Jump to content
Sign in to follow this  
ibrikçi

Metafizik

Recommended Posts

Bir yörk beyti açıklaması;

O güzeller şahının gözdesi, birincisi çoktur. Ben ise sefil ve perişan bir kulum sadece.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Şimdi benim efendim sultanım ruhi revanım , "Bize Rabbimizin rızası deste deste kızıl liradan daha sevimlidir." bu sözü biz söylersek çok tesirli olur.

Niye herkesinki tesirli olmaz? ...
Sevgili Şeyhimin bir sözü var "Mansur çok meydanda dâr bulunmuyor"

Mesela bazı sünnetsiz şiiler var afedersiniz çükünün ucunu feda etmez kalkar şahlık taslar.
Bu işler dârsız olmaz ağam.
Ne demiş atalarımız. Sen aga ben aga bu inegi kim saga...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aziz kardeşlerim , konu uzayıp gidiyor ve açıklamam gerekirse elimizde henüz bişe yok. Can ' ı bulduk sandık ama zaten bulduğumuz tabirde " batın" yani görünmeyendir deniliyor. Batın demek görünmeyen, gizli, yok ....

bir an hocamın sözüyle öyle heycanlanıp sevindik ki bir şey bulduk diye ama üstadın dediği gibi "Sanki burnum değdi burnuna yok' un" ... Bilmekle böyle yaklaştık.

Tabi büyüklerin dediği gibi " küllü boş değildir aşka düşenler"

Burada yok un da kendi içimizde olduğunu öğrendik. İçimizdeki yok denizinde kaybolursak ... Yani Allah'a kul olma konusunda daha seçkin ola biliriz. Zahiri görünüşümüze " nesin sen , hakikat olsan da çekil" deyip Allah'a kullukta her türlü engeli yoklukta eritip ... Derin konular bunlar ben ise sadece bir selama güveniyor dalıyorum.... Allah affetsin bilmeden işlediğimiz günahları .

Share this post


Link to post
Share on other sites

Metafiziğin dua ile ilişkili olduğunu söylemiştik. Başımdan geçen bir hadise dua konusunda bana bişe öğretti . Duada ısrarın edeb dairesinde nasıl olacağını sanırım buldum. Şöyle ki; dua ederkenki hal üzere dosdoğru olunması gerekiyor. Yani dua edildiğinde istenilen şey heme yazılıyor fakat kul halini muhafaza edemeyince siliniyor. Dikkat edilmesi gereken, duadan sonra da hali muhafaza etmek. Her dua kabul oluyor fakat kul istikametini bozunca kaybediyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aldı İmam Rabbani ( kuddise sirruh);

 

 

Allahutealaya hamdolsun sevdiği ve seçtiği kullarına selam olsun. Kulun istekleri kendi kısa görüşü kadar olur. Her şeyde Allahutealayı görme arzusu kısa görüşlü olmaktandır. Bu cisimler maddeler Allahutealaya ayna olabilir mi? Bu mahluklar aynasında görünen ancak onun sıfatlarını sayısız akislerinden biridir. Allahutealayı veraların verası uzakların uzağında aramak lazımdır. İnsanın içinden ve kendinden başka şeylerden uzakta dışarlarda aramalıdır. Sakın yükseklerden aşşağı düşmeyiniz. Allah yükselmek isteyenleri sever.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Yine sordum çiçeğe,

Gül sizin neniz olur?

Çiçek der ki; ey derviş,

Gül Muhammed teridir. (Sallallahu aleyhi ve sellem)

Yunus Emre

Na şuncacık aklımda soracak bişe kalmadı. Bütün cevaplar gül gibi alınmıştır bir çiçekten. Gülün konuşmasından ziyade , bu ne güzel soru bu ne güzel cevap...

Share this post


Link to post
Share on other sites

15 Temmuz için bir şiir;

 

Gelin allâme-i asrın toyuna

Arza durduk bugün dîvânımız var

Harîr atlas hülle biçin boyuna

"Fetahnâ" sırrını duyanımız var

 

Hazâinin sır sandığın açanın

Vâris-i enbiyâ kadri yücenin

Nesli melek mâhi Hacı Hoca'nın

Yoluna baş u cân koyanımız var

 

Okuttu "elifi "dâl"a yetirdi

Bizi zenbür gibi bala yetirdi

Nice mâlsızlan mâla verirdi

Lâ'li şarâbında gümânımız var

 

