İbrahim Tenekeci

Başlatan: MuHTeVa Tarih: 09.02.2010 13:51 Cevap: 49

MU
09.02.2010 13:51
#1

zar tutuyorsun ey hayat bu kaçıncı sevgili

yanlış ata oynamışım gözlerim öyle dedi.

 

pır pır diye ses çıkardı yürürken yüreğimden

denizleri sulardım tozmasın diye deniz

sporu çok severdim çiçeğe yem vermeyi

kuşlara binerdim ve kaçardım basından

bak buraya yazıyorum diye milyar kelimeyi

ziyan eden de bendim hem de hiç sıkılmadan.

 

güzeldim de galiba bunu nasıl söylesem:

eline sağlık Tanrım leyla çok güzel olmuş

Tanrım eline sağlık dünya da çok güzel olmuş

keşke biraz ölmesem.

 

İbrahim Tenekeci/Peltek Vaiz

MU
09.02.2010 13:58
#2

65171229.jpg

 

 

Şaşkınlığımı gizleyecek bir yer

Bulamadım şiirden başka.

Rabbim ne der?

 

Camiden eve dönerkenki ferahlık

Sadece müminlerin bildiği,

Şiir böyle bir şey mi?

 

Ne güzel, dökmek, şiirle içini;

Aynaya bakarken okunacak o dua;

Güzel yarattın beni, ahlâkımı da

Güzel kıl; namaz gibi...

......

 

Canımı yakıyor dünyanın güzelliği

Yetmiyor ömür, o büyük şiire

Rabbim, ne olursun

Sözümü kesme...

 

İbrahim Tenekeci

MU
09.02.2010 14:02
#3

155m.jpg

 

Tanrım

şu ırmağın aynısından bende var

 

uzak şehirler çeker de beni

ben beni kandıramam

canıma dadanan acı

okşar beni eliyle

aldırmam

ve derim ki

tanrım

kör bir çocuk rüyasında ne görür

bildiği ne var ki

karanlıktan başka

 

İbrahim Tenekeci

RA
09.02.2010 16:07
#4

İbrahim Tenekeci'nin şiirlerini seviyorum... Güzel..

...

 

Yarın Güzeldir

 

Hangi mevsimdeyiz böyle

Paletimde renkler kaskatı

Oysa durmadan boyamalıyım hiç durmadan

Renklerini yitirmiş hayatı

Mevsimlerden keder mi söyle

 

Dinle! ruhumun yatışmasını bekleyemem,

Gitmeliyim ve giderken

Bakmamalıyım gözlerine hayat denen fakirin.

Su içtiğim ellerden

Bana bir pişmanlık gelsin istemem.

 

Dinle! hatırladıkça üzüyor beni

Geri çekilirken yaktığım rüyâ

Mevsimlerden keder mi söyle,

Ne giysem yakışmıyor uçurumlardan başka

Dağıtamıyor hiçbir güneş ruhumdaki sisi

Ve ben hâlâ yarın güzeldir diyorum

Kalmasa da albenisi.

 

İbrahim Tenekeci

MU
09.02.2010 22:11
#5

Rabia tşkler paylaşımın için :)

 

 

Bişey değil yunus kardeş...

RA
11.02.2010 10:10
#6

"..ey neşe

ey kızkardeşi huzurun

sesime küstüm konuşamam seninle

bir kör gibi yolu tıklayarak yürüyen

o güzel misafire söyle

 

toplarken balıkçı gülüşten ağlarını

ansızın terkettim anneden sarayımı

kiracıymış meğerse kabuklar yaralarda

bir veda koştu bana ve ısırdı canımı.. "

 

İbrahim Tenekeci/ Şüpheli Paket

RA
11.02.2010 10:13
#7

Ulu-Orta

 

I

 

düşen bir yaprağa bağladım hayatımı

olsun artık diyorum ne olacaksa

paralı bir asker miyim neyim

ekleyip duruyorum sabahları akşamlara

ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor

gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta

aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim

nasıl bir dostluk ki bu, hem kadim

hem de mayhoş elma tadında.

