Jump to content
Sign in to follow this  
ibrikçi

Metafizik

Recommended Posts

Kimse okumuyorsa şeyhim okuyordur deyip yine söze başlayalım...

Zaten bizim burada amacımız kırık gönül tamir etmek. Metafizik bahane..

O kırık gönüllerin her biri bir derya...

Meta fizik dediğin nedir ki ? İki kelimede geçen açıkladım ama unuttum gitti. Yazmadığım için unuttum... Mesela biz burada şeyhimizin gönlünü yapmaya çalışıyoruz. Diyelim yola çıktık bir vasıta ile işte o vasıta şuan burada metafizik. Bindik gidiyoruz... Burada zaten metafizik işler hale getirilmeye çalışılıyor. Laf değil sadece... Kabiliyetimizce, kadarımızca , kaderimizce bu tekerleği çeviriyoruz. Meta fizik inanın gözümde değil . şeyhimin bir tebessümüne , aha metafizik budur der geçerim.

Metafizik için iki kelime de çoktur . tek kelime buyrun ; metafizik = edeb...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Uyanır gece yarısı, yoktan sevda yaparım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yakarım

 

Dilsizler bana danışır, kelebeklerin aklı benim

Gemilerle her gece ben çok uzaklardan dönerim

Çağırırlar küçük adımı, karafakiden ben akarım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yakarım

 

Kalbim sevda kuyusu, her gün yoldan çıkarım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yakarım

 

Dilsizler bana danışır, kelebeklerin aklı benim

Gemilerle her gece ben çok uzaklardan dönerim

Sen unut geçmişini, ben aklımda tutarım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yanarım

Adamım bu küçük işlere ben bakarım, yakarım.

 

Ebruli

Söz: Hüsnü Arkan - Müzik: Nadir Göktürk

Share this post


Link to post
Share on other sites

Şimdi benim efendim sultanım ruhi revanım Yunus Emre atabababamız demiş " Yunus sen bunda meydan isteme,

Meydan içinde merdaneler var. " yani burada biz metafiziği tek kelimeyle anlattık ama bu konuyu tek harfle de anlatan var hatta tek bir noktayla da anlatan var.

ALLAHu Zü’l- Celâl bizlere şuur versin. Âmin!.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Büyükler demiş " zalimsiz âlim , hainsiz devlet olmaz" şimdi bunu niye dedik ? Şimdi biz butada çok düzgün dört dörtlük bir çizgi de çizersek riya olur. çünkü bizde dergahta şeyhine yamuk yapmış sırlı bir dervişiz sonuçta. Uçmaya gerek yok. Ahım şahım hallerimiz yok. Bir şeyi bir şeyden ayırt edemeyişimiz sayesinde ancak kendimizi farş ediyor bu gün acaba hangi günahımı anlatayım derdiyle şaşırmış bir şekilde dırdır edip , adımız gibi bildiğimiz asıl yapmamız gerekenleri erteliyoruz aklımızca...

Ah ah keşke dergahta utancından tek kelime etmemiş gözü yaşlı boynu bükük yunuslayın derviş olsaydım...

Share this post


Link to post
Share on other sites

1-) Arap Baharı ilk önce hangi ülkede ve nasıl başladı?

Tunus'ta Muhammed Buazizi'nin kendini yakmasıyla başladı.Tarih: 17 Aralık 2010

 

2-) Muhammet Buazizi kimdi?

Tunus'ta iş bulamamaktan ve geçim sıkıntısından dolayı seyyar satıcılık yapan üniversite öğrencisiydi.

 

3-) Muhammet neden kendini yaktı?

Bir zabıta görevlisince tokatlanması ve tezgâhı ile mallarına el konulması sonucu buhran yaşaması.

