Mevlana Celaleddin Rumi

Başlatan: sevdayolcusu Tarih: 20.06.2006 21:05 Cevap: 34

SE
20.06.2006 21:05
#1

Demedim mi?

 

 

 

Oraya gitme demedim mi sana,

seni yalnız ben tanırım demedim mi?

Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im?

 

Bir gün kızsan bana,

alsan başını,

yüz bin yıllık yere gitsen,

dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi?

 

Demedim mi şu görünene razı olma,

demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl,

onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi?

 

Ben bir denizim demedim mi sana?

Sen bir balıksın demedim mi?

Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,

senin duru denizin ben'im demedim mi?

 

Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?

Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im,

senin kolun kanadın ben'im demedim mi?

 

Demedim mi yolunu vururlar senin,

demedim mi soğuturlar seni.

Oysa senin ateşin ben'im,

sıcaklığın ben'im demedim mi?

 

Türlü şeyler derler sana demedim mi?

Kötü huylar edinirsin demedim mi?

Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?

Yani beni kaybedersin demedim mi?

 

Söyle, bunları sana hep demedim mi?

 

Mevlana Celaleddin Rumi

IS
20.06.2006 22:26
#2

Bir gün kızsan bana,

alsan başını,

yüz bin yıllık yere gitsen,

dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi?

 

insan herşeyden kaça bilir ama kendinden kaçamaz....akıl sonunda doğru yolu gösterir

SE
28.06.2006 23:04
#3

Ne Olursan Ol

 

 

 

Paranı ver, gönlünü ver, canını ver

Ama SIRRINI VERME! ...

Günlerini say, kazancını say, büyüklerini say

Ama YERİNDE SAYMA! ...

İşini beğen, aşını beğen, eşini beğen

Ama KENDİNİ BEĞENME! ...

Emek ver, kulak ver, bilgi ver

Ama SAKIN BOŞ VERME! ...

Fidan büyüt, çocuk eğit, yoksul besle

Ama KİN BESLEME! ...

Davet et, hayret et, ülfet et, affet

Ama İHANET ETME! ...

Kitap oku, meslek oku, dünyayı oku

Ama LANET OKUMA! ...

Sınıfını geç, hayatını seç, rakibini geç

Ama GÜLÜP GEÇME! ...

Gönül al, dost al, yoldaş al

Ama BEDDUA ALMA! ...

Yaklaş, tanış, konuş, uzaklaş

Ama UŞAKLAŞMA! ...

Doğrul, sayrıl, evril, devril

Ama EĞRİLME! ...

Hislen, tasalan, seslen, uslan

Ama PASLANMA! ...

İtil, ütül, atıl, katıl

Ama SATILMA! ...

 

Mevlana Celaleddin Rumi

IS
28.06.2006 23:07
#4

insanda bulunması gereken vasıflar ve bulunmaması gereken özellikler çok güzel anlatılmış..

paylaştığınız içintşk..

SE
28.06.2006 23:32
#5

Şiirde belirtildiği gibi büyük insanların yorumları da büyük olur...

Bize de onları örnek almak düşer....

SA
04.04.2007 15:05
#6

 

BİR GECECİK

 

 

ger nehusbi şebeki can çi şeved

ver nekubi der-i hicran çi şeved

 

bir gececik uyuma,ne olur.

ayrılık kapısını çalma bir gececik.

bir gececik dostların gönlü olsun,

ne olur sabahı et bir gececik.

 

bir gececik gözlerimiz seninle aydın olsun,

kör olsun şeytan bir gececik.

dünyayı güzel kokular sarsın bütün.

karanlıklardan ışıklar aksın ovalara,

sofrandakiler dirilsin bir gececik.

 

bir gececik uyuma,ne olur,

ayrılık kapısını çalma bir gececik.

bir gececik ata bin,meydana gel.

gönüller bir gececik rahat olsun,

göğüsler meydana dönsün bir gececik…

 

yeniler giyinelim biz kulların,

Musa gibi sen bir sopa al eline.

sopa bir anda elinde yılan olsun.

