Jump to content
hafakan

Başbakan'' Büyükdoğuyu Inşa Edeceğiz ''

Recommended Posts

Bazen sadece güzel söz söyleme sanatı olarak kalıyor. Bırakın böyle bir gençliği inşa etmeyi ak parti gençlik teşkilatı bile bu ülküden yoksun. Şımarık, kibirli, basit insanlar nasıl oluyor da bir"kapak. Atabiliyor" merak ediyorum. Bir panelde idim sakarya ak parti gençlik bilmem neyi. Konuşma ne olduysa Süleyman Demirel'e geldi. Tiklim tiklim salon. Makaleler yazdığından te süleyman demirel için de "kaldırım. Cumhurbaşkanı" tabiri olduğundan bahsetti. Densiz. Yıldıray Oğur da o kadar da ileriye gitmeyelim. Diye ikaz etti. Burnu havada seviyesizlik. Tabi hepsi böyle değildir. Ama liyakatsiz adamın bir yerlere gelmesine nefret ediyorum.

 

Ankara'da iken de bütün gençlik kolları başkanı adını bilmiyorum ama balkon konuşmasında basbakanin geçen onu da takdim ettiler. Aynı masada yemek yemek zorunda kaldik. Ay bir rahat, yok dergi çıkarıyoruz yok toplantıda şu konusuldu. Ne heyecan var samimiyet.en azından ben hissetm. Bu genç yarın milletvekili olacak ondan da eminim. Neyse bizi fark. Edemeyenler utansin deyip sitem edip gidiyorum.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bazen sadece güzel söz söyleme sanatı olarak kalıyor. Bırakın böyle bir gençliği inşa etmeyi ak parti gençlik teşkilatı bile bu ülküden yoksun. Şımarık, kibirli, basit insanlar nasıl oluyor da bir"kapak. Atabiliyor" merak ediyorum. Bir panelde idim sakarya ak parti gençlik bilmem neyi. Konuşma ne olduysa Süleyman Demirel'e geldi. Tiklim tiklim salon. Makaleler yazdığından te süleyman demirel için de "kaldırım. Cumhurbaşkanı" tabiri olduğundan bahsetti. Densiz. Yıldıray Oğur da o kadar da ileriye gitmeyelim. Diye ikaz etti. Burnu havada seviyesizlik. Tabi hepsi böyle değildir. Ama liyakatsiz adamın bir yerlere gelmesine nefret ediyorum.

Ankara'da iken de bütün gençlik kolları başkanı adını bilmiyorum ama balkon konuşmasında basbakanin geçen onu da takdim ettiler. Aynı masada yemek yemek zorunda kaldik. Ay bir rahat, yok dergi çıkarıyoruz yok toplantıda şu konusuldu. Ne heyecan var samimiyet.en azından ben hissetm. Bu genç yarın milletvekili olacak ondan da eminim. Neyse bizi fark. Edemeyenler utansin deyip sitem edip gidiyorum.

Bana çocuğu kıskanmışsın gibi geldi ;) Dindar gençlik bu olmamalı en azından o hususta aynı paydada buluşuyoruz. Daha donanımlı, tevazu sahibi, ukala olmayan, kucaklayıcı, ötekileştirmeyen bir gençlik olmalı. (şu an kendimi mükemmel bir paralelci gibi hissettim)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Başkanın "dindar gençlik" söylemi giderek yerini "kindar gençlik" söylemine bırakıyor. Ne demek istediğimi sosyal platformlar da yapılan yorumlara bakarak anlamışsınızdır zannımca. Gerek paralel yapı gerekse muhalefet aleyhine kullanılan üslup çok rahatsız ve irîte edici.Muhafazakar gençlik bu ise vay bizim halimize. Partizanlık gözleri boyamış. Giderek kutuplaşan, kutuplaştıkça ayrışan bir topluma döndük. Yazık. Oysa ki Allah "kavli leyyini" telkin eder.

