Jump to content

NFK-Fan

3 Ağustos 2012 İftar Buluşması

Recommended Posts

Değerli arkadaşlar,

 

Bu seneki iftar buluşmamızı 3 Ağustos Cuma akşamı Üsküdar'da gerçekleştirmeyi kararlaştırdık. Geçen senelerde düzenlenen toplantılara benzer bir tarzda; gerek ayın kitabı üzerinde, gerekse Üstad'ı anlatan fasikül basımı projemiz hakkında fikir alışverişi yapmayı planladığımız buluşmamıza katılmak isteyen üyelerimiz özel mesajla tarafıma ulaşıp gerekli detayları alabilir.

 

Not: İftar için sabit bir menü belirlenmemiştir.

 

Saygı ve selamlarımla

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Allah'tan bir mani olmazsa katılacağız inşallah. Bu alanda hizmet vermeye çalışan en yetkin ekibi tanımak bizim için bir zevk olacak nasipse :)

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Malum kişilerin, iftarı benimle açma planları suya düştü dün akşam. Gelemedim, ama ben gelemedim diye inşallah iftar iptal olmamıştır. Ölümlü dünya… Herkesin, tüm insanlığın şimdiden yokluğuma alışması lazım. Henüz yaşıyorken neden televizyon ekranlarında, radyolarda, festivallerde, konserlerde, sabah programlarında, çizgi filmlerde ve daha pek çok göz önünde olabileceğim ve patlayan flaşlardan rahatsızlık duyabileceğim yerlerde bulunmadığım sorusunun yanıtı da işte bu kıvrımlarda gizli.

 

Şu merak yok mu... Ne yediniz akşam?

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
 

Ayıptır söylemesi o akşam admin beyefendinin güvenliğini sağlamak görevini icrâ etti fasfakir bu can. İftara dair teferruatlara girmemi kimse beklemesin; ketumluk bizim için hayat felâsifesi olmuş ne de olsa.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
 

İftar iyiydi, özellikle sohbet yemekten de lezzetliydi. İftar sonrası çay faslının tadına doyamadık, eve dönme telaşı olmasa sahura kadar yolu vardı aslında. Biraz siteden, biraz havadan sudan konuştuk. Sitede epeyce enteresan üye varmış, sohbet esnasında yöneticiler sarhoş edilmiş istihbarat elemanı kafasıyla açıldıkça açıldı sağolsunlar. Sitede hiçbir şey göründüğü gibi değil neredeyse, çok renkli hikayeler var. Mitajanı'yla orada olmamızın sebebi aslında kurban kesmekti ama malesef o gelmemiş. Ayarsızcım, gelseydin etin kalitesi düşecekti belki ama muhtemelen hesap daha az kabarık olacaktı. Malum beş para etmiyorsun. (Ceket gel ceket, ben başladım!)

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

İftar programı gayet güzel geçti. İçeriğinden tabiki bende bahsetmeyeceğim merak eden arkadaşlar varsa bir sonraki programı kaçırmasınlar. Site madeni para gibi sanaldan gördüğümüz kısmı birde mahremi varmış hangisi yazı lolur hangisi tura oluyor bilemem ama reel herzaman damarda akan kandır yani hayattır bence. ben bu kadar farklı uslublar beklemiyordum hem tıpkısı diyorsun hemde ne alaka ...(üç nokta:))

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Allah tertipleyen ve katılanlardan razı olsun, gayet güzel bir buluşma oldu. Ben biraz erken ayrılmak durumunda kaldım ama katıldığım kadarı yetti de arttı bile. Bir sonraki toplantı için işimi ayarlama konusunda elimden geleni yapacağım. Fasikül projesi, ana sayfa hakkındaki planlar, yönetim hakkındaki düşünceler vesaire derken site daha da hareketlenecek gibi duruyor. Ortada büyük bir gayret var ve inşallah Allah bereketini verir. Bir de çok eski bi üye değilim ama trradomir abinin de dediği gibi site çok renkli görünüyor. :shiny:

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Benim öyle bir merakım yokta, iftar proğramının içeriğini bilmek ve yaşamak için Türkiye'nin dört bir yanından İstanbul'a ya da Ankara'ya mı gelmek gerekiyor şimdi, sorum yanlış anlaşılmasın :)

 

İnternet ortamı elbette farklıdır; kargalar şahin, kediler aslan olur bazen buralarda. Bazende cahiller alim olur, bazende kimler nedir ne olur? Belki bizde oluyoruz kim bilir? Allah (c.c) şaşırtmasın.

