İçeriğe git

Foto

Eski Şiirler.


Konuda 7 cevap var

#1
Tunç Yürekli Türk

Tunç Yürekli Türk

    Sessiz Üye

  • Teğmen
  • 29 Mesaj sayısı:
Selamün Aleyküm Arkadaşlar,

Üstadın Abdülhakim Aravasi Hazretleri ile tanışmadan önceki şiirlerini okumak,incelemek istiyorum bu konuda yardım olursanız sevinirim . Mümkünse özel mesaj olarak da gönderebilirsiniz.

Saygılarımla.
Ahenk !

#2
The Spirit of Islam

The Spirit of Islam

    Müdavim

  • Teğmen
  • 494 Mesaj sayısı:
Aleyküm Selam,

Bildiklerimi paylaşayım.

Örümcek Ağı (Üstad'ın İlk Şiiri-21 yaşında yazmış- ) Üstad'ın ilk şiir kitabından.Kitap ismini bu şiirden almış.

Duvara, bir titiz örümcek gibi,
İnce dertlerimle işledim bir ağ.
Ruhum gün boyunca sönecek gibi,
Şimdiden ediyor hayata veda.

Kalbim, yırtılıyor her nefesinde,
Kulağım, ruhumun kanat sesinde;
Eserim duvarın bir köşesinde;
Çıkamaz göğsümden başka bir seda...


Necip Fazıl KISAKÜREK - 1925

Ahirete çalışırsanız dünya, yularından tutulan bir hayvan gibi ardınız sıra gelir.


Gavs-ı Sânî (k.s)

Gönderilen resim

#3
The Spirit of Islam

The Spirit of Islam

    Müdavim

  • Teğmen
  • 494 Mesaj sayısı:
Üstad'ın en çok beğenilen şiir kitabındaki şiiri.Şiir kitabı ismini de bu şiirden almış.

KALDIRIMLAR

I

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...

II

Başını bir gayeye satmış bir kahraman gibi,
Etinle, kemiğinle, sokakların malısın!
Kurulup şiltesine bir tahtaravan gibi,
Sonsuz mesafelerin üstünden aşmalısın!
Fahişe yataklardan kaçtığın günden beri,
Erimiş ruhlarınız bir derdin potasında.
Senin gölgeni içmiş, onun gözbebekleri;
Onun taşı erimiş, senin kafatasında.

İkinizin de ne eş, ne arkadaşınız var;
Sükût gibi münzevî, çığlık gibi hürsünüz.
Dünyada taşınacak bir kuru başınız var;
Onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz.

Yağız atlı süvari, koştur, atını, koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.
Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur...
Ne senin anladığın kadar, kaldırımları...

III

Bir esmer kadındır ki, kaldırımlarda gece,
Vecd içinde başı dik, hayalini sürükler.
Simsiyah gözlerine, bir ân, gözüm değince,
Yolumu bekleyen genç, haydi düş peşime der.

Ondan bir temas gibi rüzgâr beni bürür de,
Tutmak, tutmak isterim, onu göğsüme alıp.
Bir türlü yetişemem, fecre kadar yürür de,
Heyhat, o bir ince ruh, bense etten bir kalıp.

Arkamdan bir kahkaha duysam yaralanırım;
Onu bir başkasına râm oluyor sanırım,
Görsem pencerelerde soyunan bir karaltı.

Varsın, bugün bir acı duymasın gözyaşımdan;
Bana rahat bir döşek serince yerin altı,
Bilirim, kalkmayacak, bir yâr gibi başımdan...


Necip Fazıl KISAKÜREK



Şimdilik bu kadar bulabildim.Çünkü Üstad bu şiirlerinden hatta hayatından çok Seyyid Abdulhakim Arvasi(k.s) ile tanıştıktan sonraki şiirlerine ve hayatına önem veriyor.Bu satırlarını da örnek verebiliriz:

"Allah dostunu gördüm, bundan altı yıl evvel,
Bir akşamdı ki, zaman donacak kadar güzel."

“Bana, yakan gözlerle, bir kerecik baktınız;
“Ruhuma, büyük temel çivisini çaktınız!”