 

Kuantum fiziğine göre bir kelebeğin kanat çırpışı büyük bir fırtınayı tetikleye bilir...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Allı turnam telli turnam
YAnakları ballı turnam
Yarla senli benli turnam
Turnam yare selam söyle
1948
29.09.2014

Belletmeden beylesine
Dalıp gitme neylesine
Düşünmeden eylesine
Turnam yare selam söyle

29.09.2014 19:57

Share this post


Link to post
Share on other sites

Rahmet esse üzerine sarıl güle ,gül üşüme

bak bu hava yağar şimdi...göğe bakıp gülüşüme

seher vakti buluştuk da, nicelerle danıştık da

güne aya ne gerek var ben yanarım Gülüşüme

27.2011

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bu günlerde kafama takılan "sınırsız" kelimesi ve anlamı ile ilgili birşeyler yazmak istiyorum.
Sınırsız kelimesini en çok internet için kullanmaya başladık, daha sonra sınırsız web hostingler falan çıktı...sınırsızlık ne kadar insana göre ve sınırsızda nasıl yaşaya biliriz? sısnırsızlık heycan verici olduğu kadar ızdrap da verebilir.Bu konuda dini bilgimde gözüme çarpan bir söz var. Konuyla alakalı olduğunu düşündüğüm dikkatimi çeken bir bilgi yani.
Hatırladığıma göre Bir gün Hazreti Ali (kaddesallahu Veche) efendimiz "Şuan perdeler kalkacak olsa ve her şey gözlerimin önüne serilse bende kıl kadar değişiklik olmaz" Bu mükemmel bir teslimiyetin göstergesi. Perdeler = sınırlar...
Bir damla suya bakarken okyanusları görmek böyle olalı. Şahsen sınırsızlık beni ürkütüyor. Buna davetliyiz...
Fizik ötesi sınırsızlık. Metafiziği anlatmak, anlamak bulunduğun hali korumakla mümkün. Bulunduğumuz hali korumanın da doğru durmak dosdoğru olmakla ile sağlanacağı güçlü ahlaki bağlarla ...

"cut ,vücut, mevcut " bu üçlüyü araştır çözmeye bak (kendim için bir not)

Bir Allah dostu öğüdü;

Ey insan, büyünün (çekiciliğin) üstesinden gel,
Aklı, tutkuyu ve düşünceyi yok et,
Ve onurunu koru!

SUFÎ ŞEYHİNİN
ALTIN SÖZLERİ
(Bawa Muhyiddin ks.)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Göresin

Bahar geldi yüce dağlar başında
Süsem sümbül ola bite göresin
Aşkı buldun ise civan çağında
Tütiyalar gibi tüte göresin

Aşık vuslat bulur serden geçerse
Arifler yurdunda şerbet içerse
Bahar vakti bağda güller açarsa
Şeyda bülbül ola öte göresin

Varıp da gülleri dermek istersen
Açıldığı vakit görmek istersen
Murad-ı maksuda ermek istersen
Bir pir eteğinden tuta göresin

Zikr-i hüda eyle kalma avare
Eğer aşık isen hüsn-i didare
Deme niçin Mansur çekildi dare
Enelhak sırrına yete göresin

Hoca Cemal hüsn-i canana mail
Sen de arzun için ara bul delil
Bin gönülü irşat eder bir kamil
Gidip eşiğine yata göresin


Kağızmanlı Cemal Hoca

Share this post


Link to post
Share on other sites

Düşündüm de sınırsızlıkta asıl korkmamız gereken nokta israf olmalı

Share this post


Link to post
Share on other sites

İşletmecilik , kıt kaynaklarla sınırsız insan ihtiyaçlarını karşılama sanatıdır.

Sınırsız ihtiyaçlara kendini kaptırmamak fani kulların ayaklarını kaydırmaz. Bunu bir aşık şöyle ifade etmiştir;

 

#kerkük

Deme zağlar

Qonuptu deme zağlar

Bir dertliye tuş oldum

Derdini demez ağlar

 

Deme:yağmur ile ziraat yapılan toprak

zağlar:siyah karga

Share this post


Link to post
Share on other sites

"Senin mahmur bakışlarına karşı Cebrail"in kanadı bile secdeye kapanır." Hazreti Mevlana

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sevgilerde

 

Sevgileri yarınlara bıraktınız

Çekingen, tutuk, saygılı.

Bütün yakınlarınız

Sizi yanlış tanıdı.

 

Bitmeyen işler yüzünden

(Siz böyle olsun istemezdiniz.)

Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi

Kalbinizi dolduran duygular

Kalbinizde kaldı.

 

Siz geniş zamanlar umuyordunuz,

Çirkindi dar zamanlarda bir sevgiyi söylemek.

Yılların telaşlarda bu kadar çabuk

Geçeceği aklınıza gelmezdi.

