Yunus'un Karalama Defterinden....

Başlatan: yunuscoskun Tarih: 30.01.2010 13:10 Cevap: 61

YU
30.01.2010 13:10
#1

VEFAM

 

Vefamdır beni ben yapan

Beni sokaktaki köpekle aynı seviyede tutan

Daha ne istersin ki ey insan

Sokaktaki köpek kadar sadık olabilsen

Daha ne ister onun kadar vefa sahibi olsan

Daha ne istersin

Vefa olmazsa nasıl olurum dost

Dost olmazsa ne yapar bu can

Can olmadan ne yapar bu kuru beden

Ancak vefalı bir köpeğe olur yem

Vefakar ol ey gönlüm her dem

Şehr-i İstanbul’a

Çünkü o sana kucak açtı

Boğazında seni avuttu

Süleymaniye de secdeye kabul etti

Arnavut köyde rüzgarla okşadı seni

Biraz kıskanç biraz huysuzdu

Ama o hep seni sevdi

Ona vefalı ol ki sadakatinle köpek kadar olabilesin

Ve ben o zaman vefalıyım diyebilesin

Dostuna da vefalı ol

Ona ne gözün gibi bak ne kendin gibi

Ona bir güle davrandığın gibi davran

Hırçın olma dikeni sana batar kanatır seni

Onu rüzgardan koru zarar görmesin

Onu vefa ile koru ki günü gelince seni fırtınadan korusun

Ve o zaman sokaktaki köpek seviyesine ulaşırsın

Sevgiline sadık ol

O seni kutsal sayıp gönlünde bir köşk kurar sana

Sen ona ne verirsin ki en fazla bir gülümseme

Ve o nemli gözlere rağmen yoluna devam edersen

Bak yanında yürüyen o sahipsiz kimsesiz zavallı dediğin köpeğe

Eğil ve onun patilerini öp

Ve ondan sadakati ve vefayı öğren

Ki onun seviyesine ulaşasın

Sakın ha deme ben insanım

Sokaktaki köpek kadar vefalı olmadan

Sadece iki ayak üstünde yürüyorsun konuşuyorsun diye

Ondan üstün mü sandın kendini

İnsan dediğin önce sevmeyi sevilmeyi bilecek

Çünkü senin sevmen ihtiyaç sevilmen ise lütuftur

Vefa ise senin damarlarında ki kandır

Vefa dediğin dostun geldiğinde bana bir can lazım dediğinde

Kapıyı çarpıp çıkmak değildir

Al benimkini senden değerli değil ya demektir

Sevgilin sana ben başkasını seviyorum derse

Seninde vefan varsa

O mutlu olsun diye ardından şöyle de

Gün olurda buralardan bir yardım istersen

Eski bir sevgili seni gönül mahseninde tozlar arasında bekliyor

Vefalı olmaya çalış sende ey gönlüm

İstanbula vefalı ol

O seni asla satmaz

O seni asla bırakmaz

O seni asla aldatmaz

Git kucaklaş yağmuruyla

Temizlen onun suları ile

Sakın ona küfretme

Kızma gücenme

Bil ki o sana her zaman yuvadır

O sana her zaman yardır

Yolları bozuktur, insanı bozuktur

Suları bozuktur , arabaları bozuktur

Ama o şehir hala daha

Fatihin aşık olduğu İstanbuldur

Vefalı ol en azından fatih kadar vefalı ol ,

İstanbul denen koca aşkına...

14.09.2007/cuma Yunus coşkun

11.02.2010 14:40
#2
Ben adem değilim ki şehit evladım olsun.

 

Ben nuh değilim ki tufanlar benim olsun.

 

Ben eyyüb değilim ki derin sabrım olsun.

 

Ben yunus değilim ki balık yuvam olsun.

 

Ben yakub değilim ki göz yaşım yusuf olsun.

 

Ben yusuf değilim ki yakub gibi babam olsun.

 

Ben süleyman değilim ki mührüm olsun.

 

Ben ibrahim değilim ki ateşim serin olsun.

 

Ben musa değilim ki harun gibi kardeşim olsun.

 

Ben isa değilim ki meryem gibi anam olsun.

 

Ben o değilim ki alemler benim olsun.

 

Ben sadece tozum , olduğum yere konuyorum...

 

 

 

Bu şiirin abi,çok güzel gerçekten.Kaleminin bundan daha manalı şiirler akıtması dileğiyle inşallah...

MI
16.02.2010 15:58
#3
Handalanın küsmesi gibi,

 

Hanzala olması iktiza etmiyor mu?

YU
16.02.2010 16:19
#4

Aslına bakarsan ikiside ... telafuz meselesi yüzünden fark ediyor... hanzala veya handala...

MI
16.02.2010 16:24
#5
Aslına bakarsan ikiside ... telafuz meselesi yüzünden fark ediyor... hanzala veya handala...

 

Tamam, doğru. Arapça da handala diye telaffuz ediliyor di mi? Sonradan aklıma geldi. Selametle..

SA
16.02.2010 21:26
#6

Abim ya süper şiirler bu arada bunları şair olarak senin isminle paylaşsam bi sıkıntı olur mu?

Ayrıca inan çok güzel yazıyosun sonuçta buda normal kimin izinden gidiyoruz değil mi? :D

PE
16.02.2010 23:47
#7

Handala veya hanzala tek sorun bu mu bay ajan. Boşversene. Çok güzel yazıyorsun yunus abi, hiç kimseye aldırış etme sen. Şiirlerinin her bir mısraı birbirinden güzel. Yazmaktan asla vazgeçme. Kimbilir belki birgün Mustafa abimiz kadar şiirin olur. Hatta iyi bir çocuk olursan ormanda belki şirin babayla bile karşılaşabilirsin. :D

AY
16.02.2010 23:59
#8
Handala veya hanzala tek sorun bu mu bay ajan. Boşversene. Çok güzel yazıyorsun yunus abi, hiç kimseye aldırış etme sen. Şiirlerinin her bir mısraı birbirinden güzel. Yazmaktan asla vazgeçme. Kimbilir belki birgün Mustafa abimiz kadar şiirin olur. Hatta iyi bir çocuk olursan ormanda belki şirin babayla bile karşılaşabilirsin. :D

 

Niye komünistlerin palyaço kılıklı babasıyla karşılaşıyor Yunus abim anlamadım....Onun yerine Kurtoğlu Muslihiddin reisle falan karşılaşsa çok daha iyi olmaz mı

PE
17.02.2010 00:03
#9

Tarzan Rıfkı' yı nasıl düşünemedim bilmiyorum. AAAAAAAAAA ağa ağaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa. :D

MI
17.02.2010 00:04
#10
Handala veya hanzala tek sorun bu mu bay ajan. Boşversene. Çok güzel yazıyorsun yunus abi, hiç kimseye aldırış etme sen. Şiirlerinin her bir mısraı birbirinden güzel. Yazmaktan asla vazgeçme. Kimbilir belki birgün Mustafa abimiz kadar şiirin olur. Hatta iyi bir çocuk olursan ormanda belki şirin babayla bile karşılaşabilirsin. :D

 

 

Kendimizce mühim gördüğümüz bir hususu dile getirdik. Ve Yunus kardeşin mevzuyu aydınlatmasıyla olay noktalandı. Amacımız cıngar çıkarmak değil. Yoksa yunuscoskun kardeşin şiirlerine lafımız yok. Pek benim tarzım olmasa da gene de saygı duyarım. Mustafa Abi ayrı bir kategoride değerlendirilmeli. Onunla herkes aşık atamaz. Belki bu söylediklerime de bir şiir yazar abimiz. Abimizin sine-i süruru feza genişliğinde olduğundan şiir yazmakta asla ve kat'a güçlük çekmiyor. Bide yunuscoskun kardeş aman diyim fazla şirin olma yoksa ormanda kimin çıkacağı belli olmaz. Ya Gargamel çıkarsa karşına.. Ondan sonra 'ajan ajannnn' diye feryat edersin. Aman diyim..

AY
17.02.2010 00:09
#11
Tarzan Rıfkı' yı nasıl düşünemedim bilmiyorum. AAAAAAAAAA ağa ağaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa. :D

 

Evet süper....Yani iyi çocuk olunursa ormanda Tarzan Rıfkı ile karşılaşmak.Bunun için ben bile iyi çocuk olurum inanın.Düşünün artık

PE
17.02.2010 00:24
#12

Tabi zaten ajanımızın tarzı olması için şiirsonik cep kitabına girmiş olması lazım. Biricik kriter sonunda sonik olan bişeylerle bağlantılı olması... Ayrıca kimse yunus abimizin sinei sürurunun da feza genişliğinde olmadığını ima edemez. Aşık da atar çorbaya kaşık da atar sizene mister ajansonik.

 

Rıfkı abi hakikaten halk aşığı bir şahsiyettir. Elinde saz, dilinde söz kendini bir çam ağacından öbür çam ağacına ata ata hayatın sırrını çözmüş, feleğin de çemberinden geçmiş bir insan üstü insandır. Aaaa ağa ağaaaaaa şeklindeki serbest nazımda yazılmış şiirleri halka mal olmuş ve dilden dile, gönülden gönüle rıfkı abimizin dallarda süzüldüğü gibi süzülerek insanımızın gönlünü şen etmiştir. Dolayısı ile ormanların kralıdır.

 

Kurtoğlu Müslihiddin'in ormanda ne işi var. İlahi aybüke... :D

MI
17.02.2010 00:27
#13
Tarzan Rıfkı' yı nasıl düşünemedim bilmiyorum. AAAAAAAAAA ağa ağaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa. :D

 

Böyle bir olağanüstü bir fikir zaten ancak sizin aklınıza gelebilirdi. Tarzan Rıfkı.. Yok Gardrop Fuat. Kuantum teorisiyle ilgili yorumlarınızı da merak ediyorum doğrusu. Allah bilir sicim kuramında katkınız da vardır sizin. Hele o mesajınızın sonundaki enteresan ötesi çıkışınız yok mu Freud mezardan çıksa tevil edemez. O derece.. :D

PE
17.02.2010 00:31
#14

Neden olmasın? Sen de belki iyi bir ajan olursan cia manzaralı terasında Kız İsmet ile karşılaşabilirsin. :D

MI
17.02.2010 00:39
#15
Tabi zaten ajanımızın tarzı olması için şiirsonik cep kitabına girmiş olması lazım. Biricik kriter sonunda sonik olan bişeylerle bağlantılı olması... Ayrıca kimse yunus abimizin sinei sürurunun da feza genişliğinde olmadığını ima edemez. Aşık da atar çorbaya kaşık da atar sizene mister ajansonik.

