Jump to content

HİÇ

Editor
  • Content Count

    948
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    92

HİÇ last won the day on August 2 2016

HİÇ had the most liked content!

Community Reputation

542 Çok İyi
About HİÇ
 
 
  • Rank
    Emektar
 
Profil Bilgisi
 
 
  • Cinsiyet
    Array
 
Recent Profile Visitors
 
 

The recent visitors block is disabled and is not being shown to other users.

 
  1. tesettürde gelinen son nokta... evet... uzun vadeli tesettürü başörtüsüne indirgeme programının sonucudur. başörtüsü başörütüsü başörtüsü diye diye bu netice müslümanlara yedirildi. tesettür adam gibi anlatılacağına farklı mecralarda bu "başörtüsü problemi" tartışıldı. şu soruyu kimse sormadı veya soran "ya kardeşim sen ne diyorsun, hangi çağda yaşıyorsun?" gibilerinden tepkilere maruz kaldı. şimdi soruyorum size "Şu şartlar altında kız çocuğunun okuması dinen caiz midir değil midir*" bu sorunun cevabı insaf sahibi müslüman alimler tarafından cevaplandığı anda Türkiyede başörtüsü problemi ortadan kalkacaktır...
  2. Üstadın doğum yıldönümü münasebetiyle daha önceden özetlemiş olduğum bazı kitaplarından parçalar alarak böyle bir yazı hazırladım,umarım beğenirsiniz.Allah Üstada rahmet eylesin… ULU HAKAN SULTAN İKİNCİ ABDULHAMİD HAN Hüküm: Tarihin son zamanlarda çözer gibi olduğu ve Abdülhamid’in zerrece alakası bulunmadığını tesbite başladığı 31 Mart hadisesi,bizzat revşinden,oluş ve akış tarzından anlaşılacağı gibi Padişahı düşürme vesilesi bulmak için İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından hazırlanmış hain bir tertiptir ve bu hakikat binlerce vesika bir tarafa bedahet halinde sabittir. Bu eserin muharriri,1947 yılında Rıza Tevfik’e ait “Abdülhamid’in Ruhaniyetinden İsdimdat” isimli manzumeyi “Büyük Doğu” da yayınladığı için ilk hapsine girdiği zaman hastanede yatmakta olan ve mahkeme naibi tarafından ifadesi alınan Rıza Tevfik aynen şöyle demiştir: “31 Mart hadisesini İttihatçılar hesabına körükleyenler arasında bizzat ben ve Selim Sırrı Tarcan bulunuyırduk!” Eğer 31 Mart Abdülhamid’in eseri olsaydı,Hünkar derhal hareketin başına geçer ve emrindeki Hassa kıtalariyle birlikte Selanik üzerine çullanırdı. Ulvi Tablo: O sırada ulvi bir tablo…Evvelce portresini çizdiğimiz saray tüfekçilerinin başı,sadakat heykeli Tahir Paşa,huzura çıkıp yere kapanıyor ve ağlarcasına yalvarıyor: “Şevketlim,bu gelenler derme çatma çapulcu güruhundan ibarettir ve Padişah kurtarmaya gidiyoruz diye kandırılmışlardır.İzin ver,onları saray kuvvetlerinin en küçük birliğiyle karşılayıp darmadağın edeyim ve zincire vurup huzurunuza getireyim!” “Hayır Paşa,ben nefsim için tek damla Müslüman kanının akmasına razı değilim!” SAHTE KAHRAMANLAR Ali Paşa: İsmi Mehmed Emin.7 kere Hariciye Nazırı,5 kere Sadrazam oluyor.Balı kavanozun camından yalama kahramanı ve Hristiyanlık aşığı en büyük İslam düşmanı.Davit Paşa isimli bir Katolik Ermeniyi vezir yapıyor(Osmanlıda ilk).Bir gün Ali Paşa Ermeniyi iftara davet ediyor.Ermeni diyor ki:”Ah şu Müslümanlığa benim ne büyük meylim var,isteğim var!Oruç ne güzel şey!Ermenilerin beni taşlamayacaklarını bilsem Müslüman olurum!” Ali Paşa diyor ki: “Biz seni Müslümanlığı sevdiğin için vezir yapmadık,Hristiyan olduğun için yaptık” Kaynak:Lutfi Tarihi,Ahmed Rasim Tarihi Fuad Paşa: Büsbütün faciadır.Fuad Paşa Avrupa gezisinde Abdulaziz’e refakat etti fakat yolda ayrıldı ve Nis’ te öldü.