İçeriğe git

Foto

Hayrettin Karaman'a Reddiye


  • Please log in to reply
Konuda 11 cevap var

#1
tazir

tazir

    Super Moderator

  • Albay
  • 1.032 Mesaj sayısı:
Yeni Şafak Gazetesi ve Başköşesindeki Yazar Hayrettin Karaman

Yeni Şafak gazetesi yayın hayatına başladığından beri dini,tarihi ve kültürel yayınları okuyucularının kütüphanelerine kazandırmaktadır. Bu politikası gereği pek çok eseri okuyucularına hediye etmiştir. Ancak bu kitapların seçiminde baz aldığı kriterler bende, Yeni Şafak gazetesine karşı bir sorgu ve kuşku hissi uyandırmıştır. Bunlara örnek vermek gerekirse yayın hayatının ilk yıllarında vermiş olduğu Pakistanlı Ebu Ala el Mevdudi’nin Üstad Necip Fazıl’ın ifadesiyle “Merdudi” nin Tefhimuli Kuran isimli tefsiridir. Tefsir verme isteği elbette güzel bir istek ama İslam ulemasının yüzyıllardır Müslümanlar için kaynak kitap mesabesinde yazmış bulundukları muteber, ciltlerle tefsirleri ortadayken hiç yazılmış tefsir yokmuş gibi Müslümanların önüne Mevdudi gibi tartışmalı birinin tefsiri Yeni Şafak gazetesi tarafından altın tepside sunulmakta. Bu ülkemizde önemli bir sorundur. Tefsir denildi mi ya Mevdudi ya Seyyid Kutup bu iki tefsir yazma ehliyetine sahip olmayan kimsenin tefsirleri Müslümanlara önerilmekte. İsmail Hakkı Bursevi Hz. Lerinin Ruhul Beyan tefsirine ne oldu,nerede Fahreddin-i Razi’nin Tefsiri Kebiri? Bağdat kütüphanelerinde Körfez Savaşı’ndan önce Hafız Şahin isimli bir müfessirin 1000 ciltlik tefsirinin bulunduğunu kaçımız biliyor? Mevdudi ki Pakistan da fikirlerini yaymaya başladığında Pakistan’ın ehli sünnet alimleri ona reddiyeler yazıp yanlış yolda olduğunu beyan etmişlerdir.Merhum Ahmed Davutoğlu Hocaefendi’nin Dini Tamir Davasında Din Tahripçileri isimli eserinde de Mevdudi’nin gerçek yüzüyle alakalı vesikalar mevcuttur.Bir başka örnek de Hamidullah’ın yine Üstad Necip Fazıl’ın ifadesiyle Baidullah’ın İslam Peygamberi adlı hezeyan dolu kitabıdır. Bu eser daha kapağındaki ismiyle içinde barındırdığı zehri sızdırmıştır. Büyüklerin “küp içindekini sızdırır” tabiri bu kitapta ayan beyan ortaya çıkmıştır. Cenab-ı Hakk’ın bütün insanlığa,alemlere ve topyekün kainata peygamber olarak gönderdiği, insanlığın zirve noktası Kainat’ın Efendisi sav i,sadece Müslümanların peygamberi olarak göstermesi İslam dininin itikadi esaslarına ters düşen bir durumdur. Ehli sünnet çizgisindeki Müslümanlar daha bu kitabı ellerine alır almaz bu kitapla ve yazarı ile alakalı kıymet hükmünü kitabın adına bakarak çok rahat verebilmektedirler. Ne gariptir ki Mevdudi örneğinde olduğu gibi Ehli sünnet ulemasının Peygamber Efendimiz sav ile ilgili ciltler dolusu son derece kıymetli siyer kitapları ortadayken daha ismiyle içindeki fitneyi ortaya dökmüş olan ve içinde Allah Rasulu sav e hakaret ve iftira boyutuna kadar edepsizlik sınırlarını zorlayan Hamidullah’ın İslam Peygamberi adlı kitabına mı kaldı Müslümanlar? Ne hazin bir tablo. Sözde İslama hizmet özde İslama hıyanet. Bir başka örnek de İbni Teymiye aşığı Ebu Zehra’nın Mezhepler Tarihi adlı kitabıdır. Bütün reformistlerin ve akılcıların fikirde önderi konumundaki İbni Teymiye’yi anlatmaya kalksak bu yazının amcını fazlasıyla aşmış oluruz. Muhammed Abduhların,Cemaleddin Efganilerin,Reşid Rızaların,Vahhabilerin ve ülkemizdeki uzantılarının fikir babası İbni Teymiye dir. Ehli sünnet karşıtı fikirleri bilinen bu adamın göklere çıkarıldığı ve kendisinin bir mezhep imamına denk mertebede gösterildiği, Mezhepler Tarihi adlı bu kitap Müslümanlara bir hediye midir yoksa saf kalplere atılmış bir fitne tohumu mudur? Maalesef bu tür örnekleri Yeni Şafak ile alakalı çoğaltmak mümkündür.
Gelelim şimdi de bu yazıya sebep olan durum ile alakalı değerlendirmemize.Yeni Şafak Gazetesi İslami kimliği ile Müslümanlar tarafından tercih edilen bir yayın organıdır. Böyle bir kurumun okurlarına vereceği hediyelerde daha hassas davranması gerekmez mi?Belki yanlış yönlendirmelerle bir kere ehli sünnete muhalif bir kitap verildi diyelim ki bu zaten çok büyük bir vebaldir, aynı paralelde bir çok kitabın halis Müslümanlara kaynak esermiş gibi gösterilip, Müslüman hanelere kültür armağınıymış gibi cilalı etiketlerle sokulmasının vebalini kim nasıl verecek? Hiç mi içinde Allah korkusu bulunan, bu duruma dur diyecek kimse yok o kadro içerisinde?