Süleyman gibi sen karıncaların yanına var

karıncalar bir anda Süleyman olsun…

 

ne olur, bir gececik kapısını çalma ayrılığın…

 

Hz. Mevlana

NE
04.04.2007 18:01
#7

''hamdım, piştim, yandım..''

NE
11.06.2007 14:14
#8

Ne zaman

 

Ne zaman bu addan sandan geçeçeğiz, ne zaman?

Can meclisinin halkasına ne zaman hep birden girip

oturacağız?

Dudağımıza bir tek kadeh dokundurmadan

ne zaman içeçeğiz büyük dostumuzun huzurunda

can şarabını,

ne zaman içeçeğiz, ne zaman

 

Ne zaman diyecegiz can sâkisine, uzat elini.

biz bu yana göçtük artik,

armağanlar getirdik sana.

 

Ne zaman diyeceğiz can sâkisine, ne duruyorsun,

tutulduk bikere, düştük ocağina senin,

gurbet elde üşüdük,donduk kaldık,

selâm ver, hatırımızı sor, kucakla, ısıt bizi,

bize kırmızı şarap sun.

 

Ne zaman bize cevap verecek o, ne zaman?

Ne zaman diyecek, nem varsa sizin,

buyurun, âfiyetler olsun?

 

 

 

Mevlana Celaleddin Rumi

NE
11.06.2007 14:15
#9

Şeb-i arus

 

Öldüğüm gün tabutum götürülürken, bende bu dünya derdi var sanma...

Benim için ağlama, yazık, vah vah deme;

Şeytanın tuzağına düşersen, o zaman eyvah demenin sırasıdır,

Cenâzemi gördüğün zaman firâk, ayrılık deme,

Benim kavuşmam, buluşmam işte o zamandır,

Beni toprağa verdikleri zaman, elvedâ elvedâ demeye kalkışma,

Mezar, cennet topluluğunun perdesidir.

Batmayı gördün değil mi? Doğmayı da seyret, güneşle aya gurûbdan hiç ziyân gelir mi?

Hangi tohum yere ekildi de bitmedi? Ne diye insan tohumunda şüpheye düşüyorsun?

 

 

Hangi kova kuyuya salındı da dolu dolu çıkmadı? Can Yusuf’u ne diye kuyuda feryad etsin?

 

 

Bu tarafta ağzını yumdun mu, o tarafta aç.

Zîrâ senin Hayy u Hû’yun, mekânsızlık âleminin fezâsındadır.

 

Mevlana(k.s)

BD
12.06.2007 11:52
#10

Gel, gel, ne olursan ol yine gel,

İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,

Bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir,

Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...

 

Ben yaşadıkça Kur'an'ın bendesiyim

Ben Hz.Muhammed'in ayağının tozuyum

Biri benden bundan başkasını naklederse

 

 

Ondan da bizarım, o sözden de bizarım, şikayetçiyim...

 

 

Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız

Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir...

Güneş olmak ve altın ışıklar halinde

Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim

Gece esen ve suçsuzların ahına karışan

Yüz rüzgarı olmak isterdim....

 

Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap...

 

Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz

Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz...

 

Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir

Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır...

 

Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini

Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil...

 

Bir katre olma, kendini deniz haline getir

Madem ki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin

 

Beri gel, beri !

Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ?

Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...

 

Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol...

NE
17.06.2007 13:29
#11

Bu gece,öyle bir gecedir ki,bütün gecelerin canıdır.

Bu gece öyle bir gecedir ki bütün dualar kabul edilir.

Bu gece,ihsan gecesidir,bu gece bağışlarda bulunma,ni'metlere erme gecesidir.

Bu gece,Hakk'ın sırlarına mahrem olan gecesidir.

Rubailer 186

Ü.
21.06.2007 10:44
#12
bir gececik uyuma,ne olur,

ayrılık kapısını çalma bir gececik.

bir gececik ata bin,meydana gel.

gönüller bir gececik rahat olsun,

göğüsler meydana dönsün bir gececik…

 

bu kısmı okuyunca aklıma Yavuz Sultan Selim geldi (Rahmetullahi aleyh)

gecenin yarısı deli gibi atına binip askeri,onunla beraber halkı meydana dökmüştü...o gece o da halk da rahat bir nefes almıştı.

