Hiçbir Bidatte Nur Yoktur

Başlatan: ibrikçi Tarih: 25.10.2015 22:54 Cevap: 68

IB
25.10.2015 22:54
#1

- Ama bazı bidatler güzel ve faydalı görünüyor hocam.
- Öyle görünse de hiçbir bidatte iyilik ve güzellik yoktur evladım.

Ve izah etti:
- Çünkü bu din tamamlanmış, kâmil olmuş ve Allahü teâlâ bu dinden razı olduğunu bildirmiştir. Bundan sonra, buna yapılacak eklemeler güzel olamaz. Hak olan, doğru olan bir şeyde yapılacak her değişiklik, dalalet ve sapıklık olur.

Sırri-yi Sekati hazretleri ”rahmetullahi aleyh“

GE
09.12.2015 18:11
#2

Bu konuda farklı düşünüyoryum.Hoca gerçekten çok cesaretliymiş.Cuma namazı iç ezanına ve toplu tesbihe ve hatta cematle teravihe sapıklık diyecek kadar cesaretli yazık...

IB
10.12.2015 21:23
#3

Aziz kardeşim burada kaynak verilmiş ve alim gerekçesiyle bir açıklama yapmış . Dikkate değer olduğunu düşündüğüm için paylaştım. Şuan telefondan emaneten yazıyorum ayrıntılı aşıklama açıklamayı inşaAllah uygun bir zamanda yaparız.

GE
11.12.2015 21:07
#4

Gerçekten merakla bekliyorum. Bütün ehl-i sunnet alimlerinin ve hatta mutezile alimlerinin bile kabul ettiği bidat tanımını yok sayan bu anlayışı nasıl açıklayacaksın?

IB
11.12.2015 21:11
#5

Aziz kardeşim bak ne düşündüm, Allahın dostu vardır ,sevgilisi vardır ama asla ortağı yotur. Ortağı veya ortakları yoktur.

Bu konuda imam rabbani hazretlerinin de benzer yorumu vardır zaten onu ararken ulaştım paylaştığım bilgiye. Bidatlerde nur yoktur...

Yine kısıtlı imkânlardan dolayı araştıramıyorum imam rabbani hazretlerin izahını bulamıyorum.

Yazmak istediklerimin bir çoğunu yazamıyorum. Bak ortak yok deniyor. Bu çok önemli ... dost var sevgili var hatta akraba gibiler bile var ama ortak yok... şimdilik bunu düşün . Allah bizi cehennem ateşinden korusun.

GE
12.12.2015 12:28
#6

Ya kardeşim bidatte nur yoktur derken ortak ne alaka? Benim sana sorduğum şu: Bidatte nur yoktur derken teravihi iç ezanı ve toplu tesbihi bunları da katabilir miyiz? Ama şöyle bir rivayet var hz. Ömer cemaatle teravih namazını kılan bir gruba bu ne güzel bidat diyor. Nur yok ise bunu nasıl açıklayacaksın? Senin bu yorumların selefi zihniyetin getirdikleridir? imam rabbaniyi iyi oku. Yanlış yerden bakma...

IB
12.12.2015 12:49
#7

Aziz kardeşim selefi işlerini bilmiyorum gerçekten. Bak aklıma bişe daha geldi cumada imam efendi demişti, yunus emreden,

Sırat kıldan incedir

Kılıçtan keskincedir

Varıp anın üstüne

Evler yapasım gelir

Yunus Emre

Bu konunun Yunusca açıklaması olduğunu düşündüm. Sırat ,şeriat gibi. Allah dostu ise çok şevkli istekli öyle ki geçmesi gereken sırat köprüsünde evler kurmak istiyor. Hayır hasenat işleri gibi...

Şeriat tarikat marifet ...

Asıl sormamız gereken şu , nur olmayan şeyler sapıklık mı delalet mi?

İslamda bir şeyin değiştirilmesi sapıklıktır. Bu ortaklık gibi. Ama onun üzerine bir güzellik düşünüp yapmak , dostluk. Nur olmasada...

GE
13.12.2015 00:15
#8

Kardeş sana tavsiyem bu konular hakkında fazla yazma.Bilmiyorsan ınsanların kafasınıda karıştırma. Ya iyi öğren konuş yada başka şeyler yaz.

IB
13.12.2015 16:01
#9

Aziz kardeşim , ben selefiyi bilmiyorum. Ben türküm selefi değilim. Aslında forumda islami konular kısmında bu konuyla alakalı çok güzel bir çalışma da paylaşılmış. Orada benim ulaştığım bazı bilgileri de gördüm. Yani alimler bu konuyu zaten etraflıca incelrmiş. Ahh hocam olsaydı ona sotardık şimdi...

Akşam marifet nameye baktım..

IB
14.12.2015 20:43
#10

Marifet namede bidatle alâkalı bişe bulamadım ama aşkla aşıklıkla alakalı bazı yazılar vardı. Aşığı tarif ediyor övünmek gibi olmasın aynı ben. Bu durumu şöyle bağlaya biliriz, aşıklık nur gibi

aşık olmayan adamın ne dini var ne imanı...

Vesselam...

IB
14.12.2015 22:14
#11

Aziz kardeşlerim çözdük.

Bakın şimdi bizim bir mihenk taşımız vardır böyle konularda. Fatih sultan mehmed hazretleri sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin övgüsünü almadı mı? Eee... yukarıda yazılan ve bidat olduğu idda edilen şeyler fatih sultan mehmed hanın zamanında varsa bidat olamaz. Alimler defterleri kitapları bir daha karıştırsınlar bakalım. Bu işte bir yanlışlık var... herkes kafasından bidat uydurmasın kardeşim.

IB
15.12.2015 21:43
#12

Aziz kardeşlerim görüldüğü gibi çile de çözüldü.

Neymiş çile? Bak şunun kokusuna mis kokuyor mis...

IB
16.12.2015 22:00
#13

Aziz kardeşlerim seçim vaadi krediyi yaş sınırından dolayı ve dahi evlilik kredisini de yaştan dolayı alamıyorum. Mikailide işten atmışlar krizden dolayı. Hocam zaten dergahından kız isterim diye selamımı bile almaz... T

IB
16.12.2015 22:05
#14

resmen sevdalanmadan aşık olmuşuz vesselam... ölmeden mezara girmişiz ... Bu bidat değil mi... İnsan ölmeden mezara konur mu... Evde ölümü bekleyen suriyeli kardeşlerimden ne farımız var. Bizgitmedik dle mi bize kızmışlar...

24.12.2015 17:42
#15

Sırrı Sakati Hz. bir Allah dostu. Büyüklerden... Ama yukarıdaki bilginin kaynağını yazar mısınız? Ayrıca özellikle dini konularda bir ifade üzerine hemen yorum yapılmaz. O ifadenin bağlamı da önemli.

IB
27.12.2015 16:12
#16

Aziz kardeşlerim biz kaynağı yazmasakta sırrı sekati hazretleri kaynağı vemektedir...

Şimdi ben cuma çıkışı aldığım mektubata bir bakayım kaynak orada da vardır .

