Ebu Bekir es-Sıddık Radiyallahu anh :
Ebu bekir , ölüm hazırlığında iken Aişe Radiyallahu anha şölye dedi ;
Ömrüne yemin olsun ruh sıkışıp göğüsün daralmasına sebep olduğunda servet yiğidi kurtaramaz..
Bunun üzerine dedi ki; ''Öyle değil,söyledir; '' Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir de : İşte( ey insan) bu,senin öteden beri kaçtığın şeydir, denir '' .(kaf19)Ebu bekir r.a işte böyle derdi.
Ömer bin el-hattab R.a :
ölüm anında dedi ki ; '' Eğer Rabbim bana merhamet etmezse bana da anneme de yazıklar olsun '' (ibn Sa'd Tabakat3/360)
Osman bin affan R.a :
Osman r.a yanına girdiklerinde şu şiiri söyledi ;
Ölüm görününce üzüntü kalmaz geride
Beldelere sahiplik ve yükseklik elden gider
Kale halkı kilitli kalelerde de kalsalar
Dağlar etekleriyle tapalarinden iner. (et-Tabsıra).
Ali bin ebi Talip R.a :
Ali R.a yaralanınca şöyle dedi ;
Ğöğsüm ölüm için bağlandı
Ölüm sende güç bırakmaz
Ölümden dolayı tasalanma
Eğer çölleri aşmış isen (et- Tabsıra).
Muaviye bin Ebu Sufyan R.a :
Muaviye r.a ölüm anı yaklaşınca şöyle demeye başladı :
Çekişirsen seninle çelişmek azaptır azap !
Boynuma azabını halka gibi takma ya Rab !
Veya vazgeç günahkarın kötülüklerinden,
Tıpkı toprak gibi,sensin affedici Rab. (et- Tabsıra).
Muaviye r.a ,öleceği sırada '' Beni oturtunuz'' dedi ve Allah'ı tesbih ederek zikretti ve ağladı. Dedi ki ;
'' Ey Muaviye! ihtiyarlık ve düşkünlükten sonra mı Rabbini hatırlıyorsun? neden gençlik dalı yemyeşil ve taze iken onu yapmıyordun? '' yüksek sesle ağladı..
'' Ya Rab ! Katı kalpli asi ihtiyara merhamet et ! Allah'ım ! zorluğu kaldır ,hataları bağışla,senden başkasını ümit etmeyene ve senden başkasına güvenmeyene hilim vasfında muamele et '' (kasasus salihin ).
Muaz bin cebel R.a :
Muaz bin cebel r.a öleceği zaman şöyle dedi ;
'' Sabahı ateş olan geceden Allah'a sığınırım.Sevgili ziyaretci ölüme merhaba!Allah'ım! ben bugünü senden ümit ediyordum.Allah'ım! biliyorsun ki dünya için ve dünyadaki nehirleri akıtmak,ağaçları dikmek için uzun yaşamayı istemedim.Dünyada sıcak günlerde oruç tutarak susamak,ibadet ile zahmet çekmek,alimlerin zikir halkasına katılmak için istedim.'' (et-Tabsıra).
Ebud Derya R.a :
Ebud derya r.a ölüm anında şöyle dedi ;
'' Şu dövüşüm gibi amel eden kimse yokmu? şu anım gibi amel eden kimse yok mu?şu günüm gibi amel eden kimse yok mu? bundan sonra ağladı.. Eşi ona ;
'' Resullullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile sahabelik ettiğin halde ağlıyor musun ? dedi. Dedi ki ;
Neden ağlamayayım?bilmiyorum günahlarım bana ne zaman hucum eder? ''.(et-Tabsıra).
Ebu Hureyre R.a :
Ebu hureyre vefatı yaklaşınca ağladı.Ona; '' Neden ağlıyorsun '' denildi. Dedi ki :
'' Yol uzak,azık az,geçit dar,son durak ise ya cennet ya cehennem''.
Huzeyfe Bin el-Yemen R.a :
Huzeyfe r.a hastalığında ;'' Canın ne istiyor ?'' denildi.
'' Cenneti '' dedi
''Şikayetin nedir ? denildi.
'' Günahlar'' dedi.
Ölüm hazırlığında şöyle dedi; Ey ölüm ' Örtün ile ört,ey ölüm!bağınla bağla,kalbim senin sevginden başkasından yüz çevirdi.Hayatın rahatı senden sonra geldi,sevgili ihtiyaç halinde geldi.pişman olan kişi kurtulamaz.arkamda bilmediğim bir şey mi var ?beni fitnelere ulaşmadan kurtaran Allah'a hamd olsun'' . (kısasus salihin).
Selman el Farisi R.a :
Selman r.a ölüm hazırlığında iken hanımına ;
'' Bana sakladığım şeyi getir '' dedi.O da misk kabını getirdi.hanımına dedi ki ;
'' Bana içinde su olan bir kab getir'' o da getirdi.Misk'i o kabın içine katıp karıştırdı.sonra hanımına dedi ki ;
'' Bunu etrafıma dök.zira bana Allah'ın mahlukatlarından yemek yemeyen ama kokuyu hisseden biri gelecek..'' o da yaptı. Sonra dedi ki ;
'' Kapıyı kapat ve aşağı in.'' o aşağı indi ve az bir süre bekledi.Yukarı çıktığında Selman r.a ölmüş olduğunu gördü. Allah ondan razı olsun...
