Jump to content
Sign in to follow this  
SİDOMA

Bir Sen Eksiktin Adnan Oktar!

Recommended Posts

kardeşlerım aşagıdakı lınkte izleyeceğiniz adnan oktar;namı diğer harun yahya denılen adamın saçmalılardan secmeler dınleyeceksınız..tam bır komedı...ona ılmıyle ve kendıne has uslubuyla cevabını veren ehlı sunnet camıasının gözde hocalarından ahmet mahmut ünlü hocama sonsuz sevgıler ve saygılar...davan davamızdır hocam...eyvallah..

 

 

http://www.habervakti.com/?page=news_details&id=11139

 

 

yorum sızın...

Share this post


Link to post
Share on other sites
kardeşlerım aşagıdakı lınkte izleyeceğiniz adnan oktar;namı diğer harun yahya denılen adamın saçmalılardan secmeler dınleyeceksınız..tam bır komedı...ona ılmıyle ve kendıne has uslubuyla cevabını veren ehlı sunnet camıasının gözde hocalarından ahmet mahmut ünlü hocama sonsuz sevgıler ve saygılar...davan davamızdır hocam...eyvallah..

 

 

http://www.habervakti.com/?page=news_details&id=11139

 

 

yorum sızın...

Zorla gıybet ettirceksiniz. Al birini vur ötekine...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bu adamın sonunda böyle yapacağından, yani bir gün 'Ben Mehdiyim' demeye başlayacağından tırsar dururdum. Mehdi vurgusunun sürekli yapılmasından, ağızdaki baklanın bir gün düşeceği endişesi uyanmıştı bende. Gerçi yine 'Ben Mehdi'yim' dememiş fakat 'fiziki alametlerin hepsi tutuyor, İstanbul'luyum, dediğim herşey çıktı, mücadele tarzım ve bana yapılanlar benziyor, ben de Mehdi gibi sadece tek değil, pek çok alanda mücadele ediyorum, falan fıstık' diye kopmuş gitmiş baba valla. 'Lafı döndürmeyi sevmem' diye şişiyorsun da, Mehdiye ait özelliklerin üzerinde aksettiğini söyleme boşboğazlığının manası ne? Bırak be kardeşim, eğer samimiyetle bunu düşünüyorsan bu vurguyu senin yerine başkaları yapsın. Mehdi'ye benzediğini söyledin de hangi hayra yol açtın Allah aşkına? Madem Mehdi olduğundan emin olmadığını söylüyorsun; cevabından emin olmadığın, nefsini okşayan, samimiyetini sorgulayan bu soruyu geçiştirecek kadar da mı kafan çalışmıyor yahu? Vallahi üzüldüm. Geri zekalıca bir laf yumurtlayıp kendini harcadı, işe yarayabilecek emeklerinin tesirsiz kalmasına yol açtı.

 

Ben bu adamın vaktinde pek çok kitabını okumuş, neticede de bana hitap etmediğini, fakat hala taliplileri olduğundan bir fonksiyonu yerine getirmesi, bir ihtiyaca cevap vermesi yönüyle kendisini eleştirmemem gerektiğini düşünmeye başlamıştım. Zira bence Üstad'ın dediği gibi iman ettikten sonra onu -tıpkı marifetmişcesine 'Ben akılcı bir adamım' diyen Adnan efendi gibi- akıllarıyla ispatlamaya çalışanlar, küfrü akıllarıyla savunanlara akrabadır ve dinden bilime gelmek yerine bilimden dine gitmek tehlikeli bir yoldur. Bilimin, dünya tarihinin istisnasız her döneminde baskın dünya görüşlerinin sözcülüğünü yaptığı bir hakikat... Din baskınsa dini destekleyen, gayr-i dini telakkiler ön planda ise bunların davulculuğunu yapan bir seyir izlemiştir bilim. Dün kiliseyle çelişen yanı baskı altında tutulan bilimin, bugün dini destekleyen tezleri ortaya atan temsilcileri tazyiğe uğruyor. Ayrıca 100 yıl önceki insanlar, bugün yanlışlığına hükmedilmiş inançlarının, en az bizim neslimizin bilimden emin olduğu derecede, eminiydi. Yarınkiler de bizim bilimsel inançlarımıza gülecek, bunu biliyorum. Hal böyleyken asla ideallerimizi belirleyici bir mevkiye oturtulmaması gereken ahmak bilimle İslam'a yol bulmaya çalışmak bana uygun değil. Fakat malesef yüz yıla yakın bir süredir pozitivist bir eğitimin şekillendirdiği çilesiz insanlarımız, bilim lafını duyunca diplerini düşürür olduklarından piyasada dinin bilimle savunulmasını gerektiren bir ihtiyaç zuhur etti. Bu mevcut dünya gerçeğini görmezden gelip inatlaşmanın da bir manası yok. İdeal bu olmasa da, dinin bilimle desteklenmesine ihtiyaç duyan insanların tatmin edilmesi, mücadelenin bilim sahaasında da sürdürülmesi önem ifade ediyordu ve evet, bu işi Adnan Efendi ve saz arkadaşları fena yapmıyordu.

