Jump to content

SİDOMA

Bak şu Hayrettin Karaman 'a...

Recommended Posts

slm alykm arkadaşlar ukalalık telakki etmeyin ama ben seyyid ahmed arvasinin yeğeni yani abdulhakim arvasinin torunu olarak yapılan tatlı münazaraya şöyle katılmak istiyorum şimdi eski zamanda allame sıfatı iki ddalda boy gösterirdi kelam ve tasavvuf. bunların ikisi de zaman zaman çok uç tartışmaların içine girmişler ve ilginçtir büyük ölçüde birbirlerinden yararlanarak hakikate ulaşmışlardır şüphesiz bu yollar bazen bir zatta birleşmiştir de.hüccetül islam lakaplı gazali gibi k.s. yalnız iki yol asırlarca islamiyete adeta kaledarlık etmiş büyük hizmetlere imza atmışlardır. diyeceğim şu ki bu zamanda bu iki yol genellikle tek başına yeterli değildir bunların imtizacı lazımdır çünkü eskiden inkar şeklinde bir arıza binde bir sözkonusu olur ve bu da tamamen cehaletten ileri gelirdi. şimdi ise fenden dalaletten gelen müthiş hucumlara karşı zikredilen iki yolun birleşip saldırmasına ihtiyaç vardır şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır hadisi bu zamanda da kesinlikle geçerli ve katidir yalnız hadisler asla dar yorumlanmamalı ve bizim gibilere müracaat ettirilmemeli açıktır ki hadiste şeyhin illa ki bir şahıs olması lazım değildir ne kadar alim evliya varsa da hepsinin üstadı aynıdır o da malumunuz kurandır üstad ı hakiki odur. bundan hareketle kuran bütün asırlara hitap eder ki dediğiniz zatlar gerek mevdudi gerek abduh gerek nursi gerek aydın-ulema profili çizen karaman ve gülen gerekse arvasi kuranın tevessü etmesinden yani alabildiğince geniş olmasından doğmuşlardır bu zatların fikirlerine katılmayabiliriz yalnız asla asla tekfir hakkı bizde değildlir kesinlikle kafir sıfatını yakıştırmak yetkisi ne bizdedir ne de herhangi bir alimde.ve ricam odur ki bardağın boş tarafını allaha havale edelim dolu tarafından fayddalanalım bunu bile yapmıyorsak tenkit etmeyelim hüsn ü zan esastır slm ve dua ile kalın

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
slm alykm arkadaşlar ukalalık telakki etmeyin ama ben seyyid ahmed arvasinin yeğeni yani abdulhakim arvasinin torunu olarak yapılan tatlı münazaraya şöyle katılmak istiyorum şimdi eski zamanda allame sıfatı iki ddalda boy gösterirdi kelam ve tasavvuf. bunların ikisi de zaman zaman çok uç tartışmaların içine girmişler ve ilginçtir büyük ölçüde birbirlerinden yararlanarak hakikate ulaşmışlardır şüphesiz bu yollar bazen bir zatta birleşmiştir de.hüccetül islam lakaplı gazali gibi k.s. yalnız iki yol asırlarca islamiyete adeta kaledarlık etmiş büyük hizmetlere imza atmışlardır. diyeceğim şu ki bu zamanda bu iki yol genellikle tek başına yeterli değildir bunların imtizacı lazımdır çünkü eskiden inkar şeklinde bir arıza binde bir sözkonusu olur ve bu da tamamen cehaletten ileri gelirdi. şimdi ise fenden dalaletten gelen müthiş hucumlara karşı zikredilen iki yolun birleşip saldırmasına ihtiyaç vardır şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır hadisi bu zamanda da kesinlikle geçerli ve katidir yalnız hadisler asla dar yorumlanmamalı ve bizim gibilere müracaat ettirilmemeli açıktır ki hadiste şeyhin illa ki bir şahıs olması lazım değildir ne kadar alim evliya varsa da hepsinin üstadı aynıdır o da malumunuz kurandır üstad ı hakiki odur. bundan hareketle kutan bütün asırlara hitap eder ki dediğiniz zatlar gerek mevdudi gerek abduh gerek nursi gerek aydın-ulema profili çizen karaman ve gülen gerekse arvasi kuranın tevessü etmesinden yani alabildiğince geniş olmasından doğmuşlardır bu zatların fikirlerine katılmayabiliriz yalnız asla asla tekfir hakkı bizde değildlir kesinlikle kafir sıfatını yakıştırmak yetkisi ne bizdedir ne de herhangi bir alimde.ve ricam odur ki bardağın boş tarafını allaha havale edelim dolu tarafından fayddalanalım bunu bile yapmıyorsak tenkit etmeyelim hüsn ü zan esastır slm ve dua ile kalın

 

 

 

:pc:

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
slm alykm arkadaşlar ukalalık telakki etmeyin ama ben seyyid ahmed arvasinin yeğeni yani abdulhakim arvasinin torunu olarak yapılan tatlı münazaraya şöyle katılmak istiyorum şimdi eski zamanda allame sıfatı iki ddalda boy gösterirdi kelam ve tasavvuf. bunların ikisi de zaman zaman çok uç tartışmaların içine girmişler ve ilginçtir büyük ölçüde birbirlerinden yararlanarak hakikate ulaşmışlardır şüphesiz bu yollar bazen bir zatta birleşmiştir de.hüccetül islam lakaplı gazali gibi k.s. yalnız iki yol asırlarca islamiyete adeta kaledarlık etmiş büyük hizmetlere imza atmışlardır. diyeceğim şu ki bu zamanda bu iki yol genellikle tek başına yeterli değildir bunların imtizacı lazımdır çünkü eskiden inkar şeklinde bir arıza binde bir sözkonusu olur ve bu da tamamen cehaletten ileri gelirdi. şimdi ise fenden dalaletten gelen müthiş hucumlara karşı zikredilen iki yolun birleşip saldırmasına ihtiyaç vardır şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır hadisi bu zamanda da kesinlikle geçerli ve katidir yalnız hadisler asla dar yorumlanmamalı ve bizim gibilere müracaat ettirilmemeli açıktır ki hadiste şeyhin illa ki bir şahıs olması lazım değildir ne kadar alim evliya varsa da hepsinin üstadı aynıdır o da malumunuz kurandır üstad ı hakiki odur. bundan hareketle kutan bütün asırlara hitap eder ki dediğiniz zatlar gerek mevdudi gerek abduh gerek nursi gerek aydın-ulema profili çizen karaman ve gülen gerekse arvasi kuranın tevessü etmesinden yani alabildiğince geniş olmasından doğmuşlardır bu zatların fikirlerine katılmayabiliriz yalnız asla asla tekfir hakkı bizde değildlir kesinlikle kafir sıfatını yakıştırmak yetkisi ne bizdedir ne de herhangi bir alimde.ve ricam odur ki bardağın boş tarafını allaha havale edelim dolu tarafından fayddalanalım bunu bile yapmıyorsak tenkit etmeyelim hüsn ü zan esastır slm ve dua ile kalın

 

 

:)

 

 

:D

:pc:

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

gerek mevdudi gerek abduh gerek nursi gerek aydın-ulema profili çizen karaman ve gülen gerekse arvasi

Yanlış okumadım herhalde?

Bunu Abdülhakim Arvasi Hazretlerinin torunu mu söylüyor?

İnanmam...

Zamanın kutbu olan dediniz ve velimiz mevdudiye abduha teymiyyeye kafir diyor da siz aydın-ulema mı diyorsunuz?

Herhalde ben yanlış anladım.

Neyse o konuyu geçelim de ben başka birşey aktarayım size:

 

DİŞ DOLGUSU

 

Soru:

Diş dolgusu hakkında sizin görüşünüzü almak istiyorum. Bu konu hakkında bir çok cami imamı ile görüştüm ve farklı farklı cevaplar aldım. Hatta birçok ilmihali de okudum. Konu biraz sizin için basit olabilir fakat konuya bir açıklık getirebilirseniz memnun olurum. Ben hanefi mezhebine riayet eden bir kişiyim ve dişime dolgu yaptırmak istiyorum. Dolgu yaptırdıktan sonra belli mevzularda Şâfiî mezhebini taklit edeceğini okudum. Sizce dolgu yaptırdıktan sonra [gusül, abdest gibi konularda] başka mezhepleri taklit etmem gerekir mi? Dolgu yaptırmam mı uygun olur, dişi çektirmem mi? Şimdiden teşekkür eder, böyle bir konuda rahatsız ettiğim için özür dilerim.

 

Cevap:

Diş doldurmak bir tedavidir. Tedavi edilen uzvun üstünün -sargı, dolgu, alçıya alma gibi- geçici veya devamlı olarak kapatılması gerekiyorsa (tedavi bunu gerektiriyorsa) kapatılır. Kapatılırken (dolgu, sargı, alçı yapılırken) hastanın abdestli ve gusüllü olması da gerekmez. Abdestli olmak, yaranın, çürüğün, kırığın üstünü kapatırken değil, sağlam ayağa, üzerine meshetmek üzere mest giyerken gereklidir.

Diş doldurulduktan ve dolguyu korumak için üstü de kaplandıktan sonra dolgu ve kaplamanın dışı, dişin dışı yerini alır. Bu sebeple ağız yıkanırken kaplı dişler de yıkanmış sayılır. Sargı gibi kabul edenlere göre, ağza su alınca diş de meshedilmiş olur.

Bu hükümde mezhepler arasında bir ihtilaf olamaz ki siz başka mezheplere uyasınız. İhtilaf, abdest ve gusülde ağzı yıkamanın farz olup olmaması ile ilgilidir. Bizim meselemizde ağız yıkanmaktadır. Kaplamanın üstünün yıkanması veya meshedilmesi, dişin kendini yıkama yerine geçtiğine göre -ki bu konuda da ihtilaf olamaz; çünkü hüküm zarurete dayanmaktadır- kaplı dişlerle abdest alan ve gusledenin bu amelleri bütün mezheplere göre sahih olacaktır.

Eğer yaptığınız amel (abdest, namaz...) bir mezhebe göre sahih, diğerine göre bâtıl (hükümsüz, bozuk) olsaydı -müctehid değilseniz- sizin yükümlülüğünüz, aldığınız fetvaya göre amel etmekten ibaret olurdu. Bir müftü (âlim) size, "kaplı veya dolgulu dişlerle alınan gusül ve abdest sahihtir" der, siz de böyle yaparsanız artık başka mezheplere de riayet etmek gibi bir yükümlülüğünüz olmaz.