BD
27.06.2007 00:39
#13

Nebiler Sultanı nın Güzellikleri

Aşk bahçesinin yanık bülbülü Hazreti Mevlana'nın, Peygamberimiz'in (sav) üstün vasıflarıyla alakalı olarak:

Nebiler Sultanı'nın (sav) vasıflarının şerhini. eğer ben devamlı, durmadan söylesem, yüzlerce kıyamet geçer de o yine bitmez. " demiştir.

Sahabi efendilerimizden Amr bin As'ın (ra): "Benim gözümde Resulullah'dan (sav)daha sevgili, benim gözümde Ondan daha büyük bir kimse yoktur. Ne var ki, Ona olan tazimimden gözüm doya doya Ona bakamıyordu " demiştir.

İmam Kurtubi'nin de "Nebiler Nebisi'nin (sav) güzellikleri bize tamamıyla gösterilmemiştir. Gösterilmiş olsaydı, gözlerimiz Ona bakmaya takat getiremezdi " diyerek İki Cihan Saadet Güneş’inin güzelliklerini bir nebzecik olsun anlatmaya çalıştıklarını..

demiştir.

TU
16.09.2007 17:50
#14

ben de çeşitli sözlerini paylaşmak istedim

 

mezarlığa git de,

orada bir müddet otur ve,

susmuş söyleyenleri dinle.

 

.....

 

 

taş yeşermez, geçmiş olsa da nevbahar.

toprak ol da bak, nasıl güller açar.

taş gibiydin, çok kalpler kırdın yeter!

toprak ol, üstünde hoş güller biter!

 

.....

 

 

gönlünü yıkayıp, arıtmamışsan habire,

abdest alıp durmaktan fayda bekleme!

21.10.2007 21:06
#15

''Madem ki; sen bensin,ben de senim nicedir şu senlik benlik..''

NE
21.10.2007 21:29
#16

Ben miyim ben,sen nisin ben,ben mi sen?

Ben miyim,sen sensin elbet,sen de ben.

Ey hatemli yar,seninle bir hoşum.

Sen mi bensin,ben mi sen,geç şüpheden..

 

Rubailer

ÜM
24.05.2009 12:08
#17

DÖNÜŞ

 

Geldim!

Yarama derman eyleyen şifalı yakarışla

Hükmüne geldim cezanın!

Çaresizliğine ahın

Büyüklüğüne adının...

 

Dile sürülmemiş duaların;

Güz kokulu kor alevinde

Bir çift nurdan güvercin kanatlandı göklere....

 

/Karmaşanın deryasında bir rüya doğar baştan yıldızlara...Dedim ki; ”şikayetim var çözüme..Beni yalnız mı koydu nur ki,bakışımdan silindi ay! ”Usulca eğildi de kulağıma,sitemlendi sesime söz;

“Derdini derman gör ki,dermansız kalmasın dert! ”/

 

Göz yaşımın hücrelerinde;

Canıma kor olan yâr!

Alnımın eskimeyen yüzü secdelerdeyken

Ve hala titremedeyken yüreğimin hâr tarafı

Bitirir mi pişmanlıklar günahı?

 

/Saatlerin feyzi hüznü vurmada! Masamdaki kağıtlar hala dağınık! İçimdeki yangını yakmıyor ateş...Feryadım bağırıyor karanlıklara; velhasılı aykırıyım cihana....Yeniden eğildi kulağıma ses;

“Varlıkta yokluğu arar iken sen,yoklukta varlığı bulamamışsın! ”

 

Deccal bakışlı fitne tutsaklığından yuvarlanırken çağrı

Manevi iklimler parçalanır beynimde...

Uykuya uyanık bir inadın gülüşü batar da kanıma

Sonsuzluk mil çeker gözlerime...

Yeniden bilince açılır dua....

 

/Sırrıma vakıf değilse akşam,gizi olmaz ki sabahın! Uyan dünya alemindeki yalan! Seni zelil etmeyen tek gerçeğe olsun yolun!

