Jump to content

hafakan

Filistin_ Ve Siyonist Kahpeliği...

Recommended Posts

Han Yunus'un doğusunda incelemelerde bulunan
Heniyye: "Halkımız İşgal Ordusunu Gazze Sınırında Hezimete Uğrattı"
[ 10/09/2014 - 06:39 AM ]
foto-arsiv_sahislar_hamas_Heniyye-kursud
İslami Direniş Hareketi (Hamas) Siyasi Birimi Başkan Yardımcısı İsmail Heniyye
Filistin Enformasyon Merkezi

 

İslami Direniş Hareketi (Hamas) Siyasi Birimi Başkan Yardımcısı İsmail Heniyye, Filistin halkının direnişinin, fedakarlıklarının ve direniş güçlerine desteğinin 82 bini aşkın İsrail askerinin Gazze sınırından geri dönmesini sağladığını ifade etti.

 

"Safa" Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, dün akşam (9 Eylül Salı) işgal ordusunun Han Yunus'un doğusunda kara operasyonu yaptığı ve büyük yıkıma yol açtığı bölgeleri ziyaret eden Heniyye, Beni Sehla beldesine bağlı Ez-Zenne bölgesinde, El-Karara, Büyük Abesan, Yeni Abesan, Huzaa ve El-Fahari'de incelemelerde bulundu.

 

Heniyye'nin ziyaretine Hamas Siyasi Birimi üyelerinden Musa Ebu Merzuk ve Halil El-Hayye, Hamas sözcüsü Sami Ebu Zuhri, hareketin bazı liderleri, bölgenin önde gelen şahsiyetleri ve belediye başkanlarının da katıldığı ifade edildi.

İşgal ordusunun işlediği katliamlara ve yıkıma rağmen Gazze halkının ve özellikle de doğu bölgelerinde yaşayanların direnişine övgüde bulunan Heniyye, direnişe verdikleri destek dolayısıyla kendilerine teşekkür etti.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Abbas'tan düşüncelerini ve tavırlarını değiştirmesini isteyen
El-Eşkar: "İşgal Rejimi Ateşkesi Bozarsa Direniş Yeniden Savaşmaya Hazır"
[ 10/09/2014 - 03:37 PM ]
foto-arsiv_sahislar_hamas_ismailEskar6_3
Filistin Parlamentosu İçişleri ve Güvenlik Komitesi Başkanı İsmail El-Eşkar
Filistin Enformasyon Merkezi

 

Filistin Parlamentosu İçişleri ve Güvenlik Komitesi Başkanı İsmail El-Eşkar, Filistin direnişinin iradesi aleyhinde tek bir kelime dahi içermeyen ateşkes anlaşmasının Filistinlilerin ortak taleplerini karşıladığını söyledi.

 

Milletvekili İsmail El-Eşkar, bugün (10 Eylül Çarşamba) konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, direnişin silahını bırakmadığını ve işgal rejiminin anlaşmayı bozması halinde yeniden savaşmaya hazır olduğunu, aylarca savaşıp işgal rejimine ağır kayıplar verdirme gücüne sahip olduğunu bildirdi.

Uzlaşı hükümetinden üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesini ve Gazze'nin yeniden imarı için konferans düzenlemesini, işgal ordusu tarafından yıkılan yerlerin yeniden inşası için çalışmalarını başlatmasını isteyen El-Eşkar, Gazze Şeridi'nde "gölge hükümet" olduğu iddialarını şiddetle reddederek, başta İslami Direniş Hareketi (Hamas) olmak üzere direnişin uzlaşı hükümetine destek olacağını söyledi.

 

El-Eşkar, "Uzlaşı hükümeti üzerine düşen görevi yerine getirmiyorsa, Filistin halkını temsil eden grupların üzerinde uzlaşacağı bir başka hükümetle değiştirilir" dedi.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Gazze Halkı: “Canımızı Veririz. Silahımızı Asla”
[ 10/09/2014 - 12:37 PM ]
foto-arsiv_direnis_hamas_KassamMucahitle

 

Direnişi halkın kucağından söküp atmak, Siyonist işgal rejiminin bütün savaşlarda önüne koyduğu bir hedeftir. İşgal rejimi, Filistin halkıyla sürdürdüğü savaş tarihinde en kanlı, en barbar ve en çetin sayılan ve 51 gün süren son savaşta da direnişi halktan yoksun bırakmak, onu halkın nazarında kötülemek, gözden düşürmek ve tabansız bırakmak istedi. İşgal rejimi sadece savaşlarda değil, savaşın olmadığı zamanlarda da bu politikayı sürdürdü.

 

İşgal rejimi bazen direnişle uğraşıyor, bazen de halkla. Filistinlilerin öz güvenini yok etmek, iradelerini kırmak ve morallerini bozmak istiyor. Halkın uzun süre sahiplendiği direnişe karşı güvenini sarsmak istiyor. Ancak uzun yıllar işgalle birlikte yaşayan ve işgalcinin oyun, komplo, tuzak, ihanet ve vahşeti konusunda oldukça tecrübeli olan Filistin halkı bütün bu oyunlara gelmedi ve direnişe daha çok sarıldı, direnişin etrafında kenetlendi ve onu sahiplendi.

Direnişi silahsızlandırma

 

Filistin direnişinin silahsızlandırılması söylemi savaştan sonra birçok haber merkezinin ilk haberlerinde ve gazetelerin manşetlerinde yer aldı. Ancak bu haber Gazzelilerin dikkatini çekmedi. Çünkü onlara göre bunun karşılığı sadece can ve bu canın verilmesidir.

Gazze halkının bu tutumunu ve ilkeli duruşunu son savaşta açıkça görmek mümkündür.

 

Evleri işgal uçaklarından atılan füzelerle veya tanklardan atılan top mermileriyle yıkılan Gazzelilerin “direnişin yanındayız”, “direnişle birlikteyiz” dediklerini, yine çocukları şehit olan ana veya babaların da “Allah direnişi korusun, direnişle birlikteyiz.

Düşmana darbe indirin” sözlerini de çok duyduk.

