Fetih Şiirleri

Başlatan: metamorfoz Tarih: 29.05.2009 00:26 Cevap: 7

ME
29.05.2009 00:26
#1

:) BİZANS GÖRÜNDÜ KARŞIDAN :)

 

Geldik surların önüne,

İçimizde garip bir sevinç

Tamamlamışız vuslatın tadını

Böyle hiç.

 

Yeditepe kardeş kardeş gülümser,

Boğaz’ın mavi rüzgârları,

Bir esinti sarhoşluğu içinde

İstanbul sizin der.

 

Elbet bizim olacak İstanbul,

İnanmışız,

Denizlerden, dağlardan, ovalardan gelen

Bu nurlu bahar içinde yıkanmışız.

 

Temiz ellerimizde açacak,

İstanbul çiçek çiçek.

Şimdi surlar önünde dalgalanan bayrak,

Yarın Bizans göklerine yükselecek.

 

Arif Hikmet PAR

ME
29.05.2009 00:28
#2

:) FETİH MARŞI :)

 

Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;

Dağlardan çektiler, kalyonlar çekilecek...

Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek...

 

Yürü: "Hala, ne diye oyunda oynaştasın?

Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

 

Sende geçebilirsin yardan, anadan, serden...

Senin de destanını okuyalım ezberden...

Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...

 

Elde sensin, dilde sen... Gönüldesin, baştasın:

Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

 

Yüzüne çarpmak gerek, zamanenin fendini,

Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini?

Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

 

Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;

Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

 

Bu kitaplar Fatih’tir, selim’dir, Süleyman’dır;

Şu mihrap sinanüddin, şu minare Sinan’dır;

Haydi, artık, uyuyan destanını uyandır!

 

Bilmem neden gündelik işlerle telaştasın?

Kızım, sende Fatihler doğuracak yaştasın;

 

Delikanlım, işaret aldığın gün atandan

Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan;

Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan...

 

Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın...

Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

 

Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!

Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!

Yürü, arslanım, fetih hazırlığı başlasın...

 

Yürü, hala ne diye, kendinle savaştasın?

Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

 

Arif Nihat ASYA

ME
29.05.2009 00:30
#3

:) FETİH ZAMANI :)

 

Havanın mavisinde, denizin yeşilinde

Bir türkü, Ortaasya’dan beri duymuşuz.

Anamızın sütünden bayraklara kadar

Yüce fetihle büyümüşüz.

 

Yakmış gecemizi yıldızlar

Burçlardan yana uyanmışız.

Bir yazı gibi tepeler alnında

Yazılmışız, silinmişiz.

 

Nur ile kuvvet ile aşk ile

Kaderin büyüsünü bozmuşuz.

Görmüşüz suretini güzelliğin

Koca feleklere görünmüşüz.

 

Cihanın yarısı gök;

Önünde şehit şehit durmuşuz,

Cihanın yarısı İstanbul

Almışız.

 

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

ME
29.05.2009 00:32
#4

:) İSTANBUL DESTANI :)

 

...var ki İSTANBUL /...yok ki İSTANBUL

 

 

Sana bilmem hangi yönden bakayım

Gece başka gündüz başka güzelsin

Kâinatta eşsiz tek ve özelsin

Çağlar değiştirdi sevdan İSTANBUL

 

Efendimiz malum ezelden tanır

Binlercesi şehrin can kıskanır

Sinende yaşayan cennettir sanır

Cihanda emsalin yok ki İSTANBUL

 

Kalbini son defa fethedenlere

Elveda deyip de gitmeyenlere

İmkân bulamayıp gelmeyenlere

Engin hoşgörünle kızma İSTANBUL

 

Kâbe-i ziyaretgâhların vardır

Şühedadan namazgâhların yardır

Âlem-i insanlar çok arzu-dardır

Sevenin koynunda sar ki İSTANBUL

 

Köklü medeniyetlerin evisin

Tarihler boyunca ananevisin

Mukaddesatını yâd el de bilsin

Sırr-ı nikabını aç ki İSTANBUL

 

Her dinin mensubu ibadet eder

Havra Kilise ve Cami’ye gider

O insanlar gönül diliyle ne der

Sessiz niyetleri duy ki İSTANBUL

 

Tüm insanlar âlâ şeyler yazmışlar

Anlatacak bir söz bırakmamışlar

Nesillere misal hep taşımışlar

Ölçülmez değerin var ki İSTANBUL

 

Arz ile deniz ve mehtap bakıyor

Gerçek yıldızlardan taçlar takıyor

Her gönülde sevdan ataş yakıyor

Türlü dillerdesin bil ki İSTANBUL

 

Elbet ben de bir gün gelir geçerim

İlahi yasaya ben de naçarım

Yardan ya da senden vaz mı geçerim?

Bir eser de benden al ki İSTANBUL

 

Çınlar Cami’lerden ezan(ı)salası

Yıkar nefisleri def-i belası

Zeki'midir sanki tek müptelası

Eyyüb Sultan başta say ki İSTANBUL

 

 

Zeki İ.KIZILIŞIK

ME
29.05.2009 00:34
#5

:) İSTANBULUN FETHİ:)

 

Aştık geçilmez dağlar üstünden

Öyle vakur, öyle heybetli

Vardık ot bitmeyen vadilere

Ayağımız değdi yeşerdi!

 

Gönlümüzde büyüklüğü Asya’nın

Yıktı köhneliğini orta zamanın

Zamanın karanlığı ortasında

Şimşek örneği parlayan kılıcımız

Nur yağdırdı aydınlık yeni günlere

Eskilik, karanlık düşüverince yere,

Dağlar, denizler misali,

Yol verdi gemilere!

 

Sustu kulakları tırmalayan çan;

Burca bayrak dikince Ulubatlı Hasan!

 

İbrahim MİNNETOĞLU

SA
01.06.2009 17:49
#6

Teşekkürler kardeşim.Şiirlerin hepsi de okundukça insana o fetih coşkusunu hissettiriyor :)

YA
05.06.2009 19:44
#7

Şiirleri okuyamadım, sadece göz attım ama başlık güzel olmuş. Eğer konu daha da geliştirilirse gayet başarılı bir başlık olacak. Hatta yöneticilerimiz takdir buyururlarsa konuyu sabitleyebilirler de.