Ellerini Alıştır Duaya

Başlatan: daüssıla Tarih: 06.01.2009 22:55 Cevap: 4

DA
06.01.2009 22:55
#1

ALİ HAKKOYMAZ

Son defa bakıyorum sana bulutlar, gökyüzü… elveda! Kuşların çığlığı, s/ağırlığı dünyanın... elveda! Acıyanlarım bana; (da) elleri böğründe kalanlarım... üzülmeyin; biter bir gün, acı yanlarım… Salkım saçak sancılarım… elveda!

Ey gel geç Leyla, ey dünya… Ey kör sevdalarım... elveda... Ey, çöllerin Serabı… Ey, yandıkça yandıran tuzlu suyu denizlerin... elveda...

 

Atamadığım çığlıklarım... Yollardaki izim... Dinmeyen sızım... Besteleri boynu bükük sazım... elveda...

 

Gün b/atımları, hey! Dayanamam bu sarı/solgun bu "olgun" ayrılığa... Bu her akşamki ıyamete... Ah, ben ki sabahlardan geliyorum... Birdenbire bu vakitli elveda?

 

Ellerini alıştır vedaya... Ve duaya… Bak, avuçlarında tuttuğun zamanlar dağların ardına düştü... Titrek bir istasyona, çığlık bir v/edaya hazır mısın?

 

Ne zaman gelir bu giden bahar! Bu kış hangi ölümdür! Sonbahar yaprakları kaç veda mektubudur! Ömrümüz kaç elveda... Kaç sonbahar, kaç çığlık... Saydın mı aynalarda değişen yüzlerini...

 

Ellerini alıştır vedaya... Ve duaya… Yol uzun... Her adım bir ayrılık... Kapı arkası gurbet ya... Yaka paça götürüyorlar bizi... Çocukluğumuzu, gençliğimizi...

 

Bilsen ki her an bir zelzele... Duysan ki ne velvele... Sen iyisi mi ellerini alıştır vedaya...

Ve duaya... Her derde devaya...

EB
11.01.2009 22:43
#2
ALİ HAKKOYMAZ

Son defa bakıyorum sana bulutlar, gökyüzü… elveda! Kuşların çığlığı, s/ağırlığı dünyanın... elveda! Acıyanlarım bana; (da) elleri böğründe kalanlarım... üzülmeyin; biter bir gün, acı yanlarım… Salkım saçak sancılarım… elveda!

Ey gel geç Leyla, ey dünya… Ey kör sevdalarım... elveda... Ey, çöllerin Serabı… Ey, yandıkça yandıran tuzlu suyu denizlerin... elveda...

 

Atamadığım çığlıklarım... Yollardaki izim... Dinmeyen sızım... Besteleri boynu bükük sazım... elveda...

 

Gün b/atımları, hey! Dayanamam bu sarı/solgun bu "olgun" ayrılığa... Bu her akşamki ıyamete... Ah, ben ki sabahlardan geliyorum... Birdenbire bu vakitli elveda?

 

Ellerini alıştır vedaya... Ve duaya… Bak, avuçlarında tuttuğun zamanlar dağların ardına düştü... Titrek bir istasyona, çığlık bir v/edaya hazır mısın?

 

Ne zaman gelir bu giden bahar! Bu kış hangi ölümdür! Sonbahar yaprakları kaç veda mektubudur! Ömrümüz kaç elveda... Kaç sonbahar, kaç çığlık... Saydın mı aynalarda değişen yüzlerini...

 

Ellerini alıştır vedaya... Ve duaya… Yol uzun... Her adım bir ayrılık... Kapı arkası gurbet ya... Yaka paça götürüyorlar bizi... Çocukluğumuzu, gençliğimizi...

 

Bilsen ki her an bir zelzele... Duysan ki ne velvele... Sen iyisi mi ellerini alıştır vedaya...

Ve duaya... Her derde devaya...

 

 

çok güzel bir yazı...

DA
13.01.2009 23:05
#3

evet hep öyle Senai Demirci hocamın sitesinde çok güzel yazılar var tavsiye ederim...

BU
20.01.2009 09:58
#4

Ne kadarız ki? Ne kadar varız? Sadece ve hakikatçe duamız kadarız... Ya duamız (da) yoksa?