Bunlar basın yayın organlarına yansıyan gerçek söylemlerdir. Bu ifadeler, tavır ve ilkeli duruşlarla Gazze halkı, barış havarisi kesilen ve direnişi silahsızlandırmak isteyenlere böyle bir işin hayalden başka bir şey olmadığını bir kez daha hatırlattı.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Hamas’ı terör örgütü ilan eden
Amerika’dan Netanyahu’ya Cevap: “Hamas Işid Değildir”
[ 13/09/2014 - 08:54 AM ]
foto-arsiv_sahislar_isgalciler_Netanyahu
Netanyahu, Hamas'ı IŞİD'e benzeterek işgal ordusunun katliamlarını gizlemeye çalışıyor.
Filistin Enformasyon Merkezi

 

"Hamas ve Işid aynı paranın iki yüzü gibidir" diyen Netanyahu’nun bu açıklaması üzerine Amerikan Dışişleri Bakanlığı dün akşam yaptığı açıklamada “Hamas ile Işid birbirine eşit tutulamaz” dedi.

 

Bu konuda açıklama yapan ABD Dışişleri sözcüsü Marie Harf, “Bu Hamas Hareketi'nin tehlikeli olmadığı anlamına gelmiyor. O da bir terör örgütüdür. Ancak onun hedefleri Işid’in hedeflerinden ve sergilediği vahşet düzeyinden oldukça uzaktır” dedi.

 

Dün Herzliya’da düzenlenen konferansta konuşan Siyonist Başbakan Benyamin Netanyahu, Hamas Hareketi'yle Işid’in madalyonun iki farklı yüzü olduğunu iddia etmiş, 11 Eylül olaylarında Siyonist toplum Amerika toplumuyla dayanışma içinde olurken Gazze halkının helva dağıttığı iddiasında bulunmuştu.

Siyonist liderler, Işid’in bölgedeki İslamî hareketleri tasfiye etmek için ellerine güçlü koz ve fırsat verdiğini açıkça ifade ediyorlar. Hamas’ı Işid’e benzetmeye çalışan Netanyahu Gazze’de işlediği cinayet ve katliamları bu şekilde meşru göstermek istiyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Rapor: “Son Savaşta Gazze’deki Yıkımlar Neticesinde 4 Milyon Ton Moloz Oluştu”
[ 15/09/2014 - 07:19 AM ]
foto-arsiv_isgal_saldirilar_yikilanevler
Savaştan geriye yüzlerce yıkılmış bina kaldı.
Filistin Enformasyon Merkezi

Lutheran Kilisesi’ne bağlı Ürdün ve Filistin’deki Çevre Eğitim Merkezi, işgal rejiminin son savaştaki barbar saldırıları nedeniyle Gazze’de 3-4 milyon ton moloz oluşturduğunu, bunu kaldırmak için ise 30 milyon dolara ihtiyaç olduğunu belirtti.

 

Dünya Temizlik Günü münasebetiyle bir rapor yayınlayan merkez, söz konusu enkazı kaldırmak için 6-8 ay hummalı bir çalışma içine girmek gerektiğini, Gazze’deki Çalışma Bakanlığı'nın ise sınırlı imkanlar nedeniyle ancak enkazın %20’isini kaldırabileceğini ifade etti.

Son Gazze savaşının 2012 yılındaki savaşa göre daha barbar ve daha ağır olduğunu hatırlatan merkez, kuşatma, savaş ve zor şartlar yaşayan Filistin halkı kadar Gazze bölgesinin de çevresel felaketin eşiğinde olduğuna dikkat çekti.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Sabra ve Şatilla katliamı 32 yıl önce bugün gerçekleşti.
Sabra ve Şatilla katliamı İsrail'in Ortadoğu'da gerçekleştirdiği, tarihin en kanlı katliamlarından biri olarak anılacak.

 

10649672_10152765714795229_8548478816924

 

 

 

 

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
HOLOKOST ENDÜSTRİSİ

Üç yıl kadar önce ailesi Nazilerce öldürülen Yahudi yazar Norman Finkelstein’ın Holokost Endüstrisi kitabı üzerine yazmıştm. Finkelstein şimdi Gazze’yi savunduğu için gözaltında. Kitabı enfestir. Yahudilerin ‘soykırım’ı nasıl çarpıtıp kullandıklarını anlatır. Yazı aşağıdadır…

HEPİMİZ HOLOKOST KURBANIYIZ…

Norman G. Finkelstein’ın Holokost Endüstrisi’ni okuduktan sonra yazarla ilgili şunları düşündüm: Finkelstein, anne babasının hatırasına sahip çıkan, duyarlı, sadık bir evlat; tarihin palavraya dönüşmesine gözünü kapamayan sorumlu bir entelektüel; tarihi hakikatlerin ticari bir meta gibi pazarlanmasına karşı duran yürekli bir kişilik; Yahudilerin etkili bir bölüğünün önce kendi hatıralarına sonra da tüm dünyaya karşı yürüttükleri akıl almaz bir endüstriye karşı sesini yükselten samimi bir inanmış olmalı… Bazı kitapların kaderi böyledir; yazarlarından yüreklilik isterler. Yazılacaklar için çalışma gayreti, sonrasında gelen bir şeydir. Nice çalışkan vardır, yürekli olamadıkları için çalışkanlıkları bir ses oluşturmaz kendileri adına. Finkelstein hem çalışkan hem de yürekli biri. Ayrıca tespitleri ve yorumları çalışkanlığından, yürekliliğinden de ileride. Bilemiyorum, ben, “inanmış biri” dedim onun için ama belki Amerikan Yahudilerinin ve İsrail’in hali onu inancına karşı soğutmuştur. Belki tam da bu sayede, çalışmasında onun da andığı gibi John Stuart Mill’in, “Sürekli olarak sorgulanmayan doğrular sonunda abartılarak yalanlara dönüşüp doğruluğunu kaybeder.” sözleri onda karşılığını bulmuş ve tam aksine inancın asıl büyüğüne, çıkara, hileye, desiseye batmamış olanına varmıştır. Bu ve benzeri düşünceler önemsiz değildir. Ancak Holokost Endüstrisi’nin okur katında daha önemli görüleceğini düşündüğümüz yanına gelelim biz: İkinci Paylaşım Savaşı sırasında Yahudilere Nazilerin yapmaya çalıştığı soykırım, daha sonra bizzat Amerikan Yahudileri ve İsrail tarafından manipüle edilerek küresel çapta nasıl bir siyaset ve ticaret stratejisi haline getirildi, ona bakalım…

