Jump to content

Selahaddin

Kâbe İmamı-sapık İtikat Selefiyye

Recommended Posts

Ben şunu kesinlikle anladım ki bir şeyi anlamak için önce ona bir istidat gerekir. Önce "ben hakkı bulayım da kimden olursa olsun" diye düşünmek gerekir. Aksi takdirde kapı-duvar! Sen ne anlatırsan anlat boş... Hele ki anlatmak istediğin meselenin m sinden bile haberdar olmayan bir insan varsa karşında ki bunun için kimse kınanmaz, işin çok zor! Hele hele bir de bu işe klavye karışınca, abooooooooo!..

 

Şu yukarda yazını okudum da cevap veresim gelmedi. Vallahi Bİllahi şu an fena sinirliyim ama sabır diyorum yapacak birşey yok. Neden sinirliyim biliyor musun? Çünkü çok az bir bilginle ne işlere kalkışıyorsun! Kafanda birşey sabitlenmiş kardeşim ben onları yıkamam. Benim sabitlerim falan filan diyorsun ve o falan filan etrafında din tasavvurunu kuruyorsun daha doğrusu kurulmuş olanı monte ediyorsun.

 

Yahu ben bu siteye artık girmek istemiyorum he. Hakkaten. Hep uzak durmaya çalışıyorum ama bazen dayanamıyorum atlıyorum. Hata bende kusura bakmayın. Ben admin beye de dedim eğer bu başlıkların bir anlamı olacaksa önce başlığa giren adamın kalbinin ve zihnin hakka açık olması lazım. Yoksa burası işte böyle kalabalık olur! İnternet ortamında bu asla olmayacağına göre kapat gitsin bu başlıkları kardeşim. Hiçbir işe yaramıyorlar ki!

 

Üstad'ın kitabında bir mesele vardır. Mesela Vehhabilik... Yol şudur:

Önce üstad bu meselede ne demiş o yazılır. Sonra konu delilleriyle tartışmaya açılır. Üstadın bu görüşüne katılmayanlar delillerini ortaya koyar. Söyleyecek birşey olmayan da salça olmadan bekler ve en sonunda az çok hakikate yaklaşır. O taraf ya da bıu taraf mühim değil. Yahut Mesele kitaplar etrafında gidersek 4. Murat' başlığını açarsın onun altında üstadın fikrini sonra da mesele hakkında kim ne demiş yazarsın. Bizde tarih cahili olarak okuruz istifade ederiz. Yahur Sigara bahsini açarsın gene aynı şekilde. Açılan bahis hangi kitapta geçiyor sayfa numarasıyla verilir tartışılır. Böylece Üstad bir hatta etmişse ve biz de herhangi bir alimden bulup bunu ispatlamışsak o fikirden vazgeçer Üstada affı için dua ederiz.

 

Bütün bunlar yapılırken de sessiz sakin hakkaniyetli ve hakka açık bir şekilde yapılır. Mesele dağılmaz. Böylece üstadın lehine ve alieyhine fikirleri de öğrenmiş oluruz. Ama şimdi ne oluyor? Toz duman.

 

Allah ıslah etsin ya... Ben biliyorum ki şu an bunu okuyan haline şükredip oh be şu vahhabi gibi değilim elhamdülillah ehli sünnetim ben cübbeli hocam var benim falan diyordur. Allah ıslah etsin. Halbuki Allah şahit ben çok isterdim şurada Mezheb İmamlarımızın ve Ebu Hanifenin itkad esaslarını yazayım. Ancak bünye meselesi. Ben alışana kadar 4-5 sene geçti. Hatırlıyorum da zamanında cihadı Efgani başlığında bugün beni çıldırttıkları gibi çıldırtmıştım :) Halbuki ulan sıpa sen ne bilirsin kapa çeneni de bir oku bakalım dese ne diyecektim :)

 

Kusuruma bakmayın konu dışı biraz sitem ettim.

 

Hadi esselamu Aleyküm...

  • Like 2

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Üstelik böyle bir sorguya düşen insanlar Muhammed eşittir Allah diyen adamların arkasında namaz kılmaktan hiç tereddüte düşmüyor.

 

Kimdir o adamlar? Ya sizin bu yazdığınızı okuyan ne diyordur?

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

- Alo ? Diyanet isleri baskanligi mi ? Merhabalar efendim.

Simdi benim forumdan bir arkadas var, efendim ? Evet forumdan. Estagfirullah efendim bi saniye anlatacagim.