Zeyid haber verdi "hâ" ile "kaftan

Ehl-i kabâil geldi her taraftan

Ehl-i irfan olan gelsin bu saftan

Ism-i a'zam okur dekanımız var

 

Sofu münkir olma pendimi nâgâh

Habîb-i Kibriya'nındır bu dergâh

"Elif" "nün" maddesinde öğmüş Allah

Kelâmullah'a hod îmânımız var

 

Sâkînin camlan hep doldu taştı

Hakikat zevrâkı yelkenin açtı

Sefinemiz sahil bahri dolaştı

Ledünnî şehrine revanimiz var

 

Okuttu tefsiri hem ilm-i âlet

Yetişdi dersimiz buldu nihayet

Dersim ebcedlendi durdu kitabet

Bulak başlarında kalanımız var

 

Hamdûlillah yüceldi âli sânı

Yüzünde okunur "Seb'a'l-mesâni"

Mısr-ı melahatte Yûsuf-ı sânî

Pây-ı dâmenine akanımız var

 

Celâli aşkının Şat u Fırat'ı

Bütün çeşmelerin kand-i nebatı

Gelen ûftâdenin ehl-i hizmeti

Hemen Mehdi çağı zamanımız var

 

Bayburtlu Celali Baba

Share this post


Link to post
Share on other sites

Geçenlerde rüyamda Mehdi a.s ın istanbulda olduğu söylendi. Bilemiyorum sahih bir rüyamı ...

 

Bir celali baba karşılaması ;

 

Suna hangi bağın ayva narısan

Bahçeler rümmanı sen sefa geldin

Bendeki bülbülün gül ensarısan

Gülümün gülşeni sen sefa geldin

 

Revan ehli misen Nevcivanlı mı

Karabağlı mısan Dağıstanlı mı

Semerkant, Kandehar, Bedihşanlı mı.?

Gürcistan reyhanı sen sefa geldin.

 

Bir hab-ı gaflette üçler yediler

Seni bana hekim cerrah dediler

Yarem göz göz olmuş bir tabip diler

Derdimin dermanı sen sefa geldin

 

Üç harf beş noktadan aldık hesabı

Seni bana yazmış ecel kitabı

Şimden gerü kaldır yüzden nikabı

Hanemin erkanı sen sefa geldin.

 

Bâdeler nûş etmiş ehl-i dîlem ben

Şat, Fırat, Ceyhun’em nehr-i Nil’em ben

Kimse bilmez ne revnakta gülem ben

Bağımın bağbanı sen sefa geldin

 

Sakla Celâlî’yi cevher taş gibi

Altın tasta od görmemiş aş gibi

Parmağında hatem yüzük kaş gibi

Canımın kurbanı sen sefa geldin

Bayburtlu Celali Baba

Share this post


Link to post
Share on other sites

Süleyman gibi sen karıncaların yanına var.

Karıncalar bir anda birer Süleyman olsun.

Ne olur, bir gececik kapısını çalma ayrılığın.

 

Mevlana Celaleddin Rumi

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aziz kardaşlerim , belki aklınıza takılır ; ibrikçi nerden biliyor bukadar şeyi biz niye bilmiyoruz , bize niye ruyada bazı malumatlar verilmiyor, bizim başımız kel mi ???? Vs.. Güzel kardeşlerim çok kolay ; yatsı namazının son sünnetini 4 rekat olarak kılın ,Allah sizin de kalbinizi sırlarla doldırsun.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Şimdi benim efendim sultanım ruhi revanım, ince ince mevzular aklıma geliyor tüm tatlılığımla izaha çalışıcam inşaAllah. Kendimi sağlama almak için konuya şeyhimi de dahil edeyim...

Efendim dergahlıkta , seyri sulukta mertliğin daha kuvvetli olduğunu düşünürdüm kalenderi olmaya çalışırdım. Daha çok mertliğe yöneldiğim için edepte bazı boşluklarım oldu . Yani mertken daha tatlı olacağım fikri ağır basıyordu şimdi ise edebe daha dikkat etmek gerektiğini düşünüyorum. Her ikisinde de tatlı oluna bilir. Mertlikte tatlılıkta başarılı olamadım. Şimdi edebte tatlılı olmaya çalışıyorum. Allah'ın rızası tatlılıkta diye düşünüyorum. Bunu olgunluk , kemale erme diye de düşüne biliriz.

