Jump to content

trradomir

Çerçeve 1-2-3-4-5

Recommended Posts

Değerli n-f-k.com üyesi arkadaşlar, pek ismi bilinmese ve telafuz edilmese de üstadın önemli kitap serilerinden birisi Çerçeve serisidir. Bu seride, Üstadın, 1939'dan 1978 yılına dek kaleme almış olduğu Çerçeve başlığını taşıyan günlük fıkraları derlenmiştir. Seri, konu başlığından anlaşılabileceği gibi 5 kitaptır ve Üstadın günlük hadiseler üzerine yaptığı tahlilleri müşahede etmek ve onun bazı genel hükümlerini okuyarak feyizlenmek için tercih edilmesi, okunması gereken bir seridir. NFK-Fan adminimizin Üstaddan bölümünde açtığı başlıklardan kısm-ı azamı bu kitaplardan iktibastır.

 

Serinin birinci kitabında, Üstad'ın 25 Ocak 1939-15 Ekim 1939 tarihleri arasında kaleme aldığı Çerçeve yazıları yer alıyor. Bu yazılar, Üstad'ın, daha sonra pek çoğu Savaş Yazıları 1'e girecek olan çerçevelerini ihtiva ediyor ve genellikle, o günlerde çıkma ihtimalinden bahsedilen, neticede de patlak veren savaşın gelişimi ile ilgili bazı tespit, tahmin ve tahlilleri barındırıyor. Üstad'ın ne kadar ileri görüşlü bir insan olduğunu görüyoruz Çerçeve 1'de. II. Dünya Savaşı ile ilgili yazıların yanısıra, Üstad'ın bazı vaka-yı adiyeden gündelik mevzularla ilgili kaleme aldığı, edebi mahiyet belirten bazı lezzetli yazılarına da rastlamak mümkün oluyor bu kitapta.

 

Çerçeve 2, 18 Temmuz 1943 ile 18 Haziran 1954 tarihleri arasında kaleme alınan Çerçeve yazılarını içermekte. Bu eserdeki çerçeveler arasında uzun aralı kopuşlar mevcut, bu da kitabın daha fazla sayıda dönüm noktası etrafında oluşmasına vesile olmuş. Çok partili döneme geçişimizi ve CHP'nin en din düşmanı zamanlarını üstaddan okumanın aydınlatıcılığının yanısıra, kitabın ilerleyen kısımlarında DP iktidarının yol açtığı problemler ve idealist bir fikir adamının, mevki sahiplerini davası uğrunda nasıl yönlendirmeye çalıştığının, verdiği ulvî mücadelenin müşahhas bir misali bu kitapta taliplilerini bekliyor.

 

Çerçeve 3, 31 Mart 1956'da başlıyor ve 13 Temmuz 1965'te son buluyor. Bu eserde Üstadın DP döneminin sonlarına doğru ilerlendiği bir hengamede kaleme aldıklarını okumak mümkün. Lakin, ihtilallin ayak seslerinin duyulmaya başladığı döneme ait çerçeve yazıları bulunmadığı için, ihtilal öncesi dönemle ilgili herhangi bir yazı okuyamıyoruz; yani, 1957, 1958, 1959, 1960 tarihlerine ait herhangi bir yazı olmaması biz üstadsevenlere ahlar, vahlar ettiriyor. Bu arada, ihtilalin ayak seslerinin duyulmaya başladığı dönemle ilgili yazıları Başmakalelerim 2'den takip edebilmenin mümkün olduğunu söyleyelim ve devam edelim. 1956 Büyük Doğularında yazılan Çerçeveleri, 1965 tarihli Çerçeve'ler takip ediyor. Üstad'ın ihtilalden sonra uzunca bir süre hapishanede tutulması, ihtilalle ilgili taze yazıları okuma fırsatını elimizden alsa da ikinci kısımdaki Çerçeve'lerle ihtilalin genel bir panaromasını takip etmek mümkün olduğu gibi, ihtilal sonrası yönetim, senato, İnönü, Demirel ve diğerlerine dair fikirleri de okuyabiliyoruz.

 

Çerçeve 4, 1 Temmuz 1966 tarihindeki Çerçeve'lerle başlıyor ve 9 Mart 1978 tarihinde son buluyor. Bu kitaptaki çerçevelerin ilk kısmı, Çerçeve 3'dekilerin devamı olmasa da hadisatta ciddi bir tebeddül vukuu bulmadığından, kitapların birbirinin devamıymış gibi durduğunu söylesek hata etmiş olmayız. 1967'de kesilen ilk kısım, tarihsiz bazı Çerçevelerle devam ediyor ve 1974'teki bazı genel nitelikli çerçevelerin ardından, 1977-1978 çerçeveleriyle devam ediyor. Bu kısımda 1980 darbesini hazırlayan hadiselerle ilgili çok net tespitler göremiyoruz, fakat dikkatli bir nazar olup biteni izleyerek ihtilalin doğuşunu hissedebilir. Üstad bu çerçevelerde daha ziyade devrin siyasi aktörlerinin sefaletini deşifre etmekte, onları doğru yola iletmek için ilerlemiş yaşına rağmen dipdiri bir mücadele vermektedir.