 

Lütfen diş dolgusu meselesini Üstad Necip Fazıl Hazretlerinin İman ve İslam Atlası adlı kitabının diş dolgusu kısmını okuyalım. Ayrıca Abdülhakim Efendi Hazretlerinin de bu konuda görüşü malumdur ki Üstad Efendisinden nakletmiştir.

 

Böylelikle Hayrettin Hocaefendinin çapını ve İslami derinliğini anlamış oluruz. Çünkü diş dolgusu gibi meselelerde Ehli Sünnet vel Cemaat alimleri derinlemesine fetvalar verirken böyle hocaefendilerde yukarıdaki gibi fetva verir.

O yüzden Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır. Yanlış fetva ve al sana geçersiz gusl. Namazın geçersizliği de cabası...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Selamlar,

 

seyyid ahmed arvasinin yeğeni yani abdulhakim arvasinin torunu olarak

Seyyid Ahmed Arvasi hocanın muhterem babasının da adı Abdulhakim idi. Üstadın mürşidi olan Abdulhakim Arvasi Hazretleri ile, Seyyid Ahmed Arvasi hocanın muhterem babaları farklı kişilerdir. Arada bir isim benzerliği vardır. Ki Üstadın mürşidi gibi, Seyyid Ahmed Arvasi hoca da seyyiddir.

 

dediğiniz zatlar gerek mevdudi gerek abduh gerek nursi gerek aydın-ulema profili çizen karaman ve gülen gerekse arvasi kuranın tevessü etmesinden yani alabildiğince geniş olmasından doğmuşlardır bu zatların fikirlerine katılmayabiliriz yalnız asla asla tekfir hakkı bizde değildlir kesinlikle kafir sıfatını yakıştırmak yetkisi ne bizdedir ne de herhangi bir alimde.

 

Ahmed Arvasi hoca Ehl-i sünnete bağlı idi ve ehl-i sünnet dışı reformist oluşumları yazılarında eleştirmiştir. Mesela aşağıdaki kısım kendilerinin bir yazısından alıntıdır:

 

"Serge Hutin adlı bir Fransız masonunun yazdığı 'Les Francs-Maçons' kitabının 127.nci sayfasında okuduğumuza göre İslam dünyasında masonlar Cemaleddin-i Afgani ve

Muhammed Abduh gibi 'din politikacılarını' localarına kaydederek onların eliyle 'Dini milli yapılara göre reforme ederek' alemşumul İslam dinini bozmak öte yandan Müslüman Kardeşler (Freres Musulmans) hareketi ile de 'İslam'da milliyetçilik yoktur' propagandası ile milletleri çökertmek ve bu suretle -çok kahpece bir planlar- birbirine zıt 'İslamcı' ve 'Milliyetçi' sun'i düşman kamplar doğurmak istemişlerdir." (Tıklayınız)

 

Tekfir etmek başkadır, bir kişinin sapık bir yolu benimsediğini ve onun fikirlerinin de buna bağlı olarak hatalı olduğunu söylemek başkadır takdir edersiniz ki. Burada arkadaşlarımız tekfir yapmıyorlar. İslam tarihinden beri görülen doğru yolun sapık kollarına mensup olan kimselere karşı dikkatli olunmasını istiyorlar haklı olarak. Mevdudi ve Abduh baş sapıklardır. Bu ikisi de İbni Teymiyye'nin görüşlerine bağlıdırlar. Günümüzde alim sıfatını haiz kimseler eğer bunları baz alıyorlarsa ortaya hatalı noktalar çıkıyor. Yukarıda zikrettiğiniz isimlerin arasına Arvasi hocayı da almanız tenakuz olmuş, Arvasi hoca ile Abduh'u aynı cümlede, aynı görüşte gibi gösteremeyiz, çünkü değillerdir.

 

Saygılarımla

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

niye bu saldırılar anlamıyorum kafanızı kumdan çıkarıpta bakın lütfen eksikleri bile olsa malum medya dindar insanlara saldırırken onların saldırılarına bu insanlar gögüs geriyor çok degil solun hakim oldugu yerlerde az dolaşın anlarsınız sürekli tenkit ettiginiz insanların faydasını

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Bence bu konuyu fazla uzatmayalım..Rabbim yanlışımız varsa cümlemize doğru yolu gösterip ıslah eylesin...Müminlerin arasında fitne yapmaya çalışan şeytanı kahreylesin...Ve bizi kendine layık kul,Peygamberimiz ve ashabına layık ümmet,üstadımıza layık talebe eylesin...selametle...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
 
niye bu saldırılar anlamıyorum kafanızı kumdan çıkarıpta bakın lütfen eksikleri bile olsa malum medya dindar insanlara saldırırken onların saldırılarına bu insanlar gögüs geriyor çok degil solun hakim oldugu yerlerde az dolaşın anlarsınız sürekli tenkit ettiginiz insanların faydasını

 

