Jump to content
Sign in to follow this  
A.Rahman

Kenan Evren Ve Diğer Darbeciler Yargılansın?

Recommended Posts

chp önerdi ama insana tabi şaka gibi geliyor.Seçim falan olsa, oy için denir.Belki dış güçler belli de olmaz.Böyle bir önerge verilir belki de yargılanmazlar havada kalır.Birde tabi hemen yorumlar gelir; yaşlılar yargılanmasınlar; Erbakanı yargılamadılar Evreni yargılıyorlar vs laf kalabalığı çıkacaktır.

 

Ben Evrenin Üstad'a yaptıklarını(doğrusu yapacağını) hiç unutmadım.İdam kararı verilse sehpasına vurmak isteyenlerden de olabilirdim.

 

 

Darbeciler yargılansa kazanır mıyız, kaybedermiyiz? Bu haberler ETÖ tehlikesini unutturmak veya ona rahat ortam yaratmak için mi?

???

Share this post


Link to post
Share on other sites

bu bir tuzak olmalı. 100 yıldır bu millete düşmanlıktan başka birşey yapmamış olan zihniyet 1 dünde dost olamaz. mutlaka tuzaktır. kim bilir sonrasında neler çıkaracaklar. onların ipiyle kuyuya inilmez diyorum.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Esasında 12 Eylül yargılanırsa ne olur? Ne olmaz ki! Daha doğrusu neler olmaz ki!.. Yahu bir kere bir 12 eylül anayasası olan 1982 anayasası düşer. Niye düşmesinki? o anayasayı yapanları yargılıyorsun. Mesela Oktay Ekşi mi nedir, hani şu Hürriyet'te yazan canım, o ve onun gibilere verilen maaşı da kesmek lazım. E malum, bu iş için maaşlıdırlar efendim, bilmeyenlere duyrulur! Yargı kurumlarında bir revizyon gerekir. Madem darbecileri yargılıyoruz, izlerini yok etmek lazım. Ha birde sadece yönetmelikle yasaklanan başörtüsü yasağı da malum... Daha çok var da, bunlar aklıma gelenler...

Hasan Karakaya enfes yazmış bu mevzuu hakkında ama, bir şeye değinmemiş. O da şu ki; bana göre efendim, Deniz Baykal'ın böyle bir şey istemesi Hükümete tuzak gibime geliyor. O halde açalım: Hani hükümeti canavarın üzerine kışkırtmaya çalışıyorlar gibi duruyor bu iş. Şunu biz yere seremiyoruz, o halde darbecilere havale edelim. Çok dikkatli olmak lazım çok... Bunlarla aynı iple bir kuyuya inilmez.

Şimdi Hasan Karakaya'ı okuyalım:

Sadece 12 Eylül mü, bütün darbeler mi?

 

Hani, “dostlar alışverişte görsün” diye bir söz vardır ya, “CHP’liler”in yaptığı da böyle gibi!..

Amaçları gerçekten “darbecileri yargılamak” mıdır, yoksa “gündem karartmak” mı?..

Doğrusu, hâlâ anlayabilmiş değilim...

Şu hâle bakın; “Kenan Evren Cuntası” tarafından gerçekleştirilen “12 Eylül 1980 darbesi”nin üzerinden tam “29 yıl” geçmiş ama bugüne kadar “hiçbir şey yapmamış” CHP’liler, bugün kalkmış, “Anayasa’nın geçici 15. maddesini kaldıralım ve böylece darbecilerin yargılanmasının önünü açalım” diyor!..

Bunu ne zaman diyorlar?.. “Bugünlerde” diyorlar...

Yani “AK Parti’yi devirmek, Fethullah Gülen’i bitirmek” amacıyla hazırlanan “ihanet plânı’nın tartışıldığı şu günlerde!.

CHP’DEN AK PARTİ’YE TEKLİF!