 

sorma,

elim kırılsın bir daha

dokunursam güneşe.

 

 

II

 

kendimi de koysam ayağımın altına

yine de yetişemiyorum ey aşk,

omzunun hizasına.

çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu

ve ayağını kaldırıyor dünya, konuşurken benimle.

budanan oğullar gibiyim sessiz ve narin

nereye konsam geri sayım başlıyor

kurcalıyor beni bir çırağın elleri

ah, unufak olsam ve desem ki

ağzın tat görmesin hayat

kandırdın beni.

 

sorma,

üstü açık araba

dünya dediğin.

 

 

III

 

kılpayı kaçırılmış bir şeyin

bıraktığı ardında

neyse oyum ben.

yaralı serçe, benim için dua et:

gök bir kayalık gibi şimdi üstümde

dr şükrü öncüoğlu?ndan üç ayda bir reçete.

 

sorma,

yangın sönseydi suyla

denizler her akşam böyle yanmazdı.

 

 

IV

 

acıyan bir şeyim ben buradan çok uzaklarda,

ve koskocaman bir hansın sen uğraşma bu çocukla

çünkü nasıl bir şey biliyorum itin taştan korkması

bir yastık arıyorum kuş seslerinden

mühim değil sonrası.

 

sorma,

siliniyor her şey, hatta uçurtma

takılıp kalıyor göğe.

 

 

V

 

yakar top oynayan melekler gördüm güneşle

ve büyük çiftçiler, dağları biçen

yolundaydı her şey ben bile yolundaydım

ama

kıyıya vardığımda kendimi unuttuğumu anladım

karşı kıyıda.

 

sorma,

kaldım altında

devirince kitabı.

 

 

VI

 

şiirler söyledim belki duyarsın diye

çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzadenin

sana seslendim durdum bu küçük odadan

acımı duy, sensin pusulam benim

ki dünya

silinmiş bir harita

gibi yabancı bana.

 

sorma

usulca uzandığında

bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran.

 

İbrahim Tenekeci

MU
19.02.2010 13:58
#8

 

 

 

 

Sende kendime ait birşeyler buluyorum.

Bir resim, gizemli bir gülüş, naz, kapris, güzellik.

Hayır, bunlar sen değilsin.

Sen bu değilsin.

Farklı birşey.

 

Biblolar, kitaplar, kartpostallar, şiir defterin.

Hayır, bunlar da değil.

 

Evet sende kendime ait birşey buluyorum.

Şu çılgın fikirlerin, ya da umarsız davranışların.

Yapılmaması gereken şeyleri yapman, yolda sigara içmen mesela.

Ne bileyim, renkler eklemek istemen kırlangıcın kanadına,

her akşam balkonunda dudak payı bırakılmış hüznü yudumlaman.

Bazen de yüzünde bir karış melalle görmem seni.

 

İşte bunlar sensin.

Bitmez tükenmez hayallerin, merakın, hobilerin, yakınmaların,

aşıkların ve her seferinde sana yenilen gözlerim.

Konu-komşu, dedikodu kimin umurunda.

 

İkide bir yüzüme çırpılan bir günah gibisin.

Yine de seviyorum seni,

aklının eremeyeceği kadar.

Kalbime sığmaz oldun.

 

 

 

 

 

İbrahim Tenekeci/ Üzgünlük

 

 

 

 

MU
19.02.2010 14:03
#9

 

 

 

Terfi hayalleri kurarken bir subay,

Bir emekli düşünürken bakkalı,

Müteahhit kollarken ahşap evi,

İş adamı yatırımlarını planlarken,

 

Sen ve Ben

varız,

 

Sen ve Ben,

 

Ölümden Bahseden!

 

 

 

İbrahim Tenekeci/ Üzgünlük

 

 

 

BU
19.02.2010 22:35
#10

Yazıyor ve bir şeyler söylüyor insana İbrahim Tenekeci. Yazdıklarında biraz Üstad Karakoç'tan, biraz merhum Zarifoğlu'ndan (çok okumadım ama ACZ'yi) sözler var sanki. Şairler arasında kıyas yapılmaz ama bana biraz öyle geldi.