Selamlar,

Bu meseleyi saldırı olarak görmeyiniz. Çünkü saldırı değil. İslam tarihi boyunca İbn-i Sebe başta olmak üzere bir çok sapık İslam'a fitne sokmuş, kafaları karıştırmış, insanları doğru yoldan sapık kollara yönlendirmiştir. Bu yüzden de bir çok âlim, bu tür kişiler hakkında Müslümanları uyarmıştır. Büyük İslam âlimi, 14. asrın müceddidi olan Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri de Müslümanları uyardanlardan biridir. "İbni Teymiye dini içinden zedeleyen mülhiddir" tanımlaması da kendilerine aittir. Üstad da İslamdaki bu zararlı kişileri bildiği ve Müslümanları uyarmak istediği için "Doğru Yolun Sapık Kolları" isimli bir kitap kaleme almıştır. O kitapta, günümüzde âlim sıfatını taşıyan bir çok kimsenin kaynak olarak aldığı Abduh, Efgani, Mevdudi, İbn-i Teymiyye hakkında sapık olduklarına dair açıklayıcı bilgi vardır. Şimdi Üstad'a da saldırı yaptığını mı söyleyeceğiz? Tabi Teymiyye'yi, Abduh'u, Efgani'yi sevenler, Üstadın bu kitabından hazzetmezler ve Üstadın bu kitaptaki eleştirilerini "yanılma" olarak görürler. Bu konuda bir çok yazı mevcut.

Burada eleştirisi yapılan kişiler, yazdıkları yazılar temel alınarak bu eleştirilere tabi tutuluyorlar. Kimse, sırf eleştirmiş olmak için eleştirmiyor. Bir insan Teymiyye'yi âlim olarak tanıtıyorsa Müslümanlara, elbette ki onun hatası, zararı söylenecektir. Bu saldırı değildir.

Saygılarımla

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Herkese hayırlı günler diliyorum ve girizgahı fazla uzatmadan meselenin taa içine giriyorum. Neymiş mesele? Ortada bir kuş varmış… Bu vurmuş… Bu ayıklamış… Bu pişirmiş…. Bu yemiş… Bu da okuldan gelmiş hani bana hani bana demiş…

 

Uzun zamandır sessiz sedasız yazılanları okumaktayım hayretler içerisinde. Hayret ediyorum çünkü sorsanız 32 farzı belki de sayamayacak olanlar bile bir hüküm vermişler İslami mevzularda. Hadi 32 farzı saydınız diyelim -o zaten demek istediğim anlaşılsın diye verilmiş bir örnekti- ahirzamanda yaşadığımız düşünülürse Allah muhafaza her gün herkes sapabilecek, ayakları kayabilecek durumda. Rabbim kimseyi şaşırtmasın.

 

Girizgahı uzatmayacaktım sözde ama mecburen uzadı, her şeyi açık açık yazacağım ki benim ardımdan yazanlar bir tane laf sokup cevap beklemesinler. Sloganımız şu: anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az.

Efendim, bu sitenin adı www.n-f-k.com . Yani üstad severlerin bir şekilde buluşma noktası. Ben de üstad sever biri olarak takip etmekteyim siteyi. Fakat fark ettim ki burada üstad sevilmekten de ileriye gidiliyor. Haşa onu bir İslam alimi gibi görenler var sanki. O yapıyorsa doğrudur, o demişse biz kabul ederiz gibi tavırlar sergileniyor. Şimdi bu lafım üzerine kesin taş atılacak bana. Varsın olsun. sloganımızı hatırlatmaya gerek yok. Ben annemi babamı da çok seviyorum ama onların her dediğini kabul etmiyorum, bir şekilde kendi doğrularım da var elbette. Tıpkı bunun gibi, üstadı sevmek ayrı şey, onun davasına inanmam ayrı şey onu yüceltmek ayrı şey.. Bohem hayatından sonra elbette üstad da köklü değişiklikler olmuştur ama bu demek değildir ki üstad o hayattan sonra ermiştir. Burasını bilemiyoruz. Tek bildiğimiz üstad ne bir cemaat lideridir, ne de bir şeyh. O bir dava adamıdır.

Tüm bunları neden yazdım, amma uzadı girizgah. Benim suçum değil, her şey açık açık yazılmayınca birileri araya atlayıveriyor, sonra uğraş dur.

 

İslami konular hassas konular, hele hele şahısları tartışmak onları sapıklıkla vs. suçlamak kimsenin haddine değil. Birini sevmek zorunda değilsiniz. Ama adam dövecek gibi konuşmak, adımın imanına sövmek( sapıklıkla suçlamak sövmekten beterdir) hiçbir beşerin haddine olamaz. Madem İslami konularda bu kadar hassassınız önce başkasının kusurunu örtmeyi bilecek varsa bir kusur bunu başkasının da aklını karıştıracak şekilde ulu orta konuşmayacaksınız. Ne büyük bir sorumluluğa girdiğinizin farkında mısınız?