 

Çerçeve 5, Çerçeve 4'ün tam manasıyla devamıdır; 10 Mart 1978'de başlayan yazılar 26 Aralık 1978'de son bulmaktadır. Kitabın ilk kısımları, Çerçeve 4'ün ikinci kısmının konu yönüyle devamı olsa da, kitabın son kısımlarına doğru tırmanan şiddet olaylarına dair mühim çerçevelerle karşılaşıyor, 1980 ihtilalini hazırlayan şartları tüm çıplaklığıyla izlemeye başlıyoruz. Üstad, 5 cilt ve toplamda 1300 sayfa kadar tutan Çerçevelerini, şöyle bir veda ile tamamlıyor: "- Maraş hâdiselerine dair şu anda bir kıymet hükmü belirtmekten çekindiğim ve belirtecek olursam manâların nasıl bir bomba dehşetine dönüşeceğini ve hangi tarafın ekmeğine yağ süreceğini tahminden âciz olduğum şartlar altında vaziyet açıklık kazanıncaya kadar kalemimi susturuyor ve bu ana-baba gününde başka mevzulara el atmayı da sefalet telâkki ediyorum. 'Mevlâm görelim neyler? Neylerse güzel eyler!'"...

 

İçerisinde yaşadığı dönemin hadiselerine direkt tesir etmiş olan ve aydınlık bir nesli yetiştirmenin mücadelesini tüm zor şartlara rağmen büyük bir gayretle vermiş bulunan Üstad'ın Çerçeve'lerini okumak; onu, mücadelesini ve fikirlerini tanımak için elzemdir. Temin edilsin, okunsun.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

İşte bu da birinci kitabın birinci çerçeve yazısı... Çerçeve'lerin çerçeveledikleri hakkında Üstad ne demiş, alın okuyun işte; işiniz ne?

 

 

ÇERÇEVE

 

Bu başlık altında, elim değdikçe hadiseleri çerçeveleyeceğim. Mikyasım 20 satırla 40 satır arası... Demek ki, hızlı, koyu ve toplayıcı çizgilere mahsus bir kemiyet ölçüsü üstündeyim.

 

Keyfiyete gelince :

 

Bir damlalık esansa, bütün bir denizi ıtırlandıracak bir cevher sığar mı sığar. Ama o cevher nerede? Hangi taşın altında, hangi başın içinde? İş onu bilmekte...

 

Dağdan kaç yüz odun devşirmeliyim ki, odunlar arasında 1001 tanesi, cetvel tahtaları gibi dümdüz olsun?

 

Çalı çırpı şekilleri tarzında, hesap çilesine yabancı duran gündelik laf oyunculuğuna nispetle, cetvel tahtalarındaki nizam ve şuura bağlı bir seyreklik ve değerlilik kaygısı... İddialı iş...

 

Bana sorarsanız, her şeyin dışımızda, kendisine göre bir kütlesi, bir de içimizde, bize göre bir yuvası vardır.

 

Bir döküm işi yapılırken, eritilmiş madene istenen şekli vermek için kumda oyulan yuva, o işin çerçevesidir. Hadiseler de böyle... Ruhumuzun içine, kızgın bir mayi halinde dökülürler. Orada buldukları yataklarda donarlar, mana şekillerine kavuşurlar.

 

Hani küçük ve yuvarlak işporta aynaları vardır ya; arkalarında da bir zenci resmi... Ruhumuzdaki mana yuvaları, işte o aynaların tersindeki resimde açılmış çukurları andırır. Nasıl o çukurlara minicik zıpzıpları oturtmak için çabalarsak, hadiseleri de, içimizdeki yataklarına oturtmadan tartamayız. O halde (Çerçeve), ölü bir resmin etrafındaki tahta kuşak değil, eşya ve hadiselerin ruhunu vezneden bir miyfer....

 

Hadiselerin basit kemiyet ve teşahhus aynalarına karşı, her an yüzüne geçirdiği ve her an tül tül atıp yine tel tel takındığı duvaklardan bana ne?... Dava, köpük ve dumandan ibaret çeşitli örtülerin altında, gelinin değişmez çehresini keşfedebilmekte.

 

Müthiş bir korkum var :

 

Aşınmış, porsumuş, ucuz ve laubali bir kalıp olan gündelik fıkra tabutunda harcanıp gitmek...

 

Bakalım bu korkuyla üfleyeceğim bu köhne alette yeni sesler bulabilecek miyim?

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

ÇERÇEVE 3 kitabından

 

MÜSLÜMANLARA ÖĞÜT

Müslümanlar! Mübarek Ramazanın, yerini Bayrama bıraktığı İlahi ziyafet gününde, size hayati ehemmiyette birkaç öğüt vermek isterim:

Evvela aynanın karşısına geçin ve dış görünüşünüzü inceleyin! Evvela bu halinizi değiştirin; ve cemiyet meydanında hapishane gardiyanı tarzında kol sallayanlara karşılık, hiç olmazsa kürek mahkumları gibi dolaşmayın! Ensenizi dikin, yelenizi kabartın, göğsünüzü şişirin, ve mukaddes Peygamberimizin kibirliye kibretmek sadakadır!' fermanına eş, küfre karşı ezici bir gurur tavrı takının!..

Aynı nefs emniyetini, manevi edanızla birlikte maddeniz üzerinde de göstermeye mecbursunuz. Şık, pırıl pırıl, tertemiz her çizgisinden şevk ve ümit akan kılıklarınızla küçüklük ve düşüklük hisse vermemelisiz! Şahsınızla dış ifadelere metelik vermeyeceğiniz halde, dışarıya karşı ve mukaddes gaye adına bu noktayı sımsıkı tutmalısınız. Garplı, sizi, sadece dış görünüşünüzle, kendi frakından anladığı mana içinde görmelidir. Frakı maymun gibi taşımaktan ne çıkar; onu bir şalvar içinde ve cübbe altında bile şahsiyetinize giydirebiliyor musunuz?... iş onda...

