Esselamü Aleyküm.
Değerli Arkadaşlar, sizlerle Sünnet'le ihya olmak hakkında ve ilk olarak Müslüman’ın Evinde Sünnet konusunu paylaşmak istiyorum..
Peygamber Efendimiz (S.A.V.) evlerle ilgili olarak “İçlerinde Allah’ın zikredildiği evlerle, Allah’ın zikredilmediği evler diri ile ölünün hali gibidir” buyuruyor. Yine başka bir Hadis-i Şerifte; “Evlerinizi kabirler haline getirmeyin” emri ile uyarılıyoruz.
Müminlerin evleri kabirlere benzememeli, içerisinde Allah’ın anıldığı hayatiyet sahibi evler olmalıdır. Evleri diri tutmak da Allah’ın zikredilmesine bağlıdır. Allah’ı zikir, Peygamber (S.A.V.) Efendimizin ifadesiyle; “İman alametidir, Münafıklıktan beraattır. Şeytandan korunmaktır, Cehennemden kurtuluştur.” Zikir Allah’ı hatırlamadır.
Rabbimiz kendisini çokça zikretmemizi, bazı Ayet-i Kerimeler de ise bizatihi İsmini anmamızı emrediyor, ibadetlerden gaye zikirdir. Namaz periyodik olarak daha ileri komple bir zikirdir. Oruç da, zekat da, hac da birer çeşit zikirdir. Çünkü hepsinde gaye Allah’ı hatırlamak ve O’nun rızası ile yaşam sürmek vardır.
Hadis-i Şerifler; Makbul olan evlerin zikir üzre evler olduğunu gösteriyor. Evler de, nasıl zikir üzre olunur. Elbette evlerin büyük ölçüde hayatiyeti hanımlara bağlıdır. Bir neve kadının mescidi evidir. Namaz kılamadıkları hallerde de namaz vakitlerini zikir halinde geçirebilirler. Ramazan ayının son on gün itikaf sünnetini de yine evlerinin bir köşesinde yerine getirmeye çalışırlar. Evlerinde bilhassa çocuklarıyla meşgul olma durumunda olan kadındır. Çocukların zikir üzre yetişmesinde de, İslam’ı tanımalarında da, ibadetlere alıştırılmalarında da kendilerine bir çok vazife düşmektedir.
Gerek okumak, gerek anlamak ve amel etmek şeklindeki Kuran’a yönelik çalışmalar evler için birer canlılık sebebidir. Nitekim Peygamber (S.A.V.) Efendimiz “Evlerinizi kabirlere çevirmeyin, hangi bir evde Bakara Suresi okunursa o eve şeytan girmez” buyurmaktadır.
Bir parola mahiyetinde olan “Besmele” her hususta olduğu gibi evlerdeki faaliyetlerde de şiar edinilmesi gereken önemli bir husustur.
İslam sadece teorik beyanlarda bulunmamış pratiğini de göstermiştir. Görüldüğü üzere yukarıda naklettiklerimiz ve bilhassa ibadet hayatı evlerin canlılığı için birer pratik uygulamadır.
Evler zikir üzre olmanın bir pratiği de Peygamber (S.A.V.) Efendimizin eve girişte, çıkışta, yemekte, yatarken, kalkarken, elbisesini giyerken, çıkarırken vb. uyguladıkları sünnetlerdir. Şimdi bu konudaki sünnetlerden naçizane örnek vermek istiyorum.
Eve girerken Peygamber (S.A.V.) Efendimiz buyuruyor; “Kişi evine girince şöyle desin; Allah’ım ben Senden hayırlı bir giriş, hayırlı bir çıkış dilerim. Allah’ın adıyla girdik ve Allah’ın adıyla çıktık. Ancak Rabbimiz olan Allah’a tevekkül ettik. Sonra (evde kimse yoksa) kendi kendine selam versin. (Ramuz-elEhadis) Böylece Allah’ın adıyla evine adımını atan kişi şeytanın o ev üzerindeki planını bozmuş olur, Şeytan da; “Artık bu evde bana gecelemek yok” der, çeker gider.
Evden çıkarken, Peygamber (S.A.V.) Efendimiz buyuruyor ki; “Sizden birisi evinden çıktığında şöyle desin; Bismillah (Allah’ın adıyla) Lâ Havle ve lâ kuvvete illâ billâh (Allah’tan başka hiçbir güç ve kuvvet yoktur) Maşâallah (Allah’ın dediği olur) Tevekkeltü ala’llâh (Allah’a tevekkül ettim) Hasbiy Allah ve ni’mel-vekil (Allah’a sığınırım o ne güzel vekildir)” (Ramuz el-Ehadis 530/11).
Yemek yerken: Resullulah Efendimiz yemekten sonra şöyle dua ederdi.
“Bizi yediren ve içiren ve bizi Müslümanlardan kılan Allah’a hamdolsun” (Şemail).
Yatarken: Peygamber (S.A.V.) Efendimiz buyuruyor ki; “Geceleri yatağına gireceğin zaman şöyle dua et; Allah’ım, İsminle yanımı yere koydum, kalbimi temizle, kazancımı güzelleştir, günahımı mağfiret et” (Ramuz el-Ehadis32/5).
Uyanınca: Peygamber (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyuruyor; “Sizden birisi uykudan kalktığında şöyle desin; Hamdolsun Allah’a ki, biz uykuda ölüler haline gelmişken bize ruhlarımızı iade etti” (Ramuz el-Ehadis 30/4).
Evlere zikir üzere olmanın Peygamberi programından bir bölümünü nakletmeye çalıştım. Evlerimizi, zikir üzre olan canlı, diri, hayatiyet sahibi evlerden kılmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz.
İslami konut anlayışının hakim olmadığı evlerde yaşıyoruz. Müminler olarak içinde bulunduğumuz şartlarda İslamı yaşamak durumundayız. Evlerimiz bilhassa günümüzde içi huzur dolu, Rabbimizin de memnun olup lütfunu esirgemediği zikir üzre olan evlerden olmasını Rabbimden niyaz eder, cümlemizi nihayete erenlerden olmasını temenni ederim.
Selametle...