 

Gizli bahçenizde

Açan çiçekler vardı,

Gecelerde ve yalnız.

Vermeye az buldunuz

Yahut vakit olmadı.

 

Sevgilerde, Behçet Necatigil

Share this post


Link to post
Share on other sites

orta doğuda yaşanan durumu bir fıkrayla anlatalım...
Eskiden köyde bir kürt gitmiş buz tutan dereye (afedersinlz) büyük abdest bozmaya. Kürdün götünün kılları yapışmış buza. Kürtte ne yapsın ordan geçen kürde bağırmış , "pufidi pufidi" yani diyor ki gel üfle de buz çözülsün. Gelmiş kürt buza üflerken onun da bıyıkları yapışmış buza. Bu sefer bıyıkları yapışan bağırmaya başlamış "pofidi pofidi" yani diyor ki ossurda buz erisin bıyıklarım buzdan çözülsün...
Şimdi de orta doğuda petrol batağına saplanan kürtler birbirine yardıma koşuyor Bakalım yıllarca türklerden istedikleri kan ve nefrete orada kavuşabilecekler mi?

 

kerbela eyleme bahardır yazdır

çekindim demeye hayli zamandır
Kipriğin ucuyla bir damla getir
Kurudu alnımda ter kara gözlüm
ibrikci

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aziz kardeşlerim, birbirimizi sevmek zorundayız. Her birimiz ayrılığa 72 sebep bulabiliriz. 72 ayrılıktan bir bağlılık. bulunabilir. 72 fırka olacaz içimizden biri kurtulacak... Bu bir hangisidir?
Keloğlanın bir filmi vardı hani... Bardakların hepsinde zehir var ama biri süt... Ama hangisi süt. Keloğlan ne yaptı? Bardaktakilerin hepsini bir bardağa doldurdu içti... Birbirimizi sevelim vesselam.
Geçen rüyamda bir kürtle güreşiyom, yapılı ama kuvveti yok . Kürtü sazan balığı gibi omuzuma alıyom ama yere vurmaya kıyamıyom...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bu insanlar çıldırmış olmalı bir birleriyleçekişip dururken. "Ben şöyleyim ben böyleyin, sen böyle derken buradan geçin vs.." Bütün akıllı insanları kendime hayran bırakmam için bana inanılmaz fırsatlar veriyorlar...

 

Kazakçada bir Özürdilemek için kullanılan Türkçe kelime bizdekinden çok daha anlamlıdır. Kazakçada "Keşirim suraymın" Derler . Tam olarak ;"Geçirilmemi istiyorum" Neyden geçirmek? Tabi ki Gönlünden ."Gönlünde bunu tutma geçir" diyor. Konunun ehemmiyetini bir menkibe ile anlatmak istiyorum.

 

Bir gün iki derviş Yola çıkarlar Sohbetler ederek seyahat ederler.

Bir gün Bir nehrin kıyısındayken güzeller güzeli bir kız karşıya geçmek için bunlardan yardım ister.

Dervişlerden biri kızı kucağına alır sudan karşıya geçirir.

Geçirmesine geçirir ama diğer derviş çok bozulur...

Neyse yollarına devam ederler. Tabi öfkeli derviş bir yerde patlar ;"Resmen kucakladın abi kızı bir de gelmiş neler anlatıyon"

Derviş der ki;" Ey benim güzel dostum ben o kızı sadece nehrin karşısına kadar taşıdım. Ama sen buraya kadar getirmişsin"

Bunun için yükü hafif tutmak budur. Sohbetlerde Yükümüzü hafif tutalım ki Fikirlerimiz Göklere ulaşsın. Yoksa onun altına gir bunun sırtına al nereye ulaşabiliriz ki?...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aziz Kardeşlerim demin düşündüklerimi hemen yazayım.
dün düşündüklerim de var.

Kuran'ı Kerime gözümüzün nuru dememizdeki mağna alemine dalalım.
Göz bilindiği gibi iki tanedir ama tek görürüz. mesela Mevlana Hazretleri der ki " dünyada bir çok dil vardır ama anlam tektir " O TEK ANLAM DA YA ŞERDİR YA HAYIRDIR. Kuranı kerim bizim gözümüz, nuru gören gözümüz. Ama olmadı şimdi bu oluşturduğumuz yargıda bir eksiğimiz var. Çünkü Nakşibendi Hazretlerinin bir sözü aklıma geldi "Abdul Kadir Geylani Hazretlerinin ayakları bizim gözümüzün nurunun üzerindedir."

