İçeriğe git

Foto

En Son Okuduğunuz Kitaplar?


Konuda 366 cevap var

#21
suskun kalem

suskun kalem

    Sessiz Üye

  • Teğmen
  • 19 Mesaj sayısı:
o ve ben...harika..arkadaslar üstadın hayatını engüzel nerde bulabilirim o konuda yardımcı olursanız cok sevinirim..
Boşuna gezmişim yok tabiatta.içimdeki kadar iniş ve çıkış..

#22
salihtürk

salihtürk

    Sessiz Üye

  • Teğmen
  • 16 Mesaj sayısı:
arkadaşlar bu kardeşiniz ilmini artırma gayretinde olan biri ben bu başlığı görmeseydim kendim açacaktım bu yüzden açan arkadaştan allah razı olsun arkadaşlar hem temel islam alanında hem de edebi fikri alanda artırma niyetim ve bu yaz inzivaya çekilecem deyim yerindeyse ancak kaynak araştırmalarım beni tasavvufa yönlendirdi kendimi biran tasavvufun içinde buldum 2 gündür bir agabeyle sohbet ediyorum ve felc durumdayım tutuldum resmen okumak istiyorum ancak rehberin olsun diyor mürşidin olursa bu yükü rahat taşırsın diyor kitaplardan gitmek sakıncalı diyor ama çok büyük keyif alıyorum şuan okuduğum kitap ABDULKADİR GEYLANİ HAZRETLERİNİN İLAHİ ARMAGAN ADLI ESERİ ancak o agabeyle sohbet daha büyük keyif veriyor ilmimi artırdıktan sonra tasavvufa yönelmeyi düşünüyorum ancak tasavvufta ilk adım sohbettir diyor ben erzurumdayım 2 haziranda adanaya gececeğim ve o agabeyi erzurumda bırakacağım :angry: ayrıca şunu belirtmek istiyorum üstadımız tasavufa yönelmiş fakat bunu üzerini örterek vermek istemiştir O AGABEY ÜSTADIMIZ HAKKINDA DA ŞOK EDİCİ BİR TAKIM BİLGİLER VERDİ SÖZLERİ İSE BENİ SARSTI AYNADAKİ YALAN ROMANINI OKUMUŞTUM AMA DAHA DÜN ANLADIM ORADAKİ PEKÇOK SÖZÜ OKUYUP GECMEK DÜŞÜNMEMEK ÜSTADA HAKSIZLIKTIR BENCE ÜSTAD ORADA YOL GÖSTERİYOR
HARAM İŞLEMEMEK VE FARZ İBADETLERİ YAPMAK GÜZEL FİKRİ ALANDA MÜCADELE GÜZEL.AMA GÜZEL AHLAKA SAHİP OLMAK LAZIM İLİMDE YÜKSELMEK LAZIM VE FARKINDA OLMADAN İŞLEDİĞİMİZ GÜNAHLAR YOK SAYDIĞIMIZ KÖTÜ AHLAKLARIMIZ VAR BUNLAR ÇOK İNCE VE DERİN NOKTALAR BU NOKTADA MÜCADELE ETMEK KENDİSİYLE YÜZLEŞMEK AYNAYA BAKMAK İÇİN İLAHİ ARMAGAN OKUNMASI ŞART OLAN BİR ESER

#23
nevbahar

nevbahar

    Müdavim

  • YüzBaşı
  • 262 Mesaj sayısı:
çöle inen nur gerçekten aşık olduğum kitap bu işte

Lûgat, bir isim ver bana halimden;
Herkesin bildiği dilden bir isim!
Eski esvaplarım, tutun elimden;
Aynalar, söyleyin bana, ben kimim?

N.F.K

#24
rembo

rembo

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 82 Mesaj sayısı:
keykavuz mercimek Ahmet'in Kabusname'yi okuyorum.