Her şey 1967 savaşıyla başladı…

Finkelstein’a göre Haziran 1967’de gerçekleşen Arap-İsrail savaşına kadar Amerika’da, Yahudilerin İkinci Paylaşım Savaşı sırasında yaşadıklarına ilişkin hassasiyetler, soykırımdan ticari ve siyasi çıkar elde etme arzusu doğurmuş değildi. Hatta İsrail, Amerikan Yahudilerinin pek azının ağzına aldığı bir kelime idi. Amerika’nın Ortadoğu’daki emelleri Arapları gözden çıkarmayı akla getirmiyordu. Ne zaman ki Arap-İsrail savaşı İsrail’in ezici üstünlüğüyle sonuçlandı, işler tamamen değişti. Amerikan Yahudileri bunu derhal fırsat bildi. Tarih boyunca Yahudilerin maruz kaldığı sürgün, katledilme anlatıları olan ‘holokost’, sadece ‘Nazi Holokost’una indirgendi ve işte bundan sonra pazarlama stratejileri birbirini izledi. Almanya’nın verdiği altmış milyar dolarlık tazminat, Amerikan Yahudilerinin el çabukluğuyla, türlü yolsuzluklarla dağıtıldı. Nazi soykırımını uzaktan seyredenler bile ‘gazi’ sayıldı. İş başarma sanatının incelikleri sergilenerek meselenin en uzağında olanlar en büyük payları aldılar. Holokost, kelimenin tam anlamıyla, çeşitli yan sanayileri de oluşturulan bir endüstriye dönüştü. Öyle ki bu işi pazarlayanlar, limuzinlerle götürüldükleri salonlarda saatine binlerce dolar alıp ağıtlar yaktılar. Bunlar kitaplarda da karşılığını bulmakta gecikmedi. İlk büyük holokost aldatmacası, Polonya göçmeni Jerzy Kosinski’nin kaleme aldığı Boyalı Kuş romanı oldu. Kosinski, en dikkate değer holokost şovmeni Elie Wiesel’in performansına para yetiremeyeceklerin çağırdıkları ikinci ad olmaya kadar yükseldi. Kendi deyimiyle ‘tenzilatlı Elie Wiesel’ oldu. Kitapları, kitaplar izledi. Dağıtılan tazminatlarda aslan payı hahamlara, önde gelen Yahudi önderlere ve tabii en başta Arap dünyasındaki Yahudi cemaatlere aktarıldı. Yahudilerin İkinci Paylaşım Savaşı sırasında yaşadıklarının hatırası olarak görülen ne varsa bizzat Amerikalı Yahudi elitleri tarafından paraya çevriliyordu.

Geçmişin anlaşılması değil, bugünün manipüle edilmesi…

Sonunda bu endüstri, Yahudi hatıralarının istismarını da aşarak siyaset ve ticaret çarkında önce dogmalaştı, sonrasındaysa kurumsallaştı. Amerikan Yahudileri ve İsrail’in küresel çapta geçim ve baskı kaynağına dönüştü. Bu gibi hususlarda sağduyulu görüşleriyle tanınan İsrailli yazarlardan Boas Evron’un, Nazi holokostu meselesinde “gerçek hedefin geçmişin tam olarak anlaşılması değil, bugünün manipüle edilmesi” olduğu yönündeki tespitleri dikkat çekicidir.Tahmin edilebileceği gibi Holokost’u, yeryüzünde bugüne kadar yaşanmış eşi benzeri olmayan bir hatıra olarak insanlara sürekli hatırlatarak kendi yaptıkları nice kıyımı örten İsrail’in ve Amerika Yahudilerinin karşısında Norman G. Finkelstein’ın yazdıkları rahatsız edici olmuştur. Finkelstein, bir gazeteci gibi değil gerçek bir akademisyen titizliğiyle olup bitenleri gözler önüne seriyor. Okurun birçok ayrıntıyı görmesini bu sayede mümkün kılıyor. Annesini hatırlayarak kaleme aldığı çalışmasındaki şu düşüncelerin gereken yankıyı bulmasını dileyelim: “Artık kalplerimizi insanlığın geri kalanının çektiği çilelere de açmanın vakti geldi de geçiyor. Annemden öğrendiğim en önemli ders budur. (…) Afro-Amerikalıların, Vietnamlıların ve Filistinlilerinçektiği çileler karşısında annemin inancı hep şuydu: Hepimiz holokost kurbanlarıyız.”

 

yorumturkiye sitemizin yazarlarından Celal Fedai bey yazdı

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Batı Yaka’da tünel kazmanın imkansız olmadığını belirten
İşgal Ordusunu Şimdi de Batı Yaka’da Tünel Korkusu Sardı
[ 17/09/2014 - 04:26 PM ]
foto-arsiv_direnis_eylemler_direnistunel
İşgalciler, Gazze Şeridi'ndeki tünel tecrübesinin Batı Yaka'ya taşınmasından korkuyor.
Filistin Enformasyon Merkezi

 

Siyonist işgal rejimindeki üst rütbeli bir subay, bir buçuk yıldır Batı Yaka’da meydana gelen ve gittikçe de alevlenen direnişin altı yıldır kıvama getirdikleri ve kendileri için adeta ilkbahar sayılan bir süreci yavaş yavaş yok etme tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını söyledi.

 

Arazinin doğal yapısı ve kayalıkların çok olması nedeniyle Gazze’de gördükleri tünellerin aynısını Batı Yaka’da görmenin biraz zor olduğunu belirten üst rütbeli asker, birçok yerleşkenin korumadan yoksun olması nedeniyle direnişçilerin tünel olmadan da buralarda eylem yapabileceklerini iddia etti.

Arazi yapısına rağmen Nablus gibi büyük kentlerde direnişçilerin tünel kazıp eylem yapmalarını uzak bir ihtimal olarak görmediklerini hatırlatan subay, Batı Yaka’daki Abbas güçleriyle koordinasyonu sürdüren işgal rejimine güvendiklerini söyledi.

 

Siyonist subay devamla, “Batı Yaka’da silahlı eylemlerin engellenmesi konusunda işgal rejimiyle Filistin Yönetimi'nin ortak çıkara sahip olmasından mutluluk duyuyorum” dedi.

 

Top_Page.gif

 

siyonistlerle işbirliği yapan kukla abbas ve yönetimdeki saz arkadaşları.... ve bunlara destek olan tüm satılmışlar .....

cehennemi ortaklaşa paylaşırsınız inşallah......