Bu gazetenin baş köşelerinden birinin sahibi de islami mevzularda otorite olarak gösterilen Prof.Dr. ünvanına sahip Hayrettin Karamandır. Zaten isminizin önünde Prof.Dr oldu mu olay zaten bitmiş demektir. Koskoca profesör olmuş adam vardır bir bildiği mantığı yüzünden bu insanlar artık kontrolden çıkmış durumdadır. Profesör oldun da ne oldun? Kendini mezhep imamlarına nasıl denk görürsün? Hiç mi Allah korkusu kalmadı yüreklerde? Onların aldığı ilmin kaçta kaçı var sende de boyundan büyük işlere kalkışırsın? Hayrettin Karaman ile alakalı kıymet hükmünü de yıllar önce onun hocası Merhum Ahmed Davudoğlu “Dini Tamir Davasında Din Tahriçileri” isimli kitabının son kısmında ortaya koymuştur. Bu yazıyı yazmama sebep de Hayrettin Karamandır. Gittiğim bir yerde gözüme ilişen Yeni Şafak Gazetesi’ni göz atmak maksadıyla aldığımda, Hayrettin Karaman’ın okuyunca kemiklerime kadar beni ürperten yazısına şahit oldum.Yazıyı okuduğumda elim ayağım titriyordu. 20.01.2011 tarihli “Ashabın Tamamı Yıldızlar Gibi Midir?” başlıklı yazı Peygamber Efendimiz sav in bize anlattığı sahabe sevgisine tam manasıyla zıt bir yazıdır. Allah Rasulu sav in ashabıyla ilgili(tabi hocaefendiye göre bunlar da sahih olmayabilir,kendisi fıkıhta otorite olduğu gibi hadiste,tefsirde,siyerde ve bütün İslami ilimlerde otorite ya) pek çok hadisi şerifi olduğu ortadadır. Kainatın Efendisi sav “Ashâbımı bana bırakın. Canım elinde olan(Allah)a yemîn ederim ki, uhud dağı kadar altun harcasanız onların amellerine yetişemezsiniz” buyurmuştur. Sahabenin üstünlüğü ile alakalı ehli sünnet alimlerinin sayfalarca yazısı bulunmaktayken Hayrettin Karaman hezeyan dolu yazısında Allah Rasulu sav in vahiy katibi Hz.Muaviye ra ı sevmediğini beyan etmektedir. Bu nasıl söylenir hem de otorite olarak gösterilen bir ilahiyatçının ağzından. Bu nasıl bir nefrettir böyle bu nasıl bir fitnedir Müslümanların kalplerine atılan. Hz. Ali ra ve Hz. Muaviye ra arasında yaşanmış olan olayları bizim değerlendirip birisini masum birisini suçlu addetmemiz haddinibilmezlik değildir de nedir? Arslanlar güreşmiş bu durumdan bize ne size ne sana ne???. Herkes ilmini bilsin boyunu aşan mevzulara girmesin.Biz sahabenin zirvesi olan Hz. Ebubekir ra ı da severiz sahabenin en gerisinde olan Hz. Vahşi ra ı da severiz ve Allah rasulu sav in bütün sahabelerini canı gönülden severiz,hepsini baş tacı biliriz ve hepsinin gittiği yolu ahiret yolunun kılavuzu biliriz. Sahabe Efendilerimizin rae bizim sevgimize ihityacı mı var? Tam tersine bizim onları canı gönülden sevmeye ihtiyacımız var. Cenab-ı Hakk bu tür söylemlerden, düşüncelerden bizleri muhafaza buyursun. Müslümanların gönlünde sahabeye karşı kuşku uyandırmaya çalışanlardan, onları sevmediğini açık açık beyan edenlerden, ehli sünnet çizgisine muhalif kalem oynatanlardan kısacası Allah Rasulu sav in ahir zamanda ortaya çıkacağını beyan ettiği ahir zaman alimlerinin şerrinden bütün İslam alemini muhafaza buyursun.