-----------------------------------------------------


“Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum;
Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum...”


---------------------------------------------------


Selametle Kalın;

Saygılarımla...



Ahirete çalışırsanız dünya, yularından tutulan bir hayvan gibi ardınız sıra gelir.


Gavs-ı Sânî (k.s)

Gönderilen resim

#4
serdengectik

serdengectik

    Müdavim

  • YüzBaşı
  • 306 Mesaj sayısı:
ilk şiiri değil.

ilk şiir kitabının ismi bildiğim kadarıyla.demek ki kitap ismini bu şiirden almış

#5
The Spirit of Islam

The Spirit of Islam

    Müdavim

  • Teğmen
  • 494 Mesaj sayısı:

ilk şiiri değil.

ilk şiir kitabının ismi.demek ki kitap ismini bu şiirden almış



Olabilir , doğrudur :)

Mesaj düzenlenmiştir sağol yardımların için de...
Ahirete çalışırsanız dünya, yularından tutulan bir hayvan gibi ardınız sıra gelir.


Gavs-ı Sânî (k.s)

Gönderilen resim

#6
Tunç Yürekli Türk

Tunç Yürekli Türk

    Sessiz Üye

  • Teğmen
  • 29 Mesaj sayısı:
Teşekkürler . Sanırım yakmış o şiirleri Üstad o yüzden bulunması gayet zor zaten sadece Çile adlı eserinde olan şiirlerini kabul ediyor .
Ahenk !

#7
The Spirit of Islam

The Spirit of Islam

    Müdavim

  • Teğmen
  • 494 Mesaj sayısı:

Teşekkürler . Sanırım yakmış o şiirleri Üstad o yüzden bulunması gayet zor zaten sadece Çile adlı eserinde olan şiirlerini kabul ediyor .



Ne demek önemli değil.Evet bir çok eserini yaktığı söyleniyor,haklısınız.Onun için Seyyid Abdulhakim Arvasi(k.s) Hazretleri'ni tanımadan önceki hayatı boş ve anlamsız;belirttiğim gibi.Çünkü Üstad'ı Üstad yapan şahıs kesinlikle Allah'ın izniyle Seyyid Abdulhakim Arvasi(k.s) Hazretleri'dir.Bildiğiniz üzere Üstad daha önceleri gerek aldığı eğitim gerekse büyüdüğü ortam olsun dava adamı değildi.Fakat bu değerli zat ile tanıştıktan sonra tabir-i caizse ;
-wikipedia''Şöhretinin zirvesinde iken felsefi arayışlarını sürdürüp içinde yeni bir dönemin doğum sancısını hisseden Necip Fazıl için 1934 yılı gerçekten de hayatının yeni bir dönemine başlangıç olur. 30'lu yaşlarında bohem hayatını en koyu rengiyle yaşadığı günlerde Beyoğlu Ağa Camii'nde vaaz vermekte olan Abdülhakim Arvasi ile tanışır ve bir daha ondan kopamaz.
Bu tanışma onun hayatında dönüm noktası oldu. İslami kimliği ile öne çıkmaya başladıktan sonra ders kitaplarından şiirleri ve fikirleri çıkarıldı. Necip Fazıl'ın hemen tümünde üstün bir ahlak felsefesinin savunulduğu tiyatro eserlerini birbiri ardına edebiyatımıza kazandırması bu döneme rastlar.wikipedia-alıntı.

-wikipedia''Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır. 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar.
Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.''wikipedia-alıntı.




Selametle kalın;

Saygılarımla...


Ahirete çalışırsanız dünya, yularından tutulan bir hayvan gibi ardınız sıra gelir.


Gavs-ı Sânî (k.s)

Gönderilen resim

#8
Tunç Yürekli Türk

Tunç Yürekli Türk

    Sessiz Üye

  • Teğmen
  • 29 Mesaj sayısı:
Evet Üstad için önemli değilse o dönem bizim için de değildir. Allah razı olsun en büyük öğretmenim Necip Fazıl Kısakürek'tir.
Ahenk !



Cevap Ekle