 

Okunası ve düşünülesi şiirler. Yüreğine sağlık İbrahim Tenekeci'nin.

RA
21.02.2010 15:16
#11

İbrahim Tenekeci, az ve öz yazar, bilindik kelimelerle sadeliğin ve orjinalliğin sınırlarını zorlar...

Gerçekten güzel, ve okunası şiirleri var ...

RA
21.02.2010 17:34
#12

"Camdan bakarken camı gören bendeniz

 

Bu ateşi niçin yakıyorum buraya?

 

Kaçan bir gol kadar üzülmedik değil mi?

 

Ölürken çocuklar o güzel Afrika'da..."

 

İbrahim Tenekeci

BU
04.03.2010 10:16
#13

''Efendim'e vermek için;

Yirmi yedimden gün aldım,

Yirmi yetimden gül.. ''

 

İbrahim Tenekeci

EL
04.03.2010 11:41
#14

 

 

 

 

Sende kendime ait birşeyler buluyorum.

Bir resim, gizemli bir gülüş, naz, kapris, güzellik.

Hayır, bunlar sen değilsin.

Sen bu değilsin.

Farklı birşey.

 

Biblolar, kitaplar, kartpostallar, şiir defterin.

Hayır, bunlar da değil.

 

Evet sende kendime ait birşey buluyorum.

Şu çılgın fikirlerin, ya da umarsız davranışların.

Yapılmaması gereken şeyleri yapman, yolda sigara içmen mesela.

Ne bileyim, renkler eklemek istemen kırlangıcın kanadına,

her akşam balkonunda dudak payı bırakılmış hüznü yudumlaman.

Bazen de yüzünde bir karış melalle görmem seni.

 

İşte bunlar sensin.

Bitmez tükenmez hayallerin, merakın, hobilerin, yakınmaların,

aşıkların ve her seferinde sana yenilen gözlerim.

Konu-komşu, dedikodu kimin umurunda.

 

İkide bir yüzüme çırpılan bir günah gibisin.

Yine de seviyorum seni,

aklının eremeyeceği kadar.

Kalbime sığmaz oldun.

 

 

 

 

 

İbrahim Tenekeci/ Üzgünlük

 

 

 

 

 

Adını ilk defa duyuyorum bu şairin, ilk defa şiirlerini okudum ama sanki okurken içimden bir şeyler aldı götürdü gibi...

 

Bu şiir çok ağır geldi mesela...Oturdu içime...

RA
20.03.2010 18:47
#15

Saygı Duruşu

 

Sen böyle güzelken bana söz düşmez

Bakma,şiirler yazdığıma.

 

Senden korkuyorum,budur güvencem.

Vardı,şimdi yok,o gençken...

 

Bir şaşkınlığım ben,âdemden kalma.

Demiştin ama :

Ateş olsa ısıtmaz kendini

Dünya...

 

Bakıyorum kırlara,halden anlamak için ;

Kuşların uçuyor,çiçeklerin açıyor,

Yeni gelinlerden ta eskisine

Herkesin içinde bir sevgili yaşıyor !

 

İbrahim Tenekeci

RA
20.03.2010 18:53
#16

Yetim

 

Denize bakan evlerden birinde

Yaşasaydım isterdim yine de

İsterdim,bir hikâyenin yetimi olmak

Yürürdüm insanlara bir ferahlık olarak,

Varmazdı sormaya kimsenin dili ;

Kim bıraktı yetimi ?

 

Şimdi soruyorum ,aramız nasıl ?

Herkes biliyor bunu,yine de sır ;

Beni bilenler yere yakın yürüyor

Kuşlar ölüyor beni,toprak söylüyor

Dikkatle dinliyor kitaplar bile.

 

Koştum yetiştim kendime...

