İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Sultanahmet Camii'ne cuma için girdiğinde camaat hep bir ağızdan tekbir getirdi. Bunun üzerine Sultanahmet Camii İmam Hatibi Emrullah Hatipoğlu, cemaati sert bir dille uyardı.
Camaatten bu gibi sloganları cami dışında atmalarını isteyen Hatipoğlu, "misafirimiz de rahatsız olyor" dedi. Cematten bazı kişilerin slogan atmıyoruz, "Allah'ın bir olduğunu haykırıyoruz" demesi üzerine de Allah'ın büyüklüğü sadece bu şekilde slogan atarak olmayacağını söyledi ve cemaatin susmasını istedi.
Ahmedinejad cami çıkışında da vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Alman çeşmesinin önünde aracını tekrar durduran İran Cumhurbaşkanı, burada da vatandaşları selamladı.
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Sultanahmet Camisi'nde kıldığı cuma namazında yoğun ilgi gördü.
İran Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad, Sultanahmet Camisi'ne girdikten sonra, ön tarafta kendisine ayrılan yere oturmayarak, caminin arka sıralarında cemaatin arasında kılmayı tercih etti. Ahmedinejad'ın yanında İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki yer aldı.
Bu arada, cemaatten bazıları Ahmedinejad'ın elini öpmeye çalışırken, konuk cumhurbaşkanı buna izin vermedi. Ahmedinejad, aşırı sıcak nedeniyle elindeki dosya kağıdını yelpaze şeklinde kullanarak kendisini serinletmek isteyen bir kişiyi de nazikçe geri çevirdi.
Cuma namazından sonra da Ahmedinejad'a ilgi devam etti. Bu sırada konuk cumhurbaşkanının camiden çıkabilmesi için Türk güvenlik görevlileri cemaati uzaklaştırmaya çalıştı. Buna tepki gösteren cemaat tekbir getirdi.
Cami imamı da bunun üzerine hoparlörden, ''Bu alakayı ve ilginizi cami dışarısında gösteriniz. Bu alakadan misafirimiz de rahatsız oluyor. Lütfen kendimize gelelim. Bu durumdan Allah da razı değil. Bu ilginizi nümayiş (gösteri) amacıyla yapıyorsanız, yanlış yapıyorsunuz. Allah en büyüktür. Ona olan saygınızı gösterin'' diyerek uyarıda bulundu.
İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, Türk güvenlik görevlilerinin yardımıyla dışarı çıkarken, kendisine İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah eşlik etti.
-HALKI SELAMLADI-
Camiden çıkan Ahmedinejad, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'nin tarihi eserlerden oluşan çok büyük bir müze olduğunu belirtti.
Ahmedinejad, daha sonra cami çevresinde toplanan vatandaşların yanına yoğun güvenlik önlemleri altında gelerek, selamladı. Bu sırada, vatandaşlar, ''Mücahit Ahmedinejad'' sloganları eşliğinde tekbir getirdi.
Buradan yoğun güvenlik önlemleri altında otomobiline binen Ahmedinejad, Ayasofya ile Sultanahmet Camisi arasında toplanan vatandaşlara arabasından el salladı.
Alanda biriken yoğun kalabalık da ''Kahrolsun Amerika'', ''Kahrolsun İsrail'' sloganları attı. Ahmedinejad'ın bulunduğu arabaya yaklaşmaya çalışan bazı vatandaşlarla, güvenlik güçleri arasında da kısa süreli bir izdiham yaşandı.
(Haber7)
Bu haberi okuyunca bir kaç söylemek ihtiyacı hissetim. Hep beraber şahit olduk: Avrupa Şampiyonasında Türkiye'nin galibiyetlerine/başarısına/oyununa İslam dünyasından ciddi sahiplenmeler geldi, tabiri caizse Türkiye'nin başarısı tüm müslüman dünyasının başarısı adledildi-ki bu gerçektir. Bu takım yenik, ezik ve mağdur müslümanları temsil ediyor dediler ve doğrusuda budur zaten.
Mahmud Ahmedinejat'a tekbir getirenler, yoğun bir ilgi gösterenler, muhabbet duyanların durumu da bunla parelel sanırım. Herkesin kafasında ki düşünce sanırım şu: Bu adam Amerika'ya, İsrail'e meydan okuyor, direniyor, kafa tutuyor. Bu bizim için gurur vericidir, izzetimiz için önemlidir.
İslam dünyasının yıllardır ezikliğini de gösteren bir tablodur bu. Müslümanlar bunu istiyorlar, hemde büyük bir özlemle. Benim içinde durum aynısı; Nasrallah olsun, Ahmedinejat olsun, Hamas olsun, hepsi müslümanların izzetini temsil ediyorlar bence.
Yok rejimi başka, yok mezhepleri şöyle, yok radikaller bilmem ne gibi düşüncelerin de saçma sapan şeyler olduğunu söylüyeyim. Küfür tek millet olabiliyorsa çoğu şartlarda, bende kendi milletimi tek görüyorum kardeşim. Bu işin şunusu bunusu yok, olmaz, olamaz da (!)
...
ALİ