Düşünebiliyor musunuz;

Bütün Türkiye, tam 2 haftadır bu “ihanet plânı”nı konuşurken, Genelkurmay Askerî Savcılığı tarafından yapılan açıklamayı tatmin edici bulmazken ve bütün dikkatini; Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un, bugün “akredite gazeteciler”e hitaben yapacağı konuşmaya ve bu esnada sorulacak muhtemel sorulara vereceği cevaplara vermişken, CHP kurmayları çıkıyor sahneye ve AK Parti’ye teklifte bulunuyor;

“Geçici 15. Madde’yi kaldıralım!”

Önce olayı aktaralım... Konuyla ilgili dün ajanslardan geçen haber şöyleydi:

“CHP Grup Başkanvekilleri Hakkı Suha Okay ve Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasanın Geçici 15. Maddesi’nin değiştirilmesine ilişkin önerilerini, AK Parti Grubu’na iletti.

Okay ve Kılıçdaroğlu, AK Parti Grup Başkanvekilleri Bekir Bozdağ ve Mustafa Elitaş'ı ziyaret etti.

Yaklaşık yarım saat süren görüşmenin ardından Okay ve Bozdağ, gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Bozdağ ve Elitaş'ın, bu konuyu yetkili organlarına götüreceklerini, değerlendireceklerini söylediğini aktaran Okay, şunları söyledi:

“Kendilerine, bu anlayışlarından dolayı teşekkür ediyorum. Bu görüşmemiz, daha sonraki süreçte de devam edecek. Bundan sonraki süreçte, dilerim, hukuka, yasama tekniğine aykırı olan, Geçici 15. Maddenin, diğer muhalefet partilerinin açıklamalarını da göz önünde tutarsak, kaldırılmasında yarar vardır. Darbeyi koruyan bir yasanın Anayasamızda yer almasını, tüm toplum gibi, parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerin de içine sindiremeyeceğini düşünüyorum. Darbe ve darbecilere ilişkin bu yasal düzenlemenin kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz.”

Evet, olayın özeti bu...

Yani, CHP’liler diyor ki;

“Geçici 15. Maddeyi kaldıralım ve darbecileri yargılamanın önünü açalım.”

Hay hay, kaldıralım!..

Ama niye bugün?..

Ve niye, sadece 12 Eylül?..

Dedim ya;

Bazı “şüpheli”lerin “delil karartması” yapması gibi, CHP’nin şu yaptığı teklif de, tam bir “gündem karartması” gibi geldi bana!..

İstiyorlar ki;

Kamuoyu “CHP’nin teklifi”ne odaklansın, bu konuyu tartışsın ki, Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı iddia edilen “darbe plânı”nı unutsun!..

Siz olsanız, böyle bir teklife ve en önemlisi de “teklifin zamanlaması”na bakıp kuşkulanmaz mısınız?.. Bu, bir “gündem karartma”, bir “gündem saptırma” değil de nedir?..

Bu, bir “dostlar alışverişte görsün” taktiği değil midir?..

28 ŞUBAT ES Mİ GEÇİLECEK?

Söyleyin Allah aşkına;

Başbakan Tayyip Erdoğan, CHP’nin bu girişimi için “sulu şaka” demekte haksız mıdır?..

Bence bu girişim, “sulu şaka”nın çok çok ötesinde bir “eşşek şakası”dır!..

Niye “eşşek şakası”dır;

Çünkü, ilk önce “zamanlaması” ilginçtir!..

Tam da, bütün Türkiye’nin “darbe plânı”na odaklandığı bir zamanda böyle bir teklif yapıp, dikkatleri dağıtmaya çalışmak, “sulu şaka”nın çok çok ötesinde, bir “eşşek şakası”dır!..

İkinci olarak;

Teklifin içeriğinde, niçin sadece “12 Eylül darbesi” vardır da; meselâ 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 28 Şubat 1997 ve 27 Nisan 2007 darbeleri veya darbe girişimleri yoktur?..