1430ların türkçesiyle farsçadan tercüme bir kitap. türkçenin unutulan ve unutturulan kelimeleriyle dolu. yani okuması biraz meşakatli. fakat dilimizin geçirdiği safhaları göstermesi bakımından çok muhteşem bir kitap. dil üzerine kendini yetiştirmek isteyenlere bire bir. dille benim işim olmaz diyenler kat'i suretle el atmasın işlerine yaramaz. ama bir şair ve yazar iseniz kelimelere olan hakimiyetinizi geliştirmeniz bakımından altın niteliği taşıyor.
Yaşamak, yaşamak üstü yaşamaktır!<div align='center'></div>

#25
trradomir

trradomir

    Müdavim

  • YüzBaşı
  • 944 Mesaj sayısı:
Mehmed Niyazi - Dahiler ve Deliler

Merhum Hilmi Oflaz'la ilgili konuda da yazdığım gibi Marmara Kıraathanesinin romanı. Zaten ona ithaf edilmiş bir kitap. Harika bir roman. Mutlaka tavsiye ediyorum. Hem kendinizden çok şey bulacaksınız, hem de o nezih ve münevverane sohbetlerin yapıldığı mekanların, o mekanlardaki nevi şahsına munhasır insanların varlığını en derin şekliyle hissedeceksiniz. Muhtemeldir ki o ortamda bulunamadığınıza yanacaksınız. Romanın başkahramanı ile şahsiyetinizde özdeşleştirdikleriniz sizi şaşkına çevirecek. Kesinlikle okunması gerektiğine inanıyorum. Kitap Ötüken'den çıkıyor.

Bir de buraya yazan arkadaşlar okudukları kitabın muhtevasıyla ilgili birkaç satır dercetmeyi ihmal etmezlerse müteşekkir kalacağım. Çünkü onların okuduklarından da ilgi alanıma göre istifade etmek isterim. Konusunu, az da olsa içeriğini bilmediğim kitaba nasıl ilgi gösterebilirim?
Atsineği...

#26
Abdulhamid

Abdulhamid

    Gayretkâr Üye

  • YüzBaşı
  • 146 Mesaj sayısı:
selam aleykum

tartışmanın konusunu baştan sona desteklemekle beraber bu başlık altında olmasından dolayı karşıyım. başka bir başlık altına nakledilmesini talep ediyorum.sonuç itibariyle siteye yenı gelen bi arkadaşımız ''en son hangi kitabı okudunuz'' konusunu tıklayıp belkı kıtaplar hakkında bilgi edecek,ama bu tartışmayı gören bir insan bu formun düzensiz olduğuna kanaat getirip burdan soğuyabilir.buna kimsenın hakkı yok diye düşünüyorum.ben şahsen burda sadece kitap isimlerini görmek isterdim.
hem madem ömür kısadır.

#27
NFK-Fan

NFK-Fan

    Administrator

  • Admin
  • 2.468 Mesaj sayısı:
Selamlar,

Aslında bir yere kadar konudan sapmalar normaldir ve diri bir bilgi akışının sağlanması için iyidir de. Yani burada Ali Şeriati'nin bir kitabı üzerinde tartışmalar sürseydi ve bu kadar da uzamasaydı bir sıkıntı olmaz, bilakis konunun takip edildiğini ve insanların bakıp geçmediğini, fikirlerini paylaştığını gösteren güzel bir emare olurdu, fazla konu dışına çıkmadan rahatsız etmeyen, güzel tartışmalar doğardı. Fakat bu mevzuda biraz fazla kişiye odaklanılmış ve kişi eksenli tartışmalar çok uzamıştı. Bu bakımdan haklısınız.

İlgili mesajlar, oluşturulan Ali Şeriati başlığına taşınmıştır.

Saygı ve selamlarımla
L'état, C'est Moi!..