O küfür, bu günah, şu haram diye gözlerinizi, ilminizi ve idrakinizi her taraftan kaçırmak yerine, Muhyiddin-i Arabi Hazretlerinin tabiriyle mulaka küfür ve dalaletin kaynağını tanımak, 'Niçin?' ve 'nasıl?' larını bilmek ve bu ölçüyle taraf taraf nazarlarınızı projektörler gibi gezdirmek, hükmünüzü vermek, sona da çaresini düşünmek borcundasınız. Yine Şeyh-i Ekber'in ifadesiyle hiçbir ilim yoktur ki, cehlinden üstün olmasın... Hırsızlığın, kaatilliğin bile taktiğini bilecek, fakat yapmayacaksınız. Müslümanlık da budur, marifet de... Nasıl ki, kadını görmediğini ileriye süren kör, sevap iddia edemez.

Hiç değilse, Allah'ın günü mukaddesatınızı baltalayan bazı varakparelere her sabah 25 kuruşu toka etmeyecek ve toka edenlerin elini tutup çevirecek kadar dost ve düşman ayırımına ermiş olmalısınız.

En aşağı, ilk mektep kadrosunda hukuk ve kanun bilgisine sahip olmanız ve Müslümanlığın fetih ülkesinde karşılayıcı hukuk ve kanun direnmelerine hazırlıklı bulunmanız şart...

Hele siz kendi içinizde olmaya bakın; oluşunuzu tamamlayacak olanları Allah esirgemez.

Gerçek Bayramınız, gerçek bayramlarla gerçekleşsin!..

3.2.1965

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

her üstad okurunun belki de istisnasız karşılaştığı tepkilerin bir bölümünü Üstad'ın anlaşılamaması üzerine olanlar oluşturur.'çok ağır yazıyor, anlayamıyoruz, o yüzden okuyamıyoruz vs.' her nefer gücü yettiğince bu tepkilere cevap vermeye çalışıyor ama birde bu konuyu Üstad tan dinlemek en güzeli olsa gerek...Üstad çerçeve-1 kitabında vermiş gerekli cevabı.

 

KOLAY CÜMLE

 

Bazı dostlarım bana demiştir ki:

 

-Yazılarını kolaylıkla anlıyamıyoruz. Bazı cümleleri birkaç kere okumak lazım. Biraz daha hafif yazamaz mısın?

 

Bazı düşmanlarım da şöyle buyurmuştur:

 

-Ne dediği anlaşılmıyan adam! Muvaffakiyetini anlaşılmamakta arayan, zikzaklı, dolambaçlı, çetrefil cümlelerde kıymet vehmeden yazıcı!

 

Demek ki, bazı dostlarımla bazı düşmanlarım arasında yalnız nezaket farkı var...

 

Bir Fransız papazın (Poesie püre- Saf şiir ) isimli kitabı vaktiyle bütün dünyada bir sanat hadisesi kabul edilmişti. Bu kitabın ilk sayfasını açalım. Kainatı tek cümleye hapsetmiş bir vecize kadar güzel bir söze rastgeliriz:

 

"Dümdüz, çırçıplak, apaydınlık bir vuzuhla konuşan insanlara dikkat ettim. Her defasında karşımda bir APTAL vardı."

 

Akıl hastalıklarına dair bir kitapta da, bir delinin ağzından çıkmış şöyle bir cümle gördüm:

 

"Mavi hattın üstündeki sebep"

 

Papazın sevdiği girift cümle acaba bu muydu?

 

İçi hayat dolu cümleyle, illetli bir kafanın deprenişi arasındaki fark inceliğini sezmek, o kadar zor olmasa gerek...

 

Bir odada ışıkları kıstıkça mesafeler ebedîleşir, ışık büsbütün söndürülünce mesafe kalmamıştır; ayni fark...

 

Dik bir yokuş karşısında dizlerimizin, ağır bir hindi dolması önünde midemizin, çıkacağı kapıyı bulamıyan şaşkınlar arasında sinirlerimizin yorgunluk hakkını kim teslim etmez? Fakat fikrin yorduğu insanları ister istemez mazur görürken için için ağlıyorum.

 

Bu zavallılara bütün bir kainattan mahrum oldukları söylense acaba anlaşılır mı?

 

(1939)

 

 

not:aynı yazı forumumuzda bir başka başlıkta yer alıyor ama hangi kitaptan alındığının da bilinmesi açısından iyi olacağını düşündüm.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

BD artık bu kitapları 6 cilt halinde basıyor. Benim gibi '6. ciltte yeni çerçeveler vardır, du şunu da bi okuyayım' diye atlamayın diye yazıyorum. 6. ciltteki yazılar bu başlığın ilk mesajında bahsedilen 5. cildin içeriğiyle aynı. Sadece sonuna birkaç tane daha çerçeve eklenmiş, o kadar. Daha önceki Çerçeve'lere de bazı ekler yapılmış.
Bu arada bir not olsun, yarın birgün birisi gelir okur. Çerçeve'leri Üstad'ı yeni okumaya başlayanlara tavsiye etmiyorum, kitapları kendini Üstad'da derinleştirmek isteyen ve bazı temel eserleri okuyup Üstad'ın fikriyatıyla tanışan kimselerin okumasının daha faydalı olacağı kanaatindeyim. Aksi korkarım kırkı çıkmamış bebeye çiğköfte, ateiste tadil-i erkân, Kılıçdar'a parti başkanlığı sunmak gibi ayarsızlık olur vesselam.

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Ben Buyum!

 

Devrimiz, ideolocyaların kıyamet günü. Bu devirde eline kalem almak cesaretini gösteren her insan, yapacağı en beylik teşbih ve kullanacağı en ucuz nükteyi bile, herkeşçe malûm bir dünya görüşünün ölçülerine dayamak zorundadır.