 

Oktar'ın bilim ve din ekseni haricindeki yazıları ise genellikle Mehdi-Hz. İsa-Deccal-Dabbe'tül-Arz çevresinde kaleme alınmış, çoğunluğu gereksiz yazılardan ibaretti benim gözümde. Hele hele 'Azerbaycanla yarın birleşelim', 'Sevgili Ermeniler, akıllı olup bize düşmanlık yapmayı keser misiniz acaba?' tarzlı komiğin de komiği, yüzeysel oğlu yüzeysel siyasi yazılarına hiç değinmiyorum bile.

 

Neyse. İnatla gündeme getirilen Mehdi vurgularının sebebi belli oldu şimdi. Çok yazık. Bence İslam'ı bilimle destekleme ihtiyacı duyanlar için bu arkadaşın kitapları hala fonksiyonunu yerine getirebilir. Fakat kaynağı bu kadar sapıtık olan yazıları insanlar okur mu, bu yazıların güvenilir bir yanı kalır mı, bilmiyorum... İnsan, ancak ölmemek için bataklıktan su içer, öyle değil mi?

 

Hakikaten üzüldüm ben... Mehdiye benziyormuş. Peh! De şimdi gör bakalım Mehdiliğin neye benzediğini. Kendini bitirdin, anten.

 

Yahu iyi güzel de be kardeşim, İslami bir iddiayla ortaya çıkan insanlardaki bu sapıtma, bu ahlaksızlaşma, bu çark etme, yaptığı işi eline yüzüne bulaştırma temayülü ne zaman bir çözüm bulacak? Sinir oluyorum, neden birkaç dişe dokunur iş yapan Müslüman kestim temsilcileri, bir süre sonra nefslerinin esiri olup -af buyurunuz- yavşamaya başlıyorlar? Müslümanlık adına iç burkan bir hal bu. Belki de halis niyetle yola çıkmış olmalarına rağmen, zamanla idealizmini bir tarafa bırakıp sapıtanlar hiç de azınlıkta değil. Çok üzücü bir hal. Görünen o ki biz Müslümanların önce ahlakımızı ve nefs hakimiyetimizi muhafaza etmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Evet, yola çıkmadan önce yapmamız gereken bu... Üstümüzü başımızı çamura buladıktan sonra, yani başlangıçtaki idealimize mücerretle müşahhası ayıramayan aptalların dünyasında zarar verecek olduktan sonra, bu işlere girişmemek belki de daha evla...

 

Bu arada Cübbeli 'Mehdi'ye tank-top işlemez' derken bir insanı kastettiyse, Oktar'ın bu meseledeki yaklaşımını daha doğru bulduğumu da belirtmek isterim fakat asıl mevzu o değil zaten.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Zorla gıybet ettirceksiniz. Al birini vur ötekine...