#28
salihtürk

salihtürk

    Sessiz Üye

  • Teğmen
  • 16 Mesaj sayısı:
tartışmalara tam olarak katılamadım her insanın algılayış tarzı farklı olabiliyor burada bazı arkadaşların ben üstadı tam olarak
anladıklarına inanmıyorum söylevleri konuşmaları fikirleri sanki üstadı okumamış gibi ben üç dört yıl öncesinde üstadın eserlerini neredeyse ezberlemiştim buradaki forumlara ara baktığım zaman üstadın düşüncesinden uzak yazılarada rastladım ancak üstadı okumakla olmuyor yaşamak lazım bu yüzden çok fazla konuşamayacağım eserler konusunda abdulkadir geylani hazretlerinin ilahi marmagan adlı eserini tavsiye etmiştim genel bir açıklama yapmak gerekirse şeriatı bilmek ve üzerimize farz olan ibadetlerimizi yerine getirdikten sonra tasavuffi eserler okumanın gerekliliğine inanıyorum belki tasavufta bir mertebe ileleyemesekte nasıl yaşamamız nasıl düşünmemiz bazı gündelik olayları nasıl yorumlammız nasıl görmemiz konusunda büyük katkıları oluyor okuyunca belki biliyordum ama ifade edemiyordum yada fark edememişim diyebileceğimiz çok husus ve bazı şeylerden insan feyz almaya başlıyor BEN ŞUAN OKUMUYORUM İLMİMİ ARTIRMA GAYRETİ GÖSTERMİYORUM CEHALETİMLE YAŞIYORUM KPSS VAR 30 HAZİRANDA ANAYASA OKUYORUM HİÇ TAVSİYE ETMEM KISMETSE ASIL EGİTİMİME 30 HAZİRANDAN SONRA BAŞLAYACAĞIM TASAVVUF DENİZİNE DALAMSAK DA HAVASINI TENEFÜS ETMENİN İNSANA ÇOK ŞEY KATACAĞINA İNANIYORUM

#29
KURT

KURT

    Uzaklaştırılmış Üye

  • Sivil
  • 104 Mesaj sayısı:

"Temellerin Bulusmasi" Ahbet Kabakli'nin eseridir. Yakin tarihimizi objektif bir sekilde ele almaya calisan bir eserdir ve KESINLIKLE tavsiyemdir.

Yapilan yanlisliklari gormeye hazir olun tabi eger okursaniz bu kitabi. Beni cok uzen bir kitap bu. Yakin tarihi boyle okumak insani uzuyor tabi.


Evet Ahmet Kabaklı Hocamızın "Temellerin Duruşması" adlı eserini ben de tavsiye edebilirim.

Bunun yanında;

Mehmet Kaplan, Nesillerin Ruhu (Dergah Yay.)

Mehmet Kaplan, Dil ve Kültür ( Dergah Yay.)

Seyyid Ahmet ARVASİ, Türk-İslam Ülküsü 1-2-3 (Burak Yay.)

" " , Sahte Dindarlar Sahte Laikler (Burak Yay.)

Yavuz Bülent Bakiler, Sözün Doğrusu 1-2 (Türk Edebiyatı Vakfı Yay.)

Erol Güngör, Türk Kültürü ve Milliyetçilik (Ötüken Neşriyat)

" " , Kültür Değişmesi ve Milliyetçilik (Ötüken Neşriyat)

Necmettin Hacıeminoğlu, Türkçe'nin Karanlık Günleri (Türk Ed. Vakfı Yay.)

"
"
"
"

gibi eserleri tavsiye edebilirim. Okuyun, pişman olursanız burda tartışalım.

Yüce Kitabımızın ilk emrini yerine getirmekten kaçınmayalım...



adlı eserleri de tavsiye ederim.

(Onlar) Kendini Allah ve Resûlü'nün davasına adamış, sırf Allah rızası için canını, malını ve mevkiini; din ve devleti, mülk ve milleti için fedaya hazır, şanlı mukaddes ay-yıldızlı al bayrağın gölgesinde dövüşen, nefsini düşünmeyen ve ülküsünde fani olmuş yiğitlerdir. Onlar büyük ve şanlı tarihimizin doğurduğu Allah ve Resûlü'nün hizmetine sunduğu ulvi kadrolardır. Bu nesil, Allah'ın Türk Milleti'ne ve İslam Dünyası'na ihsanıdır. (Seyyid Ahmed ARVASİ)


#30
elfida

elfida

    Sessiz Üye

  • Teğmen
  • 5 Mesaj sayısı:
çanakkale mahşeri mehmed niyazi.... her türkün okuması gerektiğini düşünüyorum..bir yerin bir kişinin romanı değil çanakkale savaşının romanıdır..ilk atılan mermiyle başlıyor cephelerde sonuna kadar devam ediyor..müthiş bir kitap diyebilirim tavsiye ederim arkadaşlar..