 

Bu arkadas cok ilim sahibi, ilmiyle amil olmus bir zat. Biz basedemiyoruz, gorseniz neler neler biliyor, hepimizi dize getiriyor vallahi soyle, agzimizi acamaz olduk ne kadar cahilmisiz, yillardir kendimizi avutmusuz ama iste bu arkadas hepimize hadlerimizi bildirdi, yaptigimiz onca haksizliklara dur dedi. Iste ben bu arkadasa biraz stem edeyim dedim, dedim efendim zat-i aliniz biraz agresif mi derken beraber lafi agzima tikayiverdi. Cahilligimi, ahmakligimi yuzume vurdu. Ve hatta ne dedi biliyo musunuz ? Benle muhatap olmayacakmis. Ben de cok uzuldum, bin pisman oldum ve dahi yataklara dustum. Hatta yemeden icmeden de kesilecektim ama malumunuz Ramazan dolayisiyla farki cok hissedemeyecem diye o ise fazla giremedim. Neyse efendim ben cok asiri uzuldugum, perisan oldugum icin kendimi affettirmek adina, nacizane, diyanet isler baskaniyla bu forumdaki arkadasa bi toplanti ayarlayayim dedim. Ne dersiniz ? Acaba bi gorusseler de biraz ilmi sohbette bulunsalar mi ? Alo ? Alo ?

 

 

 

Ne yazik ki Yusuf'un zindandaki bahti arkadas, bunu da beceremedim. Hakettim ben, cok hakettim, 1000 yil konusmasan benle yeridir. Derhal mey'us u mahrum guse'i uzletime cekileyim.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Ben şunu kesinlikle anladım ki bir şeyi anlamak için önce ona bir istidat gerekir. Önce "ben hakkı bulayım da kimden olursa olsun" diye düşünmek gerekir. Aksi takdirde kapı-duvar! Sen ne anlatırsan anlat boş... Hele ki anlatmak istediğin meselenin m sinden bile haberdar olmayan bir insan varsa karşında ki bunun için kimse kınanmaz, işin çok zor! Hele hele bir de bu işe klavye karışınca, abooooooooo!..

 

Şu yukarda yazını okudum da cevap veresim gelmedi. Vallahi Bİllahi şu an fena sinirliyim ama sabır diyorum yapacak birşey yok. Neden sinirliyim biliyor musun? Çünkü çok az bir bilginle ne işlere kalkışıyorsun! Kafanda birşey sabitlenmiş kardeşim ben onları yıkamam. Benim sabitlerim falan filan diyorsun ve o falan filan etrafında din tasavvurunu kuruyorsun daha doğrusu kurulmuş olanı monte ediyorsun.

 

Yahu ben bu siteye artık girmek istemiyorum he. Hakkaten. Hep uzak durmaya çalışıyorum ama bazen dayanamıyorum atlıyorum. Hata bende kusura bakmayın. Ben admin beye de dedim eğer bu başlıkların bir anlamı olacaksa önce başlığa giren adamın kalbinin ve zihnin hakka açık olması lazım. Yoksa burası işte böyle kalabalık olur! İnternet ortamında bu asla olmayacağına göre kapat gitsin bu başlıkları kardeşim. Hiçbir işe yaramıyorlar ki!

 

Üstad'ın kitabında bir mesele vardır. Mesela Vehhabilik... Yol şudur:

Önce üstad bu meselede ne demiş o yazılır. Sonra konu delilleriyle tartışmaya açılır. Üstadın bu görüşüne katılmayanlar delillerini ortaya koyar. Söyleyecek birşey olmayan da salça olmadan bekler ve en sonunda az çok hakikate yaklaşır. O taraf ya da bıu taraf mühim değil. Yahut Mesele kitaplar etrafında gidersek 4. Murat' başlığını açarsın onun altında üstadın fikrini sonra da mesele hakkında kim ne demiş yazarsın. Bizde tarih cahili olarak okuruz istifade ederiz. Yahur Sigara bahsini açarsın gene aynı şekilde. Açılan bahis hangi kitapta geçiyor sayfa numarasıyla verilir tartışılır. Böylece Üstad bir hatta etmişse ve biz de herhangi bir alimden bulup bunu ispatlamışsak o fikirden vazgeçer Üstada affı için dua ederiz.

 

Bütün bunlar yapılırken de sessiz sakin hakkaniyetli ve hakka açık bir şekilde yapılır. Mesele dağılmaz. Böylece üstadın lehine ve alieyhine fikirleri de öğrenmiş oluruz. Ama şimdi ne oluyor? Toz duman.

