Jump to content

Sign in to follow this  
barani

Cia' I Vuran Direnişçinin Türk Eşi

Recommended Posts

CIA' i Vuran Direnişçinin Türk Eşi

 

defne.jpg

 

CIA ajanlarını Kabilde merkez karargahta üzerindeki bombaları patlatarak öldüren Humam Halil'in eşi Baran dergisi yazarlarından Defne Bayrak konuştu.

 

Afganistanın başkenti Kabilde haberalma merkezine sızarak üzerindeki bombaları CIA ajanlarının yanında patlatarak 7 ajan ve 20 kadar işgalci askeri öldüren direnişçi Humam Halil'in eşi Baran Dergisi yazarlarından Defne Bayrak Anadolu Ajansına açıklamalarda bulundu.

 

Defne Bayrak eşinin Afganistana tıpta uzmanlık alanında okumak üzere bir üniversiteye kayıt amacıyla yola çıktıgını söyledi. Çocuklarının eşinin şehadetinden henüz haberleri olmadığını söyleyen Defne Bayrak eşi ile Türkiyede üniversitede okurken tanışdıklarını ve eşine karşı büyük bir sevgi ve saygı beslediğini ifade etti. Evinde taziye ziyaretlerini kabul ettiğini bildiren Bayrak, ifadesinde geçen eşine dair sarfettiği ''Şehidlik'' kelimesi ile alakalı eşinin şehid olup olmadığını soran muhabirede kimin şehid olup olmayacağını en iyi Allahın bileceğini söyledi. Defne Bayrak Büyükdoğu-İbda çizgisinde yayın yapan Baran dergisinin yazarları arasındaydı. Genelde müslüman coğrafya ve Arap dünyası ile alakalı analizlerde bulunan Bayrak'ın bir çok makalesi ve araştırma yazısı bulunuyor.

 

yuruyusonline

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
 

ne yani eşi baran dergisinde yazarlık yaptı diye sadece saçmasapan bir iddia olan ergenekon ibda-c ilişkisiyle bunu nasıl bağdaştırabiliyorsunuz?

 

mostar dergisini alan birçok kardeşimiz aynı zamanda baran ve aylık dergisinide almaktadır.ben foruma ilk geldiğimde aylık dergisi ile ilgili bir şeyler yazmıştım ama diğer sayılarını inceleme fırsatımda olduktan sonra, aylık dergisine karşı ön yargılı düşüncelerim değişti, elbette bazı konularda sert eleştiri yapılıyor fakat ne bir siyasi parti nede iktidara yalakalık yapmak için birşeyler yazmıyorlar...

 

körü körüne parti savunması yapacağımız yerine, fikri ideolocyamızı öğrenmeli,şuuruna varmalı ve etrafımızdaki uyutulan müslüman kardeşlerimize öğretmeliyiz ...

 

ortadoğuda bir savaş var ve bu savaş yeni bir haçlı seeferidir.dün ırak'a nükleer bomba var diyerek giren, ve daha sonra abdli bir bakanın nükleer silaha rastlamadık demesi bu savaşın sadece mazaretlerle başlayıp asıl hedefin müslümanlara karşı olduğu görülmektedir..ticaret binalarına yapılan eylem avrupada islamofobiyi ortaya çıkarmamıştır.bu hak ile batılın savaşıdır, bu haçlı seferlerinde kuyruk acısı olan batının müslümanlara karşı duydukları kinin ve nefretin ta kendisidir..

 

bizler buradan ahkam kesemeyiz. onlar şehiddi veya değildi diye. kafalarına bombalar yağdırılan, sözde devlet adamlarının vatanını haçlılara nasıl peşkeş çektiğini gören, camiilerinin yıkıldığını, annesine kızkardeşine eşine tecavüz edildiğini gören, o halk...

ıraklı bir kadının feryadı vardı, beni öldürün diyordu ıraklı direnişçilere, tecavüz ettiler bana onların çocuğunu doğuramam diyordu, ağlıyordu, benim gözümden gitmeyen tek sahne buydu.ondan dolayıdır ki ortadoğuda müslüman kardeşlerimiz cihat etmektedirler ve bu cihatın bayrağı gün geçtikçe yayılmaktadır, son olarak yemenede sıçramıştır...Allah inş şehadetlerini kabul etsin...dualarımız onlarla

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

baran dergisini forumda aradım ve bu konu cıktı. Ortalıkta bir bilgi kirliliği var zaten. Tanımam baran dergisini vs yi. Baran şöle dergidir böle dergidir diyede yorum yapmadım. Kimi sitelerde Baran dergisinin fethullah gülene hakaret ettiği falan da yazılmış . Ki bu dogruysa eğer belirttiğiniz üzere mostar dergisi alanlar baranda alıyormus bahsinize gülerim sadece..He alabilirler o ayrı mevzu ama Mostar dergisini, onun kaynağını bilenlerin Fethullah gülene hakaret edenlerde aynı çizgide olması mümkün olamaz. Ama bu gercekmi bilmiyorum yani alıp okumadım. Sadece internette yazanı söylüyorum

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Erkekliğimden utandım konuşmalarını okurken.

Böyle analar-bacılar kurtarır memleketi, ülkülemini bazı yönlerde yanlış bulsamda(şehadet eylemi vs)

Hak Teala esirgiye Kocasını.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

aylık-baran-furkan dergilerinde üstad bediüzzaman said nursi hakkında hep övgü dolu sözlerle bahsetmişlerdir...üstad said nursi'nin sistemle hep kavgalı olduğu görülmüştür,fakat şuanda fetullah gülen hocanın sistemle nasıl barışık olduğu görülüyor, geçen hafta kanal24te kafa dengi programında sırrı süreyya öndere bir soru sordular nur cemaati ile ilgili olarak, o da: "12 eylül ihtilali said nursi'siz bir oluşumu kabul etti" dedi..said nursi hazretlerinin çektiği çileye ve yaşadıklarına bakın,şimdiki fethullah gülen hocanın yaşamına,sistemle olan bağına bakın, bu da benim düşüncemdir.