Metafizikle ilgisi de şu , anladığım kadarıyla metafiziğin belirli kitabı yok. İbni sinanın araştırmalarını belli bir yere kadar okudum , en önemli ve bir çok anlatımda kullanılan " prensib"' in ne olduğunu bile tam olarak çözemiyordum. Şimdi ise içimden bir ses " metafiziğin edeb' e geldiğini , yani edepli kişiye metafizik lugatındaki kelimelerin manâları anlamlıolmaya başlıyor. Tatlının çekiciliği prensipler oluyor mesela... Mesela bir damla balı koy dışarı mahallenin bütün sinekleri toplanır gelir. Bir kilo katran koy yanından geçen olmaz. Yani Biz burada anlayamadığımız meta fiziği bir bakıma edeb ile tatlılaşıp kendimize çekip avlamaktan bahsediyoruz. Aman avcı iken av olmayalım ...

Neyse bukadar tatlılık yeter biz şeyhimize uyalım, kendimizi farş etmeyelim insanda sırullah vardır...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bir türkü ;

 

 

Şu Yüce Dağların Karı Eridi

Sel Oldu Gidelim De Bizim Ellere

Yaylamızı Lale Sünbül Bürüdü

Gel Oldu Gidelim De Bizim Ellere

 

Nazlı Olur Güzellerin Eyisi

Deli Gönül Güzellerin Delisi

Gayrı Bizim Elin Kara Çalısı

Gül Oldu Gidelim De Bizim Ellere

 

Karacaoğlan Der Ki Gelir Yazları

Güzel Kimden Aldın Sen Bu Nazları

Ananın Babanın Acı Sözleri

Bal Oldu Gidelim De Bizim Ellere

Share this post


Link to post
Share on other sites

Saçlarından bir tel aldım

Haberin var mı yar yar

Haberin var mı?

Aziz kardeşlerim gece olunca hırhızların güneşi doğarmış.

Hırhızlar bile gece çalışırmış. Şimdiki aklım olsa dergahlıkta hep gece çalışırdım. Bu Gece ufaktan hırhızlar tarafından soyuldum. Çantamı çaldılar...
Çantada ; biraz yiyecek , tütü tabakam, telefon şarzı, çeşitli gıvır zıvır ve birde jop vardı . Bir güvenlikçi vardı borç vermiştim parayı aldı kaçtı jopu düşürmüş el koymuştum. Bu arada sevindirici olan gece yerim diye evden biraz kurabiye poşete koymuştum. Çantaya koymayı unutmuşum bekarlıktan... Demekki zamanı geldiğinde bekarlığında faydası olurmuş...
Ahhh! bu kafa dergahlıkta olsaydı bende...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Benim efendim sultanım aziz kardeşlerim gelin size bir zikir öğreteyim. Hani kalenderiler çekermiş ya tesbih " Ya Ali, Ya Ali, Ya Ali" (kaddesallahu veche) buna benzer ,belki mantığı aynı. Benim annannem çok tesbih çekerdi, koçaman bir tesbihi vardı. Bir gün babam da tesbihin bir ucundan tutmuş " Bibimin dediği , Bibimin dediği , Bibimin dediği"

Diye çekmeye başlamış . Annannemin hoşuna gitmiş gülümsemiş ...

Şimdi biz ne diyoruz " Şeyhimin dediği , Şeyhimin dediği, Şeyhimin dediği" yani kabirde sordular mesela ; " Rabbin kim ? Nebin kim?" biz de diye biliriz , Şeyhimin dediği...

Kamil insana böyle teslimiyet bizi kurtara bilir

Böyle tatlılı fikirler düşünüle bilir metafizikte...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aziz kardeşlerim çanta çalınmamış kameradan baktık gayet sosyete kalabalık bir aile geliyor oturuyor , yanlarında küçük köpekleri de var köpeğin ipini verirken oturmak için eline aldığı bizim çantayı da veriyor . Kadında onun sanıyor heralde karambolde bizim çantayı da alıp biniyorlar arabaya. Plakadan telefonuna ulaştık adam da tedirgin olmuş tütün jop falan var ya... Şikayetçi olmadım getirecek bekliyoruz.

Share this post


Link to post
Share on other sites

#DurdumVeDedimKi ; "Yiğitlik bir anlık sabırdır!"

Şeyh Abdul Kadir Geylani Hazretleri ( kudduse sirruh)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Birkeresinde bizim bodruma bir hırsız girmiş ,kömür çalıyormuş Ali abim hırsızı görünce hemen saklanmış. Belki beni görür de almaktan vaz geçer diye...

