Gözlerimiz televizyon karşısında yorgunluktan bitap düşerken,yüreğimiz ve beynimiz isyan ediyordu bu duruma.İzlenilen film sayesinde böbrek üstü bezlerimizden bol bol salgılanan adrenalin, kalp atışlarımızı hızlandırmış ve beynimizi uyuşturmuştu.Biz kim miydik?Kim olabilir yeni gençlik elbette.Hani bilmem hangi repciyi örnek alıp ben pesimistik oldum anneee diye ortalıkta dolaşanlardan, ya da simsiyah giyinip metalciyim diye caka satanlardan, tarihimizi unutup kültürümüze yabancı kalıp beğenmeyenlerden.Sarmıyordu tabi olarak bizi artık; Edward ve Bellanın aşkı dururken ne kadar da yavandı Leyla ile Mecnun,Ferhat ile Şirin.Harry Potter,Yüzüklerin Efendisi, Matrix gibi filmler dururken kimin umurundaydı Tarihçi Yazar . nın yeni çıkardığı kitap.Bütün bunlardan geçmiştik de küçümser olmuştuk artık kendimizi ki bu küçümseme sadece bizim dönememize ait değildi.
Maddi refah arttıkça daha da sömürülüyorduk.Sadece kimliğinde Müslüman yazılı insanlardık artık.Modern çağa ayak uydurma,aydınlanma,Globalleşme adı altında yaptıklarımız atalarımızın kemiklerini sızlatacak cinstendi.Cinayetler,hırsızlıklar,gasp olayları tavan yapıyor ve biz hala suçlu arıyorduk.
Kimdi peki bu suçlular? Aile mi, medya mı, toplum mu yoksa hepsi birden mi.Boşanma olaylarının günbegün artması TV lerde kadın programların artmasıyla doğru orantıdaydı.Ve biz hala izlediğimiz dizilerin analizleriyle uğraşıyorduk.
Öcüler vardı bizlere öğretilen ve televizyonda ki iyi adamlar vardı geceleri öcülerin karabasan olup bizi korkutmasını engelleyen. Ne öcünün aslında kim olduğunu biliyor ne de televizyonda ki iyi adamın gerçek yüzünün nasıl buruş buruş olduğunu görebiliyorduk. Ama kafalarımıza kazıtılan büyük bir doktrin vardı ki bundan vazgeçmemiz imkânsız gibi gözüküyordu
.Bizim atalarımız basit insanlardı gericilerdi. Akla mantığa fiziğe uymayan şeylere inanıyor ve bizde de örümcek ağlarıyla örülmüş bir beyin oluşturmaya çalışıyorlardı kaptırmıştık kendimizi bu inanışa, okullarımızda ki inançsız hocaların bakış açısına, bir bilinmeze doğru yol alıyorduk. Bu yolda başımıza gelen bütün felaketleri göz ardı ediyor ve bu sayede de aydınlanma(!)yolunda bir hayli yol kat ediyorduk. Bir zaman geldi ki dayanabileceğimizin çok çok üstünde büyük acılar çektik. Tanrılaştırdığımız bio muzun sınırlarının ne kadar kısıtlı
olduğunu görünce afalladık. Toparlanabilenler oldu dayanamayıp hayatına son verenler de.
Hâlbuki o zamana kadar reddettiğimiz metafizik karşımızda İnan Banadiye haykırıyordu. Ama Hayır eğer inanırsak bir yaratıcıya, yıllarca bize küçültülerek anlatılan geri kafalı yobaz ailelerimize benzemez miydik?Bu soru işaretlerinin oluşturduğu sporlar mantarlaştı kimimizde,kimimiz dayanamadı bu çetrefilli ikilemlere, kimimiz de bir rehber edindi kendisine onun ışığında çözdü kafasında ki karmaşık fikir düğümlerini.
Acı gerçeklerin, kara örtüsü yüreklerimize indiği zaman ise çok geçti her şey için.Radikallik adı altında birbirimizi öldüren bir gençlik oluvermiştik bu sefer de.Ne için?Bir taraf doğruydu muhakkak ama bunu anlatış şekli ne kadar doğruydu.Hapishanelerimiz daha okullarını bitirmeden,kendi fikirleri uğruna savaşa katılmış gençlerle doluydu.Fikirleri yüzünden hapse girmeyi göze almış bir gençlik.Bu yüzden savaşmış bir gençlik.Bize bıraktıkları fikir yumakları örülmeyi beklerken, biz hala yolumuza çıkan gazoz kapakçıkları ve kozalaklarla uğraşıyorduk.İnternet denilen koskoca siber okyanusta yaptığımız en faydalı iş msn nicklerimize davamıza hizmet eden yazılar yazmak oluyordu.Davamız dediğimiz şeyin daha ne olduğunu tam olarak bilemezken ona hizmet ediyorduk.(!)
Bir zamanlarlarla başlayıp bir evliyatullahın hayatını öğretmekle biten o tadına doyum olmaz menkıbelerin anlatıcısı olan annelere, babalara hasret kalmamız çok yakın ne yazık ki.Bir elin beş parmağını geçemeyecekse bu sayı hasretiz demektir ki geçmiyor sanırım.Eğer gerçekten inanıyorsak davamıza onu savunalım arkadaşlar.Olmadı yanımızda kitap taşıyıp verelim karşılaştıklarımıza o da olmadı Müslüman kimliğini öyle bir şekilde taşıyalım ki hayran olsun görenler o kimliğin sahibine ve hayran olsunlar kimliğimizin bize verdiği mümtaz özelliklere.Bir elin parmaklarını geçsin artık gerçek mücahid ve mücahideler.Bu olsun davamız.
AYBÜKE
Bu yazımı bir arkadaş toplantısından sonra oldukça büyük bir moral bozukluğuyla kaleme aldım, daha sonra da msn adresimde ki bütün arkadaşlarıma mail olarak attım.Her ne kadar birçoğuyla aramın açılmasını sağladıysa da seviyorum bu yazımı:confused1:
Sitede ki saygıdeğer abla,ağabey ve kardeşlerimin de yorumlarını bekliyorum.....