IB
27.12.2015 20:25
#17

Bu fakîr, bu bid’atlerin hiç­birinde güzellik ve parlaklık görmüyorum.

 

186 YÜZSEKSENALTINCI MEKTÛB

YAZAN Âriflerin ışığı, Velîlerin önderi, İslâmın bekçisi
ve Müslimânların Baştâcı
İMÂM-I RABBÂNÎ
AHMED-İ FÂRÛKÎ SERHENDÎ
Terceme eden
HÜSEYN HİLMİ IŞIK “Rahmetullahi aleyh” [1911-2001 Eyyûb-İstanbul]
BİRİNCİ CİLD
Hakîkat Kitâbevi Darüşşefeka Cad. 53 P.K.: 35 34083
Tel: 0212 523 45 56-532 58 43 Fax: 0212 523 36 93

http://www.mektubat.de/node/1495

Google arama

IB
02.01.2016 14:25
#18
186
YÜZSEKSENALTINCI MEKTÛB

Bu mektûb, Kâbil müftîsi hâce Abdürrahmâna yazılmışdır. Sünnet-i seniyyeye uymağı, bid’atlerden kaçınmağı istemekdedir:

Allahü teâlâya ağlıyarak, sızlıyarak ve Ona sığınarak ve güvenerek yal­varıyorum ki, bu fakîri ve ona bağlı olanları, bid’at olan işleri yapmakdan korusun ve bid’atlerin güzel ve fâideli görünmelerine aldanmakdan muhâ­faza buyursun! Seçilmiş olanların, sevilenlerin efendisi, en üstünü hâtırı için bu düâyı kabûl eylesin! (Bid’at) demek, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” zemânında ve Onun dört halîfesi zemânlarında bulunmayıp da, din­de sonradan meydâna çıkan şeylere denir. Bid’atleri ikiye ayırmışlar: (Ha­sene) [güzel] ve (Seyyie) [kötü]. Resûlullahın ve dört halîfesinin zemânla­rında bulunmayıp da, dinde sonradan meydâna çıkan ve bir sünnetin unu­tulmasına sebeb olmıyan güzel şeylere, (Hasene) demişlerdir. Sünneti or­tadan kaldıran bid’ate de, (Seyyie)demişlerdir. Bu fakîr, bu bid’atlerin hiç­birinde güzellik ve parlaklık görmüyorum. Yalnız karanlık ve bulanıklık du­yuyorum. Eğer bugün, kalbler kararmış olduğundan, bid’at sâhibinin işle­ri iyi ve güzel görülürse de, yarın kıyâmet günü, kalbler uyandığı zemân, bunların zarar ve pişmânlıkdan başka bir netîce vermedikleri görülecek­dir. Fârisî beyt tercemesi:

Ciğeri yakan düşünceden, gözüme uyku girmedi, acabâ o sevgilim, geceyi kiminle geçirdi?

Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (Bizim dînimizde yapılan her yenilik, her reform fenâdır, atılmalıdır). Atılması lâzım olan şe­yin neresi güzel olur? Bir hadîs-i şerîfde buyurdu ki: (Sözlerin en iyisi, Al­lahü teâlânın kitâbıdır. Yolların en iyisi, Muhammed aleyhisselâmın gös­terdiği yoldur. İşlerin en kötüsü, bu yolda yapılan değişikliklerdir. Bid’at­lerin hepsi dalâletdir, sapıklıkdır). Başka bir hadîs-i şerîfde, (Allahü teâ­lâdan korkunuz! Sözümü iyi dinleyiniz ve itâ’at ediniz! Ben öldükden sonra gelecekler, çok ayrılıklar göreceklerdir. O zemân, benim ve halîfele­rimin yolumuza sarılınız! Dinde yeni ortaya çıkan şeylerden kaçınınız! Çünki, bu yeni şeylerin hepsi bid’atdir. Bid’atlerin hepsi dalâletdir, doğru yoldan ayrılmakdır) buyuruldu. Dinde yapılan her değişiklik bid’at olun­ca ve her bid’at, dalâlet olunca, bid’atlerin hangisine güzel denilebilir? Bu hadîs-i şerîflerden anlaşılıyor ki, her bid’at sünneti ortadan kaldırmakda­dır. Bid’atlerin, bir kısmı kaldırır, bir kısmı kaldırmaz demek, pek yanlış­dır. Görülüyor ki, bid’atlerin hepsi seyyiedir, kötüdür. Resûlullah “sallal­lahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (İnsanlar, ortaya bir bid’at çıkarırlarsa, Allahü teâlâ, buna karşılık bir sünneti yok eder. Sünnete yapışmak, orta­ya bid’at çıkarmakdan iyidir). Hassân bin Sâbitin bildirdiği hadîs-i şerîfde, (Bir millet, dinlerinde bir bid’at yaparsa, Allahü teâlâ, buna benzeyen bir sünneti yok eder. Kıyâmete kadar bir dahâ geri getirmez) buyuruldu.

Âlimlerimizin hasene dedikleri bid’atlerden bir kısmına dikkat edilir­se, sünneti yok etmekde oldukları görülmekdedir. Meselâ, meyyiti kefen­lerken, ölünün başına sarık sarmağa (Bid’at-i hasene) demişler. İyi düşü­nülürse, bu bid’at, sünneti bozmakdadır. Çünki kefende sünnet, üç parça olmasıdır. Sarık dördüncü oluyor. Sünneti değişdiriyor. Değişdirmek, yok etmek demekdir. Âlimler, sarığın ucunu sol omuz üzerine sarkıtmak güzel olur demiş. Hâlbuki, iki kürek arasına sarkıtmak sünnetdir. Bu bid’at de, sünneti, açıkca yok ediyor. Bunun gibi âlimler, nemâzda, kalb ile niyyet et­mekle berâber, ağız ile de söylemek müstehab olur demişdir. Hâlbuki, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizin, Eshâb-ı kirâmın ve Tâbi’în-i ızâmın “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în” söz ile niyyet etdik­leri, ne kuvvetli bir haber ile, ne de za’îf bir haber ile bizlere hiç ulaşma­mışdır. İkâmet okununca hemen (Allahü ekber) diyerek nemâza dururlar­dı. Bunun için, ağız ile niyyet etmek bid’at oluyor. Bu bid’ate hasene de­mişlerdir. Hâlbuki anlıyorum ki, bu bid’at, yalnız sünneti yok etmekle kalmıyor, farzı da yok ediyor. Çünki ağız ile niyyet etmek câiz olunca, çok kimse, yalnız ağızla niyyet ederek kalb ile niyyet etmediklerinden hiç korkmuyorlar. Böylece, nemâzın farzlarından biri olan kalb ile niyyet ya­pılmıyor. Bu farz yok oluyor. Nemâz kabûl olmuyor. Bunlar gibi dahâ ni­ce bid’atler, reformlar, herhangi bir bakımdan olsa bile, sünnetden fazla olu­yorlar. Bu ziyâdelik, sünneti değişdirmek demekdir. Değişiklik ise, yok et­mek demekdir.