 

Denecektir ki bu sözler üzerine biz ne dedik, vs. vs. herkesin dediğini biiir birrri cımbızlarım yormayın beni. Dedim ya uzun zamandır takip ediyorum. Sadece bu konu değil daha çok konu var böyle. İşin ilginç yanı bakıyorum da, bir Filistin için dua istenmiş, bu kadar yorum yazılmamış, gelmiş geçmiş.. ama şahıslar tartışılacağı zaman maşaALLAH herkesde fikir çok. Peki adama sorarlar, sen kaç kitabını okudun fikir sahibi olduğun adamın ,kendisiyle irtibata geçtin mi hiç???vs. vs. daha soru çooook…

 

Umarım daha yazmayı düşünüp yazmadığım bir şey kalmamıştır. Bir daha cevap mahiyetinde bir şey yazmak taraftarı değilim çünkü. Ama atılırsa taş, geriye çiçek atmasını da biliriz. Çiçeğimiz artık kaktüs mü olur, saksıda deve dikeni mi bilemem.

 

Özellikle yönetimden istirham ediyorum, bu tip hassas konularda pek konuşulmasına müsaade edilmesin. Çünkü maalesef sadece konuşulmuyor arada birileri kendini fazla kaptırıveriyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Selamlar,

Pek tabii olarak insanlar istedikleri kişileri sevebilirler. İstedikleri kişinin sözünü doğru kabul edebilirler. Ama Abduh'tan, Efgani'den, Teymiyye'den ve bunlara bağlı insanlardan laf açılınca bu kişilerin mahiyetini anlatmak durumundayız. Ki bu ve diğer başlıklarda da yapılan bundan ibaret.

 

Üstada islam alimi, şeyh veya cemaat lideri demiyoruz, demeyiz de. Biz de onun sanat, fikir ve dava adamı olduğunu kabul ediyoruz. Ehl-i sünnet alimleri tarafından bildirilen doğruları bir de onun yazdıklarından okuyoruz. Elbette Üstad reformistlere değil, ehl-i sünnete bağlı olduğu için onun bu konuda kaleme aldıkları muteberdir. Abdulhakim Arvasi hazretleri Teymiyye için, Abduh için olumsuz yargı belirtiyorsa biz kabul ederiz, bizim için o mübareğin sözü kıymetlidir. Burada yazı yazan arkadaşlarımız bu insanların neden sapık olduklarını anlatıyorlar, izah ediyorlar. Zaten eleştirisi yapılan kişinin yazısı üzerinden yapılıyor bu eleştiriler. Yani her şey ortada. Siz neyi kabul etmediğinizi, neden bu insanların sapık olmadığını anlatabilirsiniz. Böyle bir hakka sahipsiniz. Kaç kitabını okudun, kendisiyle irtibata geçtin mi demek meseleyle alakası olmayan şeyler. Buyrun söyleyin bu insanların neden sapık olmadıklarını. Biz neden sapık olduklarını anlattık. İsteyen kabul eder, isteyen etmez, herkesin kendisine kalmış. Siz Teymiyye, Efgani, Abduh hakkında ne düşünüyorsunuz? Onların da faydalanılacak tarafları olduğuna inanıyor musunuz sayın qpwoeuryt?

 

Saygılarımla

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Mahlasını dahi yazamadığım bu zat belliki sırf bu mesajı atmak için kaydolmuş eskilerden...

Yorumuna yorum yapacak takati bulamıyorum.

Üstad'ı dış hatlarıyla, davanın kabuğuyla seviyeli zannedenler işte bu yorumu yapar.

Üstadın imanını, ahlakını, davasını tam bilenler ise derinliği anlayamasa da sezer ve bu İslam Büyüğüne sarılır. Necip Fazıl demek bir şair demek değildir. Topyekün İslam Davacısı demektir. İslamiyet davası güden ise muhakkak ki doğru yolun sapık kollarını bilecek ve hükmü basacak. Üstadda böyle yaptı ve Velilere sarılıp onlar nerden gittilerse ordan gitti.

Bize bu yoldayız elhamdülillah.

O adını yazamadığım zat Büyük Doğu denizine dalarsa ne demek istediğimi anlayacaktır.

İtikad esasdır. O yüzden bu kanı bozuk eşşeklerden söz açılınca konu bukadar uzuyor. İmamı Gazali diyor ki:

İslama ekleme yapmaya çalışanlar aslında İslamın eksik olduğunu itiraf ediyorlar.

Benden bukadar. Esselamu aleyküm.

 

ÖNEMLİ NOT:

buradan büyük doğu davasını sindirdiğim ve tam manasıyla anladığım izlenimi edinilmesin. dedim ki sezmek dahi yetecektir. ben anlamaya talibim okadar. Allaha şükrolsun ki Üstadı bize kazandırdı. Vesselam...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Evet, gene ben... :pc:

 

İlk olarak sizlerin sözü edilen şahıslar hakkında yalnızca Ahmed Arvasi, Necip Fazıl gibi isimleri göz önünde bulundurarak değerlendirmeniz yanlış. Fikir hayatınızda bu isimlerin ehemmiyeti büyük olabilir. Ancak sadece onların dedikleriyle hareket etmek yanlış yorum yapmanıza neden oluyor. Örneğin; Ahmed Arvasi Serge Hutin adlı bir Fransız masonunun yazdıklarıyla Afgani’nin mason olduğunu öne sürmüş. Ancak benim için Mehmet Akif’in düşünceleri bir İslam düşmanının söylediklerinden çok daha kıymet yüklü ve inandırıcıdır. Ahmed Arvasi bu konuda Serge Hutin’e itibar ediyorsa bilemem.