 

Rıfkı abi hakikaten halk aşığı bir şahsiyettir. Elinde saz, dilinde söz kendini bir çam ağacından öbür çam ağacına ata ata hayatın sırrını çözmüş, feleğin de çemberinden geçmiş bir insan üstü insandır. Aaaa ağa ağaaaaaa şeklindeki serbest nazımda yazılmış şiirleri halka mal olmuş ve dilden dile, gönülden gönüle rıfkı abimizin dallarda süzüldüğü gibi süzülerek insanımızın gönlünü şen etmiştir. Dolayısı ile ormanların kralıdır.

 

Kurtoğlu Müslihiddin'in ormanda ne işi var. İlahi aybüke... :D

 

 

Sonik monik... Ennihayetinde bizim de kendimize göre bir tarzımız var. Ayrıca Yunus kardeşin sine-i süruru feza genişliğinde midir değil midir bilemem. Ben sadece bu hasletin ancak 60 küsur sayfadır şiir yazan Mustafa Abi'ye has olabileceğini vurguladım. Yoksa Yunus kardeşteki duygu yoğunluğu ortada. Ama Mustafa Abi'ye yetişmesi için daha çok ekmek yemesi lazım. Yoksa ister aşık atsın, ister kaşık atsın çorbaya beni alakadar etmez. Afiyet olsun der geçerim.

 

Neyse şu an uzaklaşmam lazım bu başlıktan. Ajansal hissi kablel vukum böyle diyor. Yoksa psikolojim bozulacak.

AY
17.02.2010 00:43
#16
Kurtoğlu Müslihiddin'in ormanda ne işi var. İlahi aybüke...

 

Böylesine bir İstanbul aşığının ormanda ne işi var?Muhakkak ki boğazın engin suları Yunus Abimizi ottan böcekten daha çok çekecek ve ödül olarak Kurdoğlu reis ile karşılaşmayı tercih edecektir.

MI
17.02.2010 00:46
#17
Neden olmasın? Sen de belki iyi bir ajan olursan cia manzaralı terasında Kız İsmet ile karşılaşabilirsin. :D

 

 

Lütfen konuyu saptırmayalım. Bu başlıkta edebiyat merdivenlerini üçer beşer, koşar adım çıkan Yunus kardeşin şiirlerini kritize etmek manasıyla yazabiliriz. Yarın Yunus kardeş Nobel Edebiyat ödülünü aldığında sizin poh pohçu yorumlarınızı değil, benim acı ama gerçek yorumlarımı hatırlayacak. Ve bana, ödülle birlikte aldığı para ödülünün % 51'ini gizli hesabıma yatırmak suretiyle borcunu ödemiş olacak. Bense o parayla tahayyül ettiğiniz gibi Miami'de şurada burada eğlenmeyeceğim, tam aksi 'Emekli ve Bir O kadar Yaşlı ve Bakıma Muhtaç Ajanlar Derneği'ne bağışta bulunacağım.

 

Bide bizim terasımıza çıkacak adamın öyle kız mız değil has be has delikanlı olması iktiza eder. Nokta.

AY
17.02.2010 00:55
#18
Lütfen konuyu saptırmayalım. Bu başlıkta edebiyat merdivenlerini üçer beşer, koşar adım çıkan Yunus kardeşin şiirlerini kritize etmek manasıyla yazabiliriz. Yarın Yunus kardeş Nobel Edebiyat ödülünü aldığında sizin poh pohçu yorumlarınızı değil, benim acı ama gerçek yorumlarımı hatırlayacak. Ve bana, ödülle birlikte aldığı para ödülünün % 51'ini gizli hesabıma yatırmak suretiyle borcunu ödemiş olacak. Bense o parayla tahayyül ettiğiniz gibi Miami'de şurada burada eğlenmeyeceğim, tam aksi 'Emekli ve Bir O kadar Yaşlı ve Bakıma Muhtaç Ajanlar Derneği'ne bağışta bulunacağım.

 

Bide bizim terasımıza çıkacak adamın öyle kız mız değil has be has delikanlı olması iktiza eder. Nokta.

 

Diğer %49 u benim Yunus Abi haberiniz olsun...Sonra kimsin necisin nereden geldin gibi sorular istemezük.Şimdiden anlaşalım

PE
17.02.2010 20:49
#19
Lütfen konuyu saptırmayalım. Bu başlıkta edebiyat merdivenlerini üçer beşer, koşar adım çıkan Yunus kardeşin şiirlerini kritize etmek manasıyla yazabiliriz. Yarın Yunus kardeş Nobel Edebiyat ödülünü aldığında sizin poh pohçu yorumlarınızı değil, benim acı ama gerçek yorumlarımı hatırlayacak. Ve bana, ödülle birlikte aldığı para ödülünün % 51'ini gizli hesabıma yatırmak suretiyle borcunu ödemiş olacak. Bense o parayla tahayyül ettiğiniz gibi Miami'de şurada burada eğlenmeyeceğim, tam aksi 'Emekli ve Bir O kadar Yaşlı ve Bakıma Muhtaç Ajanlar Derneği'ne bağışta bulunacağım.

 

Bide bizim terasımıza çıkacak adamın öyle kız mız değil has be has delikanlı olması iktiza eder. Nokta.

 

Nobeli aldığında sizin ajansonik yorumlarınızı niye hatırlasın ki. Öyle mes'ud bir günü sizin çekememezlik kokan anti-realist :D ve sinir bozucu yorumlarınızı hatırlayarak berbat edeceğini sanmak cahillik üstü cahillik üstü sonsuz olur. Öyle bir günde hatırlansa hatırlansa estetik ve sanat zevki olan birinin azim ve şevk kaynağı bir kaç kelamı hatırlanır. Ve tabiki fifti fifti bir bölüşme ile adaletin dijital terazisine denge buldurulur. Benim fiftinin bi milyonda birini, yani bu zırnık demek oluyor, sizin şu çürümüş ajanlar derneğine bir ihtimal bağışlayabilirim amma makbuzumu kesinlikle geride bırakmam, demiş olayım.

 

Kız İsmet de özünde has be has delikanlıydı. Üç nokta... :D

MI
18.02.2010 13:16
#20
Diğer %49 u benim Yunus Abi haberiniz olsun...Sonra kimsin necisin nereden geldin gibi sorular istemezük.Şimdiden anlaşalım

 

Derim tabii. Neden demeyeyim? Zaten Yunus kardeş hisseden pay istediğimi duyunca bayağı bi endişe etti sanırsam. Bir de siz çıktınız ki adam foruma uğramaz oldu. Ahahaha.Tamam Yunus kardeş ben hakkımdan vazgeçtim. Yeter ki karalama defterinize geri dönün. Edebiyat dünyasının size ihtiyacı var.

 

Nobeli aldığında sizin ajansonik yorumlarınızı niye hatırlasın ki. Öyle mes'ud bir günü sizin çekememezlik kokan anti-realist :D ve sinir bozucu yorumlarınızı hatırlayarak berbat edeceğini sanmak cahillik üstü cahillik üstü sonsuz olur. Öyle bir günde hatırlansa hatırlansa estetik ve sanat zevki olan birinin azim ve şevk kaynağı bir kaç kelamı hatırlanır. Ve tabiki fifti fifti bir bölüşme ile adaletin dijital terazisine denge buldurulur. Benim fiftinin bi milyonda birini, yani bu zırnık demek oluyor, sizin şu çürümüş ajanlar derneğine bir ihtimal bağışlayabilirim amma makbuzumu kesinlikle geride bırakmam, demiş olayım.

 

Kız İsmet de özünde has be has delikanlıydı. Üç nokta... :D

 

 

Olur da bu kadar olur! Pes doğrusu. Hedef saptırma, hır çıkarma ve insanları birbirine düşürme mevzularında kimse elinize su dökemez. Yani benim yorumlarımdan nasıl bir üstün idrakla çekememezlik ve anti-realist gibi asla ve kat'a mizac-ı şahanemle bağdaşmayan mefhumlar çıkardınız? Anlayan beri gelsin. :) Yunus kardeşin şiirlerini kritize eden yazılarımı onun moralini bozan kritikler olarak göstermeniz asıl cahillik üstü kendi bilmezliğin karesinin sonsuz kere sonsuz çarpılması olur ki akıllara zarar. O da küsuratla.. Eğer o gün Yunus kardeş muhteşem smokiniyle etrafa gülücükler dağıtırken 'poh pohçu zihniyetin yorumları'nı hatırlarsa ve bunu dillendirirse kafasına ayakkabı fırlatır kafasını yararım. Hemi de spor ayakkabı görünümü olmayan ama özünde spor ayakkabı olan ( Basmacı'ya selam) 4 senedir giydiğim ayakkabımı fırlatırım. Hiç acımam.

 

Ama en çok canımı sıkan da meslektaşlarıma, mesleği hüngür hüngür ağlayarak bırakma zorunda kalan ihtiyar delikanlılara 'çürümüş ajanlar' demeniz. Yazık. Asıl bu ifade sizin çürüdüğüne inandığım ve kafatasınızın içinde bulunması iktiza eden organınızdan sadır oluyor. Haliyle ortaya konan benzetme de çürük..

 

Kız İsmet olayına artık girmiyorum. Galiba ünlem..

YU
18.02.2010 15:37
#21

Benim güzeller güzeli kardeşlerim şiirler konusunda güzel yorumlarınız beni çok mutlu etti. Ajanımızla zaten anlaştık handala mevzuusunda uzatmanın manası yok. Ayrıca diğer kardeşlerimize de ayrıca teşekür ederim. Kendi içlerinin güzelliklerini benim karalama defterime yansıtmışlar sağolun..

 

tabii unutmadan ekleyeyim müthiş bir hayal gücünüz ve tartışma kabiliyetiniz var. Yapmayın hanım kardeşlerimiz özellikle ajanımız bi tane ona böyle kıymayın... Burada şiir yazan çok bulunur ama ajan bi tane...

 

ajanım yapma böyle haşin olma sende bizim kardeşimizsin , onlarda bizim kardeşimiz... E öğrenecekler zamanla benim hatrıma tartışmayı nihayete erdirin lütfen...vesselam

PE
21.02.2010 00:39
#22
Olur da bu kadar olur! Pes doğrusu. Hedef saptırma, hır çıkarma ve insanları birbirine düşürme mevzularında kimse elinize su dökemez. Yani benim yorumlarımdan nasıl bir üstün idrakla çekememezlik ve anti-realist gibi asla ve kat'a mizac-ı şahanemle bağdaşmayan mefhumlar çıkardınız? Anlayan beri gelsin. biggrin.gif Yunus kardeşin şiirlerini kritize eden yazılarımı onun moralini bozan kritikler olarak göstermeniz asıl cahillik üstü kendi bilmezliğin karesinin sonsuz kere sonsuz çarpılması olur ki akıllara zarar. O da küsuratla.. Eğer o gün Yunus kardeş muhteşem smokiniyle etrafa gülücükler dağıtırken 'poh pohçu zihniyetin yorumları'nı hatırlarsa ve bunu dillendirirse kafasına ayakkabı fırlatır kafasını yararım. Hemi de spor ayakkabı görünümü olmayan ama özünde spor ayakkabı olan ( Basmacı'ya selam) 4 senedir giydiğim ayakkabımı fırlatırım. Hiç acımam.