nfkkfn 2011

"Bugün mü yarın mı bilemem ama Ayasofya açılacak"

#2
serdengectik

serdengectik

    Müdavim

  • YüzBaşı
  • 306 Mesaj sayısı:
hayrettin karaman önümüzdeki 500 yıl içinde hilafetin kurulmaması ,için elinden geleni yapıyor.

hilafetin çağımıza uymadığı, getirmenin mümkün olmadığı getirirsek müslümanlara zulmetmiş olacağımız anlatarak bizi aydınlatıyor(!).

islanda recmin olmadığını ispat etmek için makaleler yazıyor.efendim uygulayanlar olmuştur ama böyle bir emir yoktur diyor.

sonra cemalettin efgani diye bilinen iranlı mason hakkında "soyu bilinmemekle birlikte seyyiddir" diyor.

kısaca müslümanların yoluna taş koymak için elinden geleni yapıyor.yaşar nurinin yetişmesinde ne derece katkıları olduğunu bilmeyen bizim müslümanlar da oturmuş seyrediyor.

#3
tazir

tazir

    Super Moderator

  • Albay
  • 1.032 Mesaj sayısı:
ehli sünnete onun kadar zararı olan var mı biliyorum. haftada 3-4 yazı yazıyor hepsinde ayrı ayrı fitneler? müslümanlar içinde popüler olmasa umrumda olmaz ama hayrettin hoca böyle dedi diye peşinden büyük bir kitleyi sürükliyor. Allah yolunun yolcusu adamın yüzünde nur olur. kapkara suratıyla müslümanlara içerden darbe vurmakta...

müslümanların gözünü açması lazım,Allah cümlemize gören göz nasip eylesin...
"Bugün mü yarın mı bilemem ama Ayasofya açılacak"

#4
serdengectik

serdengectik

    Müdavim

  • YüzBaşı
  • 306 Mesaj sayısı:
Amin

#5
La_edri

La_edri

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 79 Mesaj sayısı:
Abi bu "Mahvettin Karaman" İsyanoğlu, merdudi, baudillah,efgan, abduh vesair i-rezil kepaze tipler okumuş cahiller, küfür gemisinin şerli tayfalarıdır bu küfre sapmış puruvadan çıkmış geminin serdümenide ibni teymiye...önce belli bir noktaya gelene kadar rüşdlerini ıspatlıyorlar mülayim mütevazi bir tavır takınıyorlar, itibar gördükten sonrada öz ağızlarından öz karakterlerini, cerahatlerini kusuyorlar. ne yaman taktik değil mi?

Allahualem merdudi tefsirinin dağıtımına yada tercih edilmesine karaman önayak olmuştur.günahını almak istemem ama :)

neyse vela havle...

Sür çıkar ağyârı dilden tâ tecellî ede Hakk,
Pâdişâh konmaz saraya, hâne mamûr olmadan.