 

Yüz yüzü görmeli, söz söze değmeli ki bilinsin, görülsün bazı şeyler evet. Ha bu arada iftara katılan arkadaşlara afiyet olsun...

 

Aslında ahdim var nasip olsa bende katılacağım ve birilerini görmek şerefine ! erişeceğim. Hele bir göreyim bu birileri in midir, cin midir, Ali kıran baş kesen midir hakikaten :)

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

İftar programı aynı yapısıyla her yeri gezemeyeceğine göre ayrıcalığın İstanbul'lu katılımcılarda kalması normal ;) Trabzon'a gitmeden Sümele Manastırını görmek var mı :) İçerikten ilk mesajda bahsetmişler zaten ana hatlarıyla. Üstad ne diyor "Asıl hayat iç çizgilerde, ruhta". Ruh da gelenin bahtının ayrıcalığı olsun, hem ruh anlatılmaz. Katılmadan detay istemek var mı :)

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

İftar iyiydi, özellikle sohbet yemekten de lezzetliydi. İftar sonrası çay faslının tadına doyamadık, eve dönme telaşı olmasa sahura kadar yolu vardı aslında. Biraz siteden, biraz havadan sudan konuştuk. Sitede epeyce enteresan üye varmış, sohbet esnasında yöneticiler sarhoş edilmiş istihbarat elemanı kafasıyla açıldıkça açıldı sağolsunlar. Sitede hiçbir şey göründüğü gibi değil neredeyse, çok renkli hikayeler var. Mitajanı'yla orada olmamızın sebebi aslında kurban kesmekti ama malesef o gelmemiş. Ayarsızcım, gelseydin etin kalitesi düşecekti belki ama muhtemelen hesap daha az kabarık olacaktı. Malum beş para etmiyorsun. (Ceket gel ceket, ben başladım!)

 

Aman Yarabbim! Sitede hiçbir şey göründüğü gibi değil, bunu biliyorum... Mitajanı niye yoktu? Sanal alem imkanları, gerçek hayatta geçerli olmuyor, olamıyor, olamaz da... Hacegan gelseydi oraya sorun olmazdı zira sanalı da bir geçeği de... Amma bu sitenin müdavimleri hakiki fikirlerini farklı açılardan çok enfes bir şekilde sanal alemin duvarlarına yazıyorlar. Sitede karışık meyve suyu gibi çok değerli arkadaşlar var. Her damağa hitap edebiliyorlar ama bunu yaparken de şuuruna vardıkları fikri temelden de hiçbir şekilde taviz vermiyorlar. Karışık meyve suyunda erimiş bazı meyveleri tanıyabiliyorum, bazılarının da farkındayım. Sahiden iftar sofrasında meyve suyu var mıydı? Varsa sade miydi, karışık mı? Mitajanı bu! Oralarda bir yerlerdeydi de siz fark etmediniz onu... Karışık meyve suyu bir bardakta olunca mekan sorunu çıkıyor ortaya... Yemekten tuzu ayırmak mümkün mü? Mümkün! Heyhat ki yemekten tuzu ayırmanın yöntemini bilmiyorum! Olsun, yemeğe tat veren tuzdur. Üzümünü yiyin de bağını sormayan. Çıktım erik dalına, orada yedim üzümü... Bostan sahibi geldi kızdı bana, ne yersin kozumu, diye... Hepsi bir bahçede, bahçe geldiyse sorun yok...

 

Mitajanı'nı severim amma ve lakin karışık meyve suyunda hangi meyvedir; bahçede nerededir; tadını damağımda hissederim de nerededir, seçemem... O karışık meyve suyudur, bizatihi bahçedir, enfes bir yemektir.

 

Hacegan sadedir, size tek pencereden seslenir! O da yarım yamalak seslenir... Bu sitedeki bazı arkadaşlar çok maharetlidir, üslubun her çeşidini kullanabilirler. Kendilerini her türlü damak tadına göre ifade edebilirler.

 

Bir hayalim var. Bu arkadaşları bir arada bulup, onların sohbetlerinden faydalanmak... O zaman su kaynar kaynar, hep kaynar, daima kaynar, son haddine kadar kaynar, bitinceye kadar kaynar da geriye nur gibi bir öz kalır. İftar sofrasında ben de bulunsaydım, kaynayan suyun buharlaşmasından kalan bu özü, o toplantıya gelmeyenlere anlatmazdım... Siz de anlatmayın bakalım, nereye kadar?