 

furkan dergisinin genel yayın yönetmeni Sadeddin Ustaosmanoglu ise Mahmut Ustaosmanoglunun yeğenidir.

mostar dergisini okuduğun gibi inş diğer dergileride okursun, ben ve benim gibi birçok mostar gönüllüsü kardeşim gibi...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Furkan dergisini bilmiyorum. Efendi hazretlerinin imzası varsa başımızın üstündedir.

 

Görüşlerinede bişe diyemem. Sonucta kimse Fethullah güleni durumunu hakiki manada bilemez ancak biz güvendiğimiz büyüklerimizden dolayı Fethullah gülen e saygı duyarız. Bu yüzden eğer dediğim gibi ortada bir hakaret varsa benim için bir anlamı yoktur baran dergisinin. Fethullah güleni karalama kapmanyaları düzenleyenlerle aynı taraftadır benim için. Baş ağrıttıksa affola.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Boşuna bunlarla kafamızı yormayalım.Bunlar hangi dinin mücahitleri ki.Ya karısı da resmen şov yapıp oraya buraya çıkıyor.Sanki kocası önemli bir misyonu yerine getirmiş gibi.Onlar bu dini kurtarıyorum derken iyice batırıyorlar.Yazık !!!

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
<br />Boşuna bunlarla kafamızı yormayalım.Bunlar hangi dinin mücahitleri ki.Ya karısı da resmen şov yapıp oraya buraya çıkıyor.Sanki kocası önemli bir misyonu yerine getirmiş gibi.Onlar bu dini kurtarıyorum derken iyice batırıyorlar.Yazık !!!<br />
<br /><br /><br />

 

Nasıl da kestirip atmışsın...

 

O "şov" dediğin, o "hangi din" dediğin sadece senin vehimlerin...

 

Sizler istemeseniz de o"şov" lar devam edecek, o "istişhad eylemleri" devam edecek...

 

"Biz" bu dini "batıracağız", siz "kurtarın" bakalım, gücünüz yetiyorsa...

 

...

 

İşte Mutasım Sana Geldi!

 

-Defne Bayrak-

 

 

Bundan tam 1169 sene önce yani 838 senesinde Rumların eline esir düşen bir kadın, Rum askerlerden bir tanesinin kendisine tokat atması üzerine Ey Mutasım diye feryat eder! Kadının bu feryadını duyan bir atlı, hemen Mutasıma giderek durumu haber verir. Peki Halife Mutasım ne yapar?! BMyi acil toplantıya mı çağırır?! AİHMsine mi başvurur?! İslam ya da Arap Birliğinden bir kınama bilrdirisi mi ister?! Orta Çağın İslâm Halifesi elindeki bardağı bir yudum dahi içmeden kenara bırakarak savaş sarığını giyer ve 70 bin askerle taarruza geçer. Bu kadının esir tutulduğu Ammuriye Kentini 6 ay kuşattıktan sonra fetheder ve kadına giderek şöyle der: İşte Mutasım sana geldi!

 

Ya Sabrinler, Abirler, Fatımalar seslerini kimlere duyuracaklar?!

 

Tarih: 14.12.2004, yer: tüm dünyanın skandallarına tanık olduğu Ebu Greyb Hapishanesi. Sadece kardeşi mücahit olduğu için Amerikan askerlerince tutuklanan Fatıma defalarca tecavüze uğradıktan sonra, Erdoğanlara, Hüsnü Mübareklere, Kral Abdullahlara değil, döşekleri toprak, örtüleri gök, yastıkları da klaşnikof olan Irak mücahitlerine sesini şu mektubuyla duyurmuştu:

 

Allah yolundaki mücahit kardeşlerim, biz Ebu Greybdeki kız kardeşleriniziz

Benimle burada 13 bekar kız daha var ve herbirimize hergün herkesin önünde çığlıklar arasında tecavüz ediliyor. Elbise ve namaz elbisesi giymemizi yasakladılar. Bir kardeşimiz, Amerikan köpeği tarafından tecavüze uğrayıp şiddetli bir şekilde işkenceye maruz kaldıktan sonra kafasını duvara vurarak intihar etti.

 

Ben Allah yolundaki kardeşiniz Fatıma; size diyorum ki; Allahtan korkun... Dışarıdaki tanklarını, uçaklarını bir tarafa bırakın ve bize; Ebu Greyb Hapishanesine yönelin, bizleri onlarla beraber öldürün, yerle bir edin. Bizleri onlara bırakmayın. Bizi öldürün ki; belki rahatlarız. Bizi öldürün ki belki rahata kavuşuruz.

 

Fatıma, Ebu Greybde şehit oldu. Diğer kardeşlerimize ne olduğunu ise sadece Allah biliyor. Fatımanın mektubu ellerine geçen mücahitler, kızkardeşlerinin intikamını almak için tam 15 operasyon düzenlediler.

 

Abir de Amerikan Demokrasisinin Kurbanı Olmuştu!

 

Gelelim herkesin hatırlayacağı Abire! 14 yaşındaki Abir, Irakın Mahmudiye Kasabasında yaşıyordu. Muhakkak ki o da savaşın ortasında ölüm endişesi taşıyordu. Ama bir gün gözleri dönmüş Amerikan askerleri tarafından ırzına geçileceği, ardından da ailesi ile beraber yakılacağı herhalde hiç aklından geçmiyordu. Maalesef 12 Mart 2006 tarihinde kuduz hayvanların bile yapamayacağı bu vahşetin kurbanı oldu.