#6
MÜNZEVİ

MÜNZEVİ

    Müdavim

  • Teğmen
  • 475 Mesaj sayısı:

Cenab-ı Hakk bu tür söylemlerden, düşüncelerden bizleri muhafaza buyursun. Müslümanların gönlünde sahabeye karşı kuşku uyandırmaya çalışanlardan, onları sevmediğini açık açık beyan edenlerden, ehli sünnet çizgisine muhalif kalem oynatanlardan kısacası Allah Rasulu sav in ahir zamanda ortaya çıkacağını beyan ettiği ahir zaman alimlerinin şerrinden bütün İslam alemini muhafaza buyursun.

nfkkfn 2011


Amin
Allah razı olsun.
Her cana ki ölümü takdir etmiştir Ezel,
Hakk'ın sevdası ile ölüvermek ne güzel!

#7
bozkurt

bozkurt

    Moderator

  • BinBaşı
  • 142 Mesaj sayısı:
Hz. Ali ile Hz.Muaviye arasındaki mesele nefsi değil , ilmidir. Hz. Muaviye'nin yanılmış olması O'nu sahabilik makamından indirmez.Bu kavgadan mezhep çıkaranlar , nefislerinin peşinden giderek ,kuru akılcılığı yaymışlardır.İlmi otorite eksikliği , farelere fırsat verir her zaman.

#8
Selmanbey

Selmanbey

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 249 Mesaj sayısı:
Gonuldaslar, Ali Radiallahu Anh Hazretlerinin zamanindan ve ozellikle Muaviye ile ilgili meseleleri net bir sekilde ogrenmek isterseniz Ahmed Cevdet Pasa'nin Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefa kitabini omeririm. Ayrica bulabilirseniz Imam Zehebi Hazretlerinin Tarihi cok iyidir dalinda. Kendisi siyerde bir numaradir zaten. Bundan sonra bu savas nefsi midir yoksa ilmi midir anlasilir. Gene de bana kalirsa bu meseleleri bilmekle beraber herhangi bir kiymet hukmu belirtmeden Allah'a havale etmek en guzeli...
Çile kapısından erişilecek dünyayı bilseydin, yatağını ve yorganını satardın!

#9
mütereddid

mütereddid

    Moderator

  • BinBaşı
  • 536 Mesaj sayısı:
Yüz nasıl kapkara oluyor/kimlerin yüzü kapkara oluyor? Dış görünüş/dışa ait çizgiler -misal kellik, kepçelik de- birer kıstas mı sizin için? Buğday tenli Zekeriya Beyaz'ın şaşılığından mı belli sapıklığı mesela? Ya da, Bilal-i Habeşi'ninkisi ne tür bir esmerlik?

Anlayamıyorum. Yahut siz bir sarrafsınız, ben göremiyorum.

#10
tazir

tazir

    Super Moderator

  • Albay
  • 1.032 Mesaj sayısı:

Yüz nasıl kapkara oluyor/kimlerin yüzü kapkara oluyor? Dış görünüş/dışa ait çizgiler -misal kellik, kepçelik de- birer kıstas mı sizin için? Buğday tenli Zekeriya Beyaz'ın şaşılığından mı belli sapıklığı mesela? Ya da, Bilal-i Habeşi'ninkisi ne tür bir esmerlik?

Anlayamıyorum. Yahut siz bir sarrafsınız, ben göremiyorum.



mütereddid kardeşim farklı noktalardan olaylara temas etme kabiliyetini inkar edemem. sana şu an ki papa örneğini verebilirim. pana benedict var ya hristiyan aleminin sözde ruhani lideri, ya bu adamı gece karanlığında hamile biri görse çocuğunu düşürür Allah muhafaza. adamın yüzünden nasıl bir şer akıyor bunu görmek için insan sarrafı olmaya gerek yok. şunu da söyleyim öyle zenciler vardır ki yüzü projektör misali kendi başına bir mahalleyi aydınlatır. hayrettin karamanın yüzüne gelince benim içimi karartıyor, sevimli gelmiyor bana. hani üstad diyor ya;

O yüz,her hattı Tevhid kaleminden bir satır;
O yüz ki, göz değince Allahı hatırlatır...

fazla söze ne hacet...
"Bugün mü yarın mı bilemem ama Ayasofya açılacak"

#11
tazir

tazir

    Super Moderator

  • Albay
  • 1.032 Mesaj sayısı:
Din tahripçisi Reşid Rıza'nın "Telfik-i Mezahib" (Mezheplerin Birleştirilmesi) adlı ehli sünnet müslümanları için fitne kaynağı kitabını müslümanlara hizmetmiş gibi Türkçeye çeviren ve müslümanlar için ihanetlerin en büyüklerinden birini yapan ve bu fikriyatını yıllardır ince ince ve sinsice müslüman dimağlara zerketmeye çalışan Hayrettin Karaman bugünkü yazısında da bunun kendi açısından güzel, ehli sünnet açısında dehşetli bir örneğini vermiştir. Yazısı baştan sona mezhepsizlik ekseninde yazılmış ve o minvalde son paragrafta nihayete ermiştir.