 

Ama en çok canımı sıkan da meslektaşlarıma, mesleği hüngür hüngür ağlayarak bırakma zorunda kalan ihtiyar delikanlılara 'çürümüş ajanlar' demeniz. Yazık. Asıl bu ifade sizin çürüdüğüne inandığım ve kafatasınızın içinde bulunması iktiza eden organınızdan sadır oluyor. Haliyle ortaya konan benzetme de çürük..

 

Kız İsmet olayına artık girmiyorum. Galiba ünlem..

 

Bırakınız canım laf kalabalığı yapmayı. Tescilli haksızsınız işte. Kamuoyu vicdanındaki esaretiniz ilelebet payidar kalacaktır ve benim naçiz vücudum elbet birgün böceklerle, yılanlarla, çiyanlarla ve hatta solucanlarla akraba olacaktır. :) (Şimdi aklıma bir fıkra geldi ama anlatmıyorum, geçiyorum.) Herşey gün gibi ortadayken laf ajanlığı yaparak kendini haklı çıkarma noktasında fare deliklerinde gezinen, çatılarda, teraslarda ve bilmem nerelerde ajanlık onuru adı altında ajanlık onurunu yerle bir ederek iz süren birinin gayretleri netice vermeyecektir. :D Hakikatleri söyleyen dilimize hiç kimsecikler bıcak vuramaz. Hatta bu süpersonik ajan dahi olsa buna müsade etmeyiz. Gün ışığına her daim güneş gözlüğüyle bakan birinin hakikatleri söyleyen birine poh pohçu demesinde hiçbir tuhaflık görmüyorum. Ajanım dikkat edin de tünele girerken gözlüğü gözünüzde unutmayın. :D Allah muhafaza sonra...

 

Hüngür hüngür ağlayan meslektaşlarmış...Ağladıkları doğru ama bunun nedeni hala tek parça halinde yaşamlarına normal bir insan gibi devam edecek olmanın verdiği sonsuz şükür ile birlikte gelen sevinçtir. Armut yaşlandıkça çürümeye başlar. Şimdi siz bu armuta feleğin çemberinden geçmiş bir armut, kurt armut ya da tecrube timsali bir armut mu dersiniz, yoksa çürük armut mu? Ajan da yaşlandıkça çürümeye başlar. :( Ne derseniz deyin. Bu doğanın bir gereği sevgili ajanım, yapacak birşey yok. Hepinizin sonu böyle olacak. Bizim beynimiz dakkada beşyüz mermi atan bir taramalı gibi işliyor efendim, siz dert edinmeyiniz. :) Bence siz kötü bişeyler yazarak dalga geçtiğinizi sanma iştahınızı boş vererek, boş yere yukarda bahsettiğiniz ve sizdeki kuşunkine denk olan organı yormayın ve az ile yetinmeye bakın ki çoğu bulasınız. Hee bir de tavsiye ceviz yeyin iyi gelir.. :)

PE
21.02.2010 00:48
#23
Bence de hayal gücü müthiş bazı kimselerin. Bir ajanla tartışma gafletine düşebiliyor düşünsene. Sen canını sıkma Yunus kardeş bana kimse kıyamaz, kıyacak adamı en yağsızından kıyma yapar, piyasaya el altında sürerim. Ahahaha. Görev icabı belki kendime kıymam gerekirse de yanımda taşıdığım Potasyum Siyanür kapsülünü tek hamleyle ısırmam kâfi. Ondan sonra buyrun cenaze namazına.

 

İntihar edenlerin cenazesi mundar oluyor diye biliyorum. Hoş mundarın mundarı nasıl olur hayal edemiyorum ama olur işte bir şekilde. :) Ajan majan dinlemem gerekirse tartışırım canlarım. Ajana kıydık kıyacağımız kadar ve süt tozundan sonra piyasaya yeni bir ürün çıkarttık. Et tozu... :D Ajan tozu da denebilir. El altından filan sürmeye gerek yok. İşimizi gayet meşru ve hukuki bir şekilde yerine getirdik hamd olsun. Yunus Coşkun şahit. :( Di mi ama?

 

Aybüke de şahit tabiki :)

AY
21.02.2010 00:50
#24

Konu ile alakasız safhalara geçmişsiniz, kendimi sizi tebrik etmek zorunda hissediyorum.Ama özelden konuşma ya da atışma yolunu tercih ederseniz; konunun dağılmaması için çok büyük bir özveride bulunmuş olursunuz inanın bana.Yunus Abinin sizin bu atışmalarınızı hatırlayıp T.B.M.Ö ödülünü alırken,gülme krizine girip bütün dünyaya rezil olma olasılığı da oldukça fazla.İyisi mi özele gidin siz.

PE
21.02.2010 01:01
#25

Ciddi ciddi tartışmıyorum, sitemizin şirin ajanı bize takıldığından ben de ona takılmak istedim biraz. Yoksa kötü bir niyetim yok inan olsun. Hele ki kıymetli abimin güzide şiirlerinin olduğu bir başlığı baltalamayı hiç istemem. Yunus abi yazmaya devam et sen, biz de okumaya devam edelim o halde. He bir de özür diliyorum tabiki yunus abimden. :)

AY
21.02.2010 01:19
#26
Ciddi ciddi tartışmıyorum, sitemizin şirin ajanı bize takıldığından ben de ona takılmak istedim biraz. Yoksa kötü bir niyetim yok inan olsun. Hele ki kıymetli abimin güzide şiirlerinin olduğu bir başlığı baltalamayı hiç istemem. Yunus abi yazmaya devam et sen, biz de okumaya devam edelim o halde. He bir de özür diliyorum tabiki yunus abimden. :)

 

Aman aman uzak durun bence ajana takılmaktan.Belli olmaz sağı solu çünkü.Siteye gireli bir ay oluyor yaklaşık, ben bile tırstım:))Neyse konuyu dağıtmayalım Yunus Başkan oymasın bizi sonra

MI
21.02.2010 12:48
#27
Ciddi ciddi tartışmıyorum, sitemizin şirin ajanı bize takıldığından ben de ona takılmak istedim biraz. Yoksa kötü bir niyetim yok inan olsun. Hele ki kıymetli abimin güzide şiirlerinin olduğu bir başlığı baltalamayı hiç istemem. Yunus abi yazmaya devam et sen, biz de okumaya devam edelim o halde. He bir de özür diliyorum tabiki yunus abimden. :)

 

Zaten biliyordum gayriciddi bir insan olduğu hanım kardeşim. Hihihi. Benim de art niyetim yok. Maksat muhabbet olsun kabilinden şeyler..

 

Aman aman uzak durun bence ajana takılmaktan.Belli olmaz sağı solu çünkü.Siteye gireli bir ay oluyor yaklaşık, ben bile tırstım:))Neyse konuyu dağıtmayalım Yunus Başkan oymasın bizi sonra

 

Ya bırak Aybüke92 kardeşim. Benden tırsılır mı? Ne ise, öğrendiğim iyi oldu. Demek ki bıraktığım intiba müsbetten ziyade menfi. Ühühühü.

ZA
21.02.2010 13:12
#28

Yahu böyle bir yetenek vardı da şimdiyi kadar nerelerdeydin?..

Mahrum bırakma Yunus kardeşim... Yolculuk vardı ufukta... Hayırdır inşallah... Hani Kuzeye doğru...

''Evlad , ben kuzeyliyim.

Bu ülkenin kuzeyinden.''

 

Ha bu arada mitajan'ının kıymetinini bilmek gerek yahu...

Pempegül'ün kıymetini de bilelim tabiki...

 

Renk bunlar, renk...

MI
21.02.2010 13:30
#29
Yahu böyle bir yetenek vardı da şimdiyi kadar nerelerdeydin?..

Mahrum bırakma Yunus kardeşim... Yolculuk vardı ufukta... Hayırdır inşallah... Hani Kuzeye doğru...

''Evlad , ben kuzeyliyim.

Bu ülkenin kuzeyinden.''

 

Ha bu arada mitajan'ının kıymetinini bilmek gerek yahu...

Pempegül'ün kıymetini de bilelim tabiki...

 

Renk bunlar, renk...

 

Siyasi teorisyen, sosyolog, pedagog, psikolog, yer yer Türkolog ( bu şaka tabi) kimliğiyle tanıdığımız Zalim Ağabey'in bilinmeyen bir yönü daha çıktı dostlar. Renk uzmanlığı.. Sen insan sarrafısın abi. Adamdan anlıyorsun. Kimin kıymeti bilinir, kimin bilinmez; kim ak, kim kara... Kim pempe, kim eladan bozma ajan..Takdir etmemek imkansız bu halini.

 

-dayanamayıpşiirselbirgöndermeyapıyorumnaçizane-

 

Avatarına Hayran

 

Avatarına hayranım abi.. deyipte severim

Zalim rumuzundaysa merhamet sezerim

Yalın ayak böğür açık tek tabanca gezerim

Buldum muydu casus masus acımadan ezerim

AY
21.02.2010 17:05
#30
Zaten biliyordum gayriciddi bir insan olduğu hanım kardeşim. Hihihi. Benim de art niyetim yok. Maksat muhabbet olsun kabilinden şeyler..

 

 

 

Ya bırak Aybüke92 kardeşim. Benden tırsılır mı? Ne ise, öğrendiğim iyi oldu. Demek ki bıraktığım intiba müsbetten ziyade menfi. Ühühühü.

 

Ajan abi kusura bakma ama sana bulaşanlara verdiğin cevapları okuyunca elimde olmadan korku geldi ne yapayım :D Neyse ki aynı frekanstayız :)

 

Avatarına Gurban

 

Avatarına gurban abi.. deyipte severim

Zalim rumuzundaysa merhamet sezerim

Yalın ayak böğür açık tek tabanca gezerim

Buldum muydu casus masus acımadan ezerim

 

Şiir çok güzel de abi gurban kısmını değiştirsen daha güzel olacak.Allah'tan başkasına kurban olunmuyor malum

MI
21.02.2010 20:54
#31
Ajan abi kusura bakma ama sana bulaşanlara verdiğin cevapları okuyunca elimde olmadan korku geldi ne yapayım :D Neyse ki aynı frekanstayız :)

 

 

 

Şiir çok güzel de abi gurban kısmını değiştirsen daha güzel olacak.Allah'tan başkasına kurban olunmuyor malum

 

Korkma ey Aybüke, deli deliyi görünce değneğini gizlermiş. Ahaha. Aynı frenkanstayız, sıkıntı olmaz. Bana bulaşanlara verdiğim cevapların dehşet ve haşyetinin senin halet-i ruhiyen üzerindeki tesiri anladığım kadarıyla bayağı fazla olmuş. Ama meşum ve mahut başlıktaki şahsiyetsiz şahsiyetin yüzünden celallendim. Üslup da ona göre tezahür etti.

