Jump to content
Sign in to follow this  
ToKSiN

Örümcek Ağı

Recommended Posts

[i][b][color="green"]ÖRÜMCEK AĞI


Duvara, bir titiz örümcek gibi,
İnce dertlerimle işledim bir ağ.
Ruhum gün boyunca sönecek gibi,
Şimdiden ediyor hayata veda.

Kalbim, yırtılıyor her nefesinde,
Kulağım, ruhumun kanat sesinde;
Eserim duvarın bir köşesinde;
Çıkamaz göğsümden başka bir seda...[/color][/b][/i]

[color="green"]S.A.

Üstadın yeni tanıştığım bir şiiri. Özellikle şu sıralar geleceğimi belirleme stresi içindeyim. Tam da beni anlatıyor...

[b]Ruhum gün boyunca sönecek gibi,
Şimdiden ediyor hayata veda.[/b]

Geleceği belirlerken geleceğimizden olacağız bu gidişle :)

Selametle...[/color]

Share this post


Link to post
Share on other sites
Selamlar,

Üstadın ilk şiirlerinden. 1925'te yayınlanan ilk şiir kitabına verdiği isim.

Yine derinlik, yine kelimelerle oyun oynayan bir sanatkarın varlığının yoğun hissi...

Buhran halini anlatan güzel kıtalardan...

Saygı ve selamlarımla

Share this post


Link to post
Share on other sites

Örümcek Ağı



Duvara, bir titiz örümcek gibi,
İnce dertlerimle işledim bir ağ.
Ruhum gün doğunca sönecek gibi,
Şimdiden ediyor hayata veda.

Kalbim, yırtılıyor her nefesinde,
Kulağım, ruhumun kanat sesinde;
Eserim duvarın bir köşesinde;
Çıkamaz göğsümden başka bir seda...

1922


1925 basım örümcek ağı kitabına ismini veren eser.Eserde bir çaresizlik bir umutsuzluk seziliyor ya içindeki fırtınanın dışa yansıması ya da ne aradığını bilemediğinde ortaya çıkan bir sonuç ......
fakat ne olursa olsun üstad muhteşem bir üslup , düşünce yoğunluğu ve kelimelerin kullanımı, hiçbir üstad şiiri birbirinden ayrılamaz çünkü herbirinin apayrı güzelliği var fakat bu şiir bana kelimelerin nekadar aciz olursa olsun eşsiz bir yetenekle bir araya gelip çok manalı bir hale gelebildiğini gösteriyor......

(Konu önceden verildiği için birleştirilmiştir./BDG)

Share this post


Link to post
Share on other sites
Selamlar,

"...Necip Fazıl da tamamen hece ölçüsüne sarıldı. Fakat onda, beklenen, klasikleşmiş, âdetâ çağrışımla gelen kafiye yerine, beklenmeyen ve şaşırtıcı cinsten bir kafiyeyle karşılaştılar. Ayrıca mısralarda sesi de ustalıkla kullanmasını bilen Necip Fazıl'a, çoktan sanatının ve şöhretin zirvesinde bulunan Ahmet Haşim bile "Çocuk, bu sesi nereden buldun sen?" diye üstatça takdirlerini söyler. Gerçekten bu şiirde ses, ilk mısralarda bir nefes sessizliğiyle başlayıp, son mısrada bir çığlık olmaktadır.

"Örümcek Ağı'nın daha ilk mısralarında insanın trajik varlığı dikkati çeker. Dış dünyada, ehemmiyetsiz görünen bir objeden (burada örümcek ağı) hareket eden mısra, birden bire bir derinlik kazanarak iç âleme yöneliyor. Sonraları Necip Fazıl'in Poetika'da "teşhisten tecride" doğru giden dil olarak anlattığı ifade budur. Şiirde örümcek ağını teşkil eden şey, dertlerdir. Üçüncü ve dördüncü mısralardaki müphem Ölüm duygusu bu trajik atmosferi tamamlar:

[quote]Ruhum, gün doğunca sönecek gibi
Şimdiden hayata ediyor veda[/quote]mısralarında gündüzün gerçeğinden kaçıp geceye sığınan ezelî mustaripler kafilesinin bir ferdiyle karşılaşırız. Bu motif, daha sonra Kaldırımlar'da:

[quote]Aman sabah olmasın bu karanlık sokakta.
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum[/quote]

mısralarıyla bir daha gelecektir.

Orhan Okay, Portreler dizisi - Necip Fazıl Kısakürek, Şule Yayınları, 3.Baskı, s.33

Saygı ve selamlarımla

Share this post


Link to post
Share on other sites
GERÇEKTEN ÇOK HOŞ BİR ŞİİR.
BU ŞİİR'İ İLK DEFA ŞİMDİ BURDA OKUDUM.
PAYLAŞTIĞIN İÇİN SAĞOL.
HAYRANIM ÜSTAD'A.
ALLAHA EMANET OLUN.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
Sign in to follow this  

×