Aynen öyle kardeşim.İşimiz gereği Babam Cübbeliyle neler yaşadı zamanında ben bilirim.Harun Yahya zaten muamma...

Share this post


Link to post
Share on other sites
Bu adamın sonunda böyle yapacağından, yani bir gün 'Ben Mehdiyim' demeye başlayacağından tırsar dururdum. Mehdi vurgusunun sürekli yapılmasından, ağızdaki baklanın bir gün düşeceği endişesi uyanmıştı bende. Gerçi yine 'Ben Mehdi'yim' dememiş fakat 'fiziki alametlerin hepsi tutuyor, İstanbul'luyum, dediğim herşey çıktı, mücadele tarzım ve bana yapılanlar benziyor, ben de Mehdi gibi sadece tek değil, pek çok alanda mücadele ediyorum, falan fıstık' diye kopmuş gitmiş baba valla. 'Lafı döndürmeyi sevmem' diye şişiyorsun da, Mehdiye ait özelliklerin üzerinde aksettiğini söyleme boşboğazlığının manası ne? Bırak be kardeşim, eğer samimiyetle bunu düşünüyorsan bu vurguyu senin yerine başkaları yapsın. Mehdi'ye benzediğini söyledin de hangi hayra yol açtın Allah aşkına? Madem Mehdi olduğundan emin olmadığını söylüyorsun; cevabından emin olmadığın, nefsini okşayan, samimiyetini sorgulayan bu soruyu geçiştirecek kadar da mı kafan çalışmıyor yahu? Vallahi üzüldüm. Geri zekalıca bir laf yumurtlayıp kendini harcadı, işe yarayabilecek emeklerinin tesirsiz kalmasına yol açtı.

 

Ben bu adamın vaktinde pek çok kitabını okumuş, neticede de bana hitap etmediğini, fakat hala taliplileri olduğundan bir fonksiyonu yerine getirmesi, bir ihtiyaca cevap vermesi yönüyle kendisini eleştirmemem gerektiğini düşünmeye başlamıştım. Zira bence Üstad'ın dediği gibi iman ettikten sonra onu -tıpkı marifetmişcesine 'Ben akılcı bir adamım' diyen Adnan efendi gibi- akıllarıyla ispatlamaya çalışanlar, küfrü akıllarıyla savunanlara akrabadır ve dinden bilime gelmek yerine bilimden dine gitmek tehlikeli bir yoldur. Bilimin, dünya tarihinin istisnasız her döneminde baskın dünya görüşlerinin sözcülüğünü yaptığı bir hakikat... Din baskınsa dini destekleyen, gayr-i dini telakkiler ön planda ise bunların davulculuğunu yapan bir seyir izlemiştir bilim. Dün kiliseyle çelişen yanı baskı altında tutulan bilimin, bugün dini destekleyen tezleri ortaya atan temsilcileri tazyiğe uğruyor. Ayrıca 100 yıl önceki insanlar, bugün yanlışlığına hükmedilmiş inançlarının, en az bizim neslimizin bilimden emin olduğu derecede, eminiydi. Yarınkiler de bizim bilimsel inançlarımıza gülecek, bunu biliyorum. Hal böyleyken asla ideallerimizi belirleyici bir mevkiye oturtulmaması gereken ahmak bilimle İslam'a yol bulmaya çalışmak bana uygun değil. Fakat malesef yüz yıla yakın bir süredir pozitivist bir eğitimin şekillendirdiği çilesiz insanlarımız, bilim lafını duyunca diplerini düşürür olduklarından piyasada dinin bilimle savunulmasını gerektiren bir ihtiyaç zuhur etti. Bu mevcut dünya gerçeğini görmezden gelip inatlaşmanın da bir manası yok. İdeal bu olmasa da, dinin bilimle desteklenmesine ihtiyaç duyan insanların tatmin edilmesi, mücadelenin bilim sahaasında da sürdürülmesi önem ifade ediyordu ve evet, bu işi Adnan Efendi ve saz arkadaşları fena yapmıyordu.

