Jump to content

Sign in to follow this  
kurşunkalem

Acaba Amerika Nın Dışında Başka ülkeler Bizi çok Mu Seviyor ?!...

Recommended Posts

AB Başkanlığı'na Türkiye karşıtı Van Rompuy getiriliyor

AB liderleri, 5 yıl önce Türkiye'nin üyeliğine güçlü ifadelerle karşı çıkan Belçika Başbakanı Herman Van Rompuy'un ilk daimi AB Başkanı olarak atanması konusunda uzlaşma sağladı.

 

Yeni AB anayasası Lizbon Anlaşması'yla getirilen AB Konseyi Başkanlığı ve AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilciliği (Dışişleri Bakanı) koltuklarına atanacak isimleri belirlemek için akşam yemeğinde bir araya gelen AB devlet ve hükümet başkanları, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair'in başkan adaylığından çekilmesi karşılığında, AB Komisyonu'nun İngiliz Üyesi Catherine Ashton'un da AB dışişleri bakanlığına getirilmesini kararlaştırdı.

 

Belçika'da başbakanlık görevinde 1 yılını henüz doldurmayan Hristiyan Demokrat Van Rompuy, partisinin muhalefette olduğu 2004 yılında parlamentoda yaptığı bir konuşmada, "Türkiye, Avrupa'nın parçası değil ve asla parçası olmayacak" demişti.

 

Van Rompuy, "AB'nin, Türkiye'yi içine alarak genişlemesi geçmişteki genişlemelerle kıyaslanamaz. Avrupa'da aynı zamanda Hristiyanlığın temel değerleri de olan mevcut evrensel değerler, Türkiye gibi büyük bir İslam ülkesinin girişiyle kuvvetini yitirir" ifadesini kullanmıştı.

 

Van Rompuy'un AB Başkanlığı için en fazla çaba gösteren liderler arasında Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy öne çıkmıştı.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Acaba Amerika Nın Dışında Başka ülkeler Bizi çok Mu Seviyor ?!...,

acaba amerika dahil kaç tane ülkeye dost olarak yaklaştık?

kim Türkiye Cumhuriyeti'nden bir hayır gördü?

bizim sıcak olduğumuz, yakın olduğumuz, dost olmaya çalıştığımız ülkelerin hiçbiri kendilerinden başka hiç kimseyi dost edinmemiş madden güçlü ülkeler (zaten etraflarında bizim gibi şahsiyetini kayıp yada inkar etmiş çokça yardakçı ülke mevcut) buna en bariz örnek israil;

onu amerikadan sonra ilk tanıyan biziz böyle olunca hem islam ülkeleriyle aramız açıldı hemde hemde israilinde herdaim zararını gördük PKK gibi

hal böyle olunca bu malum ülkeler kendi çıkarları işin içine girince bize elbette sırt çevirecekler

geçmişini inkar eden bir milleti önceki dostlarını kendi çıkarları için düşman belleyen bir millete elbette güvenmeyecek ve içlerine almayacaklar

bunda anormal bir yan yok bence

 

 

dua ile...

cumamız mübarek olsun

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Ülkemiz ezelden ebede herkese yardım etmiş ve tüm ülkelerde mutlaka Osmanlı dan biz iz bulunmuştur.

Tarihi boyutuyla dahi olsun tüm ülkelerde inşaa edilen Osmanlı adaleti günümüze kadar gelmiş, o yabancı olan ülkeler bi zatihi takdir etmiş ve de saygı ile de anmışlardır,devletimizi,milletimizi.Anmayanlar ise kendi zaaflarından ve kibriyasından bunu kabul etmemiştir.Etmelerini de beklemek yersizdir,uzanamadıklara ete kaplan bakışı ile bakmışlardır.

.Tabiatıyla kimsenin bizim ülke ve insanlarımız hakkın da hak yeme mevzuunda laf ebeliği yapmış olması kayda değer değildir.

Şimdi kalkıp kendi milletimi bazı çukur adamların zora sokup da kafa da yanlış intiba uyandırmalarına Üstad deyimi ile

mantık kabul etse ruh kusar tabiriyle yorumlamaktan başka cevap olamaz.

 

Ülkem ve ülkemin insanları asla kimseye haksızlık etmedi,bunu kabullenmemek mümkün bile değil.Dünya da tek soykırım yapmayan devlet Osmanlı'dır.

