Rabıta-ı Şerife'den

Başlatan: Cile54 Tarih: 22.01.2006 14:25 Cevap: 11

CI
22.01.2006 14:25
#1

Arkadaşlar bu yazı Rabıta-ı Şerife’nin(Seyyid Abdülhakim Arvasi Hz.) Üstad tarafıdan derlenmesinden alınmıştır. Sizinle paylaşmak istedim, yararlı olmasını umarak yazıyorum, buyrun okuyun;

 

Kitabın çok beğendiğim Takdim kısmını yazmadan geçemiyeceğim;

 

Takdim

 

Efendime ait, Allah’a eriş kapısının anahtarı bu eser, her kelimesi üzerinde beynimi kanatıcı ve kalemini yakıcı bir saygı, kaygı ve titizlikle sadeleştirilir ve yeni iman gençliğine aktarılırken, söylemeye değer birkaç söz:

 

Sonsuzluğa eriş ve sonsuzluktan oluş sırrının mukaddes rejimini nokta nokta çizen bu eser, ulvi gayesinin yanı başında, dini, esrar ve derinlik buudundan mahrum bırakmak isteyen ve güya dinden yana geçinen bazı maddeci mankafalara indirilmiş bir balyoz mahiyetini taşıyor.

 

Önüne gelenin din eseri çıkardığı ve kutsi eşyayı işportalaştırdığı bu perişanlık devrinde hemen hiç kimsece riayet edilmeyen muazzam bir din ölçüsüne uyarak, içindeki ayet ve hadisleri ve mübarek kelamları asıllarıyla vermediğim, sadece dürüst mealleriyle gösterdiğim, böylece onları ticaret vesilesi olmaktan ve asla uyuşamayacağı ifade çerçevelerine sokulmuş bulmaktan korumaya çalıştığım bu eser,vecd kaynağımızdan hayat iksiri değerinde bir damlacıktır ve Büyük Doğu idealinin tacıdır. Onu bu bakımdan Büyük Doğu Yayınları’nın başına tac ediyor ve eğer sadeleştirilmesinde herhangi bir idrak ve ifade suçum olmuşsa, bağışlanmam için, ayağı ucuna gömülmek ve kıyamete kadar o ayağı öpmekten başka emelim olmayan büyüğümün büyük üstü büyük ruhaniyetine sığınıyorum. // bu son bölüm beni ağlatmıştı, ve her okuyuşumda gözlerimi doldurur. Cile54//

 

N.F.K

 

Bu değerli kitaptan, ehemmiyeti yüksek bir bölüm;

 

Hanefi mezhebinde (bizim mezhebimizde) gusl abdesti, ağız içinin her uzviyle yıkanması şartını farz olarak kabul eder. Böyle olunca, su, mutlaka dişlere, dişlerin tabii bünyesine temas edecektir. Dolgu ve kaplama bir zaruret olunca ne yapılacaktır? Hadlerini bilmeden bir nevi müctehidliğe kalkışan bazı hocalara soracak olursanız diyeceklerdir ki:

-Guslünü alır, dişini ondan sonra doldurtur veya kapatırsın!... Emir yerine gelmiş olur. Sen de böylece devam edersin!

 

Peki bu adam hayatı boyunca bir daha gusül abdesti almak ihtiyacına düşmeyecek midir? Tedaviden önce aldığı abdest, guslünün her bozuluşunda sürüp gideek midir? Yeni bir gusül dişe temas etmeyi şart koştuğuna göre alacağı abdest gusül yerine geçebilir mi? Zaruret ancak çaresi olmayan hallerde makbuldür; ve esasen diş meselesinde makbul olsaydı bir kerelik gusül teklifine lüzum kalır mıydı? … Müslüman esasen gusülsüz dolaşmayacağı için diş doktoruna tertemiz olarak giderek tedavisini yaptırır ve bu vaziyette her defa rahat rahat guslünü alırdı. Yani cahil hocaların içtihada yeltenici gülünç fetvalarına lüzum kalmazdı.

 

Halbuki ilim sahipleri için çare aşikar. Yalnız bu mevzuda Şafii mezhebinin hükmüne uymak, bu mezhepte ağız içi yıkaması farz değil, sünnet olduğundan suyun dişe teması zaruretinden kurtulmak: buna mukabil de yine Şafii mezhebinin abdest bozucu şartlar içinde Hanefi mezhebinden farklı noktaları, yani zorlukları da ilave ederek, bir imkanın sadece kolayına gitmiş olmakla kalmamak… Bu fark nikahı düşen kadın cildine en küçük temasın namaz abdestini bozacağı keyfiyetidir. Halbuki Hanefi mezhebinde yardım alacak olan her Hanefi, her iki mezhebin de abdest bozucu şartlarını üst üste ekleyerek amel edecek, her iki mezhebi de zorluklarıyla bir arada tatbik kılacak ve mezheplerin yalnız kolaylıklarını birleştirip hiçbirine uymamak gibi bir hatadan salim kılacaktır.

