Nur-u ilahidir, narı hakikat

o nardan hakikat, nur olur peyda

Nurun ala nurdur o narın nuru

O nurun narından, sur olur peyda

 

Bir derdimi açsam gülşen bağına

Bülbüller zar edip gül ağlar bana

Başım alıp düşsem Mecnun dağına

Vahşiler dem çekip hun ağlar bana

 

Aşkınla çak ettim, hırka-i arım

Yokluk makamında mahv oldu varım

Bi hicap tecelli eylerse yarım

Kande olsam bana tur olur peyda

 

Bu derde düşeli gülemem bir dem

Çektiğim cefayı çekmesin adem

Aşk elinden olsam seyyah-ı alem

Hemen göz göz olup yar ağlar bana

 

Ah şeyhim gör benim bedbaht halimi

Kemale döndürdüm kadd-i darını

Ah bir gün ben suna bilsem arz-u halimi

Şahlar rahme gelir kul ağlar bana

 

Emrah bu rütbeyi eyledin hasıl

Hakiki visale olursun vasıl

Cennet-i irfana oldunsa vasıl

Ravza'yı gönülde har olur peyda