Gülümseyerek yüzüme baktı ve usulca kulağıma eğildi aşk;

“Ben gücümü duadan almıştım....Sanma ki aşık olmaz aşk! Gözündeki perdeyi kaldıran O Yâr’e yandım...Ben O’nun için AŞK’tım..”

EL
25.03.2010 21:56
#18

Duydum ki Bizi Bırakmaya Azmediyorsun.. Etme!

Başka Bir Yâr Başka Bir Dosta Meylediyorsun.. Etme!

 

Sen Yadeller Dünyasında Ne Arıyorsun Yabancı

Hangi Hasta Gönüllüyü Kasdediyorsun.. Etme!

 

Çalma Bizi Bizden, Gitme Bizden O Ellere Doğru

Çalınmış Başkalarına Nazar Ediyorsun.. Etme!

 

Ey Ay Felek Harap Olmuş Alt Üst Olmuş Senin İçin

Bizi Öyle Harap Öyle Alt Üst Ediyorsun.. Etme!

 

Ey Makamı Var İle Yokun Üzerinde Olan ( Kişi )

Sen Varlık Sahasını Öyle Terk Ediyorsun.. Etme!

 

Sen Yüz Çevirecek Olsan Ay Kapkara Olur Gamdan

Sen Ayında Evini Yıkmaya Kastediyorsun.. Etme!

 

Bizim Dudağımız Kurur Sen Kuruyacak Olsan

Gözlerimizi Öyle Yaş Dolu Ediyorsun.. Etme!

 

Aşıklarla Başa Çıkacak Gücün Yoksa Eğer

Aşka Öyleyse Ne Diye Hayret Ediyorsun.. Etme!

 

Ey Cennetin ve Cehennemin Elinde Olduğu ( Kişi )

Bize Cenneti Öyle Cehennem Ediyorsun.. Etme!

 

Şekerliğimin İçinde Zehir Olsan Dokunmaz Bize

Sen Zehri Şeker, Şekeri Zehrediyorsun.. Etme!

 

Harama Bulaşan Gözüm Güzelliğinin Hırsızı

Ey Hırsızlığa da Değen, Hırsızlık Ediyorsun.. Etme!

 

İsyan Et Ey Arkadaşım Söz Söyleyecek An Değil

Aşkın Baygınlığıyle Ne Diye Meşk Ediyorsun.. Etme!

 

Hz. Mevlana

 

DU
27.03.2010 10:52
#19

“Gel ey gönül, hakiki bayram, Cenab-ı Muhammed’e vuslattır.

Çünkü cihanın aydınlığı, O mübarek varlığın cemalinin nurundandır.”

[Hz. Pir Mevlana]

PE
19.09.2010 17:19
#20

Gitme İstemem

 

Demek sen böyle salına salına bensiz gidiyorsun ey canımın canı.

Ey, dostlarının canına can katan,

Gül bahçesine böyle bensiz gitme istemem.

 

İstemem, ey gökkubbe, bensiz dönme

İstemem, ey ay, bensiz doğma.

İstemem, ey yeryüzü, bensiz durma

Bensiz geçme, ey zaman, istemem.

 

Sen benimle beraberken

Hem bu dünya güzel bana, hem o dünya güzel.

İstemem, bensiz kalma bu dünyada sen,

O dünyaya bensiz gitme, istemem.

 

İstemem, ey dizgin, bensiz at sürme.

İstemem, ey dil, bensiz okuma.

İstemem, ey göz, bensiz görme.

Bensiz uçup gitme, ey ruh, istemem.

 

Senin aydınlığındır aya ışığını veren geceleyin.

Ben bir geceyim, sen bir aysın madem,

Gökyüzünde bensiz gitme, istemem.

 

Gül sayesinde yanmaktan kurtulan dikene bak bir.

Sen gülsün, bense senin dikeninim madem,

Gül bahçesine bensiz gitme, istemem.

 

Senin gözün bende iken

Ben senin çevganın önündeyimdir.

Ne olur, öylece bak dur bana,

Bırakıp gitme beni, istemem.