Şahsiyeti kaybetmiş tabiri değil fakat, kaybettirmeye çalışılmış bir millet olarak görülebiliriz bu bellki mümkündür, fakat aslını asla inkar etmeyen Ülkem Milletim,hiç bir zaman duruşuyla hayata meydan okuma vasfını kaybetmemiştir...

Kaybedenler ise asıllarında muhakkak yanlış tohum bulunan soysuzlardır.

Güçlü olan devletim ne denirse densin, güçlülüğünü asla kaybetmedi, kaybetmeyecek. İçeriden ve de dışarıdan yıkılmaya çalışıldığı halde, dimdik durabiliyorsa bir millet, onu yıkabilmek mümkün bile değildir.

Yanlış anlaşılmasın ki sayın w-racer,sizin şahsınıza ve de fikrinize binaenaleyh dediğim söz yoktur, herkesin şahsi fikri kimseyi ilgilendirmez beni de ilgilendirmez,lakin gönüldaş kardeşim, ülkemde şahsını kaybetmiş tabiri kullanmak yerine, şahsını kaybeden insan deseydiniz bu daha kabul edilebilirdi,bu kaybedenler ise malumunuz ki devleti çökertmeye çalışan densiz vatan hainleridir.

Sürçülisan etti isek affola hayırlı cumalar...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Güzel bir gelişme Avrupa Birliğine sözde nam-ı değer Medeniyetler Birleşimine girmek isteyen kim! Bu ülkenin kalkınması başka ülkelerin fikir yardımına hele hele ekonomik yardımına ihtiyacı yoktur ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti Devrinin en büyük mali açığını şu anda yaşamaktadır bu kadar cari açıkla bir de Avrupa Birliğine Girersek 4-1 yanımızı çevirmş düşmanlarımıza kolaylık sağlarız Niçin? Fransa Avrupa Birliği İçin Şöyle diyor biz Avrupa birliğine girmeden önce kendi kendimize yetiyorduk fakat girdikten sonra Avrupa Birliği yüzünden çıkan iç karaşıklıklar da bizi yıprattı bu sözden anlaşılacağı gibi Türkiye Cumhuriyeti nin Avrupa Birliğine ihtiyacı yoktur olamazda!

Komik gelebilir fakat düşünün... Türk-İslam Birliği kurulsa kötü mü olur

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

ülkem diye bahsine başladığınız ülke osmanlı (yada osmanlıdan geriye...) ise problem yok

çünkü ondan; zülüm tekerleğine çomak sokulmuş hatta o mel-un tekerleği kırılmış ülkeler dışında hiç kimse ÜLKEM'den rahatsız değil. bunlardan başka hiçbir devlet osmanlıyı islamı türkü ve türklüğü en küçük abes ile tenkide kalkışamaz.

hatta daha ilerisi bu ülkelerin vatandaşları bile ceddimiz için hoş olmayan bir his beslemez (taklit dönemimizdeki düştüğümüz gülünç durumları saymazsak) buna en güzel örnek yakın tarihimizde almanyaya giden ilk türk işçi kafilesinin şenliklerle karşılanması kabul edilebilir

ancak;

söz konusu ülke osmanlı diye bir geçmiş tanımıyor onu borçları* (belkide islami kimliği) yüzünden reddediyor ve aynı zamanda ilk mesajımda bahsettiğim tarzda değişik-geçmişine uygun olmayan bir eda ile komşularına davranıyorsa başına gelenler için şaşırmamalı

 

Yanlış anlaşılmasın ki sayın w-racer,sizin şahsınıza ve de fikrinize binaenaleyh dediğim söz yoktur, herkesin şahsi fikri kimseyi ilgilendirmez beni de ilgilendirmez,lakin gönüldaş kardeşim, ülkemde şahsını kaybetmiş tabiri kullanmak yerine, şahsını kaybeden insan deseydiniz bu daha kabul edilebilirdi,

 

öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim kardeşim

bizim fikirleirimiz elbette birbirimizi ilgilendirecek

elbette birbirimiz için gördüğümüz yanlış ve hataları düzeltmeye hakkımız var

(bu hak iki manadada geçerli)

ancak anladığım kadarıyla yanlış anlaşılmışım

çünkü ben milletim (yani vatanımda yaşayan halk yada insanlar) için söz konusu sıfatı kullanmadım