 

O yazar, bu çizer; bu susar; o atar, bu tutar; nedir bu curcunanın temeli? Cızır cızır öten kelemlere:

 

_Dünya görüşünüüz nedir?

 

diye sorulsa acaba kaçı cevap verebilmek iktidarında? Muallakta fikir, muallakta sanat, muallakta cemiyet, anladığım nesne değil.

 

Bunun içindir ki ben, okuyucularımın bilmece halledercesine her yazımdan kesecekleri parçaları yanyana ekleyip kafamı meydana getirmelerini beklemeden, ne olduğumu haber vereceğim. Bu haber verişler, kitaplık davalara serlevha koyar gibi, en son hulâsa hadlerine kadar indirilmiş fikir başlarıdır.

 

Ben buyum:

 

1. Asyacı (Kopya Avrupacılığına zıd)

 

2. Aşırı milliyetçi-Anadolucu (Milliyet dışı telakki sistemlerine zıd)

 

3. Ruhçu (Maddeciye zıd)

 

4. Maverâcı (Softaya zıd, dinsize zıd)

 

5. Şahsiyetçi, keyfiyetçi (Başıboş ferd haklarına zıd, standart ölçülere zıd)

 

6. Mülkiyette tahdidci (Büyük ferdi sermayeciliğe zıd)

 

7. Sanat, fikir ve ilimde tecridci-safiyetçi (Köksüz ve kabataslak teşhis sistemlerine zıd)

 

8. Kafa ve ruh mümtaziyeti bakımından sınıfçı (Antidemokrat)

 

9. Tek görüş etrafında müdaheleci (Antiliberal)

 

Bugünkü dünya rejimlerine nisbetle öz:

 

Hususi bir görüş zaviyesinden antikomünisti antifaşist, antiliberal.

 

İşte benim ana hatlarım! Bunları fikir namusu zoruyla ve serlevha ağzıyla bildiriyorum. Tâ ki beni okumaya ve aramaya zahmet edenler, hücrelerimi bu anahtarlarla açsınlar. Böylece (Ne) olduğunu haber veren ölçülerin, (Nasıl)ın mimarisi üzerinde, mısradan destana ve fıkradan kitaba kadar hak sahibiyim.

 

1 Mayıs 1939

 

Çerçeve, s.21-22

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Bağlantı

 

Varlık, hudutsuz girift bir ağaçtır; ve Sen , Sen Kâinatın Efendisi, onun , hudutsuz girift köküsün!

Bir köke bağlı gövde … Bu gövdeye bağlı kalın dal… Kalın dala bağlı ince dal… İnce dala bağlı yaprak… Yaprağa bağlı ana lif hattı… Ana lif hattına bağlı şube çizgisi… Şube çizgisine bağlı küçücük bağlı minicik böcek…

Ben de buyum! Bütün insanlık budur! Ve böyle bir böcek olmaktan üstün pâye yoktur!

Böcekler, böcekler! Üşüsün yapraklara! Ve küçücük çıkıntı noktalarını tutun! Şube çizgisi, ana lif hattı , yaprak , ince dal, kalın dal, gövde derken , işte kök!..

Bu hesabı yapabilen , bu nisbeti kurabilen ; merkeze doğru namütenahi tek ve muhite doğru namütenahi dağınık bağlantı nizamına tutunabilendir ki, ebediyen kurtulmuştur!

Böcekler, böcekler! Üşüsün yapraklara ! Âdem Peygamber ‘den Mehdî’ye kadar gelecek bütün insanlık hesabına, o mukaddes kökün beslediği ağaçta , yaprak yaprak , her ferde mahsus birer çıkıntı noktası mevcut… Güneşin doğmasıyla batması arasındaki fani ve serseri böcek hayatından kurtulmak istiyorsanız, üşüsün, üşüsün!..

 

101 Çerçeve III

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Göz Yasağı

 

Çakır, elâ ve siyah gözünü , Cumhuriyet lirası gibi yusyuvarlak açar ve karşısındakine diker. Zavallı karşısındaki, öfkelenir, sinirlenir, ezilir büzülür, terler sıkılır, fakat ağzını açıp da bir şey söyleyemez. Ne desin yani?

 

_Efendi, ne bakıyorsun mu?

 

desin.

 

Cevabı hazırdır:

 

_Göze yasak mı var?

 

Yoldan bir kadın geçerken, teftiş gören asker gibi, başıyla 180 derecelik bir daire çizer ve kadının topuğundan saçlarına kadar,gözlerini sokmadığı yer bırakmaz. Zavallı kadın ne yapsın yani? Dönüp de bu kûstaha iki tokat mı aşketsin? Göze yasak olur mu hiç?

 

Evinize misafir gelir, tahtakurusu yuvalarına kadar gözüyle her deliğe girer.

 

Hulâsa bakar, her şeye bakar, bakar oğlu bakar. Başvekil olursanız, yüzünüze menfaati için, mûbaşir tarafından takip edilirseniz zevki için bakar. Hele mümkün olsa da birini ameliyat masasında, teneşirde, idam sehpasında seyredebilse.

 

Hep aynı mazeret: Göze yasak olmaz.

 

Halbuki en büyük, en ince ve en güzel yasak budur: göz yasağı. Göz yasağını anlayabilmek , derin bir terbiye ve kültür işidir.