 

Gurban kısmını değiştirdim. Sağol uyardığın için... Bi an unutmuş ve gafletle yazmışım. Doğru söze ne denir. Boynumuz kıldan ince bu gibi hususlarda.

IB
21.02.2010 21:00
#32

Kurban demekte pek bir sakınca yok.. Sufiler aralarında sürekli "kurban" yakıştırması kullanırlar.. Yunus abi'mden sayfasında şiirleriyle alakasız yazı yazdığım için özür diliyor ve sözü Yunus Abimize bırakıyorum..

 

BEKLE BENİ

 

Doğumu bekler gibi,

Çocuğun ilk gülüşünü bekler gibi,

Güneşin doğuşunu bekler gibi,

Dost selamını bekler gibi,

Sabah çayını , simidini bekler gibi,

Öğlen kahvesini bekler gibi,

İkindi yağmurunu bekler gibi,

Çimlerdeki çisiyi bekler gibi,

İlk kar tanesini bekler gibi,

Anne duasını bekler gibi,

Yare vuslatı bekler gibi,

Dolunayı bekler gibi,

Ayın şalkını görmeyi bekler gibi,

Yakamozları bekler gibi,

Musallada son namazı bekler gibi,

Son nefesi bekler gibi bekle beni...

 

artık mesajlara Yunus Abi devam etse; okuyanlar için daha hoş bir hadise olacak inşaallah

MI
22.02.2010 00:49
#33
Kurban demekte pek bir sakınca yok.. Sufiler aralarında sürekli "kurban" yakıştırması kullanırlar.. Yunus abi'mden sayfasında şiirleriyle alakasız yazı yazdığım için özür diliyor ve sözü Yunus Abimize bırakıyorum..

 

 

 

artık mesajlara Yunus Abi devam etse; okuyanlar için daha hoş bir hadise olacak inşaallah

 

Pek bir sakıncası yok tabiri meseleye dair hüküm beyan etme noktasında sakat bir ifade. Sakıncası var, ama pek yok.. Hımmm.. Sufiler.. Hangi sufiler? Acaba bu ifadeyi kurban olayım değil de, kurban; yani ahbabım, kardeşim, canım, biraderim manasında mı kullanıyorlardı? Muallak.. Biraz bu mevzuyu araştırayım. Ama ben de Aybüke kardeşin ifade ettiği gibi duymuştum. Dediğim gibi arştırmakta fayda var.

 

Bu arada, evet Yunus kardeşi biz de bekliyoruz. Hani nerelerde? Biz onun başlığında yazdıkça ibni.ss rahatsız oluyor anlaşılan. Hep Pembegül kardeşin kabahati.. Ahaha. Yunus, Bizim Yunus.. Gel de kurtar ahaliyi zahmetten..

PE
22.02.2010 00:58
#34
Korkma ey Aybüke, deli deliyi görünce değneğini gizlermiş. Ahaha. Aynı frenkanstayız, sıkıntı olmaz. Bana bulaşanlara verdiğim cevapların dehşet ve haşyetinin senin halet-i ruhiyen üzerindeki tesiri anladığım kadarıyla bayağı fazla olmuş. Ama meşum ve mahut başlıktaki şahsiyetsiz şahsiyetin yüzünden celallendim. Üslup da ona göre tezahür etti.

 

Veli veliyi Mekke'de deli deliyi dakkada bulurmuş ey ajan. Haklısın yani... Eee baş edememek siniri de beraberinde getiriyor tabiki. Suçu bana atmada da amma mahirsiniz. :)

AY
22.02.2010 01:03
#35
Veli veliyi Mekke'de deli deliyi dakkada bulurmuş ey ajan. Haklısın yani... Eee baş edememek siniri de beraberinde getiriyor tabiki. Suçu bana atmada da amma mahirsiniz. :)

 

Ajanın bahsettiği zat-ı muhterem başka kişi bence.

PE
22.02.2010 01:05
#36

Öyleyse sözüm geri. :) Ama sanmam.

MI
22.02.2010 01:08
#37
Öyleyse sözüm geri. :) Ama sanmam.

 

Orada kastettiğim trene baka baka giden adamın biri vardı ya, o işte. Smart denen mahlukat-ı dım dım.

PE
22.02.2010 01:16
#38

Heee anladım. Karıştırışımı mazur ve tabii görün. :D mahlukat-ı dım dım demek he vay canına :)

AH
22.02.2010 01:17
#39
Veli veliyi Mekke'de deli deliyi dakkada bulurmuş ey ajan. Haklısın yani... Eee baş edememek siniri de beraberinde getiriyor tabiki. Suçu bana atmada da amma mahirsiniz. :)

 

Ooo, siteye kimler gelmiş.

 

Başedilemeyenler!

 

Hahahahaha

MI
22.02.2010 01:21
#40
Heee anladım. Karıştırışımı mazur ve tabii görün. :( mahlukat-ı dım dım demek he vay canına :D

 

-gizlinotlarımdansadecebiri- :)

 

Kırk yılın başı medeniyet göstergesi olarak karıştırışınızı mazur ve tabii görmemizi isteyen bir rica da bulundunuz. Fakat hemen arkasından gene aynı kendini beğenmiş üslupla laf sataşmasına devam.. Bu ne ya?

 

Bu arada 'mahlukatı dım dım' nedir ben de bilmiyorum. Anlayan beri gelsin. Bilen varsa açıklasın.

PE
22.02.2010 01:30
#41

Sizden bulunmadım efendim ne münasebet, ben kamu oyundan böyle bir ricada bulundum. Fünye ile mısır patlatacak kadar kafa ekşimesi yaşayan birinden böyle bir ricada bulunmak sıhhatli insanlara yapılmış en büyük terbiyesizlik olur kanaatindeyim. Ben mi sataşıyorum, kimin kime sataştığı ortada kuzularım. Mutfaktaki kirli tabakların arasına sizi koysak onların arasında eğrelti durmazsınız ajanım. Bulaşık bulaşığı mutfakta..... :D

 

Bilmiyosan konuşma o zaman. Uydurup uydurup yazıyorsun sonra da bilen varsa çıksın diosun. Olacak iş değil doğrusu.. Senin saçmasonik kelimelerini kim nerden bilsin? :)

MI
22.02.2010 01:44
#42
Sizden bulunmadım efendim ne münasebet, ben kamu oyundan böyle bir ricada bulundum. Fünye ile mısır patlatacak kadar kafa ekşimesi yaşayan birinden böyle bir ricada bulunmak sıhhatli insanlara yapılmış en büyük terbiyesizlik olur kanaatindeyim. Ben mi sataşıyorum, kimin kime sataştığı ortada kuzularım. Mutfaktaki kirli tabakların arasına sizi koysak onların arasında eğrelti durmazsınız ajanım. Bulaşık bulaşığı mutfakta..... :D

 

Bilmiyosan konuşma o zaman. Uydurup uydurup yazıyorsun sonra da bilen varsa çıksın diosun. Olacak iş değil doğrusu.. Senin saçmasonik kelimelerini kim nerden bilsin? :)

 

Sazan avı başladı beyler, haberiniz olsun. Aaaa, baksanıza bir tane düşmüş. Ne de çabuk.. Hayret!.. Yani Pempe kardeş bu alanda da rekor sende.. Yani sondan başlıyorum. Mahlukat-ı dım dım nedir diye sorarken aslında sual etmiyorum dikkat ederseniz, ayrı bir espiri mevzubahis, belki farkına varmadınız. Varsaydınız zaten az evvel üstlendiğiniz sazanlık payesi üstünüzden sakıt olurdu. Hihihi. Saçmakonikleşmeyelim lütfen.

 

Efkar-ı umumiye neylesin sizin ricanızı.. Malum, bazı insanlar belli hususiyetlerinden mütevellit 'mazur' görülür. Siz de bu dairenin içinde olduğunuzdan rica minnet mevzuuna girmenize gerek yoktu. He he! der geçerdi millet.

Eğrelti kelimesinin cümleye kattığı edebi tadı anlatamam doğrusu. Bu ne muazzam bir şey. Patenti sizin olamaz, inanmam, inanamam.. Ahaha. Ha bide çöp odanızdan sonra, mutfağınızın hali pür melali de meydana çıktı, ve anlaşılan en acilinden sizin evi karantina altına almalı hükümet. Yoksa sadece ülkenin değil dünyanın istikbalini de karartabilirsiniz. Ben de diyorum ozon tabakası niye deliniyor.. Şimdi anlaşıldı.

 

Bir mutfağa bir bulaşık bulaşığı kafi.. Ben almayayım. Neme lazım eğrelti filan dururum. Ahahaha.

IB
22.02.2010 09:27
#43
Pek bir sakıncası yok tabiri meseleye dair hüküm beyan etme noktasında sakat bir ifade. Sakıncası var, ama pek yok.. Hımmm.. Sufiler.. Hangi sufiler? Acaba bu ifadeyi kurban olayım değil de, kurban; yani ahbabım, kardeşim, canım, biraderim manasında mı kullanıyorlardı? Muallak.. Biraz bu mevzuyu araştırayım. Ama ben de Aybüke kardeşin ifade ettiği gibi duymuştum. Dediğim gibi arştırmakta fayda var.

Bu arada, evet Yunus kardeşi biz de bekliyoruz. Hani nerelerde? Biz onun başlığında yazdıkça ibni.ss rahatsız oluyor anlaşılan. Hep Pembegül kardeşin kabahati.. Ahaha. Yunus, Bizim Yunus.. Gel de kurtar ahaliyi zahmetten..

 

 

Sanırım haklısınız.Zaten kurban olayım anlamında kullanılmıyor. Sizin de o mânada yazdığınızı görmedim ve bu niyetle yaklaşmadım Aybüke ile aranızda geçen diyaloga.Sufiler arasında şahit olduğum mevzuyu dile getirdim.

 

...

 

Sizden rahatsızlık duymak... Canlarımsınınız..

 

Lakin Yunus'un Karalama Defteri, adlı başlıkta  başka karalama görmek hoş değil. forumda ajan ve pembegül diye başlık açın.. Oradan takip edelim sizi.. Eğlendiriyorsunuz sahiden de.. Sizi seviyoruz...