 

Iraktaki bu insanlık dışı suçlara bir yenisi de geçtiğimiz Pazartesi günü yani 19.02.2007 tarihinde eklendi. Ancak bu sefer failler, her zaman duymaya alıştığımız Amerikan askerleri değil, bazılarının hala kardeşlerimiz diye kabul ettirmeye çalıştıkları Irak hükümetine bağlı subaylardı! Ne zamandan beri kardeş kardeşinin ırzına geçer oldu? Yoksa yeniden Cahiliye Devrine mi döndük?!

 

Sabrin El-Cenabi, Irak İçişleri Bakanlığına bağlı sözde Düzeni Koruma subaylarınca başkent Bağdatın güneyinde yer alan El-Amil Mahallesindeki evi basıldığında yakalandı.

 

Sabrin El-Cenabi, Düzeni Koruma subaylarından bir tanesi tarafından da tecavüz esnasında kameraya çekilerek bu olaydan birilerine bahsettiği taktirde kasetin dağıtılacağı yönünde tehdit edildi. Sabrin, sadece kocası Sünni camilerin kapılarında bekçilik yaptığı için bu cezaya çarptırıldı! Cezaya çarpanlar ise demokrat hükümetin koruma bekçileri! Ya da diğer bir deyişle Şii kardeşlerimiz!!

 

Müslüman Alimler Heyetinden Kınama

 

Iraktaki Müslüman Alimler Heyeti, yayınladığı bir beyanla bu toplu tecavüz skandalını kınadı. 19.02.2007 tarihinde yayınlanan beyanda, Irak Hükümeti Kuvvetlerinin Pazar sabahı Yeni Emniyet Projesi ismi altında, El-Amil Mahallesindeki Ebu Bekir Sıddık Camiinin çevresini kapsayan bir saldırı hamlesi başlattığı, bu hamle dahilinde de evlere baskınlar düzenlenerek mahalle halkının değerli zinet eşyalarının gasp edildiği belirtildi.

 

Beyanda ayrıca toplu tecavüze uğrayan Sabrin isimli evli Sünni Müslüman bayanın rahminin yırtıldığı ve şu anda ölüm kalım arasında olduğu açıklandı. Sabrin El-Cenabi ayrıca bazı subaylar tarafından da dövüldü.

 

Sünni Divan Vakfı da Irak Hükümetine bağlı Düzeni Koruma birliklerince gerçekleştirilen bu rezaleti kınadı. Divan Vakfı tarafından yayınlanan beyanda Abirden sonra ikinci kere cürüm işlendi. Bugün de başka bir Iraklı kadının hürmeti ayaklar altına alındı. O da Sabrin El-Cenabidir ifadelerine yer verildi.

 

Bu skandalları sayarak sanırım bitirmemiz mümkün olmayacak. Neden diye soracak olursanız, biz daha Sabrinin üzüntüsünü üzerimizden atamamışken bu kez de Telaferden 11 erkek ve bir de kız çocuk annesi Türkmen asıllı Vacide Muhammed Emin (40) isimli bir başka Sünni kardeşimiz televizyon kameralarının karşısına çıkarak ağlamaya, başına gelenleri anlatmaya başladı. Onun başına gelen de tabi ki aynı bela idi. Onu da tecavüz esnasında kameraya çektiler, oğullarına saldırdılar hatta küçük kızlarına da tecavüz etmekle bile tehdit ettiler!

 

Peki demokratik Irak Hükümetinin laik başbakanı Maliki Beyin bu skandallara tepkisi ne oldu acaba ?! Kasap Maliki, Amerikanın yönetimi altındaki İbni Sina Hastanesinin tıbbi raporlarıyla Sabrinin tecavüze uğradığı kesinleşmiş olmasına rağmen, -tecavüzleri teşvik edercesine- subaylarını temize çıkararak onları ödüllendirdi. Demokrat, uygar, çağdaş Amerikanın adamı, keşke bu kadarla kalmış olsaydı!

 

Tecavüzü Kınadı İşinden Oldu!

 

Bir de Sabrinin, içişleri bakanlığına bağlı Düzeni Koruma Birimi subaylarınca evi basıldıktan sonra tutuklanıp, toplu tecavüze uğramasını kınayan Sünni Vakıf Başkanı Ahmet Abdulgafur El-Samerainin görevden alınmasını emreden bir karar da çıkarttı. Sanki vakıf başkanı, çok susamış da su içmiş birini kınamıştı!! Tabi ki böyle bir adım atacaktı Maliki. Çünkü Sünni Vakıf Başkanı, kınama beyanında bunun gibi daha birçok Sünni kadının hatta Sünni cami imamlarının tecavüze uğradıklarını ancak skandal korkusuyla başlarına gelenleri sakladıklarını da vurgulamıştı. Bir başka ifadeyle Sünni Vakıf Başkanı El-Samerai artık tehlike arzetmeye başlamıştı!!!

Gerçekten bizim burada sayın Malikiye diyebileceğimiz ancak Saddamın idam sehpasında kelime-i şehadet getirerek Rabbine yürümeden hemen önce Sadrın adamlarına sarfettiği sözlerden başkası olamayacak:

 

Bu mu erkeklik?!

 

Ya sözde kardeşleri tarafından tecavüze uğrayan, tek suçları Aziz ve hamid olan Allaha iman etmek olan din kardeşlerimizin sözleri kimlere ve ne olacak?!

Onlar da herhalde bugün tüm Müslüman ülkelerde salgın hastalık gibi yayılmış; demokrat, laik, çağdaş liderlere seslenmektense gerici, Orta Çağlıya seslenmeyi tercih edeceklerdir.

 

Yani:

 

Neredesin Ey Mutasım!

 

Bugün Halife Mutasım yoksa da Irakın Mutasımları var. Herbiri iman dolu yürek taşıyan, din kardeşlerini özkardeşlerinden ayırtetmeyen Mutasımlar! Sabrini kamera karşısında ağlarken, çaresizlikten koluyla yüzünü kapatmaya çalışır vaziyette, bıkkınlığı gözlerinden okunur halde gören ve bunun intikamını almaya ant içen Mutasımlar!