 

Bu son derece nazik meseleyi Müslümanlar arasında bilenler azdır.

GA
22.01.2006 14:49
#2

Haklısınız ,bu ve bunun gibi bir sürü mesele bilinmiyor günümüzde.Hatta bilinenler de çarpıtılıyor ,yamultuluyor .Bilmeyenlerin faydalanması dileğiyle sağolun.

NE
01.02.2006 20:05
#3

ne kadar ince ve güzel mesele deyindiğiniz için Allah razı olsun.. bende maliki mezhebini taklid eden bi hanefiyim , bu büyük alimler dini islamı doğru öğrenmemiz için gecelerini gündüzlerine katıp çalışmasalardı, nerden öğrenebilirdik .. Allahü teala bu bilgileri bizlere kadar doğru olarak ulaştıranlardan razı olsun .. yayınlayan ve yayınlatanlardan da :angry:

selametle

DE
26.06.2007 21:10
#4

bunun gibi meseleler bilinmiyor günümüzde unutulmuşlar. önemli bir nokta Allah razı olsun bildirdiğiniz için bunu bilmiyordum. ama evdeki rabıta-ı şerife kitabıma baktım hemen. hemen tatbik etmek lazım.

AH
26.06.2007 23:55
#5

Silsileyi aliye büyüklerinden bir zatın sözüydü heralde (Şahı Nakşibend Hz. olabilir) "mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır"

Bu yüzden büyüklerden birine bağlanmak şart. bunun usulü,adabı Rabıta-i şerif kitabında anlatılmış. Allah bu kitabı okuyup büyüklerden birine bağlanmayı ve onların da bizleri kabul etmesini hepimize nasip etsin inşaallah.

Diş dolgusu meselesinde özellikle evli olan arkadaşlar maliki mezhebini de taklit edebilirler. Malikiyi taklit edenlerin nelerden kaçınıp neleri yapması gerektiği www.dinimizislam.com da ayrıntılı olarak var. öğrenmek isteyen arkadaşlar burdan yararlanabilir. Selamünalyeküm...

ÇI
29.06.2007 16:11
#6

amin..Allah bizleri mübareklerden ayırmasın inşallah..

 

selam ve dua ile...

SU
02.09.2008 01:36
#7

Cok tesekkurler.

PO
12.09.2008 15:49
#8

Yıllar önce tgrt-fm de bir program vardı dinimizi anlatmak, dini suallere cevap vermek ve burda yazılan sözde hoca olduklarını iddia edenlerin cahilce verdiği cevapların yanlışlığını anlatmak için çabalayan bir hocanın sunduğu bir program..Allaha şükür ki bu hoca yani Osman Ünlü hocam hala yaşıyor ve onun engin bilgisinden faydalanabiliyoruz..Bende diş dolgusu meselesini ve diğer ayrıntılı birçok meseleyi onun vasıtasıyla öğrendim..Allah ondan razı olsun..

Rabbim cümlemize doğru kaynaklardan fıkıh öğrenmeyi nasip eyler inşaallah..

HT
17.01.2009 13:46
#9

bazı kimselere tam ilmihal saadeti ebediyyeden diş dolgusunu gösterince inanmıyorlar rabıta-ı şerife'den gösterince inanıyorlar.

TA
17.01.2009 18:11
#10
Silsileyi aliye büyüklerinden bir zatın sözüydü heralde (Şahı Nakşibend Hz. olabilir) "mürşidi olmayanın mürşidi şeytandır"

 

Esselamü Aleyküm.

 

Değerli Arkadaşlar, yukarıda belirtilen söz; Cüneyd-i Bağdadi Hz.lerine ait.

 

Selametle...

EH
18.01.2009 21:29
#11
Esselamü Aleyküm.

 

Değerli Arkadaşlar, yukarıda belirtilen söz; Cüneyd-i Bağdadi Hz.lerine ait.

 

Selametle...

Bende Bayezid El Bistami Kuddise Sirruh'un diye biliyordum.Tasavvuf yoluna girmeğe riyazetler yapmağa mürşidsiz çalışanın şeytan tarafından kandırılacağını bildiriyor bu söz.