Jump to content
idrak

Mağlup Galibiyet

Recommended Posts

Bismillah fî evvel ve'l âhir

 

Kutlanamayan Zafer

 

Bir gerçek, ezici bir galibiyetten bahsedemeyiz ve gayet beklenilen, yerinde bir istatistik %51

 

Bir tarafa ürkek bir gurur diğer tarafa 'devam' aşılayan bir sonuç. Bir yorum okudum, mağlup gâlibiz diye; tespit budur.Bugun sandığa evet'e giden akpli seçmen (en azindan çoğu) duygusalliktan öte hiçbir mesnede dayanmamistir. Fanatikleri "Erdogan ne derse evet lan!"cıları hâric tutuyorum. Cekimserleri, hayırcı muspet tebaayi bir anda pkk teröristler ile aynı kategoriye koyabilen, meseleyi, vatana ihanete kadar indiren ama kendi bizzat teşkilatindaki yarıkların üstesinden gelemeyen, bildiği hâlde suya sabuna dokunmayan, seçime üç gün kala saçmalayan ( ama karınlarindaki gercegi kusan) danışmana bile dokunmayan, 15 temmuz vampirlerini (bakın da görün) yine uzaklaştirmayacak olan iktidar ama bütün mahsülu toplamaya ve ekmeye mecbur tutulan halk her defasinda bu "demirden yükü" taşımayacaktir. Sonuc aşikâr olunca 'evet hayır eşittir, öteki yoktur" he babam he.

 

327 geçerli oyda 98 hayir ve gelmeyen 65 secmen; bir sınıf içi sandıkta korkutucudur. Sayım bittikten sonra tam olarak bunu dedim "ya kıl payı alırız ya kıl payı gider. Nitekim farklı olmadı. Şunu açıkça bilmeli ve kabullenmeliyiz, Ysk son manevrayi yapmasa bu referandum gitmişti.

 

Sabahtan akşama sokağın nabzını tutacak işlevsellikte idim, sabah 8.30 durakta hayır broşürleri dagitan 65lik amcalar teyzeler, öğlen Perinçek grubunun hayir propagandalari, akşam duraklarda yine Chp. Bizim taife birak Üskür'da dombra çalsin, "ver mehteri" desin. Istanbuldan aldı alacağını. Tek işi ;asın bayrakları; olan teskilat, koltuğa yapışan aklıyla yer değiştiren o igrenc kibrinden ve rahatlığından taviz vermezse gelecek secimlerde (halâ akp diye birsey varsa) fiilen bir üstünlükten bahsedemeyeceğiz. Birakin portakal bicaklasinlar, birakin ak trolluk etsinler baştan asagi eylem ve muhteva derinligi, bir gaye tütmeyen, işi topuklarini birbirine vurmak ve düğme iliklemek olan gerizekalı sürüsü. Adam assinlar, adam kessinler giyotine versinler,

 

ee kardesim sen ne yapacaksin buna alternatif olarak?

 

 

Başgaaannn, reyiiizzzzz! Yok bi halt yok.

 

Ciddi şekilde dinamit var kökümüzde. Ve bu "benden sonrasina Allah kerim" kaderciligiyle Allaha havale edilecek cok da dini bakış açısı ile açıklanabilecek, o teslimiyete teslim edilecek hafiflikte değildir. Menderesi ipten kurtarmayan Allah elbette sunnetullah gereği gelişen hadiselere durun diye tam da uçurumdan bir milleti ne atacak ne de geri tutacak değildir. Burayi kısa kesiyorum, anlaşılmıştır.

 

Hâsılı şunu demeliyim, oyun yeni başlıyor. Taslağın kendisine deginmedim cünkü hiçbir şekilde onaylamiyorum. Yani "emanet bir evet" Ne olur canım olmadi dener iki üç yıl sonra degistiriverirler diil mi ama?

 

Not:Ayasofya ve idam 'hikâye'den ibâret. Sıfırla vergileri Naim futbola kan lazım.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Her seçim böyle muhabbetler her zaman oluyor. Tecrübe ile sabit. Seçimler oldu. Yüzde 51 evet çıktı. Netice bu.

 

Duygusallık ve mesnet... Buna katılmam mümkün değil. Evet, olaya böyle yaklaşan mutlaka vardır. Ama bunu bütün evet seçmenine yüklemen hiç doğru bir düşünce değil.

 

Sen hayır verdin galiba. Olabilir. Seni tenzih ederim ama hayırcıların durumu da ortada. Hayır verenler tabiki terörist değil. Ama teröristler hayır dedi. Bunu anlamayacak ne var ki. Ben sana böyle deyince seni terörist mi yapmış oluyorum şimdi. Bütün Avrupa birleşti hayır için. Bu bir gerçek değil mi?

 

Ayrıca 18 maddeyi okudun mu? Bunu da merak ediyorum doğrusu...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Benim ne verdigim mühim degil, bence daha cok oyladigimiz şey konuşulmalidir. Ve ben artik 'aman

alınları secde gören adamlar' modundan coktan çıktım. Fenâ şekilde kullanildigimizi düşünüyorum. Bir seçim vakti geliyor hoop tepetaklak oluyor ülke. Vatan millet meselesine dönüşmemis bir seçim söyler misin bana Allah aşkına? Al gelsin bakalım dedikleri sistem ne değişecek? Ancak macera, arayışlar baktılar tutmadi sil baştan. Kaç tane "Yeni Türkiye" var merak ediyorum. Ne tasarlasalar mevcud durum anında 'eski Turkiye'ye dönüşüyor.

Ayrıca kabul etmiyorum dedigim birşeyi elbette okumuş olmamı aklen çıkarmalı idin. Hem de ne sancilarla okudum, artik bir coşku ile yetmez ama evetlerimi 18li yaslarimda bıraktım. Ben onlara söyle sesleniyorum "bizden görünüp bizden olmayanlar" inan bana azizim hala ağırlığını fark etmiş değiller. Bir 15 temmuz ile hepsini temize cikaramam, evet büyük bir imtihandi tüm millet olarak ödedik, fakat bir realite varsa değerlendirmek durumundayız.