O hâlde, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” sünnetine birşey kat­mamalı ve Onun Eshâb-ı kirâmına “rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în” uy­malıdır. Çünki, Eshâb-ı kirâmdan herbiri, gökdeki yıldızlar gibidir. Herhan­gi birine uyan se’âdete kavuşur.

[İbni Âbidîn diyor ki, (Nemâza başlarken niyyet etmenin farz olduğu söz­birliği ile bildirildi. Niyyet, yalnız kalb ile olur. Yalnız söz ile niyyet etmek bid’atdir. Kalb ile niyyet edenin, şübheden, vesveseden kurtulmak için, söz ile de niyyet etmesi câizdir.)]

Kıyâs ve ictihâd, bid’at değildirler. Çünki bunlar, (Nusûs)un, ya’nî âyet­lerin ma’nâlarını meydâna çıkarmakdadırlar. Bu ma’nâlara başka birşey ek­lemezler.(Ey akl sâhibleri! İyi anlayınız!) meâlindeki âyet-i kerîme, kıyâs ve ictihâdı emr etmekdedir.

http://www.mektubat.de/node/1495

IB
03.01.2016 00:25
#19

1928841_10153840994817422_28625437181692

IB
03.01.2016 18:34
#20

Aziz kardeşlerim , "Hiçbir bidatte nur yoktur" bunda anlaştık artık. Şimdi Bidatlere bakıyoruz nur göremiyoruz artık. Ama biz nur görmek istiyoruz.İşte o zaman da her sünnette bir nur olduğu fikri doğuyor . Şimdi sünnetlere teker teker bakıyoruz.şuan burada bir sünnet var mı bakalım ...
Nuru görmeye çalışalım ki Gözümüz nura aşina olsun. Çok heycan verici bir konuya girdik.

Sanırım nuru gören kalp.
Bakan göz gören akıldır. Nuru gören de kalp olmalı. Bu fikir şuan teori. Yani nuru kalbin gördüğü fikri şuan dayanağı yok ben şimdi uydurdum.

Bir kitap var olsaydı okusaydık belki bişeler çıkardı. Uzun zaman önce kaydetmiştim kapak sayfasını Bu sıradan bir kitap değildir. Şimdi neden kaydettiğimi hatırlamıyorum ama aklımda bişeler canlanıyor.... (biraz araştıralım)

1044681_10153842370087422_23546832633686

IB
03.01.2016 19:40
#21

İnsanın kalbine 4 şey iner
1. Allah'ın marifeti (evliyalara gelir)
2. ilim gelir

3. gaflet gelir

4.münafıklık dedikoluluk gelir.

 

Medineli Hacı Osman Akfırat (k.s.)

IB
04.01.2016 13:21
#22

10606148_10153843956687422_1116821688251

IB
04.01.2016 19:26
#23

Gördüm vücûd ilinde Kur’ân okur dilinde
Tıfl-i ma‘nî dersini bildügüm midür hatâ!.

ÜMMİ SİNAN DİVANI

Tıfl-i ma‘nî: mânâlar çocuğu

IB
05.01.2016 13:17
#24
Aziz kardeşlerim , şimdi sizler iyi niyetli insanlarsınız. Beni yanlış anlamanızı istemem. Evliya olaraktan ,Kesinlikle ne yerde ne gökte bir kürsüm yoktur.

Buraya görevli gelmişim gibi bir şeyde bilmiyorum. Biz kendi halimize bakıyoruz dergah gördükmü kapısında kıvrılır yatarız böyle mırıldanırız sadece kovulana dek.

Biz günah işlemiyor muyuz ? tabiki de işliyoruz bu günahları gizlemek için belki de evliya takliti yapıyoruz. Ne kadar batmışız anlayınız...


Aynı zamanda çok güvenilir bir insanımdır hackerliğim vardır. Bazı şifreleri kırarım Bazı sitelere saldırırım Sanal alemi dar ederim...

Mesela ben bilmiyor muyum hocamın hesabının parolasını? İki şık var ya besmeledir ya "s.... s.... ü..... ü.... "dir ama biz bunu biliyoruz diye gidip haşa ortalığı karıştırack değiliz.

Allah bizleri razı olduğu yolda sabit kılsın.

IB
05.01.2016 20:39
#25

Aziz kardeşlerim problemi buluyor çözümünü vermiyor gibi olmayalım bir nasuh tövbesi buldum Hacı Osman Efendinin sohbetlerinde . Mübarek diyor ki, "Allahım kuvvet sendedir sen beni affedersen niye affettiğini söylemene gerek yok. Kimseye açıklama yapmak zorunda değilsin. Kuvvet senindir."

Dua tam bu kelimeler olmaya bilir ama mantığı böyle

IB
08.01.2016 01:51
#26

12400783_10153851321242422_2229884059053

 

10644973_10153851321142422_5863140589386

IB
15.01.2016 22:09
#27

Demişsin celali sevda ne gerek

Sinem mecnun oldu leyla diyerek

Bayburtlu celali baba

IB
22.01.2016 15:15
#28

Şimdi benim efendim sultanım, ruhi revanım, fikrimin ince gülü, aziz kardeşlerim ! Bizim amacımız burada muhabbettir sohbettir. Biz sohbet muhabbet dervişiyiz. Bidatler almış yürümüş , millet sürekli şikayet sürekli şikayette...

Yani bu meseleye daldık daha çıkamıyoruz da ... Diyecek bişe de kalmadı Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri örneği meseleyi bıcak gibi kesip attı.

Bir gün aşkı tarif ediyorduk dergahta . Aşıklama olarak...
Bişe yazmıştım az aklımda;

.....................

.......................(bura unutulmuş)

Sessiz sessiz " gel! " deydi

Kestirmeydi Haliç'ti Aşk

İbrikçi
Bizim bir hocamız vardı Beni dergahtan kovan hocam kadar iyi olmasın :)
Der di ki ; "bana en az sorun getiren öğrencim en iyi öğrencimdir."

Eee şimdi biz baştan ayağı zırıltıyı koparmışız...
Şimdi diyorum ki ; her işte bir hayır vardır. Meseleye bir de şöyle bakalım (sonuçta asrısaadette olan her şeyi bilemeyiz mesela Ebi Hureyre radyallahu anh tam bir sır küpüdür.) Şimdi diğeceğim şu ki aziz kardeşlerim bir iş ettik baktık o işte nur yok o zaman onun bidat olduğunu anlaya biliriz.

Baktık ki nur var işte o zaman turnayı gözünden öptük vesselam.

Hiç turna vurulur mu mübarek hayvan ...
Ava giden avlanır meselesi de var. Onun için büyükler bu yolun çok tehlikelerle dolu olduğunu söylemiş ve uyarmıştır. Kestirmeden gitmek gerek ama işte kestirme de "gel" diyecek.

 

Bir Beyit;
Biz harabat ehliyiz kâşanemiz viranedir
Sâlik-i pîr-i mugânız tekkemiz meyhanedir
Pirimiz var arımız yok bu melâmet-hânede
Ta'n-ı âlemden ne gam gamhânmız peymânedir

Bayburtlu Celali Baba

IB
22.01.2016 16:08
#29

12507657_10153883327032422_5215587758870

IB
22.01.2016 19:14
#30

Ah aziz kardeşlerim bizi kovmasında kimleri kovsunlar dergahtan... İşler kesat, aşıklık desen battı balık yan gider. Ne biliyim böyle alengerli işler...