Hırsız da bir kız , yani korktuğundan değil.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Suyun maanasıyla alakalı bazı düşünceler ;

İnsanların üretimlerinin hepsinin su tasarrufundan kaynaklanan kazanımlar olduğu düşüncesi hasıl oldu. Bunun matematiksel bir formülünün yazılması gerektiğini düşündüm. Emek ve üretimin ölçü birimi tasarruf edilen su ile belirlenmeli.

Su tasarrufu şöyle , hayatı olan ve canlı olan herşey sudan yaratıldı. Biz canlılar ise birşey yaratmıyor sadece su tasarrufu ya da israfı içerisindeyiz. Havuz ve musluk problemleri var mesela ama işin aslının anlaşılmasında yeterli değil. Belki yeterli ama benim gibi matematiği kıt olan ve olayı çözümlemekte takılanların anlayışını kuvvetlendirmek için, ürettiğimiz üreteceğimizin sadece su tasarrufu olduğu kanıtlanmalı.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Hucurat suresi 18. Ayette Resulü aracılığıyla Allah buyurdu ;

Bismillahirrahmanirrahim

" Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir."

( şüphesiz Allah doğruyu söyledi)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aziz kardeşlerim mesela ben yoğun bir işte çalışıyorum eve bitab düşüyorum geçen rahatsızladım 2 gün rapor verdi doktor evde yattım baktım çalışsamda çalışmayıp evde yatsamda aynı zaman geçiyor. Ha çalışmışım yorulmuşum ha evde akşama kadar yatmışım aynı zaman yine geçiyor. Hatta dün öyle yorgundum ki yorgunluktan uyuyamadım. Evde olsan uykunu almış olursun uyuyamazsın bir de yorgunluktan uyuyamazsın. Ama sohbetlerimde dikkatimi çeken bişe var . uykusuzken çok daha güzel şeyler yazıyorum. Yunus emre ata babamızın bahsettiği " esrük" hali sanırım uykusuzluk. Geçen inanmazsınız Üstadın hani bir şiiri var " yok bir yoktur bir vardır..." en esrarengiz dizeleri. Bakınız şiiri bile ezbere bilmiyorum ama bir şerh geldi aklıma resmen şerh şiiri yazdı... Yani yoktan başladım . elimde şiirin sadece yoku vardı. Daldıkça diğer mısralarda şerhle beraber geldi ... Şimdi hiç dalmak istemiyorum çıkamam ...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bakınız aziz kardeşlerim hepimiz çalışıyoruz yani sadece kendim için demiyorum. Mevzu açıldı da aklımıza geldi. Allahın kulu olduğumuz için zannediyorum ki Allah' a en tatlı halimiz, Allah yolunda çalışıp uykusuz bitab düşmüş halimiz. Kul kulluğunda yorulmuş o zaman işte o yorgunlukla tatlı bir sohbet hali oluyor " esrük" o işte ...

 

Ne diyor fuzuli;

"N’olacakdur terk-i aşk itme Fuzûlî vehm edüp

Gâyeti derler ola bir bende sultânın sever

 

(Fuzûlî, dedikodudan çekinip de aşkından vazgeçme.

Ne olacak, en çok kulun biri sultanını seviyor, diyeceklerdir.)

 

(Ustadın şiirini de yazalım )

 

BirO'NUN SANATI

(Yok) bir (var)dır;

Geçit vermez;

Dar mı, dardır!

(Yok) bir (yok)tur;

Akıl ermez,

Ne de çoktur!

(Var) bir (yok) tur;

Yusyuvarlak,

Dönen oktur.

(Var) bir (var) dır.

O’na varmak…

Bu kadardır!

- Üstad Necip Fazıl KISAKÜREK kul

Share this post


Link to post
Share on other sites

aziz kardeşlerim meta-fizik.com domain boş acaba alsak mı?

Share this post


Link to post
Share on other sites

BurayaŞunuYazmalı ; "ne yanar kimse bana ateşi dilden özge

ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayri" (fuzuli)

Share this post


Link to post
Share on other sites

#AraKANağlıyor "Alim ilmine yansın , pazusuna pehlivan..." N.F. Kısakürek

Share this post


Link to post
Share on other sites

Tüm metafizik ilmi de saklıdır bir "elif" de...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
Sign in to follow this  

×