#31
elfida

elfida

    Sessiz Üye

  • Teğmen
  • 5 Mesaj sayısı:
hüseyin nihal atsız-bozkurtların ölümü....bozkurtların ölümünü okuyupta kürşad ın yanında vey ırmağı kıyısıda kılıç sallamak içn herşeye razı olmuyacak türk genci yok gibidir....tavsi ediyorum arkadaşlar mükemmel bir tarihi roman..

#32
KURT

KURT

    Uzaklaştırılmış Üye

  • Sivil
  • 104 Mesaj sayısı:

hüseyin nihal atsız-bozkurtların ölümü....bozkurtların ölümünü okuyupta kürşad ın yanında vey ırmağı kıyısıda kılıç sallamak içn herşeye razı olmuyacak türk genci yok gibidir....tavsi ediyorum arkadaşlar mükemmel bir tarihi roman..


Atsız Hoca'nın eserlerine his, heyecan, coşku içiçedir. Ruh Adam adlı romanı da harikadır. İnsan o romanları okurken adeta Kür-şad'ın 39 yoldaşından biri oluveriyor.

Şiirleri apayrı bir alem. Bir insana şiir ancak o kadar heyecan verebilir heralde. Okurken kendinden geçiyor insan, ben gayriihtiyari tepkiler verdiğimi bilirim o şiirleri okurken.

Bu yüzden otobüs, okul, kütüphane gibi topluma açık yerlerde okunmasını tavsiye etmiyorum :)

(Onlar) Kendini Allah ve Resûlü'nün davasına adamış, sırf Allah rızası için canını, malını ve mevkiini; din ve devleti, mülk ve milleti için fedaya hazır, şanlı mukaddes ay-yıldızlı al bayrağın gölgesinde dövüşen, nefsini düşünmeyen ve ülküsünde fani olmuş yiğitlerdir. Onlar büyük ve şanlı tarihimizin doğurduğu Allah ve Resûlü'nün hizmetine sunduğu ulvi kadrolardır. Bu nesil, Allah'ın Türk Milleti'ne ve İslam Dünyası'na ihsanıdır. (Seyyid Ahmed ARVASİ)


#33
cihat

cihat

    Emektar

  • YüzBaşı
  • 712 Mesaj sayısı:
En son Maksim Gorki'den ' Ana' yı okudum..

yazar sosyalizmi en saf yönüyle anlatıyor.Dönemin Rusyasında işçi ve köylü sınıfının yaşam mücadelesini mükemmel bir içtenlik ve çarpıcılıkla anlatılıyor.
Bu yaşam mücadelesi genç beyinlerde bir onur kavgasına dönüşüyor ve karşınıza onuru için yaşayan, bu uğurda bütün tabuları yıkmayı hedefleyen insanların mücadelesi çıkyor...
Bu sistemin (sosyalizm) işleyişine ve fikriyatına karşı olan önyargılarınız bir nebze dağılıyor, hatta romanın sonlarına doğru bu sistemin haklılığına istinaden içinizde garıihtiyarı bir sempati doğuyor.

Üstadımızın dediği gibi Komünizm, bir aksiyon değil reaksiyondur.Bunu yazar mükemmel bir sürükleyicilikle anlatıyor.Ben okumakta biraz geç kalmıştım.Okumayı düşünüyorsanız tereddüt etmeden, gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz :)

bunları Trradomir ağabeyin isteği üzerine yazdım.İnşallah kitabı okurken ki merak ve şevkinizi olumsuz yönde etkilememişimdir :)
sözümona sadist ruhlu biri en heyecanlı yerinde sonunu söyleyip şevkimi kırmıştıda :)
Aynası ufkumun, ateşten bayrak!
Babamın külleri, sen, kara toprak!
Şahit ol, ey kılıç, kalem ve orak!
Doğsun BÜYÜK DOĞU, benden doğarak!