 

Allah ıslah etsin ya... Ben biliyorum ki şu an bunu okuyan haline şükredip oh be şu vahhabi gibi değilim elhamdülillah ehli sünnetim ben cübbeli hocam var benim falan diyordur. Allah ıslah etsin. Halbuki Allah şahit ben çok isterdim şurada Mezheb İmamlarımızın ve Ebu Hanifenin itkad esaslarını yazayım. Ancak bünye meselesi. Ben alışana kadar 4-5 sene geçti. Hatırlıyorum da zamanında cihadı Efgani başlığında bugün beni çıldırttıkları gibi çıldırtmıştım :) Halbuki ulan sıpa sen ne bilirsin kapa çeneni de bir oku bakalım dese ne diyecektim :)

 

Kusuruma bakmayın konu dışı biraz sitem ettim.

 

Hadi esselamu Aleyküm...

 

Tamam kardeşim yanılmadım ilmi bilgin yok yukarıda yazdıklarım sinirini bozabilir cevap yazamayışına karşın seni suçlamıyorum bu ilim gerektiren bir konu. ha sen dersen ki sen kim oluyorsun? ben bu ilimlerin eğitimini alan kişi olarak hakkı savunuyorum .. ehli sünnet itikadından sapmadan yoluma devam ediyorum .. kimseye karşı taassupçuluk yapmıyorum...

 

anladığım kadarıyla vehhabilik ve şianın ülkemizde dönen dolaplarından bi habersin .. bak bazı hocalar ehli sünnet altında vehhabiliği yayıyorlar bunlara karşı ilim lazım sen diyemezsin ki ben hakkı bulayımda kimden olursa olsun ... işte bu körü körüne bağlanmak olur.. ben onlardan değilim çok şükür...

 

bak kardeş ilmi bilgin olmadan bilmediğin konularda yorum yapma cesaret bile gösterme ! bu siteye girmeyişin ehli sünnet için batıl fikirlerini yaymaman adına güzel olur fethem !

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Selmanbey efendi...

 

Cüneyd Bağdadi'yi nasıl bilirsiniz? Cevap verip vermemekte elbette ve haliyle hürsünüz!

 

 

 

'Ben şunu kesinlikle anladım ki bir şeyi anlamak için önce ona bir istidat gerekir. Önce "ben hakkı bulayım da kimden olursa olsun" diye düşünmek gerekir. Aksi takdirde kapı-duvar! Sen ne anlatırsan anlat boş... Hele ki anlatmak istediğin meselenin m sinden bile haberdar olmayan bir insan varsa karşında ki bunun için kimse kınanmaz, işin çok zor!

 

 

Sen böyle garip şeyler yazmaya başladın mı ben hemen hükmü basıyorum: 'Peki'nin farklı versiyonu ile karşı karşıyayız! Neyse, boş ver veya verme!

 

O değil de... Geçenlerde sarhoşun biri bana yakası açılmadık küfürler sıralıyor! Aklımdan geçirdim saniyeler içerisinde; 'Şu adamı bir güzel döveyim!' Sonra... Evet sonra birden kendime geldim ve dedim ki, bu adam sarhoş, sarhoş bu adam ki, şuuru yerinde değil. Alkolün etkisi ile genel ahlak kurallarını es geçerek bana küfür ediyor. Kendine geldiği zaman bu yaptıkları kendisine anlatıldığında, yaptıklarından üzüntüye kapılıp benden özür dilerse ne ala... Dilemezse aklımdan geçirdiğim ilk şeyi yaparım olur biter...

 

Derkene... Yoluma devem ediyorum...

 

Yol karanlık mı karanlık... Şimdi teymiyeciler olaya zahiri yaklaştıkları için bu ifade kimyalarını bozar, anlam vermezler! ifadeye de derlerki, 'Ne demek istedi bu şimdi?'... Etraf pek karanlık diyelim o zaman, etraf pek karanlık, yolda yürüyorum küçük fenerimle yön arayarak... Karşıdan bir ışık huzmesi beliriyor... Yaklaşıyor, yaklaşıyor, iyice yaklaşıyor ve yaklaştıkça gözlerim kamaşıyor... İşte tam karşımda duruyor... Duruyor ama bu karşımda duran otomobilin markası ne, içinde kim veya kimler var? Bu ışığın gözümü kamaştırması, karanlığın beni boğmasından daha çetin! Işığın şiddetinden gözlerim öyle bir kamaştı ki, karşımda olduğu gibi duran hakikati görmemekten ama buna rağmen üstün çabalarımla görebildiklerim kadar kendimce hakikati söylerken genel kabulün dışında şeyler dile getirmekten çok korkuyorum... O anki göz kamaştırıcı şiddetten içime düşen heyecan ve korku da çabası... Ne söylersem söyleyeyim mazurum göz kamaştırıcı ışık dolayısı ile... Eğer o ışık kayıp olur, şuurum yerine gelirse ve işte tam bu haldeyken ben... O ışığın şiddeti altında söylediklerimi, araba gerisin geriye son sürat giderken, ışığın şiddeti bir ipliğe dönerken hala daha tekrar ediyorsam... Ben hale daha o genel kabulün dışında kalan şeyleri söylüyorsam, samimi değilimdir ve hatta delirmişimdir... Yok eğer o söylediklerimden tövbe ediyorsam, lütfen beni mazur görün! Işığın şiddeti aklımı başımdan aldı...