 

Oktar'ın bilim ve din ekseni haricindeki yazıları ise genellikle Mehdi-Hz. İsa-Deccal-Dabbe'tül-Arz çevresinde kaleme alınmış, çoğunluğu gereksiz yazılardan ibaretti benim gözümde. Hele hele 'Azerbaycanla yarın birleşelim', 'Sevgili Ermeniler, akıllı olup bize düşmanlık yapmayı keser misiniz acaba?' tarzlı komiğin de komiği, yüzeysel oğlu yüzeysel siyasi yazılarına hiç değinmiyorum bile.

 

Neyse. İnatla gündeme getirilen Mehdi vurgularının sebebi belli oldu şimdi. Çok yazık. Bence İslam'ı bilimle destekleme ihtiyacı duyanlar için bu arkadaşın kitapları hala fonksiyonunu yerine getirebilir. Fakat kaynağı bu kadar sapıtık olan yazıları insanlar okur mu, bu yazıların güvenilir bir yanı kalır mı, bilmiyorum... İnsan, ancak ölmemek için bataklıktan su içer, öyle değil mi?

 

Hakikaten üzüldüm ben... Mehdiye benziyormuş. Peh! De şimdi gör bakalım Mehdiliğin neye benzediğini. Kendini bitirdin, anten.

 

Yahu iyi güzel de be kardeşim, İslami bir iddiayla ortaya çıkan insanlardaki bu sapıtma, bu ahlaksızlaşma, bu çark etme, yaptığı işi eline yüzüne bulaştırma temayülü ne zaman bir çözüm bulacak? Sinir oluyorum, neden birkaç dişe dokunur iş yapan Müslüman kestim temsilcileri, bir süre sonra nefslerinin esiri olup -af buyurunuz- yavşamaya başlıyorlar? Müslümanlık adına iç burkan bir hal bu. Belki de halis niyetle yola çıkmış olmalarına rağmen, zamanla idealizmini bir tarafa bırakıp sapıtanlar hiç de azınlıkta değil. Çok üzücü bir hal. Görünen o ki biz Müslümanların önce ahlakımızı ve nefs hakimiyetimizi muhafaza etmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Evet, yola çıkmadan önce yapmamız gereken bu... Üstümüzü başımızı çamura buladıktan sonra, yani başlangıçtaki idealimize mücerretle müşahhası ayıramayan aptalların dünyasında zarar verecek olduktan sonra, bu işlere girişmemek belki de daha evla...

 

Bu arada Cübbeli 'Mehdi'ye tank-top işlemez' derken bir insanı kastettiyse, Oktar'ın bu meseledeki yaklaşımını daha doğru bulduğumu da belirtmek isterim fakat asıl mevzu o değil zaten.

 

çok doğru, Adnan oktar mantığa çok sığınıyor, yaptığı hizmet göz ardı edilemez ama işte nefs; basmakları çıktıkça nefs hakimiyeti zorlaşıyor..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Başta Vakit ve Milli Gazete olmak üzere Adnan Bey'e hak ettiğinden fazla hayli önem veren medya mensubları Bu Adama "hoca" gözüyle bakarlarsa,olayların bu noktaya varması kaçınılmazdı. Bu lafları mehdilik iddia etmesinden bile ağır buluyorum.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Üstad övgülerini bile hakikate sımsıkı bağlı bir şekilde yapardı. Bediüzzaman ve M.Akif (Allah onlara rahmet eylesin) hakkındaki yorumları malumunuzdur. Üstadı tanımayan biri zemmediyor sanır, halbuki hakikatı teslim ediyor.

 

Efendimizin de dikkat çektiği gibi kimseyi aşırı sevmemek gerekiyor işte. Bir insandan, hayran çelebi olmadan makul bir şekilde de istifade edilir. Bu takdirde hatalı ifadeler ayıklanılır, körü körüne yanlışa düşülmez.

 

Bütün bunlarla birlikte mehdi intibalarımız baştan başa sakat, onu da belirtmeden geçmeyelim. Adnan Oktar'ın kendisini işareti dışındaki diğer yorumları isabetlidir, mehdi deyince masal kahramanı mı bekliyoruz ?