Öleceği zaman Papaya bir mektup yazıyor ve Mustafa Reşit Paşa’dan beri gelen cereyanın ilk mahsülünü veriyor.Papadan Hristiyan olmayı ve ölünce Hristiyan usulluyle gömülmesini vasiyet ediyor.Ve ölüsü öyle kaldırılıyor.İstanbul’a da Müslüman ölüsü diye getiriliyor,İslami merasimle gömülüyor. Kaynak:İbnül Emin Mahmud Kemal/Son Sadrazamlar İMAN VE AKSİYON/ÖZLEDİĞİMİZ NESİL Aradığımız gençte; 1)Vecd ve aşkla yanmanın vasfı 2)Sır idraki ile duymanın vasfı 3)Kainat ve nefs muhasebesi ile düşünmenin vasfı 4)Eşya ve hadiseye hakimiyet ve şecaatle davranmanın vasfı 5)Her türlü fedakarlık ve disiplinle ileriye atılmanın vasfı 6)En derin merhamet içinde en keskin şiddet seviyesine ermenin vasfı 7)Büyük aksiyon dehasıyla işe ve hamleye girişmenin vasfı 8)O’nun ahlakıyle ahlaklanmanın ve başka hiçbir yol tanımamanın vasfı 9)En nadide zevk ve estetikle süslenmenin ve dış alemi süslemenin ve her kıymeti içte bilmenin vasfı. MOSKOF Meternih:Avrupa siyasetinin en hakim kafalarından biri olan,memleketi Avusturyayı,birinci plana geçiren ve meşhur Viyana Kongresini parmaklarında oynatan Prens Meternih,tanzimatın cüce kahramanlarından Ali Paşa’ya şöyle yazıyor: “İdare şeklinizi intizam altına alınız ve ıslah ediniz.Lakin Batı Medeniyetinden sizin kanun ve nizamlarınıza,adet ve hayat tarzınıza uymayan kanunları alıp iktibas etmeyiniz!Zira Batı memleketlerinin kanunları,hükümetinizin temelini teşkil eden kanunların dayanağı bulunan usul ve kaidelere asla benzemeyen kaideler üzerine kurulmuştur.Batı memleketlerinde esas olan şey Hristiyan kanunlarıdır.Siz Türk kalınız!Lakin madem ki Türk kalacaksınız,İslamiyete yapışınız!.......................... SOSYALİZM,KOMÜNİZM VE İNSANLIK Üç Ayaklı Sehpa:Komünizm bir ayağı Marks,bir ayağı Engels ve bir ayağı Lenin’den ibaret 3 ayaklı bir sehpa. Marksla beraber Engels,kendi mücerret hakikatlerini filozof Hegel’i tahrif ederek temelleştirirler.Marks bu mücerret dünyayı içtimai ve iktisadi tatbik yollarında planlaştırır.Lenin ise,aynı dünyanın deli vecdi içinde,aksiyoncu olarak meydana çıkar,ihtilalini yapar ve devletini kurar. PEYGAMBER HALKASI Adalette Hz. Ömer ra.; Kanaati ve adaleti öz nefsine her şeyi esirgemek suretiyle getirmekte eşsiz.”Beytulmal” den aldığı 2 dirhem gündelikten ibaretti,olanca geçim vasıtası.Dünya,bütün nimetleriyle ona geldikçe,o dünyadan bütün gönül servetiyle kaçtı.Hırkasında bir rivayete göre 12,bir rivayete göre 21 yama… SON DEVRİN DİN MAZLUMLARI İskilipli Atıf Hoca/Keramet Yatsı namazından sonra Atıf Hoca yatağına oturdu ve müdafaasını yazmaya başladı.Bir aralık günlerdir uykusuz,sabahlara kadar namaz ve niyazla vakit geçiren Atıf Hoca hafifiçe daldı… Atıf Hoca’nın uykusu uzun sürmüyor.Tahir Hoca müdafaasını yazmakta devam ederken Atıf Hoca birdenbire gözlerini açıyor.Yüzünde harikulade derin ve ince bir tebessüm. Tahir-ul