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

İşgalcilerin Gazze saldırılarında yaralananların Türkiye'ye getirilmesi sürüyor
21 Filistinli Yaralı Daha Tedavi İçin Türkiye'ye Getirildi
[ 19/09/2014 - 09:59 AM ]
foto-arsiv_direnis_yaralilar_TurkiyeyeGe
Daha önce de çok sayıda Filistinli yaralı tedaci için Türkiye'ye getirilmişti.
Filistin Enformasyon Merkezi

 

Siyonist işgal güçlerinin Gazze'ye yönelik korkunç saldırılarında yaralananların tedavisi için Türkiye'nin destek ve katkıları devam ediyor. Bu amaçla yaralıların Türkiye'ye getirilmesi işlemi sürüyor. Anadolu Ajansı'nın yayınladığı bir habere göre 21 yaralı daha askeri uçakla Tel Aviv'deki Ben Gurion Havaalanı'ndan İzmir'deki Adnan Menderes Havaalanı'na getirildi. Filistinli yaralıların karşılanmasında bazı devlet görevlilerinin de yer aldığı ifade edildi.

 

Siyonist işgal güçlerinin Gazze'ye yönelik olarak 51 gün süren ve BM'nin sığınma yerleri olarak gösterdiği okullara varıncaya kadar sivil savunmasız insanların bulunduğu bütün her yeri hedef aldıkları saldırılarında büyük çoğunluğu sivillerden oluşan, onların içinde de kadınların ve çocukların önemli bir yekûn oluşturduğu 2159 kişi şehit olmuş, on bir bin civarında insan da yaralanmıştı. 1000'e yakın yaralının kalıcı sakatlığa maruz kalması ihtimali bulunuyor. Siyonist saldırganlar Gazze'nin tamamını hedeflerine yerleştirdikleri savaşlarında 60 bin meskûn yeri vurmuş, bunların büyük bir kısmının tamamen tahrip olmasına neden olmuşlardı.

 

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Filistin Enformasyon Merkezi

 

Filistin Yüksek Fetva Konseyi, rızkını kazanmak amacıyla veya başka nedenlerle "ribat yurdu" Filistin'in terk edilmesini eleştirerek, Filistin topraklarını terk etmenin "vatana karşı işlenmiş bir suç" olduğunu söyledi.

Yüksek Fetva Konseyi, bugün (21 Eylül Pazar) yayınladığı bildiride, Filistin halkının "ribat yurdu"nda yaşadığı zorluklardan kaçarak deniz yoluyla başka ülkelere kaçak olarak göç ettirilmesi sırasında yaşanan felaketlerin yıkıcı sonuçların habercisi olduğunu ifade etti.

Bildiride, Filistin'in mübarek "ribat yurdu" olduğu, Filistin'den göç edilmesi yerine Filistin'e göç edilmesi gerektiği belirtildi.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
‘Silahsızlandırılmayı asla kabul etmeyiz’

Katar’ın başkenti Doha’da Dünya Müslüman Alimler Birliği tarafından organize edilen “Gazze Zaferi” adlı toplantıda konuşan Filistin İslami Direniş Hareketi siyasi lideri Halid Meşal, barış müzakerelerinde, direnişin silahsızlandırılması gibi teklifleri asla kabul etmeyeceklerini belirtti.

silahsizlandirilmayi-asla-kabul-etmeyiz-

Filistin İslami Direniş Hareketi (Hamas) Siyasi Büro lideri Halid Meşal, “Müzakerelerde, Hareketin silahsızlandırılmasını asla kabul etmeyiz” dedi. Katar’ın başkenti Doha’da Dünya Müslüman Alimler Birliği tarafından organize edilen “Gazze Zaferi” adlı toplantıda konuşan Meşal, barış müzakerelerinde, direnişin silahsızlandırılması gibi teklifleri asla kabul etmeyeceklerini belirtti. Gazze Şeridi’nde kalıcı ateşkes görüşmelerinin yapılacağı Mısır’ın başkenti Kahire’de İsrail ile yapılacak dolaylı görüşmelerde kalıcı ateşkesin olmasını destekleyeceklerini belirten Meşal, Gazze’nin imar edilmesini, halkın refahı ve özgür yaşamasını temin etmek için uzlaşmaya hazır olduklarını ancak direniş hareketinin silah bırakması teklifini kesinlikle kabul etmeyeceklerini ifade etti.

MÜZAKERELER BUGÜN MISIR'DA BAŞLIYOR

Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail ile Filistinliler arasındaki dolaylı müzakerelerin bugün yeniden başlayacağı belirtildi.

Açıklamada, Mısır hükümeti olarak her iki taraf ile iyi niyet içerisinde dolaylı görüşmelerin yapılması için ev sahipliği yapacağı, masum sivillerin can ve mal kayıplarının olmaması ve kalıcı ateşkesin sağlanması için gayret sarf edeceği dile getirildi

yeni-akit

 

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

kassam tugaylarındakiler ve hamas ehli sünnet çizgisinde bildiğim kadarıyla. bu sevindirici . ortalık vahhabi denen soytarılarla dolu. bu herifler namazı bile başka kılıyolarmış. şaşkolaz olmuzlar galiba. yada canları ekşili çekiyor. tüpürmek lazım böylelerine . filistinde ayrılıkçı 22 tane ayrıayrı siyasi parti oldugunu duymuştum. saçmalık gelmişti bana halada öyle geliyor.... siyonist köpeklere karsı niçin birleşilip tek yürek tek bilek olunmaz anlamıyorum. Ama bu adamlar ve diğerleri aslan gibi mücadele etti ve cenneti kazandılar inşallah. ben burdaki müslümanlara.... kendi ahmak hallerimize üzülüyorum . ordaki ölenler şehit inşallah. yaralı olanlar tabiki ayrı bi can sıkıyor tabi o başka mesele. Allah siyonistleri kahretsin... arap dostlarınıda kahretsin

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
KUDÜS - Yahudiler için yılbaşı kabul edilen “Roş Haşanah” tatili sebebiyle Müslümanların Mescid-i Aksa’ya girişine izin vermeyen İsrail askerleri, Filistinlilere müdahale etti.
Müslümanlara izin vermeyen İsrail, 2 bakan ve 90 kişilik Yahudi yerleşimciyi Mescid-i Aksa’ya soktu. Yasağa karşı çıkan Filistinlilerle İsrail askerleri arasında arbede yaşandı. Aralarında yaşlıların da bulunduğu Filistinlileri tartaklayan askerler, gazetecilere de müdahale ederek Aksa’nın kapısından uzaklaştırdı.