 

Arkadaşlar ben sade kaldım, devirin beni şu karışık bardağa yahu...

 

Neyse... Karışık meyve suyunu bize ikram eden arkadaşlardan Allah razı olsun.

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

İftar programına katılamadım maalesef. Trradomir ve mitajanı da oradaymış; hazır ayarsız da yokmuş… Güzel olurdu lakin kısmet değilmiş.

Şu merak yok mu... Ne yediniz akşam?

 

Tam ayarsızca bir soru. Neler konuştunuz, sohbet nasıl geçti, kaynaşma nasıldı gibi gereksiz! sorulardan ziyade, ne yediniz? gibi cevabı en çok merak edilen soruyu soran bu adamın iftara katıldığını düşünmek bile insanı aç bırakır. Sofrayı siler süpürür ama hala midesinden gurultular gelmeye devam eder. Çorbayı tencereden, suyu ibrikten, kompostoyu da kaynadığı kazandan kafaya diker bu adam. Gözümde göbekli bir ihtiyarın canlanmasına sebep olan bu amca, görgü kanunlarının her bir maddesinden müebbet yiyecek kadar centilmen olsa gerek.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Canım İstanbul'umun en güzel ve en nadide İlçesi Üsküdar'da...Üsküdar'ında tam göbeği bir mekanda gayet güzel ve ferah bir ortamda mütevazi bir iftar...Gelen arkadaşlarla birlikte yapılan ,keşke biraz daha zamanımız olsaydı dediğimiz sohbet ortamı...Yemek ,çay sohbet derken bir bakmışız ayrılık vakti :)

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

İftar iyiydi, özellikle sohbet yemekten de lezzetliydi. İftar sonrası çay faslının tadına doyamadık, eve dönme telaşı olmasa sahura kadar yolu vardı aslında.

 

Duyan da iftara katıldığımı sanır.

 

Cekete ise hiçbir şey demiyorum. Yaptığı yorumdan tüten mana, asilzade oluşumu kıskanmasından oluşan kıymetsiz bir duman gibi yükseliyor az sonra kaybolacağı göğe. Dün gece evde violinimle Schubert’in serenat’ını çalarken aklıma geldi. Eğer karaceket iftara katılmış olsaydı bugün herkes onun ekmek poşetinde taşıdığı laptop’ıyla iftara gelişinden bahsederdi. Bu arada yüreklere su serpecek bir karar aldığımı da belirtmeliyim. Bundan sonra iştirak edemeyeceğim her toplantıya resmimi göndereceğim. Anneannemin amcasının abisinin torununun kuzeninin teyzesinin amcaoğlunun emmisinin dayısınınüçüncükarısının halasının oğlunun yıllardır haber alamadığı bir akrabasının benim hakkımda söylediği şu cümlenin de gayet yerinde olduğunu ispatlıyor bu karar : “Seni yıldızlara benzetiyorum, onlar kadar etkileyici, çekici ve güzelsin ama aranızda tek fark var, onlar milyonlarca sen bir tanesin.”

Nedense bir kilo baklavadan daha hafif geldi bu söz.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Duyan da iftara katıldığımı sanır.

 

Cekete ise hiçbir şey demiyorum. Yaptığı yorumdan tüten mana, asilzade oluşumu kıskanmasından oluşan kıymetsiz bir duman gibi yükseliyor az sonra kaybolacağı göğe. Dün gece evde violinimle Schubert’in serenat’ını çalarken aklıma geldi. Eğer karaceket iftara katılmış olsaydı bugün herkes onun ekmek poşetinde taşıdığı laptop’ıyla iftara gelişinden bahsederdi. Bu arada yüreklere su serpecek bir karar aldığımı da belirtmeliyim. Bundan sonra iştirak edemeyeceğim her toplantıya resmimi göndereceğim. Anneannemin amcasının abisinin torununun kuzeninin teyzesinin amcaoğlunun emmisinin dayısınınüçüncükarısının halasının oğlunun yıllardır haber alamadığı bir akrabasının benim hakkımda söylediği şu cümlenin de gayet yerinde olduğunu ispatlıyor bu karar : “Seni yıldızlara benzetiyorum, onlar kadar etkileyici, çekici ve güzelsin ama aranızda tek fark var, onlar milyonlarca sen bir tanesin.”