Abdul Kadir Geylani Hazretlerini tanıyorsak Kuran'a basmaz.Eğer iş bizim burada dediğimiz gibi olsaydı Böyle bir şeyi de Nakşibendi Hazretleri demezdi.

Şimdi Yanıldığımıza ulaştık mı ?

Şimdi tekrar dalalım... bizim gözümüzün nur ,gördüklerimizden oluşan taktir ve düşüncelerimiz , Allah dostunun gördükleri ile bizim gördüklerimiz kıyaslansa ,onun gördüğü nurlar karşısında bizimkiler ,Allah dostunun ayakları altındaki toprak gibi olur.

Göz karar vermede en etkili organımız. En çok gördüğümüze inanırız.

Demin düşünürken tam bişe yakaladık dedim ama yine geri vites yapmak zorunda kaldık...

Gözümüzün nurunu kuranda şöyle bir ayette görmemiz dileğiyle bizden bukadar;

Bismillahirrahmanirrahim
“Güzel söz O’na yükselir, onu da amel-i sâlih yükseltir.” [35/Fâtır, 10]

 

Ey Yüce Rabbu’l ÂLEMînim benim de gönlümü-özümü-gayemi SENden yana çevir!

(Ümmi Sinan kuddise sirruh)

 


Share this post


Link to post
Share on other sites

Söz ile bir kalbe doğmaz ledünni
Bütün azaları dil olmayınca
Nefs-i emmârenin bilinmez fendi
Gönül şehri bahr-ı Nîl olmayınca

Söz ile bulunmaz bir sâdık muhîb
Derde düşmeyince aranmaz tabîb
Her bir şükûfeye konmaz andelîb
Madem ki içinde gül olmayınca

Her bir âşık vâsıl olmaz yârına
Berdâr olmayınca vuslat darına
Pervâne-veş düşüp aşkın nârına
Mansur gibi yanıp kül olmayınca

El çek mâsivâdan bırak bu câhı
Râz-ı derûnundan eylegil âhı
Cânân illerinin açılmaz râhı
Varıp bir kâmile kul olmayınca

Pîr-i Sâmî gibi sâhib-irşâdı
Bulup kapısında kılak feryadı
Hiç birimiz bulamazık necatı
Bizim delîlimiz Ol olmayınca

Salih bu sözlerin yalan olamaz
Her beşer süratli insan olamaz
Her bir kimse ehl-i irfan olamaz
Kırk yerden yarılmış kıl olmayınca

Erzincanlı Tüfekçizade Salih Baba

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aziz Kardeşlerim bu aralar çok duygusalım. Geçen gün rüyamda resulullah evimde misafirimdi. Açtım üstadın çöle inen nur kitabından bir şeyler okudum.
kitabı ilk defa okuyormuşum gibi oldu.

Resulullah, Kenzul arş duasını verdi ben de götürüp bir çeçene verdim. İnsanın içi bir hoş oluyor. Oturuyor gidiyorsun "ya resulullah" diyorsun sana bakıyor.Görseniz öyle güzel ki... Genelde evimi temizlediğimde görüyorum. Geçen de de evi temizlemiştim uyandım ki salavat çekiyorum. Resulullahı (sallallahu aleyhi ve sellem) rüyasında görmek isteyene tavsiyem evini temizlesin.

Neyse bukadar yeter. Fazla anlatmamak lazım.