Burada, Mescid-i Aksa Müdürü Nacih Bekirat, yaptığı açıklamada, aralarında İskan ve Yerleşim Bakanı Uri Ariel ile İç Güvenlik Bakanı Yitzhak Aharonovtich’in de bulunduğu 90 kişilik grubun, İsrail askerlerinin kontrolünde sabah saatlerinde Aksa’nın avlusuna girdiğini belirtti. Grubun, El-Meğaribe Kapısı’ndan girişi sırasında Filistinliler tepki gösterdi. Gerginlik yaşandığını aktaran Bekirat, İsrail polisinin plastik mermi ve göz yaşartıcı gazla müdahalesinde çok sayıda Filistinlinin gazdan etkilendiğini veya yaralandığını ifade etti.
BÖLME PLÂNI
İsrail polisinin Mescid-i Aksa kapılarını tuttuğunu ifade eden Bekirat, Filistinlileri, İsrail’in Aksa’yı “zaman ve mekan olarak bölme planı”na karşı daha duyarlı olmaya çağırdı.

MESCİD-İ AKSA’DA İSRAİL ZORBALIĞI
Öte yandan, görgü tanıklarının anlattığına göre, Mescid-i Aksa’nın El-Meğaribe Kapısında toplanan Filistinliler, yerleşimcilerin girişine engel olmaya çalıştı. İsrail askerleri Filistinli gruba ses bombası ve gözyaşartıcı gazla müdahale etti. Çıkan olaylarda bazı Filistinliler yaralandı.

Yahudiler için yılbaşı kabul edilen “Roş Haşanah” tatili nedeniyle İsrail askerleri, 45 yaş altı kadın ve erkek Filistinlilerin girişlerine önceki günden bu yana izin vermiyor.

Geçen yıl da İsrail yönetimi “Roş Haşanah” nedeniyle ilan ettiği 3 günlük resmi tatil boyunca Mescid-i Aksa’ya girişlere sınırlama koymuştu. Bazı aşırı Yahudi grupların tatil sırasında Aksa’ya topluca girme yönündeki çağrıları Filistinlilerle, İsrail askerlerini karşı karşıya getirmişti. Aksa’nın kapısında toplanmaya başlayan Filistinlilerin tepkisi üzerine İsrail askerleri geri adım atarak kapıları ziyaretçilere açmış ve camiye girişlere yeniden izin vermişti.
yine-israil-zorbaligi-h1411582508.jpg

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

 

Türkçe Filistin'de seçmeli ders olacak

Filistin Eğitim bakanlığı ve TİKA arasında imzalanan protokolle ülkedeki okullarda Türkçe dersi verilecek.

Filistin’in Ramallah, Nablus ve Cenin kentlerinde seçmeli Türkçe derslerinin verilmeye başlanacağı bildirildi. Filistin Eğitim Bakanlığı ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) arasında imzalanan anlaşmayla Batı Şeria'nın Ramallah, Nablusve Cenin kentlerinde seçilen 3 pilot okulda seçmeli Türkçe dersinin çok yakında verilmeye başlanacağı belirtildi.

Filistin Eğitim Bakanlığı'ndaki Müfredattan Sorumlu Eğitim Müdürü Halud en-Nasır, kitapların temin edilir edilmez eğitime başlanacağını dile getirerek, "Eğitim Bakanlığı'nın imzaladığı anlaşmaya göre, Türkçe dersleri 7'inci sınıftan 10'uncu sınıfa kadar haftada 3 kez olmak üzere verilecek. Öğretmenler hükümet okullarındaki talimat ve kanunlara uyacak. TİKA pilot okullara kitap desteğinde bulunacak, öğretmenlerin eğitimini üstlenecek ve maaşlarını ödeyecek" dedi.

Nasır, öğrenciler arasında yapılan ankete katılan 120 öğrenciden 111'inin Türkçe dersi almak istediğini söyledi.

 

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

filistin bizim kardeşimiz. ve tüm müslümanlar. ama ben onları ayrı seviyorum . bu haber iyiye işaret

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
İtalya’nın Başkenti Roma’da Filistin’e Destek Yürüyüşü

[ 28/09/2014 - 02:05 PM ]

foto-arsiv_uluslararasi_gosteriler_romay

İtalyanlar, Filistin'e destek için yürüdü.

Filistin Enformasyon Merkezi

 

Dün İtalya’nın başkenti Roma’da Filistinlilere destek ve İtalyan hükümetinin işgal rejimiyle yaptığı askeri işbirliğini protesto etmek için yürüyüş düzenlendi.

İtalya’daki Filistinlilerin düzenlediği etkinliğe binlerce İtalyan vatandaşı katılırken, Republica Meydanı'nda toplanan kalabalık daha sonra Santi Apostoli Meydanı'na kadar yürüdü.

“İsrail işgaline son”, “Filistin’e özgürlük” yazılı dövizler altında yürüyüşe geçen aktivistlerin sık sık, "Filistin’den elinizi çeki", "İsrail suçludur" sloganları atmaları dikkat çekti.

Gösteriyle ilgili bilgi veren koordinatörlerden biri, ülkenin her tarafından yirmi binden fazla insanın iştirak ettiğini belirterek, İtalyan hükümetinin İsrail ile askeri işbirliğini sürdürmesinin utanç olduğunu söyledi ve açıklamanın devamında, işgal rejiminin daha geniş platformlarda boykot edilmesi gerektiğini savundu.

7 Temmuz’da Gazze’ye açılan ve 51 gün süren savaşta işgal güçleri 2157 kişiyi şehit etti, 11 binden fazla kişiyi yaraladı, 9 bin evi tamamıyla ve 8 bin evi ise kısmen tahrip etti.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

gazzede hayat ! böyle devam ediyor.....