 

Çerçeve, s. 135-136

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Havada Donan Şimşek

 

Nerede ki, kımıldanma, silkelenme, davranma yoktur ve nerede ki, gevşeme, uyuşma, donup kalma vardır; orada örümcek hazır. Hemen, Hakkın icra memuru gibi gelir ve hareketsizliğin kapısını mühürler…

 

Fatih Sultan Mehmed, yenilerin yenisi ve hareketlerin hareketlsi bir dava ve iman heykeli tavrıyla, gevşek, uyuşuk ve donuk Bizans’ın larşısında fısıldamıştı:

 

“_Kayserin sarayında, perdedar, örümcek olmuş…”

 

Yıkılan kaç medeniyet şekli tanıyorsanız, biliniz ki, kalplerinin içindeki hareketsiz saat rakkasiyle, adalelerinin altındaki cansız sinir düğümleri arasında örümcekler ağ çektikten sonra o hale gelmişlerdir.

 

Aşk ve iman olmayan yerde hamle ve hareket, su bulunmayan yerde kayıl gibi bir şey…

 

Ateşi gül bahçesine çeviren mübarek ayak… Deryayı, karşılıklı iki sıra asker gibi açan kudretli asâ… Ölüyü dirilten ilahî nefes. Ve kameri ikiye bölen mukaddes parmak… Ve bunların ucundaki hamle ve hareket şimşekleri… Bütün akıcılık ve fışkırıcılığın mihrakı onlardır…

 

Tarihin sahifelerini bir taraftan örümcekler, bir taraftan şimşekler çevirir…

 

Bize gelince:

 

En keskin ve parlak şimşekten başka bir şeyi olmayan İslam ruhunu o hale getirmiş bulunuyoruz ki, bu şimşek, kırık ve zikzaklı bir sopa gibi gökte donmuş ve onun her köşesini birbirine örümceklerle bağlamış bulunuyor.

 

Halimize bakalım da, domuz kafalıların bize örümcek beyinli demelerine kızmayalım!..

 

101 Çerçeve III, s.76-77

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Necip Fazıl İle Geçmişe Yolculuk

 

 

Geçmişe yolculuk!..

 

Bu pazar günü sizlere Rahmetli Üstad Necip Fazıl Kısakürek'ten bazı alıntılar aktarmak istiyorum. Kütüphanede kitaplarda bakarken Üstadın 1939 yılında yayınlanan yazılarının biraraya getirildiği ve 1985 basımı ÇERÇEVE 1 kitabı elime geçti. Şöyle sayfalarını karıştırırken geçmiş gözümün önünden geçti. Üstad üslubu ve fikri yoğunluğu ile beni benden alıp uzaklara götürdü. ÇERÇEVE1'i yeniden okumaya başladığımda kısa kısa notlar almaya başladım... Bu notlar beni köşemi bu pazar Üstad'a ayırmaya itti. Okudukça Üstad'ın yerinin doldurulamadığını, bundan sonra da kolay kolay doldurulamayacağını düşündüm... O'nu özlemle, saygıyla ve rahmetle andım.

 

Şimdi sizleri Üstad'ın ÇERÇEVE1 başlığı altında toplanmış ve 1939 yılına ait yazılarından alıntılarla başbaşa bırakmadan önce toplum olarak bundan 70 yıl öncesi ile bugün arasında pek bir değişiklik olmadığına dikkat çekmek istiyorum.

 

Şimdi sizleri Üstad ile başbaşa bırakıyorum:

 

NÜKTE HASTALIĞI

 

Hak ve hakikat kutbuna bağlı bir mizacın, arada bir, biber ve hardal gibi nadir bir lezzet kaygısiyle yerli yerine oturtacağı, sınır tanıyan nükteler başımızın tacıdır. Fakat nükte hastaları, biber ve hardal nevinden şeyleri, hem de taklidi ve adisiyle, fikir yemeği içinde değil, yemek yerine, tencere ve karavanayla önümüze süren kalpazanlardır.

İSTİHZA

 

İstihza, iman eksikliğinin en şaşmaz delilidir.

MAZİYİ RED

 

Kökünü beğenmeyen dal ve dalını benimsemeyen meyve olmadan çürüyecektir.

 

DEDİ-KODU

 

Dedi-kodu, çekiştirmeden farklıdır. Dedi-kodu yapan, bahsettiği şahsın lehinde mi, aleyhinde mi belli değildir.

 

Şahsiyetsizlik ve kifayetsizliğin şaşmaz markası dedi-kodu kaabiliyetidir.

 

Davası olmayan fikir işsizi, yalnız dedi-kodu yapar.

 

DALKAVUK

 

Dalkavuk bir nevi uyuz kayışıcısıdır. O kaşır ve sırtı kaşınanın yüzü tatlı gevşeklikle sarkar. Eski dalkavuk bunu gayet hünerli ve girift aletlerle, göze göstermeyerek yapar, böylece efendisinin kaşınan uzuvlarını ve kaşınma ayıbını gizleyebilirdi. Bugün hem bu uzuvlar meydanda, hem de fiil açıktadır.

 

Saygı ve bağlılıkla bu işi nasıl birbirine karıştırabiliriz? Birinde aşk ve fedakarlık vardır, öbüründe korku ve tamah...

 

DİSİPLİN NEFRETİ

 

Disiplin, her oluşun; toprak altında pişe pişe elmas olmaya giden kömürden kalb içinde yana yana insan olmaya giden natık hayvana kadar her olmuşun, üstün hakikat yolunda fetih sırrını gizleyici usul şartı.

 

Büyük disiplin, Büyük Cihadın namzetleri içindir. Büyük cihad, milyonluk orduların milyonluk ordularla cenkleşmesi değil, tek kişinin kendi nefsiyle savaşıdır.

 

Aşk ve hakim fikir bulunmayan yerde disiplin olmaz; ve ortalığı, bir tekmeleme, çifteleme, anırma, böğürme, toz dumandır kaplar, gider...