Share this post


Link to post
Share on other sites

kutup kutup kutup bi kutuplaşma aldı başını gidiyor.... hiçbi halt olmuyor oysa!kutuplaşma dediğiniz şeyde olmuyor

şuvar akp nin başarısını karşıt körüş kutup sayıyor. muhalafete onlarca yuhhh..... zaten bizlere hep soğuktular..... paralel dediğiniz şeye bin kere yuhh ve Rabbe'de şükür paralelcilerden dolayı....layt islamcı (tabiri caizse)bu taifeye hiç sıcak bakmadım ve bunlara muhalefettim .

bayramda milletin bo.lu derilerine kadar( sözümona dindar geçinen) yandaşlarını !sömüren bu zevatları Allah bize gösterdi! burasına bakalım

akp li olmayan birisi_(hafakan)

Share this post


Link to post
Share on other sites

çıkara endeksli bir mekanizma içerisinde büyükdoğu gençliği oluşturma hedefi ütopyadan öteye geçemez. (halisane gayret sarfeden %1 müstesna)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Mabed sen yoksa paralelci misin? Olabilir de...

 

Erdoğan ''dindar gençlik'' derken, ''kindar gençlik'' diyenler kimlerdi???

 

Sen ülkenin gündemini sosyal platformlardan mı takip ediyorsun yoksa? Ama kardeşim, bu yanıltıcı olabilir, değil mi? Biliyorsun ki, hayasız akın/gezi isyanı olduğu zaman, sosyal platformlarda patlama olmuştu. Şu işe bak ki, gezi isyanından sonra Ak Parti, tam iki seçim kazandı... Yani o platformlar bu ülkenin gündemini göstermez, bu ülkenin derinliklerinde o platformların bir karşılığı yok. Güya çok ünlü siyasi gazete yazarları, işte bu yüzden her seçim tahminlerinde çuvalladılar.

 

Kindar gençlik kavramı, dindar gençlik söylemine karşı üretildi... Peki söyler misin, kindar gençlik söylemini üretenlerin gayesi neydi? İslam olmasın!!! Yani gayen dindar gençlik ise o zaman seni kindar gençlik yetiştirmek ile suçluyorlar. Ama aslında ortada kindar gençlik filan yok. Sadece güçlü bir algı operasyonu var... Bu algı operasyonu da seni yakaladı kardeşim...

 

Adnan Menderes, siyaset dünyasının en nazik adamıydı... Başına ne geldiyse bu nezaketi yüzünden geldi... Peki sonra ne oldu? Asıldı!!! Böylesine nazik adamı nelerle suçladılar, nelerle... Gençleri kıyma makinesinden geçirmiş... Yine gençlerin cesetlerini Konya yoluna asfalt malzemesi olarak kullanmış... Türkiyeyi parsel parsel satmış, Kıbrıs'ı satmış... Ve daha neler,neler... Muhtemelen sen o zamanlarda yaşasaydın fikrin şöyle olurdu herhalde: Dünyanın en cani adamı! Halbuki dünyanın en nazik adamı. Algı operasyonu böyle yapılıyor işte, bombardıman halinde... Nefes almana zaman bırakmıyorlar...

 

Biz Necip Fazıl adına açılmış bir yerdeyiz, değil mi? Peki Necip Fazıl'ın üslubunu ne yapacaksın? Hatta Benim Gözümde Menderes eserinde Necip Fazıl, Adnan Menderes'e neyi tavsiye ediyor, 60 darbesinin hemen öncesinde? Oku da gör!!! O vakit cevabın ne olacak? Ha burada da dersen ki, Necip Fazıl yanlış yapmıştır. Ben de derim ki, o malum konuşmadan kısa süre sonra darbe oldu ve Menderes asıldı. Anlıyor musun meseleyi???

 

Kindar gençlik yetiştirmekle suçlanan Erdoğan için diktatör yakıştırmalarını da yapıyorlar. Ama bak şimdi şu algı operasyonuna... Erdoğan bir karar alacağı zaman partisinin bütün kurullarını harekete geçiriyor, bütün kurullarının fikrini alıyor... Gençlik ve kadın kollarına kadar bütün kurulların... Oradan çıkan sonucu da dikkate alıyor... Yani Erdoğan işlerinin büyük çoğunluğunu istişare ile yapıyor... Ya muhalefet ne yapıyor? Ekmel'i aday gösterdikleri süreci takip etmek yeterli bir karar varmak için, değil mi?