 

Iraktaki direnişçi mücahit gruplar, ırzlarına yapılan bu saldırının intikamının alınacağını açıkladılar. Irakın bilinen en güçlü direniş gruplarından Irak El-Kaide Örgütünün lideri Ebu Hamza El-Muhacir, bir ses bandı aracılığıyla, Telaferde tecavüze uğrayan kız kardeşimizle eğer evli değilse - 20 gencin evlenmek istediğini duyurdu. El-Muhacir ayrıca Sabrine tecavüz haberinin yayıldığı ilk 10 saat içinde intikam almak için 50si El-Cenabi Aşiretinden (Sabrinin kendi aşireti) olmak üzere 300 Iraklı mücahidin istişhadi operayson yapmak için başvurduğunu açıkladı. Öte yandan yine en büyük direnişçi gruplardan bir diğeri olan İslami Ordunun lideri de en kısa zamanda intikam alınacağını vurguladı. Artık ak koyunun kara koyundan ayrılma vakti gelmiştir. Herkes hangi safta yer aldığına bakmalıdır. Siz Mutasım mısınız yoksa Rum askerleri mi? Siz kızkardeşlerinin gözyaşlarını silmek isteyenlerden misiniz yoksa onlara tokat atmayı tercih edenlerden mi?

 

Ey Mutasım diye feryat eden boyunları bükük yetimler!

Feryatlarınızı duydular ama içlerinde yok ki Mutasımlar!

Anlar mı ki Müslüman kızların derdinden Erdoğanlar!

Ah içimiz sızlar... Nerede o yaraları saranlar!

Neye yarar ki tahtlardaki o esir krallar!

Altından zincire vurulmuş çağdaş kullar!

Onlar ki toprak olmuş Mutasımdan daha cansızlar!

Taşlardan daha ruhsuz, iblisten daha vicdansızlar!

Şaha kalktı atlar coştu kılıçlar! Geldi torun Mutasımlar yıkıldı ikiz burçlar!

Dayan Bağdat dayan geldi Selaheddinler.. geldi Halitler!

Sabahını getirecek o kara bayraklı mücahitler!

 

Ruhun şad olsun Ey Yiğit Mutasım!

Yaşasın tüm Mutasımlar!

 

BARAN

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

doktorumuz öyle bir neşter atmış ki deccal taifesi neye uğradığını şaşırdı...böyle bir erkeğin arkasından konuşmak, hele ki eşiyle ilgili olumsuz yorumlar yapmak haddimize değil.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Canlı bombalık ve şehadet??

 

 

 

Şu mektup olayı da içler acısı hakikaten..

 

Allah, Müslümanların hamisliğini üstlenenlerin, İslam'a aykırı işler yapmalarından korusun..

 

Sanırım, İmam Şafii'nin sözü idi..

 

İslamı kurtarmayı bırakın. İslam'la kurtulmaya bakın..

 

...............

 

Hemen bu sözü yazdım diye üzerime nefret kusmayınız...

 

Söz, incelendiğinde hakikatleri ortaya dökecektir.. Zaten, İslam'la kurtulmaya çalışan bir kişi, İslam'ı da kurtarmıştır...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Boşuna bunlarla kafamızı yormayalım.Bunlar hangi dinin mücahitleri ki.Ya karısı da resmen şov yapıp oraya buraya çıkıyor.Sanki kocası önemli bir misyonu yerine getirmiş gibi.Onlar bu dini kurtarıyorum derken iyice batırıyorlar.Yazık !!!

 

 

Irak'da ki zulümlerin, bilhassa kadınlara yönelik saldırıların videolarını izleyip bir de okuduğumda yapılan zûlûmatları,sabaha kadar uyuyamamıştım.Tarih boyu Kêrbêlâ da dahi aynı işgencelere maruz kalan din kerdeşlerimizin sızılarını bile hâlâ içimizde yaşayıp, bir şey yapamamanın hazin, vicdan azaplarıyla kulluğumuzu iki dakika hatırlayamayışımız bir tarafa,zalim zulmüne yapılan, en azından ellerinden geleni yapanlara karşı olan bu tutum ,bu bakış vicdani değil, yüksek bir hareket değil...

 

Fransız askerlerinin,müslüman bir kadının peçesine saldırmaya çalışan bir alçağın hakaretine karşı Sütçü İmam'ın cesaretini hatırlayalım.Irzı, namusu,vatanı aslen müslümanlığı savunma adına, nasıl gözünü kırpmadan Fransız askerlerinin üzerine yürümüş ve halk dahi aynısını yapmış ve Kahramanmaraş,halkın baş kaldırısıyla Kahramanmaraş adını almıştır.

 

 

"Boşuna Kafa yormayalım" dediğiniz fikriyat eğer,müslüman bir milletin hazin neticelerle burun buruna yaşadığı duruma kabulcülük ruhu bakışı ise, ben bunu kabul etmiyor ve boşu boşuna kafamı bu duruma, yüreğimi parçalarcasına yoruyorum.Şov yapıyor diye nitelendirdiğiniz kadın, farkında iseniz eşini kaybetmiş olmasına rağmen, yaptığı işin büyüklüğünün idrakinde olduğu için ,gözünden bir damla yaş dahi dökmeden, arsız medya grubuna cevap vermiş ve de "şehit midir değil midir" iddiası bile savunmamış "Onu Allah bilir" demiştir.

"Bunlar hangi dinin mücahidi" Yazık ki ,yapılan eziyetlere karşı duyarsız kalmadan, canını ortaya koyan bir yürek adamına, halis bir kula, sırf bir millet adına verilen cana karşı tarafgirlik aramak,saçmalık... Onlar bir dinin mücahidi olarak değil bir soykırıma karşı, sizin de malesef ki benim de yapamadığımızı yapan ve tarihe adını yazdıran Mu'tasım'lardır...