Aladağ yangınını anımsa, yurt yok yavrucakları evlerine taşıyacak servis tahsis edilmiyor, uzak bir bucaktaki okula gitmeye mecbur kalıyor ana sicaklarigina muhtaç olanlar.. okul idaresiyle suleymancilarin o kıytırık yurduna mecbur bırakılıyorlar. Denetleme yok, gözetleme yok Anadolu'ya ancak oy lazımsa mecburlar cünkü. Benim dinmeyen sızimdir vu. Daha sosyal devlet olarak nice gediklerimiz, Soma'nin verilen gensorusunu sırf muhalefet isleyisimize ket vurmak istiyor sacmaligiyla bakma bir hafta sonra o facia yaşandı. Erdogan ise vu gensorulardan "kurtulmayi" marifet sanarak çadırda anlatıyordu hayırcilara. Cünkü vatan asagi sadece onlar ya.

Gönüldaşim, benim aklen kabullenmemde ciddi sıkıntılarım var artik.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Belli ki hayır verdiniz. Bunun için sizi yargılamak istemiyorum. O sizin tercihiniz. Bütün terör örgütleri ve batı ülkeleri hayır için bütün mesailerini ortaya koydukları halde, siz de kendinize göre bazı gerekçeler ile hareket etmiş olabilirsiniz. Gerekçelerinizi okuduğumda, bazılarında da sizi samimi olarak görebilirim. Muhalefetin kimlerle iş tuttukları da gözler önüne serildi, bu da ayrı mesele tabi

 

Oyladığımız şey konuşulmalı dediniz. Buyrun o zaman...

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Hacegan

Demek hayırcılar ile hayır, evetçilerle evet muhabbeti... Hem de bu alçak gönüllülük oluyor. Gerçekten garip. Bu bana göre alçak gönüllülük değil, hatta tarafsızlık hiç değil. Bu şu anda adını koyamadığım bir hal. Belli ki kafan çok karışık. Evet verdin, ama ne için verdin, bilmiyorsun. Hayır verseydin, ne için verecektin, haliyle bunu da bilmeyecektin. Ama bir taraftan o 18 maddeyi ne sancılarla okuduğunu ifade etmiştin. Üstelik attığın ilk mesajlardan da eser kalmadı sende.

 

18 maddeyi konuşalım. Bunu siz demiştiniz. Biz neyi oyladık, konuşmalıyız, diye. Ama giremedik o sancılı konulara gitti.

 

Neyse. Bu konuyu kapatıyorum kendi adıma.

 

Share this post


Link to post
Share on other sites

Mesele benim nezdimde gayet temellere dayanarak mantıklı bir şekilde konuşulacak düzeyde mesele degil. Yalniz buralarda bir özürlü dolanıyor da gölgesini basligimda gormek istemedim. Üstelik bu son iletiyi de henüz görmekteyim. Muhatabına usulsüz bir davranış idi sergiledigim bu konuda affiniza sığınıyorum.

Oncelikle degiskenligim siyasi konumumun onceki konuma gore degismesidir, bu konuda bastan beri hayirci nazariye ile oldugumu en azindan bunun sabitesini şahsım bilmektedir. Muhatabima gore degisen kanaatim hic olmadı hangi masaya oturduysam bu konuda hep de işin ucu munakasaya gitmistir. Karsimdakiler tarafindan zira saygi duymak denen sey kutsal. Aklen, mantık olarak hicbir sekilde o maddeleri onaylamadigimi üstteki yorumlarimda da dile getirmistim. Benim ve cogu secmenin de eger gercek bir "faruk istidadina" sahip ise ciddi boyutta sancili olmasi lazim gelmekte idi.

 

Fiilen coktan baskanlik sistemi icinde oldugumuz, agir bir sultanin altinda olundugu malum idi. En bariz orneklerini yakinen gorduk, feto basin ayaginin serbesti söz konusu oldugunda karari beren merci hemen azledildi be o gazetecilerin tutuklanmasina tekrar karar verildi. Peki kisa vakit önce saliverilen kıvırcık Kavurmacinin saliverilmesi hakkinda neden bir atılım olmuyor? Tas gibi adam birden raporlu hasta oldu. Akp icinden bir elin parmagini bile bulmadi aykırı ses. Bu ayıp size sanci cektirmiyor mu? Ne oldu reyiizzzler!

 

Sehit Halil Kantarci'nin haniminin beyanini okudunuz mu? Okuyun derim. O gece vicdanimin sesi beni boğdu. Koltuklarin ayaklari saglam olsun diye yuzlerce insan ölüyor, bunun aciklamasi dolaylı olarak da olsa bu. Ama sehit cocuklari ölene kadar burs alacak tabi. Bu bize susmak icin yeterli gelmeli degil mi? Peki diger içerideki "tuzluklar" gitmezler efendim gitmezlik otoriteye zaaf yok degil mi parti, teskilat süt ve akkaşık. Gecelim.

 

Onlarca meseleye alnimin akiyla deginebilirim. Gayet de neye evet neye hayir dedigimi bilerek. Ha şunda birleselim evet sadece 15 temmuzun anisina ve pkk nefretime istinaden tercihimi muspet vermeye mecbur hissettim. Hayir diyecek kadar yürekli olamadim!hayir Verenleri ama aidiyeti muhafazar cevre olan sahislari acik ve net kutluyorum.

Kardesim kim olursa olsun gücün tekelleşmesi tehlikelidir. Ben bana bile bütün sinirlarina varmis bir doygunlugun verilmesinden/ulasilmasindan korkarim. Denetleme ve duzenleme mekanizmasinin kısık,pasip ve alcak oldugu noktada tehlike kacinilmazdir. Hazreti peygamberin aldigi karara "Ey Allah'in Resulu bu sizin kanaatiniz mi yoksa Allah mi emir biyurdular?" Diyen Hz. OMERLERI gördü bu fikir. Hakimler ve savcilar yüksek kurulunun, yasama yürütme merciilerin, ve dahi üst nice kurumlarin idare makamlarinin salt cogunlunu atama yetkisine sahip olan bir makam kim tarafindan denetlenecek? Siddetle muhalefet öldürülmeye çalışılıyor, bu topraklarin birinci dereceden iktidara degil saglam bir muhalefete ihtiyaci vardir. Bunu illa chp temelli dusunmeyin lütfen. Keske bu anlamda kavi bir sese sahip olabilseydik, hem de yine Erbakan atölyesinden. Siyaset erbabiyim diyemem, ama denetlenemez, saglam rekabet ortami saglanama, ne derse erisen ve olan bir makamin artik zehirlenmeye durmasinin mukadder oldugu kacinilmaz her ortalama zekanin cikarimi olmalidir. Bu noktada mahrumuz, malesef ki son radde de Bahceli de siyasi intiharini yapmıştır. Nitekim neticeye hiçbir tesiri olamadi. Kaldi ki akp bile icinde dipsiz bir kararsizlikta ve cekimserlikte iken ülkücü taban ziyadesiyle masumdur.