 

Paralel tayfaya gelince... Paralelin üslubuna da bir bak derim... Sadece o beddualar yeter...

 

Erdoğan'ın üslubu gerektiği gibi... Nasıl ki Necip Fazıl ile üzerimizden ezikliği, ürkekliği attık, Erdoğan ile de gerektiğinde sertleşiyoruz...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Mabed, kindar gençlik ve kutuplaşma kekimelerini kullanmayacaktın. Onlar yassaah gardaşım yassaaaah!

Bizim kesimin düz mantığı da yoruyor insanı yahu. Algı operasyonlarına kurban gitmişiz. Aynı ifadeyi paralelciler de kullanıyor. Algıyı, salgıyı, endoplazmik retikulumu bırakalım da bi bakalım savunduklarımıza ve elimizde olana. Ak gençlik istendiği gibi dindar gençlik değil. Kız-erkek ilişkisi laçka boyutta, istisnalar vardır elbet.

Tamamen keser ve sap bizden yana modundayız. Ama bu ülke sadece bize ait değil. Eğer bir CHP'li bir MHP'li ülkenin gidişatından huzursuz ise buna da çözüm olmalı, güven vermeli hükümet. Sosyal medyada adamlara ağza alınmayacak laflar ederek kediyi üzerimize sıçratmanın âlemi yok. Küfürlü söylemler Ak Parti'den çok müslümanın kimliğine zarar veriyor. Bir takım yazarlar resmen benim de şânım yürüsün diye iğrenç bir üsluba bürünüyorlar. Vay anasını nasıl da çakmış lafı Fettoş (!) a diye keyiflenerek okuduğunuz yazılar gönül erbablarını rahatsız edebilir.

Her zaman sivri üsluba ve deli divane savunulan görüşlere karşıydım, karşı olacağım. Mümin elinden, dilinden emin olunandır. Ama biz Ak gençler bi kutu iğne saklıyoruz ağzımızda.

Kendimizi, sevdiklerimizi, tuttuklarımızı eleştirmesini öğrenmeliyiz vesselam..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sayın Hâcegan aslında tam da muzdarip olduğum üslup sizde de mevcut; yafta, infaz ve ötekileştirme. Bir bayan olarak gerek tv gerekse sosyal mecralarda kullanılan üsluptan rahatsız olduğumu belirttim. Görüyorum ki hemen paralel yaftasını yapıştırmışınız. Ben 2004 yılından beri Akp ye oy veren biri olarak yaşanan tansiyondan, gerilim ortamından rahatsızım.Bunu dile getirmek neden beni paralelci yapıyor? Hangi

mecra olursa olsun kullanılan atarı yüksek kavgacı dilden rahatsızım ve ben bunu bir müslümana yakıştıramıyorum. Ne öyle deve güreşi yapar gibi. Ortada ülke adına bir kriz var ise sen devletsin gerekeni yaparsın. Bunu meydanlara taşımanın, hadi taşıdın biz ve siz ifadeleri ile kutup geliştirmenin ne anlamı, ne faydası var? Bu insanlar düne kadar size destek olmuş, oy vermiş. Şimdi ideolojik kurban olmuşlar. Bir bunalım ve bocalama içindeler. Yüz yıllık kuramların bir anda yerle bir olmasını beklemek hatadır. Siyasi liderlerin üslubunu devlet ricali olma adına hadi hoş görelim. Ya kraldan ziyade kralcılara ne demeli? Bir Fatih Tezcan var ki evlerden ırak. Haklı davada nasıl haksız konuma düşülürün canlı örneği. Kim daha iyi laf çakıyor yarışması olsa bizim muhafazar gençler bayrağı açık ara göğüsleyecek hani. Sağcısı, solcusu, aydını, hocası herkes de aynı üslup, aynı kavga dili "benim, ben, ben, yalnız ben, yine ben" sert ve üstenci üslup hepsine sirayet etmiş.