 

O güzelle berabersen, sen ey neşe,

İstemem, sakın içme bensiz.

Hünkarın damına çıkarsan, ey bekçi,

Sakın bensiz çıkma, istemem

 

Bir şey yoksa bu yolda senden,

Bitik bu yola düş enlerin hali.

Ben senin izindeyim, ey izi görünmez dost,

Bensiz gitme, istemem.

 

Ne yazık bu yola bilmeden, rasgele girene!

Sen ey, gideceğim yolu bilen,

Sen ey yolumun ışığı, sen ey benim değneğim,

Bensiz gitme, istemem.

 

Onlar sadece aşk diyorlar sana,

Oysa aşk sultanı mısın sen benim.

Ey, hiç kimsenin düşüne sığmayan dost,

Bensiz gitme, istemem.

SA
25.09.2010 00:41
#21

Ben Bende Değil

 

Ben bende değil, sende de hem sen, hem ben,

Ben hem benimim, hem de senin, sen de benim,

Bir öyle garip hale bugün geldim ki

Sen ben misin, bilmiyorum, ben mi senim.

 

Mevlana Celaleddin Rumi

SA
25.09.2010 00:50
#22

Hatırla ama!

 

Bir tatlı ömür gibi gitmeye niyetlendin,

ayrılık atına eyer vurdun inadına.

Ama bizi unutma, hatırla ama.

 

Sana temiz dostlar, iyi dostlar, bağdaş dostlar

yeryüzünde de var. gökyüzünde de var.

Eski dostla ettiğin yemini, hatırla ama.

 

Sen her gece ay değirmisini

başına yastık edince yollarda,

dizimde yattığın geceleri hatırla ama.

Sen ey, hüsrev'i kendine kul,

Şirin gibi bir nice güzeli esir eden,

aşkının ateşiyle tıpkı Ferhat gibi benim

ayrılık dağını delmede olduğumu, hatırla ama.

 

Bir deniz kesilen gözlerimin kıyısında

bir aşk ovasını görmüştün hani;

sarfan dallarıyla, ağustos gülleriyle sarmaşdolaş.

Bunu unutma, hatırla ama.

 

Ey Tebrizli Şems,

dinim aşktır benim, senin yüzünü gördüm göreli,

benim dinim senin yüzünde övünür, ey sevgili.

Bunu unutma, hatırla ama.

 

Mevlana Celaleddin Rumi

SA
25.09.2010 00:54
#23

Rubailer-1

 

Askin beni sarmis, nasihatlar bosuna

Ictim o zehiri ben, bu seker bosuna

Gönlümdür olan divane bilmez kimse

'Zincir ayagindan vurunuz' der bosuna!

 

Mevlana Celaleddin Rumi

BI
17.03.2011 02:06
#24

Bu dörtlük, kıta yahut rubai; Hazret-i Pîr'e ait diye biliyorum:

 

"Yüzde ısrar etme, doksan da olur,

İnsan dediğinde noksan da olur.

Büyüklenme sakın, elde neler var;

Bir ben varım deme, yoksan da olur..."

04.12.2011 23:13
#25

Duy şikayet etmede her an bu ney,

Anlatır hep ayrılıklardan bu ney.

 

Der ki feryadım kamışlıktan gelir,

Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.

 

Ayrılıktan parçalanmış bir yürek

İsterim ben, derdimi dökmem gerek.

 

Kim ki aslından ayırmış canını,

Öyle bekler, öyle vuslat anını.

 

Ağladım her yerde hep ah eyledim,

Gördüğüm her kul için dostum dedim.

 

Herkesin zannında dost oldum ama,

Kimse talip olmadı esrarıma.

 

Hiç değil feryadıma sırrım uzak,

Nerde bir göz, nerde bir candan kulak?

 

Aynadır ten can için, can ten için,

Lakin olmaz can gözü her kimsenin.

 

Ney sesi tekmil hava oldu ateş,

Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!

 

Aşk ateş olmuş dökülmüştür ney'e,

Cezbesi aşkın karışmıştır mey'e.

