KİM OLDUĞUMUZU SORANLARA
Yeryüzünün davacıları, Habil neslinin çocuklarıyız. Hakkımızda verilecek bütün beşeri mahkumiyet kararlarını tiksintiyle yırtıyor ve ancak ilahi hükümler karşısında boyun eğeceğimizi şimdiden ilan ediyoruz. Bizi, yaratılmışların en şereflisi olmakla ödüllendirip, halifelikle görevlendiren Rabbimizin hükümleri karşısında, çağdaş putperestlerin mürteci ve yobaz olmakla itham etmesini kayda değer bulmuyoruz. Biz, canlarını Allah(cc)’a adayarak, kimseye diyet borcu olmadan yaşayıp ölümü güzelleştirenleriz. “Özgürlük bahşedilmiş bir hak değildir, gerektiğinde bedeli ödenerek kazanılmalıdır” diyen ve “milli özgürlük” adına kavga veren gönüllü iman erleriyiz. Alnımıza laik ya da demokrat olma damgası vurdurmayacak; Allah(cc)’a, kıyamete, mahşer ve hesap gününe olan imanımızla, zamana, devire, devrin şartlarına ve dayatmalarına meydan okumaya devam edeceğiz.
Şair değiliz, dünyanın şiirle değişebileceğini sanacak kadar ahmak hiç değiliz. Bu ülkede milletimizin imanından başka hiçbir şeye inanmıyor, güvenmiyoruz. Dün bu milleti kazma kürek ile savaşmaya mahkum eden namussuzlar, bugün o savaşın kahramanlık destanları üzerinde mukaddesata küfrederek saltanat sürmektedirler. Bunun hesabını vermek zorundadırlar. Dinsizlikleri herkesin malumuyken ağızlarından “şehadet” kelimesini düşürmeyen, bütün kutsallarımızı birer birer sömürüp kirleten bu türedilere mabedimizi daha fazla çiğnetmeyeceğiz.
“Cennet ucuz, cehennem lüzumsuz değildir; zalimler için yaşasın cehennem” denilerek teselli olunan günler geride kalmış, millet tarafından kendilerine verilen mühletin sonuna gelinmiştir. Kuyruklarından korkmaya devam edenlere söyleyecek sözümüz, onlarla yürünecek yolumuz yoktur. Artık millet için milletle beraber olma zamanıdır. “lütfen”li günler geride kalacak, iktidar kim olursa olsun muktedir olan yalnızca millet olacaktır. Durmak yok! Susmak yok! Allah(cc)’ın gazabından korkmayanların önce milletin öfkesini tatmaları için kimse affedilmeyecek, kimseye merhamet gösterilmeyecektir. Milli hainler için, Türk’ü dinsizleştirmek gibi tüm zamanların en aşağılık senaryosunun aktörleri için vatanın her köşesinin, her taşın dibinin, her inin en kuytu yerinin cehenneme çevrileceği günler yakındır.
Seçilmişinden atanmışına herkes; bütün siyasiler, bürokratlar, yargı ve ordu mensupları sahip oldukları her şeyi bu millete borçlu olduklarını hatırlamak zorundadırlar. Ülke kaynaklarını yandaş menfaat çevrelerine peşkeş çeken, koltuk karşılığında etliye sütlüye karışmama sözü veren, Hakka ve millete değil düzenin eli sopalı bekçilerine verilecek hesaptan çekinen satılmış muhterislere lanet olsun! Milletin bedduası üzerlerinden eksik olmayacak, ilahi adaletin gazabı yakalarını bırakmayacaktır. Bu ülke dünyanın bütün mazlumları için emin bir belde haline gelinceye kadar mücadelemiz sürecektir. Biz ölümsüzlüğe yürüyor ve Hakkın yolunda olan bütün yeryüzü davacılarını selamlıyoruz…
Mehmed Reşid AKTÜRK
arkadaş kimsiniz siz.
bu soruyu soranlar kim.
bu yazıda kime sataşmaya çalışıyorsunuz.
bu yazıyı yazmaktaki gayeniz nedir
pek çok soru içinden bunlar öncelikli olanlar.miting edebiyatını bırakıp ADAM GİBİ cevap verin.
Bu ülke dünyanın bütün mazlumları için emin bir belde haline gelinceye kadar mücadelemiz sürecektir. Biz ölümsüzlüğe yürüyor ve Hakkın yolunda olan bütün yeryüzü davacılarını selamlıyoruz…
Ve aleyküm selam kardeşim. Kim olursan ol, bu yazıyı yazdığın için kardeşimsin.İman ve hak kardeşliği....
ne kadar güzel söylemişsiniz
lakin iş sözle bitmiyor
ve
maden o kadar cesur idiniz neden şimdiye kadar sesinizi işitemedik?