Ben prensip gereği Müslümanlarla uğraşmaktan kaçınıyorum. Kişilerle değil fikirlerle alakalıyım. Aksini görünce kabullenemiyorum. Tenkit edilecek olan kişiler değil yapılan yanlışlardır. Ama bizim muhabbet fedaileri olsun, muhafazakâr gençlik olsun korkunç bir üsluba sahip. Sürekli bir tekfir etme, sürekli it dalaşı. Müslümanlar dava ve fikri cephesinde keyfi olarak aleyhlerine cereyan edecek söylemlerde bulunmamalıdırlar. Ehemmi mühimme kurban etmemeli.Küresel hegemonların müslümanların omurgasına çöktüğü şu zamanda Müslümanları birbiriyle uğraşması beni üzüyor. Farklı düşünseniz de bu hikmetli bir duruş olmaz. Günümüz toplumunda her birey bilinçli veya bilinçsiz bir davaya ram olmuş, taraf olmuş, dar bir sahaya hapsolmus ve karşıt tarafdan kendini soyutlamıs. Bu önceden Müslümanlar ile Kemalistler arasında olunca iftihar meselesi idi ama şimdi müslümanlar arasında olunca.. Velhasıl insanların ideolojileri ile insanî ilişkileri karıştırılmamalı. Ne siyasi ne ideolojik görüş uğruna kalp kırıp, gönül yıkmamalı. Bu yüzden üslup illa üslup diyorum. Peygamberimiz bu hususta bize en iyi örnektir. Ve yine bir kissa ile bu konuyu kendi adıma kalıyorum

 

Kralın biri, tüm akrabaları ile bir gemide olduğunu ve geminin battığını, akrabalarının tümünün boğulduğunu yalnızca kendisinin kurtulduğunu rüyasında görüyor ve uyanınca gördüğü rüyanın huzursuzluğunu yaşıyor. Rüyalardan anlayan ilim ehli bir alimi çağırtıyor. Alime gördüğü rüyayı anlatıyor ve yorumlamasını istiyor. Alim: Kralım üzgünüm! Size kötü haberim var: Siz yaşarken tüm akrabalarınızın ölümünü göreceksiniz diyor. Kralın gözlerinin önüne sevdiği eşi, çocukları ve tüm akrabalarının ölümü geliyor ve çok üzülüyor, bu kötü haberi verdi diye de vurun şunun boynunu diye alimi cezalandırıyor. Sonra bir başka alimi çağırıyor. Bu alim rüyalardan anlamakla birlikte hikmet ehli biri. Kral rüyasını anlatınca; kralım müjdeler olsun size! Siz akrabalarınız içinde en uzun ömürlü yaşayacaksınız diyor. Kral yaşamının uzun olacağını söylenince akrabalarının ölümlerini unutuveriyor. Çünkü insanın nefisler içinde en çok sevdiği kendi nefsidir. Habere sevinen kral, hikmet ehli alimi ödüllendirip gönderiyor. Halbuki iki alim de aynı şeyi söylemişlerdi. Ama biri cezalandırılmış, diğeri ödüllendirilmişti. Çünkü aynı rüyadan biri ölümü görmüş ve göstermiş, diğeri de hayatı görüp göstermiştir.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Neyse, sorulara cevap verilir ama ben bir şeyler yazayım...

 

Bu aralar bir moda çıktı: Üslup... Aslında bu moda ta hayasız akın/gezi isyanından bu yana kendini gösteriyor ve özellikle de seçim sonralarında kafa kaldırıyor... Zamanlama hep manidar...

 

Yahu siz üslup noktasında eleştiriyorsunuz... Biz de bu eleştirin yersiz olduğunu anlatmaya çalışıyoruz ama bizim ki yafta, infaz ve ötekileştirme oluyor. Sizin ki de eleştiri hakkı olup çıkıyor. İleri sürdüğünüz iddianıza en küçük bir somut misal veremiyorsunuz, kavramlar üzerinden eleştiri yapıyorsunuz... Biz belgeler, misaller, tarih üzerinde cevap vermeye çalışıyoruz ama ötekileştirme yapmış oluyoruz. Oh ne güzel!!! Suyundan da koy... Ne kadar kolay bir fikir peşindesiniz...