Share this post


Link to post
Share on other sites
Başta Vakit ve Milli Gazete olmak üzere Adnan Bey'e hak ettiğinden fazla hayli önem veren medya mensubları Bu Adama "hoca" gözüyle bakarlarsa,olayların bu noktaya varması kaçınılmazdı. Bu lafları mehdilik iddia etmesinden bile ağır buluyorum.

 

Milli gazete,bedava dağıtıldığı kitaplarının reklamını yapıyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aynen öyle kardeşim.İşimiz gereği Babam Cübbeliyle neler yaşadı zamanında ben bilirim.Harun Yahya zaten muamma...

 

şu cümleyi yazan arkadaş sen hiç bir sey bilmıyorsun aslında...

 

şimdi bu hocanın babanız beyefendı ıle arasında bızı ılgılendırmeyen ve konuda verılmek ıstenen mesajla alakası olmayan bazı durumlar geçtiyse bu durum hoca efendının ilmen bu adnan oktar denen adama cevap vermesı yanlış mı oluyor yanı?

 

gıybetten çekınıyor gıbı gözüküyorsunuz amma bır anda hocaefendı hakkında laf sokuşturmaktan da gerı durmuyorsunuz muhterem! konumuz bu değil...,

 

bugün dini paramparça etmek ısteyenlerle ehlı sunnet ınancı doğrultusunda mücadele veren hocalardan biridir vesselam...gerısı lakırdı...selam ve dua ile...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Cübbeli Hoca (Allah ondan razı olsun) bu millete uzun yıllar daha vaazı gereken büyük bir alim. Efendi Hazretleri'ne tabi olup da sapan olur mu hiç. Çünkü Efendi de Efendi'ler Efendisi (s.a.v.)'e tabidir.

Der ki; "4000 sünnet var 4'ünü terkeden Mahmud'u terket"

 

Allah Mahmud Efendi Hz. gibi büyük bir alimi başımızdan eksik etmesin.

Ona uyan Ahmet Mahmut Ünlü'yü de ve nice büyükleri de.

 

Eserleri'nden azami istifade nasip etsin.

Bilhassa "Kur'an-ı Mecid Tefsirli Meal-i Ali'si" ve henüz 13 Cilti yazılmış olan ve yazımı (Allah müelliflerine uzun ömürler versin) devam edecek olan "Ruh'ul Furkan Tefsiri"ni okumanızı tavsiye ederim. Şu an Kur'an-ı Mecid'i okumaktayım, Şahsım'ın ömrü yeterse Ruh'ul Furkan'ı da bitirmek planlarım arasındadır.

 

Said Nursi Hazretlerini, Elmalı'yı, vs. de kendi bidatlerine alet eden Adnan Hoca'dan da bu milleti korusun. Ve M.İslamoğlu'ndan, ve H.Karamandan. Ergenekoncu ahmak dediği Cübeli Hoca mı anlamadım? Bunu yalnız zavallı ve cahil bir insan söyler başkası değil.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Aynen öyle kardeşim.İşimiz gereği Babam Cübbeliyle neler yaşadı zamanında ben bilirim.Harun Yahya zaten muamma...

 

şu cümleyi yazan arkadaş sen hiç bir sey bilmıyorsun aslında...

 

şimdi bu hocanın babanız beyefendı ıle arasında bızı ılgılendırmeyen ve konuda verılmek ıstenen mesajla alakası olmayan bazı durumlar geçtiyse bu durum hoca efendının ilmen bu adnan oktar denen adama cevap vermesı yanlış mı oluyor yanı?

 

gıybetten çekınıyor gıbı gözüküyorsunuz amma bır anda hocaefendı hakkında laf sokuşturmaktan da gerı durmuyorsunuz muhterem! konumuz bu değil...,

 

bugün dini paramparça etmek ısteyenlerle ehlı sunnet ınancı doğrultusunda mücadele veren hocalardan biridir vesselam...gerısı lakırdı...selam ve dua ile...