 

 

Gurbet içimde bir ok her şey bana yabancı
Hayat öyle bir han ki acı içinde hancı

Gurbet içimde bir ok her şey bana yabancı
Hayat öyle bir han ki acı içinde hancı

Sevmek korkulu rüya yalnızlık büyük acı
Hangi kapıyı çalsam karşımda buruk acı
Sevmek korkulu rüya yalnızlık büyük acı
Hangi kapıyı çalsam kalbimde buruk acı

Yıllar yılı gönlümde bir gün sabah olmadı
Bu ne bitmez çileymiş neden hala dolmadı

Yıllar yılı gönlümde bir gün sabah olmadı
Bu ne bitmez çileymiş neden hala dolmadı

Sevmek korkulu rüya yalnızlık büyük acı
Hangi kapıyı çalsam karşımda buruk acı

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bağlar,bahçeler ona selâma durmuşlar; selviler ayağa kalkmış!
Yeşil çemenler yaya olarak ona doğru koşuyorlar; goncalar da
atlara binmiş geliyorlar!
Mevlana Hazretleri

Ok,hedefe doğru uçup gidiyor! Pâdişah ava çıktı; biz neden oturmuş
kalmışız? Haydi,gidelim; o pâdişaha av olalım!
Mevlana Hazretleri

Gökler heyecandan yarıldı; cihanda bir uğultu var! Etrafa anberler,
miskler yayıldı! yârin bayrağı geliyor!
Mevlana Hazretleri

Ayın ondördü gibi nûrlu yüzlü olan sevgiliye yol açın,yol verin;
o,nûrlar saçarak geliyor!
Mevlana Hazretleri

Haydi,tozmaması için yollara su serpin; sevgili geliyor! Bahçeye
müjde verin; bahar kokusu geliyor!
Mevlana Hazretleri

Ey zavallı insan,bu düşüşlerden,bu hâllerden sakın ye'se kapılma;
gizli gizli o kadar çok duâ et,geceleri,o kadar çok ağla,inle ki; sonunda
yedi kat gökten kulağına kurtuluş sesleri gelsin.
Mevlana Hazretleri

Ey sevgili,ilâcım da sensin,çarem de sensin.
Yüz parça olmuş gönlümün nûru da sensin,çâresiz
gönlümde,senden başka ne varsa hepsi yok oldu,beni
kimsesiz bırakma! Gel!
Mevlana Hazretleri

Sen,öyle büyüksün,öyle büyük bir nûr
kaynağısın ki,şu güneş senin nûruna karşı sanki
akşam kızıllığı,ey bütün dünya padişâhlarını geride
bırakan,,azîz varlık,ey HAKK ile gören göz,ey her şeyi
bilen gönül! Gel!
Mevlana Hazretleri

Hz.Muhammed'i gözleyen gözüm,gamınla
sana müştâkım diyor."Biz seni ancak âlemlere rahmet
olarak gönderdik."âyetinin sırrı,gel de o dağınık saçlar
arasından yüzünü göster!
(sallallahu aleyhi vessellem)
Mevlana Hazretleri

Share this post


Link to post
Share on other sites
Ah şeyhim ah... Bir damlası deli derya olan şeyhimden nasıl ayrı düştüm anlamadım...
Bülbül gibi gülistan bostandan ayrı düştüm
İstemem altın kafes vatandan ayrı düştüm
Ey gam öldürme beni bu hicran gecesinde
Zira bir güneş yüzlü handandan ayrı düştüm
Gönül feryad ediyor karanlık gecelerde
Gamlıyam bir mah cemal sultandan ayrı düştüm.
Hicran ile ne hale geldiğimi soranlar
Sormayın ahvalimi ben candan ayrı düştüm.
Selim’i kınayanlar bilmez ıstırabımı
Şu canıma can katan canandan ayrı düştüm.
Yavuz Sultan Selim
Aziz kardeşlerim, Piri Türkistan kaddesallahu sirruh "Divanı Hikmet" inde ne demiş bir bakalım ;
185. Hikmet
Bildim şimdi Hazretine çok yazmışım,
Birçok dostla bu yol içre çok geçmişim.
Kılavuzsuz karanlığa yol kaybetmişim,
Gönlüm tanı atıp, görerek kalkmayım mı?
Gönül tanı attı ise, kurdu pazar,
Tefekkürün deryasına girip sözler,
Şevk şarabını içsem deyib gönlüm sezer,
Sır şarabını koyuverdi, yanmayım mı?
Kamu dostlar, geçti, görün, geldi seza,
Yürümüşüm tilbeler gibi yoldan çıkarak.
Sır şarabını içtim ise verdi meze.
Ahiretin gereklerini kurmayım mı?
Ahiretin gereklerini kurdu yaran,
Hak Rasul’un sünnetini tuttu yaran.
Hani evvel sizden önce geçen kervan,
Ben onların izini arayıp, yetmeyim mi?
Vah ne yazık, geçti ömrüm gaflet ile,
Sual sorsa, cevabı yok hüccet ile.
Vermeyiniz aykırı gelse, mihnet ile,
Şimdi buzlayıp, kar gibi eriyip, akmayım mı?
Vah ne yazık, geçti ömrüm, kaldı beka,
Yiğitliğim yel gibi geçti, su gibi aka.
Miskinliğin makamında yırtıp yaka,
Tutub tevbe ateşi ile yanmayım mı?
Kul Hoca Ahmed yetti aşkın eşiğine,
İnşaallah, Hak erdirir niyetine.
İnandım ben Hak kelamı, ayetine,
Oldum refik, geçitlerden geçmeyim mi?
Piri Türkistan Hoca Ahmed Yesevi (Kaddesallahu Sirruh)