Sa'd Bin Ebi Vakkas R.a :
Sa'd r.a ölüm hazırlığında yün cübbesini istedi ve dedi ki ;
'' Beni bununla kefenleyin.Bedir savaşında müşriklere karşı bu cübbe ile çıktım.bunu bugün için saklamıştım.''
El- Hasen Bin Ali R.a :
Rukbe bin Maskala anlatıyor ;
Hasen r.a öleceği zaman '' yatağımı evin avlusuna çıkarın'' dedi.onu çıkardılar.Orada şöyle diyordu;
'' Allah'ım senin katında olmayı arzu ediyorum.'' (ibn Ebid Dünya sahih isnad ile rivayet etti).
Rukbe bin Maskala dedi ki ; '' el-Hasen vefat edeceği zaman '' beni sahraya çıkarın ,semanın ayetlerini seyretmek istiyorum''dedi.onu çıkardıkları zaman şöyle dedi:
'' Allah'ım senın katında olmak istiyorum..
Ebu Zer el-Gıfari R.a :
İbrahim el Eşter babasından,o da Ümmü Zerr den rivayet ediyor;
'' Ebu zerr ölüm döşeğinde yatarken ,hanımının ağlamakta olduğunu gördü ve
'' ey kadıncağız ! niçin ağlıyorsun? '' diye sordu. Hanımı
'' Seni kaybettikten sonra güçsüz ve kimsesiz kalacağım için değil sana kefen yapabileceğimiz birşeyimiz olmadığı için ağlıyorum ''dedi.Bunun üzerine hanımına şöyle dedi :
'' Sakın ağlama ' çünkü birkaç kişiyle birlikte yanında oturmakta iken Peygamber s.a.v. bizlere '' İçinizden birisi ıssız bir çölde vefat edecek ve onun cenazesini bir grup müslüman kaldıracaktır '' buyurdular.. işte Peygamber s.a.v 'in bu sözleri söyledikleri sırada orada bulunanların hepsi bir köyde ölmüş ve müslümanlardan bir cemaat tarafından defnedilmişlerdir.
Peygamber s.a.v 'in işaret ettiği o kimse benim ;cünkü gördüğün gibi bir çölde ölüyorum.Allah'a yemin ederim ki ne ben yalan söylüyorum ne de bana yalan söylenmiştir..
Şimdi çık ve yola bak! ''
Bunun üzerine kadın
'' Böyle bir grubun geleceğini zannetmiyordum.Çünkü hacı lar tamamen gitmişler;yollarda ise hiç kimse kalmamıştır''dedi.
Buna ramen kadın arasıra kalkıp çevredeki kum tepeciklerinin üzerine çıkıp gelip giden varmı diye bakıyor ve sonra yine Ebu Zerr r.a yanına dönüyordu..Nihayet uzaktan develerinin üzerinde bir kuş gibi görünmekte olan birkaç kişinin adeta yeri yararak geldiklerini gördü.Kadın elbisesiyle işaret etmeye başladı.Bunu gören kervandakiler yollarını değiştirerek onun yanına geldiler ve kendisine ne istediğini sordular.Bunun üzerine kadın :
'' Burada ölmekte olan bir müslüman vardır. Kendisine kefen olabilecek hiçbirşeyimiz yoktur.Gelin de onu kefenleyin ve defnedin! '' dedi.Kervandakiler :
'' O kişi kimdir ''diye sordular..Kadın
'' O Ebu Zerr dir !'' cevabını verdi. O zaman
'' Anne ve babalarımız ona feda olsun ! '' diyerek oraya biran önce varmak için develerini kamçıladılar.Yanına vardıklarında Ebu Zerr onlara
'' Müjde sizlere! '' diyerek Peygamber s.a.v in sözlerini nakletti..
sonrada devamında şunları söyledi :
'' Ben,Peygamber s.a.v 'in '' iki yada üç çocukları ölüp de Allah'tan mükafat bekleyerek buna sabır gösteren müslüman ebeveynler ateşi (cehennemi) hiç görmezler '' buyurduğunu işittim.. Eğer kefen olabilecek elbisem olsaydı beni onunla kefenleyiniz diyecektim..Şayet hanımımın bana kefen olabilecek elbisesi olsaydı onu kefen edinirdim..Size Allah ve İslamiyet namına yemin ediveriyorum ki içinizde emirlik ,müfettişlik,yada postacılık gibi devlet memurluğunda bulunmuş olan kimseler varsa bunlar elbiselerini bana kefen yapmasınlar !! '' Ensar'dan bir genç hariç ,gelenlerin hepsi bir devlet memurluğunda bulunmuş kişilerdi.. Genç ;
'' Ben devlet memurluğunda hiç bulunmadım. Bunun içinde elbisemi sana kefen yapacağım.Ayrıca annemin eliyle dokuyup bana hediye ettiği ve şu anda yüküm arasında bulunan iki elbiseyide sana kefen yapacağım '' dedi.. Ebu Zerr r.a buna razı olarak ona;
'' Beni sen kefenle '' buyurdu.Böylece vefatından sonra onu o Ensar dan olan genç kendi elbiseleriyle kefenledi..Bu genç hariç kafiledekilerin hepsi Yemenli idiler ve aralarında Hucr bin Adiy el-Edber'le Malik bin el- Eşter de vardı...
(Hadis rivayet yolları ile sahihtir.Bunu İbn sad Tabakat'ında ,Ahmed,İbn Abdilberr,Ebu Nuaym Hlye'de ve İbnul Esir Üsüdül Gabe 'de rivayet ettier..)
.