 

Şunun cevabi hic kimse tarafindan evet olamaz; yarin birgun manyak bir belki de kripto bir fetönün ya da nato, abd usagi bir siyasetcinin o koltuga hani 'kazara' gecmeyecegi, bizim Allah affetsincilerin yanılmışız diyen perisancilarin yine aldatilmayacagi ne malum? Erdogan butun doğal sinirlarina ulasmis vaziyette, her tekmeyi halkin sırtına atlayarak uzerinden savdı. Peki ya sonra? Simdi o kadar acemisi olduklari bir seyi ya da dur macera demeliyim kalkisti ki tutmazsa yeni bir B plani. Ne de olsa tum ulke onun rus ruleti oynadigi oyun tahtasiyiz. Yine bozarlar yine yaparlar; tum manzara neydi biliyor musun azizim tum o ülke parcalanacak yaygarasi; akpye yeniden organik bagini temin etmesiydi. Bir adam arzuluyor biz da mal gibi gidip "he" diyoruz.

 

Kimse duydugu güvenin bir gün yine "kandirildik"a varacagini bilmeden yasiyor. Butce denetleme onda, savasa girme onda, meclisi feshetme onda, secim karari alma onda, bakin komiklige ki mv sayisini artirip tepelerinde balyoz olma yine onda. Meclis salt sayi cogunlugu diye bir hikaye var ki nereye ceksen ampule carpacak elleri bir de oylama yapacakmis.. nereye dogru gülüyoruz? Cidden sizlerin var olan manzarada bir rahatsizliginiz yoksa dedigim gibi, faruk yetiniz ciddi zaafiyet altindadir. Ayrica kim bu baskan yardimcisi olacaklar kuzum, ne vasfi belli ne sayisi? Seçilmişlerden bile olmayacak, kimin ahırı o meclis der misiniz bir? Durun bence ş meshur eniste coktan koltuk hak etti.

 

Abicim önüne gelen maddede cumhusbaskani kararnamesi diye gözüne çarpıyor, cumhurbaskani taragindan edilir, yapılır, atanir, atılır bu ne laann? Nerede akli selimeniz Allah aşkına? Hele ki alt tabaka teskilatin, havuz medyasinin (yemin ederim artik suphem yol boyle bir havuz var ve suyu b.k kuyusu gibi) igrenc seviyesizlik ile nasil da birbirlerinin tirnak aralarindan ekmek devsirmeye çalışıyorlar. Bastan asagi midem bulaniyor artik. Belki de son aktif siyasi bir tavrimdi bu, inanmadigim birseye dahlim olmasi kendi bütünlüğüme baltadir evet. Bu ayni zamanda da akpnin sag olsun secmenini sürüklediği uçurumun resmidir. Nitekim netice dr sukur ki bunu gösterdi. Istatistikten son derece memnun kaldim. Umarim halkı da tumpuna birakip bir sekilde safdisi bırakmazlar. 5 yilda bir gelecekler, yine Turkiye dagilmalar ile yuzyuze kalacak yine bakanlarimiz igrenc bir komploya malzeme edilio konsolosluklardan geri cevrilecek hepsi mesru hepsi cünkü oy gelmeli oy oy oy. Kimin anası ağlıyor, kim magdur heç mühim degil. Algilarimizi biz altin bir besi bir yerde diye koynumizda serefle tasiriz. Cunku bize cok tasittilar öyle be kardesim. Uine carigi kesik amcam ve yasmagi burnunun altinda teyzem sahneye cikar nasirli elleriyle ve kapisi sadece o anlarda calinan kimsesizligiyle rolünü oynar ve iner. Sonra yine abdye kul olmalar, abnin kapatması olma sevdasi, secim oncesi efelenmelerimizi secimi aldiktan so ra hani daha kabararak "hala mi almican bak bu kadar güçlüyüm bi daha dusun istersen" ve sinek kaydı traslar.

 

Nasılsınız? Yeterince menü lezzetli mi? Tırnak uclarima ladar öfke doluyum. Kafadan akp düşmanı degilim ha. Ha nu arada bu cumle kalibi tanıdık geldi mi? At fava bekle.

Share this post


Link to post
Share on other sites

"Birileri hâlâ hukukta/hukuksuzlukta... oysa tehlike çok daha yakında: akp siyasetiyle medyasıyla pisliğe batmış vaziyette. bunu gördük."

 

"halk AKP'yle sadece chp şerrinden sakınmış oluyor. ama akp -siyasileriyle kültürcüleriyle- halkın bu sıkışmışlığı üzerinden palazlanıyor."

 

Rastladığım bir kac tweet. Ve son degerlendirme, SU ÇÜRÜDÜ.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Demek hayırcılar ile hayır, evetçilerle evet muhabbeti... Hem de bu alçak gönüllülük oluyor. Gerçekten garip. Bu bana göre alçak gönüllülük değil, hatta tarafsızlık hiç değil. Bu şu anda adını koyamadığım bir hal. Belli ki kafan çok karışık. Evet verdin, ama ne için verdin, bilmiyorsun. Hayır verseydin, ne için verecektin, haliyle bunu da bilmeyecektin. Ama bir taraftan o 18 maddeyi ne sancılarla okuduğunu ifade etmiştin. Üstelik attığın ilk mesajlardan da eser kalmadı sende.

 

18 maddeyi konuşalım. Bunu siz demiştiniz. Biz neyi oyladık, konuşmalıyız, diye. Ama giremedik o sancılı konulara gitti.

 

Neyse. Bu konuyu kapatıyorum kendi adıma.

 

Burada aziz misafir bizimle alakalı bir şey demiş. İlk önce bizimle iletişim kurmasından dolayı çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Ne dese haklı ... Ne yapalım efendim biz toplumda çok aşşağı seviyede fakir insanlarız, ekmeğimizden olmamak için kimseyle muhalefet edemiyoruz. Böcek gibi ezerler bizi

Burada bana ulaşıp zarar veremezler diye muhalif şeyler yazıyorum bazen. Bir de nazım geçenlerle ancak muhalif konuşa bilirim. Herkese muhalif olmam...