 

Diğer yandan Afgani neden sapık değil sorusu yerinde olmuş. Afgani neden sapık değil? Sapık değil çünkü hayatını İslam’a adamış, İslam Birliği için mücadele etmiştir. Ancak siz hiç Afgani okumadıysanız onun ne davasını ne de ömrünün ne kadar dolu geçtiğini bilebilirsiniz. Sizler Afgani’nin milliyetçilik, ırkçılık, mezhep, sömürgecilik, batı, Abdülhamid, sabır ve sebat, medeniyet, din-bilim ilişkisi, sosyalizm ve din, Sünni-şii ayrımının gereksizliği, İslam devletleri, varlıkların hakikatleri, Arapların keşfettiği ilimler ve fenler, tasavvuf ve dinlerin köklerinin bir olup ayrıntıda farklılaşması, günümüz Müslümanları, Cebriye ve mutezile, Doğu’nun genç nesilleri hakkındaki görüşlerini biliyor musunuz? Hayır, siz yalnızca onun sapık olduğunu biliyorsunuz. Bunca tartışmanın hiçbir yere varmamasının nedeni de burada. Urvetu’l Vuska’yı daha kaç kere tavsiye edeceğim bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var; okumuyorsunuz. Bir Muhammed Mahzumi Paşa’nın ‘Cemaleddin Afgani’nin Hatıraları’ adlı eserini okumadan Afgani’yi eleştiremezsiniz. Ne olumlu ne olumsuz yönde. Ezberiniz bozuluyor diye bir Mehmet Akif’i, Sezai Karakoç’u göz ardı edemezsiniz.

 

Ali Şeriati, Mevdudi, Afgani, Hamidullah, Seyyit Kutup, Hasan El Benna, Abduh, Reşit Rıza… Bütün bu isimleri yok saymanız devasa İslam külliyatını silip atmanız demektir. Pisliğin kol gezdiği şu dünyada ‘Urvetu’l Vuska’ya tutunmadan ayakta kalamayacağımızı, sürekli yerimizde sayacağımızı artık kabullenmemiz gerekir. Aksi takdirde zaten en başta kaybediyoruz.

 

Allah hepsine rahmet etsin... Selametle...

 

Not: Kimsenin İslam'a ekleme yaptığı yok. Ali Şeriati'nin dipnotlarını okumadığınız nasıl da belli oluyor. :)

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
 

Nedamet evvala şunu soracağım, ikinci bin yılın müceddidi, sıla lakaplı, Peygamber ve Sahabelerden sonra dinin en büyük zatı, Velilik ikliminin ufku İmam Rabbani Hazretlerini tanıyor musun?

 

Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor:

 

''Ümmetim içinde var mı onun gibisi?..'' Yani Peygamber ve Sahabelerden sonra onun gibisi yok.

 

Peki ya şu Peygamber müjdesini biliyor musun?

 

''Ümmetimden (Sıla) lâkaplı birisi gelecektir. Onun şefaatiyle Cennete çok kimse girecek...''

 

İmam Rabbani Hz'i şeriatla tarikatı ''Vahdet-i Vücut'' meselesini dibine ve köküne kadar hal ve fasl ederek birleştirdi.

 

Nedamet, İmam Rabbani'nin Ehli Sünnet hakkında ki sözlerini biliyor musun?

 

Ahmet Arvasi'nin torunuyum diyen birisine Reyhan hanım onun bu görüşte olmadığını belgesiyle gösterdi. Başka kimsede Ahmet Arvasi şunları söylüyor diye bir kelime söylemedi. Ahmet Arvasi, Abduh ve Afgani'nin sapıklığını idrak etmiş olacak ki, yabancı yazarın doğru söylediklerini aktarmakla yetinmiş. Yoksa sizin dediğiniz gibi yabancı bir yazarın yazdıklarına safca inanarak o yazıyı yayımlamamıştır. Hem o yazının tamamına okuyacak olursanız niçin bir paragrafla meseleyi geçtiğini anlarsınız. Necip Fazıl ve Ahmet Arvasi'den başka nice muteber insan bunların sapık olduğunu haykırıyor.

 

Biz Üstad'dan daha çok Abdülhakim Arvasi Hz'ine ve onun gibi Ehli Sünnet'e bağlı yüce şahsiyetlerin sözlerine itibar ediyoruz. Üstad'ın ismini bu kadar anarak konuşmamızın sebebi ise onlardan aldıklarını bize bildirmesi... Esasen şahsiyetlere değil, hakikatlere bağlıyız.

 

Pırıl pırıl nice İslam alimleri dururken, niçin sapıklılıklarını kendi yazdıklarıyle ispatlamış şahısların yazdıklarına itbar edelim. Sorumu tekrarlıyorum. İmam Rabbani Hz'ini ne kadar tanıyorsunuz? Ona olan ilgi ve bağınız ne seviyede?

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Selamlar,

Pek tabii olarak insanlar istedikleri kişileri sevebilirler. İstedikleri kişinin sözünü doğru kabul edebilirler. Ama Abduh'tan, Efgani'den, Teymiyye'den ve bunlara bağlı insanlardan laf açılınca bu kişilerin mahiyetini anlatmak durumundayız. Ki bu ve diğer başlıklarda da yapılan bundan ibaret.

