar dışarıda kalmaz tembihleri de ben artık büyüdüm edasıyla göz ardı edilmeye başlanmış.Parkta biz ve tüyleri dökülmüş uyuz köpek dışarısında bir Allahın kulu bulunmamakta.Yanımda; "artık gidelim geç oldu bak bu saatte buralarda kimin olacağı belli olmaz" diye mızıklanan kuzenim dışında keyfim oldukça gıcır.Ne de olsa büyümüşüm ve özgürlüğün tadını çıkartıyorum.Ben bu havalı düşünceler içerisinde kuzenime korkak muamelesi yaparken,bize doğru yaklaşan hafiften bir ayak sesi duyup irkiliyorum normal olarak. 40-45 yaşlarında oldukça normal giyinişli ve görünüşlü bir teyze geliyor yanımıza.İçimden belli belirsiz neden irkildiğimi anlayamama ve rahatlama duygusu geçiyor.Teyze yanımıza gelip rahat bir şekilde toprağın üzerine bağdaş kurup oturuyor.Hayırdır Teyze seni bizimkiler mi gönderdi diyorum.Yüzüme derin derin bakıyor çıt yok.Nerede yanlış yaptım acaba niye cevap vermiyor bu kadın diye düşünürken; çekirdek paketini gösterek Gımıcık ver bakem diyip paketi elimden çekerek alıyor ve yemeye başlıyor.Bir yandan oldukça normal görünüşlü bu kadının yaptıklarına mana vermeye çalışırken bir yandan da çekirdek yemesine dikkat kesiliyorum.O yiyişi hala unutamam ağzına atıp içini yemeden direk dışarıya tükürüyordu:D Her neyse, ben bu tuhaf kadına dalmış seyrederken kuzenimin kolumu cimciklemesi ile uyanıyorum.Ne oluyoruz ya diye yüzüne bakıyorum suratı bembeyaz kesilmiş bana kaş göz ile bir şeyler anlatmaya çalışıyor.En sonunda kulağımaGitmemiz lazım bu Deli Havvadiye fısıldamasıyla kendime geliyorum.Öylesine içten bir hiiii çekip ayağa fırlamışım ki kuzen hala anlatıp anlatıp güler.Refleks sonucu yaptığım saçma hareketlerden sonra arkama dahi,hatta kuzenimi bile düşünmeden bakmadan koşmaya başladığımı hatırlıyorum.:D

 

Bazen insanlar olayları ve kişileri anlatırken aşırı derecede mübalağada bulunma hastalığına yakalanıyorlar.Ve bu ne yazık ki her şeye olduğu gibi bakan, içinde yalan,uydurma olabileceğini düşünmeyen çocukların gözünde çok tehlikeli bir hale bürünebiliyor.Geçen sene köye gittiğimde babaannemin yeni evinin o teyzeninki ile bitişik olduğunu gördüm.Evde pişirilen yemekten kokmuştur diye bir tabağa koyup götüreceklerdi,ellerinden kapıp kendim götürmek istediğimi söyledim.Yine hiç konuşmadı gözlerimin içine o derin bakışlarıyla bakıp aldı elimde ki tabağı.Söylemek istediği ama anlatamadığı o kadar uzun cümleler saklıydı ki o bakışlarda.Çocukluk sayılacak yaşta yaptığım terbiyesizliği düşünüp bir kez daha sol yanım acıdığını hissettim.

Share this post


Link to post
Share on other sites

çok komik bu olayların yaşandığı yerler içanadolu olma ihtimali yüksek :D küçükken benide normal kıyafetli bir o kadarda gerçek bi hatun taşla kovalamıştı hemde ona çay ikram ettiğim halde o gün bugündür dilencilere bakış açım değişti :D

Share this post


Link to post
Share on other sites

Mahallenin meczup teyzesi (hayli meczuptur,eski öğretmendir,çocukları da vardır rivayete göre) ki 'sibel' oluyor o.Yaşlıca,beki 50 ama üstü değil.

Sigara içer,çöp yer,makyaj yapar,kusar kısaca deliye özgü her eylemi başarıyla gerçekleştirir.Sigara kullanmadığım o güzel günlerin birinde yine ıslık öttüre öttüre yürüyorum sokakta,yanda apartman giriş merdivenlerine oturmuş sibel'i gördüm.Rujla yanaklarına garip işaretler çizmiş,bacakları hafif açmış.Dekolte takılıyor.Ben yine huyumdur tip tip bakıyorum mallığıma. 'Sigara ver lan bana' dedi.

'Yok ki' dedim ben de haliyle.

O an ne düşündüğünü bilemediğimden sadece icraatını aktaracağım.Saniyelik zaman dilimleri arasında oturduğu yerden kalktı (dombişdir az) ve bana arkasında ne halta sakladığı belli olan hayvani kaldırım taşını fırlattı.

Ölmedim.

Share this post


Link to post
Share on other sites

neden bazı yaşlı kadınlar fevri hareketleriyle toplumdan soyutlanmış ve çocukların rüyalarına giren bi kabus haline gelmiştir :D cevap: her kadını çileden çıkaracak bi erkek mutlaka vardır :D (kocası;baBASI veya erkek kardeşi vs )

bizim ordada deli şerafettin vardı erkek deli :D

Share this post


Link to post
Share on other sites

Her köyün bir delisi var kesinlikle. Ve bunlar çok Zeki adamlar oluyor genelde. Bir sürü telefon numarasını ve plakaları ezberden söyleme, seni bilmem nerede bilmem ne tarihinde gördüğünü asla unutmama gibi garip özellikleri oluyor :) ve itiraf edeyim korkuyorum bu tiplerden. Yüzlerine bi kere bile bakmıyorum aman bana sarmasın diye. En çok sevdiğim deli profili ise şu: Bağıra bağıra türkü çağırıp gezenler ..

Çünkü denize karşı bir kere avazım çıktığı kadar bağırma arzusunu gerçekleştirememiş biri olarak imreniyorum :) (süperego çok baskınsa demek ki)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Çünkü denize karşı bir kere avazım çıktığı kadar bağırma arzusunu gerçekleştirememiş biri olarak imreniyorum :) (süperego çok baskınsa demek ki)

hafakan_..................bakakalır :) nasıl işbu misali.....

Share this post


Link to post
Share on other sites

hafakan_..................bakakalır :) nasıl işbu misali.....

Siz ya bakakalıyor ya hayretinizden bir şey diyemiyorsunuz genelde sanırım :) Ani şoklardan aman uzak durun..

Share this post


Link to post
Share on other sites

sukünete , pek alışkın değilimde ben. ve çok sakinlik şaşırtır beni. onun için donuyorum o durumlarda

Share this post


Link to post
Share on other sites

sukünete , pek alışkın değilimde ben. ve çok sakinlik şaşırtır beni. onun için donuyorum o durumlarda

Zaten tanıdığım kadarıyla sakin bir mizaçla yakından uzaktan alakanız yok. :) Aslında millet olarak böyle coşkulu insanlara ihtiyaç var. Tabi kırmayan ve yormayanından ;)

Share this post


Link to post
Share on other sites

bilerek kırmak tabiki olmazda, yorma olayı....... kişi karşısındakini yorarda bazen ... bayarda..... ama şu, elden geldiği kadar idare..... :) nefis yapmaya gerek yok gocunmayada. yoksa eğrinin hertarafta binlercesi var

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
Sign in to follow this  

×