İletişimi kendi adınıza kesmenize üzüldüm. Ne diyelim ; bir dost bulduk ama tez akşam oldu...

Share this post


Link to post
Share on other sites

İdrak, evet oyu kullandım diyorsun ama öyle bir yazıyorsun ki, bal gibi hayır oyu kullandım diye bağırıyor ruh halin. Aklın karışık. Dağıtmışsın. Sen maddeleri hiç okumadın. okusaydın konuşurduk.

 

Meclisi feshetme onda filan... Allah aşkına oku şu maddeleri. Bütçe denetleme filan, o ne ya... Yahu sen ne yapıyorsun, gerçekten garip. Savaşa girme... Bak sen!!! Seçim kararı da var. Demek öyle. Ya ne olursun oku şu maddeleri!!!

 

Ampul filan... Ampule çarpacak eller filan... Oh suyundan koy, hakaret de o biçim.

 

Ezbere konuşma. Mesela meclisi feshetme maddesini yazar mısın? Buyur, bekliyorum.

Share this post


Link to post
Share on other sites

]

Dayim memleketten arayip "elin titremeden hayira gitmis ermeni" dedi. Sen de haklisin ağbi. Parti dagitinca biz de sirazeyi toparlayamadik zaar. Ama valla evet dedim yaw:))

 

Bosverin siyaseti. Ben biraktim. Haber izlemeyi, koseyazisi falan okumayı. Alayı logar. Okudum yea niye inanmiyorsun. Yeminle.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Abi bana sorduguna göre sen okumamisin ben de senin okumadigini iddia edeyim o zaman. O yorumumda yeterince vakit verdim. Yorumum da durduğum taraf da bellidir. Ve yineliyorum bize bu catismayi yaratan, bu ucuruma iten akp'nin kendisi oldu. Artik inanmadigimiz bir seyi sürüklüyoruz sirf karşı taraf itlere inat. Ama bu da uorulur be kardesim. Dilersen daha genis zamanda ama simdi degil. Meşgulüm abi.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Güzel kardeşim, bak çok hakaret ediyorsun. Alaylı yazıyorsun. üslubun iyi değil. Neyse, bu yanınla idare ederiz artık.

 

Şu meclisi feshetme maddesini yazar mısın? Sırayla gidiyorum. Bütün yazdıklarına tek tek cevap vereceğim. Ama sıra atlama yok. O maddeyi yazmanı bekliyorum.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Benim yazmami bekleme hacegan abey, yine duyduklarin hosuna gitmeyecek. Biz bu referandumu konuşmayak bence bugun 15 temmuz durusmasi olsun o p.çler jilet kaydi takim elbiselerle hakim karsisina cikmis biliyor musun abi? Evet yüzume tükürmek farzdir ben de bilmiyorum abi. Öküz gibi, büyük bas hayvanları tasir gibi Kazlicesmelere atabalara tıkılip gotürülmustuk bunda niue tık olmadı abi? Kelle sayisini hesap ettikleri o alanlar bu davanin layik oldugu ehemmiyetten daha mi fazla abicim?

Hacegan abi ben yine fena darlandim, yine okumuyorsun Halil kantarci'nin hanimini degil mi? Sehit Mustafa Cambaz'in oglu da var, durusmada kirk kisi yoktuk diyo abi ne yalnizlik hissetmisler, bizimkiler denilen o namussuzlar nerede abi? Meydanlarda buralari birakmayin diye yiyici akbabalar, köşelerde 15 temmuzun edebiyatini yapan paraci sirtlanlar nerede abi? Bi halt olmaz bizden bak yaziyorum buraya? Silivri'ye kac saat sürer ki abi? Hey gidi hey hedef 2023 iken 2017nin altinda kaldik.

 

Avukat bile verilmemis abi sehit ailelerine, bu mudur davayi sahiplenmek? Lan tirnaklarindaki pislik olamayi solun? Ama hangi cihetten; adamlar mini etek giyen kiza tekme atan adamin davasini ana baba günü ettiler, gezilerde sarisuluk durusmalari hincahic 15 temmuz bizim neyimiz olur abi?

Referandum mu? Cani cehenneme! Simdi anlatabiliyor muyum ben derdimi? Niye diyorum bizden görünüp bizden olmayanlar?! Herkesin gemisi yürüyor abi, çatir catir lafla peynir gemisi de yürüyor; abi olan yetim öksüz bu vatanin evlatlarına oldu abi. Yemin ederim bir kere daha çöktüm. Bu 15 temmuz sehitleri dernegi diye bir zimbirti actilar flamanin önünde gülerek pozlar verdiler bizim o mühim adamlarimiz abi bir mesaj bile mi atamiuorsun uzerinden tank gecen Sabri abinin bile haberi yok abi? Ama medyamiz maymunu olan Barlas'i konussun, reyizler pelikanlar, ha Arif Emre agabeyin ölümü derin yaradir abi o ayrı.

 

Ne diyim abi, ben daha konuşamaz oldum. Canlanmasini brkledigimiz mazi ana avrat sövse yeri, daha dünün hesaboni soramiyoz ama Istanbulu da iyi fethettik bee. En büyük acziyetimiz tarihin zaferleriyle övünmemiz.

 

Referanduma gelmiyorum abi. Beni bekleme de. Hergün daha ne kadar inancim ezilecek ben daha ne kadar diri tutmaya çalışırken bizim o ayilar tüketecek onun hesabini yaparak yaşıyorum abi. Adaletin elindeki teraziye yiginla kazurat doldurmuslar abi. Fena ağır basiyor. İbre kimden yana dersin.

 

Ama dur, ver mehteri!!

Share this post


Link to post
Share on other sites

Referandum süreci biraz daha sürse HAYIR çıkma durumu vardı. Neden? Cumhurbaşkanın performansının çeyreğini gösteremeyen pek çok partili (bakan, vekil, teşkilat yöneticileri) tabiri caizse yattı. Yani her zaman yapılan şeyi yaptılar. İktidara geldik birazda biz yiyelim içelim, bu koltukları bu arabaları bir daha ne zaman göreceğiz, bu zamana kadar onlar tuttu pınarın başını, birazda biz muhafazakârlar tutsun zihniyetine sahip kişilerin çokça ve bolca olduğu bir yerde bu referandumdan EVET çıksa da, köklü ve ahlaklı/adil bir sisteme yönelik icraatlar yapılmaması normaldir, maalesef.