 

Üstada islam alimi, şeyh veya cemaat lideri demiyoruz, demeyiz de. Biz de onun sanat, fikir ve dava adamı olduğunu kabul ediyoruz. Ehl-i sünnet alimleri tarafından bildirilen doğruları bir de onun yazdıklarından okuyoruz. Elbette Üstad reformistlere değil, ehl-i sünnete bağlı olduğu için onun bu konuda kaleme aldıkları muteberdir. Abdulhakim Arvasi hazretleri Teymiyye için, Abduh için olumsuz yargı belirtiyorsa biz kabul ederiz, bizim için o mübareğin sözü kıymetlidir. Burada yazı yazan arkadaşlarımız bu insanların neden sapık olduklarını anlatıyorlar, izah ediyorlar. Zaten eleştirisi yapılan kişinin yazısı üzerinden yapılıyor bu eleştiriler. Yani her şey ortada. Siz neyi kabul etmediğinizi, neden bu insanların sapık olmadığını anlatabilirsiniz. Böyle bir hakka sahipsiniz. Kaç kitabını okudun, kendisiyle irtibata geçtin mi demek meseleyle alakası olmayan şeyler. Buyrun söyleyin bu insanların neden sapık olmadıklarını. Biz neden sapık olduklarını anlattık. İsteyen kabul eder, isteyen etmez, herkesin kendisine kalmış. Siz Teymiyye, Efgani, Abduh hakkında ne düşünüyorsunuz? Onların da faydalanılacak tarafları olduğuna inanıyor musunuz sayın qpwoeuryt?

 

Saygılarımla

Bence sizler neden sapık olduklarını değil neden öyle olduklarını düşündüklerinizi ve neden böyle inandıklarınızı anlatmışsınız. Ben şu yaşıma kadar hiç kimseye kafir demedim, ya da sapık, ALLAH da dedirtmesin. Çünkü biliyorum ki ben sapık demesem de sapık olan insan ALLAH katında sapıktır. Ama eğer küfürde değilse ve ben ona sapık dersem ALLAH katında benim durumum ne olur bilinmez. Bu insanların yanlış olduğunu düşündüğünüz noktaları varsa yazılır, konu kapanır, ama ısrarla savunulmaz. Bir yerden sonra hazımsızlık başlıyor çünkü. Bu insanların kaç kitabını okumanızla da çok alakası var tüm bu yazdıklarımın. Eğer okuduktan sonra bu kanıya varmışsanız sizinle sonuna kadar bu konuyu konuşurum. Ama bu fikirler sizin değil başkalarının fikirleriyse siz meydan verin de fikirlerin asıl sahipleri konuşsun derim.

 

Gelelim yukarıda zikrettiğiniz isimlere… Dediğiniz isimlerin elbette söyledikleri yanlışlıklar mevcut. Bunları kabul etmemiz mümkün değil, ama kabul edilmelidir ki içlerinde doğru olanlar da var. Ve merakınızı gidermek için söyleyeyim, benim yararlandığım kaynaklar arasında değiller.

 

Diyeceksiniz ki neden o zaman savunuyorsunuz? Savunmuyorum. Ki kimsenin savunulmaya da ihtiyacı yok. Mesajımda belirttiğim gibi bu konuların hassas olduğu için ulu orta konuşulması taraftarı değilim. Her okuyan kişi kendine göre bir şeyler çıkartıyor çünkü. İçinde doğrular da var yanlışlar da. Ve her yaş gurubundan her çeşit insan olduğunu da düşünelim. Ve şunu da, ben zıt görüşlü bir insan olsam, müslümanların birbirini bu kadar keskin bu kadar acımasız bu kadar dehşetli eleştirileri karşısında daha da soğurdum. Bunların kendilerinden birilerine tahammülleri yok derdim, bana mı olsun..

 

Ayrıca bu isimlerin dışında farklı başlıklarda da zikredilen isimlerden sevdiklerim ve saydıklarım var elbette.benim bu görüşlerim de onlardan öğrendiklerimin de büyük etkisi var elbette. Fakat şimdi onların dilinden bir şey yazacak olsam ki herkes bunu yapar oldu, o kişileri sevmeyenler yazdıklarımı da kabul etmeyecektir. hepten bir kısır döngü içine girilecek.

 

Tekrar tekrar üstüne basa basa söylüyorum, bu konuların herkesin dilinde olması hoş değil. Ben de dahil olarak.. şurada yazdığımız her kelimenin hesbı sorulacak. Günlük yazmıyoruz evimizde defterlerimize.

 

Eleştiri yapmak elbette herkesin hakkıdır. Herkes herkesi eleştirebilir, ama adaleti, saygıyı elden bırakmamak gerektiğini hepimiz biliyoruz.

 

 

Mahlasını dahi yazamadığım bu zat belliki sırf bu mesajı atmak için kaydolmuş eskilerden...

Yorumuna yorum yapacak takati bulamıyorum.

Üstad'ı dış hatlarıyla, davanın kabuğuyla seviyeli zannedenler işte bu yorumu yapar.