N.Fazıl

#34
trradomir

trradomir

    Müdavim

  • YüzBaşı
  • 944 Mesaj sayısı:
Allah razı olsun Cihat, Ana romanını okuyacak arkadaşlar artık romanın içeriğinden haberdar, artık kitabı okuduğunda ne ile karşılaşacağını biliyor. Olayı anlatmak yerine tezi ve fikri vermeniz harika olmuş, yani ilk defa izlemekte olduğunuz bir filmi, daha önceden görmüş olan arkadaşınızın, 'Bir sonraki sahnede şu olacak!' gibi olay akışına dair verdiği, sanat zevkinizin içine tüküren kaçınılası bilgilerle iç etmesine benzer bir hal olmamış bu. Allah razı olsun.

İskender (Pala) hocanın Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk isimli kitabını okudum en son. Bu adam gerçekten istifade edilecek, büyük bir edebiyat deryası. Romanın akışı içerisinde göze çarpan kurgusal hatalar var olsa da, kitaptan aldığınız zevki kesinlikle azaltmıyor bu nazar boncukları. Kitabı bitirdiğinizde muhayyilenizde bir lezzet bırakıyor İskender hoca. Fuzuli'den başlayıp Süleymaniye kütüphanesinde son bulan bir L&M hikayesini, dünya durdukça devam edecek bir elem destanını, Osmanlı Devleti'nin en başarılı edebiyat dahileri etrafında anlatabilmeyi, asıl amacı bu olduğu için hakikaten başarmış üstad. Bu kitap, bir divan yıldızları geçidi, bu eser, her çeşit sevdayı anlatan bir şaheser. Kays olmaya, Leyla olmaya istidadı bulunanlar, hatta 'Bende Mecnûndan füzûn âşıklık isti'dâdı var / Âşık-ı sâdık benim Mecnûn'un ancak adı var' diyebilecek kadar cesur olanlar bu kitabı mutlaka görmeli diyorum, vesselam.
Atsineği...

#35
trradomir

trradomir

    Müdavim

  • YüzBaşı
  • 944 Mesaj sayısı:
George Orwell / Bin Dokuzyüz Seksen Dört

George Orwell, anarşist olarak kabul edebileceğimiz liberal bir yazar. Bu görüşünde de hayli abartıda birisi. Ölümünden bir yıl evvel, yani 1949 senesinde, 1984'te olabileceğini düşündüklerini romanlaştırmış. Klasik bir bilim kurgu kitabı değil bu, Isaac Asimov'un fantastik zırvalarıyla alakası yok. Kitabın bugün dahi yaşıyor oluşu da taşıdığı siyasi ve felsefî yönü sayesinde.

Teknolojiyi tekelinde tutan bir tek parti rejimi kitabın konusunu oluşturuyor. İnsanları düşüncelerinden dolayı yok eden, buharlaştıran ve tarihten kazıyan çok ilginç bir rejim bu. Adalet diye bir kavramın yer almadığı bu ülkede en ufak muhaliflik şüpheleri yüzünden insanlar yargılanmadan yok ediliyor. Geçmişe yönelik belge sahtekarlıkları ile baştaki yönetim otoritesini güçlendiriyor, insanlara ne kadar iyi bir yönetim altında bulunduklarını hissettiriyor. Etraf bu partinin adamlarıyla ve kandırılmışlarla dolu. Her an jurnallenme tehlikesi ve militanlaşmış küçücük çocuklar...

Teknoloji, devlete müthiş bir kontrol imkanı tanıyor. Tele-ekran denilen aletlerle vatandaşlara ne yapmaları gerektiği her saat dikte ediliyor ve bu ekrandan zaman zaman kişiler izlenerek bireysel olarak uyarılıyor. Öte yandan, bu ülkede kol gezen ciddi bir sefalet mevcut.