Tamam, CHP’lilerin bir “12 Eylül takıntısı” vardır ve 12 Eylül’de “solcular da idam edilmişler”dir ama, 27 Mayıs’ta “Başbakan” ve “bakan”ların idam edildiğini görmezden mi geleceğiz?..

Ya 28 Şubat darbesi?..

Öyle bir darbe ki;

O süreçte, millete ve onun inançlarına karşı “topyekûn savaş” ilân edildi...

Millet, adeta “ruh kökleri”nden koparılmak ve neredeyse “dinsizleştirilmek” istendi!.

“Başörtüsü” yasaklandı!..

“İmam Hatip Liseleri” kapatıldı!..

“Kur’an Kursları”nın kapısına kilit vuruldu!..

En önemlisi de; “milletin parasıyla” alınmış tanklar “milletin iradesi”nin üzerine sürüldü ve “milletin oyları”yla iktidar olmuş partiler, alaşağı edildi!..

Şimdi, böyle bir “darbe”yi görmezden geleceğiz de, sadece 12 Eylül’e mi odaklanacağız?..

CHP, bunu mu istiyor?..

Hem, diyelim ki;

Bu teklif kabul gördü ve “Geçici 15. Madde”yi kaldırdık, peki kimi yargılayacağız?..

Kenan Evren’i mi?..

Ya da;

“Beşli Cunta”dan kimi?..

“Ergenekon operasyonları”nda gözaltına alınan kişilerden bazılarının “hasta ve yaşlı” olmalarını bahane ederek ortalığı ayağa kaldıran CHP’liler, “Evren ve arkadaşları”nı yargılama konusunda acaba ne kadar samimidir!..

28 ŞUBAT’TAN 2 ANEKDOT!

Ha, bu teklif, sadece “12 Eylül cuntacıları”nı değil de, “bütün darbecileri” içine alacaksa, o zaman eyvallah!..

Ama bunun için de;

12 Eylül’den değil, 27 Mayıs’tan ve “Menderes’e işkence” edenlerden işe başlamak gerekir!..

Çünkü, “Menderes’e işkence” edenlerden bir kısmı, hâlâ hayattadır!..

Ardından “28 Şubat darbecileri”ne gelinmeli ve onlara hesap sorulmalıdır!..

Biliyorsunuz...

O “karanlık süreç”te; “siyasiler” ve “gazeteciler”le ilgili “iğrenç ifadeler” kullanıldı...

İşte, bunlardan çarpıcı bir anekdot:

İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Teoman Ünüsan, bazı üst rütbeli subaylarla yemekli bir sohbette bir araya gelmişti. Üst düzey bir general; emniyet istihbaratı ile askeri istihbaratın ayrı çalıştığının ve İçişleri Bakanı Meral Akşener’in kasıtlı davrandığının altını çizdikten sonra şunları söyler:

“Git söyle o kadına, ileri geri konuşmasın. Gelirsek, İçişleri Bakanlığı’nın önünde yağlı kazığa oturturuz...”

Ve bir başka anekdot...

Dönemin Genelkurmay Genel Sekreteri Tümgeneral Erol Özkasnak, Sabah gazetesi yönetimini arayıp; yazar Mehmet Altan’la ilgili olarak aynen şunları söylüyor:

“Söyleyin o adama, yazdıklarına dikkat etsin!.. Yoksa, makatına süngü takar, cephelerde süründürürüm!..”

Şimdi, “milletin seçtikleri”ne ve “gazeteci”lere karşı bu lafları edenleri bırakıp, bir ayağı çukurda olan Kenan Evren ve arkadaşlarını yargılayacağız, öyle mi?..

Buna, herkes güler!..

Kargalar bile güler!..

ÇEVİK BİR’LE SINIRLI KALMASIN!

