Şeyh Sadi Şirazi

Başlatan: sark Tarih: 04.10.2010 04:22 Cevap: 18

SA
04.10.2010 04:22
#1

Birini mevkiinden çıkarırsan, bir müddet geçtikten sonra suçunu affet. Ümit besleyen kimsenin muradını vermek, mahpusun bağını çözmekten bin kat iyidir...

 

· Allah’ın emrinden dışarı çıkma ki, senin emrinden de hiçbir şey dışarı çıkmasın...

 

· Çoban uyumuş, kurt da sürüde: Bu hal akıllı kimselerin beğeneceği şey değil...

 

· İnsan iyilik ümidi ve kötülük korkusu dolayısıyla aklın gereğini benimser...

 

· Kendisinden fazlasıyla iyilik gördüğün kimseye fenalık etmen insanlık değildir...

 

· Kurdun kafasını, halkın koyunlarını paraladıktan sonra değil, önce kesmek gerekir...

 

· Bir kimsenin günahı üzerine hiddetlenirsen onu cezalandırmadan önce iyi düşün taşın. Çünkü Bedahşan la’lini kırmak kolaydır, lakin kırılan şeyi sonradan eklemek imkansızdır...

 

· Hedefe, okun gezi elindeyken nişan ol, ok yaydan fırladıktan sonra değil

 

· Aradan bir nice zaman geçmedikçe insanın içyüzü anlaşılmaz...

 

· Düşman bir kusur bulunca, büyüklerin kalplerini dağlar. Ateş, ufacık şeyle de alevlenir fakatkoca koca ağaçları tutuşturmak mümkündür...

 

· Gönül sır zindanıdır. Ama bir kere söyledinmi, sır artık zincire girmez...

 

· Günahsız olan, pervasız konuşur. Muhtesip dolaşırken gocunanlar, terazilerinde dirhem taşı noksan olanlardır...

 

· Hiddetle hemen kılıca sarılan kimse sonra esefle elinin ardını dişler...

 

· Öfke, pusudan askerini saldırttığı zaman, ortada ne insaf kalır, ne takva, ne de din kalır. Ben şu göklerin altında, bunca meleği ürküten böyle şeytan görmedim...

 

· Eşeğini düşman, vergisini de sultan alıp gittikten sonra o memleketin tacında, tahtında ikbal kalır mı?

SA
04.10.2010 04:24
#2

Bir düşmana üstün geldiğin zaman onu incitme, zaten kendi derdi kendine yeter.

 

· Büyük kalarak yaşamanın şartı odur ki her küçüğün kim olduğunu bilesin...

 

· Herkesin huzurunu kendi rahatına tercih eden kimseye ne mutlu. Hüner sahipleri, başkalarının gamını çekmekten kendi keyiflerine bakamamışlardır...

 

· Yolda laf atmak değil, adım atmak lazım. Yürümedikten sonra lafın manası kalmaz...

 

· Elalem harman kaldırırken, vaktiyle tohum ekmemiş olmak ne gevşekliktir...

 

· Salih adam dilenirse ancak kendi nefsinden dilenir ve ondan hırsı terk etmesini ister. Çünkü, her saat “ ver “ diyen bir nefis, sahibini zillet içinde köy köy dolaştırır...

 

· Derisini parçalasalar dahi, Hudadost hiçbir zaman dostunun düşmanıyla dost olmaz...

 

· Bir tek kıl ibrişim telinden bile zayıftır. Ama çoğalırsa zincirden bile sağlam olur...

 

· Dost gönüllerini derli toplu tutmak, hazine toplamaktan daha iyidir...

 

· Kimsenin işini ayağa düşürme. Mümkündür, sen de onun ayağına pek çok düşersin...

 

· Zorluya tahammül et ki bir gün ondan daha kuvvetli olasın. İnatçının şerrini iyilikle gider. Himmetin pazısı kuvvetin elinden üstündür..

 

· Efendi davul sesi ile uyanıyor, bekçinin gecesi nasıl geçti, nereden bilecek....

