İçeriğe git

Foto

Ayasofya Hitabesi


Konuda 28 cevap var

#21
mütereddid

mütereddid

    Co Admin

  • General
  • 764 Mesaj sayısı:

Ayasofya Hitabesi'nden kesitler. (11 dk)



#22
genç şair

genç şair

    Gayretkâr Üye

  • Teğmen
  • 45 Mesaj sayısı:

Elbet birgün açılacak...



#23
mütereddid

mütereddid

    Co Admin

  • General
  • 764 Mesaj sayısı:
Ayasofya Hitabesi'nden Kesitler (15 Video)

https://youtube.com/...h3c3hO5e5xsyYTX

#24
mütereddid

mütereddid

    Co Admin

  • General
  • 764 Mesaj sayısı:
Ayasofya Hitabesinden cümleler:

Yalnız manayı anlasak, yalnız onu yerine getirebilsek, Ayasofyanın kapıları sabır taşı gibi çatlar, kendi kendisine açılır.

Bizi, şiltesi üç kıt'ayı kaplayan devi, cüceleştirdiler. Sonra ona iki santim boy ilâve edip, Batının bat pazarı veya bit pazarı elbiselerini giydirdiler. Peşinden de: "İşte sana lâyık (özgürlük) ve (uygarlık) budur!" dediler.

Bizi bu hâle getiren, annemizin cennet kokulu başörtüsünü sarhoş kusmuğuna bez diye kullanan, ahlâkımızı Paris'in dünya çapındaki (Şabane) kerhanesinden daha aşağıya düşüren, millî kültürümüzü çöplüğe ve millî iktisadımızı kumarhaneye çeviren, zekâmızı maymunlaştıran ve kalbimizi kanserleştiren, tarihi 129 yıllık cereyanın, kendi öz evimizde, yüzümüze kapadığı oda, mukaddesat odamız... Ayasofya budur!

129 yıl boyunca, dışarıdan Batı emperyalizmasının, içeriden de onların sâdık ajanları sıfatiyle kozmopolitlerin, masonların ve nihayet hepsinin birden ana sermayesi ve gönüllü fedaisi halinde, adı Türk, küfür tip ve zümrelerinin idare ettiği bu cereyan, Ayasofya'yı müzeye çevirmekle, sağlık müzelerindeki balmumundan frengili suratlar şeklinde, Türkün öz ruhunu müzeye kaldırmış oldu.

Türkün mukaddesatına frengili bir surat gibi bakan bu insanlardır ki, "frengi" mefhumunun tâ kendisidirler ve ciğerlerine kadar frengilidirler... !

Demek ki, Ayasofya, ne taş, ne çizgi, ne renk, ne cisim, ne de madde senfonisi; sadece mâna, yalnız mâna...

Ayasofya, bir mananın zıt manaya taarruz ve onu zebun edişinin, bütün dünyada eşi olmayan âbidesidir

10 milyon kilometre karelik bir servet ve nimet zeminini 700 bin kilometre kare fakir bir anavatan kadrosuna kadar indiriyorlar, fakat bütün bu olanlara rağmen, Fatih'in o kadar maharetle yerine oturttuğu mili söküp atamıyorlar, çekip alamıyorlar. Zira İstanbul ve Ayasofya, muazzam nasibi icabı, anavatana bitişik ve onun içinde kalıyor; hiçbir şey yapılamayınca da, dünyada hiçbir milletin başına gelmemiş bir felâkete yol açılıyor.

Ayasofya Türk'ün öz evi ve anayurdu içinde güya Türk'lerin eliyle mânasından koparılıyor, duvarlarından Allah ve Resulünün mukaddes isimleri indiriliyor, iç sıvaları kazınıp putlar meydana çıkarılıyor ve hilâlden ziyade salibin faziletlerini ilâna memur bir müze, yani içinde İslâmiyetin gömülü olduğu bir lâhid haline getiriliyor.

