Jump to content
Sign in to follow this  
Beylerbeyi

İbda-c Dergilerinin Finansörü De Ergenekon çıktı.

Recommended Posts

Terör örgütü olduğu iddia olunan Ergenekon'un yasadışı İBDA-C örgütünün Baran ve Aylık isimli dergilerini finanse ettiği ileri sürüldü.

 

Ergenekon davasının 2. iddianamesinin eklerinde yer alan bir rapor İBDA-C ile Jandarma arasındaki ilişkinin boyutları hakkında önemli bilgiler veriyor. Raporda İBDA-C'li Fazıl Duygun isimli şahsın, Ergenekon tutuklu sanığı İsmail Yıldız ve tutuksuz sanık Hayrullah Mahmud ile düzenli olarak görüştüğü belirtiliyor. İsmail Yıldız, Jandarma İstihbarat Daire Başkanı Levent Ersöz ile sık sık görüşen bir isim olarak biliniyor.

 

Ergenekon 2. iddianamesinin eklerinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdiği belgeler içinde yer alan bir raporda şu ifadeler yer alıyor:

 

"İBDA-C örgütünün yayın organları Aylık, Kaide ve baran isimli dergilerin basımını yapan Kuşak Ofset isimli matbaanın sahibi Veli Avcı isimli şahsın, dergilerin aylık basım masrafını 2.5 milyar civarında olduğunu, ücretin ödenip ödenmediğini her ay Ankara'dan kamu görevlisi olduğunu değerlendirdiği bazı şahıslarca sorulduğu yönünde açıklamalarda bulunduğu istihbar olunmuştur."

 

Raporda Veli Avcı'nın ulusalcı olduğuna dikkat çekilerek, "MHP İstanbul eski il sekreteri olduğu, 2005 yılı Ramazan iftarı verdiği, Prof. Dr. Zekeriya Beyaz, Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Turan Yazgan, MİT mensubu ve asker şahısların katıldığı, Veli Küçük'ün son anda işi çıkması nedeniyle gelmediği ve zaman zaman kendisiyle görüştüğü gibi hususları da gündeme getirdiği öğrenilmiştir."

 

Raporda Ergenekon davası tutuklu sanıkları Behiç Gürcihan ve Ergün Poyraz ile yakın temas halinde olan SESAR Başkanı İsmail Yıldız'ın aynı zamanda İBDA-C mensupları ile irtibatının bulunduğuna dikkat çekilerek, ""07 Mart 2006 tarihinde örgüt mensupları Fazıl Duygun ve Ali Rıza Yaman ile örgüt Aylık dergisinde yayınlanmak üzere SESAR Merkezi'nde bir röportaj yaptığı öğrenilmiştir. " deniyor.

 

Yine Ergenekon tutuklusu Behiç Gürcihan'ın evinde yapılan aramada 48 sayfalık el yazması not el geçirildiğine dikkat çekilen raporda, şu ifadelere yer veriliyor:

 

"Bu notun Fazıl Duygun ile Rest Cafe'de buluştuk ibaresiyle başladığı ve içeriğinde 'Ali Osman Zor servis elemanı muamelesi yapıyor, El Kaide'yi açıkça savunuyor, ikiz kuleleri onların yaptığına emin ve ABD'yi onların vurduğuna emin ABD'ye çalıştığı ortaya çıksa...Fazıl Duygun, İsmail Yıldız ve Hayrullah'la düzenli görüşüyor onlara bayağı prim veriyor.' İbareleri yer almaktadır. Şüpheli Halil Behiç Gürcihan'ın da 07 Haziran 2008 tarihli ek ifadesinde; not içeriğinde geçen İsmail Yıldız ve Hayrullah Mahmud Özgür'ün Fazıl Duygun ve Ali Osman Zor ile bunların düzenli görüştüğünü ve İsmail Yıldız'ı çok övdüklerini bu görüşmede kendisine anlatıldığı hususlarını teyit ettiği anlaşılmıştır."

 

İBDA-C İLE GÖRÜŞEN BİNBAŞI KİM?