 

Kınıyorum, ben bu duyarsızlık zihniyetleri kınıyorum....

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Canını ortaya koymak ile; intihar eylemlerinin arasındaki hassas çizgiyi görmek gerekir sanırım...

 

Mesele burada başlıyor!

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Öhö ne radikalleşme nede Müslimanlar kesilirken yerinde oturma!İkisinede karşıyım, gerekirse ABDyle savaşılır, Rusyayla savaşılır.Çeçen müslümanlar hiçbir şey yapmıyacaklar mıydı Rus İşgaline karşı?

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Yazıklar olsun.Ya din mücadelesi verilirken din in kurallarını yıkmayı nasıl meşrulaştırabiliyorsunuz.Ne olursa olsun intihar günahtır.Bunun emcimi yok.Ortada haram yoldan mücadele var.Ve onu savununan sizin gibi zihniyetler.

 

Bugün bu güzel dinimi sanki tüm dünyada bilerek çirkin göstermek isteyen müslüman veya öyle sayılanlar var.Kim bunlar iran,mısır,afganistan v.s. Neden? Çünkü yeni din kuralları peydahlıyorlar haşa.Revaçta oldu intihar saldırıları ve onu yapanlarda kahraman.

 

İntihar haramdır.Onu yapanda günahkardır.Bunun cevaz verildiği saha da yoktur.Yok mücadele olsunda ne yoldan olursa olsun diyorsanız siz bilirsiniz.Yolunuz açık olsun.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
 
Canını ortaya koymak ile; intihar eylemlerinin arasındaki hassas çizgiyi görmek gerekir sanırım...

 

Mesele burada başlıyor!

 

Evet mesele bu malesef.Gayet basit.Ancak bunu çözmeye çalışacak beyinlerin de açık ve net olması lazım.

 

1-)Canını ortaya koyar ve öldürülürsen şehid olursun.

 

2-)Canına ortaya koyar ve kendi kendini öldürürsen günahkar olursun.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
<br /><br /><br />

 

Nasıl da kestirip atmışsın...

 

O "şov" dediğin, o "hangi din" dediğin sadece senin vehimlerin...

 

Sizler istemeseniz de o"şov" lar devam edecek, o "istişhad eylemleri" devam edecek...

 

"Biz" bu dini "batıracağız", siz "kurtarın" bakalım, gücünüz yetiyorsa...

 

...

 

İşte Mu�tasım Sana Geldi!

 

-Defne Bayrak-

 

 

Bundan tam 1169 sene önce yani 838 senesinde Rumların eline esir düşen bir kadın, Rum askerlerden bir tanesinin kendisine tokat atması üzerine �Ey Mu�tasım� diye feryat eder! Kadının bu feryadını duyan bir atlı, hemen Mu�tasım�a giderek durumu haber verir. Peki Halife Mu�tasım ne yapar?! BM�yi acil toplantıya mı çağırır?! AİHM�sine mi başvurur?! İslam ya da Arap Birliği�nden bir kınama bilrdirisi mi ister?! Orta Çağ�ın İslâm Halifesi elindeki bardağı bir yudum dahi içmeden kenara bırakarak savaş sarığını giyer ve 70 bin askerle taarruza geçer. Bu kadının esir tutulduğu Ammuriye Kenti�ni 6 ay kuşattıktan sonra fetheder ve kadına giderek şöyle der: �İşte Mu�tasım sana geldi!�

 

Ya Sabrinler, Abirler, Fatımalar seslerini kimlere duyuracaklar?!

 

Tarih: 14.12.2004, yer: tüm dünyanın skandallarına tanık olduğu Ebu Greyb Hapishanesi. Sadece kardeşi mücahit olduğu için Amerikan askerlerince tutuklanan Fatıma defalarca tecavüze uğradıktan sonra, Erdoğanlara, Hüsnü Mübareklere, Kral Abdullahlara değil, döşekleri toprak, örtüleri gök, yastıkları da klaşnikof olan Irak mücahitlerine sesini şu mektubuyla duyurmuştu:

 

�Allah yolundaki mücahit kardeşlerim, biz Ebu Greyb�deki kız kardeşleriniziz�

Benimle burada 13 bekar kız daha var ve herbirimize hergün herkesin önünde çığlıklar arasında tecavüz ediliyor. Elbise ve namaz elbisesi giymemizi yasakladılar. Bir kardeşimiz, Amerikan köpeği tarafından tecavüze uğrayıp şiddetli bir şekilde işkenceye maruz kaldıktan sonra kafasını duvara vurarak intihar etti.

 

Ben Allah yolundaki kardeşiniz Fatıma; size diyorum ki; Allah�tan korkun... Dışarıdaki tanklarını, uçaklarını bir tarafa bırakın ve bize; Ebu Greyb Hapishanesi�ne yönelin, bizleri onlarla beraber öldürün, yerle bir edin. Bizleri onlara bırakmayın. Bizi öldürün ki; belki rahatlarız. Bizi öldürün ki belki rahata kavuşuruz.�

 

Fatıma, Ebu Greyb�de şehit oldu. Diğer kardeşlerimize ne olduğunu ise sadece Allah biliyor. Fatıma�nın mektubu ellerine geçen mücahitler, kızkardeşlerinin intikamını almak için tam 15 operasyon düzenlediler.

 

Abir de Amerikan Demokrasisi�nin Kurbanı Olmuştu!