Artık o, basit bir taş yığınıdır. Öyle bir taş yığını ki, sadece kendisinde kıyılan ulvî mânanın katillerini ilân ve ihtarla kalmıyor, üstelik her an salibin ağzından salyasını akıtıcı bir iştah telkiniyle, Türk'ün, ruhiyle beraber maddesini, maddesiyle beraber de ruhunu hıristiyanlık âlemine peşkeş çeken, "buyurun, ne duruyorsunuz; gelin ve bizi esir edin!" diyen bir hava yaşatıyor.

Ayasofya'nın hilâl hâkimiyetinden uzaklaştırılmasıyla düşmana aşılanan gayret, bir ordunun harp plânlarını satmaktan beter bir tehlike ve suç belirtir.

Eğer o kökünden traş edilse ve yıkılsa bir şey değil de, bu haliyle, bütün bir milleti ve tarihi her an öldürüp yine dirilten ve tekrar öldüren bir felâket...

Batı dünyasının bize içimizden, içimizdeki ajanları vasıtasıyla yaptırdığını, ne Haçlılar yapabildi, ne Moskof, ne de Ayasofya'nın gözü dönmüş şehvetlisi Yunanlılar...

Ayasofya'nın kapatılması, Türk tarihine, mukaddesatına, ruhuna ihanetlerin en büyüğü şeklinde meydana gelmiştir. Türk'ü yoktan var ettiğini iddia eden bir zümre ve (klik) zihniyeti, Ayasofya ile Türk vatanını, göklerdeki aslî ve hakikî vatanıyla beraber satmıştır.

Allah diyen bu millet mutlaka kalacak; ve kalacağına göre, öteki dünyadakinden evvel, bu dünyada hesap gününü açacaktır.

Ayasofya, muayyen bir idare ve zihniyetin getirdiği, ruhî, ahlâkî, içtimâi, iktisadî, idarî, siyasî felaketler eliyle Batı dünyasına takdim edilen hediye kutusu üzerindeki fiyonklu kordelâdır. Topyekûn şahsiyetlerini düşmana teslim edici böyle hediyeleri veren milletler ise, hediyeyi alanlar nazarında hakir ve zelildir.

Batılıdan, sığıntısı olmak yoluyla sağlanabilecek hiçbir himaye mevcut değildir.

Türk İstiklâl Savaşı'nın temiz ruhuna leke düşürenler, o ruha ve onun müspet temsilcilerine rağmen, kazanılmış bir istiklâli topyekûn tersine çevirme yoluna girmişlerdir.

Kendi öz mukaddesat ve târihini kendi öz yurdunda maskara edenlere, o mukaddesat ve tarihin düşmanları hürmet etmez, tiksintiyle bakar.

Eğer Abdülhamid'e, Ayasofya'yı müze yapması karşılığında bütün dünya hazinelerini vereceklerini söyleseler, nefretle reddeder, imparatorluğunu elinden almakla tehdit etseler son damla kanına kadar akıtmakta tereddüt etmezdi.

İnkarcı (Volter)in Allah'ın Sevgilisine ait piyesini Fransız tiyatrolarından Fransa devleti marifetiyle kaldırtan, yoksa bunun harp sebebi olacağını Fransa hükümeti'nin suratına çarpan, Ulu Hakan Abdülhamid Han'dan başka kim olabilmiştir?

O Abdülhümid Han ki, bunca ordusundan yalnız bir tanesiyle birkaç gün içinde Atina kapılarında görünüvermiş ve küçücük bir Yunan şımarıklığını, onlara Ayasofya'dan bahsettirmek yerine (Akropol) önünde ordugâh kurmakla cezalandırmıştı.

Ayasofyanın kapılarıyla beraber ruhumuzu kilitlediler; ruhumuzu kilitlemek için Ayasofyayı kilitlediler

Nasıl bütün yollar Romaya çıkarsa, Türk manevi kurtuluş davasının bütün meseleleri de Ayasofyaya ve onu müzeleştiren ellere çıkar.