Düşündüm de bidat konusunu en baştan tekrar teferruatıyla incelememiz gerekiyor. Çalışmaya Kendini bilmekle başlıalım. Teferruatlı ilmi çalışma deyince aklıma İmam Gazali Hazretleri geliyor kendisi de kitabinda kendini bilmekle başlamış.
İşte İmam gazali k.s diyor anatomik olarak zahir ve batın yönlerimiz var . Biri beden biri ruh nefs kısaca kalp. Kalp, organ değil Ruh ve nefis anlamında kullanılıyor.

Burada cevher ruh. İnsanın özünde . Yani şöyle düşünün ; Kainat , dünya (beden), İnsan (ruh). Yani koskoca kainatta insanı bulmak gerek. İşin komik tarafı biz zaten insanız . Fıtraten insan doğduk. Hani derlerya İslam fıtratı üzere nur topu gibi doğduk... Biz insanı nere de kaybettik de arıyoruz...
Kendimizi bilmek ... "Bilmekte" karıştırdık. Şimdi konu da karışmaya başladı en iyisi mi ben kitabı biraz daha okuyum gelir devam ederiz. Yine en baştan alırız gerekirse.

IB
23.01.2016 01:09
#31
"Hu" halkası kuruldu ey dervişler geliniz!
Kul Hoca Ahmed bir kulmuş
Yol üstünde bir gülmüş
Ondan ibret alanın
Yüreğinde nur yanmış

(tercüme eden : ibrikçi)
IB
23.01.2016 15:34
#32

Aziz kardeşlerim aklıma bir fikir geldi .

Bu konuyu bir de şu şekilde anlatayım size ; Burası benim tarlam burada çiçek yetiştiriyorum

IB
23.01.2016 15:45
#33

CZZ9LazWwAAFAgC.jpg

Bu da bizim karne
Ne yapayım ben nere gidim nasıl edeyim
Burada bir nur görebilen var mı?
İşte böyle bidatler de nursuz başarısız...
Sanırım Bayır Bucak Türkmenlerine katılıcam bu gidişle
Bizi ancak orası paklar...

IB
23.01.2016 16:32
#34

CZaICc5W0AARazg.jpg

Aziz kardeşlerim bir dakika ...
karnede iki kırık var. 2 sanedir belimizi bükse de küllü boş değildir aşka düşenler...

IB
24.01.2016 02:02
#35

#Evlilikbence verilen bir sözdür ve sıkıca tutulan bir söz . Söz. bir kuyuda tutulan ip gibidir .

işte o ipi tutma idraki nurla olur.

Allah'ın ipine sım sıkı sarılmak lazım . .

bu işi kendine dert ve mesele yaparsan ciddi bir şekilde tutmaya odaklanırsın. cevrende dönenen türlü tehlikeler hep vardır.bu tehlikeler ile baş etmeye güç yetiremezsin zaten. yetirirsen de işte o tuttuğun ip ile yeter. kılıç alıp sağa sola sallaman belki üzerine gelen tehlikeye etkili bir hamle gibi görünse de esasen batışını hızlandırır. tutmanın ne olduğunu bilseydik... tutmanın sayısız faydaları vardır. bekar oroç tutar . evli sözünü tutar ikisini de tutmak ayakta tutar. yani tabi her tutmak hayırlı değil Allah için tutmak hayırlıdır.

Aziz kardeşlerim bir sevgi var onu hissediyorsunuz elinizle tutamayız. aklımızla tutarız ellerinin içi gider ama el tutmayacak denmiş... Gerçi tutan eller vardır. sevgiyi tutan eller vardır. Allah dostlarının elleri tutar sevgiyi. Arslan pençesi gibi tutar kaçamaz sevgi... böyle aşıklama bişeler yazdık yine Allah affetsin

IB
24.01.2016 05:10
#36

#evlilikbence ben bilmem şeyhim bilir...

Piri Sultan Hoca Ahmed Yesevi den biraz öğüt alalım...

CZc0JwbWEAEYAE9.jpg

IB
24.01.2016 15:30
#37

Aziz kardeşlerim Biz Cundullah ordumuza yine ceri bakmaya devam edelim... Şimdi hemen saldırmayınız şucu bucu diye Hele bir dinleyin. Varısa yamuk işimiz vurun kellemizi...

Övünmek gibi olmasın benim babam öz be öz Fatih Sultan Mehmed Han Hazretlerinin Askeridir. Sonradan çıktı bidattir demeyiniz. İzah edeyim. Babam Askerde İstanbul'da Fatih Sultan Mehmed Han Hazretleri'nin Emaneti Savaş Aleti Topunun Başında Devlet tarafından yazılı imzalı Görev verilmiş ve 3-5 (yanılmıyorsam) nöbeti tutmuştur. Dış mihraklar bu gün o nöbeti kaldırmış...

Benim bildiğim Bir tane cundullah vardır Oda Fatih Sultan Mehmed Hanın Ordusudur. Övülmüş tek tek alnından öpülmüş Allah cümlemize nasip eylesin...

Kara Fakırı götürün Çatışmanın olduğu yere helikopterle atın ben de ibrikçisi olarak yanında atın. Eğer o savaş meydanı gül bahçesine dönmez ise na şu bıyıklarım itin bilmem neresinde bitsin...

532275_10151252797657422_962713523_n.jpg

IB
24.01.2016 15:48
#38

Tabi iş sadece nöbet tutmakla olmaz. Öyle olsa koşar gider hepimiz tutarız. Öyle nöbet tutacaksınki Komutan Razı olacak senden ...

Her işin bir inceliği var...

IB
30.01.2016 12:27
#39

Allah , bizi kovanları sırrıma bağışlasın.

Bir türkü:

Mızıka çalınır düğün mü sandın

Al yeşil bayrağı gelin mi sandın

Yemene gideni gelir mi sandın

Alo yemendir gülü çemendir giden gelmiyor acep nedendir.

IB
31.01.2016 12:08
#40

'Ey insan, bakın bana ben nekar güzelim diyen kadından kurtul ' demiş Bawa Muhiddin kuddise sirruh. Bu kendini bilme konusunda önemli bir adım olarak burada dursun.

IB
02.02.2016 14:02
#41

93.
Ey insan, “bana bakın, benim güzelliğime bakın!” diye iddia eden kadınlara olan tutkundan kurtul.
Sonra seyret senden uzaklaştığını doğumunun karmasının*

Şeyh MR Bawa Muhayeddin (KADDESALLAHU SIRRUH)'dan altn sözler

Yanlış olmasın Çümle bu şekilde...

IB
04.02.2016 02:34
#42

CaU7XHsXEAEUwmr.jpg

IB
04.02.2016 09:31
#43

#anladımki Önemli olan başarısızlıktan sonra yaptıklarımızmış...