MI
22.02.2010 12:23
#44
Sizden rahatsızlık duymak... Canlarımsınınız..

 

Lakin Yunus'un Karalama Defteri, adlı başlıkta  başka karalama görmek hoş değil. forumda ajan ve pembegül diye başlık açın.. Oradan takip edelim sizi.. Eğlendiriyorsunuz sahiden de.. Sizi seviyoruz...

 

-candanciğere-

 

Ciğerimsin ibni.ss, ciğerim.. Yalnız ortada rahatsızlık duyulması icap eden biri var. Şimdi isim vermek istemiyorum. Ama ipucu vermek iktiza ederse yakasında pempegül var mahut şahsın, çaktırmayın ama. :)

 

Amma ve lakin Yunus'un Karalama Defteri, adlı başlıkta ben eleştirilerimi yaparken, şahsıma yapılan sataşmalara cevap vermek durumunda kalmam takdir edersiniz ki tabii görülmesi lazım gelen bir şeydir. Yoksa başlığı ana ekseninden çıkarmak gayesi gütmediğim ayan beyan meydandadır. E zaten Yunus Barack Obama da piyasada yok. O yokken başlığını sıcak tutmaya vesile oldu atışmalarımız belki de. Yoksa gülmek, güldürmek, güldürürken birçoklarının atıl vaziyetteki beynini düşünmeye sevk etmek bir numerolu gayelerimden biridir. Böyle eğlenmek dostlar başına..

YU
22.02.2010 14:05
#45

Sevgili ajanım , sevgili pembegül kardeşim , sevgili aybüke kardeşim ve tüm ahali... başlığım altında yapılan hiç bir tartışma beni zerre kadar rahatsız etmemektedir... Yeter ki siz kalbinizi kırmayın. Ben başka bir şey istemiyorum... Karamalarıma karşı göstermiş olduğunuz namütenahi hoşgörüye sonsuz teşekürü bir borç bilirim. Benim biricik ailemsiniz siz. Buradaki insanların sözleri benim başımın tacıdır... Aile dediğin kan bağı ile ise işte Adem baba işte Havva ana kanda onlardan geliyor , soyda... Başımın tacı kardeşlerimin yazdıklarından ötürü ziyadesiyle mutlu oldum... Teşekür ederim...

MI
22.02.2010 14:41
#46
Sevgili ajanım , sevgili pembegül kardeşim , sevgili aybüke kardeşim ve tüm ahali... başlığım altında yapılan hiç bir tartışma beni zerre kadar rahatsız etmemektedir... Yeter ki siz kalbinizi kırmayın. Ben başka bir şey istemiyorum... Karamalarıma karşı göstermiş olduğunuz namütenahi hoşgörüye sonsuz teşekürü bir borç bilirim. Benim biricik ailemsiniz siz. Buradaki insanların sözleri benim başımın tacıdır... Aile dediğin kan bağı ile ise işte Adem baba işte Havva ana kanda onlardan geliyor , soyda... Başımın tacı kardeşlerimin yazdıklarından ötürü ziyadesiyle mutlu oldum... Teşekür ederim...

 

Ne oldu ibni.ss? Şiştin mi? Ahaha. Bak, polemiklerimiz değil Yunus kardeşe rahatsızlık vermek, ağzının kulaklarına varmasına sebep olmuş.

YU
22.02.2010 14:44
#47
Ne oldu ibni.ss? Şiştin mi? Ahaha. Bak, polemiklerimiz değil Yunus kardeşe rahatsızlık vermek ağzının kulaklarına varmasına sebep olmuş.

İbni.ss kardeşim beni bilir ve üzülmemi istemez iyi niyetinden hasıl olan yazıları beni ziyadesiyle mutlu etmiştir... Hepinizi ayrı ayrı sevmekteyim... Allah muhabbetimizi daim kılsın inşallah

PE
23.02.2010 01:02
#48
Sazan avı başladı beyler, haberiniz olsun. Aaaa, baksanıza bir tane düşmüş. Ne de çabuk.. Hayret!.. Yani Pempe kardeş bu alanda da rekor sende.. Yani sondan başlıyorum. Mahlukat-ı dım dım nedir diye sorarken aslında sual etmiyorum dikkat ederseniz, ayrı bir espiri mevzubahis, belki farkına varmadınız. Varsaydınız zaten az evvel üstlendiğiniz sazanlık payesi üstünüzden sakıt olurdu. Hihihi. Saçmakonikleşmeyelim lütfen.

 

Efkar-ı umumiye neylesin sizin ricanızı.. Malum, bazı insanlar belli hususiyetlerinden mütevellit 'mazur' görülür. Siz de bu dairenin içinde olduğunuzdan rica minnet mevzuuna girmenize gerek yoktu. He he! der geçerdi millet.

Eğrelti kelimesinin cümleye kattığı edebi tadı anlatamam doğrusu. Bu ne muazzam bir şey. Patenti sizin olamaz, inanmam, inanamam.. Ahaha. Ha bide çöp odanızdan sonra, mutfağınızın hali pür melali de meydana çıktı, ve anlaşılan en acilinden sizin evi karantina altına almalı hükümet. Yoksa sadece ülkenin değil dünyanın istikbalini de karartabilirsiniz. Ben de diyorum ozon tabakası niye deliniyor.. Şimdi anlaşıldı.

 

Bir mutfağa bir bulaşık bulaşığı kafi.. Ben almayayım. Neme lazım eğrelti filan dururum. Ahahaha.

 

Sazan avına çıkarken sinek avlayan ajan... Denize dalayım derken betona çakılan ajan... Derdime yanayım derken eteğini tutuşturan ajan... Ah ajan vah ajan, halin perişan ajan... Ben de orada zaten sual ettiniz diye cevap yazmadım ki. Sanki bunca atışmayı sadece sualler üzerinden yapıyoruz. Ne yani ben sana şimdi armut desem sırf sual değil diye cevap yazmayacak mısın merak ettim doğrusu. Şayet öyleyse bir denemek isterim doğrusu. :)

 

Efkar-ı umumiye kimin muteber olduğunu çok iyi bilir ajanım, siz rahat olun. :D C4 e kafa atan, şüpheli paketlerden fotoğraf albümü yapan birisini efkar-ı umumiye muteber değil de dolmalık biber kabul edebilir ancak.

 

Kelimelerime laf söyletmem. Kimden devşirdiğimi de söylemem. Hazineye giren her sözcüğü yeri ve zamanı geldiğinde, sizde hiçbirinin kırıntısı bulunmayan zeka, incelik, hassasiyet ve ihtimam ile kullanır, yerli yerine oturturuz biiznillah. İşte siz çöp oda ile çöp oda olma yolunda ilerleyen şirin bir oda arasındaki farkı da anlayamayacak kadar dil yoksulu bir talihsizsiniz. İçimdeki duyguya acımak deniyorsa, acıyorum o halde. :) Hızlı giden bir araba ile kaza yapmış bir arabayı aynı kefeye koymak bilemem nasıl bir gözüdönmüşlüğün vesikasıdır. Sakin olun ajanım, sinir stres yapmayın, düşüne taşına yazın. Laf atıcam diye çürük dallara atlamayın. :(

 

Ayrıca en son alıntıladığınız yazımda da mutfaktaki kirli tabaklardan bahsettim. Yani herhangi bir mutfak ve herhangi bir kirli tabak. İyelik eki kullanmadığımı ayküsu 60'ın üzerinde olanlar anlayabilirler. Ama diyorum ya var bu ajanda bir anormallik diye. Bütün evlerde bir mutfak, bütün mutfaklarda da zaman zaman kirli tabak olur di mi ajanım, bundan daha tabii de birşey olmaz. En gıcır mutfaklar dahi kirlenir, bulaşıklarla dolar ama sonra pırıl pırıl olurlar. Siz eğer yalınızı tabakta değil de leğenin içinde yiyor ve dolayısı ile kirli tabak çıkarmıyorsanız, evinizin mutfak diye bir bölmesi yok ve yaşadığınız yer aynı zaman da birazcık da kötü kokuyorsa üzülerek söylemek istiyorum ki siz evde yaşamıyorsunuz. :) Bu durumda kafe niyetine yalaklara takıldığınız da kuvvetle muhtemeldir. Bence devletimiz seni bir çiftçiye teşvik niyeti ile vermeli. Vatana millete de faydan dokunur böylece. :D Hem belki birgün ünlü olur sütaş reklamına bile çıkarsın kim bilir.

MI
25.02.2010 14:25
#49
Sazan avına çıkarken sinek avlayan ajan... Denize dalayım derken betona çakılan ajan... Derdime yanayım derken eteğini tutuşturan ajan... Ah ajan vah ajan, halin perişan ajan... Ben de orada zaten sual ettiniz diye cevap yazmadım ki. Sanki bunca atışmayı sadece sualler üzerinden yapıyoruz. Ne yani ben sana şimdi armut desem sırf sual değil diye cevap yazmayacak mısın merak ettim doğrusu. Şayet öyleyse bir denemek isterim doğrusu. :)

 

Efkar-ı umumiye kimin muteber olduğunu çok iyi bilir ajanım, siz rahat olun. :D C4 e kafa atan, şüpheli paketlerden fotoğraf albümü yapan birisini efkar-ı umumiye muteber değil de dolmalık biber kabul edebilir ancak.

 

Kelimelerime laf söyletmem. Kimden devşirdiğimi de söylemem. Hazineye giren her sözcüğü yeri ve zamanı geldiğinde, sizde hiçbirinin kırıntısı bulunmayan zeka, incelik, hassasiyet ve ihtimam ile kullanır, yerli yerine oturturuz biiznillah. İşte siz çöp oda ile çöp oda olma yolunda ilerleyen şirin bir oda arasındaki farkı da anlayamayacak kadar dil yoksulu bir talihsizsiniz. İçimdeki duyguya acımak deniyorsa, acıyorum o halde. :) Hızlı giden bir araba ile kaza yapmış bir arabayı aynı kefeye koymak bilemem nasıl bir gözüdönmüşlüğün vesikasıdır. Sakin olun ajanım, sinir stres yapmayın, düşüne taşına yazın. Laf atıcam diye çürük dallara atlamayın. :(

 

Ayrıca en son alıntıladığınız yazımda da mutfaktaki kirli tabaklardan bahsettim. Yani herhangi bir mutfak ve herhangi bir kirli tabak. İyelik eki kullanmadığımı ayküsu 60'ın üzerinde olanlar anlayabilirler. Ama diyorum ya var bu ajanda bir anormallik diye. Bütün evlerde bir mutfak, bütün mutfaklarda da zaman zaman kirli tabak olur di mi ajanım, bundan daha tabii de birşey olmaz. En gıcır mutfaklar dahi kirlenir, bulaşıklarla dolar ama sonra pırıl pırıl olurlar. Siz eğer yalınızı tabakta değil de leğenin içinde yiyor ve dolayısı ile kirli tabak çıkarmıyorsanız, evinizin mutfak diye bir bölmesi yok ve yaşadığınız yer aynı zaman da birazcık da kötü kokuyorsa üzülerek söylemek istiyorum ki siz evde yaşamıyorsunuz. :) Bu durumda kafe niyetine yalaklara takıldığınız da kuvvetle muhtemeldir. Bence devletimiz seni bir çiftçiye teşvik niyeti ile vermeli. Vatana millete de faydan dokunur böylece. :D Hem belki birgün ünlü olur sütaş reklamına bile çıkarsın kim bilir.

