Batı Tek'tir Ama Evrensel Değildir-1
Son yıllarda Batılılar, Batı kültürünün dünya kültürü olacağı ve olması gerektiği şeklinde yorumlar yapmakta, buna kendilerini inandırmakta, Batılı olmayanları da öfkelendirmektedirler. Bu böbürlenme iki türlü ifade edilmektedir.
Birincisi Coca-Colonizasyonu tezi' dir. Tezin iddiasına göre, Batı 'nın özellikle de Amerika'nın popüler kültürü dünyayı sarmaktadır. Amerikan yemekleri, giyimi, müziği sineması ve her türlü tüketim eşyası her kıtada günden güne yayılmakta ve benimsenmektedir.
İkinci tez ise modernleşmeyi konu edinmekte, Batı'nın bütün dünyayı modernleşmeye yönelttiğini söylemekte, bununla kalmayarak, başka uygarlıklara mensup olanların da modernleştikçe giderek Batılılaştığını, kendi geleneksel değerlerini kurumlarını, örf ve adetlerini batınınkilere bulduklarını ifade etmektedir. İki tez de, evrensel ve homojen bir batı dünyası hayal etmektedir ve her ikisi de değişen ölçülerde de olsa övünmeci, yanlış, hatalı ve tehlikelidir.
Coca Colonizasyonu tezinin savunucuları, kültürü tüketim eşyası ile özdeşleştirmektedir. Halbuki bir kültürün esasını din, dil, değer hükümleri, gelenekler ve adetler oluşturur. Coca-cola içmek bir Rus'u bir Amerikalı gibi düşündürtmeyeceği gibi, soşi yemek de bir Amerikalıyı bir Japon gibi düşündürtmeye yetmez. İnsanlık tarihi boyunca, ilgiler ve eşyalar bir toplumdan diğerine geçmiş ama bunların yayıldığı toplumlardaki temel kültürlerde fazla bir değişiklik meydana getirmemiştir. Çin, Hind veya başka kültürlerden gelen birçok unsurlar zaman zaman Batı dünyasını kaplamıştır ama, kalıcı bir etkileri olmamıştır. Pop müzik kültürünün veya tüketim eşyalarının yeryüzünü kaplamasının Batı uygarlığının zaferini gösterdiği iddiası, diğer kültürlerin gücünü küçümsediği gibi, Batı kültürünü de, yağlı yiyecekler, şişko bedenler, ve foşlayan içeceklere indirgeyerek bayağılaştırmaktadır. Batı kültürünün temelinde Magna-Mac değil, Magna-Carta yatmaktadır.
Modernleşme tezi, Coca-Colonizasyonu tezine göre; entellektüel yönden daha ciddi görünmesine rağmen, onun kadar kusurludur. Bu teze göre, bilimsel ve teknolojik bilgi birikiminin on dokuzuncu yüzyıldaki göz kamaştırıcı yayılışı, insanoğluna, çevresini değiştirmede akıl almaz boyutlarda imkanlar sağlamıştır. Modernleşme, kentleşmeyi, sanayileşmeyi, okur-yazarlığın yaygınlaşmasını, eğitimi, refahı, sosyal hareketliliği, ve daha karmaşık ve çeşitli mesleki yapılanmayı içermektedir. Bu ise devrim niteliğinde bir değişimdir ve ancak Milattan 5000 yıl önce, Dicle, Fırat, Nil ve İndüs vadilerinde başlayan ve ilkel toplumdan ilk medeni topluma geçişte gördüğümüz devrim süreciyle kıyaslanabilir. Modern toplum insanının tutumu, değer hükümleri, bilgisi ve kültürü geleneksel toplum insanından çok farklıdır. İlk modernleşen olması dolayısiyle Batı uygarlığı, modern kültüre geçen ilk uygarlık olmuştur. Diğer toplumlar da benzer eğitim, iş ve refaha ulaşıp benzer sınıfsal yapıya kavuştukça - iddia devam ediyor. Batı kültürü dünyanın ortak kültürü olacaktır.
Modern ve geleneksel kültürler arasındaki belirgin farklılık münakaşa götürmez. Elbette bir kısmı modern bir kısmı geleneksel olan toplumların yaşadığı bir dünya, bütün toplumların modern kültür içinde yaşadığı bir dünyadan daha az homojen olacaktır. Ancak bundan, modern kültüre sahip olan toplumların, geleneksel kültüre sahip olan toplumlardan daha fazla benzeşeceği sonucu çıkarılamaz. Sadece birkaç yüzyıl önce, bütün toplumlar geleneksel kültür içinde yaşamaktaydı. Geleceğin modernleşen dünyası, o zamanın dünyasından daha mı fazla homojen olacaktır? Muhtemelen hayır. Fernard Brudel'in gözlemine göre, "Ming Çin'inin Volais Fransa'sına yakınlığı, Mao Çin'inin 5'inci cumhuriyet Fransa'sına yakınlığından, daha fazladır." Modem toplumlarda yaygın olan çok şey vardır ama bu, homojenliğe kadar gitmemektedir. Bu iddiada olanlar görüşlerini modem toplumun tek tip olacağına, dayandırmaktadırlar.
Bu, yanlış bir özdeşleştirmedir. Konu ile ilgilenen bütün bilim adamları, Batı uygarlığının 8 ve 9 uncu yüzyıllarda ortaya çıktığını, onu diğer uygarlıklardan ayıran özelliklerin sonraki yüzyıllarda belirginleştiğini kabul etmektedirler. Batı uygarlığında modernleşme. 18 nci yüzyılda başlamıştır. Kısacası Batı, modern olmadan çok önceleri de Batı idi.
Samuel P. Huntington