 

Birileri farklı platformlarda size ve sizin gibi insanlara hakaret ediyorsa, küfür ediyorsa, kişiliğinizi hedef alıyorsa bu hokkabazları savunacak değilim, Bunları insan diye karşıma da almam. Benim bir prensibim var: Tartıştığım kişi bana hakaret etmeye başladığı an, tartışmayı bırakırım, o kişi ile de daha tartışmam. İşte bu kadar... Sizin karşılaştığınız bu küfürbazlar, bu ayrılıkçılarla biz de karşılaşıyoruz, biz de bu tiplerin hışmına uğruyoruz. Bunlar MHP'li oluyor, CHP'li oluyor... Ama bu insanlar her zaman varlar, olmaya da devam edecekler. Peki bunun Erdoğan ile ne alakası var? Bu şapşalları Erdoğan mı besliyor yani? Siz böyle mi düşünüyorsunuz? Yok bunları düşünmüyorsanız, e o zaman siz ne demek istiyorsunuz?

 

Şimdiye kadar Erdoğan'a oy verenler kimmiş ki, şimdi ideolojik kurban oluyorlar? Ortaya somut bir şeyler koy, kavramlar üzerinde kalmak işin kolay tarafı. Açık konuşalım.

 

Erdoğan'ın hangi üslubu sizi üzdü, bir misal alalım da neyi konuşuyoruz bilelim... Bir ete kemiğe sokalım şu tartışmayı... Şimdi bunları yazdım diye, sizi ötekileştirmiş mi oldum? Hayır...

 

 

CHP ve MHP'liler huzursuzsa ne yapalım yani... Onlar huzursuz olmasın da ben mi olayım, Allah aşkına? Biri 10 seçimdir kayıp, diğeri 5 seçimdir yok. Daha genel anlamda biri 1950'den beri yok, diğeri zaten yok... E bunların seçmeni karalar bağlamasın da ben mi bağlayayım? Erdoğan seçime girmesin o zaman, belki onların keyfi yerine gelir. Ak Partiyi de kapatsınlar, tam olsun. Değilse başka ne yapılabilir? Yahu ben sizi hakikaten anlamıyorum!!!

 

Eğer CHP'lilerin huzurunun yerine gelmesini istiyorsanız, bu isteğinizi bir de onlara iletin bakayım, onların ne istediklerini bir sorun bakalım, size nasıl cevaplar verecekler? İşte o zaman görün bakalım nasıl hakaret ediliyormuş, nasıl kutuplaştırma yapılıyormuş...

 

CHP'liler huzurlu olmak istiyorlarsa, ilk önce bu milletten özür dilemeliler. Yılar yılı eziyet ettikleri bu milletten özür dilemeliler... Astıkları hocalardan, gömdürdükleri Kuran'lara kadar, okuttukları Türkçe ezandan, yaptıkları inkılaplara kadar topyekün yaptıklarından özür dilemeliler. Bu CHP'liler, kendi savundukları adamların bu millete eziyet ettiklerini kabul etsinler... Laiklik diye kuduran bunlar, laiklik var diye nice insanların haklarını yediklerini bir kabul etsinler hele... Ey gidi yalan dünya!!! Bir CHP'li bunları kabul eder mi? E o zaman biz bunları nasıl memnun edeceğiz acep? Ne bileyim, bir istiklal mahkemesi kursak mı mesela? Şey de olur bak, ikna odaları, belki o zaman memnun olurlar... Yahu bu CHP'liler artık bir öz eleştiri yapsınlar, onlardan bana ne!!!

 

Ne CHP,ne MHP... Anlayın artık, bunların dönemi bitti... Bunlar bir daha iktidar yüzü göremez, göremez. E biz bunları nasıl memnun edeceğiz o halde?

 

CHP gibi mazisi zulüm dolu bir parti, var olmayı bile hak etmiyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites

muhalefet(kimi sayarsanız sayın) hiçbirzaman memnun olmamışlardır ve olmuycaklardır.artı ak partili gençlerin dindar olduğu sözkonusu değil. bu şimdi böyle birşey söyledim diye ozaman dinsiz gençlikmi sorusu gelmesin akla. siz anladınız onu. bu parti islamın sözcüsü de değildir.

yapılan iş siyasettir. piyasadakinin iyisidir.