Ne yani, unuttuğumumu sandınız bu mesajınızı? Asla ve de kat'a. Sadece zamansızlıktan ötürü geciken cevabımı artık sizde olmadığına kanaat getirdiğim idrakinize sunacağım biiznillah. Ama bundan evvel, Yunus kardeşin karalama defterini belki de son kez (tabii sizin cevaplarınıza bağlı olarak) işgal edeceğim için Yunus kardeşten, başlık onun olduğundan mütevellit, destur istiyorum. Ah be Yunus kardeş arka bahçene gömdüklerin arasına keşke şu dili beş karış, dır dır ederek insanı zıvanadan çıkaran birtakım zevatı da dahil etseydin derdim ama, o hassasiyet ve nezaket yüklü ruhum buna müsaade etmiyor. Ne yapayım yaradılışım böyle.

 

'Sükût etmek gibi nadana cevap olmaz' diye bir laf var, bildiniz mi? Bu güzel atasözümüzü kendime şiar edip de cevap vermeme yolunu da seçebilirdim ama muhatabım siz olunca bu tercihten yüz çevirdim. Görüyorsunuz ya, insan psikolojisi üzerinde ne kadar da menfi bir tesire sahipsiniz. Keşke siyasi meselelere yaklaşımınızdaki akl-ı selim tavrı, hayatınızın her şubesine yayabilseydiniz de, bizler de şu şekilde tezahür eden bir polemik dehlizinin ortasına düşmeseydik. Ama yok, siz o dediğim dedik, öttürdüğüm düdük anlayışını zihninize öyle bir çivilemişsiniz ki, benim halisane temennimin vuku bulması ihtimali CeHaPe nin iktidar olması ihtimali kadar zor. Neler diyorum ben?..

 

Elbette sorular üzerinden gitmiyoruz. Yalnız, hissi kablel vuku denen ve insana birtakım şeylerin aslını astarını şöyle bir bakmayla idrak etme imkanı tanıyan duygu vesilesiyle sizin cümlelerinizden manalar çıkarıyorum. Dediğiniz şekilde siz bana çıkıp da armut derseniz, ben sizden inanın daha bir şüphe ederim. Çünkü durduk yere ismini ve sıfatını başka bir insana haykıran insan ya delidir yahut divane.. Ben size kalkıp ajan diyor muyum mesela? Ahahaha.

 

Efendim efkar-ı umumiye biliyor kimin akl-ı selim kim biidrak olduğunu.. Bir ajanın kendine has özelliklerini aklı başında herkes takdir ve tebrik eder, bunun aksini düşünen ve sadece düşünmemekle kalmayıp bu muhteşem özelliklerime binaen koskoca bir ajana dolmalık biber payesi biçen sizin hakkınızda, herhalde efkar-ı umumiyenin tespiti sizden bir cacık dahi olamayacağı yönündedir. Cacık olmadan evvel ki halinize bir şey diyemem. Ahahah.

 

Efendim kelimelerinize laf söyletmeme zahmetine girmenize lüzum yok. Zaten sizin o hiçbir mana taşımayan kelimelerinize söylenecek laf yok, merak etmeyin. Hissi kablel vuku denen bir şeyden bahsettim değil mi? Çöp oda ile çöp oda olma yolunda emin adımlarla ilerleyen ama özünde şirin odanızın ayrımını yaptık; ama asıl, kıymet hükmümüzü kondurmaktan imtina etmeyerek odanızın çok yakın bir vadede çöp oda kelimesinin bile manasını aşacağından dem vurduk. Üzülüyorum sizin adınıza doğrusu.. Yoksa çürük dallara atlamak gafletine düşmeyiz kolay kolay.. Zaten siz bana fırsat bırakmaz, hemencecik atlar çürük dahi olsa o güzelim dalı kırarsınız. Sırf ben atlamamayayım diye. Şüphem yok bundan doğrusu..

 

Ah sizin şu dil oyunlarınız! Çocuk ruhunuzun tezahürleri olsa gerek. Efedim merak etmeyin IQ'su pek çok insana nasip olmayacak nispette ileri bir seviyede olan -ki icra ettiğimiz mesleğe bakılarak da anlaşılabilir- benim gibi bir insan için, sizin kullanmadığınız iyelik eklerini görmek hiçte zor değil aslında. Ama ben size dair karakter çözümlemelerime binaen, mutfağınızın da çöp oda olma yolunda Usain Bolt'a taş çıkaracak bir hızla ilerleyerek, özünde şirin ama çöpten ibaret olan odanıza benzeyeceğini ifade ettim. Bunu anlayabilmek için -sizin ifadenizle- aykusu normalin biraz altı olmak kafi.. Ama nerede?.. Yediğimiz kabın yal olduğunu ifade edecek kadar gözünü hırs bürümüş, uhrevi manadan fersah fersah uzak, uhuvvet ikliminin adını dahi işitmemiş size ne söylense az doğrusu. Devletimiz, sizin ortaya attığınız deli saçması projeden evvel, sütaş reklamlarına çıkan reklam yıldızlarından daha az akla, idrake ve zekaya sahip, dır dır müessesini ayakta tutmaya and içmişcesine laf üreten, gül olmak şöyle dursun, kırlarda bayırlarda dolaşan sütaş reklamlarının meşhurlarına ot bile olma istidadından uzak kimseleri bir an evvel rehabilite etmeli. Gerekirse gübresini bol tutmalı.. Sonra sizin gibi otlar tüneyebiliyor zahir.

YU
25.02.2010 14:41
#50
Yahu böyle bir yetenek vardı da şimdiyi kadar nerelerdeydin?..

Mahrum bırakma Yunus kardeşim... Yolculuk vardı ufukta... Hayırdır inşallah... Hani Kuzeye doğru...

''Evlad , ben kuzeyliyim.

Bu ülkenin kuzeyinden.''

 

Ha bu arada mitajan'ının kıymetinini bilmek gerek yahu...

Pempegül'ün kıymetini de bilelim tabiki...

 

Renk bunlar, renk...

Bak ajanım zalim abim trabzondan son noktayı vurmuş... sizin bu atışmanız renk bizim için.

Zalim abim ki sadece ismen zalim kendisiyle görüştüm kendisi tam bir pamuk zulümle ilgisi yoktur. kuzeyliyimden kasıt trabzonluyuz ya kuzey yıldızıyız ya... uzaktayız unutulmuş bir köşede geçende volkan konağı izlerken içimden geldi yazdım işte....

 

Bu arada ajanım benim arka bahçem köpeğin olsun yaz dilediğin gibi... siz yeter ki birbirinizin kalbini kırmayın... Burası benim ailem ailem içinde böyle atışmaların olması normal.... Hem ne demiş Büyük resul ''Ümmetimin ihtilafında rahmet vardır'' Ölçü açık net... Bundan ötesi veryansın...

MI
25.02.2010 16:15
#51
Bak ajanım zalim abim trabzondan son noktayı vurmuş... sizin bu atışmanız renk bizim için.

Zalim abim ki sadece ismen zalim kendisiyle görüştüm kendisi tam bir pamuk zulümle ilgisi yoktur. kuzeyliyimden kasıt trabzonluyuz ya kuzey yıldızıyız ya... uzaktayız unutulmuş bir köşede geçende volkan konağı izlerken içimden geldi yazdım işte....

 

Bu arada ajanım benim arka bahçem köpeğin olsun yaz dilediğin gibi... siz yeter ki birbirinizin kalbini kırmayın... Burası benim ailem ailem içinde böyle atışmaların olması normal.... Hem ne demiş Büyük resul ''Ümmetimin ihtilafında rahmet vardır'' Ölçü açık net... Bundan ötesi veryansın...

 

Yahu renk, rengarenk ve hatta gökkuşağı.. Tamam ama bazı bazı bulamaç oluyor bu renkler. Pempe rengi hiç sevmem zati. Hep sırıtır... Hihihi.

 

Yoksa Pamuk (Zalim) Ağabey'in lafına diyecek yok. Tirabzon'un kolbastisi, Erzurum'un kadayıfi...

 

Bugün güzel bir gün. Bu kadarı kafi..

ZA
25.02.2010 17:25
#52

''Bugün güzel bir gün. Bu kadarı kafi.. ''

 

Evet, bugün güzel bir gün, efendim... Bu mübarek gününüz kurtuluşa açılmış kapılardan bir kapı olur inşaalah...

 

Ajan kardeşimin yazdıkları benim için mutlaka okunması gereken şeylerdir. Yazdıklarının içerdiği anlam yanında kullandığı edebi dil bir harika... Mizah anlayışı müthiş... Bir de Trradomir var mesela mizah anlayışını sevdiğim... (............................) Ajanımız bilir bu işleri...

 

Yunusçoşkun kardeşimin aksiyon yönü daha bir ön planda... Sözde kalmıyor, eyleme dönüşüyor... Hani İcraat Bakanlığımız gibi...

 

Adım Zalim... Hacegan idim, Zalim oldum... Nereden nereye...

 

Zalimim, çünkü:

 

Ey bana iyi diyen,

Adımı sofu koyan.

Acep sofu mu olur,

Hırka ile taç giyen.

 

Başıma taç giyindim,

Halka sofu göründüm.

Dışıma hırka giydim,

İçim bir kuru kovan.

 

Bu dilim zikir söyler,

Gönlüm fesad fikr eyler.

Hiç böyle mi zikr eyler,

Hakkı aşk ile seven.

 

Gözüm yolun gözetmez,

Kulük işidir tutmaz.

Dilim yerinde yatmaz,

Davalar kılar yalan.

 

Yunus gümansız bilir,

Yalancı yolda kalır.

Bir gün maksudun bulur,

Gerçeklik ile yalan.

 

Ve yine...

 

Ey bana derviş diyen,

Nem ola derviş benim.

Ya bu adıma layık,

Yok elimde iş benim.

 

Derviş derler adıma,

Bakarlar suratıma.

Bilmezler ki dirliğim,

Külli sitayiş benim.