İhvan Müslüman İran'ı destekler

Kuruluşundan beri İhvan'ın (Müslüman Kardeşlerin) riayet ettiği kural, ümmeti bölecek, parçaları birbirine düşürecek, birliğe zarar verecek davranışlardan uzak durmak, mezhep farklarını ön plana çıkarmamaktır. Özellikle ümmete düşman olan güçlerle mücadele eden Müslümanları desteklemektir. Bu kuralın varlık ve işlerliğini gösteren örnekler:
İhvan'ın kurucusu ve hâlâ manevi önderi olan Hasen el-Bennâ -Hocası Muhibbuddîn el-Hatîb'in aksine- Mısır'da, Sünnî-Şîî yaklaşması faaliyetine (takrîB) destek vermiştir.
Suriye İhvanı'nın lideri (el-murâkıbu'l-âmm) Mustafa Sibâî, "es-Sünnetü'n-nebeviyye" konulu kitabında aynı yaklaşımı benimsemiştir.
İhvan'ın üçüncü lideri Ömer Telemsânî ed-Da've dergisinde yazdığı bir makalede (Temmuz, 1985, sa. 105) şunları kaydetmiştir:
"Şîa ile diğerleri arasındaki siyasi ihtilaflardan uzak olarak İhvan, çeşitli mezheblere mensup bulunan Müslümanların safları arasında elle tutulur bir yaklaşmanın olması için elinden geleni yapmaktadır... Doğu'dan Batı'ya her yerdeki Müslümanların canu gönülden istedikleri bu birlik ve yakınlaşma konusunda gayret göstermezlerse her iki grubun alimleri dini vazifelerini ihmal etmiş olacaklardır."
Muhammed Gazâlî, "Keyfe nefhemu'l-İslam" isimli kitabında (s. 142):
"Öteden beri siyasi ihtiraslar, Müslümanların inançlarını da etkilemiş, dinden olmayan bazı hususları inanca dahil etmiştir; bunun sonucunda Müslümanlar -küçükleri dışında- iki büyük gruba ayrılmışlardır: Sünnîler ve Şîîler. Halbuki bu iki grup Tek bir Allah'a ve Onun Resulü Muhammed'e (s.a.) iman ediyorlar; her iki grubun inancı içinde Müslüman olmak ve kurtuluşa ermek için gerekli olan unsurlar mevcuttur."
Raşid el-Gannûşî (el-Hareketu'l-islamiyye ve't-tahdîs, s. 17):
"İslam'ın cemiyet düzenini ve devleti de içine alan kapsamlı tasavvuru üç büyük islâmî harekette mevcuttur: Müslüman Kardeşler, Mevdûdî'nin Cemâati ve İran'da Humeynî hareketi."
Mevdûdî (Mecelletu'd-d'ave, Ağustos 1979, sa. 19):
Humeynî devrimi islâmî bir devrimdir, bunu gerçekleştirenler Müslüman topluluk ve islâmî hareket içinde yetişmiş gençlerdir, bütün Müslümanların ve özellikle islâmî hareketlerin bu devrimi desteklemeleri ve her alanda yardımlaşmaları dini bir vazifedir."
İhvan'ın Küveyt'te çıkan el-Muctema' isimli degisinin başlangıç yazısını sözcüleri İsmâîl eş-Şattî kaleme almıştı (özeti): İmâmî Şîîler İslam ümmeti ve Muhammedî milletin bir parçası olduğu için, İslam'a ve ümmete düşman olan güçlerle mücadelelerinde onları desteklemek farzdır. Şah mecûsîliğin bayrağını taşıyor, imâmî Şîîler ise İslam bayrağını taşıyorlar. İran devrimi sonunda oluşacak islâmî kurumlar ve tecrübe, islâmî devlet kurmak isteyen diğer müslümanlar için de önemli bir birikim olacaktır."
İran'da Humeynî'nin liderliğindeki devrim başarıya ulaşınca İhvan, çeşitli ülkelerdeki temsilci/liderlerini topladı, özel bir uçak kiralayarak Humeynî'yi tebrike gittiler.
İhvan, son savaşında Lübnan Hizbullahı'nı ciddi bir şekilde desteklemiş ve Suûdî alim Abdullah b. Cibrîn, Hizbullah aleyhine bir fetva neşredince İhvan uleması buna şiddetle karşı çıkmıştır.
Mezhepçilik ve mezhebî siyaset ümmeti parçalar, birbirine düşürür ve tüketir. Mezhepçilik yerine -her grubun farklı mezhep inançlarını kendilerine bırakıp- ortak İslam imanında kardeş olmaya bakmak gerekiyor.