 

Yazık ediyorlar. Cumhurbaşkanı her fani gibi bir gün ölecek. Onun karizmasını, adını, gayretlerini kendilerinin ikbali için kullananları gördükçe, verilen desteğe ve gösterdiğimiz iyi niyete yazık oluyor diye iç geçirmiyor değilim. (ekseriyeti kastediyorum)

 

Konu başlığı genel bir hastalığı ve sıkıntıyı işaret ediyor. Fakat Türkiye'de kimsenin mevzunun aslıyla ilgilendiği yok; Reis EVET diyorsa bizde diyoruz diyenlerle, sırf Tayyip Erdoğan nefretleri yüzünden HAYIR diyenlerin bu sosyolojide bulunması gayet normaldir. Çünkü bu memlekette işler böyle yürüyor. Bunun sebebi birazda genetik kodlarımızda sanırım; seviyoruz bu psikolojiyi.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ayrıca şu anda görülmekte olan 15 Temmuz Darbe Kalkışmasına verilen desteği! ve ilgi alakayı gördükçe! 15 Temmuzda meydanlarda otobüslerin üstünde dombıra müziğiyle kendinden geçen kelli felli partilileri ve adamları getiriyorum aklıma.

 

Eğer o işin ekmeğini yemekle kaldıysa bu adamlar (ekmeğini yiyenleri kastediyorum) haram zıkkım olsun.

 

Sol cenaha mensup kişilerin, derneklerin, vakıfların en kıytırık davalarında bile adamlar nasıl bir canhıraş içindeler?

 

Darbe kalkışması oldu ve geri teptirildi milletimiz tarafından. Türkiye'nin hayat memât mevzuu denildi referandum süreci için ve yine millet desteğini açık kart şeklinde verdi. Bunlar varken, şahit olunan incitici manzaralar dert susturmaz konuşturur haline getiriyor insanı.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Darbenin siyasi ayağının ortaya çıkarılması için komisyon oluşturulması teklifi AK Parti'nin oylarıyla reddedilmiş.

NİÇİN? NİÇİN? NİÇİN?

 

Adem Özköse

 

Ee bd aidiyeti nasıl gidiyor ciklet çiğneyicilerimiz? Ulan gümbür gümbür çöküyoz be!

Share this post


Link to post
Share on other sites

Laflara bak laflara... Bari daha fazla yazma da zır cahil (Böyle yazıyorum, çünkü senin tarzın bu) olduğun çıkmasın ortaya...

 

Zaten darbe komisyonu var. Bütün partilerden üyeler de var. Buna rağmen darbenin siyasi ayağı ile ilgili komisyon kurulması teklifini kim verdi, hangi parti vekili verdi? Bunu da yaz... Yazmazsın çünkü bilmiyorsun!!! Sloganvari sosyal medya lafları ile zihnindekileri kusuyorsun. Üstelik o teklifi veren vekil (ki kim olduğunu yazmayacağım, sen bul) bu teklifi verirken, medyaya neler dedi? bunu yazmanı istiyorum.

 

Dur bi... Bak ne yazacağım:

 

Darbeci komutan mahkemede kendisini nasıl savunmuş:''Darbede generallere yönelik girişimlerde bulunuldu. Ama bakanlara yönelik hiçbir girişim olmadı. Böyle darbe mi olur.''

 

Peh peh peh...

 

O değil de şu teklifi kim vermiş? Hadi yaz da üzerinde konuşalım.

 

Ayrıca bu darbede siyasi ayağın olduğu gizli kalmış bir şey değil. Yani bunu biz bilmiyoruz da sen bize o keskin zekanla açıklıyorsun havasındasın. Bak canım benim, verilen o teklifin asıl niyetinin ne olduğunu, teklifi verirken basına konuştuğu lafları da oku da anla. Tamam mı kuzum. Akparti içinde fetöcü varsa da inan ki CHP ve HDP büyük çoğunluğuyla onların yörüngesinde. Adamlar darbeyi bir kurgu bir senaryo söylemine getirmeye çalışıyor. Tabi bunları görebilmek için siyasi akıl lazım da işte, neyseeee!!!

Share this post


Link to post
Share on other sites

Parti ve hükümet kadrolarında dava denilen mevzuya hassasiyetleri hiçte öyle candan ciğerden olmayan pek çok adam var. Bu partilidir, kurucudur, bürokrattır vb. Cumhurbaşkanın karizmasından, liderlik tonajından, atarından kendilerine ikbal ve imkan sağlayan çok parlak takım elbiseli adam mevcut.

 

FETÖ ile mücadelede de bu işler oldu oluyor. Kahpe kalkışmanın olduğu gün pasaportları hazır edip yurtdışına kaçacak veya sümenaltı olacak kişilerin ismini güvenilir partililer, hem de troller bile ifşa edebiliriz, edeceğiz demişlerdi. Amerika'ya gidip el etek öpen, kamunun her türlü imkanını FETÖ'ye arz-ı endam eden, Zaman gazetesini koltuğunun altına alıp, bakın bende sizdenim diyenleri yağlı ballı makamlara atayanların sayısı denizde kum değil ama gölde balık kadar var.

 

Yani ortada bir savsaklama, bakalım ne olacak, çokta şeyyy yapmayalım canım türünden ruh halleri var.

 

Bu ruh hali 28 Şubatta olduğu gibi, mazlumların ve mağdurların daha da dibe çekilmesine sebep olmasın, olmamalıdır.

 

Fakat ne olursa olsun şu kesin; Cumhurbaşkanı her yere yetişemiyor, el veremiyor, gücü yetmiyor. Onun gayretinin ve emeğinin bindebirini vermeyenler de onunla boyuna fotoğraf çektiriyor, zemin sağlamlaştırıyor. Yazık.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Kusuruma bakmayın benim, dostlar,

bağışlayın beni.

Ben davullara, bayraklara aldırmayan

bir padişahın yoluna düşmüşüm,

deli divane olmuşum.

Çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben,

çok uzaklardan geçen bir hayal gibi.