Üstadın imanını, ahlakını, davasını tam bilenler ise derinliği anlayamasa da sezer ve bu İslam Büyüğüne sarılır. Necip Fazıl demek bir şair demek değildir. Topyekün İslam Davacısı demektir. İslamiyet davası güden ise muhakkak ki doğru yolun sapık kollarını bilecek ve hükmü basacak. Üstadda böyle yaptı ve Velilere sarılıp onlar nerden gittilerse ordan gitti.

Bize bu yoldayız elhamdülillah.

O adını yazamadığım zat Büyük Doğu denizine dalarsa ne demek istediğimi anlayacaktır.

İtikad esasdır. O yüzden bu kanı bozuk eşşeklerden söz açılınca konu bukadar uzuyor. İmamı Gazali diyor ki:

İslama ekleme yapmaya çalışanlar aslında İslamın eksik olduğunu itiraf ediyorlar.

Benden bukadar. Esselamu aleyküm.

 

ÖNEMLİ NOT:

buradan büyük doğu davasını sindirdiğim ve tam manasıyla anladığım izlenimi edinilmesin. dedim ki sezmek dahi yetecektir. ben anlamaya talibim okadar. Allaha şükrolsun ki Üstadı bize kazandırdı. Vesselam...

 

Tebrikler Harun Yaşar; büyük ödülü kazandın, şimdi konfetiler yağacak,ekranda flaşlar patlayacak,gülümse… Neden mi? Diyorsun ki:’ Mahlasını dahi yazamadığım bu zat belliki sırf bu mesajı atmak için kaydolmuş eskilerden...’

Üstad’ı anlayabilmiş pardon daha doğrusu sezebilmiş olmana senin adına sevindim. Ama bir söz vardır bilirsin, beni bir sen anladın sen de yanlış anladın, ben de diyorum ki üstadı bir sen sezebildin, sen de yanlış sezmişsin.Mesajımı dikkatle okumuşsan Necip Fazıl’ın bir dava adamı olduğunu ben de söyledim. Üstadı seviyor sayıyor olmam onun her dediğine onay vermem demek olmuyor. En basitinden sigara mevzusu. Ben sigaradan nefret ederim. Babam dahi içse benim için nefretimin dozu azalmaz. Demek istediğim üstad sigara içiyor diye ben de mi içeyim? Bu kadar basit bir örnek veriyorum ki sezmekten daha da öteye gidilebilsin artık.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Hadis:

Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır!

 

bu hadisi şerif sahih değildir.Lütfen hadisi şerifleri yazarken kimden nakil ve rivayet edildiklerini de belirtsek böylece uydurma hadislerle vebal almıyalım...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
bu hadisi şerif sahih değildir.Lütfen hadisi şerifleri yazarken kimden nakil ve rivayet edildiklerini de belirtsek böylece uydurma hadislerle vebal almıyalım...

 

Allah razı olsun. Kusuruma bakmayın karıştırdım ancak siz uydurma dediğinize göre kimin söylediğini de bilmediniz. Buyurun:

 

Ayet: Eğer bilmezseniz, bilenlerden sorun! (Nahl 43)

 

Hadis: İlim üstaddan öğrenilir. (Taberani)

 

Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır (Beyazid-i Bistami)

 

Muhammed Masum hazretleri, Mektubat kitabında buyuruyor ki:

Allahü teâlâyı tanımak iki türlüdür: (İslami bilgiye gidişte bu iki basamtadır)

1- Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri gibi tanımak,

2-Tasavvuf büyüklerinin tanımaları.

 

 

Burada noktayı koyuyorum. Bidat mutlaka sönecektir! Vesselam...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
Allah razı olsun. Kusuruma bakmayın karıştırdım ancak siz uydurma dediğinize göre kimin söylediğini de bilmediniz. Buyurun:

 

Ayet: Eğer bilmezseniz, bilenlerden sorun! (Nahl 43)

 

Hadis: İlim üstaddan öğrenilir. (Taberani)

 

Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır (Beyazid-i Bistami)

 

Muhammed Masum hazretleri, Mektubat kitabında buyuruyor ki:

Allahü teâlâyı tanımak iki türlüdür: (İslami bilgiye gidişte bu iki basamtadır)

1- Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri gibi tanımak,

2-Tasavvuf büyüklerinin tanımaları.

 

 

Burada noktayı koyuyorum. Bidat mutlaka sönecektir! Vesselam...

 

elhamdülillah...sağolun harun bey.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 
 

Rasulullahın Aleyhisselam Ehli Beytine uyun, Abdulhakim Arvasi Kuddise Sirruh İmam-ı Musa Kazım Radıyallahu Teala Anh soyundan onun dediği ne İbn Teymiye kafirdir, ee başka söze ne hacet?Mesela ben gene İmam-ı Kazım soyundan Seyyid Abdal Musa Kuddise Sirruh hazretlerine Kuddise sirruh muhabbetliyim, manevi olarak bağlıyım.O cahille konuşma diyor konuşmamaya çalışıyoruz, Münkire gönül verme diyor olabildiğince selefileri sevmemeye hatta nefret etmeye çalışıyoruz.Kallaş ve pirsiz kişiler ile yoldaş olma, tarik ve erkân bozulur diyor hiçbir selefiyle konuşmamaya çalışıyoruz.

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Loading...

×
  • Create New...