IB
06.02.2016 01:22
#44

Efendim şimdi gelelim asıl mevzuya. Şimdi bu şeyhim beni neden kovdu dergahtan birlikte düşünelim... Bir bidat işlemiş, yapmış olabilirim. Bak bu iyi aklıma geldi kesin bir bidat durumu olmuştur. Hani derler ya "neyi arıyorsan sen osun." Biz de bidati araştırıyoruz, demek ki ben bidatim. Ve bidat olduğum için kovuldum. İşte böyle bu meseleyi de çözmüş olduk. Her meseleyi şip şak çözüyorum ama yüreğim yine de rahat değil...

Bu arada Önemli bir not yazmak istiyorum :

Açıklama
Şeyhim dediğim kişi benim hayal ürünümdür. Kesinlikle bir şahsı rahatsız etmeyiniz. Bir prototip üzerinde geliştirilmiştir. Bu prototip olarak seçtiğim şahısı şahsen tanımıyorum. Kendisiyle şahsen tanışmamamın sebebi hayalimde kurduğum şeyh karakterine zarar vermesini engellemektir. Güveneceğim hayali şeyhimdir. Gerçek olan prototipe güvenemem. Gerçek olan prototipin Hayalimde oluşturduğum güzelliği, yani saflığı yok etmesine izin vermedim. Prototipte gördüğüm güzellikleri hayalimdekine eklerim ve zenginleştiririm. Aslında hayalimdekiyle konuşurum prototip anlamaz...

IB
09.02.2016 22:54
#45

Aziz kardeşlerim ,bidat konusunda ustadın açıklamalarıyla biraz düşünmeye çalışalım. bidat batağında olan bir kişiolarak ustadın onca açıklamasından kendim gibi bir çıkmaz aklıma takılıyor, `Beni beklemeyin o bir hevesti / Gelemem aynalar yolumu kesti`

Şeriat , portakal gibidir. ...

IB
12.02.2016 11:32
#46

Aziz kardeşlerim , biz sanatçılar daha önce düşünülmemiş seyleri bulmayı severiz. Bidat olarak değil keşif olarak dinimizide unutulan sünnetler çerçevesinde buluşlar hatta icatlar... icatlarda yine malzememiz sünnetlerdir. Bakın size bir örnek vereyim (tabi başlangıçtaki niyetimizdir Akıbetimizi Allah hayır ede bir bir)

Sşimdi benim efendim sultanım ruhi revanım , namazda istikbali kbleye zahiren dururuz yüzümüzü beytullaha kabeye çeviririz. Aklımızın yönelmesine baktığımizda karşımızda bir bina görürüz dört tarafı duvar , taşlarla örülmüş sağlam bir yapı amellerimizin varacağı yer varacağı eser... namazlarımız birer tuğla gibi eksik ve edelik deşik bir duvarla bina kuramayız. Allah rızası için yapılmış tamamlanmış uümmedi muhammedin hizmetine sunulmuş olmalı kabe gibi. Plan projesi peygamber tarafından hazırlanmış. Hele bir tane taşı olmalı ki onu sallallahu aleyhi ve sellem öpmüş (Hacerül esved) kâbe bize çok uzak olsada seccademizin ucunu değdirebilliriz hatta duvarına bunun içinde` gönül ` kabesinden bir damla yaş ile olabileceğini hayal ediyorum şimdi.

Biz Allahdan başkasına kulluk etmiyoruz. Kâbe Allah`ın beyti binası

Allaha ibadetlerimizin mağnada ve maddede istikbali kıblesi.

Aziz kardeşlerim ortaya bir eser çıkartmamız gerekiyor. Görevimiz bu bunu birlikte yapmalıyız. Böylece külli zikre daldık mı?

Her şeyin en iyisini en doğrusunu Allah ve resulü sallallahu aleyhi ve sellem bilir. Övülmeye layık olan Allah`dır.

IB
12.02.2016 12:18
#47

12742480_10153928202797422_2475862154485

IB
13.02.2016 14:18
#48

AZİZ KARDEŞLERİM DİYORLAR Kİ ; "PEYGAMBER ÖVGÜSÜNÜ ALAN ATINI SÜRER DERYAYA"
KARA FAKIR DA DİYOR Kİ; "PEYGAMBER ÖVGÜSÜNÜ BEN ALSAM ATI BULUTLARA SÜRERİM NE DİYON SEN...!"

IB
16.02.2016 04:52
#49

CbTORJFUsAApjk9.jpg

IB
16.02.2016 14:52
#50

Aziz kardeşlerim Cennette cemal görmeyi düşündüm biraz. Şimdi ser verir sır vermez bir derviş olduğumuz için. Hiç bir şeyden bahsetmeyiz demeyelim birbirimize diye biraz açıklama edeceğiz Allah hayırlı uğurlu eylesin.

Şimdi benim efendim sultanım ruhi revanım aziz kardeşlerim meddilleri hazırlayın ağlamaklı bir sohbetimiz olacak. İsteyen batakta kalmış şu anlatıcının çırpınışına ağlar, isteyen çaresizliğimize ağlar, isteyen ilmin düştüğü bu hale...Bizim niyetimiz Cemalden bahsetmek ama hangi günahımızı anlattığımızı Allah bilir...
Neyse bu kadar takdim yeter . İki üç kelime var zaten uzun birşey değil . Cennette Allah'ın (c.c) Cemaline bakmayı düşünüyoruz. Dünya da da nasıl olabileceğini hayal ediyoruz. Açıkçası akşam cemali seyretmeyi Kem
âli seyretmek gibidir. kemâle ermiş yani olmuş mutlak tamam. Mutlak olgunluk. İşte aziz kardeşlerim bütün kainatta ağaçta taşta insanda tüm mahlukatta bir Kemâl , olgunluk derecesi vardır. Buna gözümüz dünyada aşina olsun . Yani aklımızla görüyoruz olgunluğu . Kâmil insanı bulmak gereklidir. Kâmil insan kim ? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ona uyanlar Kâmil insanlar. biz de gözümüzün nurunu kazanmak için Kâmil insanlarla olmalıyız...Akıl gözünün açılması, Kemalin anlaşılırlığı, göz aşinalığı

Neyse bulunan keşifler çok tazedir yanlış anlaşılma olabilir. Anlayan anlamıştır

Ve Es Selam

Bir Hikmet;
12715600_10153937585462422_1187485223956

IB
24.02.2016 22:59
#51

Evet efendim en son ne demiştik...
Atı bulutlara sürecektik.
Buyur ;

Kesret içre bir aceb sahraya düştüm gel yetiş
Âbı yok tûfânı çok deryaya düştüm gel yetiş

Bu adem oğlanları bağrım kebâb etti benim
Kerbelâ cengi gibi gavgâya düştüm gel yetiş

Ey habîbim nûr-ı vechin arz edip güldür meni
Dehr elinden bir kuru da'vâya düştüm gel yetiş

Bilmezem kimden kime şekva edem bu gönlümü
"Lâ"yı gördüm firkat-i Mevlâ'ya düştüm gel yetiş

İşbu dehrin devletinin cümlesi nakş-ı hayâl
Nakş-ı Nakkâşındaki sevdaya düştüm gel yetiş

Kangı güle andelîb oldumsa gördüm hâr olur
Bir vefasız sözleri hercâya düştüm gel yetiş

Bu adem oğlanları bu âlemin hammâlıdır
ibret ile seyr edip hülyaya düştüm gel yetiş

Âdem olanlar bu âlem halkının sultânıdır
Merhamet kıl nice yüz bin paye düştüm gel yetiş

Kâmil inşân Pîr-i Sâmî Hazretini bulmuşam
Sâlih'em Mecnûn-sıfat Leylâ'ya düştüm gel yetiş

Erzincanlı Tüfekçizade Salih Baba Divanı

Kesret = Yaratıklar, çokluk.