 

Gelelim herkesin hatırlayacağı Abir�e! 14 yaşındaki Abir, Irak�ın Mahmudiye Kasabası�nda yaşıyordu. Muhakkak ki o da savaşın ortasında ölüm endişesi taşıyordu. Ama bir gün gözleri dönmüş Amerikan askerleri tarafından ırzına geçileceği, ardından da ailesi ile beraber yakılacağı herhalde hiç aklından geçmiyordu. Maalesef 12 Mart 2006 tarihinde kuduz hayvanların bile yapamayacağı bu vahşetin kurbanı oldu.

 

Irak�taki bu insanlık dışı suçlara bir yenisi de geçtiğimiz Pazartesi günü yani 19.02.2007 tarihinde eklendi. Ancak bu sefer failler, her zaman duymaya alıştığımız Amerikan askerleri değil, bazılarının hala kardeşlerimiz diye kabul ettirmeye çalıştıkları Irak hükümetine bağlı subaylardı! Ne zamandan beri kardeş kardeşinin ırzına geçer oldu? Yoksa yeniden Cahiliye Devri�ne mi döndük?!

 

Sabrin El-Cenabi, Irak İçişleri Bakanlığı�na bağlı sözde �Düzeni Koruma� subaylarınca başkent Bağdat�ın güneyinde yer alan El-Amil Mahallesi�ndeki evi basıldığında yakalandı.

 

Sabrin El-Cenabi, �Düzeni Koruma� subaylarından bir tanesi tarafından da tecavüz esnasında kameraya çekilerek bu olaydan birilerine bahsettiği taktirde kasetin dağıtılacağı yönünde tehdit edildi. Sabrin, sadece kocası Sünni camilerin kapılarında bekçilik yaptığı için bu cezaya çarptırıldı! Cezaya çarpanlar ise demokrat hükümetin koruma bekçileri! Ya da diğer bir deyişle Şii kardeşlerimiz!!

 

Müslüman Alimler Heyeti�nden Kınama

 

Irak�taki Müslüman Alimler Heyeti, yayınladığı bir beyanla bu toplu tecavüz skandalını kınadı. 19.02.2007 tarihinde yayınlanan beyanda, Irak Hükümeti Kuvvetleri�nin Pazar sabahı �Yeni Emniyet Projesi� ismi altında, El-Amil Mahallesi�ndeki �Ebu Bekir Sıddık� Camii�nin çevresini kapsayan bir saldırı hamlesi başlattığı, bu hamle dahilinde de evlere baskınlar düzenlenerek mahalle halkının değerli zinet eşyalarının gasp edildiği belirtildi.

 

Beyanda ayrıca toplu tecavüze uğrayan Sabrin isimli evli Sünni Müslüman bayanın rahminin yırtıldığı ve şu anda ölüm kalım arasında olduğu açıklandı. Sabrin El-Cenabi ayrıca bazı subaylar tarafından da dövüldü.

 

Sünni Divan Vakfı da Irak Hükümeti�ne bağlı �Düzeni Koruma� birliklerince gerçekleştirilen bu rezaleti kınadı. Divan Vakfı tarafından yayınlanan beyanda �Abir�den sonra ikinci kere cürüm işlendi. Bugün de başka bir Iraklı kadının hürmeti ayaklar altına alındı. O da Sabrin El-Cenabi�dir� ifadelerine yer verildi.

 

Bu skandalları sayarak sanırım bitirmemiz mümkün olmayacak. Neden diye soracak olursanız, biz daha Sabrin�in üzüntüsünü üzerimizden atamamışken bu kez de Telafer�den 11 erkek ve bir de kız çocuk annesi Türkmen asıllı Vacide Muhammed Emin (40) isimli bir başka Sünni kardeşimiz televizyon kameralarının karşısına çıkarak ağlamaya, başına gelenleri anlatmaya başladı. Onun başına gelen de tabi ki aynı bela idi. Onu da tecavüz esnasında kameraya çektiler, oğullarına saldırdılar hatta küçük kızlarına da tecavüz etmekle bile tehdit ettiler!

 

Peki demokratik Irak Hükümeti�nin laik başbakanı Maliki Bey�in bu skandallara tepkisi ne oldu acaba ?! Kasap Maliki, Amerika�nın yönetimi altındaki İbni Sina Hastanesi�nin tıbbi raporlarıyla Sabrin�in tecavüze uğradığı kesinleşmiş olmasına rağmen, -tecavüzleri teşvik edercesine- subaylarını temize çıkararak onları ödüllendirdi. Demokrat, uygar, çağdaş Amerika�nın adamı, keşke bu kadarla kalmış olsaydı!

 

Tecavüzü Kınadı İşinden Oldu!

 

Bir de Sabrin�in, içişleri bakanlığına bağlı �Düzeni Koruma Birimi� subaylarınca evi basıldıktan sonra tutuklanıp, toplu tecavüze uğramasını kınayan Sünni Vakıf Başkanı Ahmet Abdulgafur El-Samerai�nin görevden alınmasını emreden bir karar da çıkarttı. Sanki vakıf başkanı, çok susamış da su içmiş birini kınamıştı!! Tabi ki böyle bir adım atacaktı Maliki. Çünkü Sünni Vakıf Başkanı, kınama beyanında bunun gibi daha birçok Sünni kadının hatta Sünni cami imamlarının tecavüze uğradıklarını ancak skandal korkusuyla başlarına gelenleri sakladıklarını da vurgulamıştı. Bir başka ifadeyle Sünni Vakıf Başkanı El-Samerai artık tehlike arzetmeye başlamıştı!!!

Gerçekten bizim burada sayın Maliki�ye diyebileceğimiz ancak Saddam�ın idam sehpasında kelime-i şehadet getirerek Rabbine yürümeden hemen önce Sadr�ın adamlarına sarfettiği sözlerden başkası olamayacak:

 

�Bu mu erkeklik?!�

 

Ya �sözde kardeşleri� tarafından tecavüze uğrayan, tek suçları �Aziz ve hamid olan Allah�a iman etmek� olan din kardeşlerimizin sözleri kimlere ve ne olacak?!