 

KISKANÇLIK

 

Yüzümüzün, merhemsiz, sargısız, peçesiz çıbanı...

 

SAYGISIZLIK

 

Aşksızlığın, imansızlığın, ölçüsüzlüğün sefaletini ifşada, saygı eksikliği, ne hassas bir barometredir!. Gıdasız kalınca kendisini sömüren mideler gibi, aşksız ve imansız ruhlar, ulvi kıymetlendirmelerden mahrum kalır kalmaz, kendilerini ve muhtaplarını, her türlü şahsiyet nakışlarını yiyen bir laubalilik kezzabında eritmekten başka bir çare bulamıyorlar ki...

 

Abdulkadir Özkan - Milli Gazete

 

2008-11-30

 

http://www.n-f-k.com/nfkforum/index.php?/topic/8056-necip-fazil-ile-gecmise-yolculuk/

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

"İstihza, iman eksikliğinin en şaşmaz delilidir."

 

Mümin-Kafir'de de, istihza kafire ait bir meziyettir manasında bir cümle vardı. Bir iki baktım orijinalini bulamadım.

 

Neden istihza?

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Hemen cevap verelim efendim, elfaz-ı küfür bilindiği üzere dörttür. Bunlar istihza, istinkar, istihfaf ve istihkardır. Üstad'ımız buna işareten iman eksikliği demektedir. Mesela kurani ayettleri düşündüğümüzde hani müşrikler diyorlar un ufak olmuş kemikler mi tekrar dirilecek gülüp alay ediyorlar. Bu ona misaldir mesela. Ama Rabbimiz ne buyuruyor, "Düşünsen hiç yoktan yaratmak yaratılmış bir şeyi tekrar yaratmaktan daha zor değil midir?" "Yine mi inanmayacaksınız?"

 

Muazzam bir diyalog geçer..

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Düzelteyim, Mümin-Kafir'den "küfrün hüneri" şeklinde hatırladığım vasıf müstehzilik değil, şaşırıtıcılık vasfıymş.

...

-Öyleyse niçin şaşırtıcı oluyorsunuz?

-Karşımda nefs muhasebesine malik bir insan bulamadığım için ister istemez böyle oluyorum. O zaman da, asıl küfrün hüneri olan şaşırtıcılık belki bana da sıçrıyor ve kelimelere var kuvvetimle abanmamı gerektiriyor.

...

Bu ayrı bir sual olmalıydı.

 

Herhangi bir şeri meselede istihzai bir beyan Allah muhafaza küfre götürür, kabul. Fakat üstadın "İSTİHZA" başlığı ile kaleme aldığı yazıdaki istihzayı, parantezlenmiş, "şu şu şu husustaki istihza" şeklinde sınırlandırılmış bir istihza olarak algılamadım.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Çerçeve 1'den

"Tek kelimeyle fikir öfkesi, kıymet hükümlerimizin hamle ve irade kaynağı... Onsuz fikir, duvarda veya sandıkta, evde veya dükkânda, kalabalıkta veya tenhada, ikide bir ötmekten başka hikmeti olmayan aptal bir guguklu saattir." (Fikir Öfkesi)

"Gümrük yanlız iktisadi faktörlere bağlı, ve yanlız (Coty) firmasının kokularına karşı değildir." (Matbuat Davası)

“İşi gücü klişe ezberlemekten ibaret bir ham softayla, hakiki ve derin iman sahibi arasındaki fark! Hakiki ve derin iman sahibinin ulvî meseleleri vardır, yobazın da takur tukur bir sürü klişesi. Hakiki ve derin iman sahibi her hangi bir din kanununu, istiridyenin içindeki inci gibi kullanır, yobaz da istiridye kabuğu gibi." (Cehil taarruzu)

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

HIRSIZ, POLİS VE KOMÜNİST




Polis meydandadır; hırsız gizli...

Polis cemiyetin kötüye karşı nefret ve şiddetini temsil ettiği için apaçık iş görür. Bu âşikarlığı ifade için de üniforma giyer ve gece fenerlerinin altında kolunu salaya sallaya dimdik gezer. Çünkü hak ve kuvvet akar sular gibi açık ve her yana diktiği nöbet kulübeleri ve karakollar da, çeşmeler ve sebiller kadar boldur.

Hırsız, polisin belli olduğu derecede gizlidir. İnsanların, evlerine hava ve güneş girsin diye açtıkları pencerelerden girer ve duman çıksın diye kurdukları bacalardan süzülür. Bu bakımdan hava, ışık ve dumandaki esnekliği andıran bir çevikliği, bir fevkaladeliği vardır.

Daima tabiinin üstündeki tecellilere aşık, daima hakikatin maverasına hasretli, daima esrarlının vaadettiği ihtimale tutkun insan ruhu, gizliyi nerede bulursa alakalıyı ve cazibeliyi orada bulur.

En basitinden, en giriftine kadar her insan için bu böyledir, ama olgun insanla ham insan arasında şu fark vardır :

Olgun insan, gayesi öz cazibeden ziyade evimizdeki kilimden başka bir şey olmayan hırsızın iç yüzüyle, vazifesi tutmak ve cezalandırmaktan başka bir şey olmayan polisin cazibeden vareste dürüst çehresini görebildiği halde, ham insan, cazibesi hilesinden doğma hırsızı bir kahraman ve cazibesizliği vazifesinden gelme polisi bir aciz farzeder.

Bilmez ki, hırsızdaki bütün fevkaladelik, aslının değil tarzının eseridir. Çarşı ustalarının ihtiyar Amerikalılara yutturmak için bir saniyede yaptıkları on bin senelik tarihi taşlar taklidinden daha adi olan bu zanaat hilesini ne kadar anlatsanız yine tesirini kuş beyninden söküp atamaz.