 

Yeni Furkan dergisinin sahibi Saadettin Ustaosmanoğlu, Aktüel dergisinin 158. sayısına verdiği röportajda İBDA-C'nin yayın organı Baran dergisi hakkında şu ilginç bilgiyi vermişti:

 

"Baran'ın bu çizgiye kayması tabii olarak kendilerini ilgilendirir... Biz bu mevzunun biraz daha arka planına gidelim isterseniz, yani ulusalcı-Kemalist taifenin Müslümanlara el atma meselesinin arka planına... Mesele 2003 yılında başladı diyebiliriz. Kendilerine Sultan Galiyevci diyen ulusalcı ekipten emekli bir binbaşı (adını vermiyor) arkadaşlarımızla bir görüşme yaptı ve şu tekliflerde bulundu; Vatansever Güçler Birliği adında bir oluşum düşünüyoruz, bu oluşum dergi ve dernek faaliyeti şeklinde tezahür edecek, ilk etapta üniversite gençliği etrafında çalışma yapacak, sonra büyük illerde dernekler açılacak, daha sonra da bütün illerde kuvayı milliye yapılanması gibi örgütleneceğiz. Bu hareket kitle gösterileri organize edip bir takım propagandif ve manipülatif işlerde bulunacak. Sokağa ve gençliğe hakim olmaya çalışacak..."

Share this post


Link to post
Share on other sites

etöcüler ile görüşmelerin oldugunu kanıtlayan resimler var.Ergenekoncuların anlaşma teklifine karşılık.ibdacılar büyük bir gazetede mirzabeyoğlu röportajı istemişlerdi fakat etöcüler bunu kabul etmemiş.Gölcük donanmasında da baran dergisi çıktı(bu arama videolarında görülüyor)

 

yanaşmaya çalışılmış olabilir ama desteğin olduğunu sanmam.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ergenekon çözülebilirse inqilabımızın agoradaki başlangıcı olabilir. ve iyiler ile kötüler arasındaki fark açılır. Ergenekon destekli her örgüt her kurum batmaya mahkümdur

Share this post


Link to post
Share on other sites

Uçan kuşun kanadından tüy düşse ergenekona bağlayacaklar. Göze de nizama da aykırı bir durum. Algı eksiği olanlar bu kadarına inanır tabi, bravo.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ben şahsen Salih Mirzabeyoğlu'nun samimiyetine inananlardan biriyim.Yalnız çevresindeki istihbarat elemanlarından ötürü yanlış eylemlere girişmiştir. Kendisinin en büyük hatası Necip Fazıl ı mürşit olarak bilmesiydi.Üstad pek çok hususta özellikle gençliğin ve ülke müslümanlarının yol göstericisi olmuş onları fikirletriyle beslemiş ve fikir öfkesi mertebesine insanların dimağlarını çıkarmayı başarmış biridir. Ama belirttiğim gibi mürşit değildir ve olamaz(öyle bir iddiası da yoktu zaten). Sorun Necip Fazıl ne yazdı ne yaptıysa doğrudur mantığıyla peşinden gitmek yer yer de kendisini yanlış anlamanın verdiği durumlardan ötürü zor durumlara düşmektir. Mürşidi Necip Fazıl olanın varacağı yer ortadadır. Bu hüküm işin kıymet hükmüdür. Baran dergisi zaten ehli sünnete mıhalif fikirler beyan etmektedir. En başta intihar saldırılarını meşru kabul etmeleridir. Allah hakkı hak bilip ittiba batılı batıl bilip ictinap etmeyi cümlemize nasip eylesin...

Share this post


Link to post
Share on other sites

tazir arkadaşım .mürşidi necip fazıl olanın varacağı yer hususunu biraz netleştirirmisin.

mütefekkir salih mirzabeyoğlu ( kafa konforunu bozan adam) fikir üretmekten başka bir eylemi olduğunu duyan yada bilen yoktur sanırım!

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ergenekonun da yıllar sonra farazî bir düşman olduğunu gördük. O kadar saf bir milletiz ki devlet de hariç değil. İçimizden bir grup çıkıyor ve diledigi gibi at koşturuyor. Adamlar kaç yıl içeride yattı. Baştan aşağı zaaf. Gerçeklik payı kısmen varmış ama çoğu uydurma. Baransu zamanında o belgeleri sızdırırken kahramandı. Oysa sorulmadı kozmik odadan nasıl alındı diye. İşin aslında şu süreçte herkes ettiğini buldu. Tayyip bey zamanında laf etmedi şimdi de dilinden düşürmüyor. Siyaset dedikleri böyle de çirkin bir canavar.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
Sign in to follow this  

×