Efendim malumunuz dün 2011 12 Haziran seçimlerimiz neticelendi. Aylardır meydanlarda çığırtkanlık yapan siyasiler artık lafı dün millete bıraktı. Halk da verdiği kararla kısmen de olsa biraz asalak davransa da /ki Ergenekon adamlarının seçilmesinde kinaye var/ turnayı yine gözünden vurmayı başardı.
Üçüncü kez tek başına iktidar olma kudretini elinde bulunduran güzelim Başnakanım ezici çoğunlukta bir galibiyet sağlamış durumdadır. Yalnız anayasa değişikliği için uzlaşmacı tavrını artırmak zorunda gibi görünüyor ki milletvekili sayısındaki düşüş “acaba nerde hata yaptım?” diye düşündürmeyi ilazım getiriyor. Düşününüz e mi Başnakanım? Mesela Doğu’da tamamen halkın üzerinde nüfuzu olan milletvekili adaylarının listeden tasfiyesi nedir? Ben bunu anlamadım.
Bağımsız adayların ki ekseriyesi BDP’nin desteklediği itler, hainler, caniler otuzu aşkın adamlan girdiler meclise. Hayy ne diyem ne olasız?! Dün gözyaşları içinde Başbakanımın meşhur balkon konuşmasını dinlerken bir yandan onlar aklıma geldikçe yerleri yumruklamamak elde değildi, siz deyin ya hu, bu dağdan inenlerin ne işi var benim meclisimde?!
Hele durun durun, Cihaner‘i ve de Haberal’ı seçen güzide kafalı, beyninin kıvrımlarına kurban olduğum, mühre hakkını verdirtmekten yoksun sefil beyinli hokkabaz seçmen seni! Yuhh, bir araba da yazıklar olsun diyorum! Yazıktır insan Doğan’ı ve de Tuncay Özkan’ı da bu dokunulmazlıktan mahrum eder mi canım? Niye bu kadar insiyatifi ezük insanlarsınız, onları da sokuverseydiniz ya! Bak adam hapiste çürüyecek bu sığar mı vicdan hükmüne? Ay bir mevzu var ki gözyaşlarımı Tortum şelalesi gibi akıttı, 10 bin seçmen, hem Özkan’a hemi de CHP’ye basmış. Hayy glikoz değeri aklının damarlarını tıkamış kişi, söker mi sandın oyunun, bizim alnımız da Çarli mi yazıyor, bak oku bakim?!
Nurettin Topçu’nun istifası; on numara asil, mevkisinin ve de vazife erliğinin farkındalığının bir neticesi ve de protestosudur bence. Adam madem başaramadım o zaman çeker giderim dedi. Ayakta alkışlıyorum. Merhum Yazıcıoğlu’nun çizgisinden giden, doğru, dürüst adam, hakiki Alperenler bence. Ama MHP’ye verip de orada o güzelim vatan sevdalılarını ve de hadimlerini bu duruma düşüren ülkücülerin şakaklarını avuçları arasına almasını salık veririm.
Barajı aşamayan Saadet ve de Has Partileri kuzum rica ederim verdiğiniz kavgayı bitiriniz ve de Ak Parti’nin yakasına yapışınız. Biz hepimiz aynı davanın adamlarıyız, müslümanız ayrılık, gayrılık bize göre değil, bakın beraber olsa idik bugün 326 milletvekili mi çıkardı? Niye bu kadar düşünemiyorsunuz yüzleri nurlu kardeşlerim, zındık demeyin bize valla dövmem ama kızarım. Ayıp ediyorsunuz diyor ve de yazıma bir başka cihetten devam ediyorum.
Şimdi Chp’nin başındaki o Gandi ile biraz çizgisini yükselttiğini de gözlemledik. Demek ki bu Milli Şef’in Ebedi Şef’in güzelim evlatları, torunları bu adamda bir şeyler buldu, verdiği vaatleri yuttu. Bu adam bence Baykal’dan daha düşük. Hoş onların zihniyetini hiç anlayamadım da neyse fazla kalori de harcamamak lazım zira çitamı o kadar düşüremiyorum. Listesine Ergenekon sanıklarını aldığı halde bu %3-4 lük yükseliş bende adayda değil seçmen de idiotluk olduğunu gösterdi. Valla hiç de lafımı sakınmam. Tamam irade senin, söz senin de sırf CHP’ye vermek adına milletin kanına girme, hakkına tecavüz etme, askerini şehit düşürme sevdasındaki herifi de meclise sokmak ne oluyor? Bana bir adet anlama klavuzu lütfen..
Başbakan’ın yaptığı balkon konuşmasına da azıcık değindikten sonra sizlerin kıymetli düşüncelerine mikrofonu uzatma düşüncesindeyim. Adnan Menderes’in, Fatin Rüştü Zorlu’nun ve de Hasan Polatkan’ın adının anılması beni son derece gururlandırdı. İşte tam da o sahnede ağladım. Bu o güruhun yani rejim olarak sola gönlünü, aklını vermiş beyni buharlaşmadan ötürü vecibesini yitirmiş o gürûhun suratına okkalı Osmanlı tokadıdır. Fesatlıkları başlarını yesin inşallah.
Bugün Türkiye kazanmıştır! Bu cümleyi sevdim. Orada kazanan bir parti lideri gibi değil bir milletin Başbakan’ı olarak konuştu, yansız, tarafsız ve de objektif. Ben buna inandım. İnşallah daha güzel günlere gebe benim Türkiye’m. Ben bu adamalarda bunu görüyorum. Her biri vatan aşığı, vatana hizmeti Hakka hizmet bilen alicenap adamlar. İnşallah güzel günlere dostlar.
Bugün Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’nun uğrunda öldükleri demokrasi kazanmıştır! İşte arkadaşlar bu cümle büyük, bu dava belli ki bu adamın bağrında yara.. Allah yar ve yardımcısı olsun.
Benim de damarımda siyaset zehri dolanıyor gibi. Bir gün gireceğim sanırım. Rica ederim Haberal ve de Cihaner o güne değin ölmeyiniz sizi o meclise gömeceğim!
Savulun Bizans Kargaları!