 

· Padişahken zulmedersen, padişahlıktan sonraa dilenci olursun.

 

· Kuvvetlilerin yükünü zayıflar çekerken padişaha tatlıuyku haramdır..

 

· Kafası Zühal yıldızına değen bir padişahla zindanda inleyen züğürdü, başlarına ölüm askeri hücum ettikten sonra birbirinden ayıramazsın..

 

· İdrak kulağından gaflet pamuğunu çıkarmalısın ki, ölülerin nasihatını duyabilesin.

 

· Şer çıkaranlar- yuvasına nadiren dönebilen akrepler gibidir- gene şer sevdasında giderler...

 

· Eğer yiyip yatmaktan başka bir şey bilmiyorsa, adam hayvandan nesiyle yüksek olur ki?

 

· Yolu takip etmeyen bedbaht süvari, doğru yürüyen yayadan geri kalır...

 

· İnan ki, ateşinle gönüller dağlı olunca kıyamet günü iyilik göremezsin...

SA
04.10.2010 04:25
#3

Düşen her zaman kalkmış değildir...

 

· Güneşler, aylar ve ülkeler daha çok zaman parlayacaklar ama sen mezar yastığından başını kaldıramayacaksın...

 

· Bir hükümdar abit olursa ölümle neyi eksilir, mademkiahirette de padişahtır...

 

· Bir kadın zalim olan erkekten çok yüksektir. Köpek de halkı inciten insandan üstündür.

 

· Kendine fenalık yapan ahlaksız,insanlara kötülük yapanlardan iyidir...

 

· Devri kötü olan bir zalim dünyada kalmayacak, ama onun üzerinde ebedi bir lanet kalacaktır...

 

· Çıkrığının ardında ihtiyar kadın lanet ederken, meclisin baş köşesinden gelen aferinlerin değeri yoktur...

 

· Kendi ahlakını düşmanından dinle; dostun gözünde her yaptığın iyidir...

 

· Hastaya şeker vermek günah olur, çünkü ona acı ilaç fayda verecektir...

 

· Ekşi yüzlü adam, insanı hoş tabiatlı, tatlı mizaçlı dostlarından daha güzel tenkit eder...

 

· Senin iyiliğini isteyen kimse, “ yolunda şöyle bir diken var “ diyendir. Yolunu kaybedene iyi gidiyorsun demek şiddetli bir zulümdür...

 

· Ey düşüncesiz, tedbirsiz ve akılsız olan nefis, sen tek yoksulluğun yükünü çek, ama kendini gamla öldürme...

 

· Bir iş tedbirle olacaksa düşmanın yüzüne gülmek, savaş çıkarmaktan daha iyidir.

 

 

 

· Değersiz kimselerle savaşmaktan çekin. Ben damlalardan sel olduğunu çok gördüm...

 

· Kaşını çatmamağa çalış, ne kadar zayıf olursa olsun düşmanın dost kalması daha iyidir.

 

· Düşmanı dostundan fazla olan kişinin, düşmanı şen, dostu mahzun olur.

 

· Hizmeti yeni girenin ipini uzat fakat kesme, sonra bir daha yüzünü göremezsin...

 

· Sen kendi kaygını sağlığında çek, hısımların hırsa düşerler ölenle ilgilenmezler. Parayı, nimeti şimdiden ver, çünkü senindir ve senden sonra bunlar senin emrinden çıkacaktır.

 

· Elinden hayır gelen bir oruç yiyici, dünyaya tapıp yıl orucu tutan kimseden iyidir.

SA
04.10.2010 04:25
#4

Toprağın altında iken gönlü diri olan bir ölü, gönlü ölü olarak yaşayan bir bilginden daha canlıdır.

 

· Herkes kuvveti derecesinde yük taşır, karıncaya göre çekirge ayağı ağırdır.

 

· Allah eğer hikmetiyle bir kapıyı kaparsa, rahmetiyle başkasını açar.