 

Geçerken dünyanın bir kenarından,

Bir şey gördüm de

Çok güzeldi,kıyamadım bilmeye..

 

İbrahim Tenekeci

BU
04.04.2010 21:44
#17

''Allah'ım bana kaldırımların kalbinden tak;

Yürüsünler gitsinler sesim çıkmasın''

 

İbrahim Tenekeci

BU
06.08.2010 22:35
#18

"Mümkün olsa; ömrümüzü uzatmak

için canımızı vereceğiz !"

 

İbrahim Tenekeci

SA
14.08.2010 04:28
#19

Şiirden aşağıya attım kendimi

 

Düşerken düşündüm, ölmesem mi?

 

 

 

İbrahim Tenekeci

SA
14.08.2010 04:34
#20

yağmura,nisana ve yaşıma aldanıp

uçurumları kıyı sanarak

ve dağlar erişilmeyince acı verir

sözünü unutarak

kaf dağına gitmek istedim

 

ırmak inadıyla yürüdüm uzaklara

bir derviş olup yürüdüm uzaklara

 

yanıldı denektaşım geriye döndüm

Kutsal Sözler Panayırı'na sığınıp

ipeksi bir sessizliğe büründüm:

 

bir hayat,mahçup ve duru

Tanrım,gülleri

ve sessiz harfleri koru.

 

 

İbrahim Tenekeci

MU
23.09.2010 13:43
#21
Yazıyor ve bir şeyler söylüyor insana İbrahim Tenekeci. Yazdıklarında biraz Üstad Karakoç'tan, biraz merhum Zarifoğlu'ndan (çok okumadım ama ACZ'yi) sözler var sanki. Şairler arasında kıyas yapılmaz ama bana biraz öyle geldi.

 

Okunası ve düşünülesi şiirler. Yüreğine sağlık İbrahim Tenekeci'nin.

...

 

evet üslûb olarak bende biraz zarifoğlu buluyorum tenekeci'nin şiirlerinde.

ama tenekeci kendi gelişimi için der ki: "ben ismet özel olmak için yola çıktım, ibrahim tenekeci oldum." : )

sessiz sedasız görünüşün altına birçok eser bırakmış birisi.

MU
23.09.2010 13:48
#22
Adını ilk defa duyuyorum bu şairin, ilk defa şiirlerini okudum ama sanki okurken içimden bir şeyler aldı götürdü gibi...

 

Bu şiir çok ağır geldi mesela...Oturdu içime...

 

haşmet babaoğlu bir yazısında "biraz ibrahim tenekeci okusam" diyordu.

bir süre sonra böyle bir iz bırakıyor insanda.

 

 

 

bir hayat

mahçup ve duru,

tanrım

gülleri ve sessiz harfleri koru

 

İbrahim Tenekeci

 

 

şiirleri de mahçup ve duru.

MU
23.09.2010 13:49
#23

Çocukluğumun sokağında,

 

küçükler suyun,

 

yetişkinler ekmeğin,

 

büyükler de ölümün sözünden hiç çıkmazdı.

 

Bir de 'ciddiyet'in sözü tutulurdu.

 

 

 

İbrahim Tenekeci

BU
23.09.2010 16:54
#24
evet üslûb olarak bende biraz zarifoğlu buluyorum tenekeci'nin şiirlerinde.

ama tenekeci kendi gelişimi için der ki: "ben ismet özel olmak için yola çıktım, ibrahim tenekeci oldum." : )

sessiz sedasız görünüşün altına birçok eser bırakmış birisi.

 

Zaten merhum ACZ'nin ve İsmet Özel'in (özellikle) ciddi bir etkisi olduğunu ifade eder edebiyat hayatında. Hatta bir yazısında şöyle diyordu: Türk şiirine arkadaşlığı İsmet Özel, kardeşliği Cahit Zarifoğlu sokmuştur. Seviyoruz İbrahim ağabeyi, iyiki yazmış ve yazıyor mahcupca/duruca.