Ayasofya açılmalıdır. Türkün bahtıyla beraber açılmalıdır

Ayasofyayı kapalı tutmak, manada bütün camileri ve cami mefhumunu kapalı tutmaktır. Çünkü onların hepsi birer mekân, Ayasofya ise ruh.

Ayasofya'yı kapalı tutmak, Yunanlıya "ben yapamıyorum; sen gel de kendi hesabına aç!" demekten farksızdır.

Ayasofyanın manasını, Yunanlı kadar olsun idrak edemiyoruz.

Ayasofya'yı kapalı tutmak, bu toprağın üstündeki 30 milyon ve altındaki 30 milyar Türk'ün semâları tutuşturan lanetine hedef olmaktır.

Ayasofya'yı kapalı tutmak, Allah'a sövmeye, Kur'ana tükürmeye, Türk tarihini kubura atmaya, Türk iffetini kirletmeye, Türk vatanını satmaya denk bir suçtur.

Gençler! Bugün mü, yarın mı, bilemem! Fakat Ayasofya açılacak!.. Türk'ün bu vatanda kalıp kalmayacağından şüphesi olanlar, Ayasofya'nın da açılıp açılmayacağından şüphe edebilirler.

Ayasofya açılacak... Hem de öylesine açılacak ki, kaybedilen bütün mânalar, zincire vurulmuş masumlar gibi onun içinden fırlayacak!.. Öylesine açılacak ki, bu millete iyilik ve kötülük etmişlerin dosyaları da onun mahzenlerinde ele geçecek...

Ayasofya'yı, artık önüne geçilmez bu sel açacak...

Allah tarafından mühürlenmiş kalplerin mühürlediği Ayasofya, onların aynı şekilde mühürlemeğe yeltenip de hiçbir şey yapamadığı, günden güne kabaran akınını durduramadığı ve çığlaştığı günü dehşetle kolladığı mukaddesatçı Türk gençliğinin kalbi gibi açılacak...

Bekleyin gençler!.. Biraz daha rahmet yağsın Her yağmurun arkasında bir sel vardır Hepimiz şöyle diyelim, O selin üstünde bir saman çöpü olsam daha ne isterim.

Gençler, kayaları biçecek, ormanları tıraş edecek ve betonarmeleri söküp götürecek olan bu sel yakındır. Allah, mukaddes zatının ve Resulü'nün dostlarıyla beraberdir...

Fatih ve Onun Yeni Nesline Selam!

Necip Fazıl Kısakürek (Ayasofya Hitabesi'nden)

#25
ibrikçi

ibrikçi

    Müdavim

  • Teğmen
  • 764 Mesaj sayısı:
Benden selam eylen şol nazlı yare
Her beni gördükçe gülüp durmasın
Aldırdım aklımı oldum divane
Aklımı başımdan alıp durmasın

Kız seninle böyle miydi pazarım
Kara kaşlarında kaldı nazarım
Yol üstünde kazmasınlar mezarım
Yar gelip geçtikçe yanıp durmasın

Kız seninle bir bahçecik dikelim
Ayvasından turuncundan satalım
Gel sarılıp bir gececik yatalım
Ah-ü zarım sende kalıp durmasın

Karacaoğlan der Hakk'a baka dur
Yollar çamur belki çöker büke dur
Çekemem kahrını bağrım yufkadır
Arada habarın gelip durmasın

Mağnada , deniz dalgaları gibi ayasofya kapılarına dayanan coşkun , kara sevdalı dalgalar vardır . Karacaoğlanın bu şiiri bana hep ayasofya camiini hatırlatır. Göz yaşlarımı tutamam. Hiç gayreti olmayan kişide bile bir tesiri oluyor. Üstadın ayasofya camiisi için çabalarının anlaşılmasında da etkili olabilir diye paylaşmak istedim.
Ayasofya belki de çok edepli , namuslu bir kızdır. Bir şekilde bize küsmüştür . Belki onu yeterince sevmediğimiz için kapalıdır...
Arı kovanı gibi düşünürsek Ayasofyanın da belki gönlü vardır.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Gözyaşı şehri Bekke (Mekke) den çıkarken dönüp onunla konuşmuştu...