(zaten etraflarında bizim gibi şahsiyetini kayıp yada inkar etmiş çokça yardakçı ülke mevcut)

anlatmak istediğim milletimizi yönetenlerin bizi nasıl anlattıklarıyla ilgili (ecevitin Bill Clinton karşısındaki pozunu hatırlayın) elbetteki bu milletimizin portresi değil ancak siz bu kareyi gören dünya ülkerine ve milletlerine söyleyin

Eurovizyonda ki halimizi ve her sene spikerin birbirlerine puan veren komşu ülkeler için yaptığı yakıştırmayı hatırlayın (ben hatırladıkça aklıma 3 yaşındaki tek kalmış çocukların abi-abla yada ebeveynlerine şikayetleri geliyor)

 

 

*osmanlı devleti aliyesinin onüçmilyon kilometrekareyi mütecayiz bir arazisinden elinde sadece 776bini kalan türkiye cumhuriyeti malum borcun ancak %5'ini ödemesi gerekirken bunu %60 olarak kabuletmiş ve ödemiştir

ayrıca bu binbir güçlükle ödediğimiz ve bize ilkokuldan beri anlatılan borç izmirde denize döktüğümüz yunandan tahrip ettiği yakıp yıktığı yerler için onlara acıyarak evet evet acıyarak almadığımız tazminatın beşte biri bile değildir

(malum tazminat bedeli dörtmilyon altın llira** iken yediyüzbin [küsür] altın lira osmanlıdan kalan borcumuz vardı)

 

bunlarda ayrıca dipnot olarak kalmasını istediğim bölümlerdi

 

selam ve ve saygılarımla

 

 

**[bu bedel enbaşta lozanda yunanistandan talep ettiğimiz ancak onlara acıyarak almadığımız meblağdır. Ayaklar altına alınıp çiğnenen ırz ve manusumuz dışında kalan kayıplarımızın sadece maddi kısmının bunun bile çok üstünde olduğu şuan bile kanıtlanabilir]

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Sevgili w-racer kardeşim, oldu mu şimdi gül bahçesinin tüm dikenlerini ele batırmak? Hiç mi güllerin kokusu burnumuzu sızlatmaz.

Bir ülkede iniş çıkış her zaman muhtemel.Bu tüm ülkeler de kaderdir çaresiz,olacaktır bu.Demek değildir ki ne düzelmez ne de adam olmaz.Fikirce dahi desteklenmeyen bir devlet yalnız kalır,hem başı,hem halkı,hem zat-ı...

Şu an, sizin diyerek sorgu suale başlayıp, fikir beyanlarınızın açılımını sorsak laf uzar gider.

Siz de haklısınız diyelim.

Saygılar

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Avrupanın bize dost olmasını beklemek zaten başından abes. Hatta en ılımlısı bile....

Kaldiki tarftar olmak bi tarafa düşman olarakta bizi ciddi bulmamaları dahada kahrredici.Çünkü biz kendimizi bilmiyoruz.Düşününki Adamlar en mukaddes değerlerimize saldırmalarına rağmen yinede aman işte şu olur bu olur diye hazmediyoruz.(en azından hazmedebilenler var).Avrupa kapısında sürüngenlikten ileriye hiç geçebildik mi? Doğuyla olan bütün münasebetimiz bile AB-ABD-İsrail güdümünde... Onların izin verdiği yada emrettiği kadar yaklaşıyoruz.

Ne bekliyorsunuz adamlar gözümüzün içine baka baka böleceğiz diyorlar harita yayınlıyorlar.

Evet biz biz olabilseydik sevmeselerde gerekli saygıyı gösterirlerdi.Ama biz kendimizi Osmanlı son döneminde içimizdeki hayinler kaynaklı kaybettik(Ulu hakanın çilesi her daim içimizi sızlatır).Ne hikmetsede gelen giden hükümetlerin(hakkını verelim Erbakan hariç) hemen hepsi AB cilikte yarışmışlardır.

 

Gelelim gül bahçesine;gül güzelliktir, sevdadır.Dikenide çilesidir. Yani güzele iyiye varmak için çekilen çile olur gül bahçesi.Ama bataklıkta gördüğünüz canlı renkli çiçekler gül değildir. Hatta zehirlidirler.