SA
23.09.2010 18:11
#25

Kör

 

Körüm ben, aydınlığa karşı kötürüm

umrumda değil gündüzün uzaması

hiç karışmam Tanrı’nın işine

mesela kaç ölçek kırmızı katıyor güle

-gül neyse-

körüm ben, seslerden insan yaparım

dolaşıp dururum gece bekçisi gibi

şart olsun ki

insan burda karanlıktan kuruyor

bana mı bulaştı yoksa,

dünyanın isi

 

 

İBRAHİM TENEKECİ

MI
23.09.2010 18:20
#26
"Mümkün olsa; ömrümüzü uzatmak

için canımızı vereceğiz !"

 

İbrahim Tenekeci

...

 

 

Wowww! Ajansal hissiyatın hezeyan noktalarına alevden bir ok misali saplanan bu mısraları çıkarmak için kızgın şişlerin dağlamasını göze alıyorum. Ömrün hayrolsun .

SA
23.09.2010 18:40
#27

Mırıldanmalar

 

 

 

içimden dedim beraber yürüyelim olur mu

varsın gemilerimizi taşıyamasın sular

varsın yarı yolda uyuya kalsın

bize gönderilen bahar.

 

içimden dedim beraber yürüyelim olur mu

varsın gölgemiz olsun hüzün

dilediği gibiuzatsın canevimize ayaklarını

varsın annemiz olsun tütün

hayat daha sert vursun yumruklarını.

 

içimden dedim ilmeği kaçmış bir hayat bizimkisi

nedir alnımızdan öpmek için izimizi süren

kalmış mıdır kalesi düşmüş bir şehrin cazibesi

nedir yalnız bize yakışan bu serüven.

 

bu serüven ki

bizden biri yaptı sırtımızdaki hançeri

ve terketti bizi huzur denen sevgili

kalakaldık, şaşkınlığın avuçllarında

billur bir kuş gibi.

 

içimden dedim gömülü bir ırmağın yalnızlığıdır bu

beraber yürüyelim olur mu...

 

İbrahim Tenekeci

MU
23.09.2010 22:28
#28

baba bu ne?

kuş!

niye?

---

Babamı namaz kılmış, dua ederken görünce: ''benim için de dua et'' deyiveriyorum ve babamın cevabıyla sarsılıyorum: ''kendisi nerede derse ne diyeyim?''

---

İbrahim Tenekeci

BU
24.09.2010 00:21
#29

Yanık Jandarma

 

şimdi ben öksüz bir kitabeyim bir mezarın başında

bana çarpıp geçiyor günün kambur kuşları

uğulduyor kalbim, nasıl da uğulduyor sanki bir arı kovanı

ve dilsiz bir alfabe yürüyor dudaklarıma

dilsiz bir alfabe, ilk harfi bıçak olan

bir deniz düşün yükseliyor durmadan.

 

şimdi ben öksüz bir hitabeyim bir mezarın başında

beni hatırla kalbim o günlerin hatrına

hatırla ki o mavi yatağın boş kalmasın

çünkü tırpanla everirler bir başağın boynunu

utanılacak bir şeydir dört ablayla büyümek

iyi bilir çocuklar bu tufanın sonunu

hatırla ki o baykuş ardından ağlamasın

 

şimdi ben öksüz bir kitabeyim bir mezarın başında

bana yalan söylendi vahşi atlar yok burda

ve gelişi güzeldi neşenin gidişini hiç görmedim

kasvet mi orası benim bahçem o çitleri ben çektim

çünkü yağmur korkutur bir dağı ancak

yaşamak mı yazık ki ben bilemedim

MU
25.09.2010 02:31
#30
Zaten merhum ACZ'nin ve İsmet Özel'in (özellikle) ciddi bir etkisi olduğunu ifade eder edebiyat hayatında. Hatta bir yazısında şöyle diyordu: Türk şiirine arkadaşlığı İsmet Özel, kardeşliği Cahit Zarifoğlu sokmuştur. Seviyoruz İbrahim ağabeyi, iyiki yazmış ve yazıyor mahcupca/duruca.

...

