özdemir Asaf

Başlatan: yitik Tarih: 23.08.2010 22:12 Cevap: 6

YI
23.08.2010 22:12
#1

Bu sabaha karşı, kendiMle konuştum

Ben, hep kendime çıkan yokuştum

Yokuşun başında bir düşman vardı

Onu vurmaya gittim

KENDİMLE VURUŞTUM....özdemir asaf

FU
23.08.2010 22:16
#2

Sana gitme demeyeceğim.

Gene de sen bilirsin.

Yalan istiyorsan yalanlar söyleyeyim.

İncinirsin.

YI
28.08.2010 06:08
#3

Ağlamak

Unutmak kadar kolaydır inan

Sevin ağlayabiliyorsan

Sevin ağlıyorsan

Gül ağlayabiliyorum diye

Gül ağlıyorum ağlıyorum diye

Sana bir şey yapamam

Ağlayamıyorsan ....

YI
28.08.2010 06:21
#4

"Akıllı olduğunu düşünemeyecek kadar akıllı

Deli olduğu düşünülmeyecek kadar deli’nin

niçindenliğini bilmediği sıkıntısı geçiyor

 

Uyanmak, bir akşam bir adamı yatağından kaldıracak.

Adamın gözleri adama uyanışı anlatacak.

Gözleri gel gel diyecek.

Doğrulmak adamı kucağına alacak.

Adımın birincisi ayağına sarılacak.İkinci adım birincisinin içinden doğacak.

Adımlar ana-oğul babasız sıralanacak.

Adamın gözleri adama bak bak deyecek.

Pencere adamın gözlerini kuşatacak,

Bakışlarını caddeye serecek

Görüşleri yayılacak.

Caddede insanlar gezinecek.

Oda bu sırada işe karışacak,

Adamı dışına çıkaracak.

Çıkmak öbür fiillere komutan çıkacak,

Merdivenlere indir komutunu verecek.

Merdivenler onu bir kapıya itecek.

Kapıya açıl komutu gelecek.

Kapı bu işi adama yaptıracak.

Evin içi dışına dönecek,

Burada adama karış komutu ulaşacak.

Adam saf saf yanaşacak,

Bakmaya alışmak adama gördürecek.

Görmek adamı sürekli bunaltacak.

Adam gördükçe şaşıracak,

Şaşırdıkça sürekli görecek.

Adam bilmek fiilini arayacak,

Ama bulamayacak.

Adam geleni geçeni kendi sanacak.

Bu ne kadar çok kendim deyecek.

Hep başkalarını görecek.

Hani ben, nerede ben deyecek.

Anlamak isteyecek ─ bir istemeseydi─ .

Anlamakla bunu istemek yan yana gelecek

Bir çağ bitecek, biri başlayacak.

Neden-, niçin-, nasıl’a yönelecek ─ ya yönelmeseydi─ .

Anlamak fiili ─ ister istemez─ birden adama verilecek.

Adamın durumu belirecek, hızı gelişecek.

Ayarı insanca bozulacak.

Neleri anlamalı, neleri değil, ayıramayacak.

Başka-kendilerini görünce şaşıracak.

Kendi-başkalarını onlarla karıştıracak.

Önünden boyuna başkaları geçecek,

Önünden boyuna kendisi geçecek,

Bu ne kadar çok ben deyecek.

Aralarında bir yabancı arayacak.

Kendinde bir yabancı arayacak.

Bu ne kadar çok yan yana ben deyecek.

Ben kendime nereden gireyim deyecek.

Ben kendimden nasıl çıktım deyecek,

Ne zaman deyecek, niçin deyecek.

─ Deyecek de ne olacak─

Olan olacak olduğunca, olacağınca.

Bu andan o ana olanca.

İş işden geçecek.

Adama bir yardımcı fiil birden düşecek.

Adam onu ilkin bir şey sanacak.

Onunla düşünmeye alışacak.

Düşünceleri onunla kör-topal gidecek.

Adam bundan şımaracak.

Dur şununla bir iş göreyim deyecek,

Eline cebi değecek.

Adam ile tabancası birleşecek.

O anda bütün öbür fiiller ondan geri alınacak.

Adam ateş edecek.

Bütün fiiller ona geri verilecek..

Adam birini vuracak..

Adam kendini vuracak..

Adam beni vuracak. Bilecek..

Ler, siniz.

Perde burada inecek.

Perdenin önündekiler donup kalacak..

Lar, sınız.

Perdenin arkasındakiler bekleyecek..

Ler, siniz.

Bir ölü yerde uzanık yatacak.

Vuranı görenler vurulanı görmek isteyecek.

Tıklım tıklım insanlar eğilecek.

 

 

Kim baktıysa görecek.

Yerde kendini görecek.

Hepsi başkayı umduğunda şaşıracak.

Dışlarına binlerce A çıkacak.

A’lar çelik teller gibi dolaşacak.

İçlerine birer nefes Hi dolacak.

Yerde yatanda herkes kendini tanıyacak.

Bir perde aralanacak

Vuran ortaya çıkacak.

Ortaya çıkanda herkes kendini tanıyacak.

Herkes kendini tanıyınca iş bitmeyecek,

Başlayacak.

YI
28.08.2010 06:26
#5

Onu kırmış olmalı yaşamında birisi.

Dinledikçe susması, düşündükçe susması...

Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi,

Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası

04.09.2010 16:00
#6

HOŞÇAKAL

 

 

siyah beyaz tuşlarında piyanomun

seni çalıyorum şimdi

çaldıkça çoğalıyorsun odada

sen arttıkça ben kayboluyorum

 

seni doğuruyorum geceye

adını koyuyorum aya bakarak

her şey sen oluyor her yer sen

ben ölüyorum

 

sesini duyuyorum rüyalarımda

gözlerimi kamaştırıyor ışığın

rüzgar sen gibi dokunuyor bana

ben doğuyorum

 

duymak istediklerimi söylemiyorsun hiç

dokunmuyorsun bana

sen gibi bir şimşek çakıyor

tam kalbime düşüyor yıldırımı

ben gidiyorum