Hani şu birtakım çiçekler vardır ya püskürttükleri gazla sizi esrar vari penbe bir dünyaya daldırıp avlarlar.İşte bunun gibi bence poliannacılık oynarsak bizde böyle güme gideriz zaten bir ayağımız çukurda.

Tehlikeyi iyi görelimde önlemimizi alıp mücadele çilemizi çekerek bahçemize girelim.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Avrupanın bize dost olmasını beklemek zaten başından abes. Hatta en ılımlısı bile....

Kaldiki tarftar olmak bi tarafa düşman olarakta bizi ciddi bulmamaları dahada kahrredici.

 

Tam bir sene sonra alıntıladığım kısmı teyitedercesine yazılmış, zannımca gelecekte ciddi mevkilerde yer işgal edebilecek bir kalemden nispeten reel, azbirazda tadı buruşuk bir tespit...

 

 

 

 

 

Ali Eyvaz

eyvazali@gmail.com 2010-12-13

 

 

--------------------------------------------------------------------------------

 

Artık gelmelerinden korkulmayan Türkler

 

Şu sıralar dünyada ve Türkiye’de en rahat biçimde hakaret edilen millet Türkler, en kolay üzerinde ahkâm kesilen ve hakkında teatral fanteziler kurulan din ise İslamiyet olmaya başladı.

 

Belçika’da Flaman Parlamentosu Başkanı Jan Peter Peumans, katıldığı bir yarışma programında Fransız düşünür Voltaire’in, “Yeryüzündeki en iğrenç halk” olarak hangi milleti tanımladığı sorusuna, bildiğini itiraf ettiği doğru şık olan “Yahudiler” yerine “Türkler” şıkkını tercih ederek, Voltaire namına aklı sıra bir “güncellemede” bulundu. Bu olayın üzerinden henüz 15 gün geçti ve mesele unutulup gitti.

 

Geçmişte küçük bir eleştiri yüzünden “Yahudilerin gazabına uğradığı” için doğru cevabı vermekten korktuğunu itiraf eden Jan Peter Peumans, bu yüzden hakaret ettiğinde başına hiçbir şey gelmeyeceğinden emin olduğu millete, yani Türklere hakarette bulunmayı tercih ettiğini söylemiş oldu.

 

Peter Peumans, bu hareketiyle bizi korkunç bir gerçekle yüz yüze bıraktı. .

Hadi Yahudiler çok güçlü ve Türkler Yahudilerin yanında korkulacak bir millet olmaktan çoktan çıktı; peki Jan Peter Peumans Türkler yerine “Çingeneler” deseydi acaba ne olurdu?

 

Çevreciler, incik boncuk tütsü mütsü meraklıları, otantik ve mistik mekân müptelaları, topuğunu seyre dalıp da kalın ve pis nasırının yarıklarında etnik keşiflerde bulunduğunu sanan budalalar, bilumum liberaller, eşcinsel kulüpleri elbette ki ayağa kalkardı.

 

Bu tavır, onların Çingenelere olan saygıları ve yüksek insanlık ideallerine bağlılıkları yüzünden sadır olmazdı. Sadece şu sıralar bu tip tepkiler vermenin geçer akçe olması ve bunun belirli ideolojik bir zemine oturması yüzündendir.

Yoksa İstanbul’da ve Avrupa metropollerinde Çingenelerin bin yıllık yaşam alanları, şehrin yeni zenginleri tarafından bir bir işgal edilirken, yukarıda adı zikredilen zümrelerin hiç birinin kılını dahi kıpırdatmadığına tarih şahittir.

 

Avrupalıların “Türkler geliyor, Akincilâr (halen Cermen topluluklarının telaffuz biçimiyle) geliyor” feryatlarının, artık birer Viking masalı mesabesinde sayıldığı devirlerde yaşıyoruz.

Türklerin hâlâ “tehlikeli” olabileceği varsayımını sadece Wikileaks belgelerinde, o da ikbal karşılığı haysiyet pazarlayan kimilerinin kâfire ispiyonuyla duyar olduk.

 

........

 

 

Yazının tamamı

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Loading...
Sign in to follow this  

×
  • Create New...