Yahudi Asıllı Barzani Ailesi
Yahudilerin, Kuzey Irak'taki Kürt hareketini Molla... Mustafa Barzani zamanından beri silah ve nakit yardımıyla ne büyük ölçüde desteklediklerini anlayabilmek için, bundan kırk sene evvel Hulusi Turgut imzasıyla yayınlanan " Barzani Dosyas ı" (Istanbul-1969) isimli esere kısaca göz atmak yeterlidir. Şimdi bu desteğin çok ehemmiyetli bir sebebi daha olduğu ortaya çıkmıştır:
Dünya'da dörtyüz bin kürtçe konuşan yahudinin mevcudiyeti öğrenilince bunların kökenleri araştırılmış ve kürtlesmis yahudi oldukları sabit olmuştur. Bilhassa Barzani ailesinin haham yetiştirmekle ünlü yahudiler oldukları hem bizde ve hemde Batı'da müddellel bir şekilde ortaya konulmuştur.
Ancak " Barzan " bir mahalli yer isim olduğu ve " Barzani " demek de " Barzanlı " manasına geldiği cihetle bu soyadını taşıyanların tamamının yahudi asıllı olduğu sanılmamalıdır. 1930'larda Ağrı dağında Türkiye'ye karşı isyan çıkarmış olan Molla Mustafa Barzani muvaffak olamayınca Rusya'ya geçmiş ve Ruslar kendisini harp akademisinde okutarak Kızılordu'da albay rütbesine yükselttikten sonra en müsaid gördükleri Kuzey Irak'a göndermişlerdir.
Zira Ruslar, eski ermeni meselesinin yerine kürt meselesini ikame etmişler ve Türkiye'yi bunlarla bölerek Akdeniz'e çıkma gayesini gerçekleştirmek istemişlerdir. Ayrıca Irak, Israil'le muharib olduğundan bu ülke için bir başağrısı olan "Kürt Gailesi" binnetice Israil'in işine gelmiş ve Israil tarafından desteklenmiştir.
Bununla beraber şimdi anlaşılmaktadır ki, bu desteğin asıl sebebi bu ailenin aslen yahudi olmasıdır. Kendisi de bir yahudi olan Prof. Dr. Yona Sabar, yazdığı kitapta (The Folk Literature of the Kurdistani Jews: An Anthology= Kürdistan Yahudilerinin Halk Edebiyatı: Antolojisi) Barzaniler'in yahudiliğini isbat etmiştir. Müdekkik türk yazarlarından Ahmed Uçar ise, Osmanlı Arşivi'nde bu bilgileri teyid eden bir çok vesika bulup yayınlamıştır.
Kuzey Irak'taki kürt oluşumu ile Israil'in yakın alakasını isbat eden birkaç anekdotu dikkatlerinize arz etmek isteriz: "Ilk önemli temas ise, 1964 yılında gerçekleşti. O zamanlar Savunma bakanı yardımcısı olan Şimon Peres kürt hareketi içinde önemli bir yere sahip olan ve uzun yıllar kürtlerin Avrupa temsilcisi sıfatını taşıyan Dr. Kamuran Ali Bedirhan ile gizlice bir araya geldi. Bedirhan, 1940'lı ve 50'li yıllarda Israil adına ajanlık yapmıştı..."
[Cevat Eroğlu, Israil'in Beka Stratejisi ve Kürtler, Sh: 83), Kadir Mısıroğlu, Filistin Dramı'nın Düşündürdükleri, Sh: 147, Dipnot: 104 ]