 

BU NASIL BİR DÜNYA HİKAYESİ ZOR---------------

fft81_mf2316389.Jpeg

 

MEKANI BİR SATIH, ZAMANI VEHİM--------------------

gazzeden_esim_8_aylik_hamileagliyorbize_

 

BÜTÜN BİR KAİNAT MUŞAMBA DEKOR-------------

BÜTÜN BİR İNSANLIK YALANA TESLİM--------------- N-F-K

 

1406187135_gazze-3.jpg

 

 

 

BÜTÜN BİR İNSANLIK YALANA TESLİM BÜTÜN BİR İNSANLIK YALANA TESLİM-

 

 

BÜTÜN BİR İNSANLIK YALANA TESLİM-

 

BÜTÜN BİR İNSANLIK YALANA TESLİM-

 

BÜTÜN BİR İNSANLIK YALANA TESLİM-

 

BÜTÜN BİR İNSANLIK YALANA TESLİM-

 

BÜTÜN BİR İNSANLIK YALANA TESLİM-

 

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Hamas Savaşta Gerçekten Zafer Kazandı mı?

[ 27/09/2014 ]


Filistin Enformasyon Merkezi- Muhaymir Ebu Sa’de


İsrail’in Gazze’ye karşı başlattığı 51 günlük barbar ve vahşi savaş geride 2100’den fazla ölü, 11 binden fazla yaralı bıraktı. Şehri imarı yılları alacak şekilde tahrip etti.


Siyonist işgal rejiminin altı yıl içinde Gazze’ye karşı başlattığı üçüncü savaşın ardından birçok Filistinli savaşın nedenini, bu şekilde devam etmesini sorguluyor ve sıkıntılarını artırmayacak bir anlaşmaya varılmasına dair umutlarını dile getiriyor.


Filistin siyasetinde öne çıkan ve ilk sıraya oturan Hamas böyle bir çözümü sunabilir mi?


Son savaştan önce Hamas siyasi olarak yalnız kalmıştı. Müttefikleri olan Suriye, İran ve Hizbullah’ı kaybetmiş, en büyük zararı da Mısır’da Müslüman Kardeşler'e ve Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye yapılan darbeyle görmüştü. Mısır kapısının kapatılmasıyla hayat damarı kesilmiş, gıda, yakıt ve silah edinme yolları büyük ölçüde darbe yemişti.


Mısır’da meşru yönetime darbe yapan Abdulfettah Sisi liderliğindeki Mısır ordusu Hamas’a karşı acımasız davrandı. Sina’da ordu birlikleriyle asi cemaatler arasındaki çatışmalardan kendisini sorumlu tuttu. Düşmanlıkta o kadar ileri gitti ki Gazze-Mısır arasındaki tünelleri bir bir yıktı ve onu dünyadan tamamıyla kopardı.


Süreçte Hamas sürekli artan bir krizin içine girdi. Gazze’deki kırk binden fazla memurun maaşını ödeyemez duruma düştü. Bir taraftan işgal rejimi, diğer taraftan Filistin Yönetimi Hamas’ın boğazını sıkmaya ve baskı kurmaya başladılar. Filistin Yönetimi'yle birlikte Haziran ayında oluşturduğu uzlaşı hükümeti ise imdadına yetişmedi.


Hamas bu haldeyken işgal rejiminin başlattığı savaşa girdi. Mütevazı imkânlarına rağmen 51 gün direndi. Bu savaşta kendini bölgesel siyasetin başına oturtmayı başardı.


Madalyonun diğer yüzüne bakarsak İsrail, ordusunun caydırıcılığını geri getirme dâhil, hedeflerinden hiçbirini gerçekleştirmedi. Hamas işgal rejiminin bütün çabalarına, engellemelerine ve baskılarına rağmen önceki savaşlarda kullandıklarına göre daha uzun menzilli füzeleri siyonist nüfusun yoğun olduğu kuzeyde Hayfa’dan Askalan’a ve güneyde de Dimona’ya kadar atmayı sürdürdü. Yine Hamas tünelleri bu savaşta çok iyi idare etti.


Bütün bu yeni taktikler, kazanımlar yenilmez ordunun imajını ayaklar altına aldı. Onun zayıf noktalarını ortaya çıkardı. Hamas savaşı bu şekilde kontrollü idare ederek Gazze’ye yakın bölgelerde yaşayan Yahudi yerleşimcilerin çoğunun bölgeden kaçmasını ve onlardan birçoğunun kendi hükümetlerini vatandaşlarını koruyamamakla suçlamasını sağladı.


Özetle Gazze savaşı var olan süreci salladı. Ancak İsrail ile Hamas arasındaki savaşın arkasındaki gizli sorunları çözemedi veya yaşanan savaşa neden olan şartları değiştirmedi. İşgal rejiminin kabul ettiği ateşkes bir önceki savaşın sonunda sağlanan ateşkesteki şartlara yakındır. İşgal rejimi o gün kabul ettiği ateşkesin maddelerini hiç uygulamadı.


İsrail şimdi Gazze üzerindeki kuşatmayı hafifletmeye ve inşaat malzemeleri ile insani yardımların bölgedeki insanlara ulaşmasına göz yumabilir. Ancak daha zor ve girift dosyalar var. Filistinli esirlerin serbest bırakılması, Gazze havaalanının ve limanının açılması bunlardan bazılarıdır ve bu konular önümüzdeki aylarda şiddetli tartışmalara sahne olacaktır. İşgal rejiminin, silahsızlandırmadan Hamas’ın taleplerine olumlu yanıt vermesine dair ufukta bir ışık görülmüyor.


Savaşta ve savaştan sonra yalnızlık duvarını kıran Hamas, bundan sonra sadece Gazze'nin imarı ve uzlaşının uygulanması konularında değil Filistin sahasındaki bütün konularda ağır sorumluluklar alacaktır.


Bütün bunlarla birlikte Hamas, İsrail’in dayattığı ambargonun kalkmasını destekleyen uluslararası camiadan İsrail’in güvenlik alanında duyduğu endişe konusunda baskı görüyor.


Daimi bir ateşkes ve barış anlaşması için iki tarafın bazı konularda taviz vermesi gerektiğini artık herkes biliyor. Bu konuda uluslararası camiaya düşen Filistin-İsrail çatışmasının sona erdirilmesinde Hamas’ın da ortak kılınmasını sağlamaktır.