Büyük Birader sıfatıyla anılan parti lideri, ülkede sembolleştirilmiş durumda. Bu kişinin fotoğrafları paraların arkasına bastırılıyor, yaptığı birbiriyle çelişen açıklamalar matbuat tahrifiyle de olsa hep sevinçle karşılanıyor. Bu kişi aleyhinde söz söylemenin mümkün olmadığı sözkonusu ülkede, büyük birader ülkenin yegane kurtuluş reçetesi kabul edilen partinin manevi şahsiyeti mevkiinde. Değil onun aleyhinde bir işe girişmek, buna dair bir izlenim vermek bile düşünce polisleri tarafından enselenmeye sebep oluyor ki bu buharlaştırılmak anlamına geliyor.

Bu kitap geleceğe dair çok fazla birşey söylemiyor aslında, günlük politikada yol göstermesi için yazılmış bir roman. Verdiği ana fikre, yani anlatmak istediğine de aslında tam manasıyla katılmıyorum. Çünkü politikada da ifrat ve tefritten uzak durmak gerekir. Burada çizilen tabloyu olduğu gibi, bu tablonun tam zıddını da mantıklı bir kişi kabul edemez. Devlet idaresinde otorite şarttır, aksinin düşünülemezliği akl-ı selimce takdir edilir. Fakat bu kitapta anlatılan rejimin, bana birşeyleri hatırlattığını söylemeden edemeyeceğim! Hele hele aşağıya alacağım pasajı okuduğumda, 'Padişahlar kıtır kıtır adam keserdi, ormanlarımızı bile bu adamlar tahrip ettirdi aslında, hepsinin canı cehenneme' tarzındaki yaklaşımı hatırlamam kaçınılmaz oldu! Velhasıl burada anlatılan ülke bana sanki bir aşinanın kokusunu ulaştırdı!



...Hep aynı soruya takılıp kalıyordu: Devrimden önce hayat nasıldı? Bunu bilmesine olanak yoktu. Bayan Parsons'dan ödünç almış olduğu, çocuklara okutulan tarih kitabını çıkarttı raftan ve bir bölümü günlüğüne geçirmeye başladı:

Eskiden, şanlı Devrim yapılmadan önce, Londra bugünkü gibi güzel bir kent değildi. Karanlık, pis, kimsenin doğru dürüst yiyecek bir şey bulamadığı, yüzlerce ve binlerce yoksul insanın yalınayak dolaştığı, uyuyacak bir dam altı bile bulamadığı, sefil bir yerdi. Sizler yaşında çocuklar, zalim efendileri için günde on iki saat çalışırlardı. Yavaşlarlarsa kırbaçlanırlar, yalnızca bayat ekmek ve suyla beslenirlerdi. Bu korkunç yoksulluğun ortasında, emirlerinde otuz kadar hizmetçi çalıştıran varlıklıların oturduğu, birkaç güzel, kocaman ev vardı. Bu varlıklı kişilere kapitalist denirdi. Bunlar yan sayfadaki resimde de görüldüğü gibi şişko, iğrenç yüzlü, çirkin adamlardı. Frak denilen siyah giysileri, silindir şapka denen soba borusu gibi garip, parlak şapkaları vardı. Bu, kapitalistlerin üniformasıydı ve başka kimsenin bunu giymesine izin verilmezdi. Dünyadaki her şey kapitalistlerindi, herkes onların kölesiydi. Bütün topraklar, evler, fabrikalar ve para onlarındı. Eğer birisi onlara başkaldırırsa, onu tutuklarlar ya da işine el koyarak açlıktan ölmeye terk ederlerdi. Yoksul biri, bir kapitalistle konuştuğu zaman, onun önünde eğilmek, şapkasını çıkarmak ve ona 'efendim' diye seslenmek zorundaydı. Kapitalistlerin başkanına Kral denirdi ve...
Atsineği...