Onlar da herhalde bugün tüm Müslüman ülkelerde salgın hastalık gibi yayılmış; demokrat, laik, çağdaş liderlere seslenmektense gerici, �Orta Çağlı�ya seslenmeyi tercih edeceklerdir.

 

Yani:

 

Neredesin Ey Mu�tasım!

 

Bugün Halife Mu�tasım yoksa da Irak�ın Mu�tasımları var. Herbiri iman dolu yürek taşıyan, din kardeşlerini özkardeşlerinden ayırtetmeyen Mu�tasımlar! Sabrin�i kamera karşısında ağlarken, çaresizlikten koluyla yüzünü kapatmaya çalışır vaziyette, bıkkınlığı gözlerinden okunur halde gören ve bunun intikamını almaya ant içen Mutasımlar!

 

Irak�taki direnişçi mücahit gruplar, ırzlarına yapılan bu saldırının intikamının alınacağını açıkladılar. Irak�ın bilinen en güçlü direniş gruplarından Irak El-Kaide Örgütü�nün lideri Ebu Hamza El-Muhacir, bir ses bandı aracılığıyla, Telafer�de tecavüze uğrayan kız kardeşimizle �eğer evli değilse - 20 gencin evlenmek istediğini duyurdu. El-Muhacir ayrıca Sabrin�e tecavüz haberinin yayıldığı ilk 10 saat içinde intikam almak için 50�si El-Cenabi Aşireti�nden (Sabrin�in kendi aşireti) olmak üzere 300 Iraklı mücahidin istişhadi operayson yapmak için başvurduğunu açıkladı. Öte yandan yine en büyük direnişçi gruplardan bir diğeri olan İslami Ordu�nun lideri de en kısa zamanda intikam alınacağını vurguladı. Artık ak koyunun kara koyundan ayrılma vakti gelmiştir. Herkes hangi safta yer aldığına bakmalıdır. Siz Mu�tasım mısınız yoksa Rum askerleri mi? Siz kızkardeşlerinin gözyaşlarını silmek isteyenlerden misiniz yoksa onlara tokat atmayı tercih edenlerden mi?

 

�Ey Mu�tasım� diye feryat eden boyunları bükük yetimler!

Feryatlarınızı duydular ama içlerinde yok ki Mu�tasımlar!

Anlar mı ki Müslüman kızların derdinden Erdoğanlar!

Ah içimiz sızlar... Nerede o yaraları saranlar!

Neye yarar ki tahtlardaki o esir krallar!

Altından zincire vurulmuş çağdaş kullar!

Onlar ki toprak olmuş Mu�tasım�dan daha cansızlar!

Taşlardan daha ruhsuz, iblisten daha vicdansızlar!

Şaha kalktı atlar coştu kılıçlar! Geldi torun Mu�tasımlar yıkıldı ikiz burçlar!

Dayan Bağdat dayan geldi Selaheddinler.. geldi Halitler!

Sabahını getirecek o kara bayraklı mücahitler!

 

Ruhun şad olsun Ey �Yiğit Mu�tasım�!

Yaşasın tüm Mu�tasımlar!

 

BARAN

 

 

 

Bu mektup ta geçen hadiseleri bir kenara bırakın dünya üzerinde yaşayan tüm müslümanlara aynı anda akla hayale gelmeyen eziyet,tecavüz ve işkenceler yapılsa ve o savunduğun intihar eylemcisi gelse ve tüm müslümanları aynı yöntemle kurtarsa yine değişen bir şey olmayacak kardeşim.Günahkardır.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

1-)Canını ortaya koyar ve öldürülürsen şehid olursun.

 

2-)Canına ortaya koyar ve kendi kendini öldürürsen günahkar olursun.

 

kardeşim kendince güzel demişsin hoş demişsin amma, o insanların üzerlerine insansız uçaklarla saldırılıyor, bilmem kaç metre menzilli füzelerle uydudan alınmış koordinatlara göre bombalanıyor.ortadoğuda kafkaslarda öyle...mesela, caher dudayev nasıl şehid oldu, çeçen mücahitlerinin ellerinde o teknoloji varda onlar mı kullanmıyorlar,o zaman küfre karşı nasıl savaşacaklar, ellerinde ne varsa onunla cihat ediyorlar.bizim buradan ahkam kesmemiz gerçekten çok ayıp.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
1-)Canını ortaya koyar ve öldürülürsen şehid olursun.

 

2-)Canına ortaya koyar ve kendi kendini öldürürsen günahkar olursun.

 

kardeşim kendince güzel demişsin hoş demişsin amma, o insanların üzerlerine insansız uçaklarla saldırılıyor, bilmem kaç metre menzilli füzelerle uydudan alınmış koordinatlara göre bombalanıyor.ortadoğuda kafkaslarda öyle...mesela, caher dudayev nasıl şehid oldu, çeçen mücahitlerinin ellerinde o teknoloji varda onlar mı kullanmıyorlar,o zaman küfre karşı nasıl savaşacaklar, ellerinde ne varsa onunla cihat ediyorlar.bizim buradan ahkam kesmemiz gerçekten çok ayıp.

 

 

Arkadaşım ya ben anlatamıyorum ya da siz anlamamak için inat ediyorsunuz.İntihar şartlar ne olursa olsun günah.İstisnası falanda yok.O bombaları kendi üstünde değil düşmanın üstünde patlatacak.Bunun teknolojiyle ne alakası var.Ama öbür türlü intihar oluyor.Evet bir daha söylüyorum İ-N-T-İ-H-A-R.

 

Bir de 20.yüzyılın en büyük liderlerinden Cahar Dudayevi örnek vermişsin.Bak bakalım onun yaşadığı tarihler arasında bir tane intihar eylemi olmuş mu dur.Bu kara zihniyet malesef Dudayev den sonra çeçenlere de bulaştı.Şialar,vahhabiler malesef o güzelim ehl-i sünnet bahçesini talan ettiler.