 

· Amelsiz söz gevşek bir dayanaktır.

 

· Marifet kapısı, kendilerine karşı bütün kapıların kapandığı kimseler için açıktır. Acı yaşamış, acıyı tatmış nice insanlar cennette eteklerini sürüyerek yürürler.

 

· İster merhem sürsün ister yaralasın... Ne hoştur, O’ nun gamıyla perişan olanın hali.!

 

· Kim çalarsa çalsın, cömertin kapısı mutlaka açılır.

 

· Nice kuvvetli, nice üstün akıllar vardır ki, aşkın havası onları mağlup etmiştir. Çünkü sevda aklın kulağını büktükten sonra, akıl bir daha baş kaldıramaz...

 

· Akıl yolu kıvrım üstüne kıvrımlardan başka bir şey değildir ve arifler katında Allah’tan gayrı bir varlık yoktur...

 

· İster yücelik ve mevki olsun, ister zillet ve hapis olsun, ben bütün bunları Allah’tan bilirim; Ahmet’ten, Mehmet’ten değil...

 

· Ey akıllı kimse, hekim sana acı ilaç gönderdiği zaman hastalıktan korkma. Dost elinden gelen her şeyi iç. Hasta hekimden daha bilgili değildir...

 

· Eğer aşk eri isen kendine değer verme. Aksi takdirde afiyet yolunda yürü..

 

· Muhabbetin seni toprak etmesinden korkma. O mahvettiği takdirde sonsuzlaşırsın! Toprağın altında değişmedikçe sağlam taneden ot bitmez...

 

· Seni Allah’a aşina kılacak kimse kendi benliğinden seni kurtarmış olandır. Çünkü benliğinle beraber oldukça kendine yol bulamazsın ve bu inceliği de kendini unutanlardan başkası bilemez...

 

· Varlığı perişan olan kimse ne t iz ‘i fark eder, ne p e s’i. O, bir kuşcağızın ötmesiyle de feryada geleir...

 

· Yüzücülükte yiğit de olsan, elini ayağını ancak çıplakken kullanabilirsin. Şu halde şöhret, namus ve riya hırkasını sırtından çıkarmalısın; elbisesiyle suya batan kimse aciz kalır...

 

· Dünya alakası Allah’a karşı perdedir ve bir neticesi yoktur. Sen ancak bağları kopardığın takdirde vuslata nail olursun...

 

· Öğüdü, tesir etmeyeceğini bildiğin bir kimseye verme, ey şaşkın. Elinden dizgini kaçırmış olan zavallıya, “ oğlum yavaş sür “ denmez.

SA
04.10.2010 04:26
#5

Kişi kendinden üstününü aramayı fırsat bilmelidir. Kendin gibisiyle vaktini ziyan edersin. Kendi benzerlerinin izinde ancak kendini beğenmişler yürür...

 

· Aşkına sadık olan kimse canına kıyabilendir; yüreksiz adam kendine aşıktır...

 

· Bir kere serden geçen insan, başına taş ve ok yağmuru yağsa da, dileğinden el çekmez...

 

· Seçkin bir akıllı gönülsüz olur; meyvelerle yüklü dal başını yere kor...

 

· Büyüklük gösterişle, lafla olmaz; yücelik dava ile, kuruntu ile elde edilmez. Tevazu yüceliği arttırır, fakat gurur seni toprağa serer..

 

· Üstü başı temiz fakat ahlakı kirli olan kişinin cehennem kapısını açmak için anahtara ihtiyacı yoktur.

 

· Eğer mertsen, mertliğinden bahsetme. Sen kendini iyilerden saydıkça kötü olursun...

 

· Allah’ karşı iyi, halka karşı kötü olan akılsızlar, ibadetlerinin meyvasını yiyememişlerdir...

 

· Zühd ü takva ile meşgul ol, ama Muhammed Mustafa’yı geçecek kadar değil. Siyahlık şöyle dursun, haddinden fazla beyazlık bile hoşa gitmez...