Hamas direniş konusunda kendini ispat etti. Bu güç ve varlığıyla bölgede daimi bir adil barışın sağlanmasında ciddi bir katkı sağlayabilir.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
İşgal Askerleri Sabah Namazı Vakti Mescid-i Aksa'ya Baskın Düzenledi

[ 13/10/2014 ]


İşgal güçlerinin Mescid-i Aksa'ya sokmaması yüzünden birçok kişi sabah namazını sokaklarda kıldı.

Filistin Enformasyon Merkezi


İşgal güçleri bu sabah (13 Ekim Pazartesi) erken saatlerde El-Mağaribe Kapısı'ndan girerek Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi ve burada nöbet tutan cemaatin üzerine çok sayıda gözyaşartıcı bomba, ses bombası ve plastik mermi attı.


El-Aksa Vakıf ve Kültür Mirası Müessesesi, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, çoğu yaşlılardan oluşan yaralıların sayısının tam olarak bilinmediğini ve sabah erken saatlerde Mescid-i Aksa'da yaralılara olay yerinde müdahale edecek ilkyardım ekiplerinin de olmadığını söyledi.


İşgal güçlerinin sabah namazından önce Mescid-i Aksa'nın tüm kapılarını kuşattığını bildiren El-Aksa Müessesesi, elli yaşın altındaki erkeklerin ve her yaştan kadınların Mescid-i Aksa'ya girmesine izin verilmediğini, bu nedenle birçok kişinin sabah namazını Mescid-i Aksa'nın kapılarına yakın bölgelerde kılmak zorunda kaldığını, sabah namazının bitmesinden birkaç dakika sonra Mescid-i Aksa'nın kapılarının tamamen kapatılarak vahşi baskının başlatıldığını belirtti.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Savaş Yeniden Başlarsa, Kim Durduracak?
[ 29/09/2014 - 10:51 PM ]

foto-arsiv_direnis_hamas_kassamfuze_300_

 

Dr. İsam Şaver

Görebildiğimiz kadarıyla, bazı Filistinlilerin, Arapların ve Batı’nın Gazze ve Hamas’a yönelik baskıları yeniden başladı. Adamlar, savaşta İzzeddin El-Kassam Tugayları'nın ateşkesi kabul etmesi, Gazze sınırındaki Yahudilerin terk ettiklerin yerleşkelere geri dönmesine rıza göstermesi için ortaya koydukları çabaları, girişimleri ve arabuluculara yaptıkları ricaları unutmuş gibi davranıyorlar. Birçok Arap ve Batılı şahsiyet bunun için arabuluculuk yapmıştı.

Onlar önce Mısır’ın Filistin halkının şartlarına tercüman olduğunu söylediler. Hâlbuki durum öyle değildi. Başlangıçta Mısır’ın şartları farklıydı. Daha önce yazdıklarımızı burada tekrar etmenin bir anlamı yok. Mısır’ın son taslağı Filistin halkının bütün taleplerini karşılıyordu. Ancak bu kez taraflar bunu delmeye başladı. İşgal rejimi Gazzeli balıkçıları tehdit ederken, onlara saldırırken ve daha önce kabul ettiği altı millik avlanma sahasına gitmemelerini isterken, Filistinlilerin tampon bölgeye gelmelerini kabul etmezken; Arap ve Batılı ülkelerin de Hamas ile çalışmaması için uzlaşı hükümetine yönelik tehditlerini duyuyoruz. Onların tehditlerinin özellikle önceki hükümetin atadığı memurların maaşlarının ödenmemesiyle alakalı olduğunu unutmamak gerekir.

Yenilmiş Ekin Savaşı’nın son saatinin son çeyreğinde Kassam Tugayları Askalan şehrine anlamlı bir füze attı. Düşman, atılan bu füzenin önceki füzelerden daha fazla tahribat yaptığını itiraf etti. Kassam bu füzeyle düşmana yeni bir savaşın Yenilmiş Ekin Savaşı'ndan çok farklı olacağı, çıkabilecek bir savaşta kullanacağı silah ve füzelerin daha fazla öldürüp yaralayacağı ve hasar vereceği; işgal rejimi Yenilmiş Ekin Savaşı'nda 51 gün dayanmışsa da çıkabilecek bir savaşta bu kadar süre dayanmasının mümkün olmayacağı mesajını verdi.

Arap rejimleriyle Batılı ülkelerin şimdiki durum ve sürece, savaş yeniden başladığında ve Siyonistleri yeniden korku sardığında ortaya çıkacak tabloyu göz önüne alarak bakmaları gerekir. O zaman herkes kulağını ve gözünü Kassam Tugayları sözcüsü Ebu Ubeyde’nin yapacağı açıklamalara dikecektir.

Şu anda onlar Gazze’yi, direnişini ve buradaki halkın çektiği sıkıntıları görmezlikten geliyor ve yapmaları gerekenin çok azını yapıyorlar. Şartlar koşup tehdit ediyorlar. Herkesin direnişin şartlarını kabul ettiği bir sırada sizler ne yapabilirsiniz ki?

Şunu ifade etmekte yarar var:

Direniş güçleri Yenilmiş Ekin Savaşı'nda, taşıdığı zaaflar veya içinde sakladığı farklı niyetler nedeniyle hiç de güvenilir olmayan arabulucuların aracılığıyla ateşkesi kabul ederek sorumluluk aldı ve kendini riske attı.

Allah göstermesin savaş tekrar başlarsa kanaatimce direniş güçleri bu sefer arabulucu kabul etmeyecek, şartlarını basın yoluyla açık açık ilan edecektir. Herkes şartlarını kabul edinceye kadar savaşacak ve şu anda listede olmayan şartları da ekleyip önlerine koyacaktır.

O nedenle ben bu çevrelerin çok geç olmadan, Gazze ve direnişle olan ilişkilerini tekrar gözden geçirmelerini istiyorum.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Aziz kardeşlerim , Şu mübarek milletimiz İsraille uğraştığı kadar (yani fikir üretme olsun, beddua olsun, propaganda, slogan... vs. ) yerine İsraf ile ilgilenseydi ya...

Milyonlarca işsiz var. Bunlar "atıl kapasitedir" Yani israf edilen kapasitedir. Bu insanların çığlıklarını duymamak için dikkati israfın sebep olduğu başa gelen musibetlere çekmek ne alaka...

Çıkıyor konuşuyor görevliler. Yani toplumun ıslahı için görevlendirilmiş ,bunun için maaş ödenen kişiler sanki ben cumhurbaşkanıymışım gibi konuşuyor.