 

Yardan ayrı dostu ney dost kıldı hem,

Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.

 

Kanlı yoldan ney sunar hep arz-ı hal,

Hem verir Mecnunun aşkından misal.

 

Ney zehir, hem panzehir, ah nerde var,

Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?

 

Sırrı bu aklın bilinmez akl-ile,

Tek kulaktır müşteri, ancak dile.

 

Gam dolu günler zaman hep aynı hal,

Gün tamam oldu, yalan, yanlış, hayal.

 

Gün geçer yok korkumuz, her şey masal,

Ey temizlik örneği sen gitme, kal!

 

Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan,

Gün uzar, rızkın eğer bulmazsa can.

 

Olgunun halinden ah, anlar mı ham?

Söz uzar, kesmek gerektir vesselam.

Mevlana Hz.

19.12.2011 22:55
#26

HAZRET-İ MEVLÂNÂ (K.S.)

 

Evliyanın en büyüklerindendir. Babası Muhammed Behâeddîn-i Veled Hazretleri Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'in rüyada medhettiği ve "Sultânü'l-ulemâ= Âlimlerin sultânı" ismini verdiği pek kıymetli bir âlim ve evliya idi. Hz. Ebû Bekir Sıddîk (r.a.)'in soyundandır. Hz. Mevlânâ (k.s.), Haleb'de ve Şam'da; Muhyiddîn-i Arabî, Sa'deddîn-i Hamevî gibi zamanın âlim ve evliyâsıyla sohbet edip onlardan da ilim öğrendi.

 

Tefsir, Hadîs, Fıkıh, mantık, edebiyat, matematik, fen, tıb gibi pek çok zahirî ilimlerde mütehassıs oldu. Gündüzleri ilim öğrenir, gecelerini ibâdet ederek, Allâhü Te'âlâ'yı zikrederek, Kur'ân-ı Kerîm okuyarak geçirirdi. Mevlânâ (k.s.), Kitâb ve Sünnet'ten zerre kadar ayrılmayarak, tasavvufta emsalinden üstün oldu. Binlerce talebesi oldu. Onları büyük bir i'tinâ ile yetiştirmeğe çalıştı. Zamanla talebe sayısı arttı, medreseler çoğaldı. Büyük âlimler yetişti.

 

Mevlânâ (k.s.), Ezân-ı Şerîf okunmaya başladığı zaman, ya ayakta durur, veya dizi üstüne oturarak huşu' içinde ezanı dinlerdi. Bitince de Ezân-ı Şerîf duasını okuyup, Salevât-ı Şerîfe söylerdi. Sonra namaza kalkar, talebelerine, namazı vaktinde kılmalarını tavsiye ederdi.

 

Şems-i Tebrîzî (k.s.) anlattı ki: "Hocam Ebû Bekir Sellebâf Hazretleri'nin hizmetinde çok yüksek kerametlere nail ol­muştum. Fakat bende mühim olan husûsî bir hâl var idi ki, bu sırrın keşfinde hocam âciz kalırdı, işte ben de Mevlânâ Hazretleri'nin gizli hâllerini bilmekte âciz oldum. Zîrâ çok evliya, keşke biz de Mevlânâ'nın ziyaretine yetişmiş olsaydık diye arzu ederlerdi." Yine Şems-i Tebrîzî (k.s.) anlatır: “Her kim "Âlimler, peygamberlerin vârisleridir" Hadîs-i Şerîfi'nin sırrına vâkıf olmak isterse, Mevlânâ (k.s.)'un hareketlerine, ahlâkına, davranışlarına baksın. Onun gibi olma­ya çalışsın. Onu sevsin. Onda enbiyâ ve evliyanın âdet ve vasıflarından en güzel örnekler vardır."

 

(İslâm Âlimleri Ansiklopedisi, 8.c. 147-193.S.)