Hayrettin Karaman

http://www.habervakt...kler-53664.html
"Bugün mü yarın mı bilemem ama Ayasofya açılacak"

#12
tazir

tazir

    Super Moderator

  • Albay
  • 1.032 Mesaj sayısı:
kendisini İmamı Azam hazretleriyle, İmamı Şafii hazretleriyle bir tuttuğunun ispatı mahiyetindeki olan bu yazı star da kendisi ile yapılan röportajın son kısmıdır. görüldüğü gibi hayrettin karaman yıllardın aynı çizgide olduğunu söylüyor ki zaten öyle. ahmed davudoğlu'nun "dini tamir davasında din tahripçileri" adlı kitabında 30 sene önce hakkında yazılan neyse fazlası vardır ama eksiği yoktur. mezhepsizlik ekseninde ve müçtehidlik iddiasında çizgisini koruduğu kendisinin de beyan ettiği üzere ayan beyan ortadadır. yaşı da 80 olmuş ne diyelim Allah hidayet versin de yanlışlarından dönsün...


MEZHEPÇİLİKTE BİZ HALA AYNI YERDEYİZ

İÇTİHATLARIYLA Müslümanların pek çok güncel sorununa çözüm üreten Prof. Dr. Hayreddin Karaman bu sırada 'Mezhepsiz' eleştirisine de uğradı. Ama bugün eleştiriyi yapanlarla aynı noktaya yakın olduğu görülüyor. Kendisinin mi değiştiği, eleştirenlerin mi kendi noktalarına geldiği, yoksa bir sentez mi oluştuğuna yönelik soruya Karaman şu yanıtı veriyor:
"Doğrusu biz bulunduğumuz noktadan geriye gitmedik. Geriden bu noktaya doğru gelenler oldu. Bulunulması gereken yerden ileriye gidenler oldu. Bununla da uğraşmaktayız. İslam'ın değişmezleri konusunda dengeyi tutamayan arkadaşlar oluyor. Biz bulunduğumuz yerde duruyoruz. Hem geride kalıp orada olması gereken insanlara el uzatıyoruz. Onlar iyi niyetle bizim bulunduğumuz yeri yanlış görüyor da olumsuz beyanlarda bulunuyorlarsa 'mezhepsiz' falan gibi, bunlara da düşmanca davranmıyor, büyük bir alınganlık göstermiyoruz. Diyoruz ki 'Siz iyi niyetle söylüyorsunuz ama biz mezhepsiz değjliz.. Bizim mezhebimiz var. Gelin konuşalım. Nedir bu mezhepsizlik, neyi kastediyorsunuz? Böyle diyoloğu açık tutarsanız zaman içinde yakınlaşma oluyor. Böyle de oldu. Mezhep ayrılığı değil ama mezhepçilik (İslamiyet için) en büyük problemlerden biri.
Mezhep içtihat farkı demek. Sizin içtihatınız sizin mezhebiniz, benim içtihatım benim mezhebimdir. Ebu Hanife'nin içtihatı Hanefi mezhebidir. Onu tercih eden insanlar Hanefi olur. Ama Hanefici olmazlar. Ebu Hanefeci olmazlar. Öyle olduğu için Şafiler de onun kardeşi olur. Malikiler de onun kardeşi olur. Amberiler de onun kardeşi olur."'

http://www.haber7.co...ilginc-hikayesi
"Bugün mü yarın mı bilemem ama Ayasofya açılacak"