 

Dil ile şeyhim ulu,

Yolda aludan alu

Aklım evi kaygılı,

Nefsim asayiş benim.

 

Sureti güler halka,

Ya kani kulluk Hakk'a.

Bu dirliğime bak a,

Hem işim yanlış benim.

 

Kendi izimi bilirem,

Saluslanuben yürürem.

Buğz ü kibr ü adavet,

Gönlümü almış benim.

 

Suçumu örter hırkam,

Dirliğim cümlesi ham.

Bir gün yırtılısar perdem,

Zehi düşvar iş benim.

 

Derviş neye dolundum,

Ulu suçta bulundum.

Yunus umduğum Haktan,

O rahmet imiş benim.

 

ve yine...

 

Ey beni derviş bilen,

Nem ola derviş benim.

Dervişlik yaylasında,

Hareketim kış benim.

 

Derviş adın edindim,

Derviş donun donandım.

Yola baktım utandım,

Hep işim yanlış benim.

 

Hırkam, tacım gözlerim,

Yalan yanlış sözlerim.

Her taraftan gizlerim,

Bin bir kötü iş benim.

 

Yoldan haber sorarlar,

Nedense inanırlar.

Kalbimi saf sanırlar,

Vay ne kötü iş benim.

 

İçerime bakarsan,

On paralık nesne yok,

Dışımın kavgasından,

Âlemler dolmuş benim.

 

Yunus der ki: Yarenler,

Ey gerçeğe erenler.

Bu yolda olan haller,

Allah'a kalmış benim.

 

Yunuscoşkun, adaşın Yunus bile böyle diyorsa, benden daha zalimi var mıdır?

PE
28.02.2010 17:07
#53
Ne yani, unuttuğumumu sandınız bu mesajınızı? Asla ve de kat'a. Sadece zamansızlıktan ötürü geciken cevabımı artık sizde olmadığına kanaat getirdiğim idrakinize sunacağım biiznillah. Ama bundan evvel, Yunus kardeşin karalama defterini belki de son kez (tabii sizin cevaplarınıza bağlı olarak) işgal edeceğim için Yunus kardeşten, başlık onun olduğundan mütevellit, destur istiyorum. Ah be Yunus kardeş arka bahçene gömdüklerin arasına keşke şu dili beş karış, dır dır ederek insanı zıvanadan çıkaran birtakım zevatı da dahil etseydin derdim ama, o hassasiyet ve nezaket yüklü ruhum buna müsaade etmiyor. Ne yapayım yaradılışım böyle.

 

'Sükût etmek gibi nadana cevap olmaz' diye bir laf var, bildiniz mi? Bu güzel atasözümüzü kendime şiar edip de cevap vermeme yolunu da seçebilirdim ama muhatabım siz olunca bu tercihten yüz çevirdim. Görüyorsunuz ya, insan psikolojisi üzerinde ne kadar da menfi bir tesire sahipsiniz. Keşke siyasi meselelere yaklaşımınızdaki akl-ı selim tavrı, hayatınızın her şubesine yayabilseydiniz de, bizler de şu şekilde tezahür eden bir polemik dehlizinin ortasına düşmeseydik. Ama yok, siz o dediğim dedik, öttürdüğüm düdük anlayışını zihninize öyle bir çivilemişsiniz ki, benim halisane temennimin vuku bulması ihtimali CeHaPe nin iktidar olması ihtimali kadar zor. Neler diyorum ben?..

 

Elbette sorular üzerinden gitmiyoruz. Yalnız, hissi kablel vuku denen ve insana birtakım şeylerin aslını astarını şöyle bir bakmayla idrak etme imkanı tanıyan duygu vesilesiyle sizin cümlelerinizden manalar çıkarıyorum. Dediğiniz şekilde siz bana çıkıp da armut derseniz, ben sizden inanın daha bir şüphe ederim. Çünkü durduk yere ismini ve sıfatını başka bir insana haykıran insan ya delidir yahut divane.. Ben size kalkıp ajan diyor muyum mesela? Ahahaha.

 

Efendim efkar-ı umumiye biliyor kimin akl-ı selim kim biidrak olduğunu.. Bir ajanın kendine has özelliklerini aklı başında herkes takdir ve tebrik eder, bunun aksini düşünen ve sadece düşünmemekle kalmayıp bu muhteşem özelliklerime binaen koskoca bir ajana dolmalık biber payesi biçen sizin hakkınızda, herhalde efkar-ı umumiyenin tespiti sizden bir cacık dahi olamayacağı yönündedir. Cacık olmadan evvel ki halinize bir şey diyemem. Ahahah.

 

Efendim kelimelerinize laf söyletmeme zahmetine girmenize lüzum yok. Zaten sizin o hiçbir mana taşımayan kelimelerinize söylenecek laf yok, merak etmeyin. Hissi kablel vuku denen bir şeyden bahsettim değil mi? Çöp oda ile çöp oda olma yolunda emin adımlarla ilerleyen ama özünde şirin odanızın ayrımını yaptık; ama asıl, kıymet hükmümüzü kondurmaktan imtina etmeyerek odanızın çok yakın bir vadede çöp oda kelimesinin bile manasını aşacağından dem vurduk. Üzülüyorum sizin adınıza doğrusu.. Yoksa çürük dallara atlamak gafletine düşmeyiz kolay kolay.. Zaten siz bana fırsat bırakmaz, hemencecik atlar çürük dahi olsa o güzelim dalı kırarsınız. Sırf ben atlamamayayım diye. Şüphem yok bundan doğrusu..

 

Ah sizin şu dil oyunlarınız! Çocuk ruhunuzun tezahürleri olsa gerek. Efedim merak etmeyin IQ'su pek çok insana nasip olmayacak nispette ileri bir seviyede olan -ki icra ettiğimiz mesleğe bakılarak da anlaşılabilir- benim gibi bir insan için, sizin kullanmadığınız iyelik eklerini görmek hiçte zor değil aslında. Ama ben size dair karakter çözümlemelerime binaen, mutfağınızın da çöp oda olma yolunda Usain Bolt'a taş çıkaracak bir hızla ilerleyerek, özünde şirin ama çöpten ibaret olan odanıza benzeyeceğini ifade ettim. Bunu anlayabilmek için -sizin ifadenizle- aykusu normalin biraz altı olmak kafi.. Ama nerede?.. Yediğimiz kabın yal olduğunu ifade edecek kadar gözünü hırs bürümüş, uhrevi manadan fersah fersah uzak, uhuvvet ikliminin adını dahi işitmemiş size ne söylense az doğrusu. Devletimiz, sizin ortaya attığınız deli saçması projeden evvel, sütaş reklamlarına çıkan reklam yıldızlarından daha az akla, idrake ve zekaya sahip, dır dır müessesini ayakta tutmaya and içmişcesine laf üreten, gül olmak şöyle dursun, kırlarda bayırlarda dolaşan sütaş reklamlarının meşhurlarına ot bile olma istidadından uzak kimseleri bir an evvel rehabilite etmeli. Gerekirse gübresini bol tutmalı.. Sonra sizin gibi otlar tüneyebiliyor zahir.

 

Yo, hiç de öyle bir düşünce geçmedi aklımdan. :) Ah bir unutsa da son cevabı ben vermiş olsam diye kasım kasım kasılacak biri gibi mi duruyorum cia manzaralı terasınızdan? Sizin bir ceviz kabuğunu dahi doldurmaktan aciz kuru cümlelerinizi okumak bizleri acımaktan gayrı hangi duyguya sevkedebilir ki ! Bir de yalandan son mesajım olabilir filan demişsiniz. Sonra da müthiş bir uyanıklık yaptığını zannederek parantez içinde cevaba bağlı demeniz yok mu işte benim havsalamın almayı ısrarla reddettiği şeylerden bir tanesi.Yani demek istiyor ki ajanmiti; ben böyle yazdıktan sonra şayet gelip ağır bir şekilde cevap verirse ben devam ederim;yok, yollarıma pembe güller serer, benden af dileme dalaletine düşer ise böbürlene böbürlene bu başlığı terkederim. Ondan sonra da gelip: Ben gidecektim, - eeeeeeeeee- o geldi bana ağır yazdı ben de mesajımda da söylediğim gibi meşru müdafaa hakkımı kullanarak başlığı kirletmeye devam ettim diyecek. Tek kelime ile gaflet... Unutma ki binde bir gelinen yere gül döşerler, her gün gelinen yere kül döşerler. Yaa.. Böyle basit hesaplar yakışır mı bize ajanımit ? Oldu mu şimdi ? Nerde kaldı yüreklice tartışma geleneği ? Ne kadar engin bir hassasiyet ve nezaket sahibi olduğunuz yeni gelen bir üyeyle ( tabiki kendimden bahsediyorum :D ) sürekli didişmenizden ve seviyeli mesajlara verdiğiniz hakaretamiz cümleler ihtiva eden seviyesizlik abidesi cevaplarınızdan belli efendim. Hiç utanma, sıkılma da yok canım, ayıp ayıp....

 

Psikolojinizin bozuk olduğunu, hop oturup hop kalktığınızı, sinir ve stres yüklü fitili ateşlenmiş uzaya gönderilmeyi bekleyen füze gibi olduğunuzu monitörden de görebiliyoruz efendim. Zaten bu tespitleri daha evvel de yaptık. Lakin hatalı olduğunuz husus bunun kaynağını çarpıtmış olmanızdan ileri geliyor. Bence sizi bu derece travmaya sokan karşınızda her zamanki gibi atıştırmalık lokmalar bulamayışınız ve balyoz gibi cümlelerin her seferinde kafa tasınızda açtığı çentiklerdir. Aç kaldığında semerini de yiyen eşşekler gibi adım adım kıvrımlı uzvunuzdan parçalar götürdüğünüzü ahlar, vahlar ve hayretler içerisinde müşahade etmekteyiz. Eeee, ne demişler her zaman gemicinin istediği rüzgâr esmez...Polemik dehlizinin kaynağında da beni görüyor oluşunuz kıvrımlı uzvun tamamen tükendiğine delil olsa gerek. Toprak doldurup içine bir de gül fidanı diksek kıvrımlı uzvun yerini belki dolduramayız ama en azından bomboş da kalmaz. Kim bilir belki bir gün pembe bir gül tepenizden size selam verir.

 

Sizin boş temennileriniz size kalsın efendim, canı kaymak isteyen mandayı yanında taşısın.

