Jump to content

Sign in to follow this  
Muvazene

Şiirinin İklimini Kurma Mücedelesinde Öne Çıkan Sıradışı Bir Şair

Recommended Posts

Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin kurucuları içinde Necip Fazıl, kelimenin tam anlamıyla sıradışı bir şair kimliğiyle öne çıkar.

Bu satırların yazarının, onu tanıma hikâyesi kendisine hep ilginç gelir. Sanırım paylaşılmaya değer; şöyle ki:

 

Ankara-Balkiraz Lisesi Edebiyat şubesi ikinci sınıf Öğrencisidir (1966). Evlerinde kütüphane yoktur. Ancak kaldırım kitapçılarından edindiği resimli halk hikâyeleri ile Esat Mahmut ve Abdullah Ziya'nın romanlarını okuyabilmiştir.

Bir gün, Edebiyat öğretmeni İrfan Zülfikâr, derste Cumhuriyet gazetesini açar). Baki Süha Ediboğlu'nun "Şair Dostlarım" başlıklı yazı disizinden bir parça okur. Baki Süha Ediboğlu, o günkü yazısında; "Necip Fazıl gibi büyük bir şairin mistik yöneliş içine girmiş olmasına hep üzüldüğünü" söylemektedir.

 

İrfan Zülfikâr, bunları okuduktan sonra durur, öfkeli bir dille; "buna katılmıyorum arkadaşlar," der; "çünkü o, hep büyük şairdir; söz konusu yöneliş şiirini asla öldürmemiştir!" Sınıftan bir Öğrenci, o da İstanbul'dan yeni sürgün gelmiş bir arkadaşı iti raz eder ve; "Nazım Hikmet daha büyük değil mi?" diye sorar. Hoca daha bir kızar, herkes yeni arkadaşın üzerine yürümeye kalkar. Sükûneti zorlukla sağlar Hoca.

 

Hoca, dersin bitiminde, çıkarken; "çocuklar, yarın sabah 10:00'da. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde o mistik şairin konferansı var; haberiniz olsun!" der ve yürür.

Ertesi gün, bir grup arkadaşıyla şairin "İman ve Aksiyon" adlı konferansını dinler. Yeterince anlamamıştır ama alkışlayacak kadar etkilenmiştir. Çıkış kapısında, yüz yirmi beş kuruş vererek konferans metnini içeren kitapçığı alır, heyecanla bir solukta okur. Yıllar sonra, o kitapçığı kendisine verenin Mustafa Yazgan olduğunu öğrenecektir.

 

Büyük şairin şiirinden önce nesriyle tanışmıştır. Bunu bir süre, çok sevdiği Hoca'sının kusuru olarak görür. Sonraki günlerde, Çile'nin ilk baskısını bulması zor olmaz.

Çile, şaşırtıcı gelebilir, o güne kadar okuduğu ilk şiir kitabı olur. Edebiyat derslerinde hep yanında taşır. Neredeyse her derste -Hocası'nın izniyle- bir şiir seçer ve okur. Sürgün arkadaşının etkisinde kalan birkaç kişiyle tartışmaya bile girdiği olur.

 

Sonraki yıllarda da Necip Fazıl tutkusu bir süre devam eder. Bulabildiği eserlerini yutarcasına okur. Büyük Doğu dergisini izler; arkadaşlarına önerir. Kısa sürede bir 'gönüldaş"lar topluluğu bile oluşturur (Ancak 1970'ler başında -Hareket dergisi yoluyla- Milliyetçi Anadolu Sosyalizmi'nin teorisyeni Nurettin Topçu'ya yönelecektir.).

Artık Necip Fazıl'ın temel doğrularını iyi bilir: Hakikat iddiasındaki felsefe ekol leri birer çıkmaz sokaktır. Onlar, ancak birbirlerini yadsırken haklı sayılabilir. O hiçbirisinin veremeyeceği bir mutlak hakikat vardır, ki o da ancak ve ancak "kalbin bilgisi"yle kavranabilir.

Bu nedenle, gerçek şiir, kalbin Mutlak'a açılış macerası, şair ise o uzun ve zorlu vadide çile çeken büyük ruhtur.

Bu yüzdendir ki, Necip Fazıl şiirini o yola açık ruhlar anlayabilir, zevkine varabilir. Ne ki bu durum, kendisini tekrara (ve taklide) asla izin vermez. Çünkü yol olağanüstü öznel bir nitelik taşır. Nitekim düşünce olarak kendisinin ardılı sayılabilecek hiç kimse buna yelten(e)memiştir.

 

Mutlak'a açılışın çilesini çeken (ve ulaşan) şair için, şiirinin iklimini kurma mü cadelesine girmek kadar doğal bir şey olamaz.

Necip Fazıl için de bu böyle olmuştur. Sanatının felsefesini (poetikasını)yapar.

Bununla yetinmez; tiyatro eserleri verir, kritik dönemlerin tarihi şahsiyetleri üzerine

eğilir, tasavuf büyüklerinden hikmetler anlatır, roman ve öykü denemeleri yapar, konferanslar verir, çağdaş ideolojileri tanıtır, anılarını kaleme alır, mevlid yazar. hapishaneye girer, çıkar vb.

Muhaliflerince de belirtildiği gibi, o, hem yazılarında hem de konferanslarında üslubunu hep koruyan bir "aksiyon adamı" karakteri çizer.

 

Kuşkusuz, eserleri içinde İdeolocya Örgüsü'nün çok özel bir yeri vardır. Bu eser aralıklarla çıkarmak zorunda kaldığı derginin(de) adı olan Büyük Doğu ütopyasını içerir. Şiiri dışındaki bütün eserleri, bir bakıma bu ütopyayı temellendirir.

Necip Fazıl 1950'den itibaren ütopyasını kazanmak umuduyla Adnan Menderes'e yaklaşır; beklediğini bulamaz. Süleyman Demirel daha başlangıçta hiçbir umut vermez. İlk çıkışında Necmettin Erbakan üzerine yoğunlaşır; bir süre sonra sıtkı sıyrılır. Alparslan Türkeş'e eğilir, ancak bu ilişki de uzun sürmez. Sarıldığı dallar hep eline gelmiştir; giderek agoradan çekilmek zorunda kalır.

 

Kimilerince yazıldığı gibi Büyük Doğu, ütopya olarak totaliter ve ekletik bir nitelik taşır. Fakat şair kimliğiyle varolmuş bir şöhretin, ülkesi için bir ütopya sunabilmesi, onu sıradışı bir konuma yerleştirir.

Örneği, Nazım Hikmet de dönemin şöhretli bir büyük şairidir, şiirinin iklimini yaratma çabası içindedir, ancak kendi çizgisinde, Necip Fazıl kadar üretken olduğu söylenemez.

 

Sadettin Elibol

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Zâhirî "hikmet" ile bâtınî "Faz(ı)l"ın kıyasının ne kadar abes ile iştigal olduğunu bilmem hâlâ bilmeyenler var mı?...

Bunları geçelim de yazı geneli ile güzeldi...

Hikmetsiz(ler)in bir "Hikmet Deryası"nda bulunması bu güzelliğe halel getiriyor gibi görünse de iş yalnız bir görüntüden ibaret...

Bir okyanusa bir damla çamur düşmüş...

Ne çıkar!...

Bu arada İrfan Zülfikar beyin duruşu tüyler ürpertici...

Hayatta ise ömrüne rahmet olsun değil ise Üstâd ile beraber onun da rûhu şâd olsun...

Teşekkürler emek sarfedenlere...

Share this post


Link to post
Share on other sites
 

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Loading...
Sign in to follow this  

×
  • Create New...