
Seçkin kimseler seçkin kimselere…
Kelam ehli olmak, hassaten şairlik, irfan havzamızın soylu temsilcilerinin beyanına göre Rabbani ilhama bağlıdır. Yunus Emremiz, “Söz karadan akdan değil, yazıp okumaktan değil, bu yürüyen halktan değil, Halık âvâzından gelir” diyordu. Hak sözün kalbe inmesi ise ayna insanlara ihtiyaç gösteriyordu.
Tasavvufun engin sağaltıcı ikliminde hayat buldu nice şair. Böyle dile geldi Necip Fazıllar, Cahit Zarifoğlular…
Şairin dilindeki o halavet, yüreğindeki Allah dostunun muhabbetinin söze bürünmüş şekliydi.
Bir gönül üstadına yazılmıştı aşağıdaki satırlar.Bir hak erinin tasarrufunda yoğrulmuştu sanki Zarifoğlu’nun acılara dost narin yüreği.
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harfleri acz tutuyor
Bağışlamamı dilerim
Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme
Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim
Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme
Hayat boş geçti
Geri kalan korkulu
Her adımım dolu olsa
İşe yaramaz katında
Biliyorum
Bağışlanmamı diliyorum…
Bir dil nasıl da zarifleşiyor tasavvuf neşvesi değince; bunu Zarifoğlu’nun şiirinde açıkça görmek mümkün.
“Şeyhimin yolunda ölmeye kim gelir” diyenlerin sözüne özel bir tat ikram ediliyor. Ezel şarabına katılmış özel bir mai, rengini ve kokusunu özgeleştiriyor has bende şairlerin. Olmazsa olmaz mı? Tarih yazmamış.
Ehl-i Hâle ehl-i hâl şi’ri verir zevk ü safâ
Ehl-i zâhir sözünü hâl ehli bürhan eylemez
diyor Kuddusi-i Veli Hazretleri.
Her sözün muhatabı farklı. Zarifoğlu şiirlerinden haz alan gençleri görmek sevindirici. Onları maksuda vardıran rehberler beklediğini düşündürüyor insana. Bazıları pek farkında olmasa da, Zarifoğlu ustaları sahip çıkacak er geç onlara…
Ustasız çıkılmaz yola şiarını en iyi bilenlerden biri olan şairin ustası kimdi pekiyi diye düşündüğümüzde bütün işaretler Erzincanlı bir gönül sultanını gösteriyor. Rasim Özdenören'den de teyid edilmiş bu bilgiye göre Zarifoğlu'nun 'Efendim boynuma bir ip at kölen diye yollarda gezdir beni' dediği o ulu nazar Abdurahim Reyhani Hazretleri. Hazretle ilgili bilgilerin derlendiği kaynakta kendisi şöyle anlatılıyor:
''Abdurrahim Reyhan hazretleri, Allah yolunun büyük velilerinden. Maneviyat ikliminin harman olduğu Erzincan'da dünyaya teşrif buyurdular. Altın silsilenin günümüzdeki halkası. Fikirleri, düşünceleri tasavvuf denizine taşıyan ve bu büyük denizde yoğuran, yorumlayan, kısacası insanları Allah yoluna çağıran gönüller sultanı''...
''Reyhan hazretleri, Nakşibendiye tarikatının Halidiye koluna mensupturlar. Dede Paşa hazretlerinin irşat halkasında yetişmiş ve Dede Paşa hazretlerinin halifesi olarak irşat vazifesini sürdürmüşlerdir. Reyhan hazretlerinin irşat halkası genişlemiş, büyümüş, dünyanın her köşesinde yüz binlerce talebe sohbetlerinden gıdalanmıştır''
Zarif şairi de zarif ustasını da rahmetle minnetle aşkla anıyoruz. Mevla, yârlarına yar etmiştir umuyoruz...
Haberkültür