Cübbeli Hoca başkalarının değil önce kendi yanlışlarını düzeltsin!Neyse ne konuyu açmaya niyetim var ne de gıybet yapmaya.Sen bildiğin yolda devam et birader.Selametle...

Share this post


Link to post
Share on other sites

bu ülkede ilmine güvenilecek ilk sırada gelen büyük alim CEVAT AKŞİT'tir, diğerleri hitap ettikleri kesimlere göre akılları karıştırıyorlar. siyasete dalanlar çok ama herkesin harcı değil . "siyasetten ve şeytandan Allah'a sığınırım"diyor Bediüzzaman...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Der ki; "4000 sünnet var 4'ünü terkeden Mahmud'u terket"

demişsiniz. Bu sözün kime ait olduğunu anlayamadım. Biraz açar mısınız?

Share this post


Link to post
Share on other sites
Der ki; "4000 sünnet var 4'ünü terkeden Mahmud'u terket"

demişsiniz. Bu sözün kime ait olduğunu anlayamadım. Biraz açar mısınız?

 

Haklısınız biraz kapalı (anlaşılamayan) nakil yapmışım.

Kusuruma bakmayınız.

 

Ahmet Mahmut Ünlü (Cübbeli) Hoca'nın aktardığı bir sözdür ve bu söz Efendi Hazretleri (Mahmud Ustaosmanoğlu)'na aittir.

Efendi Hazretleri, sünneti sımsıkı yaşamaktadır ve Cübbeli Hoca'ya "4000 sünnetin 4'ünü terkeden Mahmud'u (burada Efendi Hazretleri kendisini kastediyor) terket" buyurmaktadırlar...

Yani bu sözün sahibi Ahmet Mahmut Ünlü (Cübbeli Hoca) değildir. Yukarıdaki mesajımdan öyle de anlaşılabiliyor. Sanrım bunun için açmamı istediniz. Dilerim yeterli olmuştur.

 

Selam ve dua ile...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Açıklayıcı oldu teşekkür ederim fakat H.Karaman hocanın ismini bu başlıkta neden zikretme ihtiyacı hissettiğinizi anlayamadım. Hocamız İslam hukuku eğitimi almış,iyi bir müctehiddir. Fetvaları saptırılıyor maalesef.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Açıklayıcı oldu teşekkür ederim fakat H.Karaman hocanın ismini bu başlıkta neden zikretme ihtiyacı hissettiğinizi anlayamadım. Hocamız İslam hukuku eğitimi almış,iyi bir müctehiddir. Fetvaları saptırılıyor maalesef.

 

http://www.arifanyayinlari.com/products/ki...11035573c78bad6

http://www.kitapkalbi.com/yahudi-ve-hirist...iremez-830.html

 

http://www.kitapyurdu.com/arama/default.as...atis=2&x2=0

 

Bu linklerde yer alan kitaplardan H.Karaman'ın bazı fetvalarına reddiyeleri bulabilirsiniz.

1977'de ve 2009'da yazılmış 2 farklı kitap.

ilk iki linkte aynı kitap farklı alternatif linklerle verildi. İkinci kitap ise Üstad NFK'nın önsöz yazdığı bir kitaptır.

Bu eserleri okuyana kadar ben de Sayın Karaman'ın büyük bir alim olduğunu düşünürdüm.

İlk linkteki kitabı yeni okumaya başladım (ancak içediği konuları başka ağızlardan dinlediğim için okumuş gibi oldum. Okuyup tam anlamak istiyorum Hangi Fetvaya ne reddiye yazıldığını)

Selamlar...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Linkler için teşekkür ederim. Hangi fetvalarının saptırıldığını yazarsam konu dışına çıkarız. H.Karaman hoca için bir konu başlığı acılırsa orada müzakere ederiz

Share this post


Link to post
Share on other sites

Hemen tepki gösterip "olur mu kardeşim, şu böyle büyük hocadır, bu böyle büyük alimdir" diyenlerden olmadığınız için evvela teşekkür ederim.

