reyhan hanımın açıklamalarını okuduktan sonra tatmin olmuştum aslında
ama ,
çile adlı arkadaşımızın yazdıkları muhalefet damarlarımı kabarttı doğrusu.
ve sadece kişisel anlamda bir kaç şey demeden geçemeyeceğim.
çile kardeş,
o kadar hassas miden varsa eğer
öyle her bulduğunu işkembene indirme gayretkeşliğinden vazgeç birader.
(bu bir hakaret değil mecaz kullandım)
diğer konulara şöyle bir bakalım.
üstad elbette tasavvufu kendince yaşamış bir zattır...bunu tekrar etmeye gerek yok.
ve yine ben biliyorum ki
üstadın hidayetine vesile olan bir zatın
onun hayatında biraz daha ziyade yer edinmesi yadırganamaz bir durumdur.
dikkat ederseniz,
kendimce olanından bahsettim...
kendimce...bu size neyi ifade ediyor bilemiyorum.
bir şahsı idol edinmek o şahsın her şeyiyle aynen yaşatılması manasına geliyorsa,
ben müslümanlık etiketinden başka tüm yakıştırmaları reddediyorum,
zira vahiyle gelenden başka mutlak doğru yoktur.
bu ister takipte ,
ister taklitte 0lsun.
takip-taklit bütünüyle aynı değildir.
takip eden taklit edene nazaran bir derece hürdür.
değişen durumlar...farklı bakış açılarını zaruri kılar.
ama reyhan hanım açıkladı...
maksat üstadı ve yaşadığı ideologyayı çerçeve içine almak olduğu için....
buna karşı sadece susuyorum...
oysa bendeki üstad farklıdır.
geride bıraktığı gençlik,
ideologyasını sadece ''hatıraları yad etmek'' bağlamında görmemeli...
her insan sahip olduğu kabiliyetleriyle farklı bir alemdir.
ve fikirler aynı bile olsa farklı renklerle sunulur...
bu bir zenginliktir...
neyse uzatmanın anlamı yok..
ama çile kardeş sana tavsiyem,
farklı fikirler karşısında en azından,
''kendisine hakim olabilen ve olgun davranan kişi''takliti yap...
bu o kadar zor olmamalı.
selametle