#36
Mümtaz

Mümtaz

    Sessiz Üye

  • Teğmen
  • 28 Mesaj sayısı:
Eser Karakaş Hocadan ''Karanlığa Taş'' kitabını okudum. Kitapta Avrupa birliği sürecindeki Türkiye'nin ekonomi, eğitim, siyaset meseleleri üzerine hocanın yazdığı makaleler var. Kitapta Avrupa birliği üyesi Yunanistan ile ülkemizin birçok konuda karşılaştırılması yapılmış ve insani yaşam açısından Yunanlılardan ne kadar fark yediğini acı bir şekilde görüyoruz. Dünya yaşam kalite liginde ülkemizin 80'li sıralarda, Yunanistan'ın ise 20'li sıralarda olduğunu görmek bayağı bir üzdü şahsen beni. Saçma sapan eğitim sistemiz üzerine çarpıcı makaleler de ayrıca dikkat edilmesi gereken yazılar. Avrupa Birliğine neden girmemiz gerektiğini bir kez daha mükemmel bir şekilde özetliyor eser Karakaş. Ulusalcılık denilen neo-milliyetçi akımın çözüm değil çözümsüzlük ürettiği rakamlarla gösteriliyor. O yüzden Türkiye'ye Avrupa Birliği yolunun açık olmasını en içten dileklerimle istiyorum...
I only regret that i have but one life to loss for my country

#37
tugra

tugra

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 196 Mesaj sayısı:
ali şeriati nin ebu zer el-gıfari hakkında yazmış oldugu kitabı okudun mu? o kitabı okuyunca ben şok oldum hz.osman hakkında hiç hoş olmayan o büyük zata yakışmayan açıklamalar yapmış kendince. ki o büyük zat; 4 büyük halife, aşere-i mübeşşere, efendimizin damadı gibi olağanüstü sıfatlara sahip biri. gerisi size kalmış
mütevekkil gettomun ninnisi hüzzam
inşallah cennette yıllanırız vesselam.

#38
cihat

cihat

    Emektar

  • YüzBaşı
  • 712 Mesaj sayısı:
Irvın D. Yalom- Neıtzche Ağladığında

Kitap, Alman Filozof Neitzche'nin sağlık problemleriyle başlayan, fakat tedavi süecinde kendisinin bedensel hastalıklarının kaynağı olan ve onlardan daha dikkate şayan olan ruhsal ve düşünsel kavramların bilmecesine kayan sürükleyici bir roman...

Neıtzche'nin oldukça katı ve zerre tavizsiz mizacının ruhsal çözümlemelerle eriyişi (Bu yönüyle Üstadın Reis Bey piyesiyle benzerlik taşıyor), sarsıcı aforizmalarla dolu, sürükleyici bir çalışma...Kesinlikle dikkate değer bir kitap..
Aynası ufkumun, ateşten bayrak!
Babamın külleri, sen, kara toprak!
Şahit ol, ey kılıç, kalem ve orak!
Doğsun BÜYÜK DOĞU, benden doğarak!


N.Fazıl

#39
vasifsiz

vasifsiz

    Müdavim

  • YüzBaşı
  • 354 Mesaj sayısı:
Cumhuriyetin Tosuncukları - Hüzeyin Üzmez henüz okuyorum.. farklı bir tarz.. çok hoş tespitler var.. mizahi bir dille Cumhuriyet tarihimizde yaşanan aksaklıkları, iğneleyici ve gayet mizahi bir dille anlatıyor.. eğer ilginizi çeerse içerisinden çok kısa bir bölümü yazacağım inşallah kitabı bitirince...

#40
trradomir

trradomir

    Müdavim

  • YüzBaşı
  • 944 Mesaj sayısı:
Mümkünse elbette yazın, ne kadar çok fikir edinebilirsek o kadar iyidir bizim için. Ayrıca Hüseyin Üzmez'in bu konularda yazdıklarının zevkle okunabileceği kanaatindeyim, hem okumak faydalı da olur. Zahmet olmazsa eserden bir iki paragraf tattırın da sonrası için iştahımız kabarsın.
Atsineği...



Cevap Ekle