 

Vauvvvvvvvvv. Sizde bizim bilmediğimiz ne meziyetler varmış efendim. Tabi bu meziyetler nedense hep sıkıştığınızda ortaya çıkıyor. Sallapati yargılar sadır olunca, ardından hissi kablel vuku bir güneş gibi doğuyor nedense. Unutma ajanımiti: bilinmedik iş ya karın ağrıtır ya da baş. Deli inekten akıllı buzağı olmayacağına göre deli ajandan da doğru hisler beklemek saflık olur. Kafa nereye giderse ayaklar orada olurmuş. :) Ya, çok seviyesizsiniz hakketen. Yani benden size tavsiye olsun muhatabınıza sırf kötü sözler söylemek için basit yollara sapmayın. Ben diyorum erik sen diyorsun koruk. İşte sizin hassasiyet ve nezaketiniz? Hiçbir soruya cevap verme meziyetine girmeden, haksızlığını bastırırcasına yan yatan çamura batan başka biri var mıdır bilemiyorum. Sıfat mı haykırdım ben, böyle ucuz tartışılır mı heyhat. Ama biz yine de gavura kızıp oruç yemeyiz.

 

C4 e kafa atmanın, fünyeyle mısır patlatmanın, tehlikeli kutulardan koleksiyon yapmanın neresi takdir ve tebrike şayandır ben anlamakta zorlanıyorum. Afaki bir efkar-ı umumiye tahayyül edip sonra da her birini ardında görmek kendi beyin hasarının bütün bir kamuya mal olduğunu zannetmekten ötesi değildir. Değneğine atladığı gibi bütün kainatı bir çırpıda dolaşan, sınırları kalkmış bir Bakırköy müdavimi nasıl ki hayaller aleminde dahi ise sizin de dahiliğiniz yalnızca hayal aleminde. Gökte düğün var desem merdiven kuracak biri için tek hücreden fazlası israf kaçar. Dolayısı ile dolmalık biberden af diliyorum

 

Sizin nalıncı keseri gibi olan tespitlerinizin muteber olduğunu kabul etmek ahmaklık olur herhalde. Zaten benim cümlelerimi anlamadığınız için döşenmişsiniz anakonda gibi mesajı. :) Bir de anlasaydınız herhalde amazon nehri gibi bir mesaj yazıverirdiniz. Odamız hakkında kurduğunuz doğru orantısal kıymet hükmüne sırf paçayı kurtarma maksatlı varıldığını anlamayanımız yoktur herhalde. Siz de yoğurdum ekşi demeyenlerdensiniz anlaşılan. Benim adıma niçin üzüldüğünüzü de anlamış değilim. Biz odamızı çoktan ?bal dök yala? ile ifade edilebilecek bir statüye yükselttik. Eeee ne oldu şimdi, nerede kaldı değer yargılarınız, nerede kaldı şaşmayan üstün zekanız, nerede kaldı hissi kablel vukunuz? :) Çürük dalınıza atlayarak sizi kurtaracak kadar sizi sevdiğimi de kim çıkardı. Aç tavuğun kendisini darı ambarında sanması böyle bir şey olsa gerek. Bana yaranmaya çalışmanıza ihtiyacım yok. Çürük dala atlamanızdan evvel benim yapacağım bir şey varsa o da elinize demir külçeleri tutuşturmak olacaktır.

 

 

Ah şu kahrolmayası kendinizi bişey sanışınız yok mu? Ajan olduğunu bulunduğu her ortamda dile getiren yüksek aykülu bir ajan tahayyül etmek, Merkür?de hayat olduğunu iddia etmek kabilinden bir fantezidir. Ajan dediğin ajanlığını yapmalı, ben ajanım ben ajanım diye ortalıkta mendil sallayan kişiyi takdir edersiniz ki kurnaz bir ajan şöyle dursun, normal aykülu insanlar kategorisinde ele almak ve değerlendirmek mümkün değildir . İşte sapıttığınızın resmi? Ne demiş atalarımız ?zırva tevil götürmez?. :) Yok efendim kullanılmayan iyelik eklerini görürmüş de yok efendim hissi kablel vukuundan sadır olan aziz ve latif yargılarına göre konuşurmuş da bilmem ne de? O zaman sen çal sen oyna ajanımit. Nasılsa bizi konuşturmak gibi bir maharete sahipsiniz. Böylece mutlu olacaksanız ben buna izin veririm belki. İki kişilik karşılıklı oynanan bir oyunu tek kişinin bir o tarafa bir bu tarafa geçerek oynaması gibi tutarlı (!), mantıklı (!), zekice(!) , hissi kablel vuku dolu bir hareket ancak ve ancak bizim ajanımite yaraşır bir davranış olacaktır.

 

Tabi canım? Kesin mutfağımın kirli olması hatalı yargısına bizim karakter çözümlememizi yaparak ulaşmışsınızdır. Hiç şüphem yok emin olun. Zora dağlar dayanmaz diye bir söz var efendim, bildiniz mi. Zorda kalan kişiden korkulur, şimdi sizin napacağınız hiç de belli olmaz. Köşeye kıstırılmış kedi psikolojisi? Kelin yanında kabağın bahsi açılmaz derler. Bana ağır konuştuğum hususunda telkinler de bulunan muhterem şahsiyet bence evvela kendini çek edebilme erdemini gösterebilmelidir. :) Teşbihte hata olmaz sözünü unutarak konuşmuş ve çamura yatmadaki maharetinizi mevzuları birbirine karıştırma gayretiniz ile birleştirerek birkez daha acıma dolu gözler önüne sermişsiniz. Veee sonuç olarak; türünün bütün özelliklerini o koskocaman bünyesinde barındıran, hindistanda kendilerine saygıda asla kusur edilmeyen, biz de ise yaratılanı severiz yaradandan ötürü anlayışı ile ve türevlerinden kebap, döner, peynir, ayakkabı gibi ürünler oluşacağı fikri ile sempati toplayan bir mahlukun bol gübre kullanımını teşvik etmesinin sebebinin kendilerine olan talebi artırmak sureti ile kazançlarını (yem cinsinden:) ) katlamak olduğunu görüyor ve en azından reklamlarda çıkana kadar iyi bir gelir stratejisi izlediğini söylemek istiyorum.

 

 

Hadi gorüşürük... :)

YU
01.03.2010 14:46
#54

SENİN HİKAYEN

 

Kalemi ben elime almadan başladı hikayen

Küçük bir çocuktun , yalansız ve asi,

İsyanın dünyaydı ve tüm hayata,

Rüyaların vardı hayata dair,

Kardan beyaz rüyalar ,

İnsanların pisliklerine rağmen ,

Masumca kurduğun rüyalar.

Kimbilir neler vardı içinde ,

Belki bir ev , birde çocuk,

Hemde nur yüzlü elleri yumuk yumuk,

Ufacık evinde kaynayan tencere,

Bir kapı üçte pencere,

Hayat bundan ibaretti,

Gözündeki lüks sadece bu idi.

Yılların ondan aldıklarına ,

O imanıyla bakmakta.

Her geçen günün ruhu

Bıraktı gözlerine nemli buğu,

Hayat senden tek isteğim.

Bu yağmurlar sultanını koruman.

Onun eline bir diken batsa,

Benim yüreğime düşen ateşi duyman.

Birgün gelecek yaşlılık çökecek bedene,

O gün hasret ile dalacak gözler dalacak göklere,

Sen çok uzaklarda yaşarken beni,

Hatırlayacağını umarak yaşarım seni ,

Dualar gökten yağmur gibi yağsın,

O yağmurlar yağmur yüzlümü sarsın…

 

(Bu şiirler birine yazılmış veyahut itlaf edilmiş değildir... Derin melankolimin sonucudur...)

YU
01.03.2010 14:49
#55

Ayrıca şiirleri kullanmak veya bir bölümünden alıntı yapmak isteyen arkadaşlar dilediği gibi şiirleri kullanabilirler... Amme malı sayılırlar şahsa hitaben yazılmadığından...

YU
03.03.2010 13:54
#56

BİR GENÇLİK VE BİR GENÇLİK

 

Bir gençlik var.

Haya edep iman timsali.

Bir gençlik var.

Gavurdan daha gavur gibi.

 

Bir gençlik var.

Ruhu elmas gibi ışıldar , parlar.

Bir gençlik var.

Ruhu kömür gibi karalar bağlar.

 

Bir gençlik var.

Aklı ilim , irfan ve davada.

Bir gençlik var.

Akıl diye bir şey yok kafa boşta.

 

Bir gençlik var.

Nur neslinden bir nefer.

Bir gençlik var.

Deyme kafirlere beş çeker.

 

Bir gençlik var.

Yaşam pınarı berrak ve temiz.

Bir gençlik var.

Cehennem çukuru yürekli ve aciz.

 

Bir gençlik var.

Yalansız ve yüce.

Bir gençlik var.

Yalandan öte cüce.

 

Bir gençlik var.

Ateşi , aşk ateşi yakmış bedeni,

Bir gençlik var.

Kalacağı yer ateş , ateşin dibi.

 

Bir gençlik var.

Mümine kedi , kafire arslan.

Bir gençlik var.

Şeytana kedi , aleme azman.

 

Bir gençlik var.

Rehberi kur'an ve peygamber.

Bir gençlik var.

Sanki pusulasız yol alan gemiler.

 

Bir gençlik var.

Haktır her sözü.

Bir gençlik var.

Haramda dört gözü.

 

Bir gençlik var.

Babası sallar alemi.

Bir gençlik var.

Yanmış çoktan gemileri...

 

Bu şiir İpekçilik anadolu imam hatip lisesi öğrencilerine özel yazılmıştır... Onlara hediyemdir...

IB
03.03.2010 18:54
#57

Bir an o imam hatipte talebe olmak geldi içimden..

Bize düşen şeref; bu gençliğin yolunu gözleip, göz nurumuzu akıtmak..

Allah ayırmasın

SA
03.03.2010 21:45
#58

Abim ya Allah razı olsun senden çok teşekür ederim bütün okul adına çok güzel yazmışsın eline sağlık inşAllah Mayısta tüm siteyi okulumuza bekliyoruz

SA
09.03.2010 20:40
#59

Abim ya eline, yüreğine sağlık süper şiirler yazmışsın abi ebnim için yıllığa yazı yazıcaksın demi unutma bak:) bu arada akrostiş bir şiirde yazabilirsin :tek_dis:

24.03.2010 13:19
#60

Vefamdır beni ben yapan

Beni sokaktaki köpekle aynı seviyede tutan

Daha ne istersin ki ey insan

Sokaktaki köpek kadar sadık olabilsen

 

 

çok güzel yunus abi dvamını bekliyoruz:D acizliğinin zirvedeki zaferi..

IB
25.03.2010 15:12
#61
MAYIN

 

Karınca yuvasına basmaktan korkardım, mayına basmak kadar,

Çünkü düşünürdüm yaşam hakkım yoktur bir karınca kadar...

 

 

İşte şimdikiler içinde zirve şiirin budur abim.

 

Tevazuun kanatlarındaki yükselebilmek sırrına vakıf olmak, en büyük kazançtır