Mevlevi’nin gözleri hayretle va alabildiğine açık.Sanki 24 saat içine sığacak büyük kerameti şimdiden sezmiştir. -“Ne o,Hocam,çabucak uyanıverdin?” Atıf Hoca gayet sakin: -“Uykudan murad hasıl oldu!” -Yani? -Yani,beklediğim rüyayı gördüm! Tahirul Mevlevi haşyet ve dehşetle ürperiyor: -Ne gördün? Atıf Hoca yatağında doğrulmuş ve müdafaasını karaladığı kağıtları elinde büzmüştür: -KAİNATIN FAHRİNİ(SAS) GÖRDÜM.BANA “YANIMA GELMEK DURURKEN NE DİYE MÜDAFAA YAZMAKLA UĞRAŞIYORSUN” dedi -Ne diyorsun? -Beni idam edecekler!Allahın Sevgilisine(sas) kavuşacağım……… Heyet karanlık dolu gözlerle gelip yerini aldı.Reis elindeki kağıdı zabıt katibine uzattı: -Kararı okuyunuz Bir sürü laftan sonra birdenbire çınlayan cümle: -Babaeski Müftüsü Ali Rıza ile,Müderrislerden İskilipli Atıf’ın idamına…. İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ Türkün Muhasebesi Şu yüzden ki biz Avrupalının kendi familyasından sandığı bir millet değiliz.İstediğimiz kadar ondan olduğumuzu iddia edelim,onun kılığına bürünelim ve harfleriyle yazı yazalım,Avrupalı bu iddiamızı,hatta bu iddiada muvaffakiyetimizi alkışlarken,için için bize gülecek,bizden tiksinecek ve tuzağa kendi ayağıyla düşen bu safdil avı kaçırmamak için her şaklabanlığı yapacaktır. Ana Kaynak:İslam İnsan kafasının eşya ve hadiseler üzerindeki tecessüs ve hakimiyet hakkını tatmin cehdiyle hareket eden Garplıya karşılık,eğer atom bombasını bizim dünyamız icat edemediyse,kabahati,sadece iyi Müslüman olamayışımızda arayalım!... İslam,müsbet bilgiler manzumesini,dünyaya değer verdiği nispette kıymetlendirir.Nasıl dünyanın değeri hakikatte sıfır,fakat ahirette ekim sahası olmak bakımından namütenahi ise,müsbet bilgiler de,ruh değerleri önünde adi ve sefil oyuncaklar tezgahı,fakat ebedi hayat işçilerinin hamle ve hareket vasıtası olarak hudutsuz kıymettedir. Beklediğimiz İnkilabın Yönleri İslam inkilabının ruhunu dökeceği kalıp gençliktir. Ne bugünkü murakabesiz,rehbersiz,gayesiz ve şahsen mesuliyetsiz gençlik,ne dünkü çürümüş ve kokmuş,şaşırmış ve ihtilaca düşmüş nesiller;ne de evvelki günkü,aşksız ve vecdsiz,ruhsuz ve heyecansız,sadece kitapların ve mevzuların başlıklarına takılı ve kakılı softacıklar nesli…İslam inkilabını kadrolaştırmaya memur gençlik,Sahabiler ve onların gerçek bağlılarından başka kendisine hiçbir ruhi örnek kabul etmeyecek;ve bu ruhu,baştan başa yepyeni,fakat aslına uygun olarak,nefsinde ve dünyada maddeye nakşedecektir. Çilemiz ve Davamız Genç adam düşün!Evvela,insanoğlunun düşünmekten büyük haysiyeti olmadığını düşün! Seni karartmak isteyen tesirler evvela sende mücerret fikir istidadını,yani varlık şiarını körletmekle işe girişti.Bunu düşün! MÜMİN-KAFİR/VECDİMİN PENCERESİNDEN Ey Müslüman,sana düşen nimetse çile.Uyumamak ve düşünmeye memur olmak.Bu çile kapısından erişilecek dünyayı bilseydin,yatağını ve yorganını satardın! Her fert,kendi içinde en büyük topluluğu taşır. Fert sebep,cemiyet netice. DÜNYA BİR İNKİLAP BEKLİYOR Yeni Türk gençliği!