 

· Allah’tan çekinen günahkar, gösteriş yapan abitten çok daha iyidir...

 

· Kalbi kırılanın sözü sert olur...

 

· Her kim çirkin huyundan vazgeçerse, cennette sonsuz bahtiyarlıklara ulaşacaktır.

 

· Düşmanın derisini yumuşaklıkla yüzebilirsin. Sertlik gösterdin mi, dostun bile sana düşman olur.

 

· Tatlı söz karşısında büyükler gönülsüzleşirler, kafalarını dikmezler; küçükler de başlarını eğerler. Başarı tatlı dille elde edilir. Hırçın tabiatlı kimse daima ısdırap çeker...

 

· Çirkin tabiat, adamı cehenneme götürür. Çünkü iyi huy cennetten gelmiştir.

 

· Tek ırmak kenarından sıcak su iç de ekşi suratlının soğuk gül şerbetini içme. Yüzü sofra gibi karmakarışık olan bir adamın ekmeğini tatmak haramdır..

 

· Hüner sahipleri, cefa gördükleri halde muhabbet gösterirler.

 

· Soysuzlara karşı soysuzluk etmek mümkündür. Lakın, insan olanın elinden köpeklik gelmez.

 

· Tahammül sana önce zehir gibi görünür. Fakat tabiatına kök salınca bal kesilir...

 

· Azametli adam kurum satar; çünkü büyüklüğün yumuşaklıkta olduğunu bilmez.

SA
04.10.2010 04:27
#6

Allah yolunun yiğitleri, bela okuna hedef olanlardır. Onlar kibir külahını atmışlar, yücelik tacıyla başlarını yükseltmişlerdir.

 

· Sen zebun ol da derini yırtsınlar. Çünkü gönül sahipleri küstahların yüklerine katlanırlar. Allah adamlarının toprağından testi yapsalar, halk onu melamet taşıyla kırar.

 

· Sel heybetle aktığı için yukarıdan aşağı tepesi üstü düşer. Halbuki çiğ damlası küçüz ve acizdir; bu sebeple gökyüzü onu muhabbetle alır, a y y u k’a çıkarır...

 

· Methü sena ipiyle kuyuya inme, Hatem gibi sağır ol da kendi ayıplarını dinle.

 

· Eğer, şu arif geçinen adam gerçekten dostunu tanısaydı, düşmanla çekişmeğe vakti kalmazdı. Allah’ın varlığından haberi olsaydı, bütün halkı yok bilirdi...

 

· Düşman sözü ağırına gidiyorsa dikkat et de onun ayıpladığı şeyleri yapma. Benim için iyi şeyler söyleyen kimse, ancak kusurumu bana açıkça gösterendir.

 

· Sen kendinden bahsetme ki, seni başkaları övsünler. Kendini övdüğün takdirde bunu başkalarından bekleme.

 

· Ecel günü zırhı delen ok, eceli gelmeyenin gömleğinden bile geçmez.

 

· Bilgin ne kadar çalışırsa çalışsın, canını ecelden kurtaramaz. Cahil de, ne kadar uygunsuz şeyler yerse yesin, ölmez.

 

· Kıyısı görünmiyen bir suda, yüzücünün gururu işe yaramaz.

 

· İnsan olmak isteyen kişi önce nefsinin köpeğini susturur.

 

· İnsana hüner, fazilet, din ve olgunluk gerek. Mevki, mal dediğin şey bir gelir, bir gider...

 

· Murada ermedim diye düşüne düşüne kalbini yakma, kardeşim. Çünkü her gecenin gündüzü vardır.

 

· On adam mikdarı konuşan cahilden çekin. Bilginler gibi bir söyle, pir söyle

 

· Meydana çıktığı zaman yüz kızartacak olan bir sözü gizlice niçin söylemeli?

 

· Elalemin kötülüğünden bahsettiğin takdirde, sözün doğru olsa bile, özün kötü sayılır..