 

12 Aralık, Mevlânâ Takvimi

GU
20.12.2011 15:31
#27

Birgün Mevlana eve girer ve eşi ona sorar;

- Bu kadar aşıksın Mevlaya, şükürler olsun bu aşkı yaşayıp yaşatana

peki bana ne kadar aşıksın der; Mevlana eşine şöyle der;

- Sen benim;

Yaradan’dan ötürü yaradılanı sevişim,

Bir adım gelene on adım gidişimsin…

Ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin…

Sen benim;

Bugünüme şükür ve…

yarınıma dua edişim,

Azla yetinişim,

çoğa göz dikmeyişimsin,

Ve kapanmayan avuç içimsin…

 

Okudum bi yerde hoşuma gitti paylaşmak stedi.Keşke herkes eşine bu denli ince olabilse...

21.12.2011 18:26
#28

Hazret-i Peygamber: 'Rükû ile secde, Hakk’ın fazlından kerem kapısını çalmaktır.' buyurmuştur. O kapının halkasını kim çalarsa; o, ebedi bir lütuf ve devlet bulur." Hz. Mevlâna

21.12.2011 18:29
#29

Yaptığın kötülüklerden, işlediğin günahlardan pişman olup da, candan Allah dediğin zaman, seni belalardan kurtarmak için senin imdadına yetişen, sana o duyguyu veren, kendini hissettiren O'dur." Hz. Mevlâna

HU
22.12.2011 04:30
#30

Hazret-i Mevlânâ şöyle buyurmuştur:

“Akıllılar önceden ağlar; sonunda tebessümlere gark olurlar. Ahmaklarsa, önceden kahkahalara boğulur, sonra da başlarını taşlara vurarak ağlarlar.

Ey insan! Firâsetli olup işin sonunu başlangıçta iken gör de, cezâ gününde pişmanlık ateşiyle yanıp tutuşma!..”

VE
08.06.2012 10:51
#31

Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur,

Düşmem dersin düşersin şaşmam dersin,

şaşarsın ...!

Öldüm der durur /

...Yinede yaşarsın

 

Mevlana

KE
11.06.2012 21:58
#32

Mevlana ismini görünce artık aklıma herşeyden önce popüler kültür geliyor. Yazıktır günahtır, bir veliye kıyıyoruz. Ayağa düştükçe derinliğini kaybediyor hazretin manası. Sokaktaki çöpçünün söylemeyeceği sözleri de Pir'e atfetmiyorlar mı, iyice ifrit oluyorum. Yalnız popülerleşen herkesin talihsizliği bu galiba, Necip Fazıl'a ait olmayan sözler diye bir başlık açılıyorsa şu sitede oturup ağlayalım. İnsanların bile bile yalan söylemesine mi yanmalıyız, yoksa atılan yalanın üstüne atlamaya dünden hazır bir çok boş zekanın varlığına mı? Peki ya iftiraya uğrayan bu büyük insanların dramına yanacak köz kalacak mı bizde?

Kalmaz olur mu. Yanmak şöyle dursun, sadece tutuşan adamın elini öpmek gerekir.

 

Bir de büyük bir kafanın yıllarca düşünerek ulaştığı gerçeklerin bugün facebook duvarlarında, altında seviyesiz kahkahalarla yayılıyor olması da mide bulandırıcı. "İzle kop!" başlıklı iğrenç bir video'nun hemen altında Hazret-i Mevlana'nın bir sözünü görmek beni düşündürüyor. Yakışıksız olan, ruh kanatan bi şey var bunda. Allah affetsin, Hz. Mevlana'nın isminden dahi kaçar olduğumu hissediyorum bazen.

11.06.2012 23:04
#33

Mevlana'nın gayesine en büyük işkenceyi yapan, muzahrafat resimlerin altına-üstüne iliştirilmiş sözler(!) yüz kızartıcı mahiyette. Ya güzide sözlerin, -af buyurun- EN KAPAK SÖZLER nevinden kalın punktolu, ucuz, "gaseyan hokkası" sayfalarda paylaşıldığını, bunların beğenilebildiğini, takip edilebildiğini görmek?

AS
15.07.2013 14:02
#34

Bir muammadır 'ask'

kiminin vicdanına atılan taş,

kiminin fakir gönlüne katılan as,

kimininde gözünden akıtılan yastır,

ASK