İnşallah sen ve ben,birbirimize yeteriz! Sana maya tutturmak,şekil vermek,seni,nakilleri sökülmüş bir elektrik santrali halinde tarihinin ve cedlerinin ruh dinamosuna bağlamak için tam 28 yıldır,karanlık zindan köşelerinde ,gaz sandığından farksız masalarda,döşemesi patlak idarehane koltuklarında kan kusarcasına çırpındık. Nihayet sen,oldun!Allahın fazlıyle oldun!Benimki bağlı olduğum Büyük Kapı yoliyle elime verilen bir avuç tuzu,şaraba döndürülen nesillerin üzerine atmaktan ileriye geçmez.Bir avuç tuzun bir fıçı şarabı sirkeye çevirdiğini bilirsin.Oldun!Fakat kendi iç bünyende zümre zümre birbirine girmek gibi,şeytani illetlerin en tehlikelisine düşmekten korunamadın! İyice bilmek lazımdır ki,bütün şubeleriyle küfrün,boğazlamak üzere her an bıçağını bilediği,ne şu,ne bu birlik,dernek,ocak,ne Süleymancı,ne Nurcu,ne İmam Hatipli vardır;sadece Müslüman vardır;Müslümanlık ve Müslüman!... Evet,ey yeni gençlik!Sana düşen,bu tayfun ve kasırga asrında Nuh’un yeni gemisini kızağa konyaktır. Hak yardımcın olsun!... MÜDAFAALARIM Atatürk’e Hakaret Davası(1967) Malatya da verdiği “Sahte Kahramanlar” konferansında Atatürk’ten hiç bahsetmeyişi ele alınarak Malatya Savcılığı tarafından dava açılmıştır. VELİLER ORDUSUNDAN 333 Şakiyk(Belhi); İbrahim Ethem’e sordu: -Geçim noktasından siz ne yaparsınız? İbrahim Ethem cevap verdi: -Bulunca şükrederiz,bulamayınca sabrederiz. Şakiyk atıldı: -Horasan’ın köpekleri de böyle yapar. -Ya siz ne yaparsınız? -Bulunca dağıtırız,bulamayınca şükrederiz HESAPLAŞMA İnkilap.Bu kelimenin cıcığını çıkardılar.Kağıdı yak,karbon olsun;karbona inkilap de! Size öyle bir tohum bırakmak nasip etti ki,Allah,mutlaka ağacını yetiştirmek borcu altındasınız!Bu borcu idrak ederek buradan ayrılalım.Onun da bütün ipuçlarını verdim,yollarını görüyorsunuz.Bunun ağacını yetiştireceksiniz!Siz ve arkanızdaki nesil.Çünkü biz uzun vadeyi de hesaba katıyoruz.Bizim şipşak fotoğrafçılığı ile alakamız yok.Bir ağaç ki,ciğerinizin kanıyla üzerine şöyle yazacaksınız:”Allah ve M……. TÜRKİYENİN MANZARASI Netice; Bizim partimiz yoktur ve olamaz!Ancak bir takım “ehven-i şer” hesaplarımız olabilir ki, o da ölümü peşinen kabullenip zahmetsizini aramaktan başka bir şey olmaz. Bizim davamız,ucuzlukla halledilir nesnelerden değildir!Montajı yapılmamış,fakat her an yapılabilir makine parçaları gibi,fert fert olabiliyor muyuz;ona bakalım! O VE BEN Ve Kapı Açıldı Yıl 1934 ve necip fazıl, sathî ve yalan "çile"olan günlük sıkıntılardan asli çileye girer. Artık "o" dediği Abdülhakim Arvasi'yi tanımış ve kapısı ona açılmıştır. İşte bundan sonra necip fazıl, gerçekten çiledeki insan olmuştur. O, "ulu nazar"a uğradıktan sonra kendinde olan değişikliği şu cümlelerle anlatır: "hayatımda öyle bir gün doğdu ki, kundaktan patiğe, emzikten kısa pantolona, oyuncaktan boyunbağına, karalama defterinden polis hafiyesi romanına, beştaştan iskambil kağıdına ve ayva tüyünden kır saça kadar, anne, baba, dadı, mektep, arkadaş, kitap, hoca, tabiat, şehir, cemiyet, kimden ne aldımsa hepsini geri verdim. Ruhuma istifledikleri hazırlop dünya bir sarsılışta yıkıldı gitti.Bu devrilmenin ardından ancak mutlak hakikat doğrulabilirdi. Her şeyi o türlü kaybettim ki Allahı kazandım" nfkkfn mayıs 2006
×
  • Create New...