Aceb = Acayip.

Âb = Su.

Tufan = Hz. Nuh zamanında yoldan çıkmışları tedibetme Allah tarafından hem gökten yağdırılan, hem de yerden kaynıyarak bütün dünyayı kaplayan su. (mec.) Şiddeti yagmur ve sel.

Derya = Deniz.

Kerbelâ Cengi = Hz. Hüseyin' in şehid edildiği savaş.

Habib = Sevgili.

Nûr-ı vech = Nurluyuz.

Dehr = Zaman, dünya

Şekva = Şikâyet

Firkât-ı Mevlâ = Allah'dan ayrılma

Nakş-ı hayâl = Hayalini canlandırma (Rabıta).

Nakş-ı Nakkaş = Nakkaş' in nakşı (Allah'ın nakşı).

Andelip = Bülbül.

Hâr = Diken.

Hercâ = Kararsız, sözünde durmayan.

Âlem = Dünya.

Hülya = Kuruntu, hayal.

Pay-paye = Ayak, mevki, makam.

Mecnun-sıfat = Mecnûn gibi.

IB
25.02.2016 22:01
#52

12321665_10153959210062422_3154893335759Kuran Allah kelamıdır. Kuranda yazılı olanları Allah söylemektedir.

"kuran şunu diyor, kuran böyle istiyor , kuran şunu demek istedi" gibi kelimeler yanlıştır Allah muhafaza ...
"Allah şunu diyor , Allah böyle istiyor, Allah şunu demek istedi" şeklinde konuşulmasına dikkat edelim.

Not: Diyanet İşlerine mail atılmış bilgilendirme , uyarı yapılmıştır. (
memin.ozafsar@diyanet.gov.tr)

IB
26.02.2016 21:13
#53

Aiz kardeşlerim biraz araştırma yaptığımda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın çok fazla eleştirilen bir kurum olduğunu gördüm.

Düşene vurulmaz ama ne yapalım...

Sanırım bu ifadeleri kullananlar Kuranı Risalei nur ile karıştırmış.
Risalei nur külliyatının müellifi Eserinden bahsederken , adeta eserinin kendisinden farklı bir kişiliğe sahipmiş gibi hatta kendisinin de müellifi olduğu kitaptan ders aldığını anladığımız ifadelerini hatırlıyorum.

Burada kuranı kerimin müellifi Allah celle celalühü dan bahsediyoruz... Herkes ayağını denk alacak... Sallallahu aleyhi ve sellemin etmediği tek kelimeyi etmeyeceksin. Hatta Hadisi Şeriflerle Resulullah Nasıl tarif ettiyse öyle edeceksin.

Kuranda gördüğüm bir şey var, Bir edep var. Said Nursi hazretlerinin Edep ile söylediği ifadeleri taklit etmektense onun edebini taklit edebilselerdi keşke...

şimdi Musa aleyhisselama Tur dağında Allah Ağaçtan seslendi değil mi? Sen ona diye bilir misin "Ağaç seslendi"? ...

Ağaç mı seslendi? (ağaç dediki Hazreti Musa'ya)Etmeyin Allah aşkına ...

Allaha iftiralar atılmıştır, Allahın dedikoduları edilmiştir. Ne biliyim Büyük günahlar işlenmiştir ama böylesini yeni gördük....
Ağaç seslendi "Ben Allahım " dedi... Artık o ağaç değil o Allah oldu.
Allah cümlemizi bağışlasın Bizleri doğru yolunda sabit kılsın İnşaAllah... Her şeyin en doğrusunu bilen Allah

ve resuludür.

IB
02.03.2016 23:36
#54

Aziz kardeşlerim , bütün bidatlerin sapıklık olduğu ortadadır. Elbette ki gücümüz olduğunda bütün bidat ehlinin gözünü oyacağız.

Bidate elini sürenlerin kolunu kopartacağız. tartışmayacağımız anlaşma yapmayacağımız zamanlar da gelecek.

 

Benim bir kardeşim vardı üniverstede Mikail. Bugün arkadaşlarımdan çıkarttım, sildim. Bu arkadaşımın babası hafızmış Bir gözü kör , Anlattığına göre babasını okutan dedesi kuranda bir yalnış okumasına kızıp demirle gözünü oymuş...
Yani öz babası Kuranı yalnış okuduğu için oğlunun gözünü oymuş. Adamın bir gözü kör ...
İslami eğitim konusunda bu derece titiz hocalar vardır. Biz de gelmiş burada dergahtan kovulduk diye zırlıyoruz...

Bir de utanmadan Hoca Ahmed Yesevi kuddise sirruhtan dem vururyoruz...
Bir gün Hoca Ahmed Yesevi Hazretleri , Haziret Sultan müritlerine soruyor içinizde hiç harama bakan var mı? Bir tane çıkıyor diyor ki "bir gün gözümün ucunun kaydığını gördüm hançerle oydum gözümü" Bu mürid elinde belinde bir pamuk içinde koru , ateşi taşırdı...

 

Bir hikmet;

12814361_10153973531677422_6674513430738

IB
04.03.2016 19:47
#55

Şimdi aziz kardeşlerim , Cuma hutbesinde Kuranı Kerim ile ilgili gerekli açıklamalar yapıldığını gördük. Nasıl yanlışları için uyarıyorsak tabiki de güzel işlerini de göreceğiz.
Lakin işler dergahta böyle değildir. Ne kadar güzelişler yapsan da iğnenin burnu kadar bir kötülük edersen o iyliklerin hepsini silerler o iğnenin ucu kadar kötülügü de asla unutmazlar...

Siz yinede yalnış işler ettiğinizin farkına varırsanız onu düzeltmeye .alışın. Kimileri buna geri vites dese de İşin aslı öyle değildir. Koskoca imamı azaam Ebu Hanifi bile "Bugün dediğimi yarın değiştire bilirim" diyerek İnsan olduğunu ve yanılabileceğini unutmamaktadır.

Evliyada kibir olmaz ...

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz buyuruyor "bir kötülük gördüğünüzde onu elinizle düzeltin. Buna gücünüz yetmiyorsa dilinizle düzeltin, Buna da gücünüz yetmiyorsa oradan uzaklaşın .bu uzaklaşma da imanın en zayıf hali...

Yani burada sadece kötülüğü karşımızdaki kişide bulacağımız diye bir şey yok. Kendimizde de göre biliriz. Mesela bazımızın İmanım zayıftır.