KİM OLDUĞUMUZU SORANLARA
Yeryüzünün davacıları, Habil neslinin çocuklarıyız. Hakkımızda verilecek bütün beşeri mahkumiyet kararlarını tiksintiyle yırtıyor ve ancak ilahi hükümler karşısında boyun eğeceğimizi şimdiden ilan ediyoruz. Bizi, yaratılmışların en şereflisi olmakla ödüllendirip, halifelikle görevlendiren Rabbimizin hükümleri karşısında, çağdaş putperestlerin mürteci ve yobaz olmakla itham etmesini kayda değer bulmuyoruz. Biz, canlarını Allah(cc)’a adayarak, kimseye diyet borcu olmadan yaşayıp ölümü güzelleştirenleriz. “Özgürlük bahşedilmiş bir hak değildir, gerektiğinde bedeli ödenerek kazanılmalıdır” diyen ve “milli özgürlük” adına kavga veren gönüllü iman erleriyiz. Alnımıza laik ya da demokrat olma damgası vurdurmayacak; Allah(cc)’a, kıyamete, mahşer ve hesap gününe olan imanımızla, zamana, devire, devrin şartlarına ve dayatmalarına meydan okumaya devam edeceğiz.
Şair değiliz, dünyanın şiirle değişebileceğini sanacak kadar ahmak hiç değiliz. Bu ülkede milletimizin imanından başka hiçbir şeye inanmıyor, güvenmiyoruz. Dün bu milleti kazma kürek ile savaşmaya mahkum eden namussuzlar, bugün o savaşın kahramanlık destanları üzerinde mukaddesata küfrederek saltanat sürmektedirler. Bunun hesabını vermek zorundadırlar. Dinsizlikleri herkesin malumuyken ağızlarından “şehadet” kelimesini düşürmeyen, bütün kutsallarımızı birer birer sömürüp kirleten bu türedilere mabedimizi daha fazla çiğnetmeyeceğiz.
“Cennet ucuz, cehennem lüzumsuz değildir; zalimler için yaşasın cehennem” denilerek teselli olunan günler geride kalmış, millet tarafından kendilerine verilen mühletin sonuna gelinmiştir. Kuyruklarından korkmaya devam edenlere söyleyecek sözümüz, onlarla yürünecek yolumuz yoktur. Artık millet için milletle beraber olma zamanıdır. “lütfen”li günler geride kalacak, iktidar kim olursa olsun muktedir olan yalnızca millet olacaktır. Durmak yok! Susmak yok! Allah(cc)’ın gazabından korkmayanların önce milletin öfkesini tatmaları için kimse affedilmeyecek, kimseye merhamet gösterilmeyecektir. Milli hainler için, Türk’ü dinsizleştirmek gibi tüm zamanların en aşağılık senaryosunun aktörleri için vatanın her köşesinin, her taşın dibinin, her inin en kuytu yerinin cehenneme çevrileceği günler yakındır.
Seçilmişinden atanmışına herkes; bütün siyasiler, bürokratlar, yargı ve ordu mensupları sahip oldukları her şeyi bu millete borçlu olduklarını hatırlamak zorundadırlar. Ülke kaynaklarını yandaş menfaat çevrelerine peşkeş çeken, koltuk karşılığında etliye sütlüye karışmama sözü veren, Hakka ve millete değil düzenin eli sopalı bekçilerine verilecek hesaptan çekinen satılmış muhterislere lanet olsun! Milletin bedduası üzerlerinden eksik olmayacak, ilahi adaletin gazabı yakalarını bırakmayacaktır. Bu ülke dünyanın bütün mazlumları için emin bir belde haline gelinceye kadar mücadelemiz sürecektir. Biz ölümsüzlüğe yürüyor ve Hakkın yolunda olan bütün yeryüzü davacılarını selamlıyoruz…
Mehmed Reşid AKTÜRK
Şair değiliz, dünyanın şiirle değişebileceğini sanacak kadar ahmak hiç değiliz.
merak etmeyiniz bizlerde hiçmi hiç değiliz. yalnız siz sadece şiiri görüpte bu ülkede şuan olan olayları görmüyor iseniz buda sizin kanımca azcık ahmaklığınız...
umarım yeni "azmendi" gurupları değilsinizdir! ve umarım ki gerçek islam bilincini taşıyanlarsınızdır.