Ezan ile ilgili Genel bilgi :rolleyes:
Ezan sözlükte, duyurmak, bildirmek, ilan etmek, çağrıda bulunmak anlamına gelir.
Terim olarak; kendine mahsus mübarek kelimelerle müslümanlara farz namazların vaktini bildirmek için okunan özel sözlere denir.
Ezan okuyana müezzin, ezan okunan yere mi’zene, ezan okumaya da te’zin denir.
Bilindiği gibi ezan, müslümanlara beş defa namaz vaktini bildirmektedir. Dünyanın her tarafında mü’minlerin bulunduğunu ve namaz vakitlerinin her bölgede ayrı zamanlarda girdiğini düşünürsek; yeryüzünde ezansız geçen bir ânın bile olmadığını görürüz.
Ezan okumak; Şafi, Maliki ve Hanefi mezhebine göre beş vakit namaz için, kendi memleketinde olsun seferde olsun, tek başına veya cemaatle, vaktinde veya kaza olarak kılınsın sünneti müekkede’dir.
Hanbeli mezhebinde ise hür ve mukim olanlara farz-ı kifayedir.
Ezanın meşrûiyyeti; Kur’an, sünnet ve icma ile sabittir.
Kur’an-i Kerim’deki şu iki ayet ezanla ilgili olarak değerlendirilmektedir:
“Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrıldığınız zaman Allah’ı anmaya koşun.”(1)
“Namaza çağrıldığınızda onu alaya ve eğlenceye almayın.” (2)
Ayrıca şu ayette de ezana güzel bir işaret olduğu alimlerce belirtilmiştir:
“Allah’a çağırıp iyi işler işleyenlerden daha güzel sözlü kimdir?”(3)
Bu ayetler ve aşağıya kaydettiğimiz hadislerle sünnet uygulaması göz önünde bulundurularak, ezanın meşru (şeriata ait bir husus) olduğu bütün müslümanlarca inkarsız, tereddütsüz kabul edilmiş ve icma-i ümmet hasıl olmuştur.
Sapıklık çağrılarına karşı tevhid, hidayet, hak ve adaletle çağrı, şirkin hükümranlığına karşı bir başkaldırı, namaza, kurtuluşa, cennete, nimetlere, mükemmelliğe davet olan ezan gayet önemli bir İslâmî semboldur.