Ama yok da sayılmam hani,

var olan bir şeyim ben.

 

Haydi ben bensiz geleyim,

sen sensiz gel.

Ne varsa şu ırmağın içinde var,

soyunalım iki can,

dalalım şu ırmağa, hadi.

Bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük,

bu kupkuru yerde ne gördük zulümden gayri.

 

Bu ırmakta ne ölmek var bize,

bu ırmakta ne gam var, ne keder var, ne dert.

Bu ırmak alabildiğine yaşamaktan,

bu ırmak iyilikten, cömertlikten ibaret.

 

Durma, çabuk gel, gelmem deme.

Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır, dostum,

senin şânına sadece gelmek yaraşır.

 

Mevlana Celaleddin Rumi

Share this post


Link to post
Share on other sites

Laflara bak laflara... Bari daha fazla yazma da zır cahil (Böyle yazıyorum, çünkü senin tarzın bu) olduğun çıkmasın ortaya...

 

Zaten darbe komisyonu var. Bütün partilerden üyeler de var. Buna rağmen darbenin siyasi ayağı ile ilgili komisyon kurulması teklifini kim verdi, hangi parti vekili verdi? Bunu da yaz... Yazmazsın çünkü bilmiyorsun!!! Sloganvari sosyal medya lafları ile zihnindekileri kusuyorsun. Üstelik o teklifi veren vekil (ki kim olduğunu yazmayacağım, sen bul) bu teklifi verirken, medyaya neler dedi? bunu yazmanı istiyorum.

 

Dur bi... Bak ne yazacağım:

 

Darbeci komutan mahkemede kendisini nasıl savunmuş:''Darbede generallere yönelik girişimlerde bulunuldu. Ama bakanlara yönelik hiçbir girişim olmadı. Böyle darbe mi olur.''

 

Peh peh peh...

 

O değil de şu teklifi kim vermiş? Hadi yaz da üzerinde konuşalım.

 

Ayrıca bu darbede siyasi ayağın olduğu gizli kalmış bir şey değil. Yani bunu biz bilmiyoruz da sen bize o keskin zekanla açıklıyorsun havasındasın. Bak canım benim, verilen o teklifin asıl niyetinin ne olduğunu, teklifi verirken basına konuştuğu lafları da oku da anla. Tamam mı kuzum. Akparti içinde fetöcü varsa da inan ki CHP ve HDP büyük çoğunluğuyla onların yörüngesinde. Adamlar darbeyi bir kurgu bir senaryo söylemine getirmeye çalışıyor. Tabi bunları görebilmek için siyasi akıl lazım da işte, neyseeee!!!

 

Öncelikle üslubun ziyadesiyle sevimsiz bunu bil. Bu sana son cevabim. Komitenin varlıği hükmen olup fiilî hicbir varlik iddiasi kalmadiysa ve dahi yaptigi yapacagi bir rapor yayinlamak ise ve mevcut darbeyle mücadelenin rezaleti de varid oldugu üzere bu komisyon kendini coktan feshetmişe benziyor. Velev ki darbenin siyasi ayaginin arastirilmasi fikri hdpli bir vekilden ciksin sonuna kadar arkasindayim. Bunu söylemekten gocunmuyorum.

 

Finans ayaginin sapır sapir salindigi, icerideki "tuzluklar"a hicbir sekilde dokunulmadigi bir manzarada hangi utanmaz cephenin arkasina sığınarak arastirmanin, incelemenin kamil bir sekilde varlığını iddia edebiliyorsun? Basit bir Atilla Taş'ı iceri tikmakla olmuyor o iş! Ve bunun hesabini veremeyecekler ne burada ne de öte dünyada. Savcilar bylock kullanan mv.ler hatta bakanlar var ama birsey yapamıyoruz diyorsa senin bu aymaz üslubun yerin dinine batmali! Hala ne basiret körlüğüdür ki bizzat sehit ailelerinin vergileriyle zikkim yiyen o serefsizler bunkarin oelerini altinda, sefaatiyle bizzat vurulan meclis altinda varliklarini devam ettiriyorlar. Saniliyor ki pelikan ile iplerini cektikleri Davutoglu sadece persilvanya muhibbi idi, he Bulent Arınç tek hain idi! Haysiyetsizler aklimizla aleni alay ediyorlar. Sizde hala ne bu fanatiklik, ben kendimin zamaninda savurdugum iddialarin altinda eziliuorim vallahi hayret!

 

Zerre inanmıyorum adeletlerine, bu sadece parti isimlerinde kazılı bir tabir olarak kalmış. Hele en son olaya gel, mavi marmara sehitleri adina aldiklari tazminatlari ailelere teslim etmiyorlar ki haksiz kazanc saglama diye deli zirvasi bir gerekce var. Hele oku o dilekceyi istenen raporlari tedkikleri oku, zerresi kavurmaci saliverilirken istendi mi acaba?

 

Kör olmus vallahi vicdanin senin gibi düşünen nice akpli varsa valla benim safim ayni olamaz! Lebalep adaletsizlik kayniyor ortam, kaygilarimiz, sancilarimiz islam adina iddialarina leke sürdürdükleri icin. Kimsenin sahsi olarak hasmi degilim. Ama yineliyorum fena cakilacagiz ve bizi bu sefer hicbir dua kurtaramayacak.

 

Yürüyor dumenleri çok guzel yürüyor, ama ki Allah'in terazisi o gün eksiksiz tartacak. Kimsenin kacamayacagi o hesaptan alni ak kurtulacak mı bu sahtekarlar sen düsün sen de bulacaksin cevabı.

 

Ben bitiriyorum. Bos cünkü. Ben su cereyan eden hadiseleri gördükçe daha sıkı calisiyorum. Liyakatsizlik, adaletsizlik, adam kayirma, sahtekarlık, riyâ, hak yeme diz boyu. Allah kimseyi rutbelere, papyonlara, makamlara yalaka etmesin maymuna dönüyor insan cokca görüyoruz.

Istikamet ehli olana ne mutlu. Benden bu kadar. Vatanini milletini seviyorsan, elestir abi çunku gözübağlı, adaletsizligi bile sırf onlar yapiyor diye muspet karsilayan munafiklar cok.

 

Selametle

Share this post


Link to post
Share on other sites

Yola gelmis yiyiciler.