 

:hi:

 

iyi ki..

SA
02.10.2010 13:17
#31

Üzülmedim Diyemem

 

I

 

ey aşk, yaptığını beğendin mi:

 

yetimler gibiyim ziyafetten aç dönen

 

ters yakılan sigara, hemencecik söndürülen-

 

yoksulluk ile vakit geçer mi…

 

 

 

uyanmış kalmışım, nasıl bir şey bu

 

toprağa baktım, yerinde yoktu;

 

şiirden aşağıya attım kendimi

 

düşerken düşündüm, ölmesem mi.

 

 

 

anlatıyorum, hiç konuşmadan,

 

buğdayın içini dökmesi gibi…

 

 

 

II

 

bugün dalgınım, dün de dalgındım

 

aç bile değildim aynaya bakmasaydım

 

dünden kalmış yemekleri yerken ki gönülsüzlük

 

gibi burdayım…

 

 

 

burayı sevmiyorum, bahsetmişimdir.

 

unufak olmak iyidir olmamaktan

 

hiç böyle demedim, yarabbim bilir

 

bu bozuk güzellik, kalbimi yoran…

 

 

 

bir sandalye çektim zor günlerin altına

 

ah ama,

 

 

 

kimse yüz vermiyor bana, sandalye bile

 

beni çağırıyor, yarım kalan ne varsa

 

bana düşüyor, her yağmur tanesini

 

suya götürmek, o serin ırmaklara

 

 

 

öyle ya

 

 

 

bir almanı herkes tanır, miğferi varsa

 

moskofu da tanırlar, yatıp uyumamışsa

 

bunları şunun için anıyorum burada

 

kim tanır beni, şaşkınlığım olmasa

 

 

 

bağırıp duruyorum denizin ortasında,

 

su buradan ne kadar uzakta…

 

 

 

 

 

(Kırklar, 9)

SA
02.10.2010 15:08
#32

Veryansın

 

incir dalını emer süt kokar ağzı burnu

yavrusunu yer balık bilmez bile burç olduğunu

ve kimseye havlayamaz soytarının köpeği

mermi

yeni kesilmiş et gibi

seğirtir cana doğru.

 

toprak uzakta kaldı elif artık cüzlerde

ve koçun kanı

dönüp duruyor mersedesin tekerleğinde

yazık, her şeyi hapsettiler, ırmakları kartpostala

oysa rüzgarı bilirdim ben, kemirgen denince

ve burada vapurlarımız bile benziyor bize

karaköyde yediğini kusuyor üsküdarda

ne sıkıcı, sabahlıyor her gün kocamış bir halatla.

 

oysa taptaze gelir gün, üstünde sabahlığı

ne güzeldir o senin serin suların

ama nafile

tan vaktiyle

bize nikah düşmez artık, çünkü unuttuk

nur içinde yatmayı hem aşk içinde

oysa evvel zaman içinde

kar olmayı düşlerdik dağlara yar olmayı

ve bilirdik:

mezarlıklardır saatlerin midesi

erkeğe güven verir bir közü karıştırmak

yaşamak... yamacındaki şehri

aş eren dağ gibi.

 

İbrahim Tenekeci

MU
03.01.2011 23:03
#33

yağmura,nisana ve yaşıma aldanıp

uçurumları kıyı sanarak

ve dağlar erişilmeyince acı verir

sözünü unutarak

kaf dağına gitmek istedim

 

ırmak inadıyla yürüdüm uzaklara

bir derviş olup yürüdüm uzaklara

 

yanıldı denektaşım geriye döndüm

Kutsal Sözler Panayırı'na sığınıp

ipeksi bir sessizliğe büründüm:

 

bir hayat,mahçup ve duru

Tanrım,gülleri

ve sessiz harfleri koru.

 

 

İbrahim Tenekeci

SE
14.01.2011 00:34
#34

Şiir okumayı bilmeyen ben (SEVMEDİĞİMİ ZANNEDİYORDUM) İbrahim Tenekeci şiiriyle tanışınca şiir okumaya başladım. Kalemine zeval gelmesin inşallah.

