Jump to content

Sign in to follow this  
Çilekeş

' Tohum ' Ve Anadolu....

Recommended Posts

«TOHUM» VE ANADOLU

Necip Fazıl'ın «Tohum» adlı harikasını gördükten sonra eserin felsefesi ve temsili hakkındaki fikirlerimi Tan gazetesinde yazmıştım. İçinde bir kâinat vizyonunun bütün unsurlarını taşıyan büyük kategoride piyesler, her sınıf düşünceyi ayrı ayrı mihraklarda harekete getirmek kabiliyetinde oldukları için Tohum'u bir başka tarafından anlamaya çalışmak istiyorum.

 

Necib'in eserinde Millî Mücadele sadece mazlum bir milletin emperyalizme karşı ayaklanması ve Anadolu, sadece bir istihsal perspektifi içinde mütalâa edilecek alelâde bir toprak yığını, ruhsuz ve şapşal bir tabiat parçası değildir. Zekâyı maddeden kaidesi üstüne kaskatı bir idrak cihazı gibi oturtan materyalist görüşü parçalayarak bu maddenin dibini ve ruhunu eşeleyen Necip Fazıl, silâhın silâha değil kendi muhtevasını seferber etmiş bir kahraman ruhunun bütün bir kavga endüstrisine karşı çıkarak onu nasıl mağlûp ve kepaze ettiğini göstermek suretiyle ruhun topa tüfeğe, gizlinin açığa, sırrın bedâhete, namerinin meriye, kavranmıyan yakalanmayan mahiyetin, tutulan ve dar bir idrakte zincire vurulan sathî realiteye galebesini ilân, telkin ve ispat etmiş oluyor. Bu yepyeni idealist görüşle Anadolu bir seyyah fotoğrafçının filme çektiği standardize bir dere, tepe, yayla, toprak manzarası değildir. Basit ve geçici gözün gördüğü Anadolunun altında bir de görünmeyen, hakikî Anadolu vardır. Bakınız işte, üçüncü perdede Anadolunun ezelî ifadesi, kaval, size uzaklardan bu görünmeyen Anadolunun içini söylüyor. Bu sesin mantığı materyalist mantık mıdır? Bu sesin içindeki mânanın riyaziyesini tâyin etmek kabil midir? Hayır... Bu içeri plân, çizgi, fotoğraf, dar bakışa sığmaz. Fakat Necib'in piyesinde içinden dağlar geçen göz deliğinden, içinden deve geçen iğne deliğinden daha küçük bir cevhere, Tohumun cevherine bütün bir kâinat sığar. Anadoluyu anlamak, mevzuu anlamaktır. Nitekim her şeyi anlamak da yine Tohumun beşerce mümkün olabilecek en geniş idrakine varmak demektir.

 

Peyami SAFA

Hafta Mecmuası, sayı: 4 - 1985

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Selamlar,

 

Öncelikle daha ilk günden gerçekleştirdiğiniz bu paylaşımlardan dolayı size teşekkür ediyorum.

 

Üstad, Bab-ı Ali isimli eserinde ilk tiyatro eseri olan "Tohum"dan bahsetmiş ve onun daha çok entellektüel kesimden büyük övgüler aldığını, fakat tiyatro gibi halka hitap eden bir sanat dalında entellektüelliği ön plana aldığı için pek de başarılı olmadığını söyler. Fakat sadece usül ile alakalı olan bu durum, eserin mükemmelliğini değiştirmez. Üstad, o genç yaşına rağmen, bu eserinde, tiyatro gibi olaylar üzerine kurulmuş bir sanat dalında fikirleri ön plana çıkarmayı başarmış, lâkin o dönemde onu anlayacak entellektüel bulunmadığı için, belki de tiyatroda açabileceği yeni bir çığırın önü tıkanmıştır.

 

Tavsiye ettiğim bir eserdir. Üstadın tüm eserleri gibi...

 

Saygı ve selamlarımla...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Eleştirileri ve övgüleri bir yana bırakıp bu Eseri okuduktan sonra Kendiniz Eser üzerinde düşünürseniz çok güzel ve doyurucu bir eser olduğunu anlayacaksınız arkadaşlar.

 

seLametLe

 

Sokaktayım Kimsesiz, bir sokakta

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Loading...
Sign in to follow this  

×
  • Create New...