Ama, dedim ya;

CHP, bu konuda gerçekten “kararlı” ise, “darbe ve darbecilerin korunduğu Anayasa maddesinin derhal kaldırılması” için, üzerine düşen görevi gerçekten yerine getirmek istiyorsa, işte o zaman bu teklife destek verilir!..

Yook, bu iş sadece “12 Eylül darbecileri”ni içine alıyorsa; hiç kimse kusura bakmasın, milletin bu tür “sulu şaka”larla geçirecek zamanı yoktur!..

Çünkü milletin gözü;

“İhanet planı”ndadır!..

Millet; Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın önceki gün yaptığı açıklamadan sonra, Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un bugün neler diyeceğini, sorulara nasıl cevap vereceğini merak ediyor!..

Tabiî, yine dün “28 Şubat Süreci”nin kudretli isimlerinden Emekli Org. Çevik Bir’in 2 saat boyunca, hem de “şüpheli” sıfatıyla ifadesini alan “sivil savcı”nın, Albay Dursun Çiçek’in ifadesini de alıp almayacağını merak ediyor!.. Ve ayrıca; bu işlemlerin onlarla sınırlı kalmamasını istiyor!..

Uzun lâfın kısası;

Türkiye’de “iyi şeyler” oluyor, iyi!..

CHP’nin, 29 yıl sonra “darbecileri yargılayalım” teklifiyle ortaya çıkması da son derece anlamlı ve olumludur!..

Ne var ki;

“Zamanlama”sından şüpheliyim!..

Dilerim bu teklif;

“Dostlar alışverişte görsün” anlamında; “saman alevi gibi parlayıp sönecek” bir teklif olarak kalmaz!..

Bekleyecek ve hep birlikte göreceğiz!..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Darbeli matkaba gelesiceler! Yargılansınlar tabii. Hatta Kenan Evren resim yapmaktan men edilsin. Adı üstünde 'güzel sanat'. Onun yapması hoş olmuyor, ne bileyim, eğreti duruyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites

İntihar edermiş!

Blöf yapmayada başladı

tam sana yakışacak davranış,bekliyoruz bakalım...

Halk oyuna sunulursa sonucu merak ediyorum

sonuçta Anayasa halk oyuna sunulmuş ve kabul görmüş.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Darbeciler yargılansa tabiki çok ama çok iyi olur ama yukarıda arkadaşımızın dediği gibi önerinin chp den gelmesi biraz kafalara soru işareti düşürüyor.

 

misal "darbecileri darbe zemini oluşturması için ayağa kaldırmakmı" amaçları. çünkü bakınız artık "RTE"yi durduramıyorlar önüne geçemiyorlar kim ne derse desin Sayın Başbakanımız Ülkenin felaha ulaşması için kendi deyimiyle "Bu can bu bedende oldukça çalışacağız" laf belli artık geriye dönüş yok. onlarda bunun farkında üstte dediğim gibi "darbecileri yargılamak bahane, darbecileri yeniden yeni bir darbe planı için körüklemek şahanemi." yoksa hakkaten bu baykal azcık erdem sahibi olmayamı karar verdi kimbilir?.

 

şahsım adına derimki darbeciler yargılansın ama yinede dikkatli olunmalı diyorum şuan "RTE"yi nasıl al aşağı ederiz diye büyük planlar ve "RTE"nin en ufak bir açığını bekliyorlar, özellikle yargı tarafı. "AB"de bir yandan siyasi partileri tehdit eden yargımıza arada bir gözdağı versede şuan itibariyle neyin ne olacağı belirsizlik içinde bir süreç mevcut.

umarım ülkemiz, dinimiz adına en hayırlısı neyse o olur.

 

muhabbetle ..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bence de yargılansın fakat fethullah gülen onun için cennetlik demişti.

Unutuldu mu

Çelişki yok mu bunda

Din dersini zorunlu yağtığı için bu yaptıklarıyla cennetliktir demişti.