Komünistin doktrinleriyle şu anda işimiz yok.. Yalnız onu büyük ve bilgisiz kalabalığa sempatik göstermekte doktrinlerinden çok fazla iş gören bir makyaj oyununu işaret etmek istiyoruz.

Üstü çöp ve mısır koçaniyle dolu Haliç akıntıları gibi bir yerde ancak hafif insanları sürükleyen menfi bir cereyan gördünüz mü hemen dikkat ediniz!

Etrafa yaydığı cazibe dalgası, mayasındaki güzellik ve doğruluk cevherinden mi, sırtındaki fantamo elbisenin büyüsünden mi geliyor?

27 Ocak 1939


Share this post


Link to post
Share on other sites
 

"Şimdi Avrupa'ya dışından baktığımız zaman orada, ezeli ve ebedi iman, irade, ahlak, nizam, gençlik, huzur ve şevk kıymetleri yerine, şüphe uyuşukluk, hile, karışıklık, ihtiyarlık, rahatsızlık ve kasve afetlerinden başka bir şey göremiyoruz.

Tarihleri, doğuşları ve ruh mayaları bakımından Avrupa camiasının dışında olup da kendilerine yeni köklü ve şahsiyetli bir tekevvün arayan milletlerce bugün, Avrupalı olmamak şerefi haykıran bir gün. Kendi hesabıma diyorum ki, Avrupalı olmamanın şerefi bana yeter."

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Ben buyum:

1) Asyacı. (Kopya Avrupacılığına zıd, Avrupa emperyalizmasına zıd)

2) Milliyetçi – Anadolucu. (Milliyet dışı telâkki sistemlerine zıd)

3) Ruhçu. (Maddeciye zıd).

4) Maverâcı. (Softaya zıd-dinsize zıd).

5) Şahsiyetçi – keyfiyetçi. (Başıboş ferd haklarına zıd, standard ölçülere zıd)

6) Mülkiyette tahdidci. (Büyük ferdî sermayeciliğe zıd).

7) San’at, fikir ve ilimde tedrici – safiyetçi. (Köksüz ve kabataslak teşhis sistemlerine zıd).

8) Kafa ve ruh mümtaziyeti bakımından sınıfçı (Antidemokrat).

9) Tek görüş etrafında müdahaleci (Antiliberal).

Çerçeve 1 | Ben Buyum

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

ÇERÇEVE 1 | İÇİNDEKİLER

1. Çerçeve.................................................................... 5

2. Eyüp'teki Leylek........................................................7

3. Hırsız, Polis ve Komünist.........................................8

4. Hoca Kaatilleri..........................................................9

5. Taban İzi................................................................ 10

6. Yeni Radyo Münâseetiyle........................................11

7. Sanat ve Sanğat...................................................... 12

8. Fikir ve Sanat Ahlâkımız...................................... 13

9. Fotoğrafçı Vitrinleri................................................32

10. İkramiye Vebası......................................................33

11. Türk Papazı.............................................................34

12. D. Grubu Resim Sergisi..........................................35

13. Zurnalı Vapurlar......................................................37

14. Kelepçe....................................................................38

15. Vurguncu.................................................................39

16. Duran Saatler...........................................................41

17. Beyin Satıcıları........................................................42

18. Liyâkat Ölçüsü........................................................43

19. Akademya...............................................................44

20. Mebusluk.............................................................. 46

21. Anket.....................................................................47

22. Yolsuzluklar Etrafında...........................................48

23. Millet Şefi, Örnek Şef............................................49

24. Fikir Mutavassıtı....................................................50

25. Plan.........................................................................52

26. Şef Niçin Sevilir?...................................................53

27. Boş Mide Aksiyonu................................................54

28. Fikir Adamı ve Aksiyon.........................................55

29. Dedi - Dedim..........................................................56

30. Aksiyon Serisinden: İnkılâp Âbideleri (1).*...........58

31. Aksiyon Serisinden: İnkılâp Âbideleri (2).............59

32. Aksiyon Serisinden: İnkılâp Âbideleri (3).............61

33. Mistik.....................................................................62

34. Aslan, Kaplan ve Tavşan.......................................63

35.(QuoVadis?)..........................................................65

36. 1939'daHarp..........................................................66

37. Bir Ân Sonra Harp.................................................67

38. Millî Haşyet...........................................................68

39. İki Korku Mevzuu: Faşİzmave Komünizma........69

40. Faşizma.................................................................70

41. Komünizma...........................................................72

42. Yeni Kadro............................................................73

43. San Çizmeli Mehmet Ağa.....................................74

44. Hâlâ o Âbide..........................................................75

45. Adamını Kayırmak...............................................76

46. Aksiyon Serisinden: Neslimizin Kıymetlendirilmesi (1)...........................................78

47. Aksiyon Serisinden: Neslimizin Kıymetlendirilmesi (2)...........................................79

48. Türke Düşen Borç..................................................81

49. Aksiyon Serisinden: Neslimizin Kıymetlendirilmesi (3)...........................................82

50. Aksiyon Serisinden: Neslimizin Kıymetlendirilmesi (4)...........................................84

51. Babıâli ve Babıâli'de İnkılâp..................................85

52. Seyyah ve Biz.........................................................86

53. Dünya Urunu Kusacak..........................................88

54. Ölü..........................................................................89