 

 

Maliye Bakanlığı'ndan Mavi Marmara açıklaması geldi. Yapılan açıklamada, "Tazminatlar, ailelere en kısa sürede ödenecek. Bakanlık olarak hiçbir şekilde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ailelerini üzmek veya onları rencide etmek şeklinde bir amacımız asla söz konusu olamaz" denildi.

HABER MERKEZİ 09 HAZİRAN 2017, 11:19YENİ ŞAFAK

 

Maliye Bakanlığı "Mavi Marmara tazminatları ödenmeyecek" türünden haberlere ilişkin açıklama yaptı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Kamuoyuna intikal eden savunmaya ilişkin cevap ve açıklamaların hukuki bir mülahaza amacı güdülerek hazırlandığı ancak maksadını aşan ve yanlış anlamaya mahal verebilecek bir sonucu da istemeden doğurduğu anlaşılmaktadır. Tazminatlar, ailelere en kısa sürede ödenecek" denildi.

 

İşte açıklamanın tam metni

 

Maliye Bakanlığı'ndan yapılan açıklama şu şekilde;

 

"Dün sosyal medyada, bugün ise bazı gazetelerde yer alan ve Gazze halkına yardım malzemesi götüren Mavi Marmara gemisine yönelik İsrail birlikleri tarafından yapılan saldırı sonucu şehit olan vatandaşlarımızın yakınlarına verilecek tazminatın Bakanlığımızca ödenmediği ve devam eden davalarda hazine avukatları tarafından yapılan savunmalarda uygun olmayan ifadelerin kullanıldığı iddialarına ilişkin aşağıdaki açıklamaların yapılması zaruri görülmüştür.

 

Öncelikle Mavi Marmara gemisine yönelik saldırı sırasında hayatını kaybeden bütün vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Ayrıca aynı saldırıda yaralanan vatandaşlarımıza da şifalar ve sağlık temenni ediyoruz.

 

"20 milyon dolar ödeme yapılması temin edildi"

 

"Hükümetimiz, Mavi Marmara gemisine yönelik saldırı karşısında uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı kararlılıkla savunmuş ve bu çerçevede ülke olarak belirlediğimiz şartların İsrail tarafından kabul edilmesi sağlanmıştır.

 

Nitekim Mavi Marmara gemisine yönelik İsrail birlikleri tarafından yapılan saldırı sonucu hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ailelerine verilmek üzere İsrail tarafından 20 milyon dolar ödeme yapılması temin edilmiştir."

 

Çalışmalar yürütülüyor

 

"İsrail tarafından yapılan bu ödemenin ailelere aktarılmasını sağlamak üzere Adalet Bakanlığı ile çalışmalar müştereken yürütülmektedir.

 

Ailelerce açılan davalarda farklı tutarlarda tazminat taleplerinde bulunulmuştur. Dolayısıyla, her bir aileye yapılacak ödeme tutarının belirlenmesi hususunda bir yandan açılan davalardaki talep ve isteklerin tek tek hukuki olarak değerlendirilmesi diğer yandan ailelerin bu husustaki görüşlerinin de istişare içinde alınıp nihai ortak bir çözüme kavuşturulması gerekmektedir."

 

"Tazminat ödemelerinin yapılmaması söz konusu değil"

 

"Çalışmaların yürütülmesinde ailelerin taleplerinin en kısa sürede karşılanmasına ve özellikle kendileri ile yakın bir istişare ve işbirliğine özel önem verilmektedir. Kendileri ile yakın bir zamanda yapılacak görüşmeler çerçevesinde çalışmaların tamamlanarak gerekli ödemelerin süratle yapılması temin edilecektir.

 

Dolayısıyla, hiçbir şekilde tazminat ödemelerinin yapılmaması veya geciktirilmesi gibi bir yaklaşım asla söz konusu değildir.

 

Açılan tazminat davalarına ilişkin olarak gerekli savunmalar Bakanlığımız avukatlarınca yürütülmektedir. Çalışmalar, söz konusu davaların hassasiyeti ve özel önemi göz önünde bulundurularak yerine getirilmektedir.

 

Açılan tazminat davalarında talep edilen hususlara ilişkin ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli cevaplar ve açıklamalar yetkili mahkemelere sunulmaktadır. Tazminat hukukuna ilişkin temel yasal düzenlemeler ile bu konularda oluşmuş genel içtihatlar dikkate alınarak izahatlar hazırlanmaktadır."

 

"Görevliler daha dikkatli olmalı"

 

"Kamuoyuna intikal eden savunmaya ilişkin cevap ve açıklamaların hukuki bir mülahaza amacı güdülerek hazırlandığı ancak maksadını aşan ve yanlış anlamaya mahal verebilecek bir sonucu da istemeden doğurduğu anlaşılmaktadır. Bakanlık olarak hiçbir şekilde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ailelerini üzmek veya onları rencide etmek şeklinde bir amacımız asla söz konusu olamaz. Söz konusu olayla ilgili olarak görevliler daha dikkatli olmaları ve konunun hassasiyetine uygun şekilde hareket etmeleri konusunda uyarılmıştır.

 

Dolayısıyla, kamuoyuna olayın çok farklı bir şekilde aksettirilmesi ve farklı manalara çekilerek Bakanlığımız aleyhine haksız bir kampanyaya dönüştürülmesi, hiçbir şekilde kabul edemeyeceğimiz bir husustur.

 

Netice olarak, Adalet Bakanlığı ile müştereken yürüttüğümüz çalışmalar süratle nihayete erdirilerek, tazminat ödemelerinin en kısa sürede yapılması sağlanacaktır.

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Share this post


Link to post
Share on other sites

Üslubum hem de ziyadesiyle sevimsizmiş... Zaten senin üslubun da çok hoş, nazik. Böyle hiç hakaret yok yani... Bayıldım Üslubuna!!! Sen yazdığın kelimelere dikkat et. Kendin saçma sapan üslup kullanıyorsun, sonra da benim üslubuma laf söylüyorsun. Tam bir Yahudi taktiği; Vur ondan sonra adam dövüyorlar diye haykır. Bir de bu yetmezmiş gibi bana cevap da yazmayacakmış. Zaten ben de çok meraklıyım. Bakalım cevap yazmama sözünde durabilecek misin... Sizin tipler genelde cevap yazmam daha diyor, sonra da hep cevap yazıyor... Neyse...

