Selamlar,
Kadir Mısıroğlu’nun Üstad’ın eserleri, fikirleri ve şahsiyeti hakkında bazı tenkidleri mevcut. Üstad Necip Fazıl'a Dair isimli kitabından bir kaç tanesini ele alalım. :
*Yeniçeri, Vahdettin gibi kitapları sırf muhayyileye dayanmanın affedilmez hataları ile malâmaldir.
Öncelikli hata, eserlerin (Yeniçeri, Vahdettin gibi kitapları demekle Üstadın tarih sahasında verdiği eserlerden dem vuruyor) sırf muhayyileye dayandıklarının söylenmesi. Tarih gibi muazzam bir araştırma ve inceleme gayretinin elzem olduğu bir sahada sırf muhayyileye dayanarak en basitinden bir roman yazmak bile hayli zordur. Tarihî hüviyete sahip bir kitap uyduruk, kandırık bile olsa illaki bir birikimin, malumatın, araştırma ve okuma cehdinin potasında eritilmeye mecburdur. Üstadın sırf muhayyileye dayandığını söylemek büyük haksızlıktır. Kadir Mısıroğlu ayrıca Üstad hakkında şu kanaatlere varılmıştır:
* Okumayı sevmeyen, esasen buna ihtiyaç hissetmeyen..
* Din ve tarih üzerinde el yordamı ile dolaşan..
* Necip Fazıl’ın araştırma ve inceleme eksikliği..
* Araştırma sabrından mahrum olduğu için birçok kereler yanılmıştır.
Üstad tarihçi değildir, amacı tarihçi olmak değil, sanat ve tefekkür adamı olmaktır. Mısıroğlu Üstadın eserlerinde tarih sahasına dair bir hatasını gördüyse nerede nasıl bir hata olduğunu, doğrusunun ne olduğunu da açıklamalıydı ki tarihçi olmak sıfatının hakkını verebilsin.
Bir başka iddiaya geçelim:
* Kimseye bir şey öğretmek ve onu yetiştirmek için kılını bile kıpırdatmaz, içindeki canavarı tatmin için konuşacak ve yazacak, siz de bunlardan kendi kendinize ne öğrenirseniz öğrenecektiniz.
Üstadın cemiyet hamurkârlığı yapmak için yani öğretmek, yetiştirmek, yüzyıllardır başıboş bırakılan, dininden, kültüründen mahrum bırakılan bir milleti uyandırmak, içinde bulunduğu ahvali göstermek ve bataklıktan kurtarmak için çıkardığı dergileri, gazeteleri, Türkiye’nin dört bir tarafında verdiği konferansları, son nefesine kadar kaleme aldığı eserleri gerçeğine binaen, Mısıroğlu'nun bu ifadesini haklı görmek mümkün değildir.