"Kişi ağzından çıkan sözün kölesidir "Diyen Hazreti Ali Kaddesallahu veche nin öğüdünden biz de bu şekilde tutunuyor ve iyi şeyler söylüyoruz. İyi şeyler söylemeye çalışıyoruz. Bağlayıcı konuşmak istiyoruz.

"Mert insanların adetidir gündüz orocu" diyor Piri Türkistan.
Hz. Ali Kaddesallahu sirruh En çok , sıcakta uzun günlerde oroç tutmayı sevmesi de ne kadar mert olduğunu bizlere göstermektedir. Allah mert insanları sever.

Yani işte umut ve korkunun atbaşı olduğu bir durum.

Şahsen hele dini konularda konuşmaktan çok korkan bir yapıya sahibimdir. Bütün yazdıklarımın silinmesi benim için büyük bir rahatlama olacaktır. İşte burada bize sanat yardımcı oluyor. Mesela burada sizlere dini bir eğitim sunmak istiyorum . Aslında bunu size Huma Kuşunu masalını anlatırken de vere bilirim. Aslında bu gün size Huma Kuşu masalını anlatacaktım...
Huma Kuşunu bana dedem anlatırdı. Huma Kuşu sanki benim Atalarımmış gibi gelir bana... Bizim asıl kökenimiz huma kuşu olabilir. Dedemin amcası da uçup gitmiş ya...
Huma kuşu Gökte uçan bir kuştur ve ayağı hiç yere değmemiş bir kuş cinsidir. Huma kuşu yumurtasını yedi kat gökten bırakır . Yumurta yere düşmeden çatlar içinden kuş çıkar ve hemen uçmaya başlar. Huma kuşu böyle ilginç efsanevi bir kuştur.

Neyse...
Hocamın sözünün yeri geldi , "Sanat ,kırattır ; kırk kanattır..."

IB
08.03.2016 23:28
#56

12806171_10153988164257422_6734944106311

 

12806171_10153988164257422_6734944106311

Kuşadası'nda Osmanlı tarihi eserleri inşaatlarda moloz olarak kullanılıyor. Yunan gavurunun taşları da her yerde ön plana çıkartılıyor...

Memlekette bir tane evliya mezarı bir tane türbe bırakmamışlar...
Ey müslüman evladı gözünü aç

IB
09.03.2016 00:06
#57

12832434_10153988241487422_8252360243169

IB
09.03.2016 11:07
#58

Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?

Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!

N.F.K.

IB
11.03.2016 14:22
#59

https://youtu.be/ZlAifDwcJF8

 

Nasıl anlatayım sana
Nasıl anlatayım sana
Sevdiğim anlat diyorsun
Toparlayıp yaka paça
Toparlayıp yaka paça
Götürdüler biliyorsun
Burda çaylar soğuk soğuk satılır
Maltalarda kesik volta atılır
Gözlerinden çivilenmiş cesetler
Gün aşırı gözlerime takılır
Evet çirkin adamlar
Gençliğimi çaldınız
Uykumu sorgulayıp düşlerimi astınız
Karanlık duvarları üzerime ördünüz
Psikopat gecelere ruhumu dövdürdünüz
Çimento gülü oldum yaşayan ölü oldum
Evet ben deli oldum
Beni siz delirttiniz

Osman Öztunç
IB
13.03.2016 22:21
#60

Aziz kardeşlerim bir de konuyu şöyle anlatmaya çalışacağım;
Portakalı bilirsiniz. içinizde portakalı sevmeyen yoktur. hatta insanlık aleminde portakalı sevmeyen yoktur. Bu yüzden olmalı ki resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz şeriati portakala benzetmiştir.

Bidat ,hormonlu portakal gibidir. görünüşü güzel ama kokusu yoktur. içi tatlı değildir...
Kokusu ve tadı portakaldaki nur gibidir. Portakaldaki ışıklar gibi tad da bir ışık ,koku da bir ışık ...
Şimdi portakalın kimyasını ilaçlarla dışarıdan takviyelerle değiştiriyorlar. Tezgahın önüne diziyorlar alıyorsun eve getiriyorsun içinde su yok...
Dışı çok güzel ama içinde portakal suyu kalmamış...
Bu portakal işini ilk öğrenmem çok ilgiçtir. x şahısa sormuştum zamanında "şeriat nedir?" x şahıs da "şeriat portakal gibidir soyarsın içini yersin" dedi...
Ben bu cevabı duyunca şaşırdım , benimle dalga mı geçiyor diye düşündüm. İnsanın aklına bin türlü şey geliyor ,

Bunda bir hikmet olabileceğini düşünerek , hadisi şeriflerde portakalı aramaya başladım. Bir de bakarım ki, iki Cihanın göz bebeği , insanlığın iftihar kaynağı , övüncümüz , sevincimiz , evimizin gönlümüzün neşesi sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz şeriati portakala benzetmiş...

IB
13.03.2016 22:48
#61

Bir Mektub Tercimesi;
Allahü teâlânın bu fakîre “rahmetullahi teâlâ aleyh” bildirmiş olduğu tesavvuf yolu, işte anlaşılmış oldu. Başından sonuna kadar bildirildi. Bu yo­lun ana caddesi Sıddîkıyye yoludur. Bu yolda, nihâyet, bidâyetde yerleşdi­rilmişdir. Bu caddede konak yerleri yapılmışdır. Bu cadde olmasaydı, o ka­dar ileri gidilemezdi. Elimize geçen bu lezîz meyvenin tohumu, Buhârâ ve Semerkanddan getirildi. Hindistân toprağına ekildi. Bu toprak, Medîne ve Mekke bağçelerinden alınmışdır. Senelerce, fadl suyu ile sulandı. İhsân ile terbiye olundu. Böylece yetişerek, bu ilm ve ma’rifet meyveleri hâsıl oldu. Bize bu doğru yolu ihsân eden, Allahü teâlâya hamd olsun! Allahü teâlâ, bizi doğru yola kavuşdurmasaydı, kendimiz bulamazdık. Rabbimizin Pey­gamberleri doğru sözlü olarak gelmişlerdir.
(İMÂM-I RABBÂNÎ AHMED-İ FÂRÛKÎ SERHENDÎ Allah ondan razı olsun)

IB
17.03.2016 19:01
#62

KURTULUŞ
Sabret sevgilim, her şey düzelecek
Ben daha iyi bir insan olacağım
Akşamları evimize vaktinde geleceğim
Ağaçlar ve çiçekler içinde
Kutu gibi bir evimiz olacak

Ekmek derdi, kömür derdi bilmeyeceğiz
Sabırlı ol bu kara günler geçecek
Karanlıklar korkutamayacak bizi
Rüzgâr üşütemeyecek
Sabırlı ol sevgilim
Ölüm her şeyi düzeltecek.