 

Darbeyi araştırma komisyonu için görevini yapmadığına dair ima dolu cümleni okudum. Buna bir şey demiyorum. Haklı da olabilirsin. Darbe komisyonundan çıkan rapor seni tatmin etmemiş olabilir. Gerçekten sana hak verebilirim. Feto ile mücadelede bazı aksamalar vardır, bu sır değil... Bu aksamalardan ben de şikayetçiyim. Buraya kadar eyvallah. Ama kardeşim sen burada kalmıyorsun ki. Fetocularla tam bir mücadele yapılamıyor diyorsun, sonra da fetö ile ittifak yapmış bir partinin vekilinin teklifinin peşine takılıp, şu saydığın bitmek bilmez eleştirilerini o vekilin temsil ettiği kafaya yöneltmiyorsun. Hakikaten tam bir Yahudi taktiği bu... Velev ki HDP'li vekilden çıksın o teklif, sonuna kadar arkasındayım diyorsun. Yani o vekile çok güveniyorsun. Afferin sana. Bu tarafa vuracağım diye, kalkıp da böyle bir vekilin teklifine atlaman, bana Üstat Necip Fazıl'ın şu sözünü hatırlattı: ''Bugün bizdeki muhalefet, iktidarı düşürmek şartıyla vatanı düşürmeye bile razıdır.''

 

Bu taraftan tutunacak bir dal bile bulamıyorsun, öyle ki çok kötü bir tablo çiziyorsun ama HDP'li vekilin verdiği bir teklifinin arkasında bir hinoğluhin aramıyorsun, Velev ki HDP'li bile olsa deyip sonuna kadar da arkasında olduğunu söylüyorsun... Peki o teklifin arkasından bir tuzağın gelebileceğini hiç mi düşünmüyorsun? O darbenin kurgu olduğunu söyleyip, suçu Ak Partinin üzerine yıkmaya çalıştıklarını anlamıyor musun? Eleştir, bir şey demiyorum. Ama eleştireceğim diye Fetönün ittifakı ile hareket eden kesimlerin lafları ile yapma bunu. O teklife CHP destek veriyor ki, şu ana kadar duruşları fetö ile yanyana... HDP malum. Bütün sol gazeteler de senin gibi bu haberlerle algı yaptılar. Bunlardan biri de Birgün ve Evrensel gibi sol gazeteler... PKK yanlısı gazeteler...

 

Cevap yazmayacağım dedin. Şimdi sıkıyorsa ise yazma... Hadi bakalım... Cevap yazarsan, sözünde duramayan bir adam olacaksın. Senin samimiyetine inanmıyorum. Çünkü sen HDP'nin arkasından laf atıyorsun. Yazık...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ayrıca...

 

Bir şeyler iddia ettin. Ben teker teker gidelim deyip sana tek tek sorular sordum. Ama cevap gelmediği gibi her defasında da meseleyi farklı konular açarak boğmaya kalktın. Bunun farkındayım. Mavi Marmara olayı dedin, sonra da yine kendin haberini paylaştın. Neyse...

 

Meclisi feshetme onda dedin... Buyur yaz o maddeyi. Bakalım madde ne diyor. Yazamayacağını çok iyi biliyorum zaten. Çünkü ya sosyal medya siyaseti yapıyorsun yada yalancısın. Bence bir şey bilmiyorsun. Yaz o maddeyi, çatır çutur tartışalım. Hodri meydan.

 

Bütçe denetleme onda diyorsun... Yaz maddeyi... Bakalım madde ne diyor. Hodri meydan... Tartışalım o maddeyi... Yazamazsın.

 

Daha çok şeyler yazdın, ben hepsini yazıp boşuna zaman kaybetmeyeyim. Sen şu 18 maddeyi yaz. hepsini teker teker tartışalım. Sonra darbeyi araştırma komisyonlarını ve HDP'nin teklifini de tartışalım. Ama teker teker. Her defasında meseleyi boğma. ''Bizim evin önündeki kavşakta trafik kazası oldu, nerdesin devlet'' modundan da çık bi zahmet.

 

Cumhurbaşkanı tarafından edilir atanır filan. Bu ne laaaanmışşşş. Ah kuzum ya. Hadi onu da yaz. Tartışalım. Hele şu var ki; Başımıza deli biri gelirse filan... Canım benim ya... Diyelim ki geldi. Ben öyle düşünmüyorum da geldi diyelim, tamam mı dostum? Peki senin zihniyetine göre hangi sistem buna engel olur acaba? Önerilen her sistem için bu temelsiz iddia dile getirilebilir pekala.

 

Senin zorunu biliyorum da, bunu yazmak için acele etmeyeceğim.

 

Neyse ya... Nasılsa cevap yazmayacaksın. Çünkü sen sözünün erisin.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Sohbetinize arada bir haybeden yere katılıyorum umarım rahatsız olmuyorsunuzdur. İlgincime giden şeyler var mesela ; bir millet vekili bir öneride bulunmuş . öneride bulunan millet vekilinin adını bilmemek ayıpmış...

Şahsen ben memleketimin millet vekilinin bile adını bilmiyorum. Göçettiğim yerin millet vekilinin de adını bilmiyorum. Ne yapıp ettiklerini hiç bilmiyorum. İlgilenmiyorum çünkü acı bazı tecrübelerim oldu. Hayatımda iki defa Ankarada tbmm ye gittim. Birinde , akrabamın komşusu sekretermiş gelsin demiş iş bulurum. Kalktık gittik kız isteme edasıyla , aramalar beklemeler davet edildik neyse girdik. Bizde sanıyoruz m.v. ile görüşecez. Sekreter bize iş kurdan bir kadının ismini verdi gittik işkura kadını bulduk. Sıra alma makinası vardı sıra aldık kadın bizi ön sıraya aldı. Neyse iriyle görüştük bir afres verdi iş başvurusu yapmamız için gittik adresteki adam kaçmış... Paravan şirket... Sırasını aldıklarımızdan yediğimiz küfür ve pabuç eskitmekten başka bişe olmadı. Diğer gidişimizde de kpss' yi kazan gel dedi bir adam ama kim bilmiyorum. Kamyon şöförüne benziyordu... Ondan da avucumuzu ysladık yani...

Hayatımdaki en boş görüşmeler diye bilirim. Ondan sonra bıraktım peşini...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now

×