CI
04.04.2011 11:31
#35

yarım günlük mezarlık gezintimden çıkardığım sonuç: ''ayakta yolcu kabul etmiyorlar, illa yatmanız gerekiyor.''

:)

SE
04.04.2011 21:53
#36

Ağzın tad görmesin hayat, kandırdın beni...

 

İbrahim Tenekeci

MU
05.04.2011 22:47
#37

bir şeyi evde unutmuş gibi

tedirgin ediyorum kendi kendimi..

 

 

kirleniyor su insana yaklaştıkça

bulanıyor gökyüzü taş atınca bir kuşa

ve ben, sevinçten bile kendini esirgeyen

öpeyim geçsin günün yanaklarından

tırnaklarını yesin can sıkıntısı

açılsın denize sulu boya gemiler

bilmesin beni benden başkası...

 

 

 

BU
27.04.2011 09:19
#38

‎''Çocukluğumun sokağında, küçükler suyun, yetişkinler ekmeğin, büyükler de ölümün sözünden hiç çıkmazdı.''

(İbrahim Tenekeci)

MU
31.05.2011 01:48
#39

mezartaşı yontan bir adamın gözleri

miras pay edilirken uykusu gelen

bir çocuk gibi

bomboş bakar dünyaya.

der ki bu şenlikistanda

her şeyin varisi benim adım muamma

kuruyan yüzünüzü ancak ben onarırım

cilt bakım setleri gider boşa

size bembeyaz bir yüz yaparım.

 

ibrahim tenekeci

OM
05.11.2011 14:29
#40

Ulu-Orta

 

I

.

 

sorma,

elim kırılsın bir daha

dokunursam güneşe.

 

 

II

 

 

sorma,

üstü açık araba

dünya dediğin.

 

 

III

 

sorma,

yangın sönseydi suyla

denizler her akşam böyle yanmazdı.

 

 

IV

 

 

sorma,

siliniyor her şey, hatta uçurtma

takılıp kalıyor göğe.

 

 

V

.

 

sorma,

kaldım altında

devirince kitabı.

 

 

 

İbrahim Tenekeci

DE
05.11.2011 21:31
#41

* Huzur İslam'da deniliyor...Doğrudur...Fakat bu sözün bu dünya için değil,öbür dünya için geçerli olduğuna inanıyorum...Her gün bu kadar can sıkıcı ve yakıcı şey olurken,bir Müslüman'ın huzur içinde yaşaması mümkün değil...

 

İbrahim Tenekeci..

VE
19.02.2012 13:28
#42

yazın herkes açar,

marifet kışın açabilmekte değil mi çiğdem

/..

23.02.2012 03:18
#43

Sonradan anladım ki “zoruma giden” şeyler sayesinde insanım…

İbrahim Tenekeci

CA
15.07.2012 11:48
#44

Sığınırım;

Her şerrin ardından, hâyır veren Rabb`e..

 

| İbrahim Tenekeci

CA
18.07.2012 15:50
#45

"Yaşına hürmeten senin ey dünya,

 

demedim bir şey yaptıklarına...''

 

 

CA
04.08.2012 12:07
#46

"Yaşıyorum, beni meşgul etmeyin..." bu bir cümledir...

Fakat isterse dize de olabilir, özlü söz de...

İnsan da böyledir, ne isterse olabilir...

Hatta insan bile olabilir..!

 

 

|| İbrahim Tenekeci...

CA
25.08.2012 11:27
#47

Savunduğumuz şey ile avunduğumuz şey aynı ise, acilen kalbimizle aklımız arasındaki ilişkiyi gözden geçirmemiz gerekiyor.

BU
08.09.2012 08:01
#48

Görünce

mutlu olduğumuz,

insanlar vardır.

Mevlâ

onların

sayısını artırsın...

 

İbrahim Tenekeci

CA
14.09.2012 16:59
#49

Bilmediğim şeyleri ne güzel özlüyorum.