Ümit Yaşar Oğuzcan

IB
25.03.2016 22:18
#63

Aziz kardeşlerim, Gözüme çarpan bir biadat daha var. Televizyon kanallarında Kuranı kerim hatimleri yapılıyor. Kuranı kerim'in okunma adabına aykırı olduğunu görüyorum. Bildiğiniz gibi her bidat bir sünnetin katilidir... Bu sünnet katillerine kim dur diyecek? Daha önemlisi kimin durun artık demesini dinleyecekler...
Kuranı Kerimin Para ile satışının derhal yasaklanması, diyanet işleri tarafından ücretsiz olarak dağıtılması gerekiyor. Kura'ın Çarşı pazarda satılmasına göz yumanları gelecek kuşaklar utanç içinde hatırlayacaktır.

Bir Aşıklama;

 

Kâtip bir nâme yas dosta yârana
Uzaktan merhaba göndermesinler
Badeyi içenler gelsin meydâna
Tenhâda kaldırıp indirmesinler

Pîr badesi değil posa sakızı
Ben tanırım irşâd olan ağızı
Köhlan diye satmasınlar yağızı
Varıp şu âlemi kandırmasınlar

Sanmayınız yâ hû pîr bâdesidir
Sürmeli gözlerin hep sevdâsıdır
Onların içtiği zap sirkesidir
Beyhude vücûdu yandırmasınlar

Aşıklar okusun eylesin ezber
Bu aşkın yoluna kurmasın senger
Bir gün Celâlî'nin kellesi tenker
Sonra köşelere sindirmesinler
Bayburtlu Celali Baba

IB
01.04.2016 19:46
#64

Aziz kardeşlerim bugün bir şey farkettim. Bir eksikliğimiz var. Bakın camiye girerken lütfen 10 tane ihlas suresi okuyun. Evinize girerken de okuyun. Böylece o yerde yoklukolmaz. Caminin cemaati az diye kendini parçalama. Eğer bu taktiği uygularsan bereket olur. Allah o camiyi doldurur. Bir şekilde çeker getirir. Bunlar yapılamayacak şeyler değil. Zor şeyler de değil. Girerken sağ ayağınla gir ve 10 tane ihlas suresi oku bak o cami nasıl dolup taşıyor.

Olmazsa gel yüzüme tükür. Gerçi idda etmek iyi değildir. Bunu nasıl anlatayım daha...

Haset etme , ibrikçi sırlı derviştir. Her şeyi nasıl böyle çözüyor diye haset etme. Git yatsı namazının son iki rekatlik sünnetini dört rekat kıl, Allah senin de kalbini sırlarla doldursun.

IB
21.04.2016 18:46
#65

Karafakır ağlıyor

Yüreğini dağlıyor

Umudunu bağlıyor

Tek sana Ya Resulallah (sallallahu aleyhl ve sellem)

Bahadır-ı Bestami

IB
17.05.2016 00:53
#66

Aziz kardeşlerim sanırım nasuh tövbesini buldum. mesela günah işliyoruz tövbe ediyoruz ya. Ertesi gün tekrar aynı günahı işlemeden tekrar o günaha tövbe ede biliriz. Biz bekliyor günahı işleyip tekrar tövbe ediyoruz. Hayır günahı işlemeyi beklemeden tekrar tövbe etmeliyiz diye düşündüm. Bu şekilde nasuh tövbesine ulaşıla bilir. ayrılıklar kavuşmalar hakkında mektubatta (147. Mektup) bazı bahisler var. Diyorlar ki "ayrılmak kavuşmaktan önce olur. Bazısı ,kavuşmak ayrılmaktan önce olur. Bazısı ayrılmadıkça ,kavuşamazsın ve kavuşmadıkça , ayrılamazsın " biz burada kavuşmayı devamlı isteyen olarak , çünkü en makbul olan sürekli olandır. Sürekli işlemesek de hem tövbemizi hatırlamak hem de kavuşmaları perçinlemek için sürekli her gün o günahımıza tövbe ediyoruz. Tabi bunun yanında evimizi hep temiz tutuyoruz edeben. Herşeyin doğrusunu bildiren Allahü teâlâdır .

Farisi mısra tercümesi;

Allaha tevekkül edenin yâveri Hakdır

Nâ-şâd gönül, birgün olur, şâd olacaktır

(alıntı)

IB
02.06.2016 14:58
#67

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabı bir

yerden geçiyorlarmış . Orada daha önce yaşayan

kavim Allahın gazabına uğramış. Peygamberlerini

yalanlamışlar ve Allah onları yok etmiş. Ashabı

kiramdan bazıları radyallahu anh oradaki sudan

almışlar ekmek yapmışlar. Sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz duyunca o suları hep döktürtmüş .

O suyla yapılan ekmeklerln de hayvanlara

verilmesini emretmiş. O peygamberin devesinin su

içtiği bir yer varmış , oradan su almalarına müsade

etmiş sadece

Aziz kardeşlerim bakın burada bir fetva var. Bu konuyu araştırın. Yahudiler naletlenmiş bir kavim değil mi? O kolalar bilmem neler hepsi şüpheli...

şunu duyan o yahudi mallardan kullanır mı?

IB
04.07.2016 03:37
#68

Aziz kardeşlerim, şimdi hassas bir konuya değineceğiz. Bazı alimler bu günlerde birşeyler söylemeye başladı. Namazda bazı surelerin okunmaması mı gerekiyormuş haşaa böyle şeyler. Hadisi şeriflerde ben böyle bir şeye raslamadım. buna verilecek cevabın şöyle olduğunu düşündüm; her surenin secdesi vardır. Rükusu vardır okuduğumuz sureden kopuk secde ve rokulardan kaynaklı bazı sıkıntılar oluşur. Aziz hocamız M. Derman'ın bir sözü vardır (Allah ondan razı olsun ) "gafletle kıkdığın namazdan bir yufka ekmek bile elde edemezsin"... Mesela biz bazı surelerin manalarını bilemiyoruz arapçamız yetmiyor. O zaman en azından Fatihanın secdesine git. namazda okunanlar secdeler rukular kıyamlar hep birbirine bağlı olmalıdır. mesela kefser suresi , benim vazgeçilmezimdir namazda kısa olması da var hen de ayrı bir sevgim vardır bu sureye. Şimdi beni dürtüyor şeytan , acaba ben bu sureyi çok okuyorum diye mi evlenemiyom çoluk çocuğa karışamıyom. Gayri ihtiyari denmemesi gereken bişe diyoruz. Eee demesek sureye yarım kalır. İşte orada secdeye kapanınca o Allahın merhametine sığınıyoruz gayri ihtiyari söylediğimiz şeyden hicabla secdeye kapanıp sığınıyoruz. Ama lambur lumbur okuyup spor yapar gibi yatıp kalkarsak da çarpılmak kaçınılmaz oluyor. Gaflet... Namazda tir tir titrermiş Allah dostları yaprak gibi. Niye korkuyor? bazı surelerin kuranın tamamını okumakla eş değer olduğunu biliyoruz ,secdeler yok mu? Var her surenin secdesi vardır namazda ... Ben böyle düşündüm namazda sallallahu aleyhi ve sellem efendimize uygun hareket etmeyi. Her şeyin en doğrusunu bilen Allah. övülmeye layık olan Allah.