Share this post


Link to post
Share on other sites

geçen günlerde bir öneri attı ortaya. kendisini bulunduğu makamı yakıştıramadığım, bakış açısını sevmediğim , taraflı bulduğum sayın turizim bakanı! bu kişilerin enazından dokunulmazlığını kaldıralım , devletin kendi elleriyle vermiş olduğu imkanları geri alalım diye. enazından öyle birşey yapılabilir. hiçbirşey yapılamıyorsa!

Share this post


Link to post
Share on other sites

Yunan'lılar bu işi yıllar önce yapmışlardı.

 

"En kısa sürede cuntacıları yargılayıp onların idamlarına karar verilmeli" şeklindeki düşüncelere katılıyorum. Evet, İdamlarına karar verilmeli, çektirdikleri binlerce acıya karşılık, hiç yerine aldıkları canlara karşılık...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Şu cuntacılar asılmalı.

Lakin hala Devlet maaşıyla göbek büyütüyorlar,devlet tarafından orduyla korunuyorlar.Ne yaptılar Türkiye için?

Hiçbir şey.Evren,sokaklarda tanklar yürütüp,güya devleti kurtardığını sandığında,Dünya kıkır kıkır halimize gülüyordu.

AB,gülmekten taklalar atıyor,ABD kendi maşalarına afferin mesajları yolluyordu.

Biz hala yargılasak mı acaba diye düşünelim.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Yunan'lılar bu işi yıllar önce yapmışlardı.

 

"En kısa sürede cuntacıları yargılayıp onların idamlarına karar verilmeli" şeklindeki düşüncelere katılıyorum. Evet, İdamlarına karar verilmeli, çektirdikleri binlerce acıya karşılık, hiç yerine aldıkları canlara karşılık...

 

Bunun için İdam cezasını geri çağırmak gerekir.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Bunun için İdam cezasını geri çağırmak gerekir.

 

 

:) idam cezası mı?

türkiye de??

arkadaşlar türkiye bişey yapacak olsa bizden çok başkaları karışıyor işimize.

biz imralı da senelerdir idamlığı besliyoruz.taki herkesin gözünde suçu kanıtlanmış bi insan.çoğu insanın ölmesini istediği bi insanı idam edemiyorken muhalefet insanlarını yargılayarak idam edicez.

öncelikle taviz vermeden hareket edelim herkes adaletli yaklaşsın eminim herkes layıkını bulacaktır...

selametle...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Vaktinde konuşulmuş, tartışılmış. Devran hızlı dönüyor. Ressam paşa şu an devam eden bir davanın baş sanığı...

Kenan Evren meselesinde benim dikkatimi çeken noktalardan biri, Üstad ölüm döşeğindeyken onun cezasını affetmeyen bu adamın 94 yaşındayken adliye koridorlarında sürünüyor olması. Hem de nasıl bir sürünme... İkbal vaktinde kendisine en yakın olan insanların bile aleyhinde müşteki olduğu, halkından enteline kadar arkasından sövmeyen adamın kalmadığı günleri görüyor ahlaksız adam. Ölmüyor, ettiğini bulmadan ölemiyor. İlahi adaletin henüz hesap günü gelmeden tecelli ettiğini görmek ne kadar hoş. Güç sahibi iken yapılan zulümler, yıllar sonra atıldığı yerden dönüp sahibini vuracak bir ok gibi göklerde muhafaza ediliyor sanki. Yapılan herşey onun katında kaydediliyor, bu olup biten ise ahiretteki hesabın çetinliğini anlatıyor. Burada bile böyleyken, zulmün karşılığı ahirette kimbilir ne kadar ağır olacak! Allah zulmedenlerden eylemesin.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Create an account or sign in to comment

You need to be a member in order to leave a comment

Create an account

Sign up for a new account in our community. It's easy!

Register a new account

Sign in

Already have an account? Sign in here.

Sign In Now
Sign in to follow this  

×