 

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bana dervîş demişler
Ben dervîş olamadım
Yanlış haber vermişler
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler halîm olur
Giydiği kilim olur
Hulki mülayim olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler post giyinür
Nâsa çirkin görünür
Herkes ana yerinür
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler halîm olur
Hakk ile kelîm olur
Hem kalb-i selîm olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler mestur olur
Dil sarayı nûr olur
Hakk ile manzûr olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler cennet gülü
İsm-i a'zam bülbülü
Hayât bahş eyler dili
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîş olan hâk olur
Sâhib-i idrâk olur
Mâsivâdan pâk olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîş olan âb olur
Mazhar-ı Vehhâb olur
Ciğeri kebâb olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler hem bâd olur
Canı dili şâd olur
Gussadan âzâd olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler hem nâr olur
Şeş cihette var olur
Yâdlar kamu yâr olur (1)
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîş olan nûr olur
Nâs içinde hor olur
Her taraftan dûr olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîş benzer bülbüle
Mürşidler benzer güle
Sev Hakkı seven ile
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler bülbül olur
Mürşidler hem gül olur
Sözleri makbul olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervişlerin sultânı
Cân derdinin dermanı
Sâmî-yi Erzincânî
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervişler şahı Sâmî
Hakîkat mâhı Sâmî
Aşkın misbâhı Sâmî
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Salih gibi dervişler
Hayvân-sıfât kalmışlar
Himmet alan almışlar
Ben derviş olamadım
Hakkı da bulamadım

Salih Baba Divanı

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bu gün doğum günüm bakalım Yunus Emre Atababamız ne demiş; BUNDAN BERİ GÖNÜLDÜM

Bundan beri gönüldüm, dost ile bile geldim,

Ben bu aleme çıktım, bir acep hale geldim.

 

O dost açtı gözümü, gösterdi kendözümü,

Gönüldeki razımı, söyledim dile geldim.

 

Gör ne yuvadan uçtum, bu halka sırrım açtım,

Aşk tuzağına düştüm, tutuldum ele geldim.

 

Tuzağa düşen gülmez, aşıklar rahat olmaz,

Söylerim dilim bilmez, bir acep ile geldim.

 

Buraya geldim bu dem, geri ilime gidem,

Sanma ki burda beni, altına mala geldim.

 

Değilim kilükalden, ya yetmiş iki dilden,

Halim ahvalim nedir, bu mülke sora geldim.

 

Ne haldeyim ne bilem, tuzaktayım ne gülem,

Bir garibçe bülbülem, ötmeye güle geldim.

 

Gül Muhammed teridir, bülbül onun yeridir,

O gül ile ezeli cihana bile geldim.

 

Mescidde medresede çok ibadet eyledim,

Aşk oduna yanarak, ondan hasıla geldim.

 

Kudret suret yapmadan, feriştehler tapmadan,

Alem halkı dönmeden, ileri yola geldim.

 

Yine Yunus’a sordum, der ki Hak nurun gördüm,

İlkyaz güneşi gibi ışıyıp doğa geldim.

 

Yunus Emre

Share this post


Link to post
Share on other sites

Efsane Cuma alışveriş etkinliğine reddiye; "Ey iki gözünü de dükkana dikmiş, ümidini oraya bağlamış adam, kendine gel, mescide yürü de rızkınıAllah’dan iste! " Mevlana Hazretleri

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
Sign in to follow this  

×