 

Otursaydınız, daha karpuz kesecektik, diyen birine karşı, gözleri ile karpuz arayan tipler de bir acayip! Adam bulutlarda uçuyor, derse biri... 'Niye, uçağa mı binmiş!' diyen güzel kardeşlerim, lütfen adamın mutluluk payını da hesaba katın... Bu kadarla kalsa iyi ya, bazı kardeşlerim de adam gerçekten, bizatihi havada uçuyor zannediyor. O kadar yani... Damarımı kessen bordo mavi kan akar desem, adamlar kanımın bordo mavi olduğunu düşünecek. En büyük Trabzon desem, Allah'a ortak koştu diyecekler. Ocağımı incir ağacı diktiler desem, hakikaten gelip ocağımda incir ağacı arayacaklar ama işin vakıa boyutu ile hiç alakaları yok...

 

Biz de kimine göre saçmaladık, kimine göre... Neyse... 'Peki'...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

 

günümüzün en büyük hastalıklarından biri de Kuranı Kerimde geçen bir manayı olduğu gibi alıp hayata tatbik etme hezeyanıdır. Kuranı Kerimde maide suresi 6. ayette cenabı hak "Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedip, topuklara kadar ayaklarınızı da (yıkayın). " buyurmaktadır. burada ki mes verme işlemini baş ve ayak için bir tutan günümüzün sivri zekalı hocaları, ayak için mes vermenin farz, yıkamanın ise sünnet olduğunu söylemektedirler.(mustafa islamoğlu). halbuki Peygamber Efendimiz sav ki baştan sona Kuranı Kerimi hayatında yaşayıp, açıklayıp bizlere öğretmiştir, kendisinden gelen sahih bütün rivayetlerde ve yalanda birleşmesi mümkün olmayan onlarca sahabe efendilerimizin rae aktarımıyla her zaman abdest esnasında ayaklarını yıkamıştır. hiç bir yerde (mes kullanmaya ait özel durumlar hariç) ayağına mes verdiği rivayet edilmemiştir. şimdi hiçbir mazereti yokken üşengeçliğinden(başka bir açıklaması yok) ayaklarını su ile yıkamayan biri abdest almış olmaz. bunu apaçık bilen birinin de böyle bir kimsenin arkasında namaz kılması doğru olmaz lakin, sizden başka, bu şahsın abdestinde kusuru olduğunu bilmeyen cemaat varsa benim bildiğim fitneye sebebiyet vermemek için o namaz kılınır ardından da tarafınızdan iade edilir. bu adamı da niye böyle yapıyorsun diye uyarmak lazım, sessiz kalmamak lazım.(emri bil maruf nehyi anil münker vazifemiz var). mümkün mertebe böyleleri imamlık yaptığında mescidde veya camide bulunmamaya da çalışılmalı.

 

şiilerde abdestte ayaklarını meshederler.onlarda ayeti olduğu gibi aldıklarından bu hataya düşmüşlerdir. ehli sünnet çizgisinde 4 mezhebe mensup bir müslüman abdestini Peygamber Efendimiz sav in aldığı gibi alır namazını da o Rasulullah sav nasıl kılmışsa o şekilde kılmaya çalışır. 4 mezhepte uygulama böyle, değişmez...

 

Abdulaziz Bayındır'ı da katınız: Video

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Abdulaziz Bayındır'ı da katınız: Video

 

o ikisi zaten siyam ikizi, birinin ak dediğine öbürü kara demez. aynı tornadan çıkmış adamlar. ezcümle Allahu Teala şerlerinden emin eylesin inşallah.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Guest Ibrahim kalbi temiz

أَمْ أَمِنْتُمْ مَنْ فِي السَّمَاءِ أَنْ يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِبًا ۖ فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذِيرِ

Yoksa siz, gökte olanın üzerinize taş yagdıran bir kasırga göndermeyeceğinden emin misiniz? Tehdidim nasilmis bileceksiniz.

Sure Mülk, âyet 17

"bu kurana göre sapık kimdir acaba Allah göktedir diyen mi? demiyen mi?"

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Loading...

×
  • Create New...