55. Dedi - Dedim..........................................................91

56. Susuyoruz, Susuyorlar............................................92

57. Ayşe Muazzez'in Ölümü........................................94

58. Sistemli Taarruz.....................................................95

59. Sanatkârın İmtiyazı................................................96

60. Askere Giden Köylü...............................................97

61. Nesil Farkına Misâl................................................99

62. Maddî ve Manevî «Düyünuumumiye»ler............100

63. Süvarilerin Verdiği Ders......................................101

64. Belediye Reisi......................................................103

65. Ben Buyum..........................................................104

66. Ürpertici Levha....................................................105

67. Aksiyon Serisinden: Kültürlenme Dâvası (1)......107

68. Aksiyon Serisinden: Kültürlenme Dâvası (2)......108

69. Aksiyon Serisinden: Kültürlenme Dâvası (3)......110

70. Aksiyon Serisinden: Kültürlenme Dâvası (4)......111

71. Aksiyon Serisinden: Kültürlenme Dâvası (5)......113

72. Eski Harfler ve Softa........................;...................115

73. Şiirimin Madafaası...............................................116

74. Anlayana Sivrisinek Saz......................................117

75. Karikatür Albümü................................................118

76. İlimde Yabancı Mütehassıs..................................120

77. Çare......................................................................121

78. Fikir Öfkesi..........................................................122

79. Yeni Cami............................................................124

80. Aksiyon Serisinden: Çelenk ve Cenaze Marşı.....125

81. Kültürden Gaye....................................................127

82. Türkçe, Zavallı Türkçe.........................................128

83. İsimlerimiz...........................................................129

84. Arnavutluk...........................................................130

85. Diploma ve Barem..............................................131

86. Suda Yüzen Laterna............................................132

87. Bir Matbuat Dâvası...............................................134

88. Kültür İşinde Kök Mesele.....................................135

89. Hak ve Hudut........................................................136

90. Bir Mürtede Karşı.................................................138

91. Ufuk......................................................................139

92. Kor ve Musiki.......................................................140

93. Palavra ve Suret-i Hak..........................................141

94. Millî Hançere........................................................142

95. Grafik....................................................................144

96. Ye'cuc Me'cuc.......................................................145

97. Makine ve Harp.....................................................146

98. Vaziyet..................................................................147

99. Falcılık..................................................................148

100. Kestirme Yollar....................................................149

101. Şâirsiz Devir.........................................................150

102. İtalyanların Kaderi...............................................152

103. Para.......................................................................152

104. İftar Topu.............................................................154

105. Tayyare Hücumu..................................................155

106. Asfalt ve Bisiklet..................................................156

107. 12 Ada Ukdesi......................................................157

108. Mürebbiye............................................................158

109. Pijama...................................................................159

110. Küllük Akademyası..............................................160

111. Muhasebe.............................................................162

112. Cüce Ahlâkı..........................................................164

113. Deliller..................................................................165

114. Terbiye.................................................................166

115. Boğazın Pazarolası...............................................168

116. Kalem Kudreti......................................................169

117. Tahtakurusu ve Tertip Yanlışı..............................171

118. Büyük Facia..........................................................172

119. Çam Ağacı............................................................173

120. Bu Akşam Kıyamet Kopacak....,..........................174

121. Dedi - Dedim.........................1..............................175

122. Kolay Cümle........................................................177

123. Ayak Parmağı............................'...........................178

124. Okuyucularıma Hesap..........................................179

125. Bir Neferle Mülakat.............................................181

126. Kıssadan Hisse.....................................................183

127. Göz Yasağı...........................................................184

128. Yılan Hikâyesi......................................................185

129. Harp Olursa..........................................................187

130. Ameliyat..............................................................188

131. Manevra...............................................................190

132. Bir Kahraman.......................................................191

133. Bugünün Hakkı...................................................193

134. Ona Selâm!...........................................................194

135. Siyasî Manzumeler...............................................195

136. Doğru Çıkan Tahmin...........................................197

137. İslâm Ansiklopedyası...........................................198

138. Bilmece (1)...........................................................200

139. Bilmece(2)............................................................201

140. Bilmece (3)..........................................................203

141. Aksırık..................................................................205

142. Danzig..................................................................207

143. İrade ve Hâdise.....................................................208

144. Olan Oldu.............................................................210

145. İşte!......................................................................211

146. Bitaraf mı, Bertaraf mı?.......................................212

147. Istıraplı Peşrev......................................................214

148. 7'inci Gün.............................................................215

149. Son Tabiye...........................................................215

150. Sakaryayı Taklid Ediniz.......................................216

151. Büyük ütopya......................................................217

152. Vicdan Fiyatı........................................................219

153. Bu Ne İştir?..........................................................220

154. Tefessüh Vesikaları..............................................221

155. Casus....................................................................222

156. Cephelerde Hakikat..............................................224

157. Kördüğüm............................................................225

158. Dünya İhtilâli.......................................................227

159. Hâdiselerden Ders................................................228

160. Birinci Perde........................................................230

161. Mevzu..................................................................231

162. Deve ve Diyar..........................:...........................232

163. Mukabil Taarruz...................................................234

164. Esas Hükümler.....................................................236

165. Ben!......................................................................238

166. (Freud)un Ölümü..................................................239

167.Gülebilsek............................................................241

168. Din ve Sanat (1)...................................................243

169. Din ve Sanat (2)...................................................244

170. Avrupalı Olmamak Şerefi....................................245

171. Nerede?................................................................247

172. Cehil Taarruzu.....................................................249

173. Karanlık Sokakta Şarkı........................................250

174. Ya Can, Ya Cânân................................................252

175. Irkî ve Millî Vakıa................................................253

176. Harp ve Kültür.....................................................255

177. Açık Kapı.............................................................256

178. Çin İşkencesi........................................................258

179. Başıboş Şehir.......................................................260

180. Dâva Budur!.........................................................261

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Loading...

×
  • Create New...