Bazı insanlar Ehl-i sünnet itikadını bilmediklerinden ya da öğrenme konusunda tembellik ettiklerinden fikirlerinden etkilendikleri kişilerin her söylediğinin doğru olduğunu sandıklarından mesajım başında tırnak içinde yazılan tepkiyi verebiliyorlar.

Ancak şükürler olsun ki üstteki mesajımda linklerini verdiğim 2 kitap ve bu konunun dışında olan (aşağıda linkini görebileceğiniz) kitap gibi kitapları yazan kemale ermiş alimlerimiz ve fıkıhçılarımız var.

Bu alim ve fakihler böyle eserler yazarak ehl-i sünnetin müdafiileri oluyorlar da, biz cahil ve fakirlerde istifade ediyoruz.

Allah ehl-i sünnet ve'l cemaat yolundan zerre kaydırmasın. Kaymaktan ve caymaktan korusun.

Selam ve dua ile...

 

http://www.arifanyayinlari.com/products/ki...24bdfb94b785277

 

Not: Ahmed Davudoğlu'nun kitabını ben Ankarada sadece Kızılay Akçağ Kitabevi'nde bulabildim. (Belki 10-15 yere sormuşumdur. Sonunda Akçağ özel siparişim ile getirdi. Geçenlerde gördüm sonradan 3 tane daha getirmişler.

Arifanın kitaplarını ise İst. dışında kitapçılarda bulabilir misiniz bilmiyorum, ben yayınevinden ve internet sitesinden sipariş ederek temin ettim.)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Çok şükür bu halinide gördük Ednan Hocanın !... Arka fonda esen Roman Havasına uygun el, kol ve benzeri hareketlerle bir çeribaşı oynaklığında ne de güzel oynuyordu öyle. Gizli bir cemiyetin ve tarikatın mensuplarıymış hissini veren civciv sarısı saçları ve pembe dud.... 'lı hanım kızlarıyla iştigal olduğu muhabbetler yetmiyormuş gibi; birde Romen oldu Ednan Hoca. Aklımıza mukayyet ol Allah'ım (c.c)...

 

Başımıza taş yağdırsan dolu sayarız vallahi kereminden :blink:

 

Proğramını falan seyre daldığım yok aman, haberlere konu olduda öyle müşerref olduk beyefendinin son icraatine...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ne varsa ortada. Kamuya mal olmuş mevzu nasılsa !, buradan hukuki birşey çıkmaz :huh: Çıksada bize gelene kadar yollar tükenir zaten.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aynen öyle kardeşim.İşimiz gereği Babam Cübbeliyle neler yaşadı zamanında ben bilirim.Harun Yahya zaten muamma...

 

Lütfen Müslüman kardeşlerimizi(Cübbeli Ahmet Hoca'yı) lekelemeyelim kardeşim... Aranızda hususi bir sorun olmuş olabilir buna birşey diyemem ama bunu o kişinin İslami hayatına dahil görmenizin doğru olduğunu düşünmüyorum.Yani kul hata yada günah işledi diye sahtekar olduğu anlamına gelmez.Harun Yahya'ya zaten birşey demiyorum Allah biliyor, fazla lafa gerek yok :) Ayrıca mesajıma yorum yapacaksanız yanlış anlamadan ve sabır kaidelerini bozmadan yapalım lütfen kardeşim... Kötü niyet dahilinde birşey yazmadığımı da belirtmek isterim. Müslüman Müslüman'ın kardeşidir lafını da hatırlatmadan geçmek istemiyoruz...

 

Selam ve dua ile ; Saygılarımla.

 

Vesselam.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aynen öyle kardeşim.İşimiz gereği Babam Cübbeliyle neler yaşadı zamanında ben bilirim.Harun Yahya zaten muamma...

neler yaşadın bakalım cübbeli hocayla yazda bizde bilelim böyle oturduğun yerden iftira atmakla olmaz delikanlı olun !

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
Sign in to follow this  

×