SESSİZ HİKAYE

 

Sen, gönül bahçesinde açılan bir çiçeğin

Etrafında dolaşan toz-pembe kelebeğin

Bir hazan mevsiminde hüzün veren sesini

İşittin mi bilmem ki, gördün mü kimsesini!

 

Sen, deryânın içinde susuzluktan kavrulan

Yahutta teselliyi gözyaşlarında bulan

Âşıkın bu halinden duyduğu hevesini

İşittin mi bilmem ki, gördün mü neş'esini!

 

Sen, yeni bir sabahın müjdecisidir diye

Hasretini gizlice anlatırken geceye

Bir bülbülün rüzgâra kattığı nağmesini

İşittin mi bilmem ki, gördün mü çilesini!

 

Sen, duyguları düğüm düğüm işleyen kar'ın

Sırrını yağmurlarla çözen fasl-ı baharın

Toprağa anlattığı sessiz hikâyesini

İşittin mi bilmemki, gördün mü jâlesini!

 

 

 

 

Girdap (Üstad necip fazıla ithaf)

 

Yürüyorum bir zaman dilimi ortasında

Yalnız, sessiz, çaresiz ; gayesiz yürüyorum

Çile yumağı olmuş hayat kafatasında

Mâverâya acaba ben ne götürüyorum?

 

Sroular, hafakanlar zihnimi kurcalayan

Bir girdap içindeyim alıyor veriyorum

Mesuliyet nerede, meselesiz mi insan?

Muhatap bulmak için sordukça soruyorum

 

Ne kadar yol katettim, daha ne kadar kaldı?

Yol ki Hakkâ varmıyor yerlere seriyorum

Dört gözün ortasında emâneti kim aldı?

Gözler mi şaşı olmuş, yanlış mı görüyorum?

 

Yılları kim mahvetti, kime düştü cereme?

Kimi kime şikayet, ben kimi yeriyorum?

Bir ışık ulaşınca nihayet pencereme

Yaratılış gayemin sırrına eriyorum

 

 

Cevdet Yücel Söztutan

* cevdet abinin ruhuna bir fatiha okursunuz inşallah..