#26
ibrikçi

ibrikçi

    Müdavim

  • Teğmen
  • 764 Mesaj sayısı:
Taştın yine deli gönül
Sular gibi çağlar mısın
Aktın yine kanlı yaşım
Yollarımı bağlar mısın

Nidem elim ermez yâre
Bulunmaz derdime çare
Oldum ilimden avare
Beni bunda eğler misin

Yavı kıldım ben yoldaşı
Onulmaz bağrımın başı
Gözlerimin kanlı yaşı
Irmağ olup çağlar mısın

Ben toprak oldum yolunda
Sen aşırı gözetirsin
Şu karşıma göğüs geren
Taş bağırlı dağlar mısın

Harami gibi yoluma
Aykırı inen karlı dağ
Ben yârimden ayrı düştüm
Sen yolumu bağlar mısın

Karlı dağların başında
Salkım salkım olan bulut
Saçın çözüp benim içün
Yaşın yaşın ağlar mısın

Esridi Yunus'un canı
Yoldayım illerim kanı
Yunus düşte gördü seni
Sayru musun sağlar mısın

#27
ibrikçi

ibrikçi

    Müdavim

  • Teğmen
  • 764 Mesaj sayısı:

Bu cuma camimizin duvarında bazı broşür ve resimler asılıydı. İnsan resimleri vardı önünde de cemaat saf tutmuş yerlere kilim sermiş karşısında namaz kılıyordu. Kiliselerde resim asılır. Hiristiyanlığa uyarlanan alevi toplanma yerlerinde de kilise süsü olan resimler vardır. Hoca vaaz ediyor...
Çok üzüldüm ne yazıkki namaz kılarken niyetimde "uydum hazır olan imama" demek yerine "uydum hazır olan cemaate " demek zorunda kaldım...
Ayasofya'yı açmaktaki gayretimiz ,elimizdeki camilerin islahıyla başlamalı diye düşünüyorum.  

Bütün bidatler sapıklıktır... Hiç bir bidatte nur yoktur. Her bidat bir sünnetin yok olmasına sebep olur...



#28
ibrikçi

ibrikçi

    Müdavim

  • Teğmen
  • 764 Mesaj sayısı:

Hele o çan sesi çıkartan saatler yok mu... Tam illumati gibi her camiyi sarmış. Tam namazda dan dan dan çan sesi çıkıyor. Millet devlet malı diye bişe diyemiyor.Bilgisizlik cahillik yozlaşma ...
Bir seferinde dedeme bu sıkıntımı açmış "dede ben daha dayanamıyorum o saati alıp imamın kafasına vuracam artık " demiştim de dedem; "hemen git vur " demişti...
Sonra düşündüm devlet malıdır yetimin hakkı vardır diye vazgeçtim. O zaman dedem bana "sen uydum imama deme uydum cemaate de " diye tembihlemişti...



#29
ibrikçi

ibrikçi

    Müdavim

  • Teğmen
  • 764 Mesaj sayısı:

Aldı Müftü :
           Aleyküm selam. Haklısınız. Namaz kılarken karşıda insan resimlerinin olması doğru değil. Ancak bu resimler insanların namazlarına zarar versin diye konan resimler değil. Ramazan'ın paylaşmanın önemini anlattığı için önemli. Namaz kılarken resimlere bakmaz, secde edeceğiniz yere bakarsanız sorun kalmaz zaten. Uydum cemaate diye bir niyet olmaz. Namazınızı kaza edin. Selamlar.. V.... Akşit K..... Müftüsü

 

Aldı İbrikci; Cami duvarlarına insan sureti bulunan resimleri her ne niyetle olsun astırmamanızı rica ederim. 

Saygı ve sevgilerimle...




Cevap Ekle