Nedense bir kilo baklavadan daha hafif geldi bu söz.

Arkadaş şimdi başlayacağım senin şu fair play takıntılı cevaplarına haa. Arkamızdan dünyanın lafını sallıyor, şöyle yüzüme karşı alıp biraz hırpalayayım dediğimde mıy mıy edip duruyor. Hırsımı alamıyorum yahu, kendi kendime saymaya başlayacağım! Günah değil mi ya? Sırrı Süreyya'nınkini şuraya çağırsam, Ece miydi neydi, halime bakıp bakıp 'Siz ne zaman bu kadar zalim oldunuz' der zırıl zırıl ağlar.

Siyah ceket, sen de git nickini pembe eşarp filan yaptır abicim. Seninle protokol yapıp adam linç etmeye karar verende kabahat zaten. Trraceketi tek taraflı feshediyorum. Şuna bak, pamukla kütük, havanda su dövüyor sanki. Bi daha bana bulaşmayın, kendi aranızda oynayın! Biriniz hapımı getirsin...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

İftarın en önemli kısmını yazmayı unutmuşum.Efendim bay trradomir ve mitajanıyla tanıştık.Malum efendim her kula nasip olmaz .Bugünleri gösteren rabbime şükürler olsun :tek_dis:

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

hâcegân sana diyoruz gel istanbul'a yapalım bi iftar diye ama sen hep yan çiziyorsun. ayrıca olaylar olaylar olaylar derdi evvel de sevdiğim sonradan kış kışladığım şahsın biri. gel sen, buralar iyi.

 

ha bir de yusuf'un mapushanedeki bahtı kardeşlik, simitçi deyipte geçme. simit sarayları ölür simit tezgahları yaşar evvel Allah.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Mesajların içeriğine bakıldığında iftar'ın gayet hoş geçtiği aşikar.. Naçizane İstanbul dışında ikamet eden üyeler'inde katılabileceği bir organizasyon düzenlenmiş olsaydı keşke... Hoş sohbetinizden feyiz almak, kitapların narin kelamları ile birbirimize mukabele etmek, o engin edebi bilgilerinizden bir katre nasiplenmek şahsımıza düşseydi...

 

Nedamet duymuyorum yalnız yine, bu forum, bu samimi mesajlar o hoş sohbetin kokusunu bir nebze olsun ulaştırıyor.

 

Allah kaleminize kuvvet, mesajlarınıza ve yorumlarınıza bolluk versin....

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Yaptığını beğendin mi ceket? Trradomir senin yüzünden bak ne kadar sinirlendi. Bu öfkesinin tek nedeni sensin. Bir de senin hiçbir uyarıya aldırış etmeyen o tavırların. Kendinden utanmalısın. Ne desen az gelir trradomir. Her harfine katılıyorum ceket hakkındaki sitemlerinin. Hem, bak ne diyeceğim; bundan sonra ceketi aramıza almayalım bence. Sen de rahat edersin, ben de trradomir. Hatta bütün site de… Zaten nicki de iç karartıyor. Evet, bu teklifimi çok yerinde buldum. Kesinlikle onu artık aramıza almamalıyız.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Sen hakiki bir dostsun ayarsız. Senin için kullanıcı adı diye ayarsız yazanın fiyakasını bozarım. Sen baş düşmanını dahi affedebilen altın yürekli bir kahramansın. Sen kirlenmiş çağımızda nesli usulca tükenen, karşılıksız sevmenin ne olduğunu bilen bir avuç muhabbet asilzadesinden birisin. Sen, adını gördüğümde içimden gökyüzüne, ta uzaklara, Kafdağı'nın ardına bembeyaz güvercinler kanatlandıran ve şırıl şırıl akan bir derenin huzur veren kadife melodisinde ruhumu serinleten o tatlı heyecan; ve sen, vaktinden çok sonra gelen sevdalı bir yağmur... Pardon o sen sen değildin, birazcık karıştırdım galiba. Forumun son günlerdeki bayık şiirimsiliğinden olacak. Eee neyse ne diyordum? Bundan sonra beni ayartıp senin üstüne salan sinsi ceketi kuru temizleyicide unutalım. Başak başak göğeren tertemiz dostluğumuzun arasına girmesin o kara kedi. Seni hayattan bezdirme karşılığında neler neler vaadetmişti bana. Geçen zaman dile gelsin de bir bir anlatsın. Söylemesi ayıp ben unuttum.

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Loading...

×
  • Create New...