Eğer cumhur başkanı bensem , emrediyorum İşini yap. Yok eğer cumhur başkanı sen isen o zaman işini yap ve israftan başla vesselam.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
 

Sabri: “Siyonist Örgütlere Filistin Toprağını Satmak Kişiyi Dinden Çıkarır”

[ 27/10/2014 ]


Kudüs eski müftüsü Şeyh İkrime Sabri


Filistin Enformasyon Merkezi


İşgal altındaki Kudüs’ün Silvan beldesine bazı evlerin Siyonistlere satıldığına dair haberlerin çıkması üzerine bir açıklama yapan Kudüs eski müftüsü Şeyh İkrime Sabri, Siyonist örgütlere veya simsarlara toprak satmanın caiz olmadığını, böyle bir eylemin kişiyi dinden çıkaracağını söyledi.


Konuyla ilgili olarak bugün bir açıklama yapan Şeyh İkrime Sabri şunları söyledi: “Bu konuda verilmiş daha önceki fetvaları hatırlatmak, yayınlamak ve insanlara kavratmak durumundayız. Ev sahipleriyle arsa sahiplerine Siyonist yerleşim birimleri için Siyonist örgütlere ve cemaatlere Filistin evlerini ve arsalarını satmak için yapılan şeytanca planları anlatmak gerekir. Suç ve ihanette evini satanlarla buna aracılık edenler aynıdır. Çünkü Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: Ey İman edenler, Allah ve Resulü’ne ihanet etmeyin. Bilip dururken emanetlerinize hainlik eder misiniz?”


Daha önce 25/10/1996 tarihinde verdikleri fetvaya dikkat çeken Sabri, Siyonistlere toprak satmanın, bunun için aracılık yapmanın İslam’a göre caiz olmadığını ve haram olduğunu ifade eden fetvanın temelini Filistin alimlerinin daha önce toprak satmanın caiz olmadığını belirten fetvalarının oluşturduğunu söyledi.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
İşgal rejiminin yaş sınırlamasını sürdürdüğü haber verildi
Mescidi Aksa İbadete Açıldı Ama Polis Kuşatması Sürüyor

[ 31/10/2014 - 07:46 AM ]

foto-arsiv_kutsal_mescidiaksa_mescidiaks

Mescidi Aksa'yı ibadete açacağını bildiren işgalci polis kuşatmasını ve engellemeleri sürdürüyor

Filistin Enformasyon Merkezi

 

Siyonist işgal rejiminin dün (30 Ekim Perşembe) Mescidi Aksa'yı ibadete tamamen kapatmasına yönelik sert tepkiler üzerine bugün Cuma namazı için ibadete açılacağı bildirildi. Ancak işgal güçlerinin bu kutsal mabet etrafındaki polis kuşatmasının devam ettiği ve Cuma namazına gelenleri tek tek denetlemeye hazırlandığı, Cuma namazı konusunda yine yaş sınırlaması uyguladığı haber verildi.

 

İşgal güçlerinin Mescidi Aksa üzerindeki polis kuşatmasını sürdürmek için bu kutsal mabede çıkan cadde ve sokaklara yine çok sayıda polis gücü yerleştirdiği, kontrol noktaları oluşturduğu ve barikatlar kurduğu ifade edildi.

 

İşgal rejiminin, Mescidi Aksa'nın yıkılması ve yerine siyon mabedinin inşa edilmesi için yürütülen çalışmaları organize ettiği bilinen aşırı siyonist Yehuda Glick'e yönelik suikast girişimini bahane ederek bu mabedi tamamen ibadete kapatması Filistin'de büyük tepkilere neden olmuştu ve bugün Cuma namazı sonrasında Filistin'in genelinde protesto eylemleri düzenleneceği bildirilmişti. İşgal rejiminin Mescidi Aksa'yı yeniden ibadete açmak zorunda kalmasında da bu tepkilerin ve protesto eylemleri için yapılan çağrıların etkili olduğu tahmin ediliyor.

 

Ancak Mescidi Aksa üzerindeki hâkimiyeti tamamen gayri meşru olan işgal rejiminin, Kudüs'ü işgalinden bu yana ilk kez başvurduğu tamamen ibadete kapatma uygulaması tüm İslâm âlemine meydan okuma olarak değerlendiriliyor. Böyle bir meydan okumanın da Mescidi Aksa'nın geleceği açısından önemli tehlikeler içerdiğine dikkat çekiliyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

foto-arsiv_sahislar_hamas_seyhmuhammedta

 

Mücadele dolu bir ömürden sonra

Hamas Kurucularından Ebu Eymen Taha Hakk’ın Rahmetine Kavuştu
*******************
Filistin Enformasyon Merkezi
İslamî Direniş Hareketi (Hamas)’ın kurucularından Şeyh Muhammed Taha "Ebu Eymen" dün gece Rabbine yürüdü.
Filistin Enformasyon Merkezi'ne bilgi veren kaynaklar, uzun süredir hastalıkla boğuşan 77 yaşındaki Şeyh Muhammed Taha'nın fenalaşması üzerine hastaneye kaldırıldığını ve hastanede vefat ettiğini belirtti.
Hareketin kurucuları arasında yer alan Şeyh Muhammed Taha’nın vefatıyla ilgili taziye mesajı yayınlayan Hamas, bugün (12 Kasım Çarşamba) öğlen namazından sonra Bureyc Mülteci Kampı'nda cenaze namazının kılınacağını duyurdu.
1987 yılında kurulan Hamas hareketinin kurucuları arasında yer alan Şeyh Muhammed Taha Filistin’in Yubna köyündendir. 1937 yılında dünyaya gelen ve Gazze’de mülteci okullarında 32 yıl görev yapan Şeyh Muhammed Taha, davetçi kimliğiyle tanınıyor. Şeyh Muhammed Taha, oğlu Eymen ile birlikte Hamas ve İslamî Cihad liderleriyle 1992 yılında Lübnan’ın güneyindeki Mercu’z-Zuhur’a sürgün edildi.
Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin El-Kassam Tugayları'nın patlayıcı biriminin önemli mücahitlerinden olan oğlu Yasir 12/06/2003 tarihinde işgal güçlerine ait Apaçi helikopterinin attığı füzeyle şehit oldu.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Loading...

×
  • Create New...