 

hakedene sövgü niçin rahatsız ediyor arkadaşlarımı??? cemiyet olarak hükümet olarak, memleket olarak.v.s herkesin siniri alınmışmı olması gerekiyor. biraz ses yükseldimmi niye göze batıyor bu anlamış değilim

Share this post


Link to post
Share on other sites

Erdoğan padişahlık sistemini getirse ilk dalkavuğu siz olurdunuz herhalde. Merak ediyorum, Erdoğan, kusursuz biri mi sizce? Cemaatin kökünü kazımaktan bahsederken ötekileştirmiş olmuyor mu? Bu işe gönül veren hizmet erlerini bi iki lafıyla ayrı kefeye koyuyor, iyice abartmış olmamak için o kadar. Bana paralel de ne dersen de, senin üslup da Tayyip Erdoğan'ın cemaat hususundaki sivri üslubuyla paralel. Ben her zaman ehl-i sünnet cemaatleri sevdim, en başında da ailem sayesinde İsmailağa cemaatini. Ama üniversitedeyken 2 yıl Nur cemaatinde de kaldım. Ve çok şükür hep hizmet eri insanlarla karşılaştım. Sınıfta bir çok kişinin muhafazakar kesime olan önyargısını kırdık. Güzel işler yaptık. Şimdi bu insanların hepsi töhmet altında bırakıldı. Kimse cemaate doğru düzgün çocuğunu da vermez ev de vermez. Sizce bu bir vebal değil mi? Cemaat içindeki kangren olmuş kısmı bul, kes at. Sen devletsin, gücün var. Sülük, haşhaşi tarzı söylemlere gerek yok. Şimdi göreceksiniz cumhurbaşkanı sıfatıyla bu tarz konuşamayacak, yakışık almaz çünkü.

Diğer partilerin meselesine gelince; ülkede adam gibi bi muhalefet olmaması sizi korkutmuyor mu? Beğenmediğimiz tek parti dönemindeyiz sanki. Hal boyle olunca her şeye rağmen Tayyip diyoruz. Aman CHP'ye kalmasın meydan endişesiyle. Valla Tayyip büyük adam. Ben olsam çoktaaan ilan etmiştim padişahlığı :) Halk o kadar arkasında ki napıyon usta diyen çıkmaz.

Ama Ak Parti bünyesinde yanlış kişileri de barındırıyor. Sistemin sağlam bir şekilde sürüp gitmesi için çürük elmalar da temizlenmeli, sadece tuzluklar değil..

Tayyip Erdoğan yüz yılda bir gelen müceddid, bir dahi, bir lider, bir süper karizma, yerum o azi burni tamam da sen seviyorsun ben seviyorum o sevmiyor. Ona da yazık. :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

satırbaşında sorup söylediğinizi üstüme almadım bilesiniz. kimse kusursuz değildir. başbakanında bintane kusuru vardır yalanı dolanı vardır mesele bu değil. konuda zaten gitgide sapıyor . sunu biliyorumki .. hizmet eri dedikleriniz zaten dümenciydi arkadaşım bu benim fikrim. yapılan hizmet se gazoz ağacı. uzun uzun yazmaya gereksin duymuyorum.

fark var_

korkular dolup taşınca komşularda kalmamış,

yalancı şahitler çoğalmış, ordularda saf almış, sanki herkes zan altında, pozisyon sert penaltı,,,,,,,,,

Share this post


Link to post
Share on other sites

O değil de, Türkiye'de 12-45 yaş arası herkesin bir şekilde cemaat geçmişi var galiba :)

Ve çoğunlukla üniversite zamanında oluyor :) İçinde bir kez bile bulunmayanlar cemaati topyekün tefe koyuyor. Hiç mi maklube yemediniz zalımlar :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Son olaylardan yüzünden artık maklubeler tavuk etiyle yapılıyor diyorlar, adalet bu değil.
İlgilenilenlerin suçu ne arkadaş?

Share this post


Link to post
Share on other sites

makbule ne be :)

.

 

Hahhaa :) Çok iyi.. Vay be bilmiyorsunuz gerçekten. Cemaatin yanından yöresinden geçmemiş, paralel meridyen yaftası yemekten kurtulmuşsunuz. Tebrikler :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now

×