 

· Elalemi ayıplarıyla anan bir kimsenin senden de teşekkürle bahsedeceğini zannetme.

 

· Kimsenin hoşuna gitmese bile, sen faydasına inandığın bir sözü söyle. Onu bugün dinlemeğen cahil yarın pişman olacak...

 

· Velhasıl dünyada kimse kimsenin elinden, dilinden kurtulamaz. Dile düşen için biricik çare sabretmektir.

 

· Günahlarından şu anda kork kıyamet günü kimseden korkun olmasın.

31.10.2011 00:12
#7

İster merhem sürsün ister yaralasın…

Ne hoştur, O’ nun gamıyla perişan olanın hâli.!

 

Sadi şirazi

04.11.2011 01:56
#8

Ne mutlu bu dünyadan ilim ile, adaletle göçen kimseye."

Sadi-i Şirazî

30.11.2011 19:01
#9

Nice seneler,ömürler...İnsanlar kabrimizi çiğneyip geçecek...Nasıl elden ele geldiyse saltanat bize...Yine öyle başkasına gidecek"

Sadi ŞİRAZİ / Gülistan.

31.12.2011 19:33
#10

Çıkrık çeviren anneler, nineler bir pâdişâha lânet okurken, resmî meclistekilerin memurların padişahı övmelerinde fayda yoktur.

Sadi-i Şirazi

03.01.2012 21:41
#11

Define ile yilan, gülle diken, sevinçle gam bir aradadir.

Sadi şirazi

YA
21.06.2012 23:33
#12

Kardeş,dünya kimseye kalmaz.Gönlünü cihanı yaratan Allah'a bağla,işte o kadar.Dünya mülküne itimat etme.Çünkü dünya senin gibi çok kimseyi beslemiş;sonunda öldürmüştür.Mademki pak olan can çıkıp gidecektir,ha taht üzerinde ölmüşsün ha toprak üzerinde...Sadi

HE
22.06.2012 13:45
#13
Bülbülden vefa ummayın; çünkü her dem başka bir gül üzerinde öter
YA
23.06.2012 11:15
#14

Ey tok kimse!!!

Sana arpa ekmeği hoş görünmez.Halbuki sence çirkin olan o arpa ekmeği benim sevdiğimdir.Cennet hurilerine 'araf' cehennemdir.Fakat cehennem halkına soracak olsan araf için cennettir,derler... Sadi

YA
01.09.2012 15:53
#15

Doğru söyleyip zincire vurulmak, yalan söyleyerek zincirden kurtulmaktan iyidir...Sadi

 

Gecenin ne kadar uzun olduğunu ancak hastalar bilir....Sadi

YA
14.09.2012 14:35
#16

Dostların görüşmelerinden üzülüyorum; çünkü onlar benim kötü huylarımı bana güzel gösteriyorlar ..Dostlar ayıbımı kemal,hüner görürler,dikenimi gül,yasemin gösterirler .Yüzsüz pervasız serbest düşman nerede ?Onları istiyorum seviyorum,ta ki bana ayıplarımı göstersinler...Sadi

YA
06.03.2014 15:58
#17

Karşındakini küçük görüp bıyığını burma, iyi bil ki her gömleğin altında bir kemik, her kemiğin içerisinde bir ilik vardır.

YA
29.03.2014 22:19
#18

Şiraz şehrinde birisi caddeden giderken düşmüş bayılmış. Vardım ''hayrola nedir ,o niye bayıldı? '' diye sordum. Cevaben buradan bir güzel geçti güzelde Rabbimin sanatını gördü de bayıldı dediler.Şeyh Sadi '' O bundan dolayı değil nefsi isteklerinden güzelin aşkından bayılmıştır, demiş. Etrafındakiler aman efendim öyle değil bu bizim şeyhimizdir falan demişler.Şeyh Sadi :

-İnsan baktığında gördüğü sanattan dolayı bayılıyorsa , devenin boynuna da baktığında bayılması gerekir...demiş!