 

Şartlar ,imkanlar ne olursa olsun intihar haram.Ayeti kerime yazdım hala meşrulaştırmaya çalışıyorsunuz.Hayret!

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Direk intihar saldırısı demesek.Belki başka birşeydir.Ha ben helal diye mi inanıyorum.Hayır, bilemiyorum bu konuyu, kararsızım.Çeçen bahçesi gerçekten Suudtan gelenler tarafından talan edildi o konu benide çok üzüyor.

Tek o da değil, kafa kesip videosunu koyma adetide var bu tür gruplarda.Bunların İslama katkısı mı oluyor ki!İslama küfrediyor batılılar bunları gördükçe.Ne demişler, ya Devlet başa ya kuzgun leşe, devletsiz hareket edince böyle oluyor.Belli bir askeri güç olmadan gerilla savaşı denen benim hiç sevmediğim savaş usulüne gidilince olan bu işte.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Üzerine kilolarca bombayı bağlayıp kalabalığın arasına dalıp pimi çekmenin intihardan başka literatürde karşılığı var mı bilemem.

 

Ama benim üzüldüğüm ve kahrolduğum nokta üstadın fikir ve aksiyonun yaşatıldığı bu forumda intihar ve intiharcının meşrulaştırılması için büyük bir gayretin olması.Ne acı !!!

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Her yapılan intihar bomba eylemi bir kaşık daha bal sürer islam düşmanlarının ekmeğine.

 

İslamiyetle hiç alakası yoktur, intihar eden ve arada masum insanları da öldüren o kişi ve bunu ona yaptıran ikna eden destekleyen herkes cehennemde yanacaktır elbette.

 

Bir gemide 99 adam islam düşmanı olsa 1 tanesi müslüman kardeşin olsa sen o gemiyi batıramazsın sırf o 1 kişi için. Yok öyle bir şey ki kaldıki 3-5 tane amerikan köpeğini öldürmek için sen git onca kardeşine de kıy böyle canilik böyle katilliği bir de islamiyetle bağdaştır. Yazıklar olsun...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

sivil insanların öldürülmesi kabul edilemez fakat bu olayda cia personellerine yapılmış bir harekettir.

onlara masum veyahut sivil insan sıfatını kullanamazsınız.

bir diğer konuda caher dudayev zamanında rus güçleri çeçen topraklarındaydı ve halk hep birlikte cihat ediyordu şu anda çeçenistan kukla hükümeti kendini rusa peşkeş çektiği gibi vatanınıda rusa teslim etmiştir.dün tank üstünde müslümanları ezenler şimdi çeçenyaya yardım ettikleri söylenior, okul,camii,hastahane yapımına yardım ediliyor ve kukla kadirovda bununla gurur duyuyor, direnişci kardeşlerimize ise akla hayale gelmeyen sözlersöylüyor, ailelerine olmadık zulmü yapıyor.

 

şehit komutan hattabında vehabi olduğu söylenmişti, sadece cihadı engellemeye yönelik bu haberler bile çeçenyadaki direnişi kıramadı ve kuklalar gün be gün yıkılmakta.

aynı şekilde bu şehidimizin şia olmadığı ehli sünnete bağlı olduğu arkadaşları ve eşi tarafından belirtildi.

çeçenyadaki ciihata ise ehlisünnet bahçesini bozdular diyorsunuz, yine burdan söylüyorum eğer sen ehli sünnete bağlıyım deyip ordaki zulmü görmezden gelip ve oradaki kardeşlerimizin küfürle savaşına, cihadına atıfta bulunamazsın.

 

şuanda dünyanın hemen hemen her yerinde zulme karşı direnen kardeşlerimiz var, afganistanda,pakistanda,özbekistanda,filistinde,yemende,türkistanda,kafkaslarda,

ırakta kardeşlerimiz kanımız aksada zafer islamındır demektedir fakat bizler beyinleri iğdiş edilmiş mankurtlaştırılmış bizler buradan sadece kendimizi tatmin eden yazılar yazıyoruz, dualarımızdan bile onları esirgiyoruz...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Dua etmediğimizi nereden çıkarıyorsun?

 

Bir müslümanı milyon kafire değişemezsin. diyelim ki hiç masum ölmedi Bir müslüman kendini öldüremez hiçbir sebeple... Kaldı ki burada yaptığı bu eylemle İslamiyeti dünyaya kötü tanıtacaksa belki bilmem amerikanın neresinde bir amerikalı sırf bu haberleri dinleyip müslüman olmayacaksa işte en büyük zulüm işte en büyük günah sana. Bilirsin Şeytan uğraşır bir insan müslüman olmasın diye şeytan kötü gösterir islamı...

 

Neresinden bakarsan kardeşim intihar saldırısı her yerinden günah her yerinden canilik her yerinden cehalet her yerinden zulüm hemde islam alemine zulüm başkasına değil...

 

Neden birlik olmayı denemezler neden islamiyeti hakkıyla yaşamayı denemezler neden aklı selim bir yol aramazlar. Eğer kurtulmak için günahı çare edindiyseler zaten İslam düşmanlarının istediği bırakırsın İslamiyeti kurtulursun...

Yapmayın kardeşim İslam düşmanlarının belki sırf ne zamandır intihar saldırısı olmuyor diye yaptırdığı eylemler ortada El kaide yi üreten onlar. Filistin de bile sırf filistine zulüm etmeyi meşru gösterebilmek için kendi örgütledikleri adamlara intihar saldırısı yaptırtıyorlar. Bizim uyanık olmamaız lazım görmemiz lazım oynanan oyunu. Bizi bile kandırırlarsa vay